# Sirayet - Nejla Arslan Kurt Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Sirayet kimin eseri? Sirayet kitabının yazarı kimdir? Sirayet konusu ve anafikri nedir? Sirayet kitabı ne anlatıyor? Sirayet PDF indirme linki var mı?  Sirayet kitabının yazarı Nejla Arslan Kurt kimdir? İşte Sirayet kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/sirayet-nejla-arslan-kurt-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-20T09:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-08-20T09:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/20/nejla-arslan-kurt-kimdir-nejla-arslan-kurt-kitaplari-ve-sozleri-294067.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Nejla Arslan Kurt 
 Yayın Evi: Hayat Yayınları 
 İSBN: 9786051513379 
 Sayfa Sayısı: 232 
--reklam--
Sirayet Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Ya öldürecek ya da olmayı istemeyeceğin bir varlığa dönüşeceksin.
Peki ya aşk? O daima bir muamma.”

Elvan, dağılan bir ailenin ve psikolojik sorunları nedeniyle intihar eden bir annenin, güçlü, dayanıklı, olgun ve kendi hâlinde yaşayan kızıdır. Hemşire olarak çalıştığı hastanede bir doktorla henüz nişanlanmıştır. Aldığı evlilik kararıyla hayatının olumlu yönde değişeceğini düşünen Elvan, kaynağı bilinmeyen bir virüsün neden olduğu, insan doğasını değiştiren bir hastalığın ülkeyi sardığı bir dönemde tüm aile bireylerini kaybederek hastalık ortamında yapayalnız kalır. Enfekte olan insanlar geçirdikleri mutasyon nedeniyle öldürmeye odaklı canlılar hâline gelmiştir. Elvan, tüm bu olaylar patlak vermeden önce komşuları Sadi Bey'in, şu an yaşadıkları duruma çok benzeyen komplo teorilerini dinlemiştir. Sığınacak başka kimsesi olmadığından ona gider. Sadi Bey'in böyle bir durumu beklediğinin göstergesi olan bir yeraltı barınağı vardır. Birlikte oraya giderlerken Sadi Bey, bir enfekte tarafından öldürülür. Barınağa tek başına girme mecburiyetinde kalan Elvan, burada haftalarca her şeyin yoluna girmesini bekler. Çıktığında ise bambaşka bir dünya onu bekliyordur.
--reklam--
Sirayet Alıntıları - Sözleri
Biliyoruz ki bütün acılar bir gün geçer.
Bütün fotoğraflar sararır.
Yara kabuk tutar, kapanır.
Bir sabah yine taze ekmek ister canın kahvaltıda.
Bir fincan sade kahve…
Demli bir çay ister akşamüstü olunca.
Sokakta mevsimi fark edersin aynada kendini.
Önceleri belli belirsiz, sonra gamzene kadar gülersin.
Şarkılar mırıldanır, çekmecelerde renkli kalemlerini ararsın.
Kuşlar gelir konar dallarına.
Kırıldığın yerden çiçek açarsın.
Bütün acılar bir gün geçer.
Ya da alışırsın.
"İnsan yarın öleceğini bilse iki şeyden vazgeçemiyordu; sevmekten ve umut etmekten..."
"Ah yavrum, aşk dediğin suret değil,siretten ibarettir. Zamanla suret değişir ama siret baki kalır. Sen, sen ol seni suretin için sevenlerin değil, siretin için tercih edenlerin yanında ol. Eğer bir erkek senin en çirkin hâlini gördüğünde bile yine senden vazgeçmiyorsa işte bu gerçek sevgidir."
İnsan yarın öleceğini de bilse iki şeyden vazgeçemiyordu; sevmekten ve umut etmekten…
Dünyadaki bütün insanlar eksik doğuyordu ve tamamlanmak, çok az insana nasip oluyordu.
"Çünkü hâlâ umudumuz vardı. İnsan umut ettiği sürece yaşardı ki umut bataklıkta bile gül açtırırdı."
İnsan insana muhtaçtı ve bu yadsınamaz bir gerçekti.
"Gideni getiremeyeceğimizi bilsek de kalanlara şükrettik. Olması gereken de buydu zaten. Yoksa bu hayat nasıl geçerdi?"
"Eğer bir erkek senin en çirkin halini gördüğünde bile yine senden vazgeçmiyorsa işte bu gerçek sevgidir"
"Ah yavrum, aşk dediğin suret değil, siretten ibarettir. Zamanla suret değişir ama siret baki kalır. Sen, sen ol seni suretin için sevenlerin değil, siretin için tercih edenlerin yanında ol."
"Gündüz şerri gecenin hayrından evladır."
"Yakında dünyada büyük bir kargaşa çıkacak."
İnsanlar tecrübe edindikçe olgunlaşır.
İnsan umut ettiği sürece yaşardı ki umut bataklıkta bile gül açtırırdı.
"Aşk dediğin suret değil, siretten ibarettir.Zamanla suret değişir ama siret baki kalır.Sen, sen ol seni suretin için sevenlerin değil, siretin için tercih edenlerin yanında ol.Eğer bir erkek senin en çirkin hâlini gördüğünde bile yine senden vazgeçmiyorsa işte bu gerçek sevgidir."
--reklam--
Sirayet İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Elinizden düşürmeden okuyacaksınız: Yazarın diğer kitapları gibi akıcı etkileyici ve sürükleyici. Şimdiden yarısına geldim bile. Merakta ediyorum devamını. Domuz gribi aşısının yıllar sonra insanları nasıl bir felakete sürüklediği ile ilgili (Kenan ÖZ) 
SİRAYET: Merhabalar, sizlere çok güzel bir roman ile geldim. İçerisinde gizem, gerilim, aksiyon ve dram barındırıyor. Bir virüs başlıklı bir kitaptır. Yazarın kalemiyle çok uzun yıllar önce -'Görücü Usulü Aşk'- tanışmıştım. O kitabı beğendiğim için bu kitabıda beğeneceğime emindim ve yanılmadığımı kendi gözlerimle görmüş oldum. Sirayet çok farklı bir konuya sahip ama beni en etkileyen tarafı okurken zombi filminin içerisindeymişim gibi hissetirmesiydi. Sizlere biraz konusunda bahsedeyim.

Elvan'ı sıradan hayatı deli sandığı komşusunun tuhaf konuşmalarından sonraki gece kabusa döndü. Adamın haklı çıkmasına mı üzülsün yoksa ona inanmadığına mı? Ayrıca olaylar sarpa saedığında kimsesiz kaldığına mı üzülsün yoksa bu olaylarla nasıl başa çıkacağını mı düşünsün? Sizlere yaşadığı olayları vs anlatmayacağım elbette. Çünkü spoiler vermek istemiyorum. Murat'ı konuşmaları beni her seferinde güldürdü. Ne kadar akside olsa komik geldi bu karakter bana. Eğer sizde merak etmişseniz bence bu kitabı kaçırmayın derim. Elime aldığım ilk andan itibaren su gibi akmasına sevindim. Kapağı ile ayrı dikkat çekici zaten. Göz yorucu bir yazı küçüklüğü olmadığı içinde gayet rahattım okurken, bunu da belirtmeden edemeyeceğim. (Zeynep Dumlupınar) 
Covid 19 pandemi nedeniyle tüm insanlığın kaos yaşadığı şu günlerde bu kitaba denk gelmiş olmak güzeldi. Zira kitapta kurgusal olarak geliştirilmiş olsa da benzeri hatta çok çok daha kötüsü bir sahne oluşturuyor yazar.

Elvan hemşirelik bölümü son sınıf öğrencisidir. Staj sırasında tanıdığı doktor olan Hakan ile nişanlanmış olmanın heyecanını yaşıyor.
Çocukluk ve ilk gençlik dönemine ilişkin tramvaları vardır. Üvey anne ve kardeşi vardır ve annesi intihar ederek ölümü seçmiştir.
Sadi Amca komsularıdır. Anlattığı komple teorileri nedeniyle aklı dengesinin yerinde olmadığı düşünülür
İşte o günlerde bir grip ve soğuk algınlığı semptomları ile başlayan bir salgın başlar. Ancak hastalar ve enfekte olanlar sonrasında zeki, vahşi ve güçlü birer saldırgan olurlar. Elvan ailesini kaybeder. Sığındığı Sadi amcası sayesinde aylarca bir sığınakta barınır. Ankara'da yaşayan nişanlısına ulaşmak için çıktığı zorlu yolculuk ve bu yolculukta edindiği yeni ailesi anlatılıyor kitapta.
Gizli güçlerin insanlar üzerinde oynadıkları büyük oyunlar
Yaşamak için öldürmek zorunda bırakılan insanlar.
Sevginin surete değil sirete olanının makbul olduğu anlatılırken düşündürüyor biz okurları

Oldukça akıcı, merak uyandıran bir dil ile yazılmış güzel bir roman. Ne olacak diye meraktan kitabı elimden bırakamadım Kitapta gerçeklik payı olan o kadar çok şey var ki ister istemez bir kaos yaşanıyor okurken. Her ne kadar kurgu olsa da hayal gücünün de bir sınırı var.

Çok yeni bir kitap. Okuyanların yorumlarını bekliyorum. (Aysun) 
--reklam--
Sirayet PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nejla Arslan Kurt - Sirayet kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sirayet PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nejla Arslan Kurt Kimdir?
1984 tarihinde Kahramanmaraş'ta doğdu. 18 yaşında kendi isteğiyle de görücü usulü ile evlendirildi. Şu an bu evlilikten olma iki kız bir erkek evladı olan yazar hala Kahramanmaraş'ta ikamet etmektedir. Yazarın şimdiye kadar yayınlanmış "Görücü Usulü Aşk ve Görücü Usulü Aşk Vuslat Vakti" adında seriden oluşan iki kitabı vardır.
--reklam--
Nejla Arslan Kurt Kitapları - Eserleri
Görücü Usulü Aşk
Görücü Usulü Aşk Vuslat Vakti
Görücü Usulü Aşk 3
Seni Bana Yazmışlar
Asiye
Asiye
Sirayet
--reklam--
Nejla Arslan Kurt Alıntıları - Sözleri
Kaderde ne ise odur, etme merak, Uyma kendi nefsine, Hakk’ın emrine bırak. Hz. Mevlana (Seni Bana Yazmışlar)
"Eğer bir erkek senin en çirkin halini gördüğünde bile yine senden vazgeçmiyorsa işte bu gerçek sevgidir" (Görücü Usulü Aşk Vuslat Vakti)
Adını bir türlü koyamadığı garip bir histi yüreğindeki. (Asiye)
Soru çoktu lakin insanoğlunun kendi kendine sorduğu soruya cevap vermesi pek zordu. (Seni Bana Yazmışlar)
"Bazı anlar bu yaşadıklarımı rüyadan ibaret sanıyor ve korkuyorum" (Görücü Usulü Aşk 3)
İnsan uyudu, hayvan uyudu ama evren uyumadı. Sular akmaya, rüzgar esmeye ve dünya dönmeye devam etti. (Asiye)
Her evin ocağı tüter. Tüter de nasıl tüter bilinmez. O ocakta pişen et midir yoksa dert midir? Bunu sadece evin sahipleri bilebilir. (Görücü Usulü Aşk 3)
"Her insanda nefis vardır ve her nefsin akıl hocası şeytandır. (Seni Bana Yazmışlar)
Oysa Aşktır Yakışan Kalbe
Ve Kalptir Taşıyan Aşkı! (Görücü Usulü Aşk)
Oysa asktir yakisan kalbe ve kalptir tasiyan aski (Görücü Usulü Aşk)
Gelin olan kızın başına cennetten bir kuş konarmış ve bu kuş ona büyülü bir güzellik katarmış. (Asiye)
Duyulan tek ses yağmurun hışırtısıydı. Öyle güzel yağıyordu ki... Biraz hırslı, biraz hasret ve birazda ağlamaklı... Ama en çok da aşkla yağıyordu...

Ve yağmur toprakla buluştu. Kavuştu sevdasına. (Görücü Usulü Aşk Vuslat Vakti)
"Aşk dediğin suret değil, siretten ibarettir.Zamanla suret değişir ama siret baki kalır.Sen, sen ol seni suretin için sevenlerin değil, siretin için tercih edenlerin yanında ol.Eğer bir erkek senin en çirkin hâlini gördüğünde bile yine senden vazgeçmiyorsa işte bu gerçek sevgidir." (Sirayet)
"Gideni getiremeyeceğimizi bilsek de kalanlara şükrettik. Olması gereken de buydu zaten. Yoksa bu hayat nasıl geçerdi?" (Sirayet)
"Sabır taşım da demlenen çaresizliği yudumladım damla damla..." (Görücü Usulü Aşk)
Genç bir öğrenci bir gece yarısı, mum işığı altında ders çalış maktaydı. İlmi araştırmalara daldığı bir sırada kapisi çalındı. O vakitte birinin gelmesinin meydana getirdiği hayret ve gelen mi safirin kimliği hakkındaki merakla kapıyı açtı. Karşısında genç ve güzel bir kızcağız durmaktaydı. Karşısındaki misafir, yolunu kaybettiğini ve etrafta başka bir ışık göremediği için onun kapısı mi çalmaya mecbur kaldığını söyledi.

Genç öğrenci, misafirini geri çevirip onu gece karanlığına ve sokağın soğuğuna terk edemeyeceği için çaresizce içeri aldı. Ona oturup dinlenebileceği bir köşe gösterdikten sonra da sabaha ka dar dersine çalışmaya devam etti. Utangaç ve gizli saklı nazarlar la onu seyreden kızcağız, genç talebenin bir hâline oldukça şaşır mıştı. Genç, arada bir parmağını önünde yanan mumun alevine tutmakta ve bir müddet öylece bekledikten sonra geri çekmektey di. Bir defa ile de yetinmemekte, bunu ara ara tekrarlamaktaydı. Bu hâl üzere sabah olmuştu.

Gün işıdıktan sonra genç kız oradan ayrılıp evine döndü. Halkın yardımıyla yolunu bularak ulaştığı ev, Osmanlı vezir lerinden birinin sarayıydı ve genç kız da vezirin kızıydı. Saray halki, ona geceyi nerede ve nasıl geçirdiğini merakla sordu; çünkü bütün gece onu aramış ama bir türlü bulamamışlardı.

Genç kız başından geçenleri, gördüklerini ve özellikle de kendi sini misafir eden öğrencinin tuhaf hâlini bir bir anlattı soranlara.

Bunun üzerine vezir, kızına yardım eden o genci sarayına da vet etti ve ona niçin sabaha kadar elini yanan mumun üzerinde tuttuğunu ve elini yaktığını sordu.

Yusuf yüzlü genç şu güzel cevabı verdi vezire:

- Yolunu kaybettiği için kapımı çalan bir misafiri dışarıda bırakamazdım. Bu sebeple onu kulübeme aldım. Nefsimin desise lerine karşı koyabilmek için de elimi, ara sıra mumun bana cehen nemi hatırlatan alevi üzerine koydum. Şeytan beni kandırmaya yeltendiğinde parmağımı ateşe tutarak, nefsime cehennem azabını hatırlattım ve böylece yanlış bir şey yapmaktan kurtuldum.

Iffet ve ismet şuuruyla ve bir gün vereceği azim hesabın kor kusuyla parmağını yakan gencin bu hareketi vezirin çok hoşuna gitti. Vezir, ondan kızı ile evlenmesini teklif etti. Teklifi kabul eden genç bundan sonra "Damat Efendi" lakabıyla meşhur olan, Mec mau'l-Enhür isimli Hanefi fikih kitabının yazarı Muhammed bin Süleyman'dan başkası değildi. (Seni Bana Yazmışlar)
"Arada gök gürültüsü duyuluyordu. Sanki yağmur ve toprağın vuslatını kutluyordu gökyüzü. Onlar için bir düğün kurulmuştu da bu neşeyle arada tebrik naraları atıyordu, onları kendi lisanında tebrik ediyordu sanki." (Görücü Usulü Aşk Vuslat Vakti)
İnsan yarın öleceğini de bilse iki şeyden vazgeçemiyordu; sevmekten ve umut etmekten… (Sirayet)
Sanki burada bekleyen evladı değildi.
Asiye tam da böyle düşünmüştü, henüz sekiz yaşında küçücük bir kızken. O gün beklemekten Vazgeçti. Ve sevmekten... (Asiye)
Sabır taşım da demlenen çaresizliği yudumladım damla damla... (Görücü Usulü Aşk)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/sirayet-nejla-arslan-kurt-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)