# Şişkolarla Sıskalar - Andre Maurois Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Şişkolarla Sıskalar kimin eseri? Şişkolarla Sıskalar kitabının yazarı kimdir? Şişkolarla Sıskalar konusu ve anafikri nedir? Şişkolarla Sıskalar kitabı ne anlatıyor? Şişkolarla Sıskalar PDF indirme linki var mı?  Şişkolarla Sıskalar kitabının yazarı Andre Maurois kimdir? İşte Şişkolarla Sıskalar kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/siskolarla-siskalar-andre-maurois-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-01T04:00:04+03:00
- Güncelleme: 2022-07-01T04:00:04+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/01/andre-maurois-kimdir-andre-maurois-kitaplari-ve-sozleri-259375.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Andre Maurois 
 Çevirmen: Ülkü Tamer 
 Orijinal Adı: Patapoufs Et Filifers 
 Yayın Evi: Can Çocuk Yayınları 
 İSBN: 9789755100609 
 Sayfa Sayısı: 102 
--reklam--
Şişkolarla Sıskalar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Dünya çocuk edebiyatının en başarılı örneklerinden biri olan Şişkolarla Sıskalar'da, çocukça bir düşsellik içinde, iki ülke arasındaki garip savaş anlatılır. Bütün yurttaşları şişko olan ülke: Göbekistan ile bütün yurttaşları sıska olan bir başka ülke: Kemikistan arasındaki sonu gelmez geçimsizlik, uyuşmazlık, sizleri hem güldürecek, hem de düşündürecek. Savaşın bu kadar alaya alındığı, savaşla bu kadar dalga geçildiği pek az roman vardır. Şişko olan Ünal'la sıska olan İlkay kardeştirler. Dokuz on yaşlarındaki bu iki kardeş Göbekistan ile Kemikistan arasındaki Şişkolar'la Sıskalar'ın arasına düşerler. Aralarında çıkan gülünç savaşın da en yakın tanığı olurlar. Pek çok kitap yazmış olan ünlü Fransız yazarı André Maurois (1885-1967), çocuklar için yazdığı bu kitabıyla dünyanın pek çok ülkesinde çocukların sevgilisi oldu. Bu güzel kitabı değerli şairimiz Ülkü Tamer'in çevirisi ve uyarlamasıyla sunuyoruz. 
--reklam--
Şişkolarla Sıskalar Alıntıları - Sözleri
Zayıflama Bakanı Boştabak ülkemizin en değerli kişilerinden biridir. Herkesi beşer kilo zayıflatmayı başardı, yiyeceklerin de yüzde yirmi oranında kısılmasını sağladı.
Çokkemik,yemeklerden önce ufacık tabağının başında dikilir,Yeryüzü yazarlarından birinin söylediği şu cümleyi tekrarlardı:"İnsan yaşamak için yemeli,yemek için yaşamamalı."
İnsan yemek için yaşamamalı, yaşamak için yemeli.
Bandolar,ünlü besteci Uzunkaval'ın eseri "Zayıflığa Övgü'yü"çalıyordu alanlarda.
Şişkolar çalışmaktan hiç hoşlanmazlar.Savaş yorucu olmasın da,nasıl olursa olsun...isterse tehlikeli olsun.Yeter ki,çabucak bitsin; yiyelim,içelim,uyuyalım.
...«İnsan yaşamak için yemeli, yemek için yaşamamalı.»...
Akşam olunca uçaklar bomba atmaya başladı. O uçaklar bomba atmayıp da yolcu taşırken ne güzel görünürlerdi gökyüzünde...
—Tekrarla bakalım öyleyse:Kemikistan'ın başkenti Kemikkent'dir...Göbekistan'ın başkenti Göbekyurt'dur.
—Ne güzel,dedi İlkay.Hiç unutmaz insan. Keşke İsveç'in başkenti İsveçkent, Norveç'in başkenti de Norveçyurt olsaydı...Ne kolay ezberlenirdi.
«Merhaba, küçük dünyalı!»
«İnsan yaşamak için yemeli, yemek için yaşamamalı.»
Birçok bakımdan saygıdeğer insanlardı Sıskalar.
Öğretmenin olsaydım Pekiyi verirdim sana.
Sıskalar hiçbir şeyden anlamazlar;ne yemek yerler,ne meyve suyu içerler,ne de gülerler.Ama iki ayrı ülkenin insanları değişik şeylerden hoşlanıyorlar diye savaş mı etmeli?Gelip evlerimizi yıktılar,yurttaşlarımızı yaraladılar...
Akşam olunca uçaklar bomba atmaya başladı.O uçaklar bomba atmayıp da yolcu taşırken ne güzel görünürlerdi gökyüzünde...
«İki dünyalı. İki kişi.»

Eskiden olsa, «Bir Şişko, bir de Sıska,» diye eklerdi; ama artık gereği yoktu bunun.
--reklam--
Şişkolarla Sıskalar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Fazla uzun inceleme olmayacak çünkü kitap da kısa ve masal türünde.

Değerli okur arkadaşımın okuma durumunda gördüğüm kitabın ismi bana çekici geldi ve ne anlattığını garip de olsa başka türlü bir merak ettim ve en yakın zamanda göz atmaya karar verdim. İlk başlarda, hatta ortalara kadar bile sadece bir çocuk masalı olduğunu ve altı üstü hikaye anlattığını sandım ama sanki bazı şeyler bana birden "dank" etti. Şöyle;

Şişmanlar ve Sıskaların ayrı ayrı ülkeleri var(Göbekistan ve Kemikistan) ve bir birilerine düşman kesilmişler. Ama bir yerden sonra anlamaya başladım ki aslında sırf kilosuna göre ikiye ayrılan bu ülkeler iki zıt karakteri anlatmakta. Şişmanların daha güleryüzlü ve samimi, sıskaların kaba ve küstah olmasının yanısıra, şişmanların tembel ve umursamaz, sıskalarınsa dakik ve çalışkan olması da bir ayrı dikkatimi çekti. Düşman iki ülkenin barışla biten kavgasından yazarın bana göre anlatmak istediği ve yaptığım çıkarımlar şunlar oldu;

1) Zıt kutuplar bir birini çeker;
2) Her şey aksi ile mevcut;
3) Hiçbir karşılaşma tesadüf değildir;
4) Akıllı kavgalar akılsız barışıklardan daha verimli olabiliyor;
5) Mantığı aramak değil görmek gerek çünkü o zaten tam gözlerinin önünde.

Kısa olmasına rağmen bende yeni düşünce tarzı ve bakış açısı oluşturduğu için kitabı gayet başarılı buldum. İster çocuk ister büyük birisi okuyabilir ama büyüklerin başka, küçüklerin başka sonuçlara varacağını düşünüyorum fakat her bir sonuç kendi çerçevesinde anlamlı ve doğru olacak:

Ee sonuçta her bir zıtın kendisine has özelliği vardır..:) (Ruhe) 
Keyifle okudum..: Çocuk edebiyatına yönelik dinlendirici bir kitap ile karşınızdayım.
4. veya 5.sınıf öğrencilerinize, küçük kardeşlerinize,çocuklarınıza gönül  rahatlığıyla  okutabilir ve siz de okuyabilirsiniz her ne kadar çocuklar için yazılmışsa da ben yetişkinlere de hitap ettiğini düşünüyorum.
Kısaca ne anlattığına değinecek olursam şöyle ki; iki ayrı ülke düşünün ki birinde şişmanlar birinde de zayıflar yaşasın. Şişmanların yaşadığı ülkenin adı Göbekistan zayıfların yaşadığı ülke ise Kemikistan diye adlandırılsın. Göbekistan'da saat başı yemek yenilsin Kemikistan'da iki öğün yemek yenilsin bunun gibi bir sürü zıtlık içeren durumlar mevcut kitabımızda.
 Her iki ülke ezelden beri birbirine düşmandır ve kin beslemektedir yanlız bu düşmanlık öyle güzel ve  eğlenceli bir üslupla  anlatılıyor ki okurken insanın yüzünde  gülümsemeler oluşuveriyor.
Kitabın sonuna doğru çocuklara gayet güzel bir mesaj verilecek yıllardır süren düşmanlık barış ile sonlanacak ve insanlar farklılıkları ile birbirini sevecek ve kaynaşacaktır. (viyan) 
BİRAZ “ZAYIF”LADIN MI SEN?: Zavallı şişkolar! Arkadaş ortamında neşeli, yalnızken gözü yaşlılar. Zavallı sıskalar! Mutsuz, kıskanç ve sinirliler.

Yok canım, niye ki?

Çünkü insanları sınıflandırmadan, şekilci algılara teslim olmadan yaşayamayız da ondan. Aksini yapsaydık malzemesi insan olan açgözlü kesimlere kim hizmet edecekti?

Evet, şişkolarla sıskalar beri gelsin. Yani, “diğerleri”ne benzemeyenler; sizi ‘Kemikistan’ ve ‘Göbekistan’a buyur edelim. İki ülke arasında kalan adayı kimin sahipleneceği belli olmadığı için orayı öneremiyoruz. Şişkoların “Şişka Adası” sıskaların “Sısko Adası” dediği yer yıllardır anlaşmazlık konusu. İşte öyle savaşıp duruyoruz ne yapalım. Sırf ada için de değil; sevmiyoruz birbirimizi. Ne görünüşümüz birbirimize benziyor, ne huyumuz, ne yaşayışımız. Farklıyız. Farklıysak anlayamayız. Anlamazsak kabullenemeyiz. Kabullenemezsek saldırırız. Neticede insanız işte...

 “Şişkolar ve Sıskalar” “Patapoufs et Filifers” eserinin Ülkü Tamer elinden çıkmış nefis bir uyarlaması. André Maurois savaşın saçmalığını, farklılıkların zenginliğini şişman ve zayıf insanları konu alarak nasıl da güzel anlatmış bilseniz. Çok ama çok eğlenceli bir dili var. Şu Ülkü Tamer sözlüğüne bir bakar mısınız? Zayıflama Bakanı Boştabak, Kral Tostombul, Prens Şişgöbek, Kemikistan, Göbekistan, Mareşal Pofuduk, Çokkemik ve daha birçok eğlenceli adlarla okuyanı gülümseten, okumayı serüvene dönüştüren bir eser.

Deneme, eleştiri, roman, inceleme, çocuk öyküleri, bilim kurgu romanları gibi birçok alanda eser vermiş olan Fransız yazar André Maurois’nın bu hoş eserini öğretmenler öğrencileriyle, büyükler küçükleriyle okusa pek güzel olur derim.

Mesela biz Gunayilgar'la okuduk da ne eğlendik ne eğlendik:)) (Arada böyle şipşirin eserlerle mola vermek güzel.)

Tüm okur dostlara keyifli okumalar dilerim. (Neşe) 
--reklam--
Şişkolarla Sıskalar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Andre Maurois - Şişkolarla Sıskalar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şişkolarla Sıskalar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Andre Maurois Kimdir?
André Maurois (asil adı:Émile Salomon Wilhelm Herzog) (d. 26 Temmuz 1885 Elbeuf, Fransa - ö. 9 Eylül 1967 Neuilly-sur-Seine) Fransız roman, hiklaye, deneme, biyografi, tarih yazarı'dır.

Yaşamı

Alsas'li Yahudi asıllı zengin bir tekstil sanayici ailesinden olup ailesi Fransa-Prusya Savaşı'ndan sonra Alsas'dan kaçıp Normandiya'da Lebeuf'de bir yünlü tekstil fabrikası sahipleri idi. Maurois bu kentte doğdu. Maurois Rouen'de "Pierre-Corneille Lisesi"'de eğitimini yaparken Fransa'da 18. yy. dan itibaren en iyi lise öğrencilerinin girdiği "Concours général" imtihanlarına girip ödül kazandı. Üniversite diplomasını da edebiyat üzerinde yaptı.

Mecburi askerlik görevini bitirdikten sonra 12 yıl ailesi sahip olduğu fabrika ve şirketin idarecisi olarak görev yaptı. 1909'de Genevre bir Polonya'lı kontun genç kızı olan Jane-Wanda de Szymkiewicz (Jeanine) (1892-1923) ile tanışıp onunla birinci evliliğini yaptı.

I. Dünya Savaşı döneminde Fransız ordusuna katıldı ve Fransa'da bulunan Britanya sefer ordusuda tercümanlık ve liyazon subaylığı yaptı. Yayınladığı ilk eseri olan "Les Silences du Colonel Bramble (Albay Bramble'ın Susması)" bu dönemdeki yaşamını alaycı olarak ama sosyal realizm öğeleri ile işlemektedir. Bu eser Fransa'da hemen rağbet gördü ve İngilizce'ye tercümesindenn sonra İngilizce konuşulan ülkelerde de popüler oldu. Bunu "Discours du docteur O'Grady" adlı romanıyla takip etti.

Yazı hayatının kalan kısmında da Maurois Britanya halkı ve konuları hakkında birçok eser hazırlamıştır. Bunlar arasında politikacı Disraeli; Byron,Shelley adlı tanınmış şairler ve Alexander Fleming adlı bilim adamının biyografileri bulunmaktadır. Bu Britanyalilar biyografileri yaninda Maurois Fransiz taninmislari olan Victor Hugo, George Sand,Honoré de Balzac ve General Hubert Lyautey'in biyografilerini de yazmistir.

Savaştan sonra "Croix-de-feu" ve "Le Flambeau" adlı edebi dergilerin editörlüğünü yaptı.

1924'de Paris'de ikinci karısı Simone de Caillavet ile tanıştı. Bu ikinci karısı kendini yalnız kocasının şahsi hayatına değil resmi ve edebi hayatına da vakfetti.

1938'de Maurois çok ünlü "Academie Française"'e üye seçildi. Bu seçimde sonradan Nazilerle anlaşıp onlar yararına Vichy Fransası adlı hükümet kuracak Mareşal Petain ona destek olmuş ve 1940'da yazdığı otobiyografi eserinde Maurois bu desteği için Mareşal'a şükranını bildirmiştir.

II. Dünya Savaşı başlayınca Maurois Britanya (Ordusu) Genel Karargahı'nda "Resmi Fransız Gözlemcisi" görevini aldı. Bu resmi görevi ile Britanya ordusunun Belçika'ya girişinde o orduda görevini yapmaktaydı. Fransız hükümetinde bulunan bakanları ve politikacilari şahsen tanımaktaydı ve 10 Haziran 1940'da Londra'ya bir misyonla gönderildi. Tam bu sırada Nazi orduları Fransa'da galip geldiler ve Fransa Nazilerle Ateşkes imzalamak zorunda kalmıştı. Maurois terhis edildi; görevinden alındı ve Kanada'ya gitti. Sonra Maurois bu savaş içinde General Charles De Gaulle'ün "Özgür Fransa Kuvvetleri"'na katıldı ve tüm savaş boyunca bu askeri görevde bulundu.

27 Haziran 1947'de Fransa Cumhurbaşkanı kararnamesi ile ismi resmen "Herzog"'dan "André Maurois"'ya değiştirildi.

Maurios 1949'da karısı yanında olmadığı bir Güney Amerika seyahatinde kendi eserlerini İspanyolca'ya çeviren, genç, güzel geniş görüşlü María de los Dolores Checa Garçía y Rivera, adlı bir hanıma aşık oldu. Bu ilişkisi 20 gün sürmekle beraber Maurois "Marita" adını verdiği bu genç hanıma 54 mektup ve 11 şiir yazdı ve bu ilişki 1949'da sona erdikten sonra bu yazılar karısının isteğine uyarak yayımlanmıştır.

9 Eylül 1967'de 82 yaşında iken Neuilly-sur-Seine'de vefat etti ve Neuilly-sur-Seine şehir mezarlığına gömüldü.
--reklam--
Andre Maurois Kitapları - Eserleri
İklimler
Yaşama Sanatı
Şişkolarla Sıskalar
Düşünceleri Okuyan Makine
Dilekler Ülkesi
İkinci Dünya Harbinde Fransa'da Trajedi
Adanmış Toprak
Mutluluk Tutkusu
Sonbahar Gülleri
Duygular ve Adetler
Aile Çevresi
İnsan Sarrafı
Ruh Tartıcısı
Bir Gence Açık Mektup
Voltaire
Yad Qadına Məktublar
To an Unknown Lady
Patronlar (Bernard Quesney)
Dr. O'Grady'nin Gevezelikleri
Cephe Sohbetleri
Zaman! Ne Olur Biraz Dur...
Seçilmiş Əsərləri
--reklam--
Andre Maurois Alıntıları - Sözleri
Günümüzde hayalimizden bile geçmeyen şeyler oluyor!.. (Düşünceleri Okuyan Makine)
İnsanlar ihtiraslarla yanarken hayat güçtür. (Ruh Tartıcısı)
Yalnız olmak için yalnız olmak istememi anlamıyorsunuz siz. (İklimler)
Həmişə elə hərəkət edin, elə rəftar göstərin ki, övladlarınız sizə hörmətlə yanaşsın, amma sizdən qorxmasınlar. Özünüz malik olmadığınız məziyyətləri onlara əsla sırımağa çalışmayın. Unutmayın ki, uşaqlar sizi müşahidə edir və nəticə çıxarırlar... (Yad Qadına Məktublar)
Cebir ve şiddet aşkı öldürür. Onun gerçek cevheri hürriyettir. (Duygular ve Adetler)
Size dürüstçe şunu söyleyebilirim ki, ruhların ölmezliğini belirten gözle görülür bir işarete rastlamadım. Fakat ruhun bedenle birlikte öldüğünü söylemek de aynı şekilde, fazla kesin konuşmak gibi geliyor bana. (İnsan Sarrafı)
... kendinle tek başına kaldığın anlarda bile ikiyüzlüsün. (Düşünceleri Okuyan Makine)
Bütün büyük çeşitlerin birileri binlerce yıldan beri tabiatta vardı. Onları açığa çıkaracak bir zeka eksikti. (İnsan Sarrafı)
Lawrence: «Aşkın temel vasfı, ferdi kendi benliğinin dar çerçevesinden kurtarıp enginlere salmaktır» diyor. (Duygular ve Adetler)
"Bana cevap yazma artık. Beni görmeye de kalkışma. Kendimi kurban ettim. Cesaretimi alma elimden. Bana bıraktığın tek şey bu." (Aile Çevresi)
"Qadın bədəni çimərliklərdə hamının nəzəri üçün açıqdırsa, hansı qısqanclıqdan söhbət gedə bilər..." (Yad Qadına Məktublar)
bu medeni fırtınalar yüzyılımızda; insanların gidişatına bakınca, acı ve kudretsizlik duymamak mümkün değil. sanki her şey bir kütle tarafından yapılmış büyük bir yanlışın sonucu gibi cereyan etmekte; içinde bulunduğumuz bu kütleyi ne kadar durdurmak, ona yol göstermek istesek de içyüzünü kavrayamadığımız hareketlerine biz de uymaktan kurtulamıyoruz. (Duygular ve Adetler)
(...) Aşktan korkuyorum, Isabelle, bir de kendimden korkuyorum. (İklimler)
Alman radyosu alay ediyordu: "İngilizler mi, bildikleri tek askeri harekât geri çekilmektir. Yakında gazetelere demeçler veririler; Majestelerinin donanması geri çekilirken nasıl tek bir İngiliz askerinin bile burnu kanamadığını söylerler." (İkinci Dünya Harbinde Fransa'da Trajedi)
...«İnsan yaşamak için yemeli, yemek için yaşamamalı.»... (Şişkolarla Sıskalar)
"Öyle rahatım ki," dedi, "seni kırk yıldır tanıyormuşum gibi geliyor bana..."
" Sevgi denen şey öyledir. Sanki bir büyü ile insanda hiç var olmayan, olmamış harikalı bir geçmişin hatıralarını yaratıverir." (Sonbahar Gülleri)
İnsan yemek için yaşamamalı, yaşamak için yemeli. (Şişkolarla Sıskalar)
Bilirsiniz, qadın həm əşya, həm də şəxsiyyət ola bilər. Qadın şəxsiyyətdir – əgər o, sevdiyi kişidən öz müstəqilliyini qoruyursa; əgər öz baxışlarında və planlarını qurmaqda tam sərbəstdirsə və əgər öz bədəninin ağası, öz düşüncələrinin sahibidirsə. Qadın əşyadır – əgər özüylə əşya kimi davranmağa icazə verirsə; lap ən gözəl və qiymətli bir əşya olsa da, şəxsi iradədən məhrumdursa; öz sahibinin istək və şıltaqlıqlarına itaətkarcasına tabedirsə və yalnız iştaha gələndə ortaya gətirilən dadlı bir yeməyə bənzəyirsə. (Yad Qadına Məktublar)
Herkes Maginot hattının* caydırıcı gücünden emindi. Hitlerin ancak Hollanda'ya saldırabileceği düşünülüyordu. Romanya da ihtimal dâhilindeydi. Ancak uzmanlar Hitlerin bu iki ülkeye de saldırmakta tereddüt edeceği kanısındaydılar. Hollanda Almanya'nın tek dayanağıydı. Romanya ise akaryakıtının fazlasını zaten Reich'a veriyordu. Aşırı iyimserlik egemendi. Sözde, Almanya, bu yaz hiçbir şeye teşebbüs etmeyecek, biz de zamandan istifade ederek 1941'de hava kontrolünü ele geçirecek, 1942'de de Siegfried hattından**, yeterli tank ve ağır toplarla saldırıya geçecektik. Ne yazık ki "Onların saldırılarını darmaduman edeceğim" diyen Hitler, sonunda başarılı oldu. (İkinci Dünya Harbinde Fransa'da Trajedi)
Ah gençler! Zamanın değerini hiç bilmiyorsunuz. (Yaşama Sanatı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/siskolarla-siskalar-andre-maurois-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)