# Sivrisinekler Kralı - Mahmut Yesari Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Sivrisinekler Kralı kimin eseri? Sivrisinekler Kralı kitabının yazarı kimdir? Sivrisinekler Kralı konusu ve anafikri nedir? Sivrisinekler Kralı kitabı ne anlatıyor? Sivrisinekler Kralı PDF indirme linki var mı?  Sivrisinekler Kralı kitabının yazarı Mahmut Yesari kimdir? İşte Sivrisinekler Kralı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/sivrisinekler-krali-mahmut-yesari-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2023-07-01T22:00:16+03:00
- Güncelleme: 2023-07-01T22:00:16+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2023/07/01/mahmut-yesari-kimdir-mahmut-yesari-kitaplari-ve-sozleri-435399.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Mahmut Yesari 
 Yayın Evi: Can Yayınları 
 İSBN: 9789750748431 
 Sayfa Sayısı: 56 
--reklam--
Sivrisinekler Kralı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
MAHMUT YESARİ, 1895’te İstanbul’da doğdu. “Solak” anlamına gelen soyadını büyük dedesi hattat Yesari Mehmet Esat’tan almıştır. İstanbul Lisesi’nde ve Sanayi-i Nefise Mektebi’nde (Güzel Sanatlar) okuyan yazar, Birinci Dünya Savaşı sırasında Çanakkale Cephesi’nde yedek subay olarak savaşmıştır. Gazeteciliğe Diken dergisine karikatür çizerek başlamış, daha sonra kendini roman ve öykü yazmaya vermiştir. Eserlerinde Osmanlı’nın son, Cumhuriyet’in ilk yıllarında ortaya çıkan sosyal yapıya ve olaylara değinen yazar, günlük yaşamı ve insan ilişkilerini ustaca işlemiştir. Otuz yıldan uzun süre geçimini kalemiyle sağladıktan ve yüzlerce esere imza attıktan sonra 19 Ağustos 1945’te, Yakacık Sanatoryumu’nda veremden ölmüştür.
Sivrisinekler Kralı Alıntıları - Sözleri
“Artık ben iflah olmam anladın mı? Ben maf olmuşum.”
"Islanmışın yağmurdan pervası olmaz."
"Aşk başka şeydir!"
"Ahım mı seni böyle perişan eden ey mah...
Dünyada ehl-i dil olmamak kadar noksan var mıdır?"
“…öyle ya, dünyada hasut* insanlar az mı? Çekememezliğinden akıllarına geleni söyleyiverirler.”
“İhtifâ et ey kamer, çünkü ziyan bî-fer kalır…”*
“Islanmışın yağmurdan pervası olmaz.”
Ahım mı seni böyle perişan eden ey mah...
Dünyada ehl-i dil olmamak kadar noksan var mıdır?
"O kadar karı kız gördüm, ilk göz ağrısı başka oluyor. İnsan kimde gözünü açtıysa ömrünün sonuna kadar onu düşünüyor, hayalinden çıkaramıyor. Nasıl çıkarır? Nasıl çıkarır birader, nasıl çıkar? Can çıkar o çıkmaz!"
İnsan kimde gözünü açtıysa ömrünün sonuna kadar onu düşünüyor, hayalinden çıkaramıyor.
Sivrisinekler Kralı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çeşitli kısa kısa hikayelerden oluşuyor kitap. Bazı hikayelerde karakterler aynı.
Çok sinir olduğum nokta eski kelimelerin sayfanın altında dipnot olarak verilmesi. Madem bu şekilde yapacaksınız neden "günümüz türkçesi" reklamını yapıyorsunuz? Bir şiir olmadığından ve kafiye gibi durumlar söz konusu olmadığından bir düz metinde neden eski kelimeler direk yeni hallyle yazılmıyor da aşağıda veriliyor. Okuma akışını aşırı bozan bir durum bu. Canımız eski türkçe ve arapça öğrenmek istese ona uygun metinleri ediniriz zaten. Ama keyifli vakit geçirmek istiyorum. Yabancı dil dersi değil. Bu yüzden hiç zevk almadığımı söyleyeyim. Diğer türk klasiklerinden daha acayip kelimelerle doluydu. Sürekli aşağı bakıp cümleyi baştan o şekliyle okuması sıktı beni. Para vermiş olmasam bırakırdım ki hikayeler de hiç merak edilesi değil çoğu anlamsız. Ne anlatmayı amaçladıkları belli değil. Normalde bu kadar kısa hikayeler şaşırtıcı sonla biter. Ama öyle bir şey de yok. Kitabı beğenmedim. (Melis Ünler) 
Lacivert Klasikler ne yapıyor: 1895 doğumlu olan yazarın Osmanlı'nın son, Cumhuriyet'in ilk dönemlerindeki insan ilişkilerinin ve sosyal yapının anlatıldığı birbiriyle bağlantılı 11 öyküden oluşan kısa bir kitap. Dönemini yansıtması dışında pek dişe dokunur bir tarafının olmadığını düşünüyorum. Kampanya var diye fazlaca Lacivert Klasiklerden almıştım hem de bir çırpıda bitiririm diye düşünüyordum ama biten her kitabın ardından seçimlerime duyduğum saygının biraz daha azaldığını farkettiğim için biraz bu seriye ara vereceğim. (selahattin) 
Tatlı yaz meltemlerine benzer. Yürüyüşü sessizdir. Gezdiği, dolaştığı yerlerde sesi sedası çıkmaz.
(S:8)Böyle seslenmiş, okura başlarken
Mahmut yesar'i

Peki kimdir??

yazar/i18804 'i birlikte bakalım isterseniz
1895yılnda İstanbul'da dogdu, gazateciliğe Diken dergisinde karikatür çizerek başlasada kendini roman öykü yazmaya vermiş, eserlerinde Osmanlı’nın son Cumhuriyet'in ilk yıllarında sosyal yapıya olaylara, değinmiştit.
Yazarımız
Günlük hayatı, insan ilişkilerine ustaca değinmiştir.
Kalemle dostluğu 30 yılsürmüştür..

İncecik kısacık 11 hikaye var içinde kitabımızın birbiriyle ilgili hikayelerin konusu, rakı palavra dan secilmiş,
Mahmut yesarı 'nin bir diğer özelliği de
Halktan bırı gıbı yazıyor, net olusu bana göre..

İnsan kimde gözünü açtıysa ömrünün sonuna kadar onu düşünüyor, hayalinden çıkaramıyor. Nasıl çıkarır? Nasıl çıkar birader, nasıl çıkar? Can çıkar o çıkmaz! Canım ciğerim diye bağrına basmışsın, yıllarca aşkını kahrını çekmişsin, kolay kolay sineden söküp atılır mı?

(S:20)kıtaptan sesleniş

…gelin hamamda kurnaya, düğünde zurnayadır.

(S:41)kıtaptan

Sizde bu keyıfli kitapla tanısmk isterseniz Buyurun efendim (Hande gunkut) 
Sivrisinekler Kralı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mahmut Yesari - Sivrisinekler Kralı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sivrisinekler Kralı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mahmut Yesari Kimdir?
1895 yılında İstanbul’da doğdu. Soyadı, büyük dedelerinden gelmektedir. 18. yüzyılın son yarısında şöhret bulmuş hattat Mehmet Esat Efendi, sol eliyle yazdığından dolayı 'Yesari' lakabıyla anılırdı. Ailesi de bu adı muhafaza etti. Talik yazıda üstat olup, şiirleri de vardı. Osmanlı Sultanı Üçüncü Mustafa Han, bu zatı sarayına almıştı.

İstanbul Lisesi'ni bitirdi. Güzel Sanatlar Akademisi’nde okudu. Bu sırada Birinci Dünya Savaşı çıktı. Bunun üzerine askere alındı. 

Dönüşünde Diken dergisinde karikatürist olarak gazeteciliğe başladı. Sonra Kelebek adlı edebiyat ve mizah dergisini çıkardı. 

Piyesler yazmaya başladı. Daha sonra roman ve hikayeler yazdı. Bunlarda hayattan alınmış sahneler çoktur. Romanları daha romantiktir. Tiyatro sahasına trajedi yazmakla girdi, sonra komediye yöneldi. İlk romanının adı Namus’tur. Piyeslerinden çoğu Darülbedayi tarafından temsil edildi. 

Anlaşılan bir dili ve usta bir anlatımı vardır. Hayatının sonuna kadar çeşitli dergi ve gazetelerde yazı hayatını sürdürdü. 1945 yılında tedavi gördüğü Yakacık Sanatoryumu’nda öldü.

 

ESERLERİ: 
Çoban Yıldızı (roman, 1925) 
Çulluk (roman, 1927) 
Pervin Abla (roman, 1927) 
Kırlangıçlar (roman, 1930) 
Su Sinekleri (roman, 1932) 
Bahçemde Bir Gül Açtı (roman, 1932) 
Tipi Dindi (roman, 1933) 
Yakut Yüzük (roman, 1937) 
Yakacık Mektupları (hikayeler, 1938) 
Bağrı Yanık Ömer 
Geceleyin Sokaklar

 

PİYESLERİ: 
Tablo 
Asri Hülyalar 
Bekir’in Rüyası 
Ayrı Oda 
Çürük Merdiven 
Sancağın Şerefi 
Sürtük 
Telli Turna 
Hanife Hanım Hizmetçi Arıyor 
Serseri
--reklam--
Mahmut Yesari Kitapları - Eserleri
Bağrı Yanık Ömer
Sivrisinekler Kralı
Tipi Dindi
İstanbul'un Antika Tipleri
Çulluk
Su Sinekleri
Ölünün Gözleri
Bâbıâli Hatıraları
Bir Namus Meselesi
Yakacık Mektupları
Bir Aşk Uçurumu
Sürtük
Hanife Hanım'ın İstanbul Maceraları
Ak Saçlı Genç Kız
Bahçemde Bir Gül Açtı
Taş Bebek
Bâbıâli'den Son Selam
Pervin Abla
Hınç
Ölünün Gözleri
Kalbimin Suçu
Kırlangıçlar
Geceleyin Sokaklar
Çoban Yıldızı
--reklam--
Mahmut Yesari Alıntıları - Sözleri
Islanmışın yağmurdan pervası olmaz. (İstanbul'un Antika Tipleri)
Fakirlikten, sefaletten, yoksulluktan gözleri kararanlar, renkler arasında çok fark görmezler. Karanlık bütün ışıkların, renklerin düşmanıdır. (Tipi Dindi)
Eskiden her şeye omuz silken, kaygı tutmayan, kayıtsız adam, şimdi karanlık ruhlu bir bedbin oluvermişti... Bu, hayat değil, bir işkence, her gün acısı artan bir ıstıraptı. (Çulluk)
Mardik Efendi : Gazinomuza lütfen teşrif etmez misiniz?
Mahmut Yesari :Şöyle bir lamelif çevireceğiz. (lamelif : kısa bir süre dolaşıp gelmek.) (Hanife Hanım'ın İstanbul Maceraları)
-için çürümüş vesselam...
-ihtimal. (Çulluk)
Ah, bu yalnızlık saatleri... İnsanın kendini yine kendi gözüyle gördüğü, duyduğu, dinlediği saatler...Vicdan denilen insanın kendi harimindeki*, benliğindeki ebedi muammayı çözmek, halletmek için tırnaklarını geçirip didiklediği saatler...

*Harim: Kişiye özel kutsal şey; bir kimse için çok özel şey (Ak Saçlı Genç Kız)
"Bağırmıyordu, ne sesi, ne dudakları, hiddetle titremiyordu;fakat öyle sert, öyle kırılmaz,öyle dik, öyle acı idi ki..." (Bağrı Yanık Ömer)
Bu açlık denilen öyle bir ihtiyaç, öyle bir mecburiyetti ki, insana ancak, ölüm,Dur! diyebilirdi. (Çulluk)
"Hoca Behçet'in bir tek zaafı vardı: Baharı severdi!" (Bâbıâli Hatıraları)
"Bizde Tanzimat'tan sonra dahi üslup sahibi tek muharrir çıkmamıştır. Üslupkâr sanılanların üsluplarındaki şahsiyet suni tertiplerden başka bir şey değildir." (Bâbıâli Hatıraları)
'Günler, günlere; saatler, saatlere uymaz. Hâlbuki bazı istemediğimiz günleri, saatleri bile aradığımız olur.' (Bir Aşk Uçurumu)
Kaşların da hilal olmuş.Eskiden parmak yarmaktı... Kurabiyecilerin Paytak Ayşe, yeni bir icat çıkmış, ihtiyarlar genç oluyormuş diyordu.Meğer kadının hakkı varmış.Adeta gençleşmişsin Huriyeciğim! (Hanife Hanım'ın İstanbul Maceraları)
— Sen maalesef asrın çocuğu değilsin. Gençlik hava istiyor, yaşamak istiyor. Bırak havaya çıksın, koşsun ve yaşasın. Elinde şiir kitabı, hayalî romanlar. Nemli gözleri ufka dalmış romantik kızlar yok artık. Güneşten kararmış, sert pazılı kollar sapsarı fakrüddemli (kansız) narin kollardan elbette daha güzel... (Bahçemde Bir Gül Açtı)
Herkes kaşık yapar ama sapını ortaya getiremez. (İstanbul'un Antika Tipleri)
— Melânkolik insanlar hayatın her şekil ıztırabından zevk aldıkları için kendilerini ölüme alıştırmışlardır, yarı ölü yaşarlar. Ölümü her an o kadar yakınlarında görürler ki, tecrübeye tenezzül etmezler. Belki geçici bir buhran esnasında canlarına kıyarlar. Lâkin gamsız, kasavetsiz insanların acıya, ıztıraba hiç tahammülleri yoktur. (Bahçemde Bir Gül Açtı)
İnsan kimde gözünü açtıysa ömrünün sonuna kadar onu düşünüyor, hayalinden çıkaramıyor. (Sivrisinekler Kralı)
Dünyada az paranın hesabı kitabı kadar güç bir şey yok... (Su Sinekleri)
Neşeli oluşunu tabii buluyordum. Bu, bütün ümitsiz hastalarda görülen anlaşılmaz, tahlil edilmez bir emniyetten geliyordu. (Yakacık Mektupları)
İnsan yaşlandıkça mesafeler de uzuyor. (Yakacık Mektupları)
"Ağır ağır yükselen aya baktıkça, geçmiş günlerin hayalleri, beyaz ışıklarla parıldayan yaprak aralarında uçuşmaya başlamışlardı." (Bağrı Yanık Ömer)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/sivrisinekler-krali-mahmut-yesari-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)