# Soytarı - Maksim Gorki Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Soytarı kimin eseri? Soytarı kitabının yazarı kimdir? Soytarı konusu ve anafikri nedir? Soytarı kitabı ne anlatıyor? Soytarı kitabının yazarı Maksim Gorki kimdir? İşte Soytarı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/soytari-maksim-gorki-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-20T18:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-02-20T18:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/20/maksim-gorki-kimdir-maksim-gorki-kitaplari-ve-sozleri-157594.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Maksim Gorki 
 Çevirmen: Hasan Ali Ediz 
 Yayın Evi: Engin Yayıncılık 
 İSBN: 9789753790895 
 Sayfa Sayısı: 336 

Soytarı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Gorki'nin hepsi de birbirinden ünlü, hepsi de birbirinden güzel pek çok hikayesini içeren elinizdeki kitaba onun en duygulu hikayelerinden birinin, Soytarı'nın adını vermekle, bu kitabın içerdiği öbür yazarlara haksızlık yaptığımızı sanmıyoruz. Gerçekten de, elinizdeki "seçmeler" (kariyerinin büyük bölümüyle Sovyet Edebiyatı içinde yer alan) Gorki ağırlıklı olmakla birlikte, hem onun kuşağından, hem de ondan sonraki kuşaktan pek çok Sovyet yazarının hikayelerini içermektedir. Sovyet edebiyatının gelişimi içinde her birinin kendine göre bir payı bulunan ve bu geniş edebiyat yelpazesinin hikaye türündeki değerlerini Türk okurlarına tanıtmak bakımından her biri yetkin birer örnek oluşturan bütün bu yazarlar içinde onur yerinin Gorki'ye ait olduğundan hiç kuşku yoktur.

Soytarı Alıntıları - Sözleri
"Aşk ne papaza, ne de şeytana acır; o yaş gözetmez, hepimiz onun esiriyiz! "
Kadın, bazen kendi kendine sorar:
-Beni bu adama bağlayan ne?
Dünyada en büyük zafer, insanın kendisine karşı kazandığı zaferdir.
Yalnız bir düşünceye saplanmış olan aklı, başka hiçbir şeyi kabul etmiyordu ve ben, yanı başında oturduğum halde, onun gözünde yoktum￼￼.
"sen de bilirsin ki, dünyada en büyük zafer, insanın kendisine karşı kazandığı zaferdir."
"insan her şeyi, harcadığı gayretle ölçer."
"geleceğin büyük sevincini bekleyen bir yürekle yaşamak ne iyi!.."
"bütün dünyayı sadece bir seyir yeri sayan insanlar için, düşen komşusu gülünçtür."
Beni bu adama bağlayan ne ?
Kalbi , hüzünlü bir şeklide cevap verir:
Alışkanlık
Kadın tekrar sorar:
Peki,ya sevgi nerde ?
Kalbi bu soruya cevap vermez
Kadın üşür, kederlenir... O yalnızdır
"baharın ilk çiçekleri önce insanın ruhunda, ancak bundan sonra da kırlarda açıyor."
"En fazla kötülüğe sebep olan şey de yine bilgisizliktir zaten! İnsanlar, 'Ah ben bilmiyordum, bunu yaparken bir kötülük düşünmedim' deyince her şeyin yoluna gireceğini sanıyorlar."
"sanki hayat bakımından insanın ne önemi var! mühim olanı sadece insanın ruhudur. şu insanlar ne sıkıcı mahluklar!"
Kimse tarafından anlaşılmamış, her şeye yabancı, bilmediğim bir yaşayışın kudretli gürültüsüyle sersemlemiş olan ben; acaba şu kuvvetli, güzel vücutlu soytarı gibi, sakin sakin gülümseyerek, yalnız kendi dostluğumun içine kapanmış bir halde yaşayabilir miydim?
İyi,iyi ama ,ne vereyim? Aşk mı? Benim yardımım olmadan da seni seviyorlardı. Altın mı? Sana bunu teklif etmem ,senin köle olmanı istemem .Zenginlik köleliktir. Güzellik mi? Fakat sağlık gibi güzellik de sende zaten var.
Dünyada kötülükten sonra en fena şeyin bilgisizlik olduğunun farkında değil misin? En fazla kötülüğe sebep olan şey de bilgisizliktir zaten!

Soytarı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kuzey Yayınları'nın ilk baskısında (Mart 1985) piyasaya sürülmüş olan Soytarı, bir şekilde benim kütüphaneme girmiş ve o eski sayfalarının arasında bir kez daha kaybolarak büyük bir zevkle okuduğum Gorki başyapıtıdır. Çevirisi, Hasan Ali Ediz’in o akıcı, muhteşem 1985 Türkçesi ile yapılmış ve toplamda 123 sayfa olan bir kitaptır. Kitap ile ilintili bu bilgileri verdim çünkü sitede de ekli olan “Engin Yayıncılık” tarafından piyasada bulunan kitap yine Hasan Ali Ediz çevirisi kullanılmasına rağmen 336 sayfa olarak yayımlanmıştır. Acaba kısaltılmış metnini mi okudum diye yola çıkarak yaptığım araştırmalardan sonra gördüm ki Maksim Gorki’nin hikâyelerinin yanısıra başka yazarların farklı hikâyelerinin de mevcut olduğu bir yayım olduğunu fark ettim ve okuyacak olan arkadaşların farkında olması gereken bir durum olarak gördüğümden durumu izah etmiş bulundum.

Gelelim kitabın incelemesine. Soytarı, kitabın içerisinde bulunan hikâyelerden sadece birisinin ismidir. Eğer ki ben yayıncı olsaydım ve hikâyelerden birinin adını kitaba verecek olsaydım “Seyirciler” adlı hikâyesinin ismini verirdim. Verir miydim acaba? İşin açıkçası iyi ki de yayıncı ben değildim çünkü isim verme hususunda en güzelini, en etkileyici olanını seçmek neredeyse imkânsız benim nazarımda. Sanıyorum hikâyeler, birazda Hasan Ali Ediz’in çeviride ki başarısından kaynaklı, okurken o kadar net zihninizde canlanıyor ki Gorki’nin betimleme hususundaki başarısına bir kez daha hayran kalıyorsunuz. Gorki, öylesine farklı bir yazar ki sadece 2 sayfalık bir hikâyede bile sizi etkisi altına alıyor ve düşüncelere boğuyor. Gerek konu seçimi gerekse olayları gözlemleme bakımından farklı, bir o kadarda yetenekli bir yazar.

Kitapta dönemin toplumsal bozukluklarına ve bireylerin duyarsızlıklarına Gorki’nin olağanüstü gözlem yeteneğinin farkındalığı ile tanık oluyorsunuz. Beni bıraksanız kitabın her bir hikâyesi hakkında sayfalarca yazabilirim. Ancak bu noktada, incelememi burada bitiriyor ve okuyacak olan arkadaşların okuduktan sonraki düşüncelerini sabırsızlıkla bekliyor olacağımı belirtmek istiyorum. Kitabın gereken ilgiyi görmesini temenni ediyor ve ilk defa okuyacak olan o şanslı arkadaşlara da keyifli okumalar diliyorum. (Anıl) 
Uzun süredir inceleme yapmadığımı farkettim ve bu gece bir inceleme yapmaya karar verdim . Soytarı maksim gorki’nin okuduğum ilk kitabı oldu . Ben bu kitabı 1. Baskıdan okudum , kitabın eski görünüşü de hikayeler kadar hoşuma gitti. Bu kitapta iyilik ve kötülük , doğru ve yanlış ön plana çıkmıştır . Bir oturuşta okuyabileceğiniz bir yapıt . Kendi içerisinde ufak ve tatlı hikayelerden oluşmuş, bunlar ders verici niteliktedir. İnsanların duyguları , davranışları , kalpsizliği bütünsel olarak ele alınmıştır . İçerisinde sevdiğim öykülerden birkaçı şunlardır ;
- Soytarı
-seyirciler
-Bir cinayetin hikayesi (Beril ilhan) 

Kitabın Yazarı Maksim Gorki Kimdir?
1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı.

Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti.
Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur.

1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.

Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar.

Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır.

1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.

Maksim Gorki Kitapları - Eserleri
Ana
Ekmeğimi Kazanırken
Benim Üniversitelerim
Arkadaş
Çocukluğum
Üçler

Foma
Özgürlük
Soytarı
Bozguncu
Fırtınanın Habercisi
Taşralı Oblomov Matvey Kojemyakin 1. Cilt
Taşralı Oblomov Matvey Kojemyakin 2. Cilt

Mujik
Yol Arkadaşım
Ayaktakımı Arasında
Küçük Burjuvalar
Aşk Rüyası
Yaşanmış Hikayeler
Yararsız Bir Adam

Serçecik
Bozkırda
Ekmek İşçileri
Günlüğümden Notlar
Acı Günler
İnsanlarımız
Tolstoy'dan Anılar

Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (1. Cilt)
Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (2. Cilt)
Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (3. Cilt)
Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (4. Cilt)
Makar Çudra - Çelkaş - Yol Arkadaşım
Edebiyat Yaşamım
Hainin Anası

Zulüm
Öyküler
Sıkıntı
Seçilmiş Öyküler
Halkın İçinde
Amerika’dan İtalya’ya
Seyirciler

Yirmi Altı Adam ve Bir Kız
Matvey Kojemyakin
Üç Uzun Öykü
Artamonovlar
Edebi Portreler
Dede ile Torunu
Güneşin Çocukları Barbarlar

Stepte
Endişe Verici Bir Kitap
Gorki’nin Mektupları
Konovalov
Hapiste
Varenka Olesova
Ana - İki Şehrin Hikayesi

Mujik ve Öyküler
Karşılık Görmiyen Aşk
Lenin'den Anılar
Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi
Danko'nun Yüreği
Çanlar Çalınınca
Sovyet Öyküleri 2

Makar Çudra
Toplu Oyunları 1
Toplu Oyunları 3
Toplu Oyunları 2
Şahin Türküsü
Buzların Çözülüşü
Münzevi

Güneş Çocukları
İki Oyun: Richard Waverly Davası / Sonuncular
Gorki - Otobiyografik Üçleme
Unutulmuş Hayatlar
Sürgün
Körlerin Türküsü
Fırıldaqçı

Mavi Bir Yaşam
İki Arkadaş
Anılar&Mektuplar
Çelkaş
Seçilmiş əsərləri, Birinci cild
Hayat Kadını Tereza

Maksim Gorki Alıntıları - Sözleri
Haklısın, bizimkiler hikaye uydurmada pek ustadır... Hayatında hiçbir güzel şey bulunmayan bir insanın bir hikaye uydurup gerçekmiş gibi anlatmasında ne kötülük var? Anlatır, masalına kendi de inanır, bir parça avunur. Çok insan böyle yaşar. Engel olamazsın buna... (Konovalov)
"... na dinya çewt vıraziya." (Ekmek İşçileri)
Mən dünyaya razılaşmamaq üçün gəlmişəm (Seçilmiş əsərləri, Birinci cild)
Ruslar, çalışmaya hayrandır, ama ona inanmazlar. Hareketli bir yazar, örneğin bir Jack London, Rusya'da çıkamazdı. (Edebiyat Yaşamım)
“Sıcaktan, gürültüden ve yorgunluktan bunalmış, sırtlarındaki paçavraları sürükleyerek sağa sola koşuşan insancıklarla; kocaman gövdeleri güneş altında parıl parıl parlayan makineler arasındaki ayrım korkunçtu. Oysa bu makineleri insanlar yaratmıştı. Üstelik onları harekete geçiren şey de, motordan önce yine insan gücüydü.”.. (Çelkaş)
--- Ne kadın be, diye mırıldandı Mişa. Nasıl çalışmış ömür boyu, nasıl sevmiş. Basit ama dokunaklı bir hikaye...!" (Sürgün)

Gençliğin verdiği çoşkunlukla kişiliği yepyeni hislerle dolup taşıyordu... (Sürgün)
"Tüm insanlar yeryüzünde fazlalıktır. " (Ayaktakımı Arasında)
Hepimiz birbirimize hiç değilse görünüşte inanıyorduk. İçten inanmaya gelince, biz kendimize bile zor inanıyorduk. (Şahin Türküsü)
“İnsan uzun yaşamaya değil de elden geldiğince çok yaşamaya bakmalıdır.Beş şişe kırmızı şarap yerine bir şişe şampanya içmek hiç kuşku yok ki, daha iyi idi.” (Aşk Rüyası)
Bəli...İnsana inanmayın! Çünki o həmişə özündən danışdıqda, yalan danışır! Bədbəxtliyə düşəndə də yalan danışır ki, özünə qarşı çox mərhəmət hissi oyandırsın, xoşbəxt olanda da yalan danışır ki, ona daha çox həsəd aparsınlar, hər bir halda yalan danışır ki, özünə qarşı diqqəti artırsın.. (Fırıldaqçı)
belki de düşünce,maddenin bir tür rahatsızlığıdır... (Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (4. Cilt))
" Çok inançlısın dostum, inanıyor ve güveniyorsun. Ama insanlar çiğ süt emmiştir; onlara güvenmek, onlara inanmak akıl kârı değildir, tehlikelidir, anlayacaksın." (Ekmek İşçileri)

Beni hayatın aşkı mahvetti... Hayatı sevdiğim için bir budalaymışım ben... (Arkadaş)
Hepimiz birer kahramanız, diyordu, çünkü ölüme mahkûm olduğumuzu kafamızdan atmayı becerebiliyoruz. (Karşılık Görmiyen Aşk)
Denizde yangın var! (İnsanlarımız)
Bizi kandırmak için Tanrı'yı bile araç olarak kullanmaktan çekinmiyorlar.
Ruhumuzu öldürmek istediklerinde onu, yalan ve iftira içinde bırakıyorlardı.
''Bir politikacı, dinden bahsediyorsa bil ki birilerini kandırmaya çalışıyordur.'' (Halkın İçinde)
Yaşam kitaplarda asla gerçekte olduğu gibi tasvir edilmez... (Küçük Burjuvalar)
"Her sabah nereye gittiğini bilmeden
bir işe giden,
her akşam nereden çıktığını bilmeden
bir işten çıkan,
sevmediği hayatı yaşayan,
sevmediği işi yapan,
sevmediği kişilerle yaşayan,
kalabalıklar yüzünden yaşamaya karşı
ne bir sevgi, ne de bir sevgisizlik
işareti olmadan gelip geçen...

Her akşam evinin dört duvarı arasına
sanki bir mezara girermiş gibi giren, gecelerini bir sıkıntı yorganının altında
yalnız ya da yanındaki yabancı gövdeyle geçiren bütün ölü kentlerin,
ölü doğmuş çocukları!

Size bu ölü yaşamı hazırlayan
"sermaye sahibi egemen sınıftır",
bu acımasız oyunun varlığı
siz izin verdiğiniz sürece sürecektir." (Günlüğümden Notlar)
Yaşam kitabının bir sayfası daha okundu. (Klim Samgin'in Yaşamı 40 Yıl (3. Cilt))

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/soytari-maksim-gorki-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)