# Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke Türkiye - Necip Hablemitoğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke Türkiye kimin eseri? Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke Türkiye kitabının yazarı kimdir? Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke Türkiye konusu ve anafikri nedir? Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke Türkiye kitabı ne anlatıyor? Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke Türkiye PDF indirme linki var mı?  Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke Türkiye kitabının yazarı Necip Hablemitoğlu kimdir? İşte Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke Türkiye kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/seriatci-terorun-ve-batinin-kiskacindaki-ulke-turkiye-necip-hablemitoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-06T16:00:24+03:00
- Güncelleme: 2022-06-06T16:00:24+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/06/necip-hablemitoglu-kimdir-necip-hablemitoglu-kitaplari-ve-sozleri-240069.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Necip Hablemitoğlu 
 Yayın Evi: Pozitif Yayıncılık 
 İSBN: 9786055514433 
 Sayfa Sayısı: 248 
--reklam--
Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke Türkiye Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Köstebek ve Alman Vakıfları kitaplarının yazarı Necip Hablemitoğlu, Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke;Türkiye adlı kitabında, Türk Devleti ve bütünlüğünün karşı karşıya kaldığı tehlike ve tehditleri gözler önüne seriyor. Dış güçlerin tarikat ve terör üzerinden Türk insanına olan etkisinden bahsedip, bu güçlerin insanları kendi çıkarları doğrultusunda kullandıklarının altını çiziyor. Tehdit ve tehlikenin yalnızca dış güçler olmadığına vurgu yapan Hablemitoğlu, diğer ülkelerdeki istihbarat teşkilatları ve bu teşkilatların faaliyetlerine de değinirken, Türkiye'nin nasıl bir oyunun içinde olduğunu delilleriyle ortaya koyuyor.

Susturulan bir aydının kaleminden çıkan Şeriatçi Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke; Türkiye'de, Hablemitoğlu tehlikenin hem dışarıdan, hem de içeriden olduğunu söylerken, Türk Devleti'nin alması gereken önlemlerin neler olması gerektiğine farklı olay ve kişiler üzerinden defalarca vurgu yapıyor.
--reklam--
Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke Türkiye Alıntıları - Sözleri
Onlara göre Türk yok, Müslüman var. Onlara göre ulus yok ümmet var. Onlara göre amaca ulaşıncaya kadar her yol mübah. Tek düşman var, o da laik Türk Cumhuriyeti. Türk Devleti'ne son vermek için "cihat" gereği, yabancı istihbarat servislerince ajan-provokatör, hatta casus olarak kullanılmak asla rahatsız edici bir olgu değil. Yeter ki şeyh, hoca efendi, baş yüce ruhsat versin!
CHP Türk halkını, Türk Devleti’ni kucaklamakta, bütünleşmekte ciddi uyum sıkıntısı içindedir.
Gündemi istedikleri gibi değiştirme gücüne sahip etki ajanı gazetecilerin, politikacıların akademisyenlerin ve iş adamlarının güdümündeki Türkiye'nin ulusal çıkarlara dayalı politikalar üretmesi ve uygulaması olanaksız hale getirilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti düşmanlarının kendilerini yabancı servislere pazarlama faaliyetleri doğrudan - aracısız yöntemlerle ve alenen gerçekleştiriliyor. Görüyorsunuz, izliyorsunuz, ama hiçbir şey yapamıyorsunuz... Çünkü devleti maalesef sizler yönetmiyorsunuz.
Türkiye'de konu devlet ve rejim düşmanlığı olduğunda en aşırı sağla en aşırı sol nasıl bir araya gelmektedir?
Daha hangi süreyle altımızın oyulduğunu, bağımsızlık ve özgürlüğümüzün altımızdan kayıp gidişini sessiz-sonuçsuz çığlıklar atan seyirciler gibi izlemek durumunda kalacağız?
Unutulmamalıdır ki, laiklik, Türklük bilincinin kökleşmesinin yegane teminatıdır.
... Türkiye, düşmanlarını bilerek, ama uluslararası ilişkilerde sürekli olan tek gerçeğin dostluk ya da düşmanlık değil, ulusal çıkarlar olduğunun bilinci içinde yaşamak zorundadır. Belleksiz, kişiliksiz, ulusal onurdan ve Türklük bilincinden, tarih bilgisinden yoksun, pasif ve korkak yöneticilerin elinde Türkiye Hz. İsa örneğinde olduğu gibi her tokada diğer yanağını uzatmak konumunda bulunmaktadır. Bu kara yazgının değişmesi, değiştirilmesi gerekmektedir.
Siyasal iktidar ve devlete karşı ebedi muhalefet görüntüsünü ve fonksiyonunu kabul etmiş görünen CHP kabul edilmesi olanaksız bir aşağılık kompleksi ile tıpkı Türk uluşçuluğunu ümmetçi sağa kaptırdığı gibi, devlet yerine, devlete karşı olan unsurlara sahip çıkmayı yeğlemiştir.
Yedi ayrık etnik grubun yaşadığı Fransa'da, üç ayrı etnik grubun yaşadığı İngiltere' de, yüzün üzerinde etnik grubun yaşadığı Rusya' da, hem de yüzyıllardan bugüne Fransız, İngiliz, Rus ulusçuluğu yaşatılırken; bin yılı aşkın süredir, çeşitli kavimlerin geçiş yolu olmuş, ama sonuçta bin yılı aşkın süredir Türklere vatan olan, Türk devletlerine sahne olan Türkiye topraklarında hem de çoğunluk halinde yaşayan Türklere ulusçuluk yapma hakkını, ulus adını kullanma hakkını çok görmek ne ölçüde tarihsel gerçeklerle bağdaşır ki?
... Türk sözcüğünün başına Alevi-Sünni gibi eklerin getirilmesi yakışmamakta, sakil durmakta, rahatsız etmektedir. Türklerin kendilerini tanımlamaları için bu tür ayırıcı-bölücü sıfatlara gereksinimi olmadığı apaçık bir gerçek, gerekliliktir.
Mezhepsel farklılıkların siyasallaştırılmasını Türk uluşçuluğu önünde en önemli engellerden biri olarak kabul eden Atatürk, tıpkı etnik farklılıklar gibi mezhepsel farklılıkları da üst kültür kimliği olan Türklük bilinci içinde kaynaştırmayı hedeflemiştir.
Sabah ve Doğan Grupları'nın kendi medya kuruluşlarında etki ajanı konumundaki gazetecilere köşe vermesinin sebebi nedir? Altan Kardeşler, Gülay Öztürk, Cüneyt Ülsever, Fehmi Koru, Mehmet Barlas, Mehmet Ali Birand, Nazlı Ilıcak, Abdurrahman Dilipak, Taner Akçam, Nuh Gönültaş, Etyen Mahçupyan, Kürşat Bumin gibi yazarların stratejik buluşma ve kesişme noktaları nelerdir? İnsan Hakları Derneği ile Mazlum-Der'in ideolojik ayrılığa karşın bir araya gelmelerine neden olan çıkar birlikteliği nelerden ibarettir? Türkiye'de konu devlet ve rejim karşıtlığı olduğunda en aşırı sağla en aşırı sol nasıl bir araya gelmektedir?
Sorarsınız kendi kendinize, Atatürk'ün, Reşat Bey gibi şehitlerimizin manevi miraşçıları, gerçek Türkler nerede ?
Milli Mücadele döneminde İstanbul'un resmen işgal edildiği 16 Mart 1920'de Şehzadebaşı Karakolu'nda İngiliz askerlerince uykuda öldürülen Türk askerleri için anıt yapılmalı; her yıl anma törenleri ile İngiliz vahşeti iç ve dış kamuoyuna duyurulmalıdır.
--reklam--
Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke Türkiye İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Türkiye de her Atatürkçü, çağdaş, laik aydın için yazılan sonu yaşamış bir aydın. 2002 de alçakça bir suikast sonucu hayatını kaybeden Necip Hablemitoğlu. Fethullah gülenin cemaati ile birlikte Türkiye'nin başına bela olacağını, Amerika'ya maşa olduğunu, devletin en gizli birimleri dahil her yere sızdıklarını anlatan, duyurmaya çalışan bir aydın. İlginizi çeken bir konuysa okuyun derim... (Bozkırkurdu) 
Bazı kitapları okuyunca üzüntü duyarsınız,sebebi şudur;Bur da her şey açık ca yazıyor hiç kimse okumadı mı bu kitapları,aynı duyguyu Hanefi Avcı'nın haliçte yaşayan simonlar kitabında da hissedersiniz.Necip Hablemitoğlu nun öldürülmesinden hemen önce ülkeyi almanlar ve fetö konusunda ısrarla uyarması hayli manidardır.2000 li yıllarda şimdi ki türkiye yi anlatan çarpıcı bir kitap. (şahin yıldız) 
Sen huzurla uyu Sevgili Necip Hoca!: Kitabı okuyunca kıymetli N.Hablemitoğlu’nun niçin katledildiğini anlıyorsunuz. Türk halkının üzerine bir karabasan gibi çöken tarikat-cemaatlerin laik Türkiye’yi yok edip Şeriatçı bir devlet kurmak istemelerini, Almanya gibi geçmişi ve şimdiki zihniyeti faşizm kokan PKK’nın bir numaralı destekçisi bir devletin Türkiye üzerindeki yıkıcı faaliyetlerini, AB ülkeleri ile ABD’nin bölücü eylemlerini okuyacaksınız. Yurdunu seven, Atatürkçü yazarımız Hablemitoğlu’nu bir kez daha saygı ve rahmetle anıyorum. (Uğur Güçlü) 
--reklam--
Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke Türkiye PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Necip Hablemitoğlu - Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke Türkiye kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke Türkiye PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Necip Hablemitoğlu Kimdir?
Necip Hablemitoğlu, (d. 28 Kasım 1954, Ankara – ö. 18 Aralık 2002, Ankara). Türk tarihçi, yazar. Evinin önünde uğradığı suikast sonucu 18 Aralık 2002 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Bu suikastın failleri halen bulunamamıştır. Ancak Ergenekon davası tutuklu sanıklarından Osman Yıldırım ifadesinde Hablemitoğlu'nu Osman Gürbüz'ün öldürdüğünü ve Veli Küçük ile Muzaffer Tekin'in azmettirdiğini iddia etmiştir. Ayrıca MİT Kontrterör Dairesi eski başkanı Mehmet Eymür "Hablemitoğlu, askeri ihalelerle ilgili (yolsuzluk.com'a) bilgi sızdıranca Ergenekon'un hedefi haline gelmiş olabilir..." demiştir. 
Evli ve iki kız çocuğu babası olan Necip Hablemitoğlu Türkiye dışındaki Türk topluluklarının yakın tarihi ile ilgili olarak çalışmalar yapmıştır. Orta Avrupa ve Balkanlar'da Türk eserleri, Türk azınlıkları ve Türk şehitlikleri konularında alan çalışmaları yürütmüş, ve bu konularda çeşitli projelerde aktif rol almıştır. Çalışma alanına ilişkin çok sayıda kitap ve makalesi bulunan Hablemitoğlu, öldürüldüğü 18 Aralık 2002 tarihine kadar Ankara Üniversitesi'nde doktor öğretim görevlisi olarak yirmi yıl süresince Atatürk ilkeleri ve devrim tarihi derslerini verdi.
Kendisi gibi öğretim üyesi olan Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu ile evli, Kanije (Kanije, Osmanlı devletinin en batıdaki kalesi) ve Uyvar (Uyvar, Osmanlı'nın en kuzeydeki kalesi) adında iki kız çocuk babası idi.
--reklam--
Necip Hablemitoğlu Kitapları - Eserleri
Köstebek
Alman Vakıfları
Gaspıralı İsmail
Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke Türkiye
Yüzbinlerin Sürgünü Kırım'da Türk Soykırımı
Sovyet Rusya'da Devlet Terörü
Milli Mücadele'de Yeşil Ordu Cemiyeti
Şefika Gaspiralı ve Rusya'da Türk Kadın Hareketi (1893-1920)
--reklam--
Necip Hablemitoğlu Alıntıları - Sözleri
"PİRİNCİN İÇİNDEKİ SİYAH TAŞTAN DEĞİL BEYAZ TAŞTAN KORKUN..." (Köstebek)
Kırım Tatarlarının bir kısmı Kazakistan’daki ve çoğu Özbekistan’daki barakalara getirildi. İşte Kırım Tatarlarının bu memlekete gelmeleri böyle oldu. Sürgün sona erdi, fa­kat halkın toptan imha edilişi bundan sonra başladı. Yerli halk arasında hükümet alanları tarafından yapılan aleyhte propaganda sebebiyle bunlar, gelenleri oldukça soğuk kar­ şıladılar. Alışılmamış sıcaklar, sıtma ve hele Kırım’ın temiz sularına alışmış vücutlarda arkların bulanık suyunun yay­dığı hastalıklar sebebiyle başlangıçta pek çok kimse öldü.
Evvela baraka, ahır ve bodrumlarda iskan edildiler. Bilaha­re, ilk safha atlatıldıktan sonra, insan barındırmaya mah­sus evlere kavuştular. Çetin ve sebatlı bir çalışmanın müka­fatı olarak Kırım Tatarlarının yeni evleri oldukça düzgün­dü. Fakat bunlar çok sonradan olan şeylerdir. 1944-1945 senelerinde ise halk, yeni yerinde kırılıyordu. (Sovyet Rusya'da Devlet Terörü)
Türkiye, üstünde oturduğu zengin altın, bor gibi stratejik madenlerin fakir bekçisi konumunda, birkaç milyar dolar kredi için bağımsızlığından ödün verir duruma gelmiştir. Üretim yapamayan- yaptırılmayan bir Türkiye, sömürgeleşmeye doğru sürüklenmektedir. (Alman Vakıfları)
"Milletin haline aşina olmadıkça , millete hizmet mümkün olmaz. Bunun için köy düğünlerine , derviş ve ulema meclislerine , Beyler ve ağalar ziyafetine , medrese hücrelerine girmeli , her türlü ictimalarda bulunmalı , çok dinleyip ,az konuşup ameli dersler almalı. Her sanatın iyi cihatlerini ve uygunsuz hallerini görüp , öğrenip milli zaafın neden ibaret ve milletin neye muhtaç olduğunu anlamalı . " (Gaspıralı İsmail)
Fethullah Gülen'e 1996'da resmi koruma tahsis edilmiştir. Asli görevi ve varlık nedeni, Cumhuriyet'i, laik hukuk sistemini, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü korumak, Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkmak olan ve bunun için devletten maaş alan emniyetçiler, Fethullah Gülen'i korumak konumuna getirilmişlerdir. (Köstebek)
Tarihin er geç yazacağı şey: MÜSTAKİL VE MESUT KIRIM'dır. (Yüzbinlerin Sürgünü Kırım'da Türk Soykırımı)
1920'de Nerimanof'un Azerbaycan'da hazırladığı YEŞİL ORDU, Milli Mücadele'ye yardım vesilesiyle Anadolu'ya girecek,sonra bir biçimine getirip iktidarı ele alacaktı. Moskova'dan gönderilen Kazanlı Şerif Manatov ve Ziynetullah Nuşirevan Ankara ve Eskişehir'de yapacakları gizli ve silahlı YEŞİL ORDU teşkilatıyla milli idareyi içinden yıkacaklar, Moskova'da Lenin'in yanında bulunan Mustafa Suphi de Komünist Türkiye'nin Cumhur Reisi olacaktı. Ve böylelikle Türkiye de Moskova'nın hakimiyeti altına girecekti. (Milli Mücadele'de Yeşil Ordu Cemiyeti)
Sosyalist fikirlerin, Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrılmak isteyen ayrılıkçı unsurlar arasında itibar görmesi; özellikle Ermeni, Bulgar ve Rum azınlık liderlerince aksiyona geçirilmesi, İttihat ve Terakki yöneticilerinin dikkatinden kaçmamıştır. (Milli Mücadele'de Yeşil Ordu Cemiyeti)
Zeus Sunağı Bergamalılara iade edilinceye kadar, Türkiye 'de Alman arkeoglarının kazı yapmalarına kesinlikle izin verilmemelidir. (Alman Vakıfları)
"Ben Türk'üm ve başka Türkiye yok" diyerek yola çıkmış ve bunun bedelini canıyla ödemiş gerçek bir aydın olan Necip Hablemitoğlu, Köstebek kitabında irtica tehdidini, devlet kademelerindeki örgütlenmelerini kuşkuya yer bırakmadan begelerle ispatlıyor. (Köstebek)
Sınırsız kişisel özgürlükler, kişisel çıkarlar, uygar ve düzenli toplumları, devletleri yıkarak anarşiyi ve çoğunluklarla da zorbalığı yaratır. (Köstebek)
Onlara göre Türk yok, Müslüman var. Onlara göre ulus yok ümmet var. Onlara göre amaca ulaşıncaya kadar her yol mübah. Tek düşman var, o da laik Türk Cumhuriyeti. Türk Devleti'ne son vermek için "cihat" gereği, yabancı istihbarat servislerince ajan-provokatör, hatta casus olarak kullanılmak asla rahatsız edici bir olgu değil. Yeter ki şeyh, hoca efendi, baş yüce ruhsat versin! (Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke Türkiye)
Sibirya'nın uçsuz bucaksız buzlu çöllerinde yaşlı gözleriyle anasını, babasını arayan ,aç, susuz, yarı donmuş çocuklar, ailesini arayan bedbaht analar ,babalar, gözlerinde vatan hasreti nin sembolü olan donmuş gözyaşı Damla acılı ile son nefesini veren ihtiyarlar ;üst üste istif edilmiş donmuş cesetler, gözyaşları ile çözülen buzlar ; sadece feryatların iniltilerin hıçkırıkların ebedi destanının yazıldığı o menhus diyarlar; Karadeniz'in azgın dalgaları arasında dağılan çürük teknelerde bulan on binlerce göçmen; namusları uğruna genç canlarına kıyan kızlar ; kurşuna dizilen zindanlarda çürüyen Türkler, ölüm, açlık, soğuk ,sefalet, gerilik ,gözyaşı ,ıstırap ;şanlı bir ırkın evlatlarının yürekler acısı yaşantısı... Ortadan kaldırılmak istenen bir milletin ıstırabı... Türk olmanın cezasını çeken yaşlı yaralı esir Türklerin hazin hayat hikayesi... Bir güneş bekleyen masum insanlar ...
Güneş ...
Bir "Güneş"ti beklenen TURAN'ın ufuklarında .
1851 yılında bu Güneş küçük Kırım'ın bir Türk köyünde doğdu. O güneşe İsmail adını Gaspıralı lakabını verdiler. (Gaspıralı İsmail)
"...tüm unsurlara karşı bunca zahmete ve minnetle değer mi, diyorsanız, Atatürk' ün manevi mirasçısı olarak evet değer, diyorum. Çünkü Türküm ve başka Türkiye yok!..." (Köstebek)
Her ne kadar devlet terörüne de başvurulsa, 1969 protesto mektubunda denildiği gibi, Kırım Türklerinin davalarındaki gerçek inancı şu veciz sözlerle özetleniyordu:
"düşünce ve harekette birlik oldukları taktirde, ne kadar az sayıda olurlarsa olsunlar, dünyanın en büyük kuvvetleri bile bir halkı ezemez!.." (Yüzbinlerin Sürgünü Kırım'da Türk Soykırımı)
Kırım Türkleri gibi Orta Asya'ya sürülen Ahıska (Mesket) Türklerine en büyük zulüm ve baskıyı, Türklük bilincinden yoksun Özbek, Kazak, Kırgız milliyetçileri gerçekleştirmekte.Sovyetler Birliği ve Komünist Partisi tarihe karıştı; ancak Türk toplulukları arasında birlik ve beraberlik ruhu, Türklük bilinci yok.Karabağ kaçkınlarına,Uygurlara, Kerkük, Batı Trakya ve Kosova Türklerine hiçbir Türk Devleti yardım etmiyor, haklı davalarına sahip çıkmıyor; keza Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımıyor. (Yüzbinlerin Sürgünü Kırım'da Türk Soykırımı)
Tarikat bağı kurulduktan sonra yükselmek kolay. Bunlar belli bir yere geldikten sonra 'ben onlardan değilim, kandırılmışım' demeye başlıyorlar. (Köstebek)
Yedi ayrık etnik grubun yaşadığı Fransa'da, üç ayrı etnik grubun yaşadığı İngiltere' de, yüzün üzerinde etnik grubun yaşadığı Rusya' da, hem de yüzyıllardan bugüne Fransız, İngiliz, Rus ulusçuluğu yaşatılırken; bin yılı aşkın süredir, çeşitli kavimlerin geçiş yolu olmuş, ama sonuçta bin yılı aşkın süredir Türklere vatan olan, Türk devletlerine sahne olan Türkiye topraklarında hem de çoğunluk halinde yaşayan Türklere ulusçuluk yapma hakkını, ulus adını kullanma hakkını çok görmek ne ölçüde tarihsel gerçeklerle bağdaşır ki? (Şeriatçı Terörün ve Batının Kıskacındaki Ülke Türkiye)
Falih Rıfkı Atay, Kurtuluş adını taşıyan eserinde, Atatürk'ün herhangi bir komünisti nasıl değerlendirdiğini şöyle anlatır:
Atatürk, böyle birinin mecliste olduğunu bildiği için;
- Dikkat ediniz, aramızda komünist var, demezdi de:
- Casus var, derdi. (Milli Mücadele'de Yeşil Ordu Cemiyeti)
Salt çevrecilik uğruna, fabrika olmayacak, madencilik yapılmayacak, var olan sanayi de ortadan kaldırılacak. Peki insanlar nasıl geçimlerini sürdürecek, nasıl devletini ve bağımsızlığını koruyacak, nasıl emperyalistlerin oyunlarına direnecek ve nasıl parçalamaktan, sömürgeleşmekten kurtulacak? (Alman Vakıfları)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/seriatci-terorun-ve-batinin-kiskacindaki-ulke-turkiye-necip-hablemitoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)