# Şiir Nasıl Yapılır - Vladimir Mayakovski Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Şiir Nasıl Yapılır kimin eseri? Şiir Nasıl Yapılır kitabının yazarı kimdir? Şiir Nasıl Yapılır konusu ve anafikri nedir? Şiir Nasıl Yapılır kitabı ne anlatıyor? Şiir Nasıl Yapılır PDF indirme linki var mı?  Şiir Nasıl Yapılır kitabının yazarı Vladimir Mayakovski kimdir? İşte Şiir Nasıl Yapılır kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/siir-nasil-yapilir-vladimir-mayakovski-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-24T17:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-08-24T17:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/24/vladimir-mayakovski-kimdir-vladimir-mayakovski-kitaplari-ve-sozleri-297259.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Vladimir Mayakovski 
 Çevirmen: Alper Çeker 
 Yayın Evi: Altıkırkbeş Basın Yayın 
 İSBN: 9786059878463 
 Sayfa Sayısı: 56 
--reklam--
Şiir Nasıl Yapılır Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Mayakovski, " Şiir Nasıl Yapılır?" adlı metni 1926 yılının Mart ayında yazdı. Metin iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde şair, kendisine kadarki yazarların aynı konuda yazdıklarını eleştirir. İkinci bölümde somut bir örnek üzerinden şiir hakkındaki görüşlerini ortaya koyar. 

1925 yılında Sergey Yesenin intihar etmiş ve ardından okuyanları çok etkileyen bir veda şiiri bırakmıştır (Bu şiir, Türkçe'de Azer Yaran çevirisiyle okunabilir). Yesenin'in intiharının insanları özendirmesi tehlikesine karşı Mayakovski, "Sergey Yesenin'e" adlı bir şiir yazar. Metnin ikinci bölümünde Mayakovski bu şiiri nasıl "yaptığını" anlatmaktadır. 

Mayakovski, metnin yalnızca bir yerinde Rus Biçimcileri'ni anar, bu da muhtemelen dönemin baskıcı ortamı yüzündendir. Ancak savunduğu fikirler Rus Biçimcileri, özellikle Viktor Şklovski ve Roman Yakobson ile tamamen örtüşmektedir. Tıpkı Şklovski'nin "Don Kişot Nasıl Yapıldı?" adlı yazısında kurgunun "yapıldığını" savunması gibi Mayakovski de şiirin yapıldığını savunur ve yine Şklovski gibi "yöntem tekniği" (Rusça "priyom") kavramını kullanır. Biçimciler başta anlamın olmadığını, şiirin anlamsız nağmelerle başladığını düşünür ki paralel görüşlere Mayakovski'de de rastlarız. Mayakovski, şiirselliği ses akışmalarında görür. Roman Yakobson da Amerika Birleşik Devletleri'nde çalıştığı sırada verdiği "I like Ike" örneği ile şiirselliği ses akışmalarında bulmaktadır. Sonuç olarak Mayakovki'nin "Şiir Nasıl Yapılır?" adlı kitabı Biçimci bir çalışmadır. 

Metni çevirirken Mayakovski'nin yaptığı şiir alıntılarında yazarın anlam aktarmak istediği yerlerde anlam çevirisi yaptım ama ses özelliklerini aktarmak istediği yerlerde çeviriyazı ile yetindim. Mayakovski, dönemin edebiyat ortamına hitaben yazdığı için pek çok kapalı gönderme yapıyor; metni anlaşılır kılmak adına bu göndermeler hakkında dipnotlar koydum. Son olarak; Mayakovski'nin devrik ve uzun, bileşik cümlelerden oluşan tarzını elden geldiğince korumaya çalıştım ama anlamayı güçleştirdiği yerlerde onun devrik cümlelerini düz olarak aktardım.
--reklam--
Şiir Nasıl Yapılır Alıntıları - Sözleri
ölmek yeni bir şey değil dünyada,
ama yaşamak da daha yeni değil kuşkusuz
Şair denen adam tam olarak kendi poetik kaidelerini ortaya koyan kişidir.
Ne kadar yetenekli olursa olsun hiç kimse başlangıçta hemen büyüleyici eserler yazmaz; diğer taraftan, ilk çalışma her zaman "en taze" olandır, sanki o ana kadarki ömrünün tüm birikimi onda içerilmektedir.
1913 yılında, Saratov'dan Moskova'ya dönüşte vagonda yol arkadaşım olan hanıma sınırsız güvenilirliğimi kanıtlama amacıyla, "erkek değil, pantolon giymiş bir bulut" olduğumu söyledim. Söyler söylemez bu sözün şiir için kullanılabilecekken birden yayılarak ağızlara sakız olabileceğini, boş yere harcanacağını düşündüm. Dehşet içinde yarım saat bu hanımı sorguladım ve sözcüklerimin onun yalnızca bir kulağından girip diğerinden çıktığına ikna oldum.
İki yıl sonra "Pantolonlu Bulut" bana uzun bir şiirin adı için gerekti.
Ananasları ye,
Keklikleri at ağzına,
Son günün geldi senin, burjuva...
Şiir yapıcısı ustalığını geliştirmek ve şiirsel birikimini arttırmak için her gün çalışmalıdır.
Hoşça kal, dostum. Hoşça kal mutluluklar.
Sevgili dostum, yüreğimde yaşayacak anın.
Sonunda ayrılmak yazgısı olsa da insanın.
Hoşça kal dediğimiz gibi buluşmak da var.
Hoşça kal, dostum, el sıkışmadan, suskunlukla.
Sakın üzülme, nedir bu gözlerindeki hüzün?
Şu yaşamda yeni bir şey değil ki ölüm,
Ama pek öyle yeni sayılmaz yaşamak da.
şâir denen adam tam olarak kendi poetik kaidelerini ortaya koyan kişidir.
--reklam--
Şiir Nasıl Yapılır İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazar, özel hayatını bizimle paylaşıyor. Şiirin nasıl yazılacağını ele alan yazarımız, verdiği örneklerle iz bırakıyor. Hayatının dönüm noktasını bizlerle paylaşıyor ve "Bu gibi durumlarda nasıl başarıya gidilir?" sorusunu yanıtlıyor. (Dilara Hasırcı) 
İlk basımı 1926 yılında yapılmış olan Rus Şair ve Yazar Vladimir Mayakovski'nin "Şiir Nasıl Yapılır" adlı bu kitabı, iki bölümden oluşuyor.

Bir çok kez okuduğum bu araştırma-inceleme kitabını ağırlıklı olarak yazarın kendi görüşlerini paylaşarak yapmanın daha faydalı olacağını düşündüm.

Yazar kitabın birinci bölümünde; genel olarak şair ve şiirin nasıl olması gerektiği hakkında bilgiler verirken bir yandan da şiirin nasıl yapılması gerektiğini anlatıyor. İkinci bölümde ise birinci bölümde bahsettiği şiir hakkındaki görüşlerini somut bir örnek üzerinden ortaya koyuyor.

Şair ve şiir hakkında görüşlerini ortaya koyarken bir taraftan da diyor ki:
"Hiçbir kaideyi insan şair olsun, şiir yazsın diye vermiyorum. Böyle bir kaide kesinlikle yoktur. Şair denen adam tam olarak kendi poetik kaidelerini ortaya koyan kişidir."

Şair hakkında, şiir hakkında, şair-şiir ilişkisi hakkında aşağıdaki örneklere benzer ifadeler paylaşıyor. Şöyle diyor:

"Bir şair, durum ne olursa olsun, her karşılaşmayı, her işareti, her olayı sözcüklere dönüştürülebilecek malzeme olarak görür."

Şiir bir üretimdir. Güçtür, karmaşıktır ama bir üretimdir.

"Şair şiire, büyük emek gerektiren bir iş gözüyle bakmalıdır.
Kaideler kurmak kendi başına şiirin amacı değildir."

"Bir kez daha vurgulamak isterim ki bir insanı şairliğe götürecek, onun şiir yazmasını sağlayacak kurallar koy­mak değildir amacım. Böyle kurallar yoktur. Şair bu ku­ralları yaratan kişidir."

Nazım Hikmet, Ataol Behramoğlu, Ahmet Arif gibi toplumcu şairlerimiz şiir biçimi olarak Mayakovski’den etkilenmiştir. Nazım Hikmet’le tanıdığımız vezinsiz, kafiyesiz, kırık dizeli şiiri Nazım öğrenci olarak gittiği Moskova’da 1920’lerde Mayakovski’den öğrenmiş.

Şair ve şiir ile şair-şiir arasındaki ilişkiler hakkında yukarıda verilen örneklerdeki gibi görüşlerin anlattıktan sonra, "Peki şiir nasıl yapılır?" diye kendi kendine sorduğu soruya, Mayakovski aşağıda belirtilen örneklerdeki gibi cevaplar veriyor:

"Şiir çalışması, sosyal beklentinin oluşmasından, onun bilincine varılmasından önce başlıyor."

"Şiirsel yapıtın ön hazırlığı kesintisiz sürer."

"İyi bir şiirsel eser, taslak niteliğindeki büyük bir birikime sahip olduktan sonra yapılabilir."

"Şiir yapılırken, sözcükler bir kaç yüz defa evrilir çevrilir, kimi sözcükler kopup gider, diğerleri kalır, ta ki son sözcüğün yerini bulduğunu hissedene kadar. Tecrübeyle geliştirilen bu hisse yetenek denir."

"Şiirin hitap ettiği dinleyici/okuyucu her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Tonlamayı dinleyiciye bağlı olarak ikna eden ya da rica eden emreden ya da soran bir tarzda ayarlamak gerekir."

"İlk dörtlük şiirin kalanını belirler. Başlangıçta ikili davranıp tüm tüm okuyucunun ilgisini çekmek gerekir. Okuyucunun sempatisini kazandıktan sonra ana temaya değinmek gerek."

"Dörtlük ikiye bölünmeli: iki ağdalı dize, iki tane de yaşamın içinden konuşma dilinde, birbirini zıtlıkla vurgulamalılar."

"Kafiye dizeleri birbirine bağlar. Kendine özgü sözcüğü dizenin sonuna koyup ne pahasına olursa olsun ona bir kafiye bulmak gerekir."

"Kafiye olmadan şiir dağılır. Kafiye sizi bir önceki dizeye geri götürür, onu hatırlamaya zorlar, aynı fikri biçimlendiren tüm dizeleri bir zincir halkaları olmaya zorlar.

"Kafiye iki dize arasında son sözcüklerin uyumudur, herkes böyle dese de bu saçmadır. Dize başları da kafiyelendirilebilir.
Dize sonlarını bir sonrakinin başıyla kafiyelendirmek de mümkündür. Birinci dizenin ve ikincinin sonu üçüncü ya da dördüncü dizenin son sözcüğü ile de kafiyelendirilebilir."

"Şiirde anlatımın zirve yapması gerekir. Şiirin en önde gelen anlatım araçlarından birisi imgedir. İmge yapımının yöntemleri; benzetmeler, bir tanımı başka kavramlara dönüştüren metaforlar, gerçeklerin aşırı mübalağa edilmesi ve benzeri..."

Şiirin ölçü ve ritmi noktalamadan daha önemlidir ve eski şablonu takip ettiğinde noktalamayı kendi hükmü altına alır.

"Ritim, şiirin başlıca gücü, başlıca enerjisidir. Bir çok şiirde hatta bir şairin tüm çalışmalarında aynı olabilir. Şair kendi ritim duygusunu geliştirmek ve başka ölçüleri ezberlemek zorundadır."

"Şiirin can alıcı anlarından biri, sonudur. Şiirin en güzel dizeleri genellikle onun sonunda yer alır."

"Şiirsel eserin yapılması için yer ya da zaman değişikliği gereklidir. Tıpkı resim sanatında olduğu gibi, çizeceğiniz herhangi bir nesnenin açığında durmak zorundasınız."

"Yazılan eser demlenmek için zamana ihtiyaç duyar.
Acil bir konu üzerine en büyük ruh coşkunluğu ile yazdığım tüm şiirler, bir gün sonra bana sığ, eksik ve tek boyutlu göründü. Her zaman bir şeyleri dehşetle yeniden yapasım geldi."

"Şiir birikimlerim üzerine o kadar yoğunlaşarak çalışıyorum ki on beş yıllık çalışmam boyunca hangi kafiyeyi, ünsüz akışmasını, imgeyi vs.'yi nerede bulduğumu ya da gözüme iliştiğini bile yüzde doksan oranında kesinlikle bilirim."

"Şiir Nasıl Yapılır" adlı bu kitap, şiir hakkında adeta bir başucu kitabı diyebiliriz. Kitabı roman gibi, hikaye gibi öyle bir defada okumakla değil defalarca okuyarak iyice özümsemek gerekir. (Hadi Güler) 
Bir şiirin nasıl yazılması gerektiğini anlatan harika bir kitap. Damıttıklarımı aşağıda özetledim.

Şiir yazmak için gerekenler
 • Şiir yoluyla düüşünülebilecek bir sorunu ve bununla ilgili dile getirilecek isteği, ihtiyacı (odak noktasını) bilmek, sezmek;
 • Malzemeler ve sözcüklerle dağarcığı doldurmak;
 • Yazmak için gerekli araçlara sahip olmak;
 • Sözcükleri evirip çevirme ustalığına sahip olmak (sonuncusu ancak çok çalışmakla sağlanabilir)
 • Dize yazımını sanat haline getirmek, malzeme ve yöntemlerde yenilik yaratmak

Şiir üretim süreci:
Şiir yaratmak bir üretimdir. Şiirde ustalık ancak buna bir üretim olarak yaklaşıldığında gerçekleşir. Üretim süreci üzerinde çalışmak da şair için çok önemlidir.
Şiir üretimindeki adımlar:
 1. Nedeni belirlemek: Şiir yazımındaki amacı belirlemek (sorun ve odak noktasını) belirlemek;
 2. Üzerinde düşünmek: fikirleri kafada çevirmek, bazen araya mesafe koymak, mayalamak, ön hazırlık yapmak
 3. İlk dörtlük üzerinde çalışmak: sözcüklerle oynamak; ölçü, anlam, uyak… üzerinde düşünmek (öyküdeki etki gibi ele almak); ses uyumuna bakmak; esasları belirlemek;
 4. Yapı taşlarını belirlemek: bütünde işlenecek hususları belirlemek; etkiyi artırmak için şiirde nelere yer verileceğini belirlemek; tuğlaları belirlemek
 5. Yapı taşlarının ve bütünün üzerinde tek tek çalışmak: ince işçilik; kuyumculuk (üçüncü adımı bütün için tekrarlamak);

İmge yaratmanın yolları
Karşılaştırma (benzetme); Eğreltileme (nesne, olgu ve kavramlara); İnanılmaz olayların ve gerçeklerin abartılması; Karşıtlıklar ve çağrışım (sonuncusunu ben ekledim) (Elif BAKTIR) 
--reklam--
Şiir Nasıl Yapılır PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Vladimir Mayakovski - Şiir Nasıl Yapılır kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şiir Nasıl Yapılır PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Vladimir Mayakovski Kimdir?
Asıl adı Vladimir Vladimiroviç Mayakovski olan Rus şair, oyun yazarı, film ve tiyatro aktörü 14 Nisan 1930 yılında şimdiki adı Gürcistan olan Rusya İmparatorluğu' nda doğdu.
Vladimir Vladimiroviç Mayakovski; 1893’te Gürcistanda dünyaya gelmiştir. Rus kökenli Mayakovski, şair ve oyun yazarı olmasının yanı sıra sinema ve tiyatro oyunculuğu da yapmıştır. Mayakovski, anne, babası ve kız kardeşleri ile bir süre Bağdadi köyünde yaşar ancak bir süre sonra aile Kutais kentine göç eder. Mayakovski, lise öğrenimi sırasında sanat ile fazlaca ilgilidir.
Özellikle de Fransız yazar Jules Vernenin romanlarına yoğun ilgi duymaktadır. Verne’nin muhteşem bir kurgu ile yazdığı romanları, Mayakovskiyi ziyadesiyle kendine çekmeyi başarmıştır. Mayakovskinin sanata olan bu yakınlığı öğretmeni tarafından fark edilir ve Mayakovskiye çeşitli sanat dersleri verilmeye başlanır. Mayakovski, bu dönemde babasını kaybeder ve aile Moskovaya taşınır. Mayakovski, şiire karşı yoğun bir ilgi duymaktadır ve bunun yanı sıra Moskovada çevresi sosyalist kişilerle dolmuştur.Sosyalizm düşleri kurmaya başlayan Mayakovski, bir yandan da yoksulluk ile göz göze gelmiştir. Annesi bu dönemde Moskova’da çalışmaya başlar. Siyasete iyiden iye giren Mayakovski, Bolşevik partisinin eylemlerine, katılır ve çeşitli faaliyetler gösterir. Bu eylemler neticesinde Mayakovski, defalarca tutuklanır. Bu olaylar sırasında henüz 15 yaşında olan Mayakovski, bir tutuklama sonrasın 12 ay süresince hücrede kalır. Hapis cezalarının ardından Mayakovski, Moskova Resim ve Heykel Okuluna yazılır ve sanatçı kişiliğini, özgünlüğünü burada da kanıtlamayı başarır. Mayakovski, bu dönemde Rusyadaki Fütürizm akımının en sağlam temsilcilerinden olur. Sıradan düşünce biçimlerini bir kenara atan bu akım geleceğin, sanata en büyük yansımasıdır. Rus fütürizmini devrimle kurulacak yeni bir düzenle resme yansıtan Mayakovski, bir yandan da şiirleri ile insanları etkilemektedir. Yine bu sıralarda Mayakovski, yazdığı oyunların yanı sıra tiyatro oyunculuğuyla da anılmaktadır. Dünya ise bu sırada büyük bir savaşa hazırlanmaktadır. Takvimlerin 1914ü gösterdiği sıralarda I. Dünya Savaşı başlar. 3 yıl sonra ise Mayakovski’nin de hayalini kurduğu Ekim Devrimi, gerçekleşir. Hayalleri gerçekleşen Mayakovski 36 yıllık yaşamı süresince sanatı ve politikayı birlikte yürütmeyi tercih etmiştir. Propaganda konusunda fazlasıyla iyi olan, kalemini oldukça iyi kullanan Mayakovski’nin bu özelliği dikkatleri onun üzerine çekmektedir. 1920li yıllarda Mayakovski, çeşitli gazete ve dergilerde yazmaya başlar. Rus şair Sergey Yeseninin intihar ile sarsılan Mayakovski, dostu için bir şiir yazar ve bu şiir Ruslar tarafından olumsuz bir şekilde karşılanır. 1930 yılında ise Mayakovski, silah ile yaşamına son verir. Mayakovski, kısacık ömrüne büyük bir mücadele ve özgün bir sanat sığdırmayı başarmıştır.
--reklam--
Vladimir Mayakovski Kitapları - Eserleri
Şiirler
Pantolonlu Bulut
Yüz Elli Milyon Destanı
Yaşamı / Sanatı Şiirleri
Şiir Nasıl Yapılır
Lenin Destanı
Lili Brik'e Mektuplar
Mektuplar
Seçme Şiirler
Ben
Ekim Destanı
Amerika'yı Keşfim
Tahta Kurusu
MAYAKOVSKİ ŞİİRLER
Şiîrên Bijarte
Hansı Sənət Yaxşıdır?
Zürafadan Kanguruya Neler Neler Var Bu Kitapta
Во весь голос
Trajedi
Büyüyünce Ne Olmalıyım?
--reklam--
Vladimir Mayakovski Alıntıları - Sözleri
Yüceltin beni!
Eşit değilim ben hiçbir büyük kişiye.
Üstüne var olan her şeyin
yazıyorum > diye. (Seçme Şiirler)
Hoşça kal, dostum. Hoşça kal mutluluklar.
Sevgili dostum, yüreğimde yaşayacak anın.
Sonunda ayrılmak yazgısı olsa da insanın.
Hoşça kal dediğimiz gibi buluşmak da var.
Hoşça kal, dostum, el sıkışmadan, suskunlukla.
Sakın üzülme, nedir bu gözlerindeki hüzün?
Şu yaşamda yeni bir şey değil ki ölüm,
Ama pek öyle yeni sayılmaz yaşamak da. (Şiir Nasıl Yapılır)
Kendimi üzgün buluyorum ve birden bire yaşamdan büsbütün bezginleştim... Kendimi sağlıklı bulmuyorum. (Mektuplar)
Çılgınlık bütün.
Hiçbir şey yok olup bitecek. (Seçme Şiirler)
İniyoruz dağı biz,
Sürünüyoruz ormandan,
Yıllarca kemirilmiş,taraflara dek. (Yüz Elli Milyon Destanı)
Ne dileyebilir böyle bir yığın?
Bu yığın ama çok şey diliyor! (Pantolonlu Bulut)
Ayrıca yaşamaktan hiç tat almıyorum, kendimden hiç hoşnut deği­lim! (Lili Brik'e Mektuplar)
Sanırdım erki sonsuz Tanrı'sın sen,
oysa küçücük bir Tanrıcıkmışsın bilgisi yarım. (Pantolonlu Bulut)
Ben ki öylesine bağlanıp kaldım Siz'e, ve öyle birden Siz bir - yabancısınız... (Mektuplar)
Dayê!
Êdî ez nikarim klaman bibêjim.
Dika koroya dêra dilê min şewitiye! (Şiîrên Bijarte)
Şunu iyi bil!
 Ya onun olacağım
ya da
 kendimi suda boğacağım. (Ekim Destanı)
Savaş kazanılamaz
 bölünerek
 boylara, parçalara (Amerika'yı Keşfim)
yüreğimi taşıyabilecek miyim
onu geri aldıktan sonra? (Yaşamı / Sanatı Şiirleri)
buyrun size kitap! (Pantolonlu Bulut)
Yeni bir şey yok. Uslu uslu yaşıyor, seni seviyor ve bekliyorum. (Lili Brik'e Mektuplar)
Anne!
Şarkı söyleyemiyorum.
Yüreğimin küçük kilisesindeki sahne tutuşmuş. (Pantolonlu Bulut)
Ne kadar yetenekli olursa olsun hiç kimse başlangıçta hemen büyüleyici eserler yazmaz; diğer taraftan, ilk çalışma her zaman "en taze" olandır, sanki o ana kadarki ömrünün tüm birikimi onda içerilmektedir. (Şiir Nasıl Yapılır)
İçimde hep beni hiç görmesen daha çok sevinecekmiş­sin duygusu var. (Lili Brik'e Mektuplar)
Azıcık sev beni. (Lili Brik'e Mektuplar)
Kahrolsun sizin aşkınız, kahrolsun sizin sanatınız, kahrol­sun sizin düzeniniz, kahrolsun sizin dininiz. (Pantolonlu Bulut)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/siir-nasil-yapilir-vladimir-mayakovski-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)