# Son Büyülü Günler - Cihan Aktaş Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Son Büyülü Günler kimin eseri? Son Büyülü Günler kitabının yazarı kimdir? Son Büyülü Günler konusu ve anafikri nedir? Son Büyülü Günler kitabı ne anlatıyor? Son Büyülü Günler PDF indirme linki var mı?  Son Büyülü Günler kitabının yazarı Cihan Aktaş kimdir? İşte Son Büyülü Günler kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/son-buyulu-gunler-cihan-aktas-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-24T17:00:22+03:00
- Güncelleme: 2022-06-24T17:00:22+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/24/cihan-aktas-kimdir-cihan-aktas-kitaplari-ve-sozleri-254097.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Cihan Aktaş 
 Yayın Evi: İz Yayıncılık 
 İSBN: 9789753558471 
 Sayfa Sayısı: 155 
--reklam--
Son Büyülü Günler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Gerçekçi ve gerçekli hikâye dünyasının öne çıkan isimlerinden Cihan Aktaş Son Büyülü Günler'de "kaybolmuş ışığı" arayan kahramanlarıyla karşımızda. Bireysellikle toplumsallığı harmanlayan bir duyarlığı var Aktaş'ın. Kadın erkek ilişkilerinden evlilik sorunlarına; ev yaşamındaki ince ayrıntılardan toplumsal ilişkilere varan geniş bir yelpazede kadının konumunu hikâyeleştirmekte Son Büyülü Günler. Yazarın kullandığı, kişisel olan kaygının ve maceranın özünde toplumsal olduğunu düşündüğünü kanıtlayan iç içe anlatım tekniği, bir anlatım zenginliği olarak da karşımıza çıkıyor.
--reklam--
Son Büyülü Günler Alıntıları - Sözleri
…Bazen böyle yapıyordu işte. Bir anda konuşmayı kesip içine gömülüyordu ki bu da rahatsız ediyordu adamı. Çünkü, kelimeleri kullanmaktaki ustalığıyla hep kendini haklı çıkarıyordu. Hem de haklı çıkartmaya çalışmasının onca bir önemi yokmuş gibi yapıyordu bunu.
…Anlam arayışınla ilgisiz birine anlatmak için beklentilerini kelimelere dökemezdin. Yaşantımla anlatmalıyım ne olduğumu, diyordun. O diğerlerine benzemez, hayata ilişkin sorularımı anlar, sıkıntı veren geniş açıklamalara gerek duymadan beni anlar ve yanımda kalır, diyordun.
Derinleri gören hassasiyetlerin, kadirşinas yüreklerin tükendiği bir zamanda doğmuştun. Öyle telaşlı bir zamana düşmüştün ki, kim durup da içini okuyacaktı...
Yaşlandıkça ve geleceğe dönük umutları tükendikçe insan ister istemez geçmişi daha çok güzellikleriyle düşünmeye başlıyordu galiba.
Güzelliğe kayıtsız değildin ama Allah' ın boyasıyla boyanmak istiyordun ve bunu nasıl yapacağını bilemiyordun. Aceleci, telaşlı, heyecanlıydın; için içine sığmıyordu. Her öğrendiğin bilgiyi bir kâşif heyecanıyla sahipleniyordun. İnsanların bu bilgilere kayıtsız yaşayıp gidebilmelerine inanasın gelmiyordu.
"Çok çok oku, senin süsün okuduğun kitaplar olsun," diyor babam...
"Virginia woolf Malatya İl Halk kütüphane'sinde sizi bekkiyor..!"
"Değer veren olunca insan var olduğunu hissedermiş meğer."
"Kaba sabalığım kırılganlığımın örtüsü."
Ayrılık eşittir açlık, uykusuzluk, soğuk ve karanlık...
'...büyük hayaller kurmadığı için mutlu olmayı başarmış bir adam, diye düşündü.'
'Benim için aşkın veya sevginin varlığı değil de bunların nasıl ifade edildiği önemli galiba'
Ulaşılması zor, yasak, yanlış bir yerde duruyordun.
'...insanlar hakkında değerlendirme yaparken kişisel meseleler bir kenara bırakılabilmeli ve adil olmalı diyordum.'
'Şiire aldırışsız bir alemi vardı borsanın.'
--reklam--
Son Büyülü Günler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazarımızın bireysellikle toplumsallığı harmanladığı, aynı zamanda kadın bakış açısını yansıttığı son derece samimi bir eser. İnce düşünenler için... (~baharbahçe) 
Son Büyülü Günler öyküsü , hani bazen uzaklara gidersin , ailenden ayrılmak zorundasın ve ayrılırsın . Bu da sana büyüdüğünü gösterir. Aslında kendi içinde acı çekerken yutkunursun ya , susarsın bazı şeylere çünkü büyüdün ve hayatla mücadele etme zamanın geldi. Bir çoğumuz bu durumla kaç yaşında karşılaşıyoruz bilmiyorum ama öykünün kahramanı 12 yaşından başlıyor üşümeye .. Hepimizi Son Büyülü Günler’i vardı gercekten . Belki geçmişte, çocuklukta, hatıralarda , anne sıcaklığında saklı olan günler.. Yazar’ın dili cok sade ve akıcı , öyküleri çok samimi bazen bir anda yüzünüzü güldürürken o gülüş çok sürmez ve hemen hüzün kaplar orayı . Özellikle kadınların , kızların yaşamlarından kesitler sunarken ben kendimi buldum öykülerinde. Ama hayatta öyleydi , kırgınlıklarla dolu ama sen yine de susardın Levize gibi . Çünkü artık yalnızlaşmış ve içine kapanmıştın çoktan.. (Hazan) 
Son Büyülü Günler yazarın 2. hikaye kitabı.Kitapta dokuz hikâye var. Hikâyelerin kurgu ve anlatımı güzel.Kitaba ismini veren hikayede ise; Küçük bir kızın öğretmen okuluna gitmek için, yaşadığı Anadolu kasabasından ayrılışını anlatıyor.Kadın bakış açısının hakim olduğu hikayelerde müslüman kadını işleyen yazar, kadın erkek ilişkilerinden evlilik sorunlarına; ev yaşamındaki ince ayrıntılardan toplumsal ilişkilere varan geniş bir bakış açısı ile kadının toplumdaki konumunu hikayeleştiriyor. (Gönül l) 
--reklam--
Son Büyülü Günler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Cihan Aktaş - Son Büyülü Günler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Son Büyülü Günler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Cihan Aktaş Kimdir?
Yazar Ümit Aktaş'ın kardeşi.Beşikdüzü Öğretmen Lisesi’ni (1978) ve İstanbul DGSA Mimarlık Fakültesi’ni (1982) bitirdi. Mimar, basın danışmanı ve gazeteci olarak çalıştı. Yeni Devir’de köşe yazıları yazdı. Halihazırda Taraf gazetesi ve Dünya Bülteni internet sitesinde köşe yazıları yazıyor. Hayal Perdesi e-dergisinde sinema yazıları, www.sonpeygamber.info'da ise dini içerikli makaleleri yayınlanıyor. 1995’te TYB (Türkiye Yazarlar Birliği), 1997’de Gençlik Dergisi tarafından ‘Yılın Hikayecisi’, 2002’de TYB tarafından yılın romancısı olarak ödüllendirildi. 2009’da “Kusursuz Piknik” isimli hikaye kitabı ESKADER tarafından yılın hikaye kitabı ödülüne lâyık bulundu. Halihazırda Tahran’da Tabatabai Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde dersler veren Aktaş evli ve iki çocuk annesidir.
--reklam--
Cihan Aktaş Kitapları - Eserleri
Üç İhtilal Çocuğu
Hz. Zeyneb
Bana Uzun Mektuplar Yaz
Kızım Olsan Bilirdin
Hz. Fatıma
Duvarsız Odalar
Bacıdan Bayana
Suya Düşen Dantel
Son Büyülü Günler
Ayak İzlerinde Uğultu
Halama Benzediğim İçin
Kusursuz Piknik
Şark'ın Şiiri: İran Sineması
Fotoğrafta Ayrı Duran
Acı Çekmiş Yüzünde
Sistem İçinde Kadın
Şirin'in Düğünü
Ağzı Var, Dili Yok Şehrazat
Azize'nin Son Günü
Seni Dinleyen Biri
Kılık - Kıyafet ve İktidar
İslamcılık
Şehir Tutulması
Modernizmin Evsizliği ve Ailenin Gerekliliği
Şair ve Gecekuşu
Unutulmayan
Bir Hayat Tarzı Eleştirisi: İslamcılık
Turuncu Günler
Sınıra Yakın
Mahremiyetin Tükenişi
Türbanın Yeniden İcadı
Kardeşliğin Dili
Tesettür ve Toplum
Hayallerin Ötesi
Hatırladığım Filmler
Kadının Serüveni
Dünün Devrimcileri Bugünün Reformistleri
Vahiy Sürecinde Kadın
Yakın Yabancı
İktidar Parantezi
Veda Hutbesi İnsanın Temel Hakları
Seattle Günlüğü
Pakistan Dosyası
Rüzgarla İyi Geçinmek: Esenler'in Kuruluşu
--reklam--
Cihan Aktaş Alıntıları - Sözleri
Y a Ümmü Gülsüm? O, Hz. Ali ve Fatıma’-
nm ikinci kızlan ve Allah Resulünün öpüp kok-
ladığı bir yavru... Küçük yaşta diğer kardeşleri
gibi anasını ve dedesini yitiren bu küçük kız,
babasının denetiminde büyüdü. (Hz. Fatıma)
“İlk tanıdığı insana hemen güvenip içinde ne varsa dökmek gibi onu hep belalara sürükleyen bir huyu vardı.” (Acı Çekmiş Yüzünde)
Mahalle aslında aileden kamuya öğretici bir geçiş rolü üstlenen "sıcak kamu" alanı. (Şehir Tutulması)
“Bir zamanlar düşler, ümitler, sunulmayı bekleyen sevgiler vardı. Geçmiş diye bir zaman yoktu, her şey gelecekti bir zamanlar. Geleceğin renkleri canlı, pırıl pırıldı. O zamanlar...” (Üç İhtilal Çocuğu)
Konuşmak istediği, kendisini anlayabilecek, kendisine destek verebilecek birinin özlemi içinde. (Üç İhtilal Çocuğu)
"Icsellestirilmemis, şekilde kalan bir dindarlıkla veya dini fanatizmle ruhsal iflas arasındaki mesafe çok kısadır. Ne kadar ilkelerimize bağlı olduğumuzu söylersek söyleyelim, bu bağlılığın sahiciligi ancak, ilkelerimizin sınandığı seçim ve karar anlarında anlaşılacaktır. (Bacıdan Bayana)
Gerçek insanlar tanımak istiyorum, diye haykırmış babasının yüzüne; bunu duymuştum. (Duvarsız Odalar)
"Çok çok oku, senin süsün okuduğun kitaplar olsun," diyor babam... (Son Büyülü Günler)
“İran sineması ile ilgili bilinçli bir cehaletin sürüldüğü görüşü yaygındır.” (Şark'ın Şiiri: İran Sineması)
Kadının örtünmesi, cinsi içgüdünün tahrikine, kışkırtılmasına meydan vermeyen bir korunma biçimidir ve örtülü bir kadının toplumsal katılımı, gerçekçi bir gözle bakılacak olursa, daha çok yararlı olacaktır insanlığa (Sistem İçinde Kadın)
Bu dünyada kurduğu hayallere tamamen kavuşan insan var mıdır bilmiyorum. (Şair ve Gecekuşu)
Dünyevileşme ve mahremiyetin yitimiyle aşk da anlam kaybına uğramıştır. (Mahremiyetin Tükenişi)
Örtülü Üniveriste Mezunları adına da Dr. Aysel Çelikkol Sadi Irmak'a şöyle yazmıştı:
....
Şuna emin olmanızı isteriz ki, Türk halkı kızının " imanla yaşamak mı?" yoksa "tahsil mi?" tercihine mecbur tutulmazsa, ilmin kadın ve erkek her Müslüman'a farz olduğu bilinci içinde yavrusunu okutacak, yurdumuzda tek cahil fert kalmayacaktır. (Türbanın Yeniden İcadı)
'...büyük hayaller kurmadığı için mutlu olmayı başarmış bir adam, diye düşündü.' (Son Büyülü Günler)
"...korkunçtu hayat... Gelecek ne, belirsizdi. Ürperdi; insan yükü ağır olur, derdi annesi hep. Başkalarına muhtaç, sığıntı, göze diken olan yaşlı bir kadın olarak yaşmak düşüncesi bile böyle ağırken ne zordu kim bilir?" (Acı Çekmiş Yüzünde)
Birine kendini sevdirip sonra da ondan uzaklaşmanın bir cezası olmalı, bu dünyada olmasa bile, öteki dünyada. (Duvarsız Odalar)
Ulaşılması zor, yasak, yanlış bir yerde duruyordun. (Son Büyülü Günler)
Gelecek kuşaklara daha hafif binalar ve şehirler borçluyuz. (Şehir Tutulması)
Kadını çalışma hayatına zorlayan sistem, bununla birlikte gerekli hizmetleri vermediği için; çalışma hayatı Türkiyeli kadınların ekseriyeti için yorucu ve yıpratıcı, para kazanmak ve emekli olmak üzere katlanılan bir yük, bir çile anlamına geliyor. (Modernizmin Evsizliği ve Ailenin Gerekliliği)
“Haram yemek tatlıdır.” (Şark'ın Şiiri: İran Sineması)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/son-buyulu-gunler-cihan-aktas-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)