# Sarkacın Kalbi - Şükrü Erbaş Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Sarkacın Kalbi kimin eseri? Sarkacın Kalbi kitabının yazarı kimdir? Sarkacın Kalbi konusu ve anafikri nedir? Sarkacın Kalbi kitabı ne anlatıyor? Sarkacın Kalbi PDF indirme linki var mı?  Sarkacın Kalbi kitabının yazarı Şükrü Erbaş kimdir? İşte Sarkacın Kalbi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/sarkacin-kalbi-sukru-erbas-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-11T09:00:17+03:00
- Güncelleme: 2022-05-11T09:00:17+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/11/sukru-erbas-kimdir-sukru-erbas-kitaplari-ve-sozleri-219411.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Şükrü Erbaş 
 Yayın Evi: Everest Yayınları 
 İSBN: 9789752892071 
 Sayfa Sayısı: 106 
--reklam--
Sarkacın Kalbi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Git. 
Yanlışı olmayandan koru kendini. 
Dağ koyaklarının rüyasını uyu. 
Gecenin sahibi korku değil her zaman. 
Üstünü örtecek bir yurtsuz bulunur elbet.
--reklam--
Sarkacın Kalbi Alıntıları - Sözleri
Bir kadının kirpikleriyle çizdiği gözyaşı haritasına, adamın kuramadığı cümledir şiir...
Bir kadının kirpikleriyle çizdiği gözyaşı haritasına,adamın kuramadığı cümledir şiir...
"Hangi günü gördün akşam olmamış?"
Faşizmi çocuklar da anlayabilir
Dayak yemektir serseri bir babadan
Karanlık odaya kapatılmaktır
Hakkını istemekte direttiğin zaman

Üvey ana, yarı güleç öksüze
Sabunlu eliyle tokadı yapıştırır
Henüz yaslıdır çocuk, henüz dayanıksızdır
Yıldırmaktır amaç, esir etmektir
Çocuk faşizmi yanağında tanır

Onlar niçin böyle çirkin olurlar
Bir tek güzel faşist yaşamamıştır
Anlamlı sorulardır bunlar çocuklar size
Okullar bu dersi öğretmiyorlar

Nerde bir kuvvet birikmişse haksız
Nerde bir zartzurt ya da carcurt
Nerde elimizden kapılmışsa ekmek
Sınıfta, sokakta, evde, çarşıda
İşte çocuklar faşizm ordadır

Hepimiz el ele tutuşmalıyız
Korkmadan yürümek için gecenin ötesine
Güneş nasıl olsa doğacaktır
Horozlar ötmeye başlar başlamaz

Ergin Günçe
Kalbinde ürperen kışı seviyorum
Bizden büyük tanrısı yok yalnızlığın
Getirdiğin hevesi, götürdüğün imkanı seviyorum..
Aynı dilde mi kederlendik sahi?Aynı yüzyıl mıydı şu yaşadığımız?
Aynı dilde mi kederlendik sahi? Aynı yüzyıl mıydı şu yaşadığımız?
“Ona söylenen bütün sözler ‘sus’ diye başlamıştır; bütün nesneler ‘cıs’ diye tanımlanmıştır; bütün meraklar ‘hayır’ diye yanıtlanmıştır; bütün sevinçler ‘ayıp’ diye kınanmıştır; bütün sokaklar ‘içeri’ diye bitirilmiştir; bütün ufuklar ‘otur’ diye karartılmıştır; bütün büyükler ‘doğru’ diye kutsanmıştır; bütün oyunları ve arkadaşları ‘kötü’ diye paylanmıştır.

Kendisi yoktur artık. Bu yüzden öteki de yoktur. Yalnız bile değildir. Yalnızlık duygusu yoksunudur. Şekilsizdir. Herkese benzediğinden özü de yoktur. Cümlesiz ve fikirsizdir. Kendi ‘mahallesi’ dışında eli ayağı dolaşır. Çocukluğu olmadığı için ne anısı, ne geleceği vardır. Acısı varsa da kimsesizdir.

Her geçen gün sayıca büyüyor bu kimsesizler ordusu; her köşe başında,her pencerede,her iş yerinde,her metroda,her köprü altında,her okulda, her yerde her geçen gün daha da kimsesizleştiriliyorlar.
Yedi gün yalnızlığını anlattı.
Sekizinci gün ben de gittim.
*
Yıllar gözlerinden hiçbir şey eksiltmedi
Ben biraz daha yenildim.
*
Uykular da iyilik vermiyorsa
Vah o gündüzlerin haline
Vah sizi kabul edecek mezara...
--reklam--
Sarkacın Kalbi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Şükrü Erbaş Denemeleri: Sarkacın Kalbi, beni Şükrü Erbaş ile tanıştıran ilk eser. Son yıllarda okuduğum en iyi denemeler arasında bile sayılabilir. Kitabın içindeki bütün denemelere katılmamak ile beraber akıcı ve etkileyici bir anlatım üslubuna sahip. Edebi ve siyasi konular harmanlanmış. Bu durum, bende puan kırmama ve kitabın büyüsünü birazcık kaybetmesine yol açtı. Ama dünya görüşüme ters düşen konular olsa bile edebi açıdan başarılı buluyorum. Deneme alanında okuma yapmak isteyen okuyuculara tavsiye edilir... (Abdr) 
“Ona söylenen bütün sözler ‘sus’ diye başlamıştır; bütün nesneler ‘cıs’ diye tanımlanmıştır; bütün meraklar ‘hayır’ diye yanıtlanmıştır; bütün sevinçler ‘ayıp’ diye kınanmıştır; bütün sokaklar ‘içeri’ diye bitirilmiştir; bütün ufuklar ‘otur’ diye karartılmıştır; bütün büyükler ‘doğru’ diye kutsanmıştır; bütün oyunları ve arkadaşları ‘kötü’ diye paylanmıştır.

Kendisi yoktur artık. Bu yüzden öteki de yoktur. Yalnız bile değildir. Yalnızlık duygusu yoksunudur. Şekilsizdir. Herkese benzediğinden özü de yoktur. Cümlesiz ve fikirsizdir. Kendi ‘mahallesi’ dışında eli ayağı dolaşır. Çocukluğu olmadığı için ne anısı, ne geleceği vardır. Acısı varsa da kimsesizdir.

Her geçen gün sayıca büyüyor bu kimsesizler ordusu; her köşe başında,her pencerede,her iş yerinde,her metroda,her köprü altında,her okulda, her yerde her geçen gün daha da kimsesizleştiriliyorlar. (Handan) 
--reklam--
Sarkacın Kalbi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Şükrü Erbaş - Sarkacın Kalbi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sarkacın Kalbi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Şükrü Erbaş Kimdir?
7 Eylül 1953 tarihinde, Yozgat'ta dünyaya geldi. Annesi, Lalezar Hanım; babası Doğan Erbaş'tır. İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı.

Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilimler Bölümü'nden 1978'de mezun oldu. Toprak Mahsulleri Ofisi'nde memurluk ve yöneticilik yaptı, bu kurumdan emekli oldu.

1984 yılında başladığı edebiyat hayatının ilk yıllarında, Yarın dergisinde kurul üyesi olarak yer aldı. Edebiyatçılar Derneği'nde 1993-1995 yılları arasında genel sekreterlik, 1998-1999 yılları arasında başkanlık yaptı. İlk şiiri 1978 yılında, Varlık Dergisi'nde yayımlanan sanatçı; "Yolculuk" adlı şiir kitabıyla, 1987'de Ceyhun Atuf Kansu şiir ödülüne layık görüldü. Şiir dışında deneme ve antoloji dallarında da eser veren Erbaş, halen PEN Yazarlar Derneği üyesidir.

Yarın dergisi yazı kurulunda görev yaptı (1984). Edebiyatçılar Derneği'nde yöneticilik görevinde bulundu (1993-1999). Şair, halen Antalya'da yaşamaktadır.

Şükrü Erbaş, ilk şiirini Varlık dergisinde, 1978 yılında yayınlandı. "Yolculuk" adlı şiir kitabıyla, 1987 Ceyhun Atuf Kansu şiir ödülüne değer görüldü. Ayrıca, "Dicle Üstü Ay Bulanık" şiir kitabıyla1996 Orhon Murat Arıburnu şiir ödülünü, "Üç Nokta Beş Harf" şiir kitabıyla 2002 Ahmed Arif şiir ödülünü ve "Gölge Masalı" adlı şiir kitabı ile de 2005 Ömer Asım Aksoy şiir ödülünü kazandı.

Şiir, edebiyat ve yaşam üzerine denemeler yazdı. Denemelerini "İnsanın Acısını İnsan Alır" (1995) ve "Bir Gün Ölümden Önce" (1999) adlı kitaplarında toplayan Şükrü Erbaş'ın, "Gülün Sesi Gül Kokar" (1998) adlı düzyazılarından oluşan bir kitabı da vardır.
--reklam--
Şükrü Erbaş Kitapları - Eserleri
Bağbozumu Şarkıları
Bütün Şiirleri 1
Bütün Şiirleri 2
Şairlerden Kürt Sorununa Çözüm Önerileri
Çekilme Suları
Unutma Defteri
Bir Çınlama Boşlukta
Bütün Şiirleri 3
Pervane
Gülün Sesi Gül Kokar
Aykırı Yaşamak
Eşik Burcu
İnsanın Acısını İnsan Alır
Kül Uzun Sürer / Derin Kesik
Üç Nokta Beş Harf / Yalnızlık Heceleri
Yolculuk / Kimliksiz Değişim
Bütün Mevsimler Güz / Dicle Üstü Ay Bulanık
Sarkacın Kalbi
Sonsuzun Uçları
Cam û Kevîr - Cam ile Taş
Bir Gün Ölümden Önce
Gölge Masalı
Yaşıyoruz Sessizce
Kum ile Su
Kuş Uçar Kanat Ağlar
Küçük Acılar
Yolculuk
Kimliksiz Değişim
Dicle Üstü Ay Bulanık
Bütün Mevsimler Güz
Kül Uzun Sürer
Derin Kesik
Üç Nokta Beş Harf
Yalnızlık Heceleri
Toplu Şiirler 1
Seçilmiş Şiirler
Eşikler Kirpikler
Otların Uğultusu Altında
Çekilme Suları
Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya
Bütün Şiirleri 4
Toplu Şiirler 2
İnsan Bir Eksik Sözdür
--reklam--
Şükrü Erbaş Alıntıları - Sözleri
Dünyayı hafife almak kendi ağırlığını, şiiri hafife almak sözün ağırlığını bilmemektir. (Gülün Sesi Gül Kokar)
Sahi yaşlılık, bir derin iç çekiş, yanılmış bir çocuk­luk olmasın Ömür Hanım? (Dicle Üstü Ay Bulanık)
Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarından soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil... (Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya)
".. Sevmeyi özledim biliyor musunuz ?
Kayıtsız şartsız bir gülüşü ..."~~°° (Bir Gün Ölümden Önce)
Durmadan dinleyip anlamadan konuşuyoruz
Hepimiz ayrı ayrı kendi kıyılarında
Öyle kolay anlaşıyoruz ki… (Kum ile Su)
"Yüzünü camlardan toplayıp dönmüştün uzun yolculuğundan.  (Sonsuzun Uçları)
Sesini öperim çocuk
Yüreğinin, kirpiklerinden sızan
O dilsiz ince türküsünü
Öyle mahzun durma ne olur. (Kimliksiz Değişim)
Yapilacak iş elbette yılmak değil, bilgi sahibi olmak. Hemen bir yığın kitap getirip okumaya, adam olmaya çalışacağım. (Gülün Sesi Gül Kokar)
Kimse düşlerine yetişemez ve kimse geçemez gerçeğini bir adım bile; bu yüzden sıkıntı verir zaman, kısa kalır, son­suz olur, insanın küçücük ömrü karşısında. (Dicle Üstü Ay Bulanık)
Yüreğimin kanatları terli bir kumru
Uçup Uçup kirpiğinin ucuna konuyorum... (Bütün Mevsimler Güz)
Ölüm...
Hepimiz senin için yaşıyoruz… (Otların Uğultusu Altında)
Yazmasaydım
Borçlu ölürdüm aşka. (Derin Kesik)
kiminin kültürü yoksun
ahlaktan
kimi de ahlaktan yoksun
kültüründe. (Çekilme Suları)
'İçim dışım uzaklık. kimseye anı olmadan geçtim.' (Yalnızlık Heceleri)
Hiçbir sevgi tutsaklıkta yeşermez. (Bir Gün Ölümden Önce)
İnsan bütün hayatını, sonunda yalnız kalmak için yaşıyor sanırım. (Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya)
Bir kapı önündeyim
Girsem suç
Gitsem ayaz (Kül Uzun Sürer)
Canı cehenneme başkasının yangınıyla evini ısıtıp yemeğini pişirenin. (Kum ile Su)
Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne cepler de tren tarifesi, ne de turna katarı gökte.
"İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!" (Eşikler Kirpikler)
Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak
Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu;
Toprağı rüzgârı denizi göğü
O her zaman bir insanla anlamlı
Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı Unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların
Ve ucuz korkuların kör kuyularına
Daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz.

Fırlayıp ilk ışıklarıyla günün dağınık yataklardan Koşaradım gidiyorsunuz işinize değişmeyen yollardan.
Kurulmuş saatler gibi gün boyu çalışıp tekdüze
Uzayan gölgelerle koşaradım dönüyorsunuz evinize
Ne kadar uzaksa bir felaket sizden o kadar mutlusunuz Unuttunuz başkalarının acısını duymayı
Küçük çıkarların büyük kurnazları
Alışverişe döndü tüm ilişkileriniz, hesaplı, planlı Sevgileriniz ayaküstü, ilgileriniz koşaradım
Unuttunuz konuşmayı kendinizi vererek
Düşünmeden bir başka şeyi, içten yalın dürüst
Dışa vurmayı duygularınızı
Unuttunuz, neydi bir ince söze yakışan en güzel davranış.

Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
-Ki bu en büyük kötülüktür size-
Yıkanmıyor bir kez olsun yüreğiniz yağmurlarla Denizler boşuna devinip duruyor bir çarşaf gibi
Gerip ufkunuza mavisini, çiçekler her bahar
Uyanışın türküsünü söylüyor da görmüyorsunuz
Sizin adınıza dünyanın pek çok yerinde
İnsanlar dövüşüyor ellerinde yürekleri birer ülke Anlamıyorsunuz inançlarını bir kez düşünmüyorsunuz.
Ömrünüzü güzelleştirecek bir şey almadan hayattan
Bir şeyler bırakmadan ardınızda gelecek adına Koşaradım tükeniyorsunuz insan kardeşlerim Koşaradım
Duymadan bir gün olsun dünyayı iliklerinizde.. (Bütün Şiirleri 1)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/sarkacin-kalbi-sukru-erbas-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)