# Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık - Otto F. Kernberg Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık kimin eseri? Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık kitabının yazarı kimdir? Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık konusu ve anafikri nedir? Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık kitabı ne anlatıyor? Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık PDF indirme linki var mı?  Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık kitabının yazarı Otto F. Kernberg kimdir? İşte Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/sapikliklarda-ve-kisilik-bozukluklarinda-saldirganlik-otto-f-kernberg-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-10T05:00:13+03:00
- Güncelleme: 2022-06-10T05:00:13+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/10/otto-f-kernberg-kimdir-otto-f-kernberg-kitaplari-ve-sozleri-242914.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Otto F. Kernberg 
 Çevirmen: Banu Büyükkal 
 Orijinal Adı: Agression İn Personality Disorders And Perversions 
 Yayın Evi: Metis 
 İSBN: 9789753422734 
 Sayfa Sayısı: 335 
--reklam--
Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Normal ve sapkın cinsellikte saldırganlığın rolü nedir? Saldırganlıkla öfke öfkeyle nefret arasındaki ilişki nasıl kurulabilir? Sado-mazoşist histerik-histriyonik narsisistik ve toplum karşıtı kişiliklerde saldırganlık nasıl yapılanmıştır?
Günümüzün en önemli psikiyatrlarından Kernberg klinik ortama uyacak şekilde yenilediği"Ben Psikolojisi-Nesne İlişkileri" kuramının ışığında geniş bir kişilik bozukluklarının ortak vev farklı yönlerini irdelerken eşcinselliğin günümüz psikanalitik düşüncesindeki özel konumunun da altını çiziyor.
--reklam--
Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık Alıntıları - Sözleri
sanki bir film ya da derinliği olmayan bir tiyatro oyunu seyrediyormuşum gibi
Kimlik dağınıklığı olan bir şahıs kendini, dünyayı, başka insanlarla giriştiği ilişkiyi daima böylesine yansızlaşmamış, bütünleşmemiş kavramlarla algıladığı için duygu, düşünce ve davranış bakımından tutarlı bir kişilik sergileyemez; şiddetli duygusal dalgalanmalar, uç noktalara varan yargılar, dramatik davranışlar sergiler. Kernberg'e göre kimlik dağınıklığı sendromu şahsın ilişkilerinin dengeli, sıcak ve eşduyumlu bir ton almasını engeller.
şahıs, bir döneme ait kendisi ve nesne hakkındaki duygularını, düşüncelerini, algılarını hatırlamakla birlikte, bunlar karşısında kayıtsız kalmakta, böylelikle ruhsal çatışmadan kaçınmaktadır.
Kendine zarar verme davranışı, tipik olarak nefret dolu ve nefret edilen bir nesneyle bilinçdışı özdeşleşmeyi yansıtır.
Öfkenin temel işlevi; acı ya da huzursuzluk kaynağını yok etmektir.
Öfke tepkilerinin aniliğine, kızgınlık ve öfkenin kolayca değişen bilişsel yönlerine karşın, nefretin bilişsel yönü kronik ve kararlıdır.
Nefretin egemenliği altında, travma yaşatan nesneye güçlü şekilde bağlanma görülmüştür.
Öfkenin nefrete dönüşümünün kökeninde, engelleyici anneye yoğun şekilde bağlanma yatar.
Depresif-Mazoşistik Kişilik Bozukluğu, karakter özelliğini üç tipte gösterir;
1- Uzlaşmaz bir üstben varlığı
2- Diğer insanlardan destek, sevgi ve kabul görmeye aşırı bağımlılık
3- Saldırganlığın ifadesinde güçlük çekilmesi
Histerik hastalar, temelde dışa dönük ve başkalarıyla ilgili olma eğiliminde olup kolayca toplumsal ilişkiler kurabilirler. Bu durum teşhircilikleri ve başkalarına bağımlı olma eğilimleriyle iç içe geçmiştir. Cinselliğin söz konusu olduğu koşullarda sevilmek, ilgi odağı olmak isterler.
Nefret, aşk ile diyalektik bir ilişki içerisinde var olur. Nefret aynı zamanda, derinden gereksinim duyulan geçmiş ya da potansiyel bir sevgi nesnesine yoğun şekilde bağlanma anlamına gelir.
Aşk bir birleştirme ve kaynaşma çabasıysa eğer, nefret kendiliği nesneden ayırt etme çabasıdır.
Haz, “iyi”, besleyen annenin varlığıyla bağlantılıdır; buna karşın bebek engellendiğinde, rahatsız veya öfkeli olduğunda yaşanan acı “kötü” anneyle ilişkilidir. Aynı bağlamda, acılı yaşantıların farklılaşmamış “kötü kendilik-kötü anne” imgesine dönüşümü, “iyi” kendilik- nesne temsillerinin gerçekçi karakterini aşan bir fantezi unsurunu da içerir. Daha sonraları bastırılmış bilinçdışı haline gelecek olan özgün fantezi malzemesi, saldırgan imge ve duyguların baskın olduğunu gösterebilir.
Gerçekte, öfke tepkilerinin klinik analizi- diğer yoğun duygu durumlarınınki gibi- daima altta yatan, kendiliğin bir parçasıyla, önemli bir nesnenin bir parçası arasında özgül bir ilişkiyi içeren, bilinçli ya da bilinçdışı bir fanteziyi açığa çıkarır.
Acı çekmenin tersi olarak nefret, nesne üzerinde kinci bir zaferdir. Aynı zamanda, yansıtmalı özdeşleşme yoluyla ürkütücü kendilik temsili üzerinde de bir zafer kazanılır. Sadist davranış örüntülerine saplanma üzerinde yoğunlaşan geçmiş acılardan da simgesel intikam alınır. Bu şekilde güdülenmiş hastalar, yeniden sadistik nesneler tarafından kendilerine kötü davranılıyormuş gibi algıladıkları için, diğer insanlara sadistçe davranırlar. Bilinçdışı olarak, kurbanlarına sadistçe saldırırken, kendi kendilerinin zulmeden nesneleri haline gelirler. Aynı zamanda hem kurban, hem de fail olmaktan kaçamazlar.
--reklam--
Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ötekini Dinlemek: Psikolojiye meraklı olduğum için Metis Yayınlarının “Ötekini Dinlemek” serisine başlamıştım. Bu da o serinin 9. kitabı. Bu alanda çalışanların ya da ilgisi olanların okuyabileceği ders niteliğinde teorik bir kitap. Kitapta 5 ana bölüm var;
 -Psikanalitik Kuramda Duyguların Rolü,
 -Geniş Yelpazedeki Kişilik Bozukluklarının Gelişimsel Yönleri,
 - Nesne İlişkileri Kuramının Kliniğe Uygulanması,
 - Ağır Gerilemeye Teknik Yaklaşımlar,
 - Sapıklığın Psikodinamikleri.

Ana bölümlerin altında alt başlıklarla konu derinlemesine irdeleniliyor.Fazlasıyla alan içi kavramlar var ve bu da benim için biraz beyin yakıcı oldu. Kitabın en ilgi çekici yanı bence klinik örneklerin yer alması.

Bu mesleği yapan ve akıl sağlığını koruyabilen insanlara saygılar olsun. (feyza) 
Psikanaliz alt yapınız yoksa sıkılmanız çok olası bir kitap. Fazlaca ayrıntı içerdiğinden alan içi okumaya uygun. Sapıklık/Sapkınlık konularında ince okuma yapmak isteyenler okuyabilir. Zihinde sıkıcılık tadı bırakanlar rafına kaldırıldı. (DeliBilge) 
Amerikan Psikanalist Otto Kernberg..
Kitapta psikopatoloji alanında bir derleme yer alıyor. Çok sayıda kişilik bozukluğunu üç örgütlenmeye indirgeyip sınıflıyor;
1- Nevrotik
2- Sınır
3- Psikotik

Bu düzeyleri ayırt etmek içinse, yine üç temel ölçüt getiriyor;
a) Kimlik Bütünleşmesi
b) Savunma Mekanizmaları
c) Gerçekliği Değerlendirme Yetisi.

Sınır kişilik örgütlenmesinin bireylerde ne şekilde vuku bulmasından başlayıp Kimlik Dağınıklığı Sendromu'nun yarattığı rol karmaşalarına da değinen Kernberg, sadece kendi çalışmaları değil Erikson, Kohut, Stolorow gibi çağdaşlarından da yararlanıyor.

Savunma Mekanizmalarının, yaratılan gerilimlerin üzerinde nasıl değişiklik yaptığını ve yapılan değişiklikler neticesinde kişinin büründüğü yeni ruh halinin nelere mal olduğuna da değinen Kernberg, kitabı bu bağlamda ele alarak, çok tartışılan Dürtü, Nesne İlişkileri, Ağır Gerileme ve Sapıklık konusunda hem aydınlatıcı hem de klinik ortamda tedavilerinin örneklendiği yol gösterici deneyim ve bilimsellikle, başta psikanaliz severlere ve tüm ruh sağlığı çalışanlarına beklentinin
üzerinde katkılar sunuyor.
Freud'un önem ve büyüklüğünü bir kez daha anlıyoruz... (yy) 
--reklam--
Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Otto F. Kernberg - Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Otto F. Kernberg Kimdir?
New York Hastanesi, Cornell Tıp Merkezi, Westchester Bölümü’nün tıbbi sorumlusu ve dekan yardımcısı olan Amerikan Psikiyatri Derneği üyesi Otto F. Kernberg, Cornell Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Psikiyatri profesörüdür.

Aynı zamanda Columbia Üniversitesi Psikanalitik Eğitim ve Araştırma Merkezinde eğitim analisti ve süperbizör analist olan Otto F. Kernberg, yakın zamana kadar New York Eyaleti Psikiyatri Enstitüsünün Genel Klinik Hizmetlerinde yönetici ve Columbia Üniversitesi Doktorlar ve Cerrahlar Fakültesinde klinik psikiyatri profesörlüğü yapmıştır.

Journal of the American Psychoanalytic Association dergisinde editörlk yapmakta yolan yazar New York Psikanaliz Enstitüsü ve Derneği 1972 Heinz hartmann Ödülünü, Pennsylvania Hastanesi Enstitüsü Edward A. Strecker Ödülünü, 1981 yılında Psikanalitik Tıp Derneği George E. Daniels Başarı Ödülünü, 1982 yılında Amerikan Ergen Psikiyatrisi Derneğinin William F. Schonfeld’i Anma Ödülü ve daha birçok ödüle sahip olmuştur.
--reklam--
Otto F. Kernberg Kitapları - Eserleri
Aşk İlişkileri
Sınır Durumlar ve Patolojik Narsisizm
Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık
Borderline Kişiliğin Psikoterapisi
Aşk ve Saldırganlığın Ayrılmaz Doğası
Yüksek Düzeyli Kişilik Patolojisi İçin Dinamik Psikoterapi El Kitabı
Borderline Kişilik Bozukluğu için Aktarım Odaklı Psikoterapi
Ağır Kişilik Bozukluklarında Psikoterapötik Stratejiler
--reklam--
Otto F. Kernberg Alıntıları - Sözleri
şahıs, bir döneme ait kendisi ve nesne hakkındaki duygularını, düşüncelerini, algılarını hatırlamakla birlikte, bunlar karşısında kayıtsız kalmakta, böylelikle ruhsal çatışmadan kaçınmaktadır. (Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık)
Psikozlarda meydana gelen temel etki ,kendilik ve nesne imgelerinin gerilemeli yeniden birleşmesidir; sınır kişilik örgütlenmesinde hakim olan, kendilik ve nesne imgeleri arasında bir yeniden birleşme değil, bölme süreçlerinin yoğunlaşması ve patolojik saplanmasıdır. (Sınır Durumlar ve Patolojik Narsisizm)
Bütün insan ilişkileri bitmeye yazgılıdır;
kaybetme, terk edilme ve nihayet ölüm tehdidi aşk ne kadar derinse o kadar büyüktür; bunun ayrımında olmak da aşkı derinleştirir. (Aşk İlişkileri)
Âşık olmak aynı zamanda büyümekle ve bağımsız olmakla ilgili bir yas tutma süreci, çocukluğun gerçek nesnelerinin geride bırakma deneyimi anlamına gelir. (Aşk İlişkileri)
Öfkenin temel işlevi; acı ya da huzursuzluk kaynağını yok etmektir. (Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık)
Kimlik dağınıklığı olan bir şahıs kendini, dünyayı, başka insanlarla giriştiği ilişkiyi daima böylesine yansızlaşmamış, bütünleşmemiş kavramlarla algıladığı için duygu, düşünce ve davranış bakımından tutarlı bir kişilik sergileyemez; şiddetli duygusal dalgalanmalar, uç noktalara varan yargılar, dramatik davranışlar sergiler. Kernberg'e göre kimlik dağınıklığı sendromu şahsın ilişkilerinin dengeli, sıcak ve eşduyumlu bir ton almasını engeller. (Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık)
... yansıtmalı özdeşleşme, belli bir alanda kendilik ile nesne arasında bir ayrışma yokluğuyla, yansıtma etkinken, bir itkinin ve bu itkiden duyulan korkunun yaşanmasıyla ve dış nesneyi denetleme ihtiyacı ile karakterize olur (Kernberg, 1966; Rosenfeld, 1963). (Sınır Durumlar ve Patolojik Narsisizm)
Açık ki, bir aşk ilişkisinin niteliği ve gelişmesi eşleşmenin doğa­sına ve dolayısıyla çifti bir araya getiren seçim sürecine bağlıdır. Aşk ilişkileri kapasitesinin yetişkinlik derecesini gösteren aynı özellikler seçim sürecini etkiler.
Cinsel zevki özgürce yaşama kapasitesi, en azından partnerlerden biri için mümkünse, bu cinsel birlikteliklerinin özgürlük, zenginlik ve çeşitlilik yaratma oranım erken bir test imkânı demektir. (Aşk İlişkileri)
Narsisist kişiliklerin savunma örgütlenmesinin sınır durumlara olan benzerliği, karşılıklı olarak çözülmüş ya da bölünmüş ben hallerinin mevcudiyetinde yansıdığı şekliyle bölünme ya da ilkel çözülme mekanizmalarının hâkimiyetinde görülür. Böylece yüksekten bakan büyüklenmecilik, utangaçlık ve aşağılık duyguları birbirlerini etkilemeden bir arada bulunabilir. Bu bölünme işlemleri, ilkel yansıtma biçimleriyle, özellikle de yansıtmalı özdeşleşme, ilkel ve patolojik idealleştirme, tüm güçlü denetim, narsisist geri çekilme ve değersizleştirme ile sürdürülür ve pekiştirilir. (Sınır Durumlar ve Patolojik Narsisizm)
Nefret, aşk ile diyalektik bir ilişki içerisinde var olur. Nefret aynı zamanda, derinden gereksinim duyulan geçmiş ya da potansiyel bir sevgi nesnesine yoğun şekilde bağlanma anlamına gelir. (Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık)
Karşı aktarımda saldırganlığın ve kendine yönelmiş saldırganlığın etkisini yansızlaştırmada ve bu etkinin üstesinden gelmede önemli bir aktif güç analistin tasa duyma yetisidir. (Sınır Durumlar ve Patolojik Narsisizm)
Nesne ilişkilerinin içselleştirilmesi açısından, erken benin hızla art arda yapması gereken iki temel görev vardır: (i) Kendilik imgelerinin, ilk içe atımların ve özdeşleşmelerin bir parçasını oluşturan nesne imgelerinden ayrıştırılması; (ii) libidinal dürtü türevlerinin etkisi altında oluşturulan kendilik ve nesne imgelerinin bunlara karşılık gelen ve saldırgan dürtü türevlerinin etkisi altında oluşturulan kendilik ve nesne imgeleriyle bütünleştirilmesi. (Sınır Durumlar ve Patolojik Narsisizm)
Kişi derinliğine sevebilme yetisi kazandıkça ve başka birini yıllar içinde kendi kişisel ve toplumsal hayatının bir parçası olarak gerçekçi biçimde daha iyi de­ğerlendirebilir hale geldikçe, gerçekten eşit oranda ve hatta daha iyi tatmin edici bir partner olabilecek ötekileri bulabilir. (Aşk İlişkileri)
Nefretin egemenliği altında, travma yaşatan nesneye güçlü şekilde bağlanma görülmüştür. (Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık)
Depresif-Mazoşistik Kişilik Bozukluğu, karakter özelliğini üç tipte gösterir;
1- Uzlaşmaz bir üstben varlığı
2- Diğer insanlardan destek, sevgi ve kabul görmeye aşırı bağımlılık
3- Saldırganlığın ifadesinde güçlük çekilmesi (Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık)
Kızlar kalıtımdan, oğlanlar ise çevreden daha çok etkilenir; kızlar sese daha duyarlıyken, oğlanlar daha görseldir. (Aşk İlişkileri)
Sahici aşk olarak sunulan ilişkide herhangi bir mahrem yan göremeyiz. (Aşk İlişkileri)
Gerçekte, öfke tepkilerinin klinik analizi- diğer yoğun duygu durumlarınınki gibi- daima altta yatan, kendiliğin bir parçasıyla, önemli bir nesnenin bir parçası arasında özgül bir ilişkiyi içeren, bilinçli ya da bilinçdışı bir fanteziyi açığa çıkarır. (Sapıklıklarda ve Kişilik Bozukluklarında Saldırganlık)
İlkel idealleştirme, gerçekçi olmayan, tamamıyla iyi ve güçlü nesne imgeleri yaratır ve bu da ben idealin ve üst benin gelişimini olumsuz yönde etkiler. (Sınır Durumlar ve Patolojik Narsisizm)
Bölme, ilkel idealleştirme, yansıtmanın erken biçimleri (özellikle yansıtmalı özdeşleşme), inkar ve tüm güçlü olma, sınır kişilik örgütlenmesi olan hastalarda karakteristik savunma kümelenmeleri teşkil eder. (Sınır Durumlar ve Patolojik Narsisizm)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/sapikliklarda-ve-kisilik-bozukluklarinda-saldirganlik-otto-f-kernberg-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)