# Şeyh Bedrettin Destanı - Nazım Hikmet Ran Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Şeyh Bedrettin Destanı kimin eseri? Şeyh Bedrettin Destanı kitabının yazarı kimdir? Şeyh Bedrettin Destanı konusu ve anafikri nedir? Şeyh Bedrettin Destanı kitabı ne anlatıyor? Şeyh Bedrettin Destanı kitabının yazarı Nazım Hikmet Ran kimdir? İşte Şeyh Bedrettin Destanı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/seyh-bedrettin-destani-nazim-hikmet-ran-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-23T04:00:33+03:00
- Güncelleme: 2022-02-23T04:00:33+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/23/nazim-hikmet-ran-kimdir-nazim-hikmet-ran-kitaplari-ve-sozleri-159500.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Nazım Hikmet Ran 
 Yayın Evi: Yeni Kitabcı 
 İSBN: 
 Sayfa Sayısı: 

Şeyh Bedrettin Destanı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı, Nâzım Hikmet'in 1936 yılında yayımlanan destanî şiiridir. Mehmed Çelebi'ye karşı ayaklanma hazırladıkları gerekçesiyle asılan Şeyh Bedreddin, Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal'in hikâyesini anlatmaktadır.

Şeyh Bedrettin Destanı Alıntıları - Sözleri
Hep bir ağızdan türkü söyleyip
hep beraber sulardan çekmek ağı,
demiri oya gibi işleyip hep beraber,
hep beraber sürebilmek toprağı,
ballı incirleri hep beraber yiyebilmek,
yârin yanağından gayrı her şeyde
 her yerde
 hep beraber!
 diyebilmek
 için
on binler verdi sekiz binini..

Yenildiler.

Yenenler, yenilenlerin
 dikişsiz, ak gömleğinde sildiler
 kılıçlarının kanını.
Ve hep beraber söylenen bir türkü gibi
hep beraber kardeş elleriyle işlenen toprak
Edirne sarayında damızlanmış atların
 eşildi nallarıyla.

Tarihsel, sosyal, ekonomik şartların
 zarurî neticesi bu!
 deme, bilirim!
O dediğin nesnenin önünde kafamla eğilirim.
Ama bu yürek
 o, bu dilden anlamaz pek.
O, «hey gidi kambur felek,
hey gidi kahbe devran hey,»
 der.
Yağmur çiseliyor
Korkarak yavaş sesle
Bir ihanet konuşması gibi

Yağmur çiseliyor
Beyaz ve çıplak
Mürtet ayaklarının
Islak ve karanlık toprağın üstünde koşması gibi.

Yağmur çiseliyor
Serezin esnaf çarsında
Bir bakırcı dükkanının karşında
Bedrettinim bir ağaca asılı

Yağmur çiseliyor
Gecenin geç ve yıldızsız bir saatidir
Ve yağmurdan ıslanan
Yapraksız bir dalda sallanan
Şeyhimin çırılçıplak etidir

Yağmur çiseliyor
Serez çarşısı dilsiz
Serez çarşısı kör
Havada konuşmamanın görmemenin
Kahrolası hüznü
Ve Serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü

Yağmur çiseliyor...
Bir aspirin olsa. Avuçlarımın içi yanıyor.
Kalbimin içindeki ateş tutuşuyor. Ve günden güne artıyor o surette ki kalbim demir de olsa selâbetine rağmen eriyecek...
İçimde bir Anadolu türküsü dinlemek ihtiyacı var.
Hey gidi kanbur felek, hey gidi kahbe devran hey
Bedreddinin ölüsü, kemiksiz, sakalsız, bıyıksız, gözün bakışı, dilin sözü, göğsün soluğu gibi dirilecek.
Yıldızlardan başka bir şey görmüyoruz.
Fısıltılar dolaşmıyor havalarda.
Düştük dağlara dağlara,
Aştık dağları dağları...
Dost iseniz hoşgeldiniz. Düşman iseniz boynunuz kıldan incedir.
Yağmur çiseliyor.
Serezin esnaf çarşısında,
Bir bakırcı dükkânının karşısında
Bedreddinim bir ağaca asılı.
Bakmıyor
 Kayığa
 Sarılan
 Sulara...

Bakmıyor
 Çatlayıp yarılan
 Sulara...
Boşanan yağmur içinde gün inerken akşama
On binler iki bin kaldı.
Yollarda, güneşin altında genç, ihtiyar erkek cesetleri serili olduğu halde, kuşların yalnız kadın ve çocuk etini tercih etmeleri karınlarının ne kadar tok olduğunu gösteriyordu.
Biz üç anaydık. Bedreddin çocuğumuz. Ona bir kötülük edecekler diye içimiz titriyordu. Biz üç çocuktuk. Bedreddin babamız. Karanlığın duvarı ardındaki nal sesleri yaklaşır gibi oldukça Bedreddine sokuluyorduk.

Şeyh Bedrettin Destanı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Eser Nazım Hikmet tarafından destan formunda kaleme alınmistır.
Eserin başlangıcında Nazım, yararlandığı kaynaklar ve yazarlarını masalsı bir havada aktarır okurlarına... Darülfunun ilâhiyat fakültesi tarihi kelâm müderrisi mehemmed şerefeddin efendinin 1925-1341 senesinde, evkafı islâmiye matbaasında basılan «simavne kadısı oğlu bedreddin» isimli risalesininden alıntılarla başlar destana...

"bu ilâhiyat fakültesi müderrisinin sülüs yazısından, kamış kaleminden, dividinden ve rıhından bedreddinimi kurtarmak lâzım" diye düşünür ve cezaevindeki koğuşunda gördüğü bir rüya ile şeyh bedrettin'in varidat'ı yazdığı zamana, ankara savaşının hemen sonrasına gider...

destan bittikten sonra yine düzyazı ile kaleme alınmış, ahmedin hikâyesi başlıklı bir bölüm vardır ki bu bölümde de hükümlülerden birinin bedrettin'in tarikatından olan bir köyde dinlediği bir hikaye anlatılır.

iki düz yazının arasında yer alan destanın belki bir parçası sayılmaması gereken; ancak şair tarafından baskı aşamasındayken eklenen bir zeylkısmı daha vardır. tek formalık bu ek, destanda ele alınan, işlenen konunun bir milli gurur meselesi olup olmadığı tartışmasını içerir ve muhtemelen şaire yöneltilecek "marksist dünya görüşüne sahip bir kişinin milli gurur öğeleri içeren bir eser kaleme alamayacağı" yolundaki tutucu eleştiriyi göğüslemek için kaleme alınmıştır. (red john) 
Bedreddin: Ne bu dünya Bedreddin’in
Ne de Bedreddin bu dünyanın.

Ama
Bu dünyadan bir Bedreddin geçti; geçti yağlı kement boynuna ama o zikriyle, fikriyle geçmişti zaten bu dünyayı.

Ne ahirette ne dünyada Bedreddin.

Göçtü, pek tabii Ahirette
Göçmedi fikirleri mıhlandı bir kere zihinlere, pek tabii Dünyada.

Bedreddin’ler biter mi? (Selahattin Samet Demir) 
Şeyh-ul İslamın idamı konusunda verdiği karar
"malı haramdır amma bunun kanı helâldır"
Şeyh Bedreddin bu söz üstüne
— Mademki bu kerre mağlubuz
netsek, neylesek zaid.
Gayrı uzatman sözü.
Mademki fetva bize aid
verin ki basak bağrına mührümüzü.. (Deniz) 

Kitabın Yazarı Nazım Hikmet Ran Kimdir?
Nâzım Hikmet Ran ya da Türkiye'den ayrıldıktan sonraki soyadı ile Nâzım Hikmet Borzecki (15 Ocak 1902; Selanik, Osmanlı İmparatorluğu - 3 Haziran 1963; Moskova, SSCB), Türk şair ve yazardır.

Şiirleri elliden fazla dile çevrilmiş ve eserleri birçok ödül almıştır. Türkiye'de serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve çağdaş Türk şiirinin en önemli isimlerindendir. Uluslararası bir üne ulaşmıştır ve dünyada 20. yüzyılın en gözde şairleri arasında gösterilmektedir.

Komünist siyasi düşünceleri yüzünden defalarca tutuklanmış ve yetişkin yaşamının büyük bölümünü hapiste ya da sürgünde geçirmiş; Türkiye'de 11 ayrı davadan yargılanarak İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa cezaevlerinde 12 yılı aşkın süre hapis yatmıştır. 1951 yılında Türkiye'den ayrılması sonrasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılmış; bu karar ölümünden 46 yıl sonra, 5 Ocak 2009 tarihinde iptal edilmiştir.

1963 yılında Moskova'da kalp krizinden hayatını kaybetmiştir. Mezarı Moskova'dadır.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Nâzım_Hikmet

Nazım Hikmet Ran Kitapları - Eserleri
Büyük İnsanlık
Nazım İle Piraye
835 Satır
Benerci Kendini Niçin Öldürdü?
Yatar Bursa Kalesinde
Kuvâyi Milliye

Memleketimden İnsan Manzaraları
Kemal Tahir'e Mapushaneden Mektuplar
Piraye'ye Mektuplar
Bütün Şiirleri
Yazılar 1
Yazılar 3
Kan Konuşmaz

Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni
Yeşil Elmalar
Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim
Henüz Vakit Varken Gülüm
İlk Şiirler
Son Şiirleri
Demokles'in Kılıcı

Bir Ölü Evi & Ocak Başında
Enayi
Sanat Ve Edebiyat Üstüne
Cezaevinden Memet Fuat'a Mektuplar
Şehrime Ulaşamadan Bitirirken Yolumu...
Bu Şehir Güzelse Senin Yüzünden
Yazılar 2

Sevdalı Bulut Masalı
Ferhad ile Şirin
Kuvayi Milliye (Çizgi Roman)
Nazım Hikmet Şiirleri 2: Mapusluk Zor Zanaat
Yaşamak Seni Sevmek Gibi
Nazım Hikmet Şiirleri 4: Gurbet Ölümden Beter
Nazım Hikmet Şiirleri 3: Sevda Ateşten Gömlek

Nazım Hikmet Şiirleri 6 : Herkes Kendi Payına Ölür
Nazım Hikmet Şiirleri 5: Bir Hazin Hürriyet
Sana Tütün ve Tespih Yolluyorum
Yazılar 4
Yazılar 5
Hikayeler
Kadınların İsyanı

Yusuf İle Menofis
Masallar
La Fontaine'den Masallar
Çeviri Hikayeler
Yazılar 6
Yeni Şiirler (1951 - 1959)
Tavı Gelmişti Demirin

Fatma, Ali ve Diğerleri
Üç Şiir
İt Ürür Kervan Yürür
Seçme Şiirler
Sarayda
Şeyh Bedrettin Destanı
Sabahat

Das schönste Meer ist das noch nicht befahrene Liebesgedichte
Kuvayi Milliye: Abidin Dino'nun Desenleriyle
Taranta Babu'ya Mektuplar
Öteki Defterler
Beyazıt Meydanındaki Ölü
Unutulan Adam
Sonuna Kadar Kavga

Nazım Hikmet ve Tosca'sı Semiha Berksoy
Tüm Eserleri 1 - Şiirler 1
Tüm Eserleri 2 - Şiirler 2
Tüm Eserleri 3 - Şiirler 3
Tüm Eserleri 4 - Şiirler 4
Tüm Eserleri 5 - Şiirler 5
Tüm Eserleri 6 - Şiirler 6

Kuvayi Milliye Destanı
Keloğlan
Tüm Eserleri 7 - Şiirler 7
Hasretle - Nazım Hikmet Mektupları
Memleketimden İnsan Manzaraları 1
Memleketimden İnsan Manzaraları 2
Memleketimden İnsan Manzaraları 3

Memleketimden İnsan Manzaraları 4
Kurtuluş Savaşı Destanı
Memleketimden İnsan Manzaraları 5
Dört Hapishaneden
Rubailer
Sürekli Bir Bahar
Güzel Günler Göreceğiz

Kafatası
Yel Üfürdü Su Götürdü
Bursa Cezaevinden Va-Nu'lara Mektuplar
Yaylamıza Kiraz Vakti
Kuvayi Milliye
İnek
Kerem Gibi

Nazım Hikmet’in Açlık Grevi (Tıpkı Basım İçerikler)
El Yazmalarında ve Basılı Kitaplarda Saman Sarısı
Sovyet Demokrasisi
Jokond ile Si - Ya - U
Alman Faşizmi ve Irkçılığı
Gece Gelen Telgraf
1 + 1= Bir

Nazım Hikmet Şiirleri: 1
Şu 1941 Yılında
Yaşamaya Dair
Saat 21-22 Şiirleri
Orman Cücelerinin Sergüzeşti
Büyük Taarruz
Aydınlıkçı şair, aydınlıkçı yazar Nazım Hikmet

Faşizm Sınıflar ve Emperyalizm
Seçilmiş Əsərləri
Güneşi İçenlerin Türküsü

Nazım Hikmet Ran Alıntıları - Sözleri
Bizim İstiklal Marşın'da aksayan bir taraf var,
Bilmem ki, nasıl anlatsam,
Akif inanmış adam,
Fakat onun, ben,
İnandıklarının hepsine inanmıyorum.
Mesela, bakın:
"Gelecektir sana vadettiği günler Hakk'ın"
Hayır,
Gelecek günler için
Gökten ayet inmedi bize.
Bir şarkı istiyorum
Zaferden sonrasına dair.
Kim bilir belki yarın (Kuvayi Milliye Destanı)
Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne, allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar.. (Güzel Günler Göreceğiz)
"Kim bilir ;
Masalınızın kahramanı, başka bir hikayenin figüranı olmaya gitmiştir belki de. (Yaşamak Seni Sevmek Gibi)
Yok edin insanın insana kulluğunu, bu davet bizim... (Kuvayi Milliye: Abidin Dino'nun Desenleriyle)
Büyümez ölü çocuklar... (Henüz Vakit Varken Gülüm)
"Sen daha çok hikâyeler dinlersin ama, artık sana hikâye anlatacak bulursan!.." (Ferhad ile Şirin)

" Bırak ay gitsin sen kal bu gece... " (Bu Şehir Güzelse Senin Yüzünden)
Yolunda pusuya yattıklarını
arkadan çelme attıklarını
 bilerek
 yürümek…
Yürümek
yürekten
gülerek
 yürümek… (Yazılar 6)
...yolsuzluğun da türlü türlüsü vardır. (Yazılar 3)
İnsanların başlarında kalpak,
yüreklerinde keder,
yüreklerinde müthiş bir ümit vardı. (Kuvayi Milliye Destanı)
Bir insan bir vazife alırsa, bu vazife küçük ve ehemmiyetsiz de olsa, onunla öteki vazifeler arasındaki bağı unutmamalı ve ben işimi yapıyorum ya, işimden gayrisi beni alakadar etmez, banane dememelidir. Çünkü her iş, başka işle bağlıdır. (Hikayeler)
Bulut mu olsam,
gemi mi yoksa,
balık mı olsam,
yosun mu yoksa? ..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı, oğlum,
bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla. (Büyük İnsanlık)
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin
(demeğe de dilim varmıyor ama)
kabahatın çoğu senin canım kardeşim. (Nazım Hikmet Şiirleri: 1)

Fotoğrafınızı pek yakında beklerim. Sıhhatiniz nasıldır ? Ateşiniz devam ediyor mu ? Oraları çok mu soğuk ? Herhalde odanızda soba vardır.
Burada havalar birkaç gündür lodos. Denizde beyaz köpükler... ağaçlarda beyaz çiçekler... (S. Berksoy) (Nazım Hikmet ve Tosca'sı Semiha Berksoy)
Bir gülüşün ateşiyle yakmasını biliriz ölümün önünde sigaramızı. (Nazım Hikmet Şiirleri 5: Bir Hazin Hürriyet)
Hem anlatsana bana:
 nasıl oluyor da çıldırmıyoruz
 öleceğimizi bildiğimiz halde?
Yoksa ben ölmem gibi mi geliyor insana. (Yatar Bursa Kalesinde)
-Mayakovski’nin kitaplarından en çok hoşunuza gidenler hangileridir?

+ Sevgilinin gözlerini mi, yoksa burnunu mu seviyorsun sorusunu nasıl yanıtlamalı? Mayakovski’yi tepeden tırnağa severim ben.￼ (Yazılar 6)
“Onlar paranın sahibi değil, para onların sahibi. “ (Memleketimden İnsan Manzaraları)
"Yaşamak güzel şey be kardeşim." (Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim)
Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
Bakış açım belli oldu yine.
Geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
Dağlara çarptım her esişimde.
Yollara küfrettim her gidişinde. (Tüm Eserleri 2 - Şiirler 2)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/seyh-bedrettin-destani-nazim-hikmet-ran-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)