# Saatler - Michael Cunningham Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Saatler kimin eseri? Saatler kitabının yazarı kimdir? Saatler konusu ve anafikri nedir? Saatler kitabı ne anlatıyor? Saatler PDF indirme linki var mı?  Saatler kitabının yazarı Michael Cunningham kimdir? İşte Saatler kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/saatler-michael-cunningham-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-28T20:00:07+03:00
- Güncelleme: 2022-05-28T20:00:07+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/28/michael-cunningham-kimdir-michael-cunningham-kitaplari-ve-sozleri-233342.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Michael Cunningham 
 Çevirmen: İlknur Özdemir 
 Orijinal Adı: The Hours 
 Yayın Evi: Can Yayınları 
 İSBN: 9789758440276 
 Sayfa Sayısı: 230 
--reklam--
Saatler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Saatler, yazarı Michael Cunningham’a 1999 yılında çok önemli iki edebiyat ödülünü kazandırdı. Virginia Woolf’un yaşamına ve ölümüne göndermelerle örülen bir roman Saatler; hem Virginia Woolf’un yaşamından hem de onun Mrs. Dalloway adlı ünlü romanından besleniyor, üç kadının yaşamını üç ayrı zaman diliminde birbirine koşut bir anlatımla sunuyor: Virginia Woolf, New York’lu editör Clarissa Vaughan ve California’lı ev kadını Laura Brown. Toplumun kurallarına yüreklice karşı koyan, aşk ve dostluk, umut ve umutsuzluk, başarı ve başarısızlık kıskacında kalan insanların yaşamlarını varoluş sorunsalı, eşcinsellik ve intihar izleğiyle birlikte sorgulayan Michael Cunningham, kadın karakterleri ile Virginia Woolf’un yaşamını ustalıkla düğümleyerek beklenmedik, hüzünlü bir sonda birleştiriyor.

Berrak ve güçlü bir şiirsel anlatımla işlenen Saatler’de, bu üç kadının iç dünyalarının en kuytu köşelerine kadar sokulan Michael Cunningham, tutku dolu, derinlikli ve çok etkileyici bir eser yaratmış.
(Arka Kapak)
--reklam--
Saatler Alıntıları - Sözleri
İnsan her zaman, kağıda dökebildiğinden daha iyi bir kitap taşır kafasında….”
[...] kendisine bir başkasıymış süsü veriyor.
İnsan her zaman, kağıda dökebildiğinden daha iyi bir kitap taşır kafasında.
Virginia Woolf 'u okuyor, Virginia Woolf' un yazdığı her şeyi, her kitabı, böyle bir kadın onu büyülüyor, böylesine zeki, böylesine tuhaf bir kadın, bu kadar derin bir keder ;dehası olan, ama yine de cebine bir taş koyup kendini ırmağa atan bir kadın.
[...] zihni onarılmayacak duruma gelmiş, olsa olsa kötü günlerin arasında iyilerini ayırt edebiliyor.
[...] genetik yolculuklar ne kadar da tuhaf, insanın bedeni onyıllar boyunca hiçbir değişikliğe uğramadan yol alıyor, sonra, birkaç yıl içinde yaşlılığa teslim oluyor.
[...] tek başımıza yaşamak için ailelerimizi terk ediyoruz, yeteneklerimiz olsa da elimizden gelen çabayı göstersek de, en olmayacak umutları beslesek de, dünyayı değiştiremeyecek kitaplar yazmak için uğraşıyoruz. Hayatımızı yaşıyor, istediğimizi yapıyor ve sonra da uyuyoruz, işte bu kadar basit ve kolay. Bazıları camdan atlıyor ya da boğularak intihar ediyor ya da hap yutuyor; çoğu kazayla ölüyor; ve çoğumuzu, büyük çoğunluğumuzu, bir hastalık yiyip bitiriyor, ya da eğer şanslıysak, zamanın kendisi. Avunacak bir şey var: Ne olursa olsun, hayatlarımızın önümüzde açılıp bize hayalini kurduğumuz her şeyi sunduğu saatler var; çocuklar dışında herkes (belki onlar bile), bu saatlerin arkasından kaçınılmaz olarak başkalarının, daha karanlık ve daha güç saatlerin geleceğini bilse de. Yine de kentin, sabahın keyfini çıkarırız; ne olursa olsun daha fazlasını umut ederiz.
Ah, erkekler canavar ve kadınlar melek olsalardı ;keşke bu kadar basit olsaydı.
"Bütün o mağazalar, her şey, her yerdeki o pislik, bağışla, o mallar, bütün o mallar, dört bir yandan üstünüze gelen reklamlar, alın, alın, alın, alın, saçları abartılı, yüzü gözü boyalı birisi üstüme gelip de bana" Yardımcı olabilir miyim? "dediği anda," Orospu, sen kendine bile yardım edemezsin! " diye haykırmak geliyor içimden."
"Seni seviyorum" sözü neredeyse sıradan bir söz sayılıyor artık [...]
--reklam--
Saatler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
saatler seni, sen saatleri bitireceksin!!!: ¶¶Ölmek istemiyordu. Hayat güzeldi. Güneş ısıtıyordu. Ama ya insanlar?¶¶
 kitap/kitap--4786
¶¶Bir sanat eseri, bir metin, ister bir saati, ister üç saati isterse de yalnız bir günü anlatır.¶¶
 yazar/i747

Saatler (The Hours) kitabını tavsiye üzerine uzun zamandır okumak istiyordum. Farkında olmadan ilk filmini izlemiştim ve çoğu zaman kitaptan uyarlanan filmler, yazılanların tadını, insana geçirdiği duyguyu tam yansıtamaz. Elbette ki de bir kitabın kurgusunu olduğu gibi sahnelere aktarmak, detaylarda oyalanmak ve geçişleri, betimlemeleri, okurken ki kafamızda canlandırdığımız mekan ve diyalogları olduğu gibi aktarıp yorumlayamaz bir film.
Fakat bana kalırsa film de kitapta harika birer baş yapıt. ;))
https://m.fullhdfilmizlesene.com/dram-filmleri-izle/saatler-turkce-dublaj-izle/

Cunningham bu kitabı; caanım yazar/i851 'ün kitap/kitap--4786 kitabından esinlenerek yazmış(okumadım henüz :)) ve kadınların daha geniş bir imkanlar yelpazesine ;doğduğu bir dünyada Clarissa Dalloway karakterinin ne kadar değişeceğini merak ederek aktarmış biz okurlara.

Kitap Virginia' nın intiharını anlatarak başlıyor, sevgili eşine bıraktığı mektup ile...
¶¶En sevdiğim,
Yine delirecekmişim; bu korkunç günleri atlatamayacakmışız gibi hissediyorum. Ve sanki giden zamanı geri çeviremeyeceğim. Sesler duymaya başlıyorum ve konsantre olamıyorum. Bu yüzden yapmam gereken şeyi yapıyorum.

Bana verebileceğin en büyük mutluluğu verdin. Kimsenin yapamayacağı şeyleri yaptın. İki insanın birlikte daha mutlu olabileceğini sanmıyorum. Ben artık savaşamayacağım. Biliyorum, senin hayatını mahvediyorum, bensiz daha mutlu olacaksın. Görüyorsun bu mektubu bile doğru düzgün yazamıyorum. Okuyamıyorum. Hayatımdaki bütün mutluluğu sana borçlu olduğumu söylemek isterim. Bana karşı inanılmaz sabırlısın ve iyisin.

Şunu söylemek istiyorum -aslında bunu herkes biliyor- eğer biri beni bu durumdan kurtarabilecek olsa bu sen olurdun. Her şey beni terk edip gitti ama senin iyiliğin hep benimle kaldı. Artık senin hayatını mahvetmeyeceğim. Kimse, seninle mutlu olduğumuz kadar mutlu olamazdı.¶¶
https://youtu.be/0pwjnLMpE28

Ve üç kadın çerçevesinde devam ediyor. Virginia'nın intihara doğru giderken yazdığı
kitap/kitap--4786 kitabı ve o kitaptaki ana karakter Clarissa 'nın zaman geçişleri ile bir gününü ve dahi Virginia'nın yazdığı Mrs. Dalloway kitabını okuyan ev hanımı Laura Brown...

Mrs Dalloway'e kesinlikle bayıldım, bu yüzden Virginia ve farklı zaman ve mekanlarda hikayeden ve temalarından etkilenen 2 kişi hakkında kurgusal bir kitaba dalmaktan çok heyecanlandım.

Yazarın kesinlikle bir erkek olduğunu (büyük iltifat) kontrol etmem gerekti, çünkü o kadar çok kadın duygularını anlıyor ve onları çok hassas bir şekilde tanımlıyor ki 'Mrs Dalloway'in ana teması olan hayattaki küçük anlar gün ışığına çıkarılıyor ve bu küçük günlük eylemlerin ürettiği her duyguyu tam olarak gerçekleştirmek için zaman harcanıyor.

 kitap/kitap--7416 ' de yaşam ve bireylere bakmada yetersiz kalışımızı, sessizliği, söyleyemediğimiz onca duyguyu, birbirimizi anlamamakta, hatta durmakta direttiğimiz uç noktaları, sevgisizliği
görebiliyoruz. Eşcinsel birlikteliklere değinen yazar, okuyucunun bakış açısını da ön yargısız bir alana sokmaya çalışmış. Bir diyaloğu, bir yürüyüşü anlatmanin gücünü cümlelerinde görebilmek mümkün.Yaşamda sıkışıp kalan bireylerin sesi ile güçlendirdiği roman, beklenmedik bir hüzünle de veda ediyor.İki kadının yaşamını Woolf'le ustaca birleştiren
yazar, şiirsel anlatımı nedeniyle, sizi de etkileyecek bir roman özellikle tutku kavramını ayrı zaman dilimlerinde, üç kadın karakterle içselleştirerek birleştirmesi,toplumun koyduğu katı kurallara özgürce karşı koymasını başarılı buldum.
Beni derinden etkileyen Richard 'a da selam olsun. ://
Ve bir kez daha yineleyerek, okumadan izlediğim filmi; her ne kadar paralel ilerlemese de izlenmeye değer olduğunu belirtmek istiyorum . Kitaba sadık kalarak sahnelenmesi, okurken kafamda izlediğim anların canlanması daha bir zevk uyandırdı ben de.
Okumaktan pişman olmayacağınız türden bir kitap... Akıcılığı ve değinildiği noktalarla Kadın-erkek herkesin beğenisine sunulduğunu düşünüyorum.
Sonunda üç kadının da arasında ki bağlantı çarpıcı bir finalle aktarılmıştır.

Okur kalın... (Ayfer) 
Saatler: Üç kadın .. Bir yazar , yazarın yarattığı bir roman kahramanı ve o kitabı okuyan başka bir kadın.. Üç kadın .. Üçü de toplumsal rollere karşı, çağın ilerisinde ancak dünyalarına sıkışıp kalmış, tutunamamış..

Yazar farklı zaman dilimlerinde yaşayan bu üç kadını; ruh dünyalarını, yaşadıkları gel gitleri , duygularını derin bir incelikle betimleyerek ve mükemmel bir kurguyla harmanlayarak anlatmış.

Saatler geçiyor ve biz Saatler’de varoluş nedenimizi sorguluyoruz ..Olmak istediklerimiz ve olduklarımız.. Sadece var olmak yetiyor mu mutlu olmaya?

“Bu evde bulunmak, bu tenin içinde olmak, çiçeklerin saplarını kesmek bir başarısızlık değil. Başarısızlık değil, ama senden çok şey istiyor, bütün bu çaba çok şey istiyor; sadece var olup şükran duymak, mutlu olmak çok şey istiyor.”

Olmak istediklerimizi olmak , gerçekten yaşamak dileğiyle.. Keyifli okumalar. (Ayşegül) 
saatler-michael Cunningham: Üç ayrı kadının ayrı zamanlarda yaşadıklarını bir kitap ve bir karakterle kesiştiği kitap olmuş.virginia woolfun yaşamı ve mrs. dalloway karakteri üzerine kurulmuş.woolf intiharı ile başlıyor daha sonra son bölüme kadar sıkıcı bir şekilde devam ediyor. Clarissa richarda parti hazırlamaya ve Laura Brown da iyi eş olmaya çalışıyorum.kendi hayatlarında sıkışmış kadınlar bunlar . özgür değiller yaşamlarını woolfun anları ile özdeşleşmiş , intiharın eşiğinde gezen tipler .son bölümde taşlar yerine oturuyor farklı bir kitap (ercan kara) 
--reklam--
Saatler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Michael Cunningham - Saatler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Saatler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Michael Cunningham Kimdir?
Cunningham 10 yaşındayken California'ya taşındılar. 1970'lerin başında Stanford Üniversitesi'nde öğrenciyken, ressam olmayı istiyordu, ancak bir edebiyat kursuna katılarak kısa öyküler yazmaya başladı. Üniversiteden mezun olduktan sonra bir süre amaçsızca yaşadı ve roman yazmaktan vazgeçti. Ancak bu arada birçok yere de başvuru mektubu gönderiyordu. Sonunda Iowa Üniversitesi'ne kabul edildi. Üniversiteye bağlı olarak yazarlık konusunda atölye çalışmalarına katıldı ve öyküler yazmaya başladı. Öyküleri dergilerde yayınlanıyordu. Ancak yazdıklarını yarım bırakarak eski, başıboş günlerine geri döndü. Bu durumdan kendini kurtarabilmek için alelacele yazıp bitirdiği ilk romanı yayınlandığında 30 yaşındaydı. New York'a taşındı ve 1990 yılında A Home at the End of the World adlı romanı yayınlanana kadar çeşitli işlerde çalıştı. Beş yıl sonra üçüncü kitabı Flesh and Blood basıldı. Üç yıl süren bir çalışmanın ardından da Saatler adlı romanını yazdı. Bu romanıyla 1999 yılının Pen/Faulkner Ödülü'nü ve Pulitzer Ödülü'nü aldı. Manhattan'da yaşayan yazar, halen Columbia Üniversitesi'nde öğretim görevlisidir.
--reklam--
Michael Cunningham Kitapları - Eserleri
Saatler
Dünyanın Sonundaki Ev
Gece İnerken
--reklam--
Michael Cunningham Alıntıları - Sözleri
Demek istediğim, bir uyuşturucu bağımlısı, dipsiz bir kuyuya benzer. (Gece İnerken)
Bu onu bronzdan dökmek, içinde açık yaralar gibi zonklayan sinir uçlarını, o katlanılmaz gerçeği, gençlik ışıltısının son demlerini yakalamaya, ölümsüzleştirmeye çalışmak için en uygun an; durumunun, herkesinki gibi, ciddi olduğunu anlamaya başladığı, ama gerçek dünyada iyi kötü huzur içinde, sakince yaşamak için gerekli adımları atmaya başlamadan önceki an. Bu arada, yapması gereken tek şey, ölmemek. (Gece İnerken)
[...] zihni onarılmayacak duruma gelmiş, olsa olsa kötü günlerin arasında iyilerini ayırt edebiliyor. (Saatler)
Mizzy şu zeki, oradan oraya sürüklenen gençlerden biri; bir miktar kafa yorduktan sonra, Sanatla İlgili Bir Şey yapmak istediğine karar veren, ama ciddi ciddi çalışmayı düşünmeyen, belki de düşünemeyenlerden; gençliğin, zekanın ve istekliliğin bir araya gelince bir meslek oluşturacağını, bu mesleğin de zamanı geldiğinde tam ve kusursuz bir biçimde arzı endam edeceğini sananlardan. (Gece İnerken)
İşleriniz tıkırındayken, yoksullaşmış bir tanışınıza yoldaşça davranmaya çalışmak gibiydi. Onun çaptan düşmüş varlığı sayesinde, varsıllığınızın neredeyse yaptığınız ve söylediğiniz her şeyi belirlediğini fark ediyordunuz. (Dünyanın Sonundaki Ev)
İnsan her zaman, kağıda dökebildiğinden daha iyi bir kitap taşır kafasında….” (Saatler)
Son zamanlarda bana sanki dünya... yoluna bensiz devam ediyormuş gibi geliyor. Öte yandan, düşünüyorum da, neden etmeyecekmiş? (Gece İnerken)
Tarih trajik aşıkları, Gatsby’leri, Anna Karenina’ları sever, onları un ufak ederken bile kayırır, bağışlar. (Gece İnerken)
Virginia Woolf 'u okuyor, Virginia Woolf' un yazdığı her şeyi, her kitabı, böyle bir kadın onu büyülüyor, böylesine zeki, böylesine tuhaf bir kadın, bu kadar derin bir keder ;dehası olan, ama yine de cebine bir taş koyup kendini ırmağa atan bir kadın. (Saatler)
Ah, erkekler canavar ve kadınlar melek olsalardı ;keşke bu kadar basit olsaydı. (Saatler)
Birkaç adım ötende, dünyanın en nadir bulunan varlıklarından biri var: yapayalnız olduğunu sanan bir başka insan. (Gece İnerken)
Modern yaşamın hiç beklenmedik olumsuzluklarından biri de, kendi yazgılarımıza karşı kazandığımız zafer. (Dünyanın Sonundaki Ev)
Üzerine titrenmiş, iyi yetiştirilmiş insanlar, kötü olmanın sağladığı özgürlüğü hayal bile edemezler. (Dünyanın Sonundaki Ev)
Ona söyleyemeyeceğim şeyler var; nasıl söyleyeceğimi bilemediğim şeyler. (Dünyanın Sonundaki Ev)
[...] genetik yolculuklar ne kadar da tuhaf, insanın bedeni onyıllar boyunca hiçbir değişikliğe uğramadan yol alıyor, sonra, birkaç yıl içinde yaşlılığa teslim oluyor. (Saatler)
İnsan her zaman, kağıda dökebildiğinden daha iyi bir kitap taşır kafasında. (Saatler)
Dünyada kim gençler kadar enfes bir biçimde umutsuzluğa kapılabilir ki? Yaşlandıkça körelen bir yetenek bu. (Gece İnerken)
Üzerine titrenmiş, iyi yetiştirilmiş insanlar, kötü olmanın sağladığı özgürlüğü hayal bile edemezler. (Dünyanın Sonundaki Ev)
"Sor ona güler yüzle;
Hangi güz doğuran yaz, torun kış hani,
Bahar kaç yıl oldu öleli?
Söyle nerden edindin
Sen bu mevsimsiz seneyi?
Ve bana de ki:
Boşa sayıklıyorsun dostum
Aklındaki karıncalanmış dizeyi." (Gece İnerken)
Yaşanmamış gelecek kadar karanlık ve belirsiz bir uykuya dalmak istiyordum. (Dünyanın Sonundaki Ev)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/saatler-michael-cunningham-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)