# Sanatçı: Eleştirmen, Yalancı, Katil - Oscar Wilde Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Sanatçı: Eleştirmen, Yalancı, Katil kimin eseri? Sanatçı: Eleştirmen, Yalancı, Katil kitabının yazarı kimdir? Sanatçı: Eleştirmen, Yalancı, Katil konusu ve anafikri nedir? Sanatçı: Eleştirmen, Yalancı, Katil kitabı ne anlatıyor? Sanatçı: Eleştirmen, Yalancı, Katil kitabının yazarı Oscar Wilde kimdir? İşte Sanatçı: Eleştirmen, Yalancı, Katil kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/sanatci-elestirmen-yalanci-katil-oscar-wilde-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-12T11:31:02+03:00
- Güncelleme: 2022-02-12T11:31:02+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/12/oscar-wilde-kimdir-oscar-wilde-kitaplari-ve-sozleri-150240.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Oscar Wilde 
 Çevirmen: Türker Armaner 
 Çevirmen: Fatih Özgüven 
 Çevirmen: Kaya Genç 
 Çevirmen: Esin Soğancılar 
 Yayın Evi: İletişim Yayınları 
 İSBN: 9789750506291 
 Sayfa Sayısı: 252 

Sanatçı: Eleştirmen, Yalancı, Katil Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Oscar Wilde modernist edebiyatın Baudelaire ve Mallarmé gibi öncüleriyle birlikte anılır. Ama o yalnızca edebiyatıyla değil, sanat ve edebiyat üzerine eleştirileriyle de 20. yüzyıl avangardı üzerinde etkili olur. Ayrıca, onun en önde gelen eseri kuşkusuz hayatıdır. Zaten dehasını hayatına kattığını, eserlerine ise sadece yeteneğini koyduğunu söyler. Bu derlemedeki yazılarında, Oscar Wilde'ın modernist sanat ve edebiyat düşüncesi kadar, çevresine meydan okuyan hayatını da izleriz. Kitabın ilk yazısı "Sanatçı Olarak Eleştirmen"de Wilde, bir sanat eserini yorumlamanın onu üretmekten daha yaratıcı bir etkinlik sayılması gerektiğini ve eleştirmenin en yetkin sanatçı olduğunu ileri sürer. "Kalem ve Zehir"de sanatın ve sanatçının her türlü ahlakî yargıdan bağımsız olduğunu, "Yalanın Gözden Düşüşü"nde ise sanatın doğayı ve hayatı değil, hayatın ve doğanın sanatı taklit ettiğini savunur; ona göre gerçekliğe bağlılık ilkesi sanatı adeta zehirler. Kitaptaki son metni "Sosyalizm ve İnsan Ruhu"nda da Wilde, insanlığın diğerkâmlık ve hayırseverlik gibi erdem kisvesine bürünmüş iki sıkıcı yükten sosyalizm sayesinde kurtulabileceğini iddia eder.

Sanatçı: Eleştirmen, Yalancı, Katil Alıntıları - Sözleri
"Onun kafası 'insanlığın tüm amaçlarının buluştuğu noktadır'. Gözkapaklarının biraz yorgun oluşu bundan".
Haklısın, halkımız her zaman olağanüstü hoşgö­rülüdür; deha dışında her şeyi affedebilir; tahammül ede­mediği tek şey dehadır.
İnsanın kendine ait düşünceleri olması bencillik değildir.Kendi düşünceleri olmayan insan hiç düşünmüyor demek­tir.
...ne var ki onu bü­yüleyen düşüncenin kendisi değil, düşünceyi harekete ge­çiren süreçlerdi. Yani o mekanizmaya vurgundu, mekaniz­manın ürünlerine değil. Bir ahmağı ahmakça işlere sürük­leyen yol onun için bilge kişiyi bilgeliğe vardıran yol kadar değerliydi. Gerçekten, aklın incelikli mekanizması onu o kadar büyülemişti ki, dili hor görüyordu, ya da düşünce­yi ifade etmek için yetersiz bir araç olarak küçümsüyordu dili.
Öyle bir çağda dünyaya geldik ki ancak ahmakça ya da sıkıcı şeyler ciddiye alınıyor; ben ise yanlış anlaşılmamanın dehşetini yaşıyorum.
Dur, sakın bana hak verdiğini söyleme. insanlar ne zaman benimle aynı görüşleri paylaştıklarını söyleseler, yanıldığım hissine kapılıyorum.
Bir ressam, doğada gördükleriyle değil; tualinde gösterebilecekleriyle sınırlıdır.
Sanatın idealini yalnızca atmosfer koşullarının etkisin­ de bulmuyorlar; hayal gücünün yarattığı resmin güzelliğini ve güzel rengin hoşluğunu yakalamaya çalışıyorlar. Yalnız­ca gördüğünü resmedenlerin sıkıcı gerçekçiliklerini kabul etmeyip, görmeye değer birşeyler görmek için çabalıyor­lar; yalnızca bedenin gözleriyle değil, ruhun daha asil olan gözleriyle de görmeye çalışıyorlar; çünkü ruhun bakış açısı çok daha zengin ve sanatsal amaç açısından harikuladedir.
Sosyalizmin, istese de istemese de hizmetkarı ol­duğu yeni bireyselcilik, kusursuz bir ahenk olacaktır. O, eski Yunanlıların aradığı, fakat köle sahibi oldukları ve kölelerini açlığa mahkum ettikleri için, düşünce dışın­da, tam anlamıyla gerçekleştiremedikleri şey olacaktır; o ,Rönesans'ın aradığı, fakat köle sahibi olduğu ve onları aç­lığa mahkum ettiği için sanat dışında tamamen gerçekleş­tirmediği şey olacaktır. O eksiksiz olacaktır ve onun aracı­lığıyla her insan kendi kusursuzluğuna erişecektir. Yeni bi­reyselcilik, yeni Hellenizm olacaktır.
lnsan kendi içinde ta­mamdır. Dışarıya, dünyaya adım attıklarında, dünya onlar­la aynı fikirde olmayacaktır. Bu kaçınılmazdır. Dünya, bi­reysellikten nefret eder.
Oysa, bize utanç verenler, günahkarlar değil, aptallardır. Aptallık dışında hiçbir günah yoktur çünkü.
Gerçeklerin karanlık, kör kuyusunda boğuşarak yolculuk etmekten yoruldum artık.
Ben farklı düşü­nüyorum. Yaratıcılıkla eleştirmenlik arasındaki karşıtlık ta­mamen yapaydır. Neden dersen, eleştirme yeteneği yoksa sanatsal yaratıcılık olarak nitelenmeyi hak eden hiçbir ye­tenekten de söz edemeyiz. Sen biraz önce sanatçının bizim için hayatı kavramasını ve hayata geçici bir mükemmellik vermesini sağlayan o ince, seçici ruhtan ve gelişkin seçme yeteneğinden söz ediyordun. lşte dostum, o seçici ruh,bazı şeyleri saf dışı bırakan o zarif mizaç, gerçekten de en karak­teristik şekliyle eleştiri yeteneğidir; bu yetenekten yoksun birinin, sanatsal bir şey yaratması mümkün değildir.
İnsan bir romandan kaçıp gerçeklere sı­ğınabilir, ama insanın ruhundan kaçıp sığınabileceği hiçbir yer yoktur; insan nereye kaçsa ruhuyla birliktedir dostum.
"Sanat, aradığı mükemmelliği, dışarıda değil, kendi için­ de bulur. Bir sanat eseri, gerçek hayatta yer alan şeyle­re benzeyip benzemediğine bakılarak değerlendirilemez. Sanat, bir aynadan çok, bir örtüdür. Hiçbir ormanda olma­yan çiçekler, hiçbir koruda bulunmayan kuşlar vardır sa­natta. Sanat dünyalar kurar, dünyalar yıkar ve kızıl bir ke­ment fırlatıp ayı gökyüzünden kendi tarafına çekebilir ani­den. Sanat, 'gerçek insanlardan bile daha gerçek'tir. Onun önünde doğanın yasalarıyla düzeni ortadan kaybolur. Sanat mucizeleri emri altına alabilir; göllerin derinliklerine ses­lenip de canavarlardan dışarı çıkmalarını istediğinde, ca­navarlar bu sese uyar ve yüzeye çıkarlar. O istediği vakit, badem ağacı kışın çiçeklenir, karda, olgunlaşmış mısırlarla dolu tarlaların üzerini örter. Kış mevsiminin haziran ayının sıcak dudaklarına buz gibi parmağını bastırması, onun tek bir lafına bakar. Sanat istediğinde Lidya tepelerinin oyukla­rından kanatlı aslanlar çıkar. Önlerinden geçerken, orman perileri çalılıkların arasından kafalarını uzatır, tuhaf bir biçimde gülümserler ona. Doğan suratlı tanrılar, yanlarında dörtnala giden *sentörleriyle sana­ta taparlar".

Sanatçı: Eleştirmen, Yalancı, Katil İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabın sunumu 30 sayfadan fazla. Yani bu da aslında hem yazarın hem kitabın anlaşılması için epey önemli. Sosyalizmin insanlığın kurtarıcısı olduğunu savunur bu kitabında. Bu kadarla sınırlı tutamayız elbette. Bir başlığa bile sığdırılamamış çünkü, kitabın adından da görüldüğü üzere.

Sanatçının önemi kadar yapması gerekenleri de anlattığı, bir eleştirmenin çok değerli olduğunu anlatıyor kitabında. Eleştirmen demişken her önüne geleni zevk için eleştirenlerden bahsetmiyor malumumuz bunları göre göre böyle olduğu yargısına kapılmayalım diye de belirtmekte fayda görüyorum.

Hepimize iyi okumalar dilerim.. (Sadık Kocak) 

Kitabın Yazarı Oscar Wilde Kimdir?
16 Ekim 1854 yılında doğdu, Ünlü cerrah William Wilde'ın oğludur. Dublin'de Trinity College'ta okudu, 1874'te Oxford'a girdi. 1881 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti orada estetik üzerine bir dizi konferans verdi. İlk tiyatro oyunu Vera New York'ta sergilendi. Bir süre Paris'te yaşadı, orada Verlaine ve öbür sembolist şairlerle tanıştı. İngiltere'ye dönünce Mutlu Prens'i (1888) yazdı. Oscar Wilde, 1884 yılında Constance Lloyd'la evlendi. Wilde, İngiltere'de estetizmin ve 'sanat sanat içindir' hareketinin başlıca temsilcisi olmuştur. Wilde, eşcinsellikle suçlanarak iki yıl cezaevinde yatmıştır. Daha sonra Fransa'ya sürgün olarak gitmiş, 30 Kasım 1900 yılında yoksulluk içinde ölmüştür.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Oscar_Wilde

Oscar Wilde Kitapları - Eserleri
Mutlu Prens
Mutlu Prens - Bütün Masallar, Bütün Öyküler
Ciddi Olmanın Önemi
De Profundis
Bay W. H.'nin Portresi
Lord Arthur Savile'in Suçu

Vera veya Nihilistler
Nar Evi
Salome
Lady Windermere'in Yelpazesi
Sosyalizm ve İnsan Ruhu
Hep Bir Şeyi Unutmuş Gibi - Aforizmalar
Yıldız Çocuk

Öyküler
Sanatçı: Eleştirmen, Yalancı, Katil
Yalanın Yozlaşması
Bencil Dev
Önemsiz Bir Kadın
The Nightingale and the Rose
Candan Dost

Violette'in Aşk Destanı
Teleny
The Model Millionaire
Şiirler - Tiyatro Oyunları - Denemeler
The Fisherman and His Soul
Bütün Eserleri
Dorian Gray'in Portresi

Reading Zindanı Baladı
Tarihsel Eleştirinin Doğuşu
Hikayeler 2
An Ideal Husband
Marvel Illustrated: Picture of Dorian Gray (2007-2008) #1
Marvel Illustrated: Picture of Dorian Gray (2007-2008) #2
Marvel Illustrated: Picture of Dorian Gray (2007-2008) #3

Marvel Illustrated: Picture of Dorian Gray (2007-2008) #4
Marvel Illustrated: Picture of Dorian Gray (2007-2008) #5
Marvel Illustrated: Picture of Dorian Gray (2007-2008) #6
Üç Büyük Yazardan Aforizmalar
Mutlu Prens * Dorian Gray'in Portresi
Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar
Yaşı Olmayan Klasikler 2

Dorian Gray'in Portresi
Muammasız Bir İsfenks
Canterville Hayaleti
Genç Kral
Mutlu Prens-Küçük Kara Balık-Küçük Prens
Kırık Kalpler Bahçesi
The Importance of Being Earnest and Other Plays

The Plays of Oscar Wilde
Essays and Lectures
The Remarkable Rocket
Küçük Prens-Mutlu Prens
De Produndis The Ballad of Reading Gaol & Other Writings
Collected Poems
Selected Plays

Oscar Wilde Alıntıları - Sözleri
Bildiğim başka bir şey daha var
-Ki bilmeli benim gibi herkes de-
İnsanın kardeşlerine ettiğini
İsa Efendimiz görmesin diye
Utanç tuğlalarıyla, parmaklıklarla
Örüldü yapılan her hapishane.

Parmaklıklar güneşi engelledi,
Kararttılar tatlı ay ışığını,
Cehennemi böyle ört bas ettiler
Yaptıkları bütün iğrenç şeyleri
İnsanoğlundan, tanrının oğlundan
Gizlemeyi ustaca başardılar.

Zehirli otlar gibi kötülükler
Büyür hapishanenin havasında,
Yok olur burada harcanıp gider
İyi olan ne varsa insanda:
Kapıyı tutar soluk bir keder
Umutsuzluk bekçiliğini yapar. (Şiirler - Tiyatro Oyunları - Denemeler)
Toplum, suçluları çoğu kez bağışlar. Hayal kuranları ise asla. (Yalanın Yozlaşması)
Yaşamak dünyada en ender bulunan şeydir. Çoğu insan "vardır", hepsi bu. (Sosyalizm ve İnsan Ruhu)
Kim bir el dokunuşuyla ortaya çıkan değişik duygular hissetmemiştir ki? (Teleny)
Ben farklı düşü­nüyorum. Yaratıcılıkla eleştirmenlik arasındaki karşıtlık ta­mamen yapaydır. Neden dersen, eleştirme yeteneği yoksa sanatsal yaratıcılık olarak nitelenmeyi hak eden hiçbir ye­tenekten de söz edemeyiz. Sen biraz önce sanatçının bizim için hayatı kavramasını ve hayata geçici bir mükemmellik vermesini sağlayan o ince, seçici ruhtan ve gelişkin seçme yeteneğinden söz ediyordun. lşte dostum, o seçici ruh,bazı şeyleri saf dışı bırakan o zarif mizaç, gerçekten de en karak­teristik şekliyle eleştiri yeteneğidir; bu yetenekten yoksun birinin, sanatsal bir şey yaratması mümkün değildir. (Sanatçı: Eleştirmen, Yalancı, Katil)
Başkasının başına gelen her şey insanın kendi başına da gelir. (De Profundis)

Dertleri çok severim. Ciddi olmayan tek şey onlardır. (Ciddi Olmanın Önemi)
"yaşamak dünyadaki en ender şeydir, çoğu insan sadece var olur" (Yalnız Sıkıcı İnsanlar Kahvaltıda Parıldar)
-Amacın neydi?
-Tek bir adama esir düşmüş otuz milyona hürriyetini kazandırmak. (Vera veya Nihilistler)
Yaşamak çok nadir rastlanan bir şeydir.
Çoğu insan sadece var olur. (Şiirler - Tiyatro Oyunları - Denemeler)
İnsanların az bir kısmı mutlu, bir o kadarı ise mutsuzdur. Geri kalanların tümü; mutlu gibi görünen mutsuzlardır. (Violette'in Aşk Destanı)
Hiç kimse gerçek olduğunu bildiği bir şey uğruna ölmez. İnsanlar gerçek olmasını istedikleri şeyler için ölürler, çünkü kalplerindeki bir korku onlara inandıkları şeyin aslında gerçek olmadığını söyler. (Bay W. H.'nin Portresi)
Ben, uykuda sultandım, uyanınca hiç oldum
W. Shekespeare (Öyküler)

O zavallı çocuğu ağacın tepesine oturtacağım ve sonrasında da duvarı yıkacağım ve bahçem sonsuza kadar çocukların oyun yeri olacak. (Bencil Dev)
'Pek çok güzel çiçeğim var, ' dedi; 'ama en güzel çiçekler çocuklar.' (Mutlu Prens * Dorian Gray'in Portresi)
Ahlâk, kişisel olarak sevmediğimiz kişilere karşı takındığımız tavırdır. (Hep Bir Şeyi Unutmuş Gibi - Aforizmalar)
Nereyi seviyorsan dünyan orasıdır! (Mutlu Prens)
Men marry because they are tired; women, because they are curious: both are disappointed. (Bütün Eserleri)
" Kertenkeleler yaradılış olarak felsefeye yatkındılar. Yapacak işleri olmadığı ya da yağmur yağdığı için dışarı çıkamadıkları zamanlar­ da, saatler saati oturup düşündükleri olurdu. (Nar Evi)
Kıskançlık da pek korkunç bir şeydir; insanın ahlakını bozar. (Candan Dost)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/sanatci-elestirmen-yalanci-katil-oscar-wilde-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)