# Söyle Bana Hindiba - Nurullah Genç Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Söyle Bana Hindiba kimin eseri? Söyle Bana Hindiba kitabının yazarı kimdir? Söyle Bana Hindiba konusu ve anafikri nedir? Söyle Bana Hindiba kitabı ne anlatıyor? Söyle Bana Hindiba PDF indirme linki var mı?  Söyle Bana Hindiba kitabının yazarı Nurullah Genç kimdir? İşte Söyle Bana Hindiba kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/soyle-bana-hindiba-nurullah-genc-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-19T14:00:11+03:00
- Güncelleme: 2022-06-19T14:00:11+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/19/nurullah-genc-kimdir-nurullah-genc-kitaplari-ve-sozleri-250267.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Nurullah Genç 
 Editör: Kadir Güven 
 Tasarımcı: Esra Gevrek 
 Yayın Evi: Timaş Yayınları 
 İSBN: 9786050833997 
 Sayfa Sayısı: 144 
--reklam--
Söyle Bana Hindiba Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Nurullah Genç'in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.

Kartallar uçar mı bir harâbeden
Köprülerden benim yârim geçer mi
Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem
Taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları
Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum

Avuçlayıp öpüyorum kumları
Bir karadelikten bakarken hayat
Meydan okuyanlar kim bu seraba
Söyle bana hindiba
--reklam--
Söyle Bana Hindiba Alıntıları - Sözleri
"
Sen nasıl bu kadar, inci tanesi.
"
"
Tarçın koksun saçların ki, şâd olam
Göğü sarsın hayalin, âbâd olam...
"
Sana durmadan mutluluk taşıyan
Mevzilerini yıktın kalbimin
Yükseklerden bakıp durma geceye
Sen beni unuttun bir akşamüstü
Dallarını yordun diye
Gövdesini yardın diye
Köklerini kırdın diye
Bu ağaç kurur mu sandın
Yoksulluk vermeyi bilmeyenindir.
Sana durmadan mutluluk taşıyan
mevzilerini yıktın kalbimin
Saat tiktaklarını unuttu
Hayat zikzaklarını
Bir genç kızın solgun anılarında
Sen beni unuttun bir akşam üstü
Ben alfabeyi
Harf ne idi
Hece ne idi unuttum
Asılı kaldılar gözlerinin boşluğunda..
Çocuğunu öldüren bir katilin
Gözleri gülüyor; yazıklar olsun
Karıncayı ezen ayaklar kimin
El kıran el kimin; yazıklar olsun..
Şemsiye taşımak istemiyorum
Islanmak daha güzelmiş
Yitik kalbini arayan
Bir şairin gözyaşlarıyla
Güldün delicesine
Ağladım; anlamadın..
En çok da adını söylemeyi
Özlüyor içimde can kırıkları
Haberin olmasa da
Gözlerinden bir gül alıp
Güneşe tutmayı özlüyor yalnızlığım..
Şiir inmiyorsa insan kalbine
Şairlik istemem, susarım yine
Boyun bükmüyorsa bir kul Rabbine
Yazıklar olsun ah, yazıklar olsun!
“Tarçın koksun saçların ki, şâd olam
Göğü sarsın hayalin, âbâd olam...”
--reklam--
Söyle Bana Hindiba İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"
Kartallar uçar mı bir harâbeden
Köprülerden benim yârim geçer mi
Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem
Taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları
Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum
Avuçlayıp öpüyorum kumları
Bir karadelikten bakarken hayat
Meydan okuyanlar kim bu seraba
Söyle bana hindiba

Sen nasıl bu kadar ceylan koşması
Sen nasıl bu kadar yollar aşması
Sen nasıl bu kadar güneşe meftun
Sen nasıl bu kadar sahra çeşmesi
 ...
"
diyerek beni kendine bağlayan ve aramızda ki ince çizginin muntâzâm güzelliğine eş değer olan üslûbu ile kendine hayran bırakan Nurullah Hoca'm.

Nurullah Genç 'in bende ki yerini, buraya sığdırmaya bir asır süre verseler yine doldurulmaz . Bu bakış açım hem kendinin üslubu, hem kendinin kalbine, ruhuna olan inancımdan kaynaklı diye düşünüyorum.

Nurullah Genç, şiirlerinde kendine özgü bakış açısı, kendine has olan kalemi ile nâzende bir çiçek gibi duruyor gönül ufkumda ,

Nurullah Genç 'in hayatına da kısa bir şekilde değinmekte fayda görüyorum.

 https://youtu.be/IXyLYv0Ics8

 Dinlediğim her vakitte duygulandığım, gözlerimden yaşlar akıtan bir hikayesi vardır hocamın;

Ortaokul 2. Sınıftan itibaren çalışmaya başladı. Boyacılık, garsonluk, bulaşıkçılık yaptı.

Ayakkabı boya fiyatını 50 kuruştan 25 kuruşa düşürdüğü ve kaliteyi de üst düzeyde tuttuğu için Horasandaki kahvehanelerin aranan boyacısı oldu.

Ayakkabısının rengine, oturduğu kahvehaneye gidiş saatine ve hangi sıklıkta boya istediğine göre müşteri arşivi oluşturdu.

Bu durumdan rahatsız olan diğer boyacılar sonunda dayanamadılar ve piyasalarını bozan bu yeni boyacıyı bir kenarda kıstırıp darp ettiler. Boya sandığını kırıp dağıttılar. Boyacılık yapmaktan mecburen vazgeçti.

3. Sınıfta gece fırında çalıştı, gündüz okula gitti. Yakınları sınıfta kalacağını düşünürken, okul birincisi oldu; fırıncılığı öğrendi ve daha sonra üniversiteyi bitirene kadar her yaz fırında çalıştı.

Parasız yatılı sınavlarına girdi. Sonuç belgesi gelmediği için kazanıp kazanamadığını bilemedi. Babası, ahırındaki 10 koyundan sekizini satarak onu paralı yatılıya kaydettirdi ve böylece Erzurum İmam - Hatip lisesindeki okul yılları başlamış oldu.

İki ay paralı yatılı da kaldı. Sonra parasız yatılıyı kazanmış olduğunu öğrenince, Lisenin hemen bitişiğindeki yurt binasına yerleşti.

Babası, paralı yatılıdan ayrılırken yatırdığı ücreti geri almadı ve ihtiyaç sahibi çocuklar için harcanmasını istedi.

Babasının bu davranışı karşısında çok duygulandı ve bir süre sonra yeni bir boya sandığı yaptırarak ders çıkışlarında yurt kantininde boyacılık yapmaya başladı. Ödev yapma zamanı olmayan öğrenciler için para karşılığı ödevler yaptı.

Dinlemek isteyenler, yukarıda ki linkten hayat hikayesinin tamamını dinleyebilir. (Önerilir.)

Söyle Bana Hindiba , kitabı Nurullah hocamın hayata armağan ettiği kelimelerden oluşuyor . Hangi ara elime alıp, hangi ara bitirdiğimi dâhi anlayamadığım bir eser.

Son olarak şunları söylemek istiyorum.

Nurullah Hoca'yı burada bir çok insan benim sayem de sevdi, tanıdı ve haberdar oldu. Gerçekten, Nurullah Hocayı seven , şiirlerini okuyup ondan tat alan herkese minnettarım.

Bende kendisine minnettarım hayatıma renk ve âhenk uyumunu taşıdığı için.

"İyi ki varsınız, hocam."
.
Ah benim canım iki gözüm
Olmasa da tahtın Sultanımsın
. (Leylâ ليلى⸙) 
Şair hem serbest hem de hece ölçüsü kullanmış şiirlerinde. Yer yer kendini tekrar etmiş okuyucuya aktarabilmek için. Mesela yol kıvrımları, hindiba, İshak kuşu gibi metaforlar birden fazla. Bana göre her şiir kitabının bir kalbi vardır. Sizin kendinize yakın bulduğunuz birkaç dizenin nabzı o şiirde atar. Benim için bu kitabın kalbi
"Sen bıçaksın, bilmeden kesiyorsun
Sen iğnesin, dikiyorsun görmeden"
dizelerinin geçtiği 'Eyvah' şiirinde attı...️ (Saliha Akyol) 
--reklam--
Söyle Bana Hindiba PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nurullah Genç - Söyle Bana Hindiba kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Söyle Bana Hindiba PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nurullah Genç Kimdir?
09.09.1960 yılında Erzurum'un Horasan ilçesinde doğdu. İlkokulu, köyünde okul olmadığı için, akrabalarının yanında iki ayrı köyde iki yıl üç ay okuyarak bitirdi. Ortaokul birinci sınıf için Kars'a gitti; teyzesinin yanında Merkez Ortaokuluna devam etti. Amcası köyden Horasan'a evini taşıyınca, ortaokul 2 ve 3. sınıfları onun yanında okudu ve Horasan Ortaokulundan diploma aldı. Ortaokul 2. Sınıftan itibaren çalışmaya başladı. Boyacılık, garsonluk, bulaşıkçılık yaptı. Ayakkabı boya fiyatını 50 kuruştan 25 kuruşa düşürdüğü ve kaliteyi de üst düzeyde tuttuğu için Horasandaki kahvehanelerin aranan boyacısı oldu. Ayakkabısının rengine, oturduğu kahvehaneye gidiş saatine ve hangi sıklıkta boya istediğine göre müşteri arşivi oluşturdu. Bu durumdan rahatsız olan diğer boyacılar sonunda dayanamadılar ve piyasalarını bozan bu yeni boyacıyı bir kenarda kıstırıp darp ettiler. Boya sandığını kırıp dağıttılar. Boyacılık yapmaktan mecburen vazgeçti. 3. Sınıfta gece fırında çalıştı, gündüz okula gitti. Yakınları sınıfta kalacağını düşünürken, okul birincisi oldu; fırıncılığı öğrendi ve daha sonra üniversiteyi bitirene kadar her yaz fırında çalıştı.

Parasız yatılı sınavlarına girdi. Sonuç belgesi gelmediği için kazanıp kazanamadığını bilemedi. Babası, ahırındaki 10 koyundan sekizini satarak onu paralı yatılıya kaydettirdi ve böylece Erzurum İmam - Hatip lisesindeki okul yılları başlamış oldu. İki ay paralı yatılı da kaldı. Sonra parasız yatılıyı kazanmış olduğunu öğrenince, Lisenin hemen bitişiğindeki yurt binasına yerleşti. Babası, paralı yatılıdan ayrılırken yatırdığı ücreti geri almadı ve ihtiyaç sahibi çocuklar için harcanmasını istedi. Babasının bu davranışı karşısında çok duygulandı ve bir süre sonra yeni bir boya sandığı yaptırarak ders çıkışlarında yurt kantininde boyacılık yapmaya başladı. Ödev yapma zamanı olmayan öğrenciler için para karşılığı ödevler yaptı. Dört yıl böyle devam etti.

Lise yılları boyunca derslerin dışında çok sayıda kitap okudu. Gözlük takmaya başladı. Şiir çalışmaları yaptı ve ödüller aldı. Tarım ve Orman Bakanlığının şiir yarışmasında Türkiye ikincisi oldu. Milli Türk Talebe Birliği Hicri 1400 konulu şiir yarışmasında Hicret isimli şiiriyle Türkiye birincisi oldu ve bu şiir Nesil dergisinde yayınlandı. Tiyatroya ilgi duydu. Her yıl takdirname aldı ve 1978-1979 eğitim-öğretim yılı sonunda Erzurum İmam – Hatip Lisesini birinci olarak bitirdi. Boyacılıktan kazandığı paralarla 10 tane koyun alıp köyüne, babasının ahırına götürdü ve lise süreci böylece tamamlanmış oldu.

O yıl yapılan üniversite sınavları sonucunda Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'ni kazandı ve okul hayatına orada devam etti. Üniversite yurtlarında kalmaya başladı. İlk yıl yurt kantininde boyacılık yapmayı sürdürdü. Siyasi bir kavganın ortasında kalıp boya sandığı kırılıp dağıtılınca, bunu yapmaktan vazgeçti. İnşaatlarda ve fırınlarda çalıştı. İşten geç çıkıp yetişemediği için kapısı kapanan yurtlara giremediği zamanlar, daha sonra Siyah Gözlerine beni de Götür şiirinin yazılacağı Erzurum tren garında, bankların üzerinde uyudu. Üniversite yıllarında şiirleri edebiyat dergilerinde yayınlanmaya başladı. Aylık derginin daimi kadrosunda yer aldı. Bir grup arkadaşıyla birlikte Genç Kuşak dergisini çıkardı ve orada şiirleri yayınlandı. Yeni Devir Gazetesi Genç Kalemler Makale yarışmasında Yaşar Garip Koyuncu mahlasıyla Türkiye ikincisi oldu.

İlk stratejik planını üniversitenin birinci sınıfında yaptı. Vizyonunu ve misyonunu belirleyerek dolabının kapağına, "20 yıl sonra yönetim ve organizasyon profesörü ve Türkiye'nin tanıdığı bir şair olacağım" diye yazdı. Bu durum arkadaşları tarafından garip karşılansa da, düşüncesinden ve kararından vazgeçmedi. Çalışmalarını, gelecek için oluşturduğu bu zihni tasarıma göre yürüttü.

Üniversite yıllarında edebi çalışmalarının yanında tiyatro ve satranç çalışmaları da yaptı. Yurt-Kur Bölge tiyatrosu adına Moliere'in Cimri isimli oyununu sergiledi. Harpagon adlı cimri karakterini oynayıp büyük beğeni kazandı. Erzurumda bulunan ve oyunu izleyen devlet tiyatroları yönetmeni, kendisine profesyonel tiyatro yapma teklifinde bulundu. Fakat şartlar dolayısıyla kabul edemedi. Yine aynı yıllarda satranç oynamaya başladı. Ve daha sonra Erzurum satranç şampiyonu olarak Türkiye Satranç liginde yer aldı.

1983 yılında fakülteyi bitirdi. 1984 yılında aynı fakülteye araştırma görevlisi olarak girdi. Yönetim ve Organizasyon alanında yüksek lisans yaptı. İki yıl doktora programı açılmasını bekledi. 1990'da doktor, 1995'te doçent, 2001 yılında profesör oldu. 2003 yılında Kocaeli Üniversitesine geçti ve orada yedi yıl çalıştı.

1994-2013 yılları arasında kamu ve özel sektör kuruluşlarına danışmanlık hizmetlerinde bulundu. Çok sayıda işletmenin reorganizasyonunu gerçekleştirdi ve stratejik planını yaptı. Aile işletmelerine ortaklık bilinci ve yapısı hususunda hizmet verdi, aile anayasaları hazırladı. Kocaeli Üniversitesinin stratejik planlama çalışmalarında bulundu. Bologna Eşgüdüm Komisyonunda yer aldı. 2010 yılında emekli oldu ve İstanbul Ticaret Üniversitesinde çalışmaya başladı. Bölüm başkanlığı ve dekanlık görevlerinde bulundu. İstanbul Ticaret Üniversitesinin 2012-2017 Stratejik Planı'nı hazırlama kuruluna başkanlık etti.

31 Aralık 2012 de Sermaye Piyasası Kurulu'na Üye olarak atandı. 10 Şubat 2015 tarihine kadar Sermaye Piyasası Kurulu üyesi ve Başkan vekili olarak görev yaptı. 1 Mayıs 2015 tarihinde Merkez Bankası Meclis Üyesi olarak göreve başladı. Halen bu görevini sürdürmektedir.

1990 Türkiye Diyanet Vakfı N'at-ı Şerif Büyük Ödülü Sahibi (Yağmur şiiri ile).
1987 Kültür ve Turizm Bakanlığı Roman Teşvik Ödülü sahibi (Tutkular Keder Oldu romanı ile).
1996 Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Kültür Hizmet Ödülü sahibi.
1998 Tuzla Belediyesi Gül Şiirleri Armağanı Ödülü sahibi(Gül ve Ben isimli eseri ile ile).
1999 Türkiye Yazarlar Birliği Yılın Şairi Ödülü sahibi(Hüznün Lalesidir Dünya eseriyle).

Yıllardır işletme yönetimi kapsamında pek çok işletmeye danışmanlık yapan ve eğitimler gerçekleştiren Genç, proje uygulama ve stratejik planlama alanlarında da hizmet vermektedir.

 
--reklam--
Nurullah Genç Kitapları - Eserleri
Rüveyda
Yağmur
İntizar
Söyle Bana Hindiba
Siyah Beyaz Tabletler
Omuzlarımda Dünya
Çiçekler Üşümesin
Hüznün Lalesidir Dünya
Mahrem ve Münzevi
Harflerin Simyası
Siyah Gözlerine Beni de Götür
Nuyageva
Aşkım İsyandır Benim
Yankı ve Hüzün
Gül ve Ben
Bilardo Telmihleri
Aşk Ölümcül Bir Hülyadır
Çanakkale - Her Şey Yanıp Gül Oldu
Bahar Buselik
Tutkular Keder Oldu
Denizin Son Martıları
Yürüyelim Seninle İstanbul'da
Yollar Dönüşe Gider
Ateş Semazenleri
Müpteladır Gemiler Benim Denizlerime
Yanılgı Saatleri
Sensiz Kalan Bu Şehri Yakmayı Çok İstedim
Birkaç Deli Güvercin
Zirveye Götüren Yol: Yönetim
Omuzlarımda Dünya
Başarı Bedel ister
Hüznün Lalesidir Dünya
Çiçekler Üşümesin
Birkaç Deli Güvercin
--reklam--
Nurullah Genç Alıntıları - Sözleri
“Hep aynı kelime dalgalanır sessizce
 Tahammül” (Nuyageva)
Nasıl gülümsüyor gözlerin bilsen (Harflerin Simyası)
Neye yanıyorum, biliyor musun
Birleştiremedik kalplerimizi... (Denizin Son Martıları)
Bir ben varım dünyada
Sanki bir de yalnızlık (Aşkım İsyandır Benim)
Simsiyah bir dünya ortasındayım.. (Yankı ve Hüzün)
Her defasında şunu öğrendim: Bir hayale, bir hedefe doğru gidiyorsan asla pes etmeyeceksin. Engel çıktığında vazgeçmek yok, devam edeceksin. Bütün kapıları zorlayacaksın. Bütün kapıları zorladın, açılmadı mı? "Benden bu kadar Rabbim," diyeceksin ve yakarışta bulunacaksın. "Gideceğim başka kapı yok; senin ikramın ve lütfun tek kapımdır benim. Çünkü ben, verdiğin irade ile vazifemi yaptım. İrademin dışında kalanlar sana ait. Hayrı da şerri de sen bilirsin. Hayırlı olanı ver Rabbim." (Omuzlarımda Dünya)
“Alaca bir at koşar içimde
Zamansız mekansız nefese doğru...” (Omuzlarımda Dünya)
Sabır dedikleri, her başa gelene katlanmak mıdır? O zaman bir taş par­çasıyla ne farkımız olur? O da, her şeye ağızsız, dilsiz katlanır. (Tutkular Keder Oldu)
Gülümsedin; kalmadı kederim, burukluğum (Müpteladır Gemiler Benim Denizlerime)
Neden hep gidenleri gösteriyor yalnızlık
Bu kadar mı çaresiz yeryüzünde aynalar (Bahar Buselik)
Bir de, bana geldiğin hayaller kuruyorum (Hüznün Lalesidir Dünya)
iyiki kitaplar var... (Siyah Beyaz Tabletler)
“Tarçın koksun saçların ki, şâd olam
Göğü sarsın hayalin, âbâd olam...” (Söyle Bana Hindiba)
“Bir gün insanlar bizi taşlar kadar anlasa” (Nuyageva)
Bilemezsin, içimde bir denizdir yaşamak… (Denizin Son Martıları)
.
Çalışacaksınız ve okuyacaksınız.
Dua edeceksiniz ve kendinizi yetiştireceksiniz.
. (Omuzlarımda Dünya)
.
Allah’ım onu bir gül gibi baharımda tut.
. (İntizar)
Unutulursa şair, sen de unutulursun (Hüznün Lalesidir Dünya)
insanlığı arıyorum her sabah
başım dönüyor (Siyah Beyaz Tabletler)
Her kuş bir tüy bırakıp giderken kanadından
Avcı hep yüreğime savururdu kendini Sen yokken ne ay vardı göğümde ne yıldızlar. (Müpteladır Gemiler Benim Denizlerime)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/soyle-bana-hindiba-nurullah-genc-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)