# Seyit Ali Reis - Abdullah Ziya Kozanoğlu Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Seyit Ali Reis kimin eseri? Seyit Ali Reis kitabının yazarı kimdir? Seyit Ali Reis konusu ve anafikri nedir? Seyit Ali Reis kitabı ne anlatıyor? Seyit Ali Reis PDF indirme linki var mı?  Seyit Ali Reis kitabının yazarı Abdullah Ziya Kozanoğlu kimdir? İşte Seyit Ali Reis kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/seyit-ali-reis-abdullah-ziya-kozanoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-29T16:00:17+03:00
- Güncelleme: 2022-05-29T16:00:17+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/29/abdullah-ziya-kozanoglu-kimdir-abdullah-ziya-kozanoglu-kitaplari-ve-sozleri-233797.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Abdullah Ziya Kozanoğlu 
 Yayın Evi: Bilge Kültür Sanat 
 İSBN: 9789944425674 
 Sayfa Sayısı: 400 
--reklam--
Seyit Ali Reis Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Türk edebiyatında tarihi romancılığın en başarılı temsilcilerindendir. Eserlerinin çoğu onlarca baskı yapmış ve yüz binlerce okura ulaşmıştır. Romanlarını tarihten seçtiği kişiler ve onların çevresindeki olaylar üzerine kurduğu görülür. Çok rahat ve oldukça akıcı bir anlatımı sayesinde okuma alışkanlığını geliştirici eserleriyle Kozanoğlu, genç nesillere tarih şuuru da aşılamaktadır. Bunu "Amacım, Türk insanının kendisine güvenmesini, atalarıyla övünmesini, kendisini başarıcı görmesini sağlamaktadır"sözleriyle açıklamaktadır. Daniel Pennac'ın okuyucuya tanıdığı haklardan Bovarizm (kitapla bütünleşme) hakkını kullanan Türk okuru Kozanoğlu'nun romanlarında zaman zaman uçsuz bucaksız ovalarda at sürecek, kıl çadırlarda yatacaktır. Anlatılan çağda çok kullanılan kelimeler eserlere adeta serpiştirilmiş, böylece hem eserin dili açıklığından bir şey kaybetmemiş hem de tarihi atmosfer başarıyla günümüze taşınmıştır.

"Bir roman yazmak için en azından yüz kitap okurum. Bilgisiz, yalnız hayal gücü ile roman yazılmaz" diyen Kozanoğlu, özellikle tarihi roman yazarlarına da çok önemli mesajlar veriyor.
(Tanıtım Yazısından)
--reklam--
Seyit Ali Reis Alıntıları - Sözleri
Dünyada en fazla yaşayan adam, yaşadığı günleri mutlu geçiren adamdır. Hayat iksiri mutluluk iksirini bulmak demektir. Bu insanların kendi elindedir. Aşırı isteğinize, nefsinize, egemen olun, ruhunuzun yaşaması size yetecektir. Gövde ile hayvanlar da yaşıyor. Sizin ruhunuz ölümsüz olarak kalsın, bu kâfidir.
"Bir yanda belleri palalı, piştovlu, kavukları yana yıkılmış korsanlar, bakışları insanın yüreğini eriten korkunç Türk korsanları... Bir yanda uzun altın saplı, haç şeklinde parlak, ince keskin kılıçlar taşıyan Portekiz şövalyeleri..."
Gemilerde fırtına...
Bin!... Kelle'nin sırtına!
Neyleyim Arabı?...
Yere döktü şarabı...
Suda yüzmekle karada yürümek birdir bizim için...
Gemilerde fırtına...
Bin!...Kelle'nin sırtına!
Neyleyim Arabı?...
Yere döktü şarabı...
-"Ah, şeytanın torunlarına benzeyen Türkler!..."
Diri insandan korkulmaz, diri insanla dövüşülürdü.
"Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kafirleri dostlar edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil vermek ister misiniz?"

Nisa Suresi [4/144]
Konuşmak için gelen elçiye al kaldırmak Türklerin şanından değildir!...
Korsana denizden ayrılmak yaramaz.
Kelle Bekir'e göre insan dünyaya üç şey için gelirdi.
1-Yoğurtlu kebap yemek, şarap içmek,
2-Galata'da karı oynatmak,
3-Kavga etmek.
-Cins kurtlar koyun sürüsünü avlayabilmek için önce çoban köpeğini öldürürler.
Cenabı Hak, cenk meydanından ayrılıp aşk vadisine gitmesini istemişti belki?!...
-Dişisini kaybeden sırtlan, onu ararken geberir.
Birkaç saniye... Ölümün kanat açıp ortalıkta dolaştığı bir iki saniye geçti. Asırlarca duyulacak azapların birikip bir anda insanın kalbine dolmasından doğan birkaç saniye geçti.
--reklam--
Seyit Ali Reis İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çocukluğumda okuyup hala en sevdiğim kitaplar arasında olan kitap. Eğlenceli, sürükleyici. Kelle Bekir ve pala Hüseyin hala benim kahramanlarım :) Kitabı 3 kez okumuşumdur. Vaktim olsa şimdi yine okuyup beni o kadar etkileyen ne görmek istiyorum. (Asiye Yıldız) 
--reklam--
Seyit Ali Reis PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Abdullah Ziya Kozanoğlu - Seyit Ali Reis kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Seyit Ali Reis PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Abdullah Ziya Kozanoğlu Kimdir?
Abdullah Ziya Kozanoğlu, Abdullah Ziya Bey (d. 16 Ocak 1906, İstanbul - ö. 1966 İstanbul), Türk mimar, müteahhit, romancı, çizgi-roman yazarı.
Tarihi serüven romanı ve piyes türündeki popüler eserleri ile tanınmış milliyetçi bir yazardır. Romandan sonra çizgi roman ve sinema kahramanı olarak ilgi gören Malkoçoğlu, Gültekin, Seyit Ali Reis kurgu-karakterlerin yaratıcısıdır. 1942-1950 arasında Beşiktaş Jimnastik Kulübü başkanlığını yapmış bir spor adamıdır. İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi ve Ankara Hukuk Fakültesi gibi yapıların inşaatını üstlenmiş bir mimar ve müteahhittir.
Manken ve oyuncu Yasemin Kozanoğlu’nun dedesidir.

16 Ocak 1906’da İstanbul’un Beşiktaş semtinde dünyaya geldi. Babası Abdulah Osman Bey, annesi Seyyide Hanım’dır. İlk öğrenimini Nişantaşı İttihat ve Terakki Mektebi’nde gördü. Ortaöğrenimine Gaziosmanpaşa Mektebi’nde başladı; 1922’de Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun oldu. Yükseköğrenimine İstanbul Teknik Üniversitesi Yüksek Mühendislik Bölümü’nde başladıktan sonra beşinci sınıfta okuldan ayrılmak zorunda kalınca Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Bölümü’ne girdi; 1929’da Akademiden mezun oldu.  
1929’da Adana Belediye Fen İşleri müdürü olarak atanan Kozanoğlu, 1932’de Milli Eğitim Bakanlığı’nda mimar olarak görevlendirildi. O yıl memuriyetten ayrılarak İstanbul’a döndü ve meslek yaşamına serbest mimarlık, müteahhitlik yaparak devam etti. İnşaat işlerini üstlendiği yapılar arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fen Fakültesi, İstanbul Operası birinci kısım inşaatı, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Etibank, Tayyare Fabrikası, Ankara yeraltı suları, Malatya Tütün Fabrikası, Sağmalcılar Cezaevi bulunur.
Öğrencilik yıllarında gazetelerde çizerlik yapan ve roman tefrika etmeye başlayan Kozanoğlu’nun 1925 yılında Resimli Mecmua’da tefrika edilen “Kızıl Tuğ” adlı romanı, 1927’de kitap olarak yayımlandı. Türk edebiyatının ilk tarihsel serüven romanı kabul edilen bu eserin  devamı 1959’da çizgi roman olarak Suat Yalaz’ın çizimleri ile yayımlanmıştır. Yazı yaşamına tarihi serüven romanları ile devam etti. Romanlarında Abdulllah yerine “Aptullah” ismini kullandı. Eserlerinin çizgiromana ve sinemaya uyarlanması için uygun altyapıyı hazırlamakla uğraştı. Pek çok uyarlamayı kendisi yaptı; bu yüzden Türkiye’deki ilk ciddi çizgi roman yazarlarından birisi kabul edilir 
1942-1950 yılları arasında Beşiktaş Jimnastik Kulübü başkanlığında bulundu.
Tiyatroya her zaman ilgi duyan yazar; İstanbul Taksim’de bir apartmaın üst katını tiyatro salonuna dönüştürerek Arena Tiyatrosu’nun kurulmasını sağladı 
Muhittin Hanım ile evliliğinden 3 çocuk sahibi olan Kozanoğlu, 23 Mart 1966’da İstanbul’da hayatını kaybetti. Cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilmiştir.
--reklam--
Abdullah Ziya Kozanoğlu Kitapları - Eserleri
Kızıl Tuğ
Gültekin
Malkoçoğlu
Atlı Han
Türk Korsanları
Savcı Bey
Sarı Benizli Adam
Kolsuz Kahraman
Sencivanoğlu
Hilal ve Haç
Fatih Feneri
Battal Gazi Destanı
Seyit Ali Reis
Patronalılar
Dağlar Delisi
Kızıl Kadırga
Arena Kraliçesi
Kubilay Han’ın Gelini
Atlı Han
--reklam--
Abdullah Ziya Kozanoğlu Alıntıları - Sözleri
"Yürü, bizim yolumuz uğraş yolu, sevdiğimiz at, yavuklumuz sadaktır." (Kızıl Tuğ)
-Dinini, Allah'ını seversen önümden çekil,ne parası?
Balamir tekrar gürledi:
-Bizim dinimiz para, Tanrı'mız kılıçtır. (Atlı Han)
-Dişisini kaybeden sırtlan, onu ararken geberir. (Seyit Ali Reis)
Sana bir şey diyeceğim, bir şey diyeceğim... Ama kafa kafa değil ki... Sanki uğru ambarı. İçerisi karmakarışık, sana diyeceğimi bir türlü bulamıyorum. (Atlı Han)
- Demek Verböçi de Japolya'yı istiyor...
- Evet!.. Fakat Peter Perene falan Ferdinand'ı istiyorlar. "Avusturyalılar kuvvetlidir, bizi Türklere karşı korurlar" diyorlar.
- Sersemler... Sonra Avusturyalılara karşı onları kim koruyacak?.. Böyle iki büyük devletin arasında otururlarsa elbet birisine sığınacaklar. Sonra, sonra... Ben dağlarda gezeli epey şeyler olmuş.'' (Malkoçoğlu)
Ahlâksızlık bu keratalarda; dedikodu, kötülük bu heriflerde; birbirlerinin canına, malına, ırzına göz dikmek bunlarda... (Türk Korsanları)
içinizde bulunan memleket sevgisinden uzak, din kardeşliğinden habersiz, tek amaçları hâlâ yoksul halkı ezmek olan bir topluluk... (Türk Korsanları)
- Sen de Moğol musun?
- Hayır.
- Sen Türk müsün?
- Ben Müslümanım.
- Müslüman ne demek koca baba? Okumuş adama benzersin. Bir adamın önce bağlı olduğu bir bayrağı, bir avulu, bir obası olur. Din gönülleri birleştiren ayrı bir bağdır. İmandır. Ben sana uruğunu, boyunu, dokuz atanı soruyorum; sen bana dinden imandan söz açıyorsun. Uruğunu, soyunu, sopunu bilmiyor musun yoksa?
- Ben de sizdenim.
- Ne pis konuşuyorsun. Türk'üm de be adam. Ne korkuyorsun? Türk'üm diye bağır! Utanacak, korkacak ne var? (Kızıl Tuğ)
Selam Tanrı'ya ki suçlarımızı hoş görsün!.. (Atlı Han)
O dağ gibi Türk arslanını da sevgilisinin yanına çökertti. (Atlı Han)
- Biz bir şey sorunca öyle devedikeni yalamış sıpalar gibi sırıtıp kalmayın bre.
 Ne biçimde benim bayrağım?
 Attilâ'nın bayrağında ne vardı? (Hilal ve Haç)
Burada tutulacak en doğru yol kendi gücümüze güvenmektir.
-Yani?!
-İsyan ediyorum!
-Neye karşı?!
-Her şeye karşı! Haksızlığa, kardeşlerime, yalanlara, tuzaklara, babama ve bütün cihana karşı isyan ediyorum! (Savcı Bey)
Şair Nedimi hasut ve kinli bakışlarile gözlüyorlardı. Arkadan padişahın yaldızlı sandalı gözükmüştü.
Nedim'in sesi çayırı inletitordu:

Geh varub havz kenarında hırâmân olalım
Geh gelüb Kasr-ı Cinân seyrine hayran olalım
Gâh şarki okuyub gah gazel-hân olalım
Gidelim serv-i revânım yürü Sa'd-âbâd'a (Patronalılar)
Halk bu sefer Belizer'den yana döndü. Beyinsiz bir domuz sürüsü gibi nereden yem kokusu gelirse o yana dönüyorlardı... (Arena Kraliçesi)
Kelle Bekir'e göre insan dünyaya üç şey için gelirdi.
1-Yoğurtlu kebap yemek, şarap içmek,
2-Galata'da karı oynatmak,
3-Kavga etmek. (Seyit Ali Reis)
... çok iğrenç gördüğün vücudum yerine sana temiz ve hiç kimsenin olmayan kalbimi verdim. Onu istersen sakla, istersen fırlat at! (Atlı Han)
Korsana denizden ayrılmak yaramaz. (Seyit Ali Reis)
Silâh gücü ve din korkusu; memleketin milyonlarca halkını padişaha esir etmiş, süründürmüş, bilgisiz bırakmış, cihanlara sığmayan cihangir bir milleti ezmişti. (Patronalılar)
"Buğatırlar!.. Cenk kokuları gene kendini gösterdi. Gün şu tepelerden doğup, ay gökte parladıkça Türkler, Moğollar ve bütün danışıklarımız, yoldaşlarımız kılıçlarını indirmeyecek, at üzerinden inmeyecekler,
İşittik ki, atalarımızı köpek Çinliler yendiler; onları buyruklarına tutsak kıldılar. Dedelerimiz bu köpeklere bac vermekte idi. Bugün Timuçin "Tung-Hay" gibi bir serseme bac vermeyi değil, onun ülkesini başına geçirmeyi daha doğru buluyor." (Kızıl Tuğ)
Bir nim neş’e say bu cihanın baharını,
Bir sagar-ı keşideye tut lâlezarını. (Patronalılar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/seyit-ali-reis-abdullah-ziya-kozanoglu-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)