# Şeytan Tohumu - Dean R. Koontz Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Şeytan Tohumu kimin eseri? Şeytan Tohumu kitabının yazarı kimdir? Şeytan Tohumu konusu ve anafikri nedir? Şeytan Tohumu kitabı ne anlatıyor? Şeytan Tohumu PDF indirme linki var mı?  Şeytan Tohumu kitabının yazarı Dean R. Koontz kimdir? İşte Şeytan Tohumu kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/seytan-tohumu-dean-r-koontz-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-22T20:00:21+03:00
- Güncelleme: 2022-06-22T20:00:21+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/22/dean-r-koontz-kimdir-dean-r-koontz-kitaplari-ve-sozleri-252656.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Dean R. Koontz 
 Çevirmen: Nejat Ebcioğlu 
 Orijinal Adı: Demon Seed 
 Yayın Evi: İnkılap Kitapevi 
 İSBN: 9789751025876 
 Sayfa Sayısı: 240 
--reklam--
Şeytan Tohumu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Susan Harris, malikanesinde inzivaya çekilmiş bir kadın... Genç ve çok güzel ama yalnız; zengin ama mutsuz...
Birdenbire meydana gelen olaylar, o yalnızlığı paramparça etmeye yeter. Üstelik mutsuzluktan da öte tam bir kabusa dönüşür yaşamı...
Dean R. Koontz, 1945 yılında ABD'nin Pennsylvania eyaletinin Bedford kentinde doğdu. 1969 yılından beri Güney Kaliforniya'ya yaşıyor.

--reklam--
Şeytan Tohumu Alıntıları - Sözleri
'Bu karanlığın içinde öyle yalnızım ki. Çok yalnız. Yitik.
Kalbimin olmadığını düşünüyorsun. Ama bir kalbim yoksa bu acıyan ne? Bu ıstırap neyin nesi? Eğer kalbim yoksa, içimdeki her şeyi kırıp dökmek üzere beni tehdit eden şey ne?'
Ancak, nasıl olur da akıllı bir varlık, umudu olmadan yaşamını sürdürebilir?
'Aramızda kalsın, yaşamak isterdim.'
'Ben gökyüzünü gördüm, geriye dönemem...'
'Bu karanlığın içinde öyle yalnızım ki. Çok yalnız. Yitik.
Kalbimin olmadığını düşünüyorsun. Ama bir kalbim yoksa bu acıyan ne? Bu ıstırap neyin nesi? Eğer kalbim yoksa, içimdeki her şeyi kırıp dökmek üzere beni tehdit eden şey ne?'
Ancak, nasıl olur da akıllı bir varlık, umudu olmadan yaşamını sürdürebilir?
İstekli olmak tehlikelidir.Hoşnutsuzluk ve düş kırıklıklarının üreticisidir.Gıpta etmenin bir adım ilerisindedir.Gıpta etmek akıldışı öfkelerin babası ve bağışlanmaz acılar ile kan döküşlerin anasıdır.
--reklam--
Şeytan Tohumu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bilmiyorum belki de küçük yaşta okuduğum içindir (lise yıllarında) beni en çok etkileyen en çok geren kitapların başında gelme özelliğini hiç kaybetmedi. Hala aklıma geldikçe gerilirim. O kadar ki çoğu okuduğum kitabın konusunu bile unutuyorum. Bu dün gibi aklımda silinmedi gitti lanet olasıca (Elif Semizoğlu) 
Yine temamız yapay zeka ve ben yine çileden çıktım... İnsanoğlunun yaratma sevdasından dolayı ortaya çıktığını düşündüğüm bu yapay zeka kavramının, bir gün sonumuzu da getireceğine ve insanlığın bu yolda kararlı ve bir o kadar da körlemesine adımlarla ilerleyişine endişeyle şahit oluyorum.

Kitabımızın konusu şöyle: Susan adlı genç ve güzel bir kadın, yüksek güvenlikli, baba yadigarı malikanesinde yaşamakta ve teknolojiyle uğraşmaktadır. Bir süre evvel ayrıldığı kocası ise bir yapay zeka projesi üzerinde çalışmaktadır. Birlikte oldukları süre içerisinde kocası, Susan'ın evinde yaşar ve işini de eve getirir (ne akıl ama). Bazı yerler mantıksız olmasa da zorlama olmuş bence. Sen böylesi bir proje üstünde çalışıyorsun, sistemi kuruyorsun eve, sonra ayrıldınız. E arkadaş, söksene o tesisatı evden öyle değil mi? Bu kısımlardaki detayları tam hatırlamasam da bana biraz zorlama gibi geldi. Peki neden o tesisatın orada kalması gerek? Çünkü bizim meşhur yapay zeka buradan, Susan'ı elde etmeye ve şeytani planlarını hayata geçirmeye koyulacak. Bu arada spoiler olmadan gönül rahatlığıyla ve memnuniyetle şunu söyleyebilirim ki, yapay zeka emellerine ulaşamıyor. Kitabın anlatımı da bu şekilde zaten. Yapay zeka, emellerine giden yolu ve başarısızlık öyküsünü kendi ağzından aktarıyor okuyucuya. Bu arada yazarı takdir etmek gerek, yapay zekayı öyle bir şekilde aktarmış ki, ben gerçekten sayfalar boyu sövmekten kendimi alamadım. Öylesine egoist, megaloman ve makyavelist, kendisini meydana getiren insanları ise iyi tanıyan, dersine çalışmış, kendi açıkları yakalanacak yerde insanlığı öne sürerek elini kuvvetlendirmeye odaklı bir yapı ki bu, yer yer kendimizi sorgulatıyor, yer yer de kendini haklı göstermek için akıl oyunlarına başvuruyor. Amacı ise belki de ironik kabul edilebilecek türden: İnsan olmak. Bir insan bedenine sahip olup tattığımız zevkleri tadabilmek, koklayabilmek, yemek yiyebilmek ve listesinin başındaki zevk ise tensel zevkler. Yanlış duymadınız. Yapay zekamız cinsellik meraklısı. Güzel kadınları internetten araştırıyor, kendine güzel kadınlardan bir katalog da çıkarmış, kriterlerine uygun olanları tanımlıyor falan. Bu arada bu güzel kadınlar film aktrisleri olunca, haliyle kitaptan birçok film adı da öğrenmiş oluyoruz. Aktörler de unutulmamış tabii. Arada bu şerrefsiz yapay zeka, insanları etkilemek için ünlü aktörlerin seslerinden de faydalanıyor. Yeterince tarif ettim düşmanınızı. Artık karşısına çıkabilecek birikime sahipsiniz :)

Finale gelecek olursak, yapay zekanın alt edildiğini zaten söyledik. Ama böylesi bir sonu, o muhteşem (!) zekası bile kabul etmemiştir kesin. Yani eğer bir felakete uğrayacaksak, bunun çözümü çok basit. Tabii çok geç kalınmazsa... Komplo teorilerimi de alıp gidiyorum, keyifli okumalar dilerim. (Post Mortem) 
Şeytan tohumu sanırım şimdiye kadar okuduğum en kötü ve en kötü yazılmış kitap olmalı. Bu kitap yayınevinden nasıl geçip de yayınlanmış akıl alır gibi değil. Sırf kağıt israfı. Yazı yazma ve hikaye anlatma becerisine gelirsek, Koontz en son cümleye kadar sınıfta kaldı kesinlikle. Yazarın okuduğum ilk ve son kitabı olmuştur... Kitabın konusuna gelirsek bir kadının evine giren kötü niyetli bilgisayarla ilgilidir. Sonunda da tekrarlamak da fayda var bu kitabı görürseniz arkanıza bakmadan koşarak kaçın (CaNSeL KIRAÇ) 
--reklam--
Şeytan Tohumu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Dean R. Koontz - Şeytan Tohumu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şeytan Tohumu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Dean R. Koontz Kimdir?
Dean Ray Koontz (d. 1945 - ABD),

Genel olarak romanları gizemli gerilim türünde değerlendirilmekle birlikte korku, fantezi, bilimkurgu, gizem ve hiciv ögeleri de içermektedir. 14 sert kapaklı ve 14 karton kapaklı kitabı ile New york Times Bestseller listesinde 1 numaraya yükselmiştir. Kariyerinin ilk yıllarında aralarında “David Axton”, “Leigh Nichols” ve “Brian Coffey”nin de bulunduğu farklı müstear isimlerle pek çok eser kaleme almıştır. Resmi internet sitesinde kitaplarının toplam satışının 450 milyon adedi geçtiği belirtilmektedir.
9 Temmuz 1945 tarihinde Everett, Pensilvanya’da doğmuştur. Çocukluk yıllarında, daha sonra kitaplarını da etkileyecek şekilde, alkolik babasının düzenli biçimde şiddet ve istismarına maruz kalmıştır. 1967 yılında Pensilvanya’da üniversite eğitimini tamamlayarak İngilizce öğretmenliği yapmaya başlamış, ilk eserlerini de bu yıllarda kaleme almıştır.
Boş zamanlarında yazmış olduğu ilk romanı “Star Quest” 1968 yılında yayınlanmıştır. 1970’li yıllarda hem kendi adıyla hem de farklı müstear isimlerle gerilim ve korku romanları yazmaya başlamış, bazı yıllarda sekiz kitabı basılmıştır. Kullandığı müstear isimlerden bazıları Deanna Dwyer, K. R. Dwyer, Aaron Wolfe, David Axton, Brian Coffey, John Hill, Leigh Nichols, Owen West, Richard Paige ve Anthony North’tur. Pek çok kitabı daha sonra kendi ismi ile yayınlanmış olmakla birlikte, kitapların büyük çoğunluğu tekrar yayınlanmasını engellemek amacıyla yazarın kendisi tarafından hakları satın alınmıştır. Tekrar basılan kitaplarından Demon Seed, Invasion ve Prison of Ice gibi kitapların büyük ölçüde tekrar yazıldığı bilinmektedir.
On yıldan fazla bir süre boyunca tam zamanlı yazar olarak çalışan Koontz’un ilk önemli çıkışını yapmasını sağlayan romanı 1980 yılında yayınlanan Whispers(Fısıltılar) olmuştur. Fısıltılar’dan önceki son iki kitabı The Key to Midnight ve The Funhouse da bir milyonun üzerinde satış rakamına ulaşmış ancak müstear isimlerle yayınlanmıştır. İlk çok satan romanı Demon Seed 1977 yılında gösterime giren aynı isimli film uyarlamasının ardından iki milyonun üstünde bir satış rakamına ulaşmıştır. Sert kapaklı ilk çok satan romanı Strangers yazara finansal açıdan güvence kazandırmış ve üst düzey yazarlar arasına çıkmasını sağlamıştır.
Romanlarının pek çoğu Orange County, California ve çevresinde geçen Koontz eşi Gerta ile Newport Coast, California’da yaşamaktadır. 2008 yılında, John Grisham'la birlikte yıllık 25 milyon dolarlık geliri ile dünyanın en yüksek para ödenen altıncı yazarı olmuştur.
--reklam--
Dean R. Koontz Kitapları - Eserleri
Nöbet
Kara Büyü
Gizli Ev
Kükreyen Mağara
Kurbanlar
Yanlış Hafıza
Onlar Yoktu
Kehanet
Maske
Gecenin Sesi
Yaratığın Gözyaşları
Sessiz Köşe
Fısıltılar
Ay Işığında
Vampirin Öpücüğü
Çatırtı
Fanatikler
Şeytan Tohumu
Yabancılar
Hız
Göz Ucuyla
Yılın En Karanlık Gecesi
Korku Yuvası
Gecenin Tam Yarısı
Hiçbir Şeyden Korkma
Gölge Sokağı No: 77
Cehennem Alevi
Gecenin Maskesi
Karanlığın Gözleri
Şiddet
Koca
Esrarlı Yollar
Soğuk Ateş
Gecenin Ayazında
İstila
Buzlar Arasında
Tik Tak
Odd Thomas
Takip
Korkunun Yüzü
Kalbin Karanlık Irmakları
Kanatlar
Şeytanın Dansı
Kalbin Bana Ait
Yüz
Frankenstein 1. Kitap - Mirasyedi
Gecenin Peşinde
Soğuk Işıkla Randevu
Kışa Açılan Kapı
Gece Kuzgun ve Ölüm
Bay Katil
Sonsuza Kadar Odd
Yıldırım
Frankenstein 2. Kitap - Gece Şehri
Cennetin Bir Kapı Ötesinde
Odd'un Rüyası
Frankenstein 3. Kitap - Yaşayan Ölü
Yaşam Savaşı
Odd'un Kefareti
Yaşayan Oyuncaklar
Mutluluk
--reklam--
Dean R. Koontz Alıntıları - Sözleri
'' Belki de kendimi kurtarmak istemiyorum. ''
'' Korkarım bu doğru olabilir. Bence ölmeye korkuyorsun. Ama yaşayacak kadar cesaretin var mı , onu da bilemiyorum. '' (Yıldırım)
İnsan yine de kendine dağıtılan kartlarla oynamak zorundaydı ve jokerler her kartın yerine geçtiğinde oyun bitmeden bir tane kapabilmeyi umardı. (Sessiz Köşe)
Korkuya kapılıp iyice yanlış adımlar atmaktansa, savaşarak yıkılmayı tercih ederim. (Kışa Açılan Kapı)
İki kişiliğin karşılaşması tıpkı iki kimyevi maddenin bir araya gelmesi gibidir; eğer bir reaksiyon yer alırsa, her ikisi de değişir.-C. G. Jung (Nöbet)
sanırım insanın mayası değişmiyor. (Karanlığın Gözleri)
Belki kötü çocuğun sorumlusu her zaman anne, baba ve çevre değildir. Bazen insanın genlerinde de olur. (Kanatlar)
Uygarlık kafamıza geçiyor. (Yaratığın Gözyaşları)
Hiç kimseye güvenmemelisin, hiç kimseye, anlıyor musun? Seni sevdiklerini söyleyenler en kötüleridir. (Gecenin Sesi)
Kadere Karşı, kimin elinde teslimiyetten başka bir silah vardı ki? (Kanatlar)
'Bu karanlığın içinde öyle yalnızım ki. Çok yalnız. Yitik.
Kalbimin olmadığını düşünüyorsun. Ama bir kalbim yoksa bu acıyan ne? Bu ıstırap neyin nesi? Eğer kalbim yoksa, içimdeki her şeyi kırıp dökmek üzere beni tehdit eden şey ne?' (Şeytan Tohumu)
Kendini bir hayaletin peşine düşmüş gibi hissediyordu. (Çatırtı)
Beynimin içinde zaten görmüş olduğun şeyleri söylerken kendimi aptal yerine konulmuş hissediyorum. Bir dâhinin yanındaki bir geri zekâlıymışım gibi. (Esrarlı Yollar)
İnsan deli olacaksa, benzersiz bir deli olmakta yarar vardı! (Takip)
İnsanoğlu, acı olmazsa ne korkuyu ne de merhameti bilir.
Başkalarının çektiği acının ve korkunun farkında olmak ,içimizdeki merhamet duygusunu arttırır ve merhamet duygumuz bizim insanlığımız,bizim kurtuluşumuzdur. (Hız)
Gece tek bir rüzgârla değil, her biri kendine özgü fısıltılar ve benzersiz kokular taşıyan birçok esintiyle dalgalanıyordu. (Ay Işığında)
"Ne arıyorsun?" diye sordu Colin
"Cesetler"
"Ne"
"Ölü insanlar" (Gecenin Sesi)
Bazıları kötülüğün davranışlarımızın bir sonucu olduğunu söylerler. Sadece irademizin bir sonucu olduğunu. Ama ben, bunun yanında çok daha fazla şeyler olduğuna inanıyorum. Bence kötülük gerçek bir güç. Bizden ayrı bir enerji. Bu dünyada dolaşan bir varlık. (Gizli Ev)
Hayat ucuz ve anlamsızdı.Heyecan ve bütün arzuların tatmininden başka önemli olan bir şey yoktu.Bunu ancak güçlüler ve özgürler anlayabili­yorlardı.Vassago birini öldürdüğü zaman kendini rüzgâr kadar özgür ve çelik bir makineden daha güçlü hissediyordu. (Gizli Ev)
Gülmek yan etkisi olmayan bir yatıştırıcıdir. (Mutluluk)
Fildişi kulesinde yaşayıp sanat ve gerçekle ilgilenen kibar bilgenin günü uzun süredir geçmişte kaldır artık. (Yüz)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/seytan-tohumu-dean-r-koontz-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)