# Son Tiryaki - Müfit Özdeş Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Son Tiryaki kimin eseri? Son Tiryaki kitabının yazarı kimdir? Son Tiryaki konusu ve anafikri nedir? Son Tiryaki kitabı ne anlatıyor? Son Tiryaki PDF indirme linki var mı?  Son Tiryaki kitabının yazarı Müfit Özdeş kimdir? İşte Son Tiryaki kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/son-tiryaki-mufit-ozdes-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-24T07:00:03+03:00
- Güncelleme: 2022-08-24T07:00:03+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/24/mufit-ozdes-kimdir-mufit-ozdes-kitaplari-ve-sozleri-296796.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Müfit Özdeş 
 Yayın Evi: Metis Yayınları 
 İSBN: 9789753421119 
 Sayfa Sayısı: 224 
--reklam--
Son Tiryaki Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir türlü çalıştırılamayan aile yadigârı bir transfer makinası, dünyayı dev bir et besi çiftliği olarak gören uzaylı bir yaratık, sigaranın tamamen yasaklandığı Dünyadan kaçan bir tiryaki, insanoğluna âşık olan bir peri kızı, tüm yaşayanların acısını çekmesi için yapılmış bir robot, başka bir olasılık düzeyinden gelen ve Dünyalı erkeklere bayılan bir kadın, uzaydan geldiğini iddia eden bir ayyaş, dünyanın yok olan yüzeyinden yeraltına kaçan ve orada “mükemmel” bir düzen kuran insanlar...

Son Tiryaki’nin masal-bilimkurgu evreninde tanışacaklarınızdan bazıları. “Hardcore” bilimkurgudan peri masalına, Aziz Nesin hikâyelerinin tadını andıran ve son derece Türkiye’ye özgü mizahi bilimkurgu öykülerinden karanlık bir anti-ütopyaya kadar değişik alt türlerde yirmi üç öykü.

İlk kez 1996’da yayımladığımız kitabın bu genişletilmiş basımı özellikle yeni kuşak okurlarımız için...

(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Son Tiryaki Alıntıları - Sözleri
Bu zamanda kimin sinirleri bozuk değil ki zaten?
Artık Külkedisini, Uyuyan Güzeli, Pamuk Prensesi değil, üvey anneleri, büyücü kadınları, kötü kraliçeleri oynama zamanı!..
Herkesin bildiği bir şeyler var hayatta, yalnız benim bilemediğim ve nedense hiç öğrenemediğim.
Bizi tek boyutlu ve tek yönlü bir zaman çizgisinde yaşamaya mahkûm eden yazgımız, bize gittiğimiz yeri görme hakkını da tanımamıştır.
"Aslında ben senin tiryakin değilmişim... Özgürlüğümün tiryakisiymişim... Seçme hakkımın, hayatımın, kendimin tiryakisiymişim. Sana değil, bağımsızlığıma bağımlıymışım."
"...Gün doğuyor durmadan önüme / Ve durmadan batıyor ardımdan / Dur diyorum uzanan gölgeme / Durmuyor..."
İnsanı yüreğinden vuran gerçek güzellik, pırıl pırıl bir zekânın yüze ve bedene yansımasından başka ne olabilirdi ki?
Önümüze bakarak sağlam adımlarla yürüyeceğimize, gözümüzü geldiğimiz yere dikip sırtımızı gideceğimiz yere döneriz ve kıçımızın dikine kör bir koşu tuttururuz.
Biz insanlar zamanı bir tuhaf yaşarız. Hep bugünden yarına yürümek zorundayızdır. Yerinde sayma olanağımız bile yoktur.
"Orhan'a Burhan'a tutuldum diye, sana olan engin aşkımın söneceğini nasıl düşünebildin?"
--reklam--
Son Tiryaki İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Türk bilim kurgusu.. Biraz eğreti duruyor sanki. Okuyana kadar bende öyle diyordum. Hadi kitabımızı incelemeye başlayalım.

Öykü kitabı olan kitabımızın ilk olarak kapağına vuruldum arkadaşlar. Kapak ve isim beni al ve oku dedi resmen. Bilim kurgu kafamda hep yabancı yazarların yazdığı kurgular ile özdeştiği için İstanbul'a gelen uzaylı hikayesini ciddiye alamam sanıyordum ama yazar beni fena yanılttı. Hiç bir bilim-kurgusal öge yabancı durmamış üstelik bazı öyküler ürpertici derecede gerçekçi. Kültürümüze has ögelerin bilim kurguya bu kadar iyi gideceğini tahmin edemezdim. Bazen terimsel kısım abartı gibi gelse de yinede çok keyifli bir okumaydı.

Benim favori öyküm kitabada ismini veren Son Tiryaki oldu. Ne yazık ki bir sigara bağımlısıyım ve yazarın dünyadaki bile değil galaksideki son sigara bağımlısına bakış açısını çok sevdim.

Kısacası alın okuyun. Öykü kitabı olduğu için başka kitaplarla beraber ara ara okuyarak bile devam edebileceğiniz oldukça hoş bir deneyim olacağına yürekten inanıyorum.. (Duygu S.) 
Toplum Sözleşmesi Sadece 1TL: (Kitapyurdu.com) 
Türk Usulü Bilimkurgu Öyküleri: Son Tiryaki: Ülkemiz sınırları içinde faaliyet gösteren düşsel edebiyata katkıda bulunan yazarların ne kadar önemli olduğunun en büyük kanıtlarından biridir Müfit Özdeş. Kitabın yazılışı 20 küsür yıl öncesine dayansa da, içinde çok daha eski öyküler mevcut. Yazar, yıllarca biriktirdiği öyküleri bu yapıtında bir araya getiriyor.

33 kitaptan oluşan Metis Bilimkurgu Dizisi‘nin içinde yer alan tek Türk yazar Müfit Özdeş. Son Tiryaki ise onun tek kitabı. İçinde 15 adet bilimkurgu öyküsü barındıran kitabı okumak bir hayli keyifli.

Öykülerde karakter isimlerinin bize hiç de yabancı olmayışı ilginç detaylardan biri. Günlük hayatımızda sıkça karşımıza çıkan isimlerin kullanılması, bu kitabı biraz daha “bizden” kılıyor.

Kitabın kapağı çok hoşuma gidiyor. Kapaklarına bayıldığım bu bilimkurgu serisinin en beğendiklerimden birisi de, hiç şüphesiz Son Tiryaki. Resimdeki atronotun elinde sigara oluşu, bana göre kitapta bulunan aynı isimli öykünün ruhunu çok iyi yansıtıyor.

15 öykü var demiştim ve şimdi onlara tek tek değineceğim. Öyküleri özetlediğim sanılmasın, sadece yüzeysel olarak bahsettim. Yine de, okumak istemeyenler öykü yorumlarının ardından okumaya devam edebilirler.

Öykülere Kısaca Göz Atalım:

1. İki Kısa Bir Uzun: Yirmi yıldan fazla bir süredir görüşmeyen iki arkadaşın, bir restorantta birbirlerine rastlamalarını ve ardından gelişen biyolojik ve fizyolojik olayları anlatıyor bize bu öykü. Yalçın ve Sema’nın birliktelikleri ile, yıllardır çalıştırılamayan bir madde transformatörü arasında nasıl bir ilişki olabilir?

Kitabın ilk öyküsü gerçekten çok güçlü. İnsanda diğer öyküleri de bir an evvel okuma isteği uyandırıyor ve Özdeş bu işi hakikaten biliyormuş dedirtiyor. Ayrıca, öyküyü okurken Christopher Nolan’ın başyapıtı The Prestige’i hatırlayacaksınız.

2. Love.Exe Destanı: Özdeş bu öyküsünde insanoğlunun kökenine kendi hayal gücü ile ışık tutuyor. Analarımız ve babalarımız aslında birer bilgisayar ve bizler de “Love.Exe” adlı bir bilgisayar programının ürettiği minicik yazılımlar olabilir miyiz desiniz? Zekiceydi.

3. Krrçiysk: Oldukça orijinal bir fikirden yola çıkan bu öyküde, Merendiz adlı gezegenin, bazı özellikleri insanları andıran böceğimsi zeki ırkı açlıkla mücadele etmek zorundadır. Trilyonlarca Merendizli’yi doyurmak için bilgisayar kumandalı robotlar ve gemiler ışık hızında hareket etmekte ve evrenin çeşitli yerlerinde “et” aramaktadırlar. Yolu Dünya’ya düşen cesur Merendizli Krrçiysk, bu et dolu gezegenin Türkiye adlı ülkesinde Ahmet adlı bir çocuğu gözüne kestirir ve uzun soluklu sürek avının düğmesine basar…

4. Son Tiryaki: Sigaranın tümüyle yasaklandığı bir Dünya’dan kaça bir sigara tiryakisi… Kitaba da adını veren bu öyküyü sevdim. Sigara tiryakisi Selim’in içtenliği ve samimiyeti bir okur olarak beni öyküye bağladı. Geleceğin dünyasında tütün, et tüketmek ve daha birçok şey yasaklanmıştır. Ve insanların meslekleri bilgisayarlar tarafından belirlenmektedir. Dünya’da kalan son tiryakinin son umudu ise, Rousseou gezegenidir. Çünkü orada sigara dahil pek çok şey serbesttir ve isteyen herkes gidebiliyordur. Selim’in de sigarayı bırakmak gibi bir niyeti olmadığından, Rousseau gezegenine yerleşmeyi kafaya koyar. Özeş’in kaleminden çıkan ve birkaç farklı duyguyu bir arada yaşatan bu öyküyü okumak keyifliydi. Fakat kitapta Son Tiryaki’den daha başarılı öykülerin bulunduğunu belirtmekte de yarar var.

5. Peri Kızı Nurcihan: Mehmet Sadullah Efendi’nin kızı Nurcihan, günün birinde Ahmet adlı ademoğluna aşık olur ve masalsı bir atmosferde gerçekleşecek olan olaylar zinciri de böyle başlar. Periler ve insanlara dair bir öykü.

6. Hatalı Üretim: Özdeş tıpkı “Love.Exe”de olduğu gibi, bu öyküsünde de yaradılışa odaklanmış, Tanrı’nın kadın ve erkeği nasıl yarattığına kendi bakış açısından bir yorum getirmiş. Özdeş’e göre, tüm insanların işlemcileri yanmıştır ve bu yüzden asla tam olarak mutlu olamazlar. Sizce de biraz mantıklı değil mi?

7. Karasevda: Post apokaliptik bir dünyaya açılan bir öykü, çok az da distopyaya girdiğini söylemek mümkün. 4. Boğaz Köprüsü, ardı ardına patlayan atom ve hidrojen bombaları, havaya uçan tankerler, alev alev yanan İstanbul ve tüm bunların ortasında Süheyla ve Zeki’nin aşkları. Ve tabii bombaların etkisiyle başkalaşmış insanlarla dolu bir şehir karşılıyor bizi.

8. Kimin Ağrır O Bağırır: Hiçbir derdi ve tasası olmayan bir padişaha günün birinde rahat batar ve ülkesindeki telgrafın tellerine neden kuşların konmadığını merak eder. Bu merakı veziri vasıtasıyla gideren padişahın başına başka dertler musallat olacak ve ülkesindeki insanlar için bir robot yapımına dek sürecek olaylar silsilesi başlayacaktır. Ve bu robot/bilgisayar, insanların acılarını çekmek için programlanacaktır. Bir ülkenin ağrımayan başı nasıl ağrır sorusunun cevabı bu öyküde.

9. Telek Dün Gece Öldü: Kitaptaki en karmaşık öykü sanırım buydu. Ya da o anki ruh halim öyküye tam olarak odaklanamamış olabilir. Bir süre, yazarın tam olarak ne anlattığını anlayamadım. Ama Müfit Özdeş bu öykünün sonunu da çok ilginç yerlere bağlamayı başardı. Büyük Patlama’nın hemen ardından oluşan, adı sanı olmayan bir bilinçler bütünü. Özdeş bunu “Bilinçli Enerji Oluşumları Kümeleşmesi” olarak adlandırıyor ve başlıyor anlatmaya. Arada bir de inanıp inanmadığımızı soruyor anlatılanlara.

10. Çirkin Prenses: Halkını çok seven bir kralın, Ceyn adındaki kızına koca bulmaya çalışması öykünün ana izleğini oluşturuyor. Bir gün kararlaştırılır ve toplamda üç aday o gün kıza talip olur. Ceyn adaylardan birini seçecek ve diğerlerinin başı vurulacaktır. Halk ise, meraklı gözlerle çıkacak sonucu beklemektedir.

11. Nergisler Kan Kızılı: Bu öyküde, farklı bir boyuttan ayna vasıtasıyla Dünya’ya gelen güzel bir kadını ve onun Dünyalı erkeklere olan zaaflarını okuyoruz. Tabii ki geçmişine duyduğu özlem dolu cümleler de satır aralarında bizlere eşlik ediyor.

12. Yin ile Yang: Baba Harp, çocukları Yin ile Yang’ı tatil niyetine Samanyolu galaksisine götürüyor ve bizim haşarı kardeşler de uçan dairelerini alıp Dünya’ya ayak basıyorlar… Özdeş’in, temelinde dinleri eleştirdiğini düşündüğüm kısa bir öyküsü.

13. Nostura’nın Öyküsü: Nostura adlı, uzaydan geldiğini iddia eden bir adam karşılıyor bizi bu öyküde. Dünya’nın havasında bulunan ve Nostura’nın ırkına zarar teşkil eden bir madde yüzünden sürekli içki içmesi gerekiyor çünkü alkol, onun için panzehir görevi görüyor. Bu sırada dünya çeşitli felaketlerle günden güne yok olmanın eşiğine geliyor. Dünya’nın her yerinde günde onlarca UFO görülüyor, Afrika’da insanlar donarak ölüyor, Güney Amerika’daki deprem Türkiye’yi etkiliyor, iklim tamamıyla değişmiş durumda; bir gün kar yağıyor, ertesi gün kırkbeş derecelik sıcaklıkla herkes kavruluyor. Ve tüm bunların arasında Lütfi adında bir yazar, dördüncü romanını yazmak için çabalamakta…

14. Niyazi: Genellerde masallarda karşımıza çıkan ve kahramanımızın üç dileğini yerine getirdikten sonra kaybolan cin efsanesini, bilimkurgu ile harmanlamış Özdeş. Cinler aslında gerçekmiş ona göre ve Dünya’ya 99 ışık yılı uzaklıktaki Kaf adlı gezegende yaşarlarmış. Peki öykünün adı neden mi Niyazi? Hem öğrenmek hem de biraz olsun gülümsemek için okumalısınız.

15. Yeraltı İnsanları: “Dünyanın yok olan düzeyinden yeraltına kaçan ve orada “mükemmel” bir düzen kuran insanlar…” yazıyor kitabın arka kapağında bu öyküyle ilgili. Kitabın en güçlü öykülerinden biriydi aynı zamanda ve ben de hiçbir şekilde büyüsünü bozmak istemediğimden, içeriğe değinmeyeceğim. Tür olarak biraz distopik olduğunu söyleyebilirim tabii.

Son Söz

Evet, öyküler kısaca böyle. Fakat kitabı okuduğunuz takdirde, burada anlattıklarımın yetersiz olduğunu fark edeceksiniz. Zira böyle şahane öyküleri bir arada bulmak kolay olmuyor her zaman.

Aslında bu kitabın basılma hikayesi de bir hayli ilginç. Metis Yayınları’nın derlediği bilimkurgu dizisinin yayın yönetmeni Bülent Somay, Özdeş’in öykülerini okuyup beğeniyor. Her ne kadar Özeş basılmasından yana olmasa da, ısrarlarını sürdüren Somay amacına ulaşıyor ve öyküler Son Tiryaki adındaki bu kitapta toplanıyor.

Türkiye’de yazılmış en iyi bilimkurgu öykülerinin bazılarının da yine bu kitapta yer aldığını düşünüyorum. Müfit Özdeş’in Son Tiryaki haricinde başka bir kitabının olmaması gerçekten çok üzücü. Keşke hiç yazmayı bırakmasaydı ve bizim de şöyle dünya çapında tanınan bir bilimkurgu yazarımız olsaydı.

Ülkemizden çıkan nadide bilimkurgu eserlerinden olduğu, dahası, öncü olduğu için, Son Tiryaki’nin yeri her zaman ayrı olacaktır. Fakat bu durum, kitabın engin edebiyat okyanusunda kaybolduğu ve ulaşmanın çok zor olduğu gerçeğini değiştirmiyor ne yazık ki.

Müfit Özdeş’e, ülkemiz bilimkurgusuna kattıkları için teşekkür ediyor ve henüz hiçbir şey için geç olmadığını hatırlatarak, yeni bilimkurgu temalı öyküler kaleme almasını umut ediyorum.

Eğer olur da Son Tiryaki’yi bir yerlerden bulursanız, hiç ummadığınız bir anda karşınıza çıkarsa, aman ha sakın kaçırmayın.

Not: Bu yazı yazıldığında kitabın baskısı yoktu fakat yeniden basıldı. (Bahri Doğukan Şahin) 
--reklam--
Son Tiryaki PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Müfit Özdeş - Son Tiryaki kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Son Tiryaki PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Müfit Özdeş Kimdir?
1943'te Ankara'da doğdu. Çocukluğu ve gençliği İstanbul'da geçti. ODTÜ'de Elektrik Mühendisliği ve Ekonomi okudu, ancak 1960'lı yıllardaki gençlik hareketlerine katılarak öğrenimini yarım bıraktı. 12 Mart 1971'den sonra bir süre Beyrut ve Oslo'da yaşadı. 1975'te Türkiye'ye döndü. Bu tarihten beri serbest ticari çevirmenlik yapmaktadır. Evli ve iki çocuk babası olan Özdeş, İstanbul'da yaşamaktadır.

Bilimkurguya ilgisi 1940'lardaki "Baytekin" filmleriyle ve 1950'lerde Çağlayan Yayınları tarafından yayımlanan "Yeni Dünyalarda" dizisiyle başlar. İngilizce öğrenimiyle birlikte Amerikan bilimkurgu dünyasıyla tanışmış ve son kırk yılını bir "fan" olarak geçirmiştir. 1983'ten beri bilimkurgu, fantazi ve masal türlerinde yazmaktadır. Bugüne kadar bir masal / fantazi kitabı (Kimin Ağrır O Bağırır, 1991, Kor Yayınları) ve Metis'ten çıkan Asker Kaçağıbaşlıklı bilimkurgu derlemesinde bir öyküsü yayımlanmıştır. Son Tiryaki, Müfit Özdeş'in ilk bilimkurgu kitabıdır.
--reklam--
Müfit Özdeş Kitapları - Eserleri
Son Tiryaki
Kimin Ağrır O Bağırır
Harici Bir Hariciyecinin Not Defteri
--reklam--
Müfit Özdeş Alıntıları - Sözleri
"...Gün doğuyor durmadan önüme / Ve durmadan batıyor ardımdan / Dur diyorum uzanan gölgeme / Durmuyor..." (Son Tiryaki)
Bu zamanda kimin sinirleri bozuk değil ki zaten? (Son Tiryaki)
İnsanı yüreğinden vuran gerçek güzellik, pırıl pırıl bir zekânın yüze ve bedene yansımasından başka ne olabilirdi ki? (Son Tiryaki)
Artık Külkedisini, Uyuyan Güzeli, Pamuk Prensesi değil, üvey anneleri, büyücü kadınları, kötü kraliçeleri oynama zamanı!.. (Son Tiryaki)
Bizi tek boyutlu ve tek yönlü bir zaman çizgisinde yaşamaya mahkûm eden yazgımız, bize gittiğimiz yeri görme hakkını da tanımamıştır. (Son Tiryaki)
Biz insanlar zamanı bir tuhaf yaşarız. Hep bugünden yarına yürümek zorundayızdır. Yerinde sayma olanağımız bile yoktur. (Son Tiryaki)
Herkesin bildiği bir şeyler var hayatta, yalnız benim bilemediğim ve nedense hiç öğrenemediğim. (Son Tiryaki)
"Orhan'a Burhan'a tutuldum diye, sana olan engin aşkımın söneceğini nasıl düşünebildin?" (Son Tiryaki)
"Aslında ben senin tiryakin değilmişim... Özgürlüğümün tiryakisiymişim... Seçme hakkımın, hayatımın, kendimin tiryakisiymişim. Sana değil, bağımsızlığıma bağımlıymışım." (Son Tiryaki)
Önümüze bakarak sağlam adımlarla yürüyeceğimize, gözümüzü geldiğimiz yere dikip sırtımızı gideceğimiz yere döneriz ve kıçımızın dikine kör bir koşu tuttururuz. (Son Tiryaki)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/son-tiryaki-mufit-ozdes-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)