# Sonrası Kalır - Edip Cansever Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Sonrası Kalır kimin eseri? Sonrası Kalır kitabının yazarı kimdir? Sonrası Kalır konusu ve anafikri nedir? Sonrası Kalır kitabı ne anlatıyor? Sonrası Kalır PDF indirme linki var mı?  Sonrası Kalır kitabının yazarı Edip Cansever kimdir? İşte Sonrası Kalır kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/sonrasi-kalir-edip-cansever-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-04-20T10:00:16+03:00
- Güncelleme: 2022-04-20T10:00:16+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/04/20/edip-cansever-kimdir-edip-cansever-kitaplari-ve-sozleri-204023.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Edip Cansever 
 Yayın Evi: Cem Yayınevi 
 İSBN: 
 Sayfa Sayısı: 91 
--reklam--
Sonrası Kalır Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

--reklam--
Sonrası Kalır Alıntıları - Sözleri
İnsan yaşadığı yere benzer
O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
Suyunda yüzen balığa
Toprağında biten çiçeğe...
Oysa bir suyu dişlemek gibi şekilsiz, anlamsız ve karanlıktır dünya.
Sonra hiç konuşmasam, sonra hiç konuşmasam
Ve bu yorgun, bu üzünçlü yüreği
Benim değilmiş gibi, benim değilmiş gibi
Kimse görmeden şöyle bir yol kenarına bıraksam.
Ve derim ki biz
Çok değerli bir yüzük taşının halkasında sıralanmışız
Ana sütü gibi bir aydınlık içinde
Yani şu yeryüzünü bir uçtan bir uca kuşatmışız
Dik tutarak gövdemizi
Umutla
Bazan da yıkılarak kendiliğimizden ya da bir kurşunla
Ve bu hızlı akışa yaşayıp ölmek deriz.

Yaşayıp ölmek, deriz, ne denir daha başka
Denir, çok şeyler denir, biliyorum
Geçecektir hayatımıza mutlaka
Çok inandığımız bir şeyin çocukluğu
Sonra gençliği, sonra oturmuşluğu
Sonra hayat hayat gibi olacaktır.

Bakma sen, kuşlar bir uçumluktur ne de olsa
Denizler bir fırtınalık görkemli
Bizse kendimizi insan olarak
Bir tohum gibi dikmişiz sonsuzluğa.
Sana her zaman söylüyorum, senin yüzünde gülmek var
Bakınca bir yaşama ordusu çıkıyor aydınlığa...
"Hep seslenirim ben.
Duyan kim?
Ama ben seslenirim..."
...Ve bu hızlı akışa yaşayıp ölmek deriz.

Yaşayıp ölmek, deriz, ne denir daha başka
Denir, çok şeyler denir, biliyorum
Geçecektir hayatımıza mutlaka
Çok inandığımız bir şeyin çocukluğu
Sonra gençliği, sonra oturmuşluğu
Sonra hayat hayat gibi olacaktır.

Bakma sen, kuşlar bir uçumluktur ne de olsa
Denizler bir fırtınalık görkemli
Bizse kendimizi insan olarak
Bir tohum gibi dikmişiz sonsuzluğa.
Öyle ki, içinde bulunduğumuz boşluğu bir heykel yaratır gibi yonta yonta, sonunda yokluk denen anıtı tamamlayıverdik...
Biliyorsunuz bir ağrısı vardır gitmenin
Nereye, ama nereye olursa gitmenin
Hüzünle karışık bir ağrısı...
çok karanlık bir cümlede durmuş gibiyiz.
Bence bir efsaneyiz biz, acılı, mutsuz
Ve hayal gücüyle görünürüz sadece.
...
Bazan da yıkılarak kendiliğimizden ya da bir kurşunla
Ve bu hızlı akışa yaşayıp ölmek deriz.
Yaşayıp ölmek, deriz, ne denir daha başka
Denir, çok şeyler denir, biliyorum
Geçecektir hayatımıza mutlaka
Çok inandığımız bir şeyin çocukluğu
Sonra gençliği, sonra oturmuşluğu
Sonra hayat hayat gibi olacaktır.
Bakma sen, kuşlar bir uçumluktur ne de olsa
Denizler bir fırtınalık görkemli
Bizse kendimizi insan olarak
Bir tohum gibi dikmişiz sonsuzluğa.
"Garip bir Ağustos tadı damaklarımda.
 Hiç yaz gibi değil bu mevsim
 Yaz ben gibi değil;
 Ya Ağustos'lar bozuldu,
 Ya ağzımın tadı."
Bir gökyüzü dinleniyor içimizde, bir huysuz at, bir soru
--reklam--
Sonrası Kalır İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ben daha dünyaya gelmeden şairin biri bir şeyler yazmış; benim şu günkü algılarımı, hayata bakışımı, duygularımı, yalnızlıklarımı, mutluluklarımı, mutsuzluklarımı, konuştuklarımı, sustuklarımı... karmakarışık ve kopuk olan ne varsa toparlamış, 45 yıl sonrasına, bana göndermiş. Öyle mutluyum ki benim dilimde yazılmış böyle muazzam bir eser olduğu için...

...
"Gerçekte bir sevinç, bir mutluluk yok değildir yüreklerimizde
Sevgiler umutlar yok değildir
Öyleyse neden çabuk küseriz birbirimize
Çabuk öfkeleniriz
Durup durup böyle hüzünlenmemiz neden
Anlamıyoruz da ondan mı yoksa
Bir bütün olduğunu mutluluğun" (red john) 
Ahmet abi,güzelim, bir mendil niye kanar
Diş değil,tırnak değil bir mendil niye kanar
Mendilimde kan sesleri.

-Hatırlatan her şey aslında kanar biraz dışa doğru çokça içe doğru. (Evin Denktaş) 
--reklam--
Sonrası Kalır PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Edip Cansever - Sonrası Kalır kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sonrası Kalır PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Edip Cansever Kimdir?
Edip Cansever (8 Ağustos 1928–28 Mayıs 1986), Türk şair.

8 Ağustos 1928’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdi. Kapalıçarşı’da turistik eşya ve halı ticareti yapmaya başladı. 1976’dan sonra yalnızca şiirle uğraştı. Bodrum'da tatildeyken beyin kanaması geçirdi, tedavi için getirildiği İstanbul'da 28 Mayıs 1986’da yaşamını yitirdi.

Yaşamı

İlk şiiri 1944'te İstanbul dergisinde yayınlandı. Yücel, Fikirler, Edebiyat Dünyası, Kaynak dergilerinde çıkan ilk gençlik şiirlerini "İkindi Üstü" kitabında topladı. Bu şiirlerde varlıklı, her şeye yaşama sevinciyle bakan bir gencin avarelikleri, duyguları ön plandaydı. 1951'de "Nokta" dergisini çıkardı. Bu dergi genç şairlerle ve yazarlarla tanışmasını sağladı. İlk kitabından 7 yıl sonra yayınladığı "Dirlik Düzenlik" bu dönemin ürünüdür. Bu kitaptaki şiirlerde düşünceyi dil içinde eritmeye yönelen, özlü bir söyleyiş ve çarpıcı biçim arayan, toplumsal eleştiri için mizah aracını kullanan bir tutum görüldü. 1957'de yayınlanan "Yerçekimli Karanfil" ile kendisine özgü bir şiir evreni kurdu. İkinci Yeni akımının özgün örneklerini verdi. Yenilik, Pazar Postası, Yeni Dergi gibi dönemin sanat yayınlarında şiirsel canlılığı besleyen şairlerden biri oldu. Şiirinde zamanla sevinç yerini bunalıma, toplumsal dengesizlikleri eleştirme kaygısı yerini yıkıcı bir umutsuzluğa bıraktı. "Dize işlevini yitirdi" gerekçesiyle yeni arayışlara yöneldi. Şiirde tiyatrodan esinlenen diyaloglar kullandı. "Nerde Antigone", "Tragedyalar", "Çağrılmayan Yakup" bu dönemin ürünleri. Yine de İkinci Yeni içindeki bazı şairler gibi anlamsızlığı savunmadı. Kapalı, anlaşılması güç, yine de anlamdan ayrılmayan bir şiire yöneldi. Çok farklı imgeler kullanırken bile düşünce öğesini gözardı etmedi. Yapıtlarına tutarlı bir bütünlük kazandırdı. Şiirinde düzyazı olanaklarını kullanmaktan da çekinmedi. Yalnız şiirleriyle değil tepkileri ve yaşama biçimiyle de kendisinden söz ettirdi. Sürekli yazan, yayınlayan bir şair olarak ilgileri hep üstünde tuttu.

Eserleri
Şiir Kitapları

İkindi Üstü (1947)
Dirlik Düzenlik (1954)
Yerçekimli Karanfil (1957)
Umutsuzlar Parkı (1958)
Petrol (1959)
Nerde Antigone (1961)
Tragedyalar (1964)
Çağrılmayan Yakup (1966)
Kirli Ağustos (1970)

Sonrası Kalır (1974)
Ben Ruhi Bey Nasılım (1976)
Sevda ile Sevgi (1977)
Şairin Seyir Defteri (1980)
Yeniden (1981)
Bezik Oynayan Kadınlar (1982)
İlkyaz Şikayetçileri (1984)
Oteller Kenti (1985)

Hikaye,Roman

Gül Dönüyor Avucumda (Ölümünden sonra, 1987)
Şiiri Şiirle Ölçmek: Şiir Üzerine Yazılar, Söyleşiler, Soruşturmalar. Hazırlayan: Devrim Dirlikyapan. Yapı Kredi Yayınları, 2009.

Ödüller

1958 Yeditepe Şiir Armağanı: "Yerçekimli Karanfil"
1977 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü: "Ben Ruhi Bey Nasılım"
1982 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü: "Yeniden"
--reklam--
Edip Cansever Kitapları - Eserleri
Yerçekimli Karanfil
Gelmiş Bulundum
Sonrası Kalır 1
Sonrası Kalır 2
Bezik Oynayan Kadınlar
Ben Ruhi Bey Nasılım
Öncesi de Kalır
Şiiri Şiirle Ölçmek
Gül Dönüyor Avucumda
Şairin Seyir Defteri
Seçme Şiirler
Karanfil Elden Ele
Sevda ile Sevgi
Çağrılmayan Yakup
İlkyaz Şikayetçileri
Oteller Kenti
Kirli Ağustos
Umutsuzlar Parkı
Sonrası Kalır
Tragedyalar
Petrol
Nerde Antigone
Dirlik Düzenlik
İki Satır, İki Satırdır
Yer Çekimli Karanfil
İkindi Üstü
--reklam--
Edip Cansever Alıntıları - Sözleri
Gizlisi yok, bu dünyada böyle sıkılmak iyi.
 Sıkılmak iyi baylar
 Biz hazır tuttukça böyle
 İçi yangında alev alev
 Dışı buz tutmuş kalplerimizi.. (Seçme Şiirler)
Biz bu şafak vaktinin neresindeyiz
Öyle bir umut gibi gelip geçecek
Yalnızım, yalnızsın, bize kim gülümseyecek. (Şairin Seyir Defteri)
İçimde yaz kırıkları. (Sonrası Kalır 2)
“Dedim, deniz de bendim, düşleyen de denizi
ve sabah olur olmaz üstünde derinliğimin
bir gülümseme gibi bulacağım kendimi” (Kirli Ağustos)
Bir canavar gibi düşünün isterseniz
 Herkes kendi düşündüğüyle kalacak. (Umutsuzlar Parkı)
Büyük bir oda. Bahçeye açılan bir pencere
Ortada bir masa
Yanda bir kapı
Daha birkaç şey: Örneğin bir yunus balığı camdan, bir heykel
Sabah. Duvarda gün tanrıları
Rezeneler, sedef otları, küpe çiçekleri görünür pencereden
Görünür ama görünmez (Nerde Antigone)
Ne geçmişteydi ne gelecekte
İki düş parçasının kesiştiği yerde (İlkyaz Şikayetçileri)
Kimseye bir şey söylemedim
Ama bir daha gelmedi
Ne sevgi, ne nefret, önceleri bir şey duymadım
Sadece gelsin istedim
Uyanık bekledim
Gelsin istedim
Ama bir daha gelmedi (Ben Ruhi Bey Nasılım)
Güneşle karışıvermiş
Kırın içinde ne varsa
Öyle gürültüsüz ferah
Sıcak sıcağına dünya. (Dirlik Düzenlik)
Çok karanlık bir cümlede durmuş gibiyiz (Tragedyalar)
Ben kendimi koruyordum
Sanki bir çaresizlikten ödünç aldığım kendimi... (Çağrılmayan Yakup)
Çok karanlık bir cümlede durmuş gibiyiz. (Tragedyalar)
Renklerin gözleri var bakışlarımızı buluyor (Öncesi de Kalır)
Şurayı götürün dedim onlara
Buraya da, burayı da
Alın götürün dedim
Çimenlerin tirşe buğusu üstünden
Tirşe buğunun düşlere değen üstünden
Düşlerin ayçiçeği giysilerinin üstünden
O zaman anlatırım dedim onlara
Pencere önümün niye uçtuğunu. (İlkyaz Şikayetçileri)
olmaz ki, kimse kimseyi sevemez.
ama hiç kimse. (Ben Ruhi Bey Nasılım)
Hayır, beni sevmenden korkmuyorum. Beni sevmemenden korkuyorum. (İki Satır, İki Satırdır)
Saadet saadet evlerinde
Saadeti sevmez Ibrahim'ler
Ablası var saçları sıcakta
Çözülmüş buzlar gibi akar (Dirlik Düzenlik)
Biliyor musun ? az az yaşıyorsun içimde.. (Gelmiş Bulundum)
Müthiş sıkılıyorum. Daha kötüsü, insanlardan soğuyorum galiba. Oysa ben onlarsız, onlara güvenmeden edemem. Ama elimden ne gelir. Sevgiden, yakınlıktan, insanca davranmaktan anlayanlar o kadar az ki. (Şiiri Şiirle Ölçmek)
“Yağmurdan çok, beni yağmur yağmış günlerin hatırlanması ıslatır.” (İki Satır, İki Satırdır)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/sonrasi-kalir-edip-cansever-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)