# Siyah Köpekler - Ian McEwan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Siyah Köpekler kimin eseri? Siyah Köpekler kitabının yazarı kimdir? Siyah Köpekler konusu ve anafikri nedir? Siyah Köpekler kitabı ne anlatıyor? Siyah Köpekler PDF indirme linki var mı?  Siyah Köpekler kitabının yazarı Ian McEwan kimdir? İşte Siyah Köpekler kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/siyah-kopekler-ian-mcewan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-05T06:00:19+03:00
- Güncelleme: 2022-06-05T06:00:19+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/05/ian-mcewan-kimdir-ian-mcewan-kitaplari-ve-sozleri-238897.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ian McEwan 
 Çevirmen: Aslı Çelik 
 Yayın Evi: Turkuvaz 
 İSBN: 9786054069859 
 Sayfa Sayısı: 184 
--reklam--
Siyah Köpekler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Siyah Köpekler İkinci Dünya Savaşı yıllarında hayatlarını birleştiren ve savaşın bitiminde Fransa'nın bir köyünde yaşanan esrarengiz bir olayın sonrasında yolları ayrılan June ve Bernard'ın trajik hikâyesinin romanı.
June'un anılarını yazmak için işe koyulan ve çiftin damadı olan Jeremy parçalanan bir ilişkinin izini sürer. Anlatısına Berlin Duvarı'nın yıkılışını fon yapan çağdaş İngiliz edebiyatının öncü isimlerinden Ian McEwan, ideolojik olarak birbirinden kopmuş bu çiftin arasındaki bağın köklerini ortaya çıkarmaya çalışır.
Bol ödüllü İngiliz yazarın beşinci romanı olan Siyah Köpekler İkinci Dünya Savaşı'yla Soğuk Savaş'ın bitimi arasına sıkışmış bir aşk öyküsünü, küçük yaşta ailesini kaybetmiş bir karakterin ağzından ustalıkla aktarıyor.
"İster tarihi güçler olsun, ister "kötülüğün" güçleri olsun, büyük güçlere karşı mücadele veren bireylerin etkili ve tüyler ürpertici bir betimlemesi olan Siyah Köpekler, Camus'nün muhteşem romanı Veba gibi kendi zamanını öylesine güzel bir biçimde anlatıyor ki, etkisi asla azalmayacak."
--reklam--
Siyah Köpekler Alıntıları - Sözleri
Yaşamın gerçekten ödülleri ve cezaları olduğu, her şeyin altında daha derin, bizim ona yüklediğimizin ötesinde bir anlam dokusu olduğu inancı; hepsi iç rahatlatan sihirler.
Mutluluk,ara sıra oluşan yaz şimşeği gibi bir şey...
Kendimizi içinde bulunduğumuz ana bırakamıyorduk. Onun yerine başka insanları özgür bırakmayı düşünmek istiyorduk. Onların mutsuzluğunu düşünmek istiyorduk. Kendimizinkini gizlemek için onların sefilliğini kullandık. Ve bizim sefilliğimiz,yaşamın bize sunuğu basit, güzel şeyleri kabul edip onlara sahip olmaktan mutluluk duymayı beceremediğimizdendi.
Kuşkucu birisi olduğumdan ya da kendimi mantıklı bir merakın yararlı şüpheciliğiyle￼ silahlandırdığımdan veya bütün tezleri bütün yönlerden gördüğümden değil; açıkçası geçerli bir neden, sağlam bir prensip,￼￼ kendimle özleştirebileceğim bir temel düşünce, var olduğunu içtenlikle, tutkuyla ya da sakince öne sürebileceğim hiçbir üstün varlık yoktu.
Bütün bu anne-babalar sadece benim olmadıkları için mi bana çekici geliyorlardı?
Tanrının varlığını kanıtlamak ya da çürütmek, bilimin işi değil;dünyayı tartmak da ruhların işi değil.
Haksızlık, düzensizlik kadar rahatım etmiyordu beni.
“ Kayıp anne ya da babanın yerini doldurmanın en basit yolu insanın kendisinin anne ya da baba olmasıdır. Ve içinizdeki terk edilmiş çocuğa yardım etmenin, seveceğiniz kendi çocuklarınız olmasından daha iyi bir yolu yoktur.”
“Ağlamasına bile izin verilmeyen çocuk, bana onu yere düşüren darbeden daha korkunç görünüyordu. Bana acı veren onun yalnızlığı oldu. Annem ve babam öldükten sonraki kendi yalnızlığımı hatırladım; umutsuzluğun nasıl anlatılmaz olduğunu, nasıl hiçbir şey beklemediğimi...”
... Kendimizi şimdiki zamanı yaşamak için özgür kılamazken, başkalarını özgürleştirmek üzerine düşünmek istiyorduk. Onların mutsuzlukları hakkında düşünmek istiyorduk. Kendi sefilliğimizi örtbas etmek için, onlarınkini kullanıyorduk. Bizim sefilliğimiz de, hayatın bize sunduğu basit güzellikleri kabul edemeyişimiz ve onlardan mutlu olamayışımızdı...
“Ben onların terk ettikleri kalplere gereksinim duyuyordum.”
“Ona olan duygularıma gelince, evet aşırı duygusal değildim, ama bu duygularım olmadığı anlamına gelmiyor. Benim yetiştiriliş tarzım buydu ve eğer bilmek istiyorsa, onu şimdiye kadar söylemeyi başarabildiğimden daha çok seviyordum. Eğer bunu ona yeteri kadar söyleyemediysem, bunun için gerçekten üzgündüm ama gelecekte bunu severek yapardım, hatta gerekirse her gün...”
“Çoğumuz gelecek planlarımızı para, kariyer, çocuklar ve bunun gibi şeylere ayırırız. June, Tanrı biliyor; kendini, varoluşu, yaradılışı anlamak isterdi. “
“Unutmak insanlık dışı ve tehlikeli, hatırlamaksa sürekli
bir işkence...”
Ben onların terk ettikleri kalplere ihtiyaç duyuyordum...
--reklam--
Siyah Köpekler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Jeremy, küçük yaşta anne ve babasını kaybeder, onların eksikliğini   arkadaşlarının ebeveynlerine yaklaşarak  gidermeye çalışır.
Evlendikten sonra da eşinin anne ve babasına yakınlaşır.
Bernard ve June'un  parçalanmış ilişkisinin izini sürer, Jeremy.Parçaları birleştirerek, bir anı kitabı yazmak ister.
Balayı sırasında Fransa'da bir dağ köyünde  karşılaştıkları iki "Siyah Köpek", Bernard ve June'un ilişkilerinin kopuşunun başlangıcı olur.
Savaşın kötülüğü, aşkın doğası  üzerine, güzel bir Ian McEwan kitabıydı benim için Siyah Köpekler. (Özlem Akbaş) 
#1001kitap~~~: Siyah Köpekler; savaştan hemen sonra Fransa'daki 1dağ köyünde, balayı geçirmekte olan 1ingiliz çiftin, 2köpekle karşılaşmalarıyla 1öykünün etrafında şekillenen 1roman olup, 2.Dünya Savaşı yıllarında hayatlarını 1leştiren ve savaşın bitiminde Fransa'nın 1köyünde yaşanan June ve Bernard'ın hikâyesinin romanı.

June'un anılarını yazmak için işe koyulan ve çiftin damadı olan Jeremy parçalanan 1ilişkinin izini sürer, yazarın genel tarzı olay üzerinden adım adım iz sürmek zira :-))) Berlin Duvarı'nın yıkılışını da konu alan Ian McEwan, kafa yapısıyla düşünsel anlamda birbirinden kopmuş bu çift arasındaki bağın köklerini ortaya çıkararak, 2.Dünya Savaşı'yla Soğuk Savaş'ın bitimi arasına sıkışmış 1aşk öyküsünde, küçük yaşta ailesini kaybetmiş 1karakterin ağzından aktarılan ve büyük güçlere karşı mücadele edenlerin etkili 1anlatımıdır...

Yazardan okuduğum 2.kitap olan "SiyahKöpekler" ölmeden önce okunması gereken 1001kitap arasındadır, ilk okudugum kitabı Sonsuz Aşk ti o kitabı daha çok sevdim, yazara başlangıç için o kitabı öneririrm, ama yazarın genel üslubu olay üzerinden psikolojik tespitlerle 2li ilişkilere dair durumlar sunmak en sevdiğim durumlardır ki bunun nedeni de yazarın ilginç yaşam hikayesi olsa gerek, herkese mutlu huzurlu keyifli okumalar...

~~~...1kez dünyayı farklı görmeye başladıktan sonra, zamanın bizden yana olmadığının bilincine vardık ve birbirimize katlanamaz olduk. Her anlaşmazlık, olabilirliğini bildiğimiz şeyin 1duraklaması oldu ve kısa süre sonra, sadece duraklama kaldı. Sonunda zaman gerçekten bitti ama anılar hâlâ orada, bizi suçluyorlar ve birbirimizi bırakamıyoruz...~~~ (Ayşe...) 
Kahraman bakış açısı ile yazılmış bir kitap. Hikaye genel olarak İngiltere ve Fransa arasında geçmektedir. Fransa köyleri daha çok tasvirlenmiş. Hafifçe tek tanrıcılık inanışına karşı ateizm inanışına yer verilmiştir. Yazar İkinci dünya savaşı yılları ile birlikte Yahudi katliamına ve Berlin duvarının yıkılması sürecine değinmiş. Yahudi katliamını anlatan kısımlar insanın içini yakan türden.
Yazar Marcel Proust' un adını anmış ki bu beni sevindirdi. Tesadüf ki aynı zamanda Kayıp Zamanın izinde serisine de başlamıştım. Güzel bir kitap. (Tuğba inanç) 
--reklam--
Siyah Köpekler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ian McEwan - Siyah Köpekler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Siyah Köpekler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ian McEwan Kimdir?
İngiltere’nin Aldershot kasabasında doğan McEwan çocukluğunun büyük bir kısmını subay olan İskoç babası David McEwan’ın atandığı Doğu Asya, Almanya ve Kuzey Afrika’da geçirdi. Woolverstone Hall School, University of Sussex ve University of East Anglia’da öğrenip gören yazar, Malcolm Bradbury’nin öncülük ettiği “Yaratıcı Yazarlık Kursu”nun ilk mezunlarından biri oldu.
İki kere evlenen McEwan’ın ikinci eşi olan Annalena McAfee The Guardian’ın eleştiri bölümünün eski editörlerindendir. 1999 yılında ilk eşi olan Penny Allen vesayeti tıpkı 15 yaşındaki abisi gibi babaları McEwan’a verilen 13 yaşındaki küçük oğulları ile birlikte kaçtı.[1]
2004’ün Mart ve Nisan aylarında - Britanya Devleti, yazarı Amerika’nın First Lady’si Laura Bush’la yemek yemeye davet ettikten hemen sonra - McEwan’ın Amerika Birleşik Devletleri’ne girişi uygun vizeye sahip olmadığı için reddedildi.[2] Britanya basınında yapılan yayınların arkasından McEwan Birleşik Devletler’e “Sizi hala kabul etmek istemiyoruz ama dışarıda olmanız pek çok uygunsuz yayına sebep oluyor” açıklaması ile kabul edildi.[3] Daha sonra Birleşik Devletler kendisine bir özür mektubu yolladı.[4]
Royal Society of Literature, Royal Society of Arts, American Academy of Arts and Science McEwan’ın üye olduğu bazı gruplardır. 1999 yılında Hamburg’da Alfred Toepher Vakfı tarafından Shakespeare Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca British Humanist Association’ın seçkin destekçilerinden olan McEwan 2000 senesinde İngiliz Şövalyelik Ödülü ile ödüllendirildi.
Ian McEwan, 2002 yılında II. Dünya Savaşı sırasında başka bir aileye evlat olarak verilen bir erkek kardeşe sahip olduğunu öğrendi ve bu hikâye 2007 yılında kamuoyu tarafından duyuldu.[5] McEwan’dan 6 yaş büyük olan ve aynı anne babaya sahip olan duvar ustası David Sharpe, McEwan’ın ebeveynlerinin evlenmeden önce yaşadıkları yasak aşkın meyvesi olarak dünyaya geldi. McEwan’ın annesi aşığıyla ilk kocası savaşta öldükten sonra evlenebildi. Ian ise bu nikahtan birkaç sene sonra dünyaya geldi.

McEwan’ın yayınlanan ilk eseri 1976 yılında Somerset Maugham Ödülü’nü kazandığı kısa hikâyelerinden oluşan İlk Aşk, Son Törenler (First Love, Last Rites, 1975) isimli kitabıdır. Bu kitabı iki ilk roman sayılabilecek The Cement Garden (1978) ve Yabancı Kucak (The Comfort of Strangers, 1981) isimli eserler takip etti. Bu iki roman McEwan’ın edebiyat dünyasında “Ian Macabre” olarak anılmasına sebep oldu.
1997’den yayınlanan ve erotomani hastalığına yakalanmış bir insanı konu alan Sonsuz Aşk (Enduring Love) isimli romanı Man Booker Ödülü aday listesinde yer alamamasına rağmen pekçokları tarafından bir başyapıt olarak nitelendirildi. McEwan Booker Ödülü’nü 1998 yılında Amsterdam’da Düello (Amsterdam) isimli romanı ile aldı. Bir sonraki romanı Kefaret (Atonoment, 2002) de çok büyük beğeni kazandı. Time Dergisi eseri 2002 yılının en iyi romanı ilan etti ve roman Booker Ödülü aday listesine girdi.
2005 yılında yayınlanan romanı Cumartesi’de (Saturday, 2005) başarılı bir beyin cerrahının bir cumartesi günü yaşadıklarını işledi. Romanın ana karakteri olan Cerrah Henry Perowne’un evi Londra’nın merkezinde ünlü bir meydandadır. McEwan da Oxford’dan Londra’ya geri taşındıktan sonra aynı meydanda bulunan evinde yaşamaktadır. “Cumartesi” James Tait Black Memorial Prize ile ödüllendirildi. An itibarı ile son kitabı olan On Chesil Beach, 2007 senesinde çıktı ve aynı sene Booker Ödülü adaylarından biri oldu.
McEwan ayrıca pek çok film senaryosuna, bir adet sahnelenmiş oyuna ve bir oratoryaya imzasını atmıştır. 2007 Ağustos’unda “For You” isimli operanın metinlerini yazmaya başlayan McEwan’ın bu eseri Michael Berkeley tarafından bestelenecek ve 2008 yılı içinde icra edilecektir.2006 yılı sonunda, McEwan’ın büyük beğeni kazanan romanı Kefaret’i Lucilla Andrews’ın otobiyografisi “No Time for Romance”’den yaptığı intihalle yazdığı iddia edildi. Yazar masumiyetini The Guardian’da savundu, Andrews’un çalışmasından Kefaret’i yazdıktan sonra haberi olduğunu söyledi. McEwan, Amerikalı büyük yazar Thomas Pynchon’ın da içinde bulunduğu pek çok önemli yazar tarafından da savunuldu.
İlk romanı The Cement Garden’ın orijinalliği hakkında da yorumlar yapılan McEwan’ı son olarak Claire Henderson-Davis “On Chesil Beach”’de annesinin ismini kullanıp ebeveynlerinin hayat öykülerini anlatmakla suçladı. McEwan bütün bu suçlamaları da reddetmektedir.
--reklam--
Ian McEwan Kitapları - Eserleri
Çocuk Yasası
Fındık Kabuğu
Kefaret
Sahilde
Yabancı Kucak
Sonsuz Aşk
Amsterdam'da Düello
Benim Gibi Makineler
Hamamböceği
Beton Bahçe
Cumartesi
Kayıp
Masumiyet ya da Özel İlişki
Beton Bahçe - İlk Aşk, Son Ayin
Siyah Köpekler
Bir Parmak Bal
Düş Yolcusu
Solar
İlk Aşk, Son Törenler
İlişkiler
--reklam--
Ian McEwan Alıntıları - Sözleri
“Babamı ben öldürmedim, ama işini kolaylaştırdığımı hissettim zaman zaman.” (Beton Bahçe)
Can sıkıntısıyla, mutluluk arasında fazla bir mesafe yoktur; insan, sevincin sahillerinden bakar can sıkıntısına.. (Fındık Kabuğu)
Oğlan olsun kız olsun, bir insan için en alçaltıcı şey, iyi bir eğitimden ve düzgün bir işte çalışma onurundan mahkum edilmekti... (Çocuk Yasası)
"Hayal görmek hakkında hayal kuruyordun." (Düş Yolcusu)
Bazen bir haksızlık üzerine fazla kafa yoran insanlarda öç hırsı bir tür yükümlülük duygusuyla karışır. (Amsterdam'da Düello)
Dünyanın böyle ayrıntılarla, böylesine minik insani zaaflarla dolu olması onu boğuyordu.. (Çocuk Yasası)
Önemsenmeyen şimdiki zaman döne döne uzaklaşıyor bizden .. (Fındık Kabuğu)
Beden yalan söyleyemez , ama zihin başka bir ülkedir . (Fındık Kabuğu)
"Herşeyi derinden hissediyorum. Söyleyebileceklerimden daha fazla." (Benim Gibi Makineler)
Sürekli olması gereken,hiçbir zaman üzerinden atamadığın bir sevgi nasıl her zaman merhametli olabilir ki?Bu bir ısı,bir sıcaklık,Joe ve seni yakabilir.Seni yakıp kül edebilir. (Sonsuz Aşk)
... Kendimizi şimdiki zamanı yaşamak için özgür kılamazken, başkalarını özgürleştirmek üzerine düşünmek istiyorduk. Onların mutsuzlukları hakkında düşünmek istiyorduk. Kendi sefilliğimizi örtbas etmek için, onlarınkini kullanıyorduk. Bizim sefilliğimiz de, hayatın bize sunduğu basit güzellikleri kabul edemeyişimiz ve onlardan mutlu olamayışımızdı... (Siyah Köpekler)
“Kendini eylemle uyuşturuyordu.” (Kayıp)
Biz ışıktan kaçan varlıklarız.
Biz karanlığı anlar ve severiz.
 Hamamböceği (Hamamböceği)
Latince ‘hamamböceği’. (Hamamböceği)
“Kabul edilemeyen şey ırkçı olmaktır.” (Amsterdam'da Düello)
Hayat, hayat kurtarmaktan öte bir şey olmalı. (Cumartesi)
Ağlamaları arasında Julie’yle Sue anlaşılmaz şeyler söylüyordu, belki kendi kendilerine, belki birbirlerine. Ben de onlar gibi kendimi bırakabilmeyi istedim, ama biri beni seyrediyor gibi hissettim. Gidip aynada kendime bakmak istedim. (Beton Bahçe)
Kendimizi içinde bulunduğumuz ana bırakamıyorduk. Onun yerine başka insanları özgür bırakmayı düşünmek istiyorduk. Onların mutsuzluğunu düşünmek istiyorduk. Kendimizinkini gizlemek için onların sefilliğini kullandık. Ve bizim sefilliğimiz,yaşamın bize sunuğu basit, güzel şeyleri kabul edip onlara sahip olmaktan mutluluk duymayı beceremediğimizdendi. (Siyah Köpekler)
Karşılıklı anlayışlarının derinliğini ve birbirlerini bu kadar iyi tanımalarına karşın hâlâ böylesine olağanüstü bir tutku yaşayabilmelerini kutladılar. (Yabancı Kucak)
Can sıkıntısıyla mutluluk arasında fazla bir mesafe yoktur; insan, sevincin sahillerinden bakar can sıkıntısına. (Fındık Kabuğu)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/siyah-kopekler-ian-mcewan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)