# Sessizlik Bir Erdemdir - Susanna Tamaro Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Sessizlik Bir Erdemdir kimin eseri? Sessizlik Bir Erdemdir kitabının yazarı kimdir? Sessizlik Bir Erdemdir konusu ve anafikri nedir? Sessizlik Bir Erdemdir kitabı ne anlatıyor? Sessizlik Bir Erdemdir kitabının yazarı Susanna Tamaro kimdir? İşte Sessizlik Bir Erdemdir kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/sessizlik-bir-erdemdir-susanna-tamaro-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-16T20:00:19+03:00
- Güncelleme: 2022-02-16T20:00:19+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/16/susanna-tamaro-kimdir-susanna-tamaro-kitaplari-ve-sozleri-154423.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Susanna Tamaro 
 Çevirmen: Eren Yücesan Cendey 
 Orijinal Adı: Ogni Parola è un Seme, Più Fuoco, Più Vento, Verso Casa 
 Yayın Evi: Can Yayınları 
 İSBN: 9789750713583 
 Sayfa Sayısı: 270 

Sessizlik Bir Erdemdir Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Birbirimize ulaşmanın giderek zorlaştığı günümüz dünyasında Tamaro'dan bir umut ışığı... Sözsüzlük ve suskunluk... İletişimsizliğin hayata egemen olduğu çağımızda bir yanda ölüm öte yanda yaşamın pırıltısı... Sözün giderek anlamını yitirdiği günümüzde bir umut ışığı... Yanlış sözleri sessizliğin erdemiyle örten, yaraları elbirliğiyle saran... Birbirimizi dinlemeye, anlamaya yapılan kışkırtıcı bir çağrı... Her Sözcük Bir Tohumdur bu... Hayata tutunamayan bir genç kız... Ona mektuplarıyla omuz veren bir kadın... Sevginin ateşi ve ruhun rüzgârı olmadan hiçbir yere varılamayacağını, yaşamın sıradanlığı içinde tutsak kalacağımızı anlatan mektuplarda satır aralarına gizli ışıltılar... Daha Çok Ateş Daha Çok Rüzgâr bu. "Bilinmeyen korku, gizem şaşkınlık yaratır" başlıklı bir konuşma... Ardından "Adalet ve bağışlanma" ve sonunda yazarın kendini, sanatsal gelişimini, iç dünyasını, kitaplarına yönelik yorumlarını tüm içtenliğiyle dile getirdiği bir söyleşi... Aşılan yollar, varılan yerler... Eve Doğru bu.
Susanna Tamaro'nun daha önce ayrı ayrı basılan üç kitabı bir arada. Yazarın okurlarına açtığı yüreği, iç dünyası... Hem bir yaşam kılavuzu hem de hazine değerinde dostane sohbetler...

Sessizlik Bir Erdemdir Alıntıları - Sözleri
Bakışlarımız yüreğimizin doluluğunu mu dile getiriyor, yoksa konuşan yanlızca dudaklarımız mı?
Bir tohum aylarca toprakta sesizce yatabilir ama bu karanlık bekleyiş içerisinde suyu arzulamaktan, onu beklemekten hiç vazgeçmez.
Beyaz atlı prensimi bulacağım diye bir balodan ötekine dolaşan prenses olacağıma geniş çayırlıklarda atının üstünde rüzgar gibi dolaşan bir Kızılderili kız olmayı yeğlerim....
Can sıkıntısı, boş zaman korkusuyla birlikte zamanımızın büyük takıntılarından biridir.
Can sıkıntısının panzehiri meraktır. Açık, sürekli harekette olan bir zihindir. Bilginin yolunu izleyen asla sıkılmaz.
Can sıkıntısı, yüzeysellik ve dışsallıkla yetinerek yaşayan kişinin yanında taşıdığı bavuldur. Varoluşun seyirci koltuğunda oturarak sahnedeki oyunu seyretmekten ibaret olduğunu düşünen bu kişi alkışlama zahmetine bile katlanmaz. Can sıkıntısı öldürmez ama inceden inceye zehirler, huzursuz kılar, hiçbir yere ulaştırmayan bir devinime kurban eder. İşte o zaman insan, yaz sonunda, gördüğü her ışığı güneş sanarak ona doğru koşan ve çevresinde dans ederken yanarak ya da bitkin düşerek ölen pervanelere benzer.
Artık inanç sahibi değilim, göklerde kimsenin oturduğu falan yok. Varsa da benim farkım da değil.
İçinde inancın olmadığı bir evliliğin bir toplama kampına benzeyeceğine yürekten inanıyorum. Duygusallıkta büyük bir bilgisizlik var; evlilik de sonunda bir tüketiciliktir. Bir insanı beklemek ve güçlüklerle karşılaşarak da olsa bir yapı kurmak, düşüncesi gelişmiyor insanlarda. Öyle oluyor ki evlenirlerken âşık oldukları düşüncesine âşık oluyorlar; böyle bir fiziksel ve duygusal aşk bir yıl içinde tüketiliyor ve o zaman evlendikleri kişinin gerçekte arzu ettikleri kişi olmadığını anlıyorlar ve herşey bitiyor.
Çalışırsan nasıl özgür olabilirsin ki? Hiçbir şey yapmaya zaman bulamayacaksın!
Her sözcük bir tohumdur. Ve tohum gibi verimli olduğu zaman kendi besinini içinde barındırır.
Evet, her sözcük bir tohumdur ve insanın yüreği onun yeşermesi gereken yerdir.
Ve orada, bizim içimizde köklenmeli, umursamazlık kabuğunu kırmalı, gelişmeli, gökyüzüne doğru yükselmeli, bizleri pondiage'den bilgelik dolu yaratıklara dönüştürmeli.
Yapılacak ilk devrim, insanın kendi içinde yapacağıdır, evet ilk ve en önemli devrim budur. Insan kendi hakkında bir düşünceye sahip değilken bir düşünce uğruna savaşmak, yapılacak en tehlikeli şeylerden biridir.
Can sıkıntısının panzehri meraktır. Açık, sürekli harekette olan bir zihindir. Bilginin yolunu izleyen asla sıkılmaz.
Kendinin daima haklı olduğunu sanan insan kendini üstün hissetmeye de meyillidir; kendinde başkalarını yargılama ve etiketleme hakkını görür, kendini ulaşılması gereken bir model olarak ortaya koyar.

Sessizlik Bir Erdemdir İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yürekten yüreğe bir yol...: Bazı kitapları okuduğumuz da daha önce neden okumadım diye hayıflanırız yaaa işte buda onlardan biri.
Neredeyse okuduğum her cümlesinde kendime dair birşeyler buldum(tabi katılmadığım seylerde vardı) zaten bu değil midir kitabı değerli kılan. Şuan müthiş bir merak duyuyorum diğer kitaplarına dair en kısa zamanda okumaya çalişacam. Yazarın insanların yüreğine dokunduğunu düşünüyorum . Yürekten yüreğe bir yol gibi. (Hypatia) 
Yazarın Her Sözcük Bir Tohumdur, Daha Çok Ateş Daha Çok Rüzgar, Eve Doğru kitaplarının biraraya getirilmiş hali. Kitabın son bölümü Yayınevi - Susanna Tamaro söyleşisi ile tamamlanmış. Durumların değerlendirilmesine farklı bir açı, samimi bir anlatımla sunulmuş. Beğendim ve tavsiye ederim. (Rezzan) 
Susanna Tamaro sevenler için denemelerinin toplandığı güzel bir kitap. Bazen sıkıcı gelse bile elinizden bırakmayın. Sonrasında yazarı daha iyi tanıma imkanınız ve bir çok güzel düşünceye sahip olacaksınız. (SihirliFlut) 

Kitabın Yazarı Susanna Tamaro Kimdir?
Susanna Tamaro, İtalyan kent soylu bir ailenin kızı. Trieste'de 1957 yılında doğdu, Orvieto yakınlarında kedileri ve köpeğiyle birlikte yaşamaktadır. Zor bir çocukluk dönemi geçiren Tamaro, 18 yaşındayken, bir depreme tanık olur, 25 yaşındayken ölümcül bir hastalık geçirir ve 27 yaşında yazmaya başlar.

Her başarıya ulaşmış yazarın yaşamış olduklarını o da yaşar. İlk denemelerinde başarısız olur ama bunlara aldırmadan yoluna devam eden Tamaro “Tek Bir Ses İçin” adlı kitabıyla büyük ses getirir. ”Yüreğinin Götürdüğü Yere Git” adlı bu eser de ona daha büyük bir ün kazandırır. (Bu kitap aylarca İtalya'da liste başı olmuştur.) Genelde günlük ya da mektuplar şeklinde yazar. Olayları birinci ağızdan anlatır. Eserlerinde hep bir hüzün vardır. Kahramanları genellikle ölümün eşiğine gelmiş ama bu durumu kabullenmiş; hayatta aradığını bulamamış insanlardır.

Susanna Tamaro Kitapları - Eserleri
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Kitaplardan Korkan Çocuk
Yüreğimin Sesini Dinle
Kökler, Yollar ve Yitik Benler
Anima Mundi
Luisito: Bir Sevgi Öyküsü

Sonsuza Kadar
Sevgili Mathilda, İnsanın Yürümesini Dört Gözle Bekliyorum
Tek Ses İçin
Kaplan ve Cambaz
Her Melek Korkunçtur
Aklı Bir Karış Havada
Düşünen Bir Yürek

Büyülü Çember
Daha Çok Ateş Daha Çok Rüzgar
Yanıtla Beni
Rüzgar Ne Diyor
Tombul Yürek
Ulu Ağaç
Her Sözcük Bir Tohumdur

Bakışınla Aydınlanır Dünya
Büyük Bir Aşk Hikâyesi
Sessizlik Bir Erdemdir
Var Olan Ada
Tobia ve Melek
Atla, Bart!
Eve Doğru

Rüzgar Ne Diyor

Susanna Tamaro Alıntıları - Sözleri
Benim için gerçekten her kitap son kitaptı. Sonuncuydu çünkü ufka baktığımda hiçbir şey göremiyordum, belki de yazmanın bıraktığı yorgunluk ve halsizlik içindeydim; öte yandan- belirişi ve işlenişiyle- her kitabın çevresinde bir mucize halesi oluyordu. Bilindiği üzere mucizenin, buyrukla yaratılması mümkün değildir. (Her Melek Korkunçtur)
O ekim ayında, bir parçam- umut etmiş, hayal kurmuş olan parçam- bütünüyle ölmüştü. O günden sonra artık onunla birlikte yaşamayı öğrenmem gerektiğini biliyordum. Belki bir süreliğine gizli tutabilirdim ama sonra güçlü çürüme kokusu gerçek durumumu başkalarına da açık edecekti. (Her Melek Korkunçtur)
"Uyku sırları ortaya çıkartıyor." (Rüzgar Ne Diyor)
(...)
"Eh, en azından senin bir sürü kardeşin var."
"O kadar çok olunca yok sayılır. Zaten artık yoklar."
"Nereye gittiler?"
"Derin donduruculara herhalde."
O anda yeniden utanç yüklü bir sessizlik oldu. Bart, Zoe'nin akrabasını yemiş olma olasılığını düşündü.
 (...) (Atla, Bart!)
Sakin, korunaklı ve ufuksuz. Kesinlikle benden, senden daha iyi yaşayacaklardır ama hayat gerçekten o mudur? Bu, arzu duyulacak bir yaşam mıdır? Ölüm döşeğinde "Bu olağanüstü bir serüven miydi?" diye sordurabilecek bir yaşam mıdır? Yoksa bir yaşam putu mudur? Gizemi olmayan —ve bununla karşılaşma hevesi taşımayan— hayat bitmek bilmeyen esnemelerden başka nedir ki? (Luisito: Bir Sevgi Öyküsü)
Gerçekte insan hayatı nedir? İki karanlık arasındaki ışıklı bir yarılmadır... Nereden geliyoruz? Nereye gidiyoruz? (Var Olan Ada)

Düzen ve saygı bizi hayvanlardan ayıran biricik değerlerdi. (Rüzgar Ne Diyor)
Sözcüklerin arkasında sözcükler gizlidir, ama sessizliğin içinde "herhangi bir şey" yuvalanmış olabilir. (Rüzgar Ne Diyor)
Büyüklerin dünyasında yasalar, sevgiden daha ağır basar.. (Luisito: Bir Sevgi Öyküsü)
Ansızın kollarını göğe doğru kaldırdı, ellerini bir orkestra şefi gibi sallayarak şöyle dedi: " Ve sonra hayata şükrediyorum! Ağaçlara, çuha çiçeklerine, boraya, üveyiklere ve serçelere, çocuklara, otlara şükrediyorum ve tümünü kutsuyorum! Çünkü her şey kutsaldır ve bir lütuftur." (Her Melek Korkunçtur)
‘Eğer’ler dünyası bir girdap, bir hortum, bir kara deliktir. İnsan bir an dengesini yitirirse, içine yuvarlanmaması olanaksızdır. (Daha Çok Ateş Daha Çok Rüzgar)
Demekle yapmak arasında uçurumlar var. (Büyük Bir Aşk Hikâyesi)
Sonra, belki de ölmeden bir an önce, hayatımızı bir an için seyredeceğiz ve gerçekten bizim olan, gerçekten dolu geçen anların farkına varacağız;bunlar belki de bir çiçeğe bakarak,bir ağacın biçimini seyrederek,yanımızdan geçen bir çocuğun başını okşayarak zaman yitirdiğimiz anlar olacaklar. (Her Sözcük Bir Tohumdur)

“ Bilgelik dolu yazılara bakarsanız işin hoş yanı da sürprizlerdir ama hele bunu gerçekte yaşayın da görün. “ (Tombul Yürek)
Bir hayvan neydi gerçekten? Günlük konuşmanın küçümseyici tavrında bu sözcüğün kökeninde yatan öz kolayca unutuluyordu. Can. Evet, hayvan can sahibi olan biriydi. İnsanların büyük bölümü için aynı şeyin söylenebileceğinden ise emin değildi. (Luisito: Bir Sevgi Öyküsü)
"Gitmek ya da gitmemek, beslediğin ateşe bağlıdır."

"Ateş beslenir mi?"

"Yakıp yok eden buz gibi bir ateş vardır, bir de sıcak, yeniden yapan bir ateş. Her ikisi de bizim yüreğimizdedir. Hangisinin alevleneceğine biz karar veririz." (Kaplan ve Cambaz)
"Gerçek yüzlerini en baştan gösterseler, büyük bir olasılıkla hiçbir zaman evlenemezler." (Anima Mundi)
"Boşuna yaşadım, ölümümde boşuna olacak " (Tek Ses İçin)
"Her şeye içine girmeden yukarıdan bakabilmenin ne güzel olacağını düşündü." (Rüzgar Ne Diyor)
“Kovalayandan kaçarım, kaçanı kovalarım.” (Büyük Bir Aşk Hikâyesi)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/sessizlik-bir-erdemdir-susanna-tamaro-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)