# Siyah Beyaz Tabletler - Nurullah Genç Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Siyah Beyaz Tabletler kimin eseri? Siyah Beyaz Tabletler kitabının yazarı kimdir? Siyah Beyaz Tabletler konusu ve anafikri nedir? Siyah Beyaz Tabletler kitabı ne anlatıyor? Siyah Beyaz Tabletler PDF indirme linki var mı?  Siyah Beyaz Tabletler kitabının yazarı Nurullah Genç kimdir? İşte Siyah Beyaz Tabletler kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/siyah-beyaz-tabletler-nurullah-genc-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-19T14:00:13+03:00
- Güncelleme: 2022-06-19T14:00:13+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/19/nurullah-genc-kimdir-nurullah-genc-kitaplari-ve-sozleri-250267.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Nurullah Genç 
 Yayın Evi: Timaş Yayınları 
 İSBN: 9786050822908 
 Sayfa Sayısı: 80 
--reklam--
Siyah Beyaz Tabletler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Nurullah Genç'in şiir macerası Siyah Beyaz Tabletler ile bambaşka bir soluk kazanıyor.
Geleneğin yeni bir dirilme yaşadığı dilini bu defa kadim yaşantılara doğru sürüklüyor.
Şair hüzün meşalelerini bir defa daha alevlendiriyor...
Sen var oldun tenhâsında devlerin
Ben hiçliğe bulaştım
Ne hiç kaldı bende
Ne sende varlık
Elimizde, avucumuzda şimdi
Hâin aldanmışlık ve ihtiyarlık
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Siyah Beyaz Tabletler Alıntıları - Sözleri
koysam yüreğimin pervazlarına
bilmem ısınır mı ayaz ellerin
kuşa sorsam, soğuk bulur kalbimi
kışa sorsam, sıcağımda ısınır
boyun bükerim; yarılır cihan
boyun bükersin; parçalanır gök
gözlerinde mehtap, saçlarında ay
dokunur musun karanlığıma
kendi cehenneminin âteşidir insan..
Sevda sarayında ihtilâl oldu
Âsi kalbim sana geldi, görmedin
Eşiğinde boyun büküp, lâl oldu
İnâd ettin, kapısından girmedin
eskiden kadınlar içini çekse
erkeklerin kemikleri ağlardı
insanlığı arıyorum her sabah
başım dönüyor
hâinlere tarattığın saçını
benim için bir kez bile örmedin
dokunur musun karanlığıma
iyiki kitaplar var...
.
Söz tükendi; şimdi en kanlı kıyısındayız kelimelerin.
.
kendi cehenneminin âteşidir insan...
--reklam--
Siyah Beyaz Tabletler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İlk İncelemem: kitapta toplam 12 tablet var. ve her birinde kendinize ait birşeyler mutlaka buluyorsunuz. yer yer sizi maziye götürüyor ve mesajı böyle veriyor. Her bir tablet duygu, düşünce, aşk, sevgi muhabbet, fikir, mânâ ve özlem kokuyor.. sayfa sayısı az olmasına rağmen adeta bir okyanus misali ciltlerce kitap yazılır.. her mısranın gül kokulu sözlerine.. (Abdussamed Sûfî Diyar) 
"kuşa sorsam, soğuk bulur kalbimi.. ": kışa sorsam, sıcağımda ısınır
...
12 tablet...
Tablet tablet sürüklendik duygularda..
Yazarın daha önce şiirlerini biliyordum ama kitabını ilk kez okudum ve duyguları kaleme döken haline hayran oldum. O nasıl güzel mısralar öyle.. Nurullah Genç şiirleri artık ilgimi daha çok çekecek biliyorum bunu.. Zaten daha önce bir şiiri beni mest etmişti.. Çiçekler üşümesin diyebilmek ne büyük incelikti. Bu kitabında geçmiyordu ama yazarın nahifliğini anlatmak için şiiri buraya bırakıyorum:
Gönlümün maviliği gitmesin gökyüzünden
Kuşların gülücüğü eksilmesin yüzünden
Kar yağsada bu sessiz vadiye, gün bitmesin
Yapraklar üşüse de, çiçekler üşümesin

[O zaman yazarımızın bir sonraki okuyacağım kitabı Çiçekler Üşümesin olmalı değil mi ;)]

Şiir kitaplarını olabildiğince okumaya çalışsam da kalbime dokunan şairleri bulabilme ümidi ile okuyorum aslında. Bu kitap sonunda kalbe dokunan şairlerden birini daha ekliyorum heybeme.. Umarım bütün şiir kitapları bu lezzeti verir..
Hoş geldin nahif yazar Nurullah Genç...
Şiirler kısa da olsa keyifli sohbetleri gerektirir.. Buyurun sohbete.. İyi okumalar diliyorum... (Döndü BARUT) 
12 tablet var bu kitapta. Her bir tablet yılın 12 ayına denk gelir misali. Yıl ise insanın ömür sermayesine işaret ediyor. Belki de dünyanın kuruluşundan kıyamete kadar geçen zamandır anlatılan. Yine Nurullah Genç, yine derin manalar. Yine bazı kelimelere dizilmiş mısralar. Nurullah Genç'i iç dünyasını merak eden kitaplarına şöylece bir baksa yeter. (Hicaz Makamında) 
--reklam--
Siyah Beyaz Tabletler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nurullah Genç - Siyah Beyaz Tabletler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Siyah Beyaz Tabletler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nurullah Genç Kimdir?
09.09.1960 yılında Erzurum'un Horasan ilçesinde doğdu. İlkokulu, köyünde okul olmadığı için, akrabalarının yanında iki ayrı köyde iki yıl üç ay okuyarak bitirdi. Ortaokul birinci sınıf için Kars'a gitti; teyzesinin yanında Merkez Ortaokuluna devam etti. Amcası köyden Horasan'a evini taşıyınca, ortaokul 2 ve 3. sınıfları onun yanında okudu ve Horasan Ortaokulundan diploma aldı. Ortaokul 2. Sınıftan itibaren çalışmaya başladı. Boyacılık, garsonluk, bulaşıkçılık yaptı. Ayakkabı boya fiyatını 50 kuruştan 25 kuruşa düşürdüğü ve kaliteyi de üst düzeyde tuttuğu için Horasandaki kahvehanelerin aranan boyacısı oldu. Ayakkabısının rengine, oturduğu kahvehaneye gidiş saatine ve hangi sıklıkta boya istediğine göre müşteri arşivi oluşturdu. Bu durumdan rahatsız olan diğer boyacılar sonunda dayanamadılar ve piyasalarını bozan bu yeni boyacıyı bir kenarda kıstırıp darp ettiler. Boya sandığını kırıp dağıttılar. Boyacılık yapmaktan mecburen vazgeçti. 3. Sınıfta gece fırında çalıştı, gündüz okula gitti. Yakınları sınıfta kalacağını düşünürken, okul birincisi oldu; fırıncılığı öğrendi ve daha sonra üniversiteyi bitirene kadar her yaz fırında çalıştı.

Parasız yatılı sınavlarına girdi. Sonuç belgesi gelmediği için kazanıp kazanamadığını bilemedi. Babası, ahırındaki 10 koyundan sekizini satarak onu paralı yatılıya kaydettirdi ve böylece Erzurum İmam - Hatip lisesindeki okul yılları başlamış oldu. İki ay paralı yatılı da kaldı. Sonra parasız yatılıyı kazanmış olduğunu öğrenince, Lisenin hemen bitişiğindeki yurt binasına yerleşti. Babası, paralı yatılıdan ayrılırken yatırdığı ücreti geri almadı ve ihtiyaç sahibi çocuklar için harcanmasını istedi. Babasının bu davranışı karşısında çok duygulandı ve bir süre sonra yeni bir boya sandığı yaptırarak ders çıkışlarında yurt kantininde boyacılık yapmaya başladı. Ödev yapma zamanı olmayan öğrenciler için para karşılığı ödevler yaptı. Dört yıl böyle devam etti.

Lise yılları boyunca derslerin dışında çok sayıda kitap okudu. Gözlük takmaya başladı. Şiir çalışmaları yaptı ve ödüller aldı. Tarım ve Orman Bakanlığının şiir yarışmasında Türkiye ikincisi oldu. Milli Türk Talebe Birliği Hicri 1400 konulu şiir yarışmasında Hicret isimli şiiriyle Türkiye birincisi oldu ve bu şiir Nesil dergisinde yayınlandı. Tiyatroya ilgi duydu. Her yıl takdirname aldı ve 1978-1979 eğitim-öğretim yılı sonunda Erzurum İmam – Hatip Lisesini birinci olarak bitirdi. Boyacılıktan kazandığı paralarla 10 tane koyun alıp köyüne, babasının ahırına götürdü ve lise süreci böylece tamamlanmış oldu.

O yıl yapılan üniversite sınavları sonucunda Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ni kazandı ve okul hayatına orada devam etti. Üniversite yurtlarında kalmaya başladı. İlk yıl yurt kantininde boyacılık yapmayı sürdürdü. Siyasi bir kavganın ortasında kalıp boya sandığı kırılıp dağıtılınca, bunu yapmaktan vazgeçti. İnşaatlarda ve fırınlarda çalıştı. İşten geç çıkıp yetişemediği için kapısı kapanan yurtlara giremediği zamanlar, daha sonra Siyah Gözlerine beni de Götür şiirinin yazılacağı Erzurum tren garında, bankların üzerinde uyudu. Üniversite yıllarında şiirleri edebiyat dergilerinde yayınlanmaya başladı. Aylık derginin daimi kadrosunda yer aldı. Bir grup arkadaşıyla birlikte Genç Kuşak dergisini çıkardı ve orada şiirleri yayınlandı. Yeni Devir Gazetesi Genç Kalemler Makale yarışmasında Yaşar Garip Koyuncu mahlasıyla Türkiye ikincisi oldu.

İlk stratejik planını üniversitenin birinci sınıfında yaptı. Vizyonunu ve misyonunu belirleyerek dolabının kapağına, "20 yıl sonra yönetim ve organizasyon profesörü ve Türkiye'nin tanıdığı bir şair olacağım" diye yazdı. Bu durum arkadaşları tarafından garip karşılansa da, düşüncesinden ve kararından vazgeçmedi. Çalışmalarını, gelecek için oluşturduğu bu zihni tasarıma göre yürüttü.

Üniversite yıllarında edebi çalışmalarının yanında tiyatro ve satranç çalışmaları da yaptı. Yurt-Kur Bölge tiyatrosu adına Moliere'in Cimri isimli oyununu sergiledi. Harpagon adlı cimri karakterini oynayıp büyük beğeni kazandı. Erzurumda bulunan ve oyunu izleyen devlet tiyatroları yönetmeni, kendisine profesyonel tiyatro yapma teklifinde bulundu. Fakat şartlar dolayısıyla kabul edemedi. Yine aynı yıllarda satranç oynamaya başladı. Ve daha sonra Erzurum satranç şampiyonu olarak Türkiye Satranç liginde yer aldı.

1983 yılında fakülteyi bitirdi. 1984 yılında aynı fakülteye araştırma görevlisi olarak girdi. Yönetim ve Organizasyon alanında yüksek lisans yaptı. İki yıl doktora programı açılmasını bekledi. 1990'da doktor, 1995'te doçent, 2001 yılında profesör oldu. 2003 yılında Kocaeli Üniversitesine geçti ve orada yedi yıl çalıştı.

1994-2013 yılları arasında kamu ve özel sektör kuruluşlarına danışmanlık hizmetlerinde bulundu. Çok sayıda işletmenin reorganizasyonunu gerçekleştirdi ve stratejik planını yaptı. Aile işletmelerine ortaklık bilinci ve yapısı hususunda hizmet verdi, aile anayasaları hazırladı. Kocaeli Üniversitesinin stratejik planlama çalışmalarında bulundu. Bologna Eşgüdüm Komisyonunda yer aldı. 2010 yılında emekli oldu ve İstanbul Ticaret Üniversitesinde çalışmaya başladı. Bölüm başkanlığı ve dekanlık görevlerinde bulundu. İstanbul Ticaret Üniversitesinin 2012-2017 Stratejik Planı'nı hazırlama kuruluna başkanlık etti.

31 Aralık 2012 de Sermaye Piyasası Kurulu'na Üye olarak atandı. 10 Şubat 2015 tarihine kadar Sermaye Piyasası Kurulu üyesi ve Başkan vekili olarak görev yaptı. 1 Mayıs 2015 tarihinde Merkez Bankası Meclis Üyesi olarak göreve başladı. Halen bu görevini sürdürmektedir.

1990 Türkiye Diyanet Vakfı N'at-ı Şerif Büyük Ödülü Sahibi (Yağmur şiiri ile).
1987 Kültür ve Turizm Bakanlığı Roman Teşvik Ödülü sahibi (Tutkular Keder Oldu romanı ile).
1996 Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Kültür Hizmet Ödülü sahibi.
1998 Tuzla Belediyesi Gül Şiirleri Armağanı Ödülü sahibi(Gül ve Ben isimli eseri ile ile).
1999 Türkiye Yazarlar Birliği Yılın Şairi Ödülü sahibi(Hüznün Lalesidir Dünya eseriyle).

Yıllardır işletme yönetimi kapsamında pek çok işletmeye danışmanlık yapan ve eğitimler gerçekleştiren Genç, proje uygulama ve stratejik planlama alanlarında da hizmet vermektedir.

 
--reklam--
Nurullah Genç Kitapları - Eserleri
Rüveyda
Yağmur
İntizar
Söyle Bana Hindiba
Siyah Beyaz Tabletler
Omuzlarımda Dünya
Çiçekler Üşümesin
Hüznün Lalesidir Dünya
Mahrem ve Münzevi
Harflerin Simyası
Siyah Gözlerine Beni de Götür
Nuyageva
Aşkım İsyandır Benim
Yankı ve Hüzün
Gül ve Ben
Bilardo Telmihleri
Aşk Ölümcül Bir Hülyadır
Çanakkale - Her Şey Yanıp Gül Oldu
Bahar Buselik
Tutkular Keder Oldu
Denizin Son Martıları
Yürüyelim Seninle İstanbul'da
Yollar Dönüşe Gider
Ateş Semazenleri
Müpteladır Gemiler Benim Denizlerime
Yanılgı Saatleri
Sensiz Kalan Bu Şehri Yakmayı Çok İstedim
Birkaç Deli Güvercin
Zirveye Götüren Yol: Yönetim
Omuzlarımda Dünya
Başarı Bedel ister
Hüznün Lalesidir Dünya
Çiçekler Üşümesin
Birkaç Deli Güvercin
--reklam--
Nurullah Genç Alıntıları - Sözleri
“Hep aynı kelime dalgalanır sessizce
 Tahammül” (Nuyageva)
Nasıl gülümsüyor gözlerin bilsen (Harflerin Simyası)
Neye yanıyorum, biliyor musun
Birleştiremedik kalplerimizi... (Denizin Son Martıları)
Bir ben varım dünyada
Sanki bir de yalnızlık (Aşkım İsyandır Benim)
Simsiyah bir dünya ortasındayım.. (Yankı ve Hüzün)
Her defasında şunu öğrendim: Bir hayale, bir hedefe doğru gidiyorsan asla pes etmeyeceksin. Engel çıktığında vazgeçmek yok, devam edeceksin. Bütün kapıları zorlayacaksın. Bütün kapıları zorladın, açılmadı mı? "Benden bu kadar Rabbim," diyeceksin ve yakarışta bulunacaksın. "Gideceğim başka kapı yok; senin ikramın ve lütfun tek kapımdır benim. Çünkü ben, verdiğin irade ile vazifemi yaptım. İrademin dışında kalanlar sana ait. Hayrı da şerri de sen bilirsin. Hayırlı olanı ver Rabbim." (Omuzlarımda Dünya)
“Alaca bir at koşar içimde
Zamansız mekansız nefese doğru...” (Omuzlarımda Dünya)
Sabır dedikleri, her başa gelene katlanmak mıdır? O zaman bir taş par­çasıyla ne farkımız olur? O da, her şeye ağızsız, dilsiz katlanır. (Tutkular Keder Oldu)
Gülümsedin; kalmadı kederim, burukluğum (Müpteladır Gemiler Benim Denizlerime)
Neden hep gidenleri gösteriyor yalnızlık
Bu kadar mı çaresiz yeryüzünde aynalar (Bahar Buselik)
Bir de, bana geldiğin hayaller kuruyorum (Hüznün Lalesidir Dünya)
iyiki kitaplar var... (Siyah Beyaz Tabletler)
“Tarçın koksun saçların ki, şâd olam
Göğü sarsın hayalin, âbâd olam...” (Söyle Bana Hindiba)
“Bir gün insanlar bizi taşlar kadar anlasa” (Nuyageva)
Bilemezsin, içimde bir denizdir yaşamak… (Denizin Son Martıları)
.
Çalışacaksınız ve okuyacaksınız.
Dua edeceksiniz ve kendinizi yetiştireceksiniz.
. (Omuzlarımda Dünya)
.
Allah’ım onu bir gül gibi baharımda tut.
. (İntizar)
Unutulursa şair, sen de unutulursun (Hüznün Lalesidir Dünya)
insanlığı arıyorum her sabah
başım dönüyor (Siyah Beyaz Tabletler)
Her kuş bir tüy bırakıp giderken kanadından
Avcı hep yüreğime savururdu kendini Sen yokken ne ay vardı göğümde ne yıldızlar. (Müpteladır Gemiler Benim Denizlerime)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/siyah-beyaz-tabletler-nurullah-genc-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)