# Sayıklar Bir Dilde - Güray Süngü Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Sayıklar Bir Dilde kimin eseri? Sayıklar Bir Dilde kitabının yazarı kimdir? Sayıklar Bir Dilde konusu ve anafikri nedir? Sayıklar Bir Dilde kitabı ne anlatıyor? Sayıklar Bir Dilde kitabının yazarı Güray Süngü kimdir? İşte Sayıklar Bir Dilde kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/sayiklar-bir-dilde-guray-sungu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-21T12:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-02-21T12:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/21/guray-sungu-kimdir-guray-sungu-kitaplari-ve-sozleri-158097.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Güray Süngü 
 Yayın Evi: Ketebe Yayınları 
 İSBN: 9786257014199 
 Sayfa Sayısı: 112 

Sayıklar Bir Dilde Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Güray Süngü’nün bir sürü romanı var, pek çok da öykü derlemesi. Peki elinizde tuttuğunuz kitabı hangi başlığın altına koyacağız; şiir mi, öykü mü? Cevap zor! (Yazarı kesinlikle şiir değil diyor.) Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Güçlü dizelerin tesiri altında hatta bazen şiirin ve şairinin -gücünden doğan- görünmez baskısına rağmen ve fakat bu baskıdan kurtulmayı başararak yazılmış güçlü ve yoğun metinlerle karşı karşıyayız. Güray Süngü Sayıklar Bir Dilde’de (evet bildiniz, kitabın adı da Ece Ayhan’ın bir dizesi) 21 şairden seçtiği 22 dizeyi bir hikâyenin hareket noktası olarak seçip aslında bir nevi onları nesirle yeniden yorumluyor. Böylece Ahmet Haşim’den Dilek Kartal’a; Cahit Zarifoğlu’ndan, Didem Madak’a; Sezai Karakoç’tan, İbrahim Tenekeci’ye, Turgut Uyar’a, pek çok şairden ilham alarak bazen yerin en altına, karanlığın en dibine savrulan, bazen göğün de göğüne fırlayıp ışığa boğulan, 22 ustalıklı metin ortaya koyuyor. Güray Süngü gene bildiğiniz gibi... Ama bu defa bambaşka!

(Tanıtım Bülteninden)

Sayıklar Bir Dilde Alıntıları - Sözleri
İnsanın dünyayı fark edişi acıyla başlar.
İnsan çoğalarak tükenmezdi.
Çoğalmak bir anlamda ufalanmaktı.
Güzel neymiş?
Güzel, gördüğünmüş.
Bir gamlı hazanın seherinde
Israra ne hacet, yine bülbül?
Uçabildiğini kimseye söyleme, öyle bir inanmazlar ki düşersin.
İnsan zaten ziyandaydı.
Öğrendiydim yeminle, gençken daha, bir insan kalbini gösteriyorsa, orada durmalı, eğilmeliydi.
Çünkü kalp çarpardı.
Her anlamda.
Dokuz yaşında bir çocuk.
Mezarlık girişinde.
Kalın bir ip bulur.
Ondan kendine kolye yapar.
Kolyenin ucuna dünyayı takar.
Zaten kitaplar karanlıkta okunurdu.
Kitabı karanlıktakiler okurdu.
Çocuk bundan emin değildi. Aydınlıktakilerin de kitap okuduğunu biliyordu. Ama insan hem kitap okusun hem de aydınlıkta olsun, bunu aklı almıyordu. Aydınlıktaysan neden okuyasın. Yaşamak varken, neden okuyasın? Çocuk bunu kendisine çok sık soruyordu.
.. çünkü insanlar kalpsizdirler.
Senin kalbin olduğunu anlarlarsa daha da kalpsizdirler.
Aşk insanı küçük düşürerek büyütüyordu.
Varmak yol ile olur da, varamamak yol ile olmaz mı?
"İnsanın dünyayı farkedişi acıyla başlar."
Bak yavrum bu şiir değildir, Ahmed, gözlerini yummuş sıkı sıkıya, kurşunlanan damların altında, görmeze giden dünyanın, görmezden gelmesini bekliyor.
Güzel neymiş?
Güzel, gördüğümüş.
Hayır “güzel gördüğün” değilmiş güzel, gördüğümüş.

Sayıklar Bir Dilde İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Birçok ödül sahibi Güray Süngü ülkemizin yaşayan en önemli öykücülerinden biri. Adeta öyküye gönül vermiş biri. Türk öykücülüğünü geliştirmek adına yaptığı çalışmaları ve genç kalemlere verdiği destekleri yazmak uzun zaman ister. Bu yüzden bu bahsi geçelim. “Sayıklar Bir Dilde” kitabında Süngü, 21 şairden seçtiği 22 dizeyi, bu dizeleri hareket noktası olarak belirleyerek yeniden yorumluyor. Yazdıkları bir şiir gibi görünebilir. Biçim ve okunuş ile şiiri anımsatabilir de ancak Süngü’nün tabiriyle bunlar kesinlikle şiir değil. Dizeleri dize görünümünde nesir ile yorumlayan Süngü, edebiyatımıza getirdiği o güzel soluğu daha uzun süre devam ettirecek gibi görünüyor. Türk edebiyatına olan katkılarından dolayı kendisine çokça teşekkürlerimi sunuyor, diğer kitaplarında buluşmak üzere diyorum. (Enes Başak) 
Sayıklamış bir dilde. Hangi dilde, kendi dilinde. İyi bir öykücüden şiir gibi öyküler. Höpürdeterek bir okuyuşta oturabiliyorsunuz. Tuvalette okunmaz. (Ömer Çevik) 
Bu kitapla tanışmış oldum Güray Süngü’yle. Farklı şiirlerden seçtiği bir dizeyle yeni bir öykü ortaya koyuyor. Bildiğimiz öykülerden değil ama şiir ve öykü arası diyebiliriz. Daha önce Ferit Edgü okuyanlar varsa ne demek istediğimi daha iyi anlayacaktır. Geçmişimde çok şiir okumuş olduğuma sevindim bu kitabı okurken, göndermeleri anlamak, bazı şiirleri anımsamak çok iyi geldi. Üslubunu kelimelerle oynama şeklini oldukça beğendim. Öneren herkese Güray Süngü ile mutlaka tanış diyenlere de teşekkür edeyim buradan memnun oldum çünkü tanıştığıma. (cansu) 

Kitabın Yazarı Güray Süngü Kimdir?
1976 yılında İstanbul’un sur içi mahallelerinden Kadırga’da doğdu. İlk öğretime Kadırga İlkokulunda başladı. Çocukluğu Ayasofya ve Sultanahmette geçti. Gedikpaşa’da esnaf olan babası sayesinde çalışma hayatını erken yaşta tanıdı. Üniversiteden mezun olana kadar bütün tatillerini Kapalıçarşı’da geçirdi. Farklı milletlerden, meşreplerden, dinlerden insanların arasında büyüdü. Üniversite eğitimini Uludağ Üniversitesi’nde aldı. İktisat fakültesinde okudu. Mezuniyetinden sonra özel sektörde çalışmaya başladı. 2009 yılına kadar çeşitli sektörlerde görev aldıktan sonra, yayın sektörüne geçti.
Güray Süngü yazmaya Bursa yıllarında başladı. İlk öyküsü 1998 yılında Hece dergisinde yayınlandı. Bugüne dek, Hece, Hece Öykü, E-edebiyat, Ada, Özgür Edebiyat, İtibar, İzdiham, Cafcaf, Hacamat, CF, Edebi Müdahale, Post Öykü, Cins, Muhayyel gibi dergilerde öyküler ve yazılar yayınladı. Öğrenciyken yazdığı ilk romanı Dördüncü Tekil Şahıs 2006 yılında okuyucuyla buluştu.
Düş Kesiği adlı romanıyla 2010 Oğuz Atay Roman Ödülü’ne, Kış Bahçesi adlı romanıyla 2011 Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü’ne layık görüldü. 2014 yılında Deli Gömleği ve Hiçbir şey Anlatmayan Hikayelerin İkincisi kitapları ile Necip Fazıl Hikaye Ödülü’nü kazandı.
2018 yılında 14. Kristal Lale ödüllerinde yılın edebiyatçısı seçildi.

Kitapları;
Dördüncü Tekil Şahıs-Roman, 2006
Pencereden-Roman, 2006
Düş Kesiği-Roman, 2010
Deli Gömleği-Öykü, 2010
Kış Bahçesi-Roman, 2011
Hiçbir şey Anlatmayan Hikâyelerin İkincisi-Öykü, 2012
Köşe Başında Suret Bulan Tek Kişilik Aşk-Öykü, 2014
Mehmet’i Sakatlayan Serçe Parmağı-Roman, 2015
İnsanın Acayip Kısa Tarihi-Uzun Hikaye, 2016
Vicdan Sızlar-Öykü, 2016
İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır, 2018

Güray Süngü Kitapları - Eserleri
Deli Gömleği
İnsanın Acayip Kısa Tarihi
Düş Kesiği
Vicdan Sızlar
Kış Bahçesi
Mehmet'i Sakatlayan Serçe Parmağı

Sayıklar Bir Dilde
İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır
Hiçbir Şey Anlatmayan Hikayelerin İkincisi
Köşe Başında Suret Bulan Tek Kişilik Aşk
Pencere'DEN
Az Kalan Gölge
Pencereden

Dördüncü Tekil Şahıs
Hiçbir Şey Anlatmayan Hikayelerin İkincisi

Güray Süngü Alıntıları - Sözleri
Yürümüştüm.
Bitmişti...
İmza; ölümlü. (Dördüncü Tekil Şahıs)
Beni herkes anlıyor. Sen yağmuru anlamaya çalış.. (Dördüncü Tekil Şahıs)
Sen benim hiçbir şeyimsin.
Al sana bir yara daha. Görmezsem yoksun. (İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır)
yaşam tüm unsurlarıyla ayakta durup bana sırıtıyor gibi geldi. (Kış Bahçesi)
bir şeye benzemeye benzemeye insan bir şey olduğunu bir şey olmadığını anlamazmış. böyle sürermiş. (Vicdan Sızlar)
Gün görmüş adamlar usulünce istemeyi iyi bilirler. (Deli Gömleği)

İnsan çok leş bir yaratık türü. Atlatamadığı şey yok... (Az Kalan Gölge)
Güzel neymiş?
Güzel, gördüğümüş.
Hayır “güzel gördüğün” değilmiş güzel, gördüğümüş. (Sayıklar Bir Dilde)
Kafan duman olmuş, şöyle sağa sola doğru salla biraz da kulaklarından çıksın duman.

Olmaz böyle. Net olacak kafa. Freş hava. Oh mis. (İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır)
Ne demiştin sen; sana kalbimi göstersem yaralarıma hayran olursun... (Düş Kesiği)
İnsan kibirli, artist, gösteriş budalası ve mal mülk düşkünüdür.
İnsan düşkünse düşüktür.
Düşükse düşmüştür.
Düşmüşse düşenin dostu olmaz, seyircisi olur.
İnsan seyredicidir.
İnsan adeta insan değildir. (İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır)
Hayat daha zor artık. (Pencereden)
Bir gamlı hazanın seherinde
Israra ne hacet, yine bülbül? (Sayıklar Bir Dilde)

İnsanca diye bir dil var, kimseler konuşamıyor. (İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır)
Belki de ben delirdim. Belki de ben delirmedim, zaten deliydim. (İnsanın Acayip Kısa Tarihi)
Bu garip. Allahın garibi. -Bütün garipler Allah'ındır. Hamdolsun. (Vicdan Sızlar)
"Müziği duymayanlar, dans edenleri deli sanmaya devam ediyordu." (İnsanın Acayip Kısa Tarihi)
Haddini bilmeyene haddi bildirilir de kendini bilmeyene ne bildireceksiniz... (İnsanın Acayip Kısa Tarihi)
Bende bakılacak bir şey varsa o da kusurdur,bakılacaksa ona bakılsın. (Köşe Başında Suret Bulan Tek Kişilik Aşk)
Çünkü ne öncesinde ne sonrasında hiçbir günüm değil, hiç bir anım o an kadar güzel olmadı.
Bir insanın hüznü, hüznüyle gögelenmiş yüzü, bir diğerinin cenneti olabiliyordu demek. (Hiçbir Şey Anlatmayan Hikayelerin İkincisi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/sayiklar-bir-dilde-guray-sungu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)