# Son Oyun - Ahmet Altan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Son Oyun kimin eseri? Son Oyun kitabının yazarı kimdir? Son Oyun konusu ve anafikri nedir? Son Oyun kitabı ne anlatıyor? Son Oyun kitabının yazarı Ahmet Altan kimdir? İşte Son Oyun kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/son-oyun-ahmet-altan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-12T12:04:58+03:00
- Güncelleme: 2022-02-12T12:04:58+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/12/ahmet-altan-kimdir-ahmet-altan-kitaplari-ve-sozleri-150303.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ahmet Altan 
 Tasarımcı: Bülent Erkmen 
 Yayın Evi: Everest Yayınları 
 İSBN: 9786051416427 
 Sayfa Sayısı: 416 

Son Oyun Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Daha orada, o anda onun en tehlikeli yanının, istediği anda şefkat uyandırabilmesi olduğunu anlamıştım. Tanrı, hep aynı emri verdi, 'Şehvetten sakının,' bu emre uyamadık, çelişkilerden hoşlanan Tanrı kendi emriyle bile çatışacak kadar güçlü bir şehvet duygusu vermişti hepimize, bu zavallı kullarından o görkemli yaratıcılığının ürünü olan şehvetle dövüşmesini istemişti, kim Tanrı’nın yarattıklarıyla baş edebilir ki, hiçbirimiz edemedik, en masumlarımız bile rüyalarında günaha bulaştı, emre uyamadık ama şehvete karşı dikkatli olmayı, şehvetle boğuşmayı, onu bastırmak için uğraşmayı, ondan kaçmaya çalışmayı öğrendik, yenilsek de zayıf bir kalkanımız, ince bir zırhımız oldu.

"Şefkat öyle değildi. Tanrı şehvetin yolunu kapatırken şefkatin yolunu sonuna kadar açmıştı, kimse şefkatin yolunda yürürken tedirgin olmaz, kuşku duymaz, kaçması gerektiğini düşünmezdi.

"Yüzündeki gizli gülümsemesinden anlaşıldığı gibi o bunu içgüdüleriyle sezmiş, Tanrı’nın yasakladığı topraklara girmek için tanrı’nın şefkatini bir 'Truva atı' gibi kullanmayı öğrenmişti, her erkek kapılarını açıp o atı gönül rahatlığıyla içeri alıyordu. Tanrı’nın söylemeye vakit bulamadığını söylemek bana düşecekti, 'Güzel kadınların uyandırdığı şefkatten korkun.'”

Son Oyun Alıntıları - Sözleri
"Kalabalık yalnızlığa engel değil."
Başkalarının yanında "ayıp" ya da "günah" dediklerine başkaları olmadığında bu kadar düşkün olduklarını tahmin etmem mümkün değildi.
Korku ve sadakat bir arada var olabilir mi?
Hayat, "yeraltını" görmeyenler için çok yavan ve sıkıcıydı.
Asıl eğlence günahlarla dolu o gizli alemdeydi.
Yarattığı günahlardan dolayı Tanrı'ya minnettardım.
... dünyanın sanki ben yokmuşum gibi davranması...
Hangimiz öldürdük, ben mi, Tanrı mı?
Tanrı öldürdüyse ben niye hapse gireceğim?
Ben öldürdüysem niye Tanrı'ya tapıyorlar?
Onların gizli dünyalarına girdiğimden beri insanların ne yapacaklarını kestiremez olmuştum, hayatın içinde, sokaklarda, işyerlerinde başka birileri olarak dolaşıyorlar sonra aniden bir başka insana dönüşüyorlardı. Sesleri, konuşma biçimleri, giyimleri, gülüşleri, her şeyleri ama her şeyleri değişiyordu.
Görünenin gerçeğe bu kadar uzak olması, görünen her şeyden şüphe etmeme yol açıyordu bazen.
Bunca günahı yaratıp da masum kalabilmek ne muhteşem bir yetenek.
Tanrım, sen bunun için mi büyüksün?
Hz. İsa, "İlk taşı hiç günah işlememiş olan atsın," derken belki de insanlık tarihinin en dürüst cümlesini söylemişti...
İnsanları korkutmaktan değil ama onların sınırlarını görmekten hoşlanıyorum. Benim sınırsızlığım onların sınırlarına çarpıyor.
Saatlerce tek başıma yürüyebilirim, saatlerce tek başıma oturabilirim. Saatlerce hiç konuşmadan susabilirim.
Kibrin cezası korkudur.
Çok garip, çok anlaşılmaz bir yalnızlığı vardı, benimkine hiç benzemiyordu benimkinden çok daha çekiciydi çekiciydi.
"İyi" sözcüğü neredeyse anlam değiştirmişti hayatımda.

Son Oyun İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap elimden düşmedi, zamanım kısıtlı olmasına rağmen adeta fırsat aradım devamını okumak için. Çok akıcı ve sürükleyici bir kitap, karakterlerin mesajlaşmaları bazen sıkıcı olabiliyor uzatılmış gibi hissettirdi fakat asla boş değil derin konular üzerineydi. Zihnimde mekan öylesine berrak bir haldeydi ki, zaman zaman "şu hikayenin geçtiği kasabada yaşamalı" diye içimden geçirmedim desem yalan olur. Yalnızca sonu beni tatmin etmedi, kötü değildi fakat daha iyi olabileceği kanaatindeyim. Tavsiye edilebilir güzel bir roman (Seda) 
Ahmet Altan kimliği ne olursa olsun bir edebiyatçı, romancı.
Son Oyun Ahmet Altan'ın en başarılı ikinci romanı bence.
Tanrı ile iç hesaplaşma, kadın-erkek ilişkileri ve elbette çatışmalar.. (Gülçin) 
Muhtemelen bir Ege kasabasına yeni romanını yazmak için giden yazarın şahit olduğu maddi ve manevi kayıplar, yazarın dilinden duygusal dalgalar ve fırtınalar içinde anlatılıyor.Kitap okurken satırların altını çizen ya da not almayı seven bir okuyucu iseniz bu kitap tam size göre.Hayatın karmaşıklığını sorgulayan ve dillendiren güzel cümlelerle dolu.Keyifli okumalar. (Pusula) 

Kitabın Yazarı Ahmet Altan Kimdir?
Ahmet Hüsrev Altan (d. 1950; Ankara), yazar ve gazeteci.

Gazetecilik kariyeri

Hürriyet, Güneş, Milliyet ve Yeni Yüzyıl gazetelerinde uzun yıllar köşe yazarlığı yaptı. Milliyet'te çalıştığı dönemde, gazetede Kürtlerin çoğunluğu oluşturduğu kurgusal bir "Kürdiye" ülkesinden bahseden yazısı nedeniyle işinden çıkarıldı.

Taraf gazetesinin kurucusudur. 2007 yılında yayın hayatına başlayan Taraf gazetesinin Alev Er ile birlikte genel yayın yönetmenliğini üstlenmiş, daha sonra Alev Er'in ayrılmasıyla genel yayın yönetmenliği görevini tek başına yürütmeye devam etmiştir. Ayrıca aynı gazetenin Kum Saati adlı köşesinde, köşe yazarı olarak yazılar yazmıştır. Eylül 2008'de Ermeni Kırımı’nın kurbanlarına adadığı bir köşe yazısı nedeniyle Türklüğe hakaretle suçlandı. Genel Yayın Yönetmenliğini üstlendiği Taraf gazetesi 2009 yılında Leipzig Bankası Medya Vakfı tarafından verilen dünyanın prestijli basın ödüllerinden biri olan “Özgürlük ve Medyanın Geleceği" Ödülü'ne layık görülmüştür Ahmet Altan ayrıca 2011 yılında üçüncüsü düzenlenen ve Ulusulararası Hrant Dink vakfı tarafından özgür ve adil bir dünya için çalışan, ilham ve umut ışığı kişilere layık görülen "Hrant Dink Barış Ödülü"nün de sahibidir. Aralık 2012'de, Yasemin Çongar ile birlikte Taraf gazetesindeki görevinden istifa etmiştir. 

TV programcılığı

Bunun yanında, doksanlı yılların ortalarında Neşe Düzel ile birlikte Star TV'de Kırmızı Koltuk isimli tartışma programını hazırlamış ve sunmuştur.

Özel hayatı

Yazar ve eski milletvekili Çetin Altan'ın oğlu, İstanbul Üniversitesi İktisat profesörü ve yazar Mehmet Altan'ın ağabeyidir. İki çocuk babasıdır.

Ahmet Altan Kitapları - Eserleri
Aldatmak
En Uzun Gece
İçimizde Bir Yer
İsyan Günlerinde Aşk
Kılıç Yarası Gibi
Kristal Denizaltı

Tehlikeli Masallar
Son Oyun
Ölmek Kolaydır Sevmekten
Sudaki İz
Karanlıkta Sabah Kuşları
Gece Yarısı Şarkıları
Ve Kırar Göğsüne Bastırırken

Bir Hayat Bir Hayata Değer
Hayat Hanım
Dört Mevsim Sonbahar
Yalnızlığın Özel Tarihi
Yabani Manolyalar
Berfin
I Will Never See the World Again

Dört Mevsim Sonbahar-Tehlikeli Masallar

Ahmet Altan Alıntıları - Sözleri
"O gitmez" dediğin kaç kişi gitti? Asla kopamayacağını sandığın kaç kişiden koptun? Hafızanda birer soluk hayalet şimdi onlar ve sen onların hafızasında soluk bir hayaletsin! Gelecek, hayatından kimleri soluk hayaletlere çevirecek?" (İçimizde Bir Yer)
Ama bazıları çok şaşırtıcıydı.
Onların hastalıklarını yüzlerinden okuyamıyordunuz. (İçimizde Bir Yer)
"- Düşmanlarımızı öldürdük, dedi. Niye düşman olduğumuzu Tanrı bilir.
- Düşmanlarımız değildi, dedi Ömer, ama bize ateş ediyorlardı. Biz de onları öldürdük.
- Biz de onlara ateş ediyorduk.
- Eh, gelecek sefer de onlar bizi öldürürler, ödeşiriz." (Sudaki İz)
"Yazarken bildiklerini yaşarken bilmediğine" karar vermişti. (İçimizde Bir Yer)
Ulusal onuru’ bu kadar değerli, ‘ulusal parası’ bu kadar değersiz başka bir ülke bulmak çok zordur. (Ve Kırar Göğsüne Bastırırken)
Erkeklerin dünyasında başarılı olmak için erkeklerden daha vahşi olmak zorundaydılar.. (Aldatmak)

Yıllarca ıssız adada kalmış birinin, kendi yüzünün ne hale geldiğini görmek için ayna araması gibi bir telaşı vardı, (Tehlikeli Masallar)
Bu şehrin her tarafından ihanet, cinayet, kan sızıyor. (Kılıç Yarası Gibi)
Aslında biz hiç yaşamamalıydık… (Yalnızlığın Özel Tarihi)
“Bazen bir insanın yokluğu bütün dünyayı bomboş yapıyordu..” (En Uzun Gece)
'gelecek, insanların içinden bir ışık fışkıracağını bekledikleri bir karanlıktı faniler için.' (Kılıç Yarası Gibi)
Heyecanı macerada değil başarıda buluyordu.. (Aldatmak)
Yalanımız, gerçeğimizden daha yakındır bize. (Gece Yarısı Şarkıları)

Yeryüzünde iki tür insan vardır Anibal, dedi. Biri bildiğimiz normal insanlar birisi de kadınlar. Kendinle kıyaslayarak anlayamazsın onları. (Sudaki İz)
Like Borges, you can answer the mugger who demands, 'Your money or your life,' with, 'My life.'

The power you will gain is limitless. (I Will Never See the World Again)
Hayatı yaşamak üzüntü verici bir şey.
Ben de hayatımı, hayat üzerine düşünerek geçirmeye karar verdim. (Bir Hayat Bir Hayata Değer)
"İyi" sözcüğü neredeyse anlam değiştirmişti hayatımda. (Son Oyun)
__Eğer birgün hayatıma ihtiyacın olursa gel ve al onu... (İçimizde Bir Yer)
— Sen iyi bir çocuksun
Nizam güldü :
— Benim iyi bir çocuk olduğumu sizden başka kimse bilmiyor, siz nereden biliyorsunuz?
— Acı çekiyorsun oğlum... Acı çektiğini görüyorum... Oradan biliyorum (Ölmek Kolaydır Sevmekten)
"Ve acaba kaçımız gelecek korkusu yüzünden geleceğimizi kaybettik?" (Kristal Denizaltı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/son-oyun-ahmet-altan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)