# Sığınak Hikayeleri - Feyyaz Kayacan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Sığınak Hikayeleri kimin eseri? Sığınak Hikayeleri kitabının yazarı kimdir? Sığınak Hikayeleri konusu ve anafikri nedir? Sığınak Hikayeleri kitabı ne anlatıyor? Sığınak Hikayeleri PDF indirme linki var mı?  Sığınak Hikayeleri kitabının yazarı Feyyaz Kayacan kimdir? İşte Sığınak Hikayeleri kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/siginak-hikayeleri-feyyaz-kayacan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-12-08T07:00:14+03:00
- Güncelleme: 2022-12-08T07:00:14+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/12/08/feyyaz-kayacan-kimdir-feyyaz-kayacan-kitaplari-ve-sozleri-354266.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Feyyaz Kayacan 
 Yayın Evi: Ara Yayınları 
 İSBN: 
 Sayfa Sayısı: 126 
--reklam--
Sığınak Hikayeleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
1950'li yıllardan sonra türk öykücülüğünde bir kilometre taşıdır Feyyaz Karacan.
Öyküleri o dönemlerin en önemli edebiyat dergilerinde paylaşılır.
Parça parça değişik dergilerde yayınlanmış olan ''Sığınak Öyküleri'' o dönemde geniş olumlu eleştirilerle taçlandırılmıştır.
...''Bir sığınakta ölüm korkusu karşısında yeşerten yaşama sevincine, yaşama gücünün süt yeşili filizine ellerinizle dokunmak istiyorsanız - Sığınak Hikayesi - ni okuyunuz. Bu yazıyı okurken yer yer ünlü İngiliz heykeltraş Henry Moore'un Londra sığınaklarında çizdiği desenleri hatırladım. Yazıyı ölçtüm, yazı bal gibi ağır basıyordu.''
Bedri Rahmi Eyuboğlu - Cumhuriyet gazetesi 1955
Sığınak Hikayeleri Alıntıları - Sözleri
Yüksekten bakma işe yaramıyor. İnsan, insanla aynı seviyede yürüdüğü zaman onun gerçek çapını kestirebiliyor.
Yüksekten bakma işe yaramıyor. İnsan, insanla aynı seviyede yürüdüğü zaman onun gerçek çapını kestirebiliyor.
Toprak sabırlıdır. Bekler, beklesin.
... vay haline bu çaptaki laftan laf anlamayanların.
Kim görmüş ki ölümün kaşarlandığını?
kadın, hep ölümle saklambaç oynuyordu...
Okumamıştı. Daha iyisini yapmıştı. Tepeden tırnağa kadar yaşamıştı. Adiliğinde bile hayatın yontulmamış sürükleyiciliği vardı.
İnsan, insanla aynı seviyede yürüdüğü zaman onun gerçek çapını kestirebiliyor.
Siz hiç damdan düşercesine vurulan bir askerin yüzündeki hayret ifadesini gördünüz mü? Ben gördüm. Öldüğüne aklını yatıramıyor. Hayret perdesi bir leke, bembeyaz bir leke gibi yüzünü kaplıyor. Leke kıvamına gelince de ölüveriyor temelli olarak. Sanki hiç yaşamamış, yemek yememiş, sevmemiş, olduğu gibi ölü olarak dünyaya gelmiş gibi.
Ölümün insana verdiği yalancı bir sorumsuzluk var.
Sığınak Hikayeleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
“Hak ettiği değeri görmediğini düşündüğünüz yerli roman ya da öykü kitabı var mı?” sorusuna yazar/i46125 hanımefendinin “İlk aklıma gelen yazar/i13186 oldu. Oysa yazar/i127 ı fazlaca etkilemiş bir isim olduğundan neredeyse eminim.” cevabı üzerine geldiğim bir kitap oldu. Aslında kitap/kitap--160957 ne hallendim ama baskısını bulamayınca, ne olursa olsun bir şey okuyayım deyip aranırken bunu buldum. 1963 Türk Dil Kurumu Hikaye Ödülü’nü kazanmış bu öykü kitabından özellikle büyüleyici şiirsel dili dolayısıyla fazlasıyla etkilendim. Adeta manzum bir nesir! Mutlaka başka öykülerini okuyacağım. (Salıcıyan81) 
Türk edebiyatının "Şen Kirpisi" olarak adlandırılan Feyyaz Kayacan, Sığınak Hikâyeleri'ni 1954-1956 yıllarında yazmış. Farklı dergilerde yayımlanmış bu öyküler.Kitaplaşması ise 1962 yılını bulmuş.Ve o yılın TDK Öykü Ödülü'nü kazanmış.
1950'lerdeki yenilikçi öykü anlayışının öncülerinden sayılan Feyyaz Kayacan'ın öyküleri kimi eleştirmenlerce postmodern edebiyata yatkınlığı nedeniyle erken postmodern olarak tanımlanmış.Öykülerinde varoluşçuluk belirgin olsa da hümanizmin etkisi de büyüktür.
Kayacan, Sığınak Hikâyeleri'nde, İkinci Dünya Savaşı sırasında Londra'da bir sığınakta hayatta kalmaya çalışan insanların dramını anlatır.Bu insanlar üzerinden insan sevgisini, savaş karşıtlığını dile getirir Kayacan.Anlatıcı, savaşın sonrasında ( 10 yıl geçer üzerinden) anlatır sığınakta yaşanılanları.Artık savaş bitmiştir.Unutulmuştur.Sanki hiç yaşanmamıştır.
Der ki anlatıcı (Türk'tür): "Mahalle sinemasında gelecek hafta renkli bir savaş filmi oynatılacakmış.Savaşlar kantoculuğa çıkmış.On yıl önce oynatılan savaşların böyle renkleri yoktu.O günlerde savaş alanları ve bombalanan şehirlerin renklere görücü gitmeye vakitleri yoktu.Bu renklerin içinde savaşlar ve korkular savaş ve korku olamaktan çıkıyor bir nevi müsamere halini alıyor.Tarihin bir kulağından girip öteki kulağından çıkan cinayetler bir kaç kuruşa seyrediliyor tarihten alınan kulaklarla.On yıl önceki kanlar rejisörlerin yetkisi altında dökülmemişti." syf 60
Sığınağı hem gerçek hem metafor olarak düşünmek mümkün.
İmgeler, simgeler, metaforlar... Üstüne muhteşem bir dil.Demem o ki...
Bir yerlerde rast gelirseniz bu kitaba ya da Feyyaz Kayacan kitaplarına kaçırmayın! (Özlem Akbaş) 
Sığınak hikayeleri;
*"Karım York'ta idi.",
*Mr. ve Mrs. Valley,
*Mr. ve Mrs. Ellis,
*Şair Alvin,
*Tütüncü Gareth,
*Postacı kızı Vera ve Max, ile *Freddie,
Karakterleri arasında, savaş atmosferi altında, sığınak ve çevresinde yer yer açılsa da genel olarak kapalı ve farklı bir anlatıma sahip olan öykü kitabı. (Çelebi) 
Sığınak Hikayeleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Feyyaz Kayacan - Sığınak Hikayeleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sığınak Hikayeleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Feyyaz Kayacan Kimdir?
Feyyaz Kayacan

 (1919 - 5 Nisan 1993): Yazar. İstanbul'da doğdu. Asıl adı Feyyaz Fergar'dır. Saint Joseph Lisesini bitirdi. Fransa'da ve Londra'da siyasal bilgiler ve ekonomi okudu. Londra'da BBC Türkçe Yayın Servisinde çalıştı. Buradan emekli oldu. Londra'da öldü.
 Fransızca yazdığı şiirlerini iki kitapta topladı. Hikâyeleri Yeditepe, Yenilik, Türk Dili dergilerinde çıktı.

 Şiirleri: Les Gommes Insolites (1938), Gestes à la Mer (1939), Kaşık Havası (1976), Benim Örümceğim Başka (1982). Hikâyeleri: Şişedeki Adam (1958), Sığınak Hikâyeleri (1962), Cehennemde Bir Yusuf (1964), Gibiciler (1967), Hiçoğlunun Serüvenleri (İlk kitabına üç yenisi eklenerek, 1969), Bir Deli Değilin Defteri (1987), Bütün Öyküleri (1993). Romanı: Çocuktaki Bahçe (1982). Oyunları: Mutlu Azınlık (Birer perdelik dört oyun, 1968).
--reklam--
Feyyaz Kayacan Kitapları - Eserleri
Şişedeki Adam
Çocuktaki Bahçe
Sığınak Hikayeleri
Bütün Öyküler
Cehennemde Bir Yusuf
Bir Deli Değilin Defterleri
Kaşık Havası
Mutlu Azınlık
Benim Örümceğim Başka
--reklam--
Feyyaz Kayacan Alıntıları - Sözleri
“Duvara çizdiğim güneş duvarla birlikte yıkıldı.” (Cehennemde Bir Yusuf)
Kadının biri delirmiş. Balkona çıkmış, “ beni sevenler yolun sağında, sevmeyenler solunda dursun” diye bağırmaya başlamış.
Ben deli değilim. Ama bana öyle geliyor ki “ beni sevenler...” diye söze başlayacak olsam hiç kimse kıpırdamayacak yerinden. (Bir Deli Değilin Defterleri)
"... çağıra çağıra bir denizi biriktiriyoruz yanımıza, bizim gibi bir deniz, dalgalarını kimseciğe çıtlatmayan." (Cehennemde Bir Yusuf)
Yalnızlığın toprağı yok. (Bütün Öyküler)
Can darlığında insan sığınacak, havlayan anılar sürüsünden kaçıp saklanacak bir köşe olsun bulamıyor. İnsan böyle anlarda ölümden çok can sıkıntısından korkuyor. Tıka basa biriken, şişen bir şey. Bir köpük. (Şişedeki Adam)
“Sokağı, denizi isterim pencereden”
 (Oktay Rıfat) (Çocuktaki Bahçe)
“Bazılarda yol girdi sanıyorum ayağıma. O yola giriyorum. Bir dağ görüyorum yolun kıyısında. Bu yolun sırtı diyorum bu dağı kaldırmaz. Sonra hep küçük şeylere benim dönüklüğüm. Ne iyi olurdu bir çakıltaşı dursaydı şu dağın yerinde diyorum. Çağıra çağıra sonra bir denizi biriktiriyorum yanıma. Benim gibi bir deniz, balıkları çıtlatmayan kimseye.” (Cehennemde Bir Yusuf)
kadın, hep ölümle saklambaç oynuyordu... (Sığınak Hikayeleri)
Dokunamadığı yenilgiye uğratamadığı tek şey insanın sesi.
Ten gibi, vücut gibi çabuk yaşlanmıyor ses (Bir Deli Değilin Defterleri)
Boş verdim artık
İntihara.
Geliyor nasıl olsa her gün
Dünyanın sonu (Şişedeki Adam)
Yüksekten bakma işe yaramıyor. İnsan, insanla aynı seviyede yürüdüğü zaman onun gerçek çapını kestirebiliyor. (Sığınak Hikayeleri)
“Şimdi ama şimdi bir tanrıyla bir solungaç yanyana gelmiyordu bir türlü bir bilmecenin tezgahında.” (Cehennemde Bir Yusuf)
Dün kitapçıda kitap çalarken yakalandım. (Şişedeki Adam)
“İçimdeki ürkek çocuk denizden geçmişini sormaya gelen bir çakıltaşı.” (Çocuktaki Bahçe)
“Bir adamın bütün sözlüklerde çığlığa döndüğünü duyuyorum.” (Cehennemde Bir Yusuf)
“Eğ boynunu mağrur adam, yaktığına tap, taptığını yak.” (Çocuktaki Bahçe)
Bir tutam ışıkla bunca işin altından kalkmak kolay mı? (Çocuktaki Bahçe)
Kim görmüş ki ölümün kaşarlandığını? (Sığınak Hikayeleri)
Tolstoy “Küfür etmek, yaşama gücü ve sevgisinin belirtisidir,” demiş. (Çocuktaki Bahçe)
Uçurumun toprağı yok. (Şişedeki Adam)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/siginak-hikayeleri-feyyaz-kayacan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)