# Şampiyon - Jack London Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Şampiyon kimin eseri? Şampiyon kitabının yazarı kimdir? Şampiyon konusu ve anafikri nedir? Şampiyon kitabı ne anlatıyor? Şampiyon kitabının yazarı Jack London kimdir? İşte Şampiyon kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/sampiyon-jack-london-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-21T14:00:15+03:00
- Güncelleme: 2022-02-21T14:00:15+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/21/jack-london-kimdir-jack-london-kitaplari-ve-sozleri-158240.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Jack London 
 Çevirmen: Mürsel Şenol 
 Orijinal Adı: The Abysmal Brute 
 Yayın Evi: Oda Yayınları 
 İSBN: 9789753852289 
 Sayfa Sayısı: 106 

Şampiyon Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kendisi de boks yapmış bir yazar olarak Jack London bu romanında kitlelerin spor adına nasıl aldatılıp sömürüldüğünü anlatıyor. "Şampiyon" danışıklı dövüşlerin, boks dünyasındaki kirli oyunların sergilendiği son derece sürükleyici bir romandır. Jack London tiryakilerinin bir solukta okuyacaklarından emin olduğumuz bir roman daha sunmakla kıvanç duyuyoruz.
(Arka Kapak)

Şampiyon Alıntıları - Sözleri
İki yıl sonrayı bugünden düşünmenin anlamı yok, o zamana kadar senin içinde çok şey değişmiş olacak.
"Gözüme bir perde çekmek çok kolaydı. Ancak perde olsun ya da olmasın görülecek şey her zaman orda."
"Fakat gerçek bir kadın bulursan onu bırakma. o, paradan ve şandan daha değerlidir."
Bir erkek, hayatının kadınını buldu mu yapacağı tek şey var: o kadına iki eliyle sarılmak ve hiç bırakmamak.
Unutma, kadınlar ölüm ve lannettir. Fakat gerçek bir kadını bulursan Onu bırakma. O, paradan ve şandan daha değerli .
Bana öyle geliyor ki, aramızda son söz henüz söylenmedi.
Parayı har vurup harman savurmazdı. Nolur nolmaz diye bir kıyıya koyup biriktirirdi.
"Modern çağın kirlenmiş ruhlarla dolu dünyasında ruhu saf kalmış, insan kalmış bir insan.."
Evlilik öyle bir şeydir ki, öğrenilmez.
İyi olan her zaman kazanmıyor.
Tanrı'nın önünde herkes birdir oysa.
"Boksa karşı değilim ama bunun sırf para için yapılmasını sportmence bulmuyorum."
“Ben… Öpmek bir sanatmış diye duydum.”
Ve bir erkek, hayatının kadınını buldu mu yapacağı tek şey var: o kadına iki eliyle sarılmak ve hiç bırakmamak.

Şampiyon İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Jack London bir dönem boksla ilgilenmiş. Bu kitapta da eskiden boksör olan bir adam ormanda oğlunu boksör olarak yetiştiriyor ve oğlu boksörlerin en safı oluyor. Kitap gayet akıcıydı ve anlatım tarzını çok sevdim klasik Jack London tarzı (damla) 
Jack London’ın kaleminden 20. yüzyıl başı Amerika’sına dair sıra dışı bir roman Genç Boksör. Genç Pat Glendon, eski bir boksör olan babası tarafından, modern toplumun yozlaşmışlığından uzak biçimde yetiştirilmiş bir “saf yetenek”tir. Babasının tavsiyesiyle, dönemin ünlü boks menajeri Sam Stubener tarafından “şehre” getirilir ve ringlerde büyüleyici bir hikâyeye imza atar. Etrafında dönen oyunlardan habersiz, safdil Pat Glendon tek vuruşta rakiplerini nakavt ettikçe, oyunun sandığı gibi “dürüst” olmadığını görecektir… Bugün milyon dolarlık bir endüstri halini alan boksun erken dönemine dair bu etkileyici romanında Jack London, bir taraftan modern şehir yaşamındaki çürümeyi ele alırken diğer taraftan tüm sporları etkisi altına alan “para”nın sporun doğasını nasıl altüst ettiğine dair ölümsüz bir esere imza atıyor.
“Bu maçtan sonra Pat Glendon, şöhrete varan basamakları tırmanmaya başladı. Boks piyasasının palavracıları ile spor muhabirlerinin dikkatini üzerine çekti. (…) Yumrukları altın değerindeydi. Yiğit duruşuyla çok şey vaat ediyordu. Ancak gazeteciler onun, yeteneğini hep üçüncü sınıf boksörlere ya da odun kırıcılara karşı gösterdiğini savunuyordu.” (ümran ersan) 
Jack London'un 80 sayfalık bu kısa kitabını bir oturuşta bitirdiğimi söyleyebilirim. Gerçekten Jack London farkı diye bir şey var bunu her okuduğum yeni bir kitabında daha iyi anlıyorum. Jack London'un hayatının bir döneminde boks ile ilgilenmesi ile ortaya çıkmış bir kitaptır. Yazar kitapta boks dünyasında dönen adaletsizlikler, şikeler ve boksun bir ticari araca dönmesini eleştirmektedir. Boksu seven ama onun hakkında hiçbir şey bilmeyen saf ruhlu yetenekli kahramanımızın güzel bir gazeteciyle yaptığı röportaj sırasında gazeteciyle birbirlerine aşık olurlar. Kahramanımız röportaj sırasında boksun yozlaşmış dünyasının farkına varır ve bir karar alır... (Habibe) 

Kitabın Yazarı Jack London Kimdir?
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.

Jack London Kitapları - Eserleri
Beyaz Diş
John Barleycorn
Martin Eden
Demir Ökçe
Ay Vadisi
Demiryolu Serserileri

Vahşetin Çağrısı
Deniz Kurdu
Uçurum İnsanları
Alın Teri
Şampiyon
Dehşet Ülkesi
Güneşin Oğlu

Yanan Günışığı
Kız, Kar ve Kan
Düş Ülkelerine Yolculuk
Sevginin Katıksızı
Tanrılar ve Köpekler
Suikast Bürosu
Kurt Dölü

Denizin Çağrısı
Midas'ın Müritleri
Yıldız Gezgini
Ölüme Boyun Eğmeyen Adam
Ataların Tanrısı
Beyaz Sessizlik
Can Yoldaşı

Devrim
Dönek
Gece Doğan
Halk Avcısı
İnsanın Sadakati
Meksikalı
San Fransisco'nun Güneyi

Sınıf Farkı
Makaloa Hasırı Üzerinde
Bana Göre Hayatın Anlamı
Hawaii Öyküleri
Büyük Serüven
Kurt Kanı
Yakalanış

Öyküler
Uzak Diyarlarda
Bir Kuzey Macerası
Gece Geçen Serseriler
Gemide İsyan
Geleceğin Hikayeleri
Beyaz Cehennem

Büyük Evin Küçük Hanımefendisi
Beyaz Diş - Madam Bovary
Şafak Kızı
Beyaz Diş - Esrarlı Ada
Yumruk
Buzun Çocukları
Bin Düzine Yumurta

Adem'den Önce
Oyun
Ateş Yakmak
Acemi Gece
Vahşetin Çağrısı (Çizgi Roman)
Kumarbazlar Cenneti
Vahşetin Çağrısı - Beyaz Diş

Ateş Yakmak
Hayatın Kanunu
Demir Yolu Çocukları
Kızıl Veba
Büyük Sorgu
Mapuhi’nin Evi
Ölümcül Dalgalar

Kadın Denen Mucize
İlk Savaş, İlk Zafer
İnsanlığın Sürüklenişi
Kepaze
Çinago
Bütün Dünyanın Düşmanı
Alice Ruhunu Açınca

Kahekili’nin Kemikleri
Dağ Adamı
Bir Dilim Biftek
Kırmızı
Tek Özgürlüğüm
Güneşe Doğru
Lost Face And Other Stories

Theft
Tom Pomplun
Kaval Kemikleri

Jack London Alıntıları - Sözleri
“Sanki kendimin dışında durmuş da kuşkuyla kendime bakıyor gibiydim.” (Deniz Kurdu)
Henüz çıldırmadım ama çıldırmaya başladığım zaman beni görün;))) (Büyük Evin Küçük Hanımefendisi)
Yaşlılık zamanlarımızda dine ihtiyaç duyarız Alice. Din bizi yumuşatır, diğer insanların zayıflıklarına, özellikle de nerede sabah orada akşam hovardalık ettikleri ve ne yaptıklarını bilmedikleri gençlik zamanlarında gösterdikleri zayıflıklara karşı daha hoşgörülü ve affedici olmamızı sağlar. (Alice Ruhunu Açınca)
Ömrüm boyunca gövdemle hayvan gibi çalıştım ve ne kadar çok çalıştıysam çukurun dibine o kadar fazla yaklaştım. (Tom Pomplun)
°• İnsan her zaman hayattan talep ettiğinin daha azını alır . (Uçurum İnsanları)
Dünyaya egemen olan kanunu iyi biliyordu: zayıflar ezilir, güçlülere itaat edilirdi. (Beyaz Diş)

“Bana o gözleriyle bir dakika içinde, bin yılda kitaplarda okuyabileceğimden daha çok şey söylüyordu.” (Büyük Sorgu)
Bundan şu çıkıyordu ki bir kişi dostluğun d'sini bile bilmez ama soylu biri olabilir! (Uzak Diyarlarda)
İnsanlar neden şarap içer, at biner, aktristleri tutar, papaz ya da kitap kurdu olur? Öyle isterler de ondan. İşte sana cevap. Hepimiz, elimizdeyse, hoşlandığımız şeyleri yapmak isteriz, elde edelim etmeyelim, istediğimiz şeylerin peşinden koşarız. (Sevginin Katıksızı)
Güneş her sabah doğar. (Makaloa Hasırı Üzerinde)
Korkak olduğu için, zorbalığı da korkaklığıyla uyumluydu. (Can Yoldaşı)
Derler ki, bu aşk hayattan bile daha kıymetliymiş, aşık olanlar böyle söyler. Bir kadın ya da erkek, birini dünyadaki herkesten daha fazla severse, o zaman aşık olduğunu anlar. Böyle denir ama kelimelerle açıklamak fazlasıyla zor. Sadece bilirsin işte, o kadar. (Kadın Denen Mucize)
“Kalbimde sana duyduğum hisler yıldızlar kadar parlak ve çok, bunu ifade edebilecek bir dil yok. Sana nasıl anlatabilirim ki? Oradalar... Görüyor musun?" (Kadın Denen Mucize)

Tekdüzelikten uzak olması belki de serseri yaşantısının en güzel yanıdır. Topluluklar hâlinde yaşayan serserilerin ülkesinde, yaşamın yüzü sık sık biçim değistirir. (Demir Yolu Çocukları)
Yaşamaktan mutluyum, kendi akıl ve gücümden mutluyum, işleri yapmaktan mutluyum, kendim için yapmaktan. Bundan başka yaşamak için bir neden olabilir mi? Kendimden ve yaptığım işlerden keyif almayacaksam, neden yaşayayım? (Buzun Çocukları)
“Aramızda küçük bir tartışma yaşadık ve yapabileceğimiz en iyi şey, bunun bu kadarla kalmasını sağlamak.” (Vahşetin Çağrısı (Çizgi Roman))
Kötü olan iyi olanı bozar, her şey birlikte iltihaplanır. (Uçurum İnsanları)
Bugün n'oluyor, ilkokuldan sonra ortaokul, lise, sonra üniversite, sonra ya memur oluyoruz ya doktor moktor, bildiğimiz serüvenleri de sadece kitaplardan öğreniyoruz. (İlk Savaş, İlk Zafer)
Hayat hayal kırıklıklarıyla dolu ve öyle olmalı zaten. En tatlı et kıtlıktan sonra gelen ve en yumuşak yatak da zor bir avdan sonra yatılandır. (İnsanın Sadakati)
Kazanılacak bir oyun gibi gördükleri şeyi yıllarca oynayan insanları izledim. Sonunda kaybettiler... (Dönek)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/sampiyon-jack-london-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)