# Şeytan İşi - Hüseyin Rahmi Gürpınar Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Şeytan İşi kimin eseri? Şeytan İşi kitabının yazarı kimdir? Şeytan İşi konusu ve anafikri nedir? Şeytan İşi kitabı ne anlatıyor? Şeytan İşi PDF indirme linki var mı?  Şeytan İşi kitabının yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar kimdir? İşte Şeytan İşi kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/seytan-isi-huseyin-rahmi-gurpinar-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-10T08:00:17+03:00
- Güncelleme: 2022-05-10T08:00:17+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/10/huseyin-rahmi-gurpinar-kimdir-huseyin-rahmi-gurpinar-kitaplari-ve-sozleri-218626.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Hüseyin Rahmi Gürpınar 
 Yayın Evi: Özgür Yayınları 
 İSBN: 9789754473407 
 Sayfa Sayısı: 96 
--reklam--
Şeytan İşi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hüseyin Rahmi Gürpınar, Şeytan İşi romanında yaşlı ve zengin, ama câhil ve aklı kıt bir kadın olan Hayriye Hanım'ın, bir şaka dolayısıyla başına gelenleri, bilinen gülmeceli anlatımla öykülüyor. Birbirleriyle cilveleşen kedilerin rahatsız edici miyavlamalarıyla başlayan, Hayriye Hanım'ın tımarhâneye düşmesiyle acıklı bir sona ulaşan bu romanda, yazar, zamanın İstanbul yaşamından doğalcı sahneleri, etkileyici bir dille betimlemektedir. Her zamanki toplumsal eleştirisi, en azından gülümseten gülmecesi ve yürek sızlatan dramıyla...
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Şeytan İşi Alıntıları - Sözleri
"Ne'n var?"
"Vallahi ben de bilmiyorum. Bir yürek darlığı. Bir iştahsız­lık, bir uykusuzluk. Her tarafımda ağrılar, sızılar.."
Doğru söyledin mi adama sinirli diyorlar. Biraz daha ileri vardın mı deli diyorlar. Bu vakitte sinir
herkeste var. Akıllısında da delisinde de
Dünyada şeytan yoktur, fakat onun yerini tutan insanlar vardır.
Başlarınızdan zorla o koca sarıkları çıkardılar ama kafanızın içindeki küf tutmuş zehirli zihniyetleri söküp atamadılar.
Başı,beyni hiç yerinde değildir. Nerededir? Kendi de bilmez.
Başınızdan zorla o koca sarıkları çıkardılar ama kafalarınızın içindeki küf tutmuş zehirli zihniyeti söküp atamadılar..
İnsan ve şeytan gözünün erişemeyeceği emin bir yer arıyordu.
Bu bir şakaysa çok tatsız. Ciddiyse çok haksız.
"başınızdan zorla o koca sarıkları çıkardılar ama kafalarınızın içindeki küf tutmuş zehirli zihniyetleri söküp atamadılar."
Söyleyecek nelerim var nelerim.. Fakat neme lazım..
"Bu gün yine çok sinirlisin kadınım."

"Zaman pek tuhaf oldu. Doğru söyledin mi adama sinirli diyorlar. Biraz daha ileri vardın mı deli diyorlar. Bu vakitte sinir herkeste var. Akıllısında da delisinde de. Ne işitir­sen, ne görürsen ha evet efendim pekâlâ diyeceksin. Âlâ âlâ, hep aliyülâlâ. Fakat insaf ediniz. Âlâ denecek ortada ne var? Bu kıt­lık mı âlâ? Evlatlar analarını babalarını öldürüyorlar o mu âlâ? Geceleri hesapsız evler soyuluyor. O mu âlâ?..
Ortalıkta akıllı, deli seçilmez oldu.
--reklam--
Şeytan İşi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
bir kitabı okumadan önce buradaki incelemelere bakarım, bu kitap hakkında bir tane "sıkıcı" yazan yorum vardı ve bu yoruma aldanıp kitabı okumayı erteledim. keşke ertelemeseydim, kitap gayet güzeldi, komikti ayrıca kedilerle olan kısmı da çok güzeldi konu olarak pinti yani var yemez Hayriye Hanıma komşularının bu huyunu bırakması için bir ders vermek istemesini ve sonunda kadının kafayı yemesini konu alıyor. eski kelimelere alışık değilseniz biraz yavaş akabilir. (damla) 
"Gulyabani" kitabından sonra Hüseyin Rahmi Günpınar'ı daha yakından tanımak adına okuduğum bir kitap oldu. Bu iki kitabın ortak yönleri, çok sade bir konuya derin dokunuşlar yapması. Her ikisinden dönemin bakış açısını kolaylıkla gözlemlemek mümkün. Bir de bir ortak yönünü söylemeden geçmeyeceğim, ayrıca bu bana garip de geldi: pek sık rastlamadığımız "Muhsine" ismi iki kitapta da kullanılmış. :) Artık bu adın Hüseyin Bey için şahsi değeri mi vardır, yoksa sadece tesadüf mü bilemiyorum.

Kitapta Hayriye isimli yaşlı bir teyzenin öyküsü anlatılıyor. İlk sayfalarda kedisinin başına gelen "hevâdis"lere ilginç şekilde çok yer verilmiş ve bu tüm konunun da kedi üzerinden olacağını sanmama neden oldu. Ki tabii ki konu bütünlükle bir kedi olamazdı ve olmadı da zaten.. Hayriye Hanım'ın çok miktarda altınları ve parası olmaktadır ama kimsenin bundan haberi yok. Yaşlı hanfendi bu sırını gizli tutmak için çok titizlikle çalışıyor. Ama bir gün.. Cinler, periler ona mektup yazmaya başlıyorlar! Tam burada kitap, "heeh işte belli oldu Günpınar kaleminden geldiği" dedirmeği başardı. "Gulyabani" kitabında da ön planı kaplamış cin mevzusu bu kez de Hayriye Hanım'ı tam bir deliye dönüştürüyor. Hem de öyle böyle değil, tüm kağıt paralarını yakacak, altınlarını tuvalete boşalttıracak kadar.. Tamaaam, artık olayın gizeminin nasıl aydınlandığı da okuyunca öğrenilmeli diye düşünüyorum. Genel anlamda hoş bir öykü anlatılıyor, bazen küçük bir haraketin nelere yol açabileceği gösteriliyor, "Kelebek Etkisi" diye isimlendirebileceğimiz ideolojiye sahip kitap.

Anlattığım türden kitapları seviyorsanız (ki ben seviyorum), bu kitabı okumak sizin için değişik ve güzel olacaktır. Keyifli okumalar! (Rûhe) 
Hüseyin Rahmi Gurpinar'ın tarzına uygun, diğer kitaplara benzer olayları konu edinmiş bir kitap. Kitaba başlarken aynı konu(kediler) mevzusu çok gereksiz uzatıldığı için neredeyse okumaktan vazgeçecektim.
 Devamında Hayriye hanım, parasını yemeyen , harcamayan sürekli biriktiren yaşlıca bir kadın. Komsulari ders vermek için cin, peri ağzıyla mektuplar yazıp paraların yerini bildirirler. Hayriye hanım bir türlü buna anlam veremeyip sonunda delirir .
 Giriş kısmi hariç gerçekten okumaktan haz aldım. Bazı yazım yanlışları var ama bu çok da engellemiyor akışı. (Osman p.) 
--reklam--
Şeytan İşi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hüseyin Rahmi Gürpınar - Şeytan İşi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şeytan İşi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar Kimdir?
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı.

1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi.

Edebiyat hayatı
Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır.

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_Rahmi_Gürpınar
--reklam--
Hüseyin Rahmi Gürpınar Kitapları - Eserleri
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç
Gulyabani
Efsuncu Baba
Mürebbiye
Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür
Şık
Şıpsevdi
Hazan Bülbülü
Melek Sanmıştım Şeytanı
Hakka Sığındık
Gulyabani - Gönül Ticareti
İki Hödüğün Seyahati
Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?
Ben Deli miyim?
Cadı
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç - Melek Sanmıştım Şeytanı
Kadınlar Vaizi
Gönül Ticareti
İffet
Sevda Peşinde
Kesik Baş
Mürebbiye - Şeytan İşi
Şeytan İşi
Deli Filozof
Meyhanede Kadınlar
Dirilen İskelet
Kaderin Cilvesi
Utanmaz Adam
Nimetşinas
Tesadüf
Boşanmış Kadın
Hayattan Sayfalar
Öldüren Öpücük
Kokotlar Mektebi
Kaynanam Nasıl Kudurdu? - Muhabbet Tılsımı
Mezarından Kalkan Şehit
Cehennemlik
Ölüm Bir Kurtuluş Mudur?
İnsan Önce Maymun muydu?
Acı Gülüş
Ölüler Yaşıyorlar mı?
Can Pazarı
Toraman
Metres
Mezarından Kalkan Şehit - Mutallaka
Billur Kalp
Eşkıya İninde
Bir Sevda Denklemi
Gulyabani / Gönül Ticareti / Melek Sanmıştım Şeytanı
Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?
Dünyanın Mihveri Kadın mı, Para mı?
Tünelden İlk Çıkış
Nimetşinas - Toraman
İmrenilecek Bir Ölüm
Namuslu Kokotlar
Kesik Baş - Utanmaz Adam
Kesik Baş - Ölüm Bir Kurtuluş mudur?
Efsuncu Baba - Gönül Bir Yeldeğirmenidir Sevda Öğütür
Tesadüf - Muhabbet Tılsımı
Eşkiya İninde / İki Damla Yaş
Kadın Erkekleşince
Aşk Batağı
Namusla Açlık Meselesi
Cadı Çarpıyor - Şakavet-i Edebiyye
Gulyabani
Eti Senin Kemiği Benim
Son Arzu - Tokuşan Kafalar
Gazetecilikte İlk Yazılarım
Tesadüf / Şeytan İşi
Gazetecilikte Son Yazılarım 3
Gazetecilikte Son Yazılarım 2
Şehirde Bir Şekavet
Tutuşmuş Gönüller
Son Arzu
Gazetecilikte Son Yazılarım 1
Muhabbet Tılsımı
Gazetecilikte Son Yazılarım 4
Mezarından Kalkan Şehit
Nimetşinas - Hakk'a Sığındık - Meyhanede Kadınlar
Salgından Allah'a Sığındık
Çocuk Yüreklerde Seçme Öyküler
Çocuk Yüreklerde Gulyabani
Sanat ve Edebiyat
--reklam--
Hüseyin Rahmi Gürpınar Alıntıları - Sözleri
- Kocasını şiddetle seven bir kadın için mutlu olmasın?
- Bir taraflı muhabbetlerden çoğunlukla felaketler doğar. Oğlan onu sevmedikten sonra geçim olur mu? (Kadın Erkekleşince)
Saçı uzun aklı kısa hükmüyle alnımıza birer ahmaklık damgası vurmuşlar, bu uğursuz etiketin altında insanlığımız unutulup gidiyor. (Kadınlar Vaizi)
"Zaten aileler içinde ne kadar fasit ve münasebetsiz olursa olsun hep kadının dediği olur. Erkeğin amirliği laftan ibarettir." (Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?)
İnsan insanın aynasıdır derler. (Hazan Bülbülü)
Acı bir tecrübenin verdiği uğursuz bir netice ile söylüyorum ki güzellikle zekânın birleşmiş olduğu bir kadınla evlenmeye kimse özenmesin. (Öldüren Öpücük)
Zaman her şeyin foyasını meydana çıkarmak kuvvetini haizdir.

Haiz: sahip, malik (Şıpsevdi)
Bir kadının gönlüne cidden sahip ve hakim olamadıktan sonra onu zorla,baskıyla kendinize boyun eğdirmiş görünmekte ne lezzet bulunur? (Sevda Peşinde)
-
"Bana bir kelime yalan söylemenin
ne büyük bir cinayet olduğunu anlayabilsen." (Tesadüf)
insan yasak edildiği şeye
şiddetle düşkün oluyor .. (Melek Sanmıştım Şeytanı)
Hayriye hanım:"Zaman pek tuhaf oldu.Doğru söyledin mi adama sinirli diyorlar.Biraz daha ileri vardın mı deli diyorlar.Bu vakitte sinir herkeste var.Akıllısında da delisinde de.Ne işitirsen,ne görürsen ha evet efendim pekâlâ diyeceksin.Âlâ âlâ,hep aliyülâlâ.Fakat insaf ediniz.Âlâ denecek ortada ne var? Bu kıtlık mı âlâ.Evlatlar analarını babalarını öldürüyorlar o mu âlâ ?" (Mürebbiye - Şeytan İşi)
Kadın ölümle susturuluyor. Ne olduğu anlaşılmaya kalkışılmayan yara toprakla örtülüyor. Bu irinin binlerce benzeri toplum hayatında cerahatlerini saçıp duruyor. Kadın niçin gönlünü kocasından alıp da başkasına veriyor? Bu «fantazya» hercailiği midir? Yoksa bünyenin, ruhun yenilmez bir sempati, antipati zorlaması mıdır? (Gulyabani / Gönül Ticareti / Melek Sanmıştım Şeytanı)
"Köpek yestehlemekle deniz mundar olmaz." (Son Arzu - Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?)
— Tayfur, yolumdan çekil...
— Hangi yolundan ulan? Yollar belediyenindir. (İnsan Önce Maymun muydu?)
Kanın temizleyemeyeceği hiçbir leke yoktur (Kaynanam Nasıl Kudurdu? - Muhabbet Tılsımı)
Vücudu yıprandıran şeylerin başlıcası gam, keder, üzüntü... (Cehennemlik)
Her zaman bela bize gelmez, bazı bazı gidip onu buluruz. (Can Pazarı)
Ziyade kabzedemem rızkımı mukadderden

"Rızkımı kaderimin bana verdiğinden fazla alamam." (Gazetecilikte Son Yazılarım 2)
her ferdin ölümü kendi için bir kıyamet demektir (Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç)
"Ömür denilen şey sürekli değişimden ibaret. İhtiyarlık bir kere insanın yakasına çökerse artık geçmiş ola..." (Hazan Bülbülü)
Hiçbir hususta gerçekleri gizlemekle mutluluğu temin etmek mümkün olamaz. (Sevda Peşinde)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/seytan-isi-huseyin-rahmi-gurpinar-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)