# Şamanların Savaşı - Adnan Kurt Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Şamanların Savaşı kimin eseri? Şamanların Savaşı kitabının yazarı kimdir? Şamanların Savaşı konusu ve anafikri nedir? Şamanların Savaşı kitabı ne anlatıyor? Şamanların Savaşı PDF indirme linki var mı?  Şamanların Savaşı kitabının yazarı Adnan Kurt kimdir? İşte Şamanların Savaşı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/samanlarin-savasi-adnan-kurt-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-31T10:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-05-31T10:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/31/adnan-kurt-kimdir-adnan-kurt-kitaplari-ve-sozleri-234970.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Adnan Kurt 
 Yayın Evi: Volkan Kitap Yayınları 
 İSBN: 9786058250840 
 Sayfa Sayısı: 248 
--reklam--
Şamanların Savaşı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Kainatın içinde yer alan herşeyin ruhu tek bir ruhtur…”

Aklı halen şahit olduğu gizemli görüşmedeydi. Bu bölgede geçirdiği süre boyunca elbette pek çok bilgiyle donanmıştı. Bir kaçakçının teslim edeceği mal için teslim zamanında fiyat artırmayacağını da bu sayede biliyordu. O sandığın içinde özel bir şeyler olduğuna emindi Ömer. Aksi halde teröristler, kaçakçının karşına dikilir ve istediklerini zorla da olsa alırlardı. Ama öyle olmamıştı, adeta ‘sorun çıkmasın ve istediğimiz alıp bir an önce gidelim’ dercesine anlaşmaya varmışlardı. En önemlisi ise konuşmalar içinden zorlukla da olsa seçebildiği ‘İstanbul’ kelimesiydi!
--reklam--
Şamanların Savaşı Alıntıları - Sözleri
İnsan sandığından çok daha fazlasıdır.
Kainatın ve içinde yer alan her şeyin ruhu tek bir ruhtur.
Ve her son, yeni bir başlangıçtır aslında...
Farkında olsun ya da olmasın yapılan her tercih, tercihi yapana aittir ve sonucu neyse onu da yaşayacaktır.
Hz. Muhammed der ki 'Nefsini bilen Rabbini bilir.'
Yunus der ki 'Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm.'
Olay sadece sinema değil elbette... Radyo, sinema, TV ve şimdi internet. Tüm insanlığı neredeyse aynı kaynağa bağladılar. Aynı kaynaktan beslenen toplumlar ne verilirse zamanla onu kabul ettiler.'
Yapılan her tercih, tercihi yapana aittir ve sonucu neyse onu da yaşayacaktır.
"Bir şeyi ne kadar çok fazla düşünürsek, o düşünceye ait nöron bağlantısı o derece kuvvetlenir. İlk başlarda kolayca kopacak bir iplik kadarken, düşünmeye devam ettiğimiz taktirde önce kalınca bir ip, ve ardından kopması imkansız hale gelmiş bir halat halini alır."
İnsan uykuya daldığında ,beyin frekansı sıfıra yaklaştığında ruh bedenden ayrılır. Ruh için zaman ve mekan kavramı söz konusu değildir. Bu sayede gelecek zamana tanıklık edebilir. Ve doğal olarak sende bu tanıkla ortak olursun...
‘Kuranı Kerim’de bir ayet ne der bilmek ister misin baba? ‘
‘Elbette!’
‘Düşüncelerinizden de sorumlusunuz!’
Düşüncelerinizden de sorumlusunuz...
İnsan nedir?
Kutsal kitaplar der ki 'Gökte ve yerde ne varsa insanın emrine verdim'
Biz ki kendimize dahi söz geçiremiyoruz, kaldı ki gökte ve yerdekilere söz geçirmek şöyle dursun!
Hz.Muhammed der ki 'Nefsini bilen Rabbini bilir'
İdris Peygamber der ki 'Tanrı ölümsüz insan, insan ise ölümlü Tanrıdır!
Yunus der ki'Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm'
Her din, her kutsal kitap, her peygamber, her alim aynı şeyleri farklı cümlelerle anlatmaya çabalamıştır; 'İnsan sandığından çok daha fazlasıdır!'
Bana sorsanız 'İnsan nedir?' diye, ben bu soruyu değiştiririm 'Allah nedir?' ile...
Ve derim ki 'Allah;sende, senin adını alandır! Ama sen asla Allah değilsin!'
Bir başka ayette;Ben dilemedikçe siz dileyemezsiniz' diyor, insan ya bundan habersiz yaşıyor ya da afallayıp kalıyor. Diyor ki 'Şu halde özgür irade yok' halbuki bilmiyor ki 'Allah'tan başka bir şey yok!'
'Bazı rüyalar farklıdır... Geleceği gösterir!'
--reklam--
Şamanların Savaşı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap tıpkı önceki iki seri de olduğu gibi o kadar akıcıydı ki bi günde okuyup bitirdim. Zaten bi solukta okunabilecek bir seri ruh bükücü serisi. Kitap insan bilincinin neleri yapabileceğini belirli yöntemlerle göstermeye çalışan bir polisiye üçleminden ibaret aslında. (Kaan Özcan) 
Serinin son kitabı öyle hızlı tükettim ki bu seriyi sindirmek için biraz kendime zaman ayırmam gerekiyor. Gayet akıcı bir kitaptı bir film izler gibi okudum resmen senaryo gibi yazılmış sanırım seri ... Aslında iç yolculuğa gidecek gayet güzel mesajlar veren kişisel gelişim kitabı desem yeridir.
 Okumaktan keyif aldım sizde severek okursunuz diye düşünüyorum şimdiden iyi okumalar. (Cngz) 
--reklam--
Şamanların Savaşı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Adnan Kurt - Şamanların Savaşı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şamanların Savaşı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Adnan Kurt Kimdir?

--reklam--
Adnan Kurt Kitapları - Eserleri
Şamanın Doğuşu
Şamanın Yükselişi
Şamanların Savaşı
Bir Laboratuvar Romansı
Yaşam Nedir? Gelecek 50 Yıl Biyolojinin Geleceği Üzerine Spekülasyonlar
--reklam--
Adnan Kurt Alıntıları - Sözleri
Kainatın ve içinde yer alan her şeyin ruhu tek bir ruhtur. (Şamanların Savaşı)
Olay sadece sinema değil elbette... Radyo, sinema, TV ve şimdi internet. Tüm insanlığı neredeyse aynı kaynağa bağladılar. Aynı kaynaktan beslenen toplumlar ne verilirse zamanla onu kabul ettiler.' (Şamanların Savaşı)
“...
kapitalist misin diye sorsalar,
yırtıp gömleğini, aç bağrını ve
"üç kuruşsuz yaşayabilir misin be birader" şarkısını söyle -sağ ayağını ileri atarken
kağıt para çiğneyerek.
hiçbir noktalı çizgiyi imzalama.
insanları eleştiren ama başka hiçbir şey yapmayanları eleştirme tuzağına düşme.
hiçbir şey yaratma,
yanlış anlaşılır.
bu değişmeyecektir,
ve seni izleyecektir
yaşamının sonuna dek.
ne yaparsın bir hayat için diye sorsalar
ben gülerim bir hayata demelisin.
intihar ederim eğer bana iyi davranmazsan
diyenlere güvenme.
dünya sorunlarını sahipleniyor musun diye sorulduğunda,
bunu soranın gözlerine bak, derin derin;
tekrar sormayacaktır.
...
üzerine yazılmamış hela duvarlarından sakın.
kendine doğru bakman istendiğinde....
asla bakma.
ve ne zaman asıl ismini sorsalar....
asla söyleme.” (Bir Laboratuvar Romansı)
Her yeteneği açan bir anahtar vardır ve anahtarlar kutsal kitaplarda gizlenmiştir... (Şamanın Doğuşu)
Yapılan her tercih, tercihi yapana aittir ve sonucu neyse onu da yaşayacaktır. (Şamanların Savaşı)
"Sen ve yağmur.
Başa dönemezsiniz.
Öyle bir yol yürüdünüz ki ancak
dönüş yolunu yok ederek gelebilirdiniz
inişiniz bir iniş olurdu başa dönmemecesine. Yağmur yalnız yağarken yağmurdur
sen yalnız senken sensin
burada kalamazsın ve başa dönemezsin
gitmek zorundasın." (Bir Laboratuvar Romansı)
Oğlum bir şeyi anlamak için mutlaka yaşaman gerekmez, başkalarının yaşadıklarından ve yaptığı hatalardan ders almasını öğren. (Şamanın Doğuşu)
Bizler her birimiz farkında bile olmadan belki de her gün onlarca kez bir evrenden diğerine geçiyoruz. Yaptığımız her seçimin, verdiğimiz her kararın sonunda aslında biz algılamasak bile içinde yaşamakta olduğumuz evrenden yeni seçimimize göre yeniden şekillenen başka bir evrenin kapısından içeri giriyoruz. (Şamanın Doğuşu)
Aslında her şeyin kaynağı insanın iç dünyasıdır. İç dünyayı gördüğümüz dünyaya yansıtan asıl kaynak ise kişinin kalbidir. (Şamanın Doğuşu)
“Prag Mezarlığı’nda Israil’in 12 kabilesinin temsilcilerinin 1800'lerde dünyayı ele geçirme planlarını açıkladığı toplantıya ilişkin bir öykü ̧ anlatılıyordu. Gezi rehberimiz 12 kabilenin ve İsrail'in tarihine ilişkin bilgiler verirken, "Türklerin de 13. kabile olduğunu biliyor muydunuz?" diye sordum, Koestler'in iddiasını kastederek. "Bu bir şakaysa, lütfen söyle!" diye çıkıştı ve ekledi: "Gerçekten de, Kral David'in 13 oğlu olduğu ve kutsal kitapta 12’sinden söz edilip 13.oğlunun sır olduğu söylenir.” (Bir Laboratuvar Romansı)
“...
Bu insanlar -yani seni istemeyenler-
nefret etmeye başlarlar kendilerinden
seni konuşmak zorunda kaldıklarından.
ve ardından sen -kendin başlarsın nefret etmeye kendinden
bunca nefretin kaynağı olduğundan. Görebileceğin gibi bunlar,
ama hepsi,
bir büyük patlamayla biter.
Asla güvenme yağmurluklu bir polise.
Onun dilinden konuş
eğer deyimlerinin modası geçmiş
ve sen
bunları çoktan aşmışsan,
daha kolaydır geri dönmek o çağlara.
Netlikle anlayabileceği şeylerden konuş.
Basit söyle ki konuşmayı sürdürebilesin. Dinledikten sonra seni,
iyi ya da kötü ̧ diye sınıflandırabilir.
Herkes bunu yapacaktır.
Bazıları için yalnızca
iyi ve kötü vardır.
Her durumda,
bu ona biraz olsun önemliymiş hissi verecektir.
Daha iyisi uzak durmaktır
bu insanlardan.
Dikkatli ol coşkularına karşı
Bunlar anlıktır ve yakanı bırakmaz.
...“ (Bir Laboratuvar Romansı)
Ve insan aşkı tatmadan onun zıddı olan nefreti layığı ile yaşayamaz! Ve tadılan aşk ne denli büyük olursa duyulacak nefret de o denli büyük olur! (Şamanın Yükselişi)
Her insanın sonsuza değin uzanan aurası doğal olarak başka insanlarla kesişiyor. Tıpkı matematikteki kesişen kümeler misali. İşte bu sayede temelde bir enerji dalgası olan düşünceler çok uzaklarda olan bir insanı etkileyebiliyor. O kişiyi düşündüğümüzde onun aklına geliyor olmamızın temel sebebi budur. Aslında dünya dediğimiz şey (ve hatta kâinat) auramızın üzerine sahip olduğumuz genetik bilginin yansımasından başka bir şey değil. (Şamanın Yükselişi)
‘Kuranı Kerim’de bir ayet ne der bilmek ister misin baba? ‘
‘Elbette!’
‘Düşüncelerinizden de sorumlusunuz!’ (Şamanların Savaşı)
...insanın bir değil tam üç beyni var. İlki; zaten bildiğimiz ve kafamızda taşıdığımız beyin. İkincisi ise; dokusal yapısı itibariyle beyinle aynı hücresel yapıdan teşkil olan kalp. Üçüncü; kıvrımlı şekli ile neredeyse şeklen zaten beyne benzeyen bağırsaklar. Özellikle bağırsakların içinde yer alan ve gıda özlerinin kana aktarılmasını sağlayan sinir uçlarının da beyindeki hücresel yapıyla aynı olduğu yazıyor bu yeni bilgide. Buna göre bilinç üçe ayrılıyor: Mantıksal bilinç beyin tarafından kontrol ediliyor. Duygusal bilinç kalp ve sezgisel bilinç ise bağırsaklar tarafından. Tüm, Tanrısal kaynaklı kutsal metinlerde kalbe neden bu denli atıfta bulunulduğunu daha iyi anladım. Kalbi ve kanı kullanarak bilinç düzeyini değiştirme mevzusu şimdi iyice netleşti. Elbette Tanrısal kaynaklı tüm kutsal metinlerde neden oruç tutulmasının emrolunduğu bu yeni bilgi ile tam yerine oturdu. Oruç sayesinde bağırsaklarda bulunan ve beyinle aynı hücresel yapıda olan sinir uçları sezgi denilen yetenek için kullanılmak üzere boşa çıkmış olacak. Bağırsaklarda yer alan bu sinir uçları ne denli sezgi için kullanılırsa insanın sezgi yeteneği de o denli artmakta bu gizemli bilgiye göre. Ancak bunun gerçekleşmesi için elbette az yemek ve dikkati bu bölgede yoğunlaştırmak şart. Geçmiş yıllarda -Ki enerjisi- üzerine ulaştığımız bilgi şimdi tam değerini buldu. Bedende bu enerjinin depolandığı yer tam olarak karın bölgesiydi. Bağırsaklarda bulunan bu sinir uçları -Ki enerjisi- ile iyice aktif hale geliyor. (Şamanın Doğuşu)
His ruha ait bir olgudur, duygu ise hissin bedende salgılanan hormonlar sayesinde açığa çıkmış halidir. Mesela; açlık bir histir. Ama insan zihninde kendini bir şey yerken hayal eder, adeta hayalinde yediği o şeyin tadını alacak kadar ileri giderse bu artık duygu haline dönüşür. Beden hala açtır ama bilinçaltı sizi tok kabul eder! Çünkü o istek ruhtan alınıp bedene yüklenmiştir artık. Hayalde canlanan şey, hayalde yaşanmak yerine tasarımda kalır ve his ile desteklenirse bu ruha; “Ol” emrini vermek anlamına gelir. (Şamanın Yükselişi)
Elimi uzatsam tutacak mesafede olduğunu hissettiğim halde bir türlü ulaşamadığım bir sürü isteğim oldu. (Şamanın Doğuşu)
Her şey zıddı ile değer bulur, kötü olmadan iyinin ne olduğunu nasıl anlar ki insan. (Şamanın Doğuşu)
Hayat ol ve öl emri arasında sıkışıp kalmış bir şey... (Şamanın Doğuşu)
Hayat, her şey bitti derken yepyeni bir sayfa açmıştı ve doldurulmayı bekleyen daha pek çok sayfa vardı. (Şamanın Doğuşu)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/samanlarin-savasi-adnan-kurt-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)