# Saraybosna Suikastı - Georges Perec Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Saraybosna Suikastı kimin eseri? Saraybosna Suikastı kitabının yazarı kimdir? Saraybosna Suikastı konusu ve anafikri nedir? Saraybosna Suikastı kitabı ne anlatıyor? Saraybosna Suikastı PDF indirme linki var mı?  Saraybosna Suikastı kitabının yazarı Georges Perec kimdir? İşte Saraybosna Suikastı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/saraybosna-suikasti-georges-perec-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-05T10:00:11+03:00
- Güncelleme: 2022-04-05T10:00:11+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/05/georges-perec-kimdir-georges-perec-kitaplari-ve-sozleri-193667.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Georges Perec 
 Çevirmen: Ayberk Erkay 
 Orijinal Adı: L'attentat de Sarajevo 
 Yayın Evi: Sel Yayıncılık 
 İSBN: 9789755709512 
 Sayfa Sayısı: 111 
--reklam--
Saraybosna Suikastı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Fransız edebiyatının ele avuca sığmaz yazarı Georges Perec'in, yakın zamanda ortaya çıkan elyazmaları sayesinde “ilk romanı” niteliğine kavuşan Saraybosna Suikastı tarihin soğuk gerçekliğiyle iç içe geçen haris bir aşk ve kıskançlık öyküsü.

I. Dünya Savaşı'nın müsebbibi gösterilen Franz Ferdinand suikastıyla, tutkulu bir aşığın kurduğu sinsi kumpas adım adım birbirini izler. Psikolojik tahliller metnin ana hatlarını çizerken Perec anlatıcı yazar rolü üstlenir ve ilkgençliğinde çıktığı Yugoslavya seyahati göz önünde bulundurulduğunda, otobiyografik anlatıyla kurmaca arasında salındığı anlaşılır.

Çok katmanlı kurgular barındıran deneysel ve derinlikli yapıtlarıyla kültleşen Perec'in edebi dehasının ilk filizi.
--reklam--
Saraybosna Suikastı Alıntıları - Sözleri
Kendi duygularını çözümlemek tiksinti veren bir şey.
"Ne zormuş güçsüz olmak,
Ne zormuş yalnız olmak,
Gencecik yaşta yaşlanmak,"
Aynı mezarı paylaşan iki ceset gibi yan yana yatağa uzandık. El ele.
Ertesi gün de yaşamak istememi sağlayacak kadar umudu her akşam nerede bulurum?
Görünüşteki sebep: yalnızlık
Derindeki sebep: acizlik
Asıl sebep: güven eksikliği
Gizli sebep: sevgi eksikliği
Zafere ulaştığın anda, tevazudan ödün vermeden yenilginin peşine düş,
Yenildiğinde de aynı şekilde zaferin peşine düş.
Parmaklarımın arasından sürekli kayıp gidiyordu, ona yakıştırmaya yeltendiğim her sıfattan kaçmayı başarıyordu. Belki biraz da bu yüzden ona âşık olmuştum.
"Yaşamaya, sevmeye, başkalarına kendimden bir şeyler verebilmeye - acizim."
Bugün nefes almaya devam eden bir canlı olmamı ikiyüzlülüğüme borçlu olduğumu söylesem kim bana inanır?
"Gerçeklik, kurguya nazaran, daha inanılmazdır: Hangi senarist ya da romancı, bir katilin eline bir tabanca tutuşturmak için bu kadar zahmetli bir senaryo tasarlar?"
"Dönüşsüz bu gidiş uzak kadere teslim hep başka kıyılara doğru sürükleniriz bari bir gün sonsuz sularında senelerin demirleyemez miyiz ey göl daha bir sene anca geçti aradan doyamadığı maruf dalgaların başında bak oturduğu taşta yapayalnız bir adam benim o bir başıma."
..şimdi tuhaf geliyor onun da zamanında, ilk defa karşılaştığım bir yabancı olduğu gerçeği.
--reklam--
Saraybosna Suikastı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Benim için tamamen vakit kaybı oldu. Kitabın adıyla, arka kapakta yazan alıntıyla uzaktan yakından alakası olmayan içeriğe sahip. Yazar göz koyduğu kadını, sevgilisinden nasıl ayırdığını anlatırken araya ( topu topu 5 sayfa kadar) suikastı sıkıştırmış. Ki yazdıkları gazete kupürlerinden bile çok daha az...
tabi bu konuları araştıran, merak edip okuyan insanlar vardır, o zaman entrika kısmına koyun kardeşim, ne diye vaktimizi çalıyorsunuz... (Ajanovič) 
Perec, birbirine hem çok benzeyen ama bir taraftan da hiç mi hiç benzemeyen romanların, öykülerin, metinlerin yazarıdır. Deneyselliği, yeniliği, avangart duruşu her zaman taze ve yaratıcı bir şekilde üst seviyelerde tutmuş bir kalemdir..
Saraybosna Suikastı eserinin yazılma, bir türlü yayımlanamama, bir köşede kalakalma ve yıllar sonra okuruyla buluşabilme serüvenini kitabın çevirmeni Ayberk Erkay kitap için hazırladığı önsözde oldukça detaylı ve ilgi çekici bir şekilde kaleme almış. Biz de özetle şöyle diyebiliriz: Aslında Perec yirmili yaşlarda yazdığı bu romanını bir “ilk kitap” acemiliği olarak bir kenara koymaz ve birkaç yayıncıya gönderir fakat dosya yayıncılar tarafından övgülere mazhar olsa da reddedilir ve Perec de sonrasında üzerinde biraz daha çalışmak üzere bir kenara kaldırdığı bu dosyaya bir daha el sürmez..
Romandan bahsedecek olursak, Perec’in ilerleyen zamanlarda kaleme alacağı muhteşem eserlerini muştulayan bir roman olduğunu söyleyebiliriz Saraybosna Suikastı’nın. I. Dünya Savaşı’nın en bilinen -artık klişeleşmiş- sebebi olan Avusturya- Macaristan veliahttı Franz Ferdinand’a yapılan suikastla, yıllar sonra aynı topraklarda tutkulu bir genç aşığın müstakbel sevgilisi olarak gördüğü genç kızın sevgilisine hazırlamaya çalıştığı suikastın paralel olarak anlatıldığı bir metindir. (Sinan Akbaş) 
Perec'in ilk kitabı.
Kitapta üslup olarak tam bir Perec havası yok. Ne bir Uyuyan Adam, ne bir Şeyler, ne de bir Kayboluş.
Ancak kitap bence başarılı. Yaşanıp bitmiş bazı olayları karakter geriye dönüp anlatıyor ve anlatırken de bugünden anlatıyor yani bazı şeyler yaşadıktan sonra anlaşılır, yaşanırken değil.
Hani bir de bazı yazarlar vardır, sizin gibi düşünürler, okurken anlarsınız. Ben bu kitabı okurken Perec'in benim gibi düşündüğünü hissettim.
Saraybosna Suikastı ise bence burada imgelem olarak kullanılmış, karakterin yaşadığı olay Ferdinand suikastine imgelenmiş gibi geldi bana.
Kitap neredeyse tamamen tahlillerden oluşan bir metinden meydana geliyor. (M) 
--reklam--
Saraybosna Suikastı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Georges Perec - Saraybosna Suikastı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Saraybosna Suikastı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Georges Perec Kimdir?
Şaşırtıcı özgünlükteki yapıtlarıyla, anlatı üslubuna ve şiire getirdiği yeniliklerle edebiyat dünyasında ayrı bir yer edinen Georges Perec, 7 Mart 1936'da Paris'te doğdu, 3 Mart 1982'de Ivry'de öldü. Neredeyse tüm yaşamı boyunca Paris'te yaşadı. İkinci Dünya Savaşı'na katılan babası 1939'da öldürüldü. Almanlar Fransa'yı yavaş yavaş ele geçirirken, Perec akrabaları tarafından kırsal bölgeye götürüldü. 1942 yılı sonlarında Paris'te kaybolan annesinin de daha sonra Auschwitz'de ölmesiyle, altı yaşında öksüz kaldı ve halasıyla eniştesi tarafından büyütüldü. Yahudi kökenli oluşunu ve anne babasını savaşta kaybetmesini hiçbir zaman açıkça irdelemese de, bunlar yapıtlarında alttan alta her zaman var olan unsurlar oldu.

Perec eğitimini tamamladıktan sonra, bazı dergilere yazılar yazmaya başladı. 1965'te ilk romanı Les Choses. Une histoire des années soixante (1965; Şeyler - Altmışlı Yılların Bir Hikayesi, çev.: Sevgi Tamgüç, Metis Yay., 1998) ile Renaudot Ödülü'ne layık görüldü. O tarihten itibaren birbiriyle hiçbir benzerlik taşımayan yirmiden fazla kitap yayımladı.

Perec, 1960'ta Raymond Queneau ve François Le Lionnais tarafından kurulan, Paris merkezli OuLiPo'nun (Ouvroir de Littérature Potentielle-Potansiyel Edebiyat Atölyesi) üyelerindendi. Italo Calvino, Harry Matthews, şair ve matematikçi Jacques Roubaud'nun da üyesi olduğu, matematik, mantık ya da satranç gibi başka alanlardan biçimsel olarak yararlanan, edebiyatı bu alanlardan ödünç aldığı yeni yapılar ve örneklerle genişletmeye çalışan OuLiPo'nun başını çeken edebiyatçılardan biri oldu. 

Perec, romanlardan toplu çapraz bulmacalara, denemelerden taşlamalara, şiirlerden sözcük oyunlarına çeşitlilik gösteren yapıtlara imza attı. Tersinir sözler, evirmeceler, sözcük oyunları Perec'in yapıtlarından hiç eksik olmadı.

1969'da hiç "e" harfi kullanmadığı La Disparition (Kayboluş) adlı romanı yazdı. Kayboluş bir adamın ortadan kayboluşunun hikâyesidir ve adamın kaybolduğu dünyada "e" harfi de kaybolmuştur, ancak romanın hiçbir karakteri dildeki yer değiştirmelerin, benzetmelerin, tahrif etmelerin ve böyle bir evrenin boşluğu doldurmak için giriştiği sonu gelmeyen hilelerin farkına varmaz. Böyle bir dünyada arkadaşları Anton Ssliharf'i boşuna arar ve birer birer yok olurlar.

İnsanın yaşadığı ortamı keşfe çıkan Perec, kimi zaman sivri dilli bir alaycılıkla, kimi zaman da takıntılı bir yöntemcilikle romanlar yazdı. Özel hayatı konusunda her zaman ketum olsa da, yapıtları otobiyografik unsurlarla doludur. 1973 yılında yazdığı La Boutique Obscure, 1975'te kaleme aldığı W ou le souvenir d'enfance (W Ya da Bir Çocukluk Hatırası, çev.: Sosi Dolanoğlu, Metis Yay., 2001), 1978'de yayımlanan Je me souviens, otobiyografik özellikleri daha öne çıkan yapıtlarıdır.

Perec'in en önemli yapıtlarından biri de, 1978'de yayımlanan ve Medici Ödülü'ne layık görülen La vie mode d'emploi'dır (Yaşam Kullanma Kılavuzu, çev.: İsmail Yerguz, Yapı Kredi Yayınları, 2001). 

Harflerle ve sözcüklerle oynamayı çok seven Perec, dili neşeli bir oyun ve keşif alanına, kapıları şiire olduğu kadar derin felsefi düşüncelere de açılan bir laboratuvara çevirmiştir.
--reklam--
Georges Perec Kitapları - Eserleri
Uyuyan Adam
Şeyler
Kayboluş
Doğdum
Bahçedeki Gidonları Kromajlı Pırpır da Neyin Nesi?
Bir Paris Semtinin Tüketilme Denemesi
W ya da Bir Çocukluk Hatırası
Saraybosna Suikastı
Yaşam Kullanma Kılavuzu
Paralı Asker
Harikalar Odası
Mekan Feşmekan
Ellis Adası
Karanlık Dükkan
Ücret Artışı Talebinde Bulunmak İçin Servis Şefine Yanaşma Sanatı ve Biçimi
Olağan-içi
Her Durumda Yapmam Gereken Şeylerden Bazıları
Cantatrix Sopranica L. ve Diğer Bilimsel Yazılar
Kış Yolculuğu
Doğdum
Kış Yolculuğu ve Peşindeki Öyküler
İncelikli Go Sanatını Keşfetmeye Çağıran Küçük Kitap
A Void
--reklam--
Georges Perec Alıntıları - Sözleri
her şey, herkes tehditkar hale geliyor. geçtiğim yerlerin hepsi bana yabancı. (Karanlık Dükkan)
servis şefinizin karşısına geçmiş alçak sesle yaşam koşullarınızın yavaş yavaş bozulmakta olduğunu anlattığınızda sizi sempatik ve neredeyse heyecanlı bir dikkatle dinlemeyeceğini ve size gelecekte bir ücret artışı umudu vermeyeceğini düşünmeniz için hiçbir neden yoktur (Ücret Artışı Talebinde Bulunmak İçin Servis Şefine Yanaşma Sanatı ve Biçimi)
bir servis şefi astlarından birini hiçbir zaman tebrik etmez. (Ücret Artışı Talebinde Bulunmak İçin Servis Şefine Yanaşma Sanatı ve Biçimi)
Yaşamak hoşuna gidecek mi? Evet desene. Evet ve yine evet. Güneşte yürümenin hazzı, yağmurda yürümenin hazzı, yolculuğa çıkmanın, yemenin hazzı. Yüzmenin. Tren sesi duymanın? (Paralı Asker)
Saat dördü beş geçiyor. Göz yorgunluğu.
Sözcük yorgunluğu. (Bir Paris Semtinin Tüketilme Denemesi)
Binet, kralın perukacısı
Rigaud'ya bir tablo ısmarladı.
Ressam bu işten hiç memnun kalmadı
Çünkü küçümserdi fırçası tarakları
Ama Rigaud, peki ya olmasaydı
Modellerin perukları
Ne renkleri kalırdı ne ruhsarları
O vakit çok arardın perukacıları! (Harikalar Odası)
"Zaman geçiyor, ama sen saati bilmiyorsun..." (Uyuyan Adam)
Herkes ayağa kalkar ve hiçbir şey ol­maz. (Doğdum)
Geçtiğim yerlerin hepsi bana yabancı. (Karanlık Dükkan)
Küçük bir şişe Vittel su içiyorum oysa dün kahve içiyordum (bu durumun meydan üzerinde dönüştürücü bir etkisi var mı?) (Bir Paris Semtinin Tüketilme Denemesi)
"Dönüşsüz bu gidiş uzak kadere teslim hep başka kıyılara doğru sürükleniriz bari bir gün sonsuz sularında senelerin demirleyemez miyiz ey göl daha bir sene anca geçti aradan doyamadığı maruf dalgaların başında bak oturduğu taşta yapayalnız bir adam benim o bir başıma." (Saraybosna Suikastı)
Ey edebiyat! Senin o kutsalların kutsalı süreklilik aşkın yüzünden ne ezalar, ne cefalar çekiyoruz!... (Bahçedeki Gidonları Kromajlı Pırpır da Neyin Nesi?)
Anlam ortada aslında. Ortada ama az ya da çok uzağımızda. Az ya da çok bulanık, az ya da çok muğlak ama orada. (Kayboluş)
"Yatak: Tanımlanmamış tehdidin meskeni, tezatların meskeni, fani haremleriyle dolu yalnız bedenin mekânı, arzuya yasak mekân, bağlılığın umulmadık mekânı, düşün ve ödipal özlemin mekânı:

Ne mutlu uyuyabilene korkmadan kahırlanmadan
O heybetli, o kutsal yatağında babanın
Soyundan gelenlere hem beşik hem mezar olan.

José Maria de Heredia
Trophées" (Mekan Feşmekan)
Nasıl ulaşmalı sıradan olana, basit olana, gündelik olana, olağan olana, her gün olup bitene? (Ellis Adası)
Birçok şey değişmemiş, yerinden bile hareket etmemiş (harfler, semboller, çeşme, toprak alan, banklar, kilise vb.), ben de aynı masada oturuyorum (Bir Paris Semtinin Tüketilme Denemesi)
“Arkanda maskeler var. İçinde hiçbir şey yok . Yaşama arzusu. Ölme arzusu.Bir boşluk hissi , hoyrat bir anlayışsızlık .Ya sonra ? ” (Kayboluş)
“Mışıl mışıl uyumak burnumda tütüyor. Dalmak, uyumak, top patlasa duymamak istiyorum. Ama imkânsız.” (Kayboluş)
İnsan bir ad, bir sözcük istiyor. Haykırmak istiyor: Çözümü bulduğunu, bunalımının kaynağına indiğini haykırmak istiyor. Bu abuk sabuk karmaşık laf yığınından sıçrayıp çıkmak, bu sözcük bataklığından kaçıp kurtulmak istiyor insan. Ama artık bir sıçrama taşı da yok, tutunacak bir dal da. Hayal gücünün dibini boylamaktan başka yol yok. Bir başlangıç noktası yakalamak istiyor insan: Ama bütün noktalar çok uzaklarda, çok bulanık...

"KAYBOLUŞ" GEORGES PEREC️ (Kayboluş)
Her yapıt başka bir yapıtın aynasıdır. (Harikalar Odası)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/saraybosna-suikasti-georges-perec-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)