# Submission - Michel Houellebecq Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Submission kimin eseri? Submission kitabının yazarı kimdir? Submission konusu ve anafikri nedir? Submission kitabı ne anlatıyor? Submission PDF indirme linki var mı?  Submission kitabının yazarı Michel Houellebecq kimdir? İşte Submission kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/submission-michel-houellebecq-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-19T05:00:15+03:00
- Güncelleme: 2022-05-19T05:00:15+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/19/michel-houellebecq-kimdir-michel-houellebecq-kitaplari-ve-sozleri-225844.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Michel Houellebecq 
 Orijinal Adı: Submission 
 Yayın Evi: Kindle 
 İSBN: 9782081354807 
 Sayfa Sayısı: 257 
--reklam--
Submission Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
In a near-future France, François, a middle-aged academic, is watching his life slowly dwindle to nothing. His sex drive is diminished, his parents are dead, and his lifelong obsession – the ideas and works of the nineteenth-century novelist Joris-Karl Huysmans – has led him nowhere. In a late-capitalist society where consumerism has become the new religion, François is spiritually barren, but seeking to fill the vacuum of his existence.

And he is not alone. As the 2022 Presidential election approaches, two candidates emerge as favourites: Marine Le Pen of the Front National, and Muhammed Ben Abbes of the nascent Muslim Fraternity. Forming a controversial alliance with the mainstream parties, Ben Abbes sweeps to power, and overnight the country is transformed. Islamic law comes into force: women are veiled, polygamy is encouraged and, for François, life is set on a new course.

Submission is both a devastating satire and a profound meditation on isolation, faith and love. It is a startling new work by one of the most provocative and prescient novelists of today.
--reklam--
Submission Alıntıları - Sözleri
.
Umutsuzluğa kapılan insanlara tek şeyin okumak olduğunu düşünmek bile şaşırtıcıydı.

...
.
Edebiyat gibi, müzik de sizi ani bir duyguya boğabilir, sizi mutlak bir kedere ya da coşkuya sevk edebilir.

Edebiyat gibi resim de insanı şaşırtma ve dünyayı yeni bir gözle görmenizi sağlama gücüne sahiptir. Ama yalnızca edebiyat, tüm zayıflıkları ve büyüklükleri, sınırlamaları, küçüklükleri, saplantıları, inançları ile bir bütün olarak başka bir insan ruhuyla temasa geçmenizi sağlayabilir; hareketli, ilginç, heyecan verici veya tiksindirici bulduğu her şeyle...

...
.
Hayatta bir şeye ilgi duymalısın, dedim kendi kendime. Beni neyin ilgilendirebileceğini merak ettim, artık aşkla işim bitmişti.

Belki şarap tadımı kursuna gidebilirim ya da maket uçak toplamaya başlayabilirim.

...
.
Geçmiş her zaman güzeldir. Yani, bu konuda, gelecek. Yalnızca şimdi acı verir ve biz onu bir ıstırap apsesi gibi taşırız, şefkatimizi mutluluk ve huzurun iki sonsuzluğu arasında...

...
.
İnsanlara çaresizlik içinde kalan tek şeyin okumak olduğunu düşünmek bile şaşırtıcıydı.

...
.
İnsanların hayatları hakkında gerçekten hiçbir şey yapamazsınız; ne dostluk ne merhamet ne de durumların zekası hiçbir işe yaramaz.

İnsanlar kendi talihsizliklerinin mekanizmasını üretirler, onu hemen kurarlar ve mekanizma ister istemez dönmeye devam eder. Garip bir hata ile, karışımda hastalık olduğunda birkaç hata, ama sonuna kadar, son saniyeye kadar dönüyor.

...
.
İnsanlara çaresizlik içinde kalan tek şeyin kitap okumak olduğunu düşünmek bile şaşırtıcıydı.

...
.
Telefonda konuştuğumuzdaki yakınlık hissi çok şiddetliydi ve sonrasında oluşan boşluk çok acımasızdı.

...
Geçmiş daima güzeldir, gelecek de öyle, insanın canını acıtan, iki sonsuz mutluluğun arasında size eşlik eden, bir çıban gibi yanınızda taşıdığınız şimdiki andan başka bir şey değildir.
.
Mutluluk kaybı beklentisi yaşamaktan alıkoyuyor.

...
.
Ayrılık, iç içe gözlerimizde ölüm, bedenlerin yavaş yavaş boşanması...

...
.
Diğer insanları anlamak, kalplerinde saklı olanı bilmek zordur ve alkolün yardımı olmadan bu asla yapılamaz.

...
.
Kendim için yaşayamazdım ve başka kimin için yaşamak zorundaydım?

...
.
Başyapıtı bir çıkmaz sokaktı - ama bu herhangi bir başyapıt için doğru değil mi?

...
--reklam--
Submission İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Çeviriye Dair: Kitaba dair zihnimdekileri toparlayana kadar çevirisi ile ilgili bir kaç şeyi önden yazmak istiyorum:

Bilmediğim bir dilde yazılmış bir kitaptaki çeviri hatalarından/tercih sorunlarından bahsedeceğim. Peki buna nasıl cüret ediyorum? Türkçe okuduğum metindeki sorunları fark edip üzerine düşünerek. Cümleyi defalarca okuyup anlamayınca, önce İngilizce çevirisine, sonra Fransızca özgün haline baktım. Google Translate ve sözlük sitelerinin yardımıyla cümleyi sonunda anlayınca çevirinin o kısmının sorunlu olduğuna kanaat getirdim.

Kitabımız İthaki Yayınları’ndan Şubat 2021’de ilk baskısı yapılan Michel Houellebecq’in İtaat’i (Soumission), çevirmen Başak Öztürk:

Sayfa 12:
Özellikle de, neredeyse her sene bir dostum olurdu - ya da o zamanlar dendiği gibi (belki hâlâ öyle deniyordur) kız arkadaşlarım.

Özgün metin:
Surtout, j’avais eu des maîtresses – ou plutôt, comme on le disait à l’époque (et comme on le disait peut-être encore), j’avais eu des copines – à raison d’à peu près une par an.

İngilizce çevirisi:
Mostly I had mistresses – or rather, as people said then (and maybe still do), I had girlfriends, roughly one a year.

Ben Türkçe çeviriyi okuyunca önce neden “dostum” dediğini anlamadım, sonra aklıma geldi bunun Türkçe argoda metres demek olduğu. Ama ne gerek var çağdaş bir çeviride çok eski bir argo ifadeyi kullanmaya. “Metres” daha anlaşılır değil mi? Zaten çevirmen aynı sözcüğü 145. sayfada “metres” olarak çevirmiş.

Sayfa 39:
Yani bu kadın aday sonuçlar üzerinde hiç olmadığı kadar etkiliydi.

Özgün metin:
Celle-ci, donc, jouait une très grosse partie – la plus grosse partie de sa vie, sans aucun doute.

İngilizce çevirisi:
So Ben Abbes was playing for high stakes – no doubt the highest stakes of his life.

Burada bahsedilen aday Mohammed Ben Abbes. Yani bir erkek ama Türkçe çeviride “kadın aday” diyor. Okur olarak ister istemez kafanız karışıyor ve araştırıyorsunuz. Sorun şu: Özgün metindeki “sa vie” ifadesi “onun hayatı” demek ama “sa” dişil bir zamir, dolayısıyla çevirmen, adayı kadın sanıyor. Ama Fransızcada ses uyumu önemli. Alıntılıyorum: “Ses uyumu nedeniyle iyelik sıfatı bir sesli harfle başlayan isimden önce geliyorsa tüm dişil iyelik sıfatları eril olur.” Dolayısıyla ortada bir kadın aday yok, önceki sayfada belirtildiği üzere müslüman bir erkek aday var. Özgün metindeki ek cümlenin çevrilmemesine hiç girmiyorum.

Sayfa 200:
Öğrenciler şimdi elbette türbanlıydı, genellikle beyaz türban takıyorlardı ve kemerlerin altında ikili üçlü gruplar halinde dolaşıyorlardı, bu bana biraz bir manastırı anımsattı, en azından genel izlenim inkâr edilemez biçimde çalışma üzerineydi.

Özgün metin:
Les étudiantes étaient maintenant, bien entendu, voilées, en général voilées de blanc, et se promenaient à deux ou trois sous les arcades, cela faisait un peu penser à un cloître, enfin l’impression d’ensemble était indéniablement studieuse.

İngilizce çevirisi:
Nowadays, of course, all the female students wore veils, mainly white veils, and as they strolled in groups of two or three under the arcades, the place had the look of a convent – at any rate, the overall impression was undeniably studious.

Gördüğünüz üzere Türkçe çevirideki “çalışma üzerineydi” ifadesinden bir şey anlaşılmıyor. İngilizce çevirisi ve özgün metin üzerinde biraz çalışınca sözcüğün “çalışkan, çalışmayı seven, akademik; özenli, titiz” anlamları olduğu görülüyor. Yani ortam “inkar edilemez biçimde akademik” görünüyordu.

Sayfa 203:

Bir başka makalede zenginliğin eşitsiz bir şekilde dağıtılmasından yana olduğunu açık bir şekilde ifade ediyordu. Gerçek bir Müslüman toplumda sefalet sona ermeliyse de (fitre ve zekât İslamın beş şartından birini oluşturuyordu) bu, katlanılır bir fakirlik içinde yaşayan büyük halk kitleleri ile lüks hayatın ve sanatın ayakta kalmasını garanti altına alan büyük harcamaları yeterince yapabilmesi için küçük zengin azınlık arasındaki belirgin farkın tam olarak kapanmasına izin vermemeliydi.

Bu alıntının özgün metnini ve İngilizce çevirisini paylaşmama gerek yok. Az çok anlaşılıyor ama daha iyi anlamak için özgün metne ve İngilizce çevirisine baktım, anladığım şu:

Bir başka makalede zenginliğin eşitsiz bir şekilde dağıtılmasından yana olduğunu açık bir şekilde ifade ediyordu. Gerçek bir Müslüman toplumda sefalet sona ermeliyse de (fitre ve zekât İslamın beş şartından birini oluşturuyordu) zengin azınlığın, lüks hayatın ve sanatın ayakta kalmasını garanti altına alan büyük harcamaları yeterince yapabilmesi için katlanılır bir fakirlik içinde yaşayan büyük halk kitleleri ile bu küçük zengin azınlık arasındaki belirgin farkın tam olarak kapanmasına izin verilmemeliydi.

Bunların yanında “taramalı tüfek” (makineli tüfek) ve “yirmi seneden beri” (yirmi senedir) gibi ufak tercih hataları da var.

Özetle:
Bence bu sorunların hepsi iyi bir editörlük ve son okuma ile çözülebilirdi. Çünkü ben de sadece okuyarak fark ettim. Bana göre kitabın genelinde çok akıcı bir çeviri yapan çevirmenimiz Başak Öztürk’ün bu sorunlarla ilgili sorumluluğu düzeltiyi yapan Emirhan Burak Aydın’dan daha az. Ya da bütün sorumluluk çevirmen ve editörlere işlerini layıkıyla yapacak zamanı vermeyen yayınevinde. (Bülent) 
Houellebecq'in İslamfobik düşünceler etkisiyle yazdığı siyasî bir hiciv,gri bir distopya,kışkırtıcı bir eser.Hem Fransızların korkularını gündeme getirmiş hem de ilginç bir siyasi model canlandırmış yazar.2022 seçimlerini Müslüman Kardeşler adayı Ben Abbes'in kazanış sürecini,sürece giden yolu ve sonraki değişim evresini hayatta tutunacak dalı olmayan kırķlı yaşlarında bir profesör olan François'nın bakışaçısı ile anlatmış yazar.Toplumların nasıl hızla dönüştüğüne şahit olduğumuz kitapta hem siyasi bir kurgu,distopya okuyoruz hem de François'in yaşamındaki yenilikleri,dönüşümleri okuyoruz.Şeriatın gelmesiyle birlikte François'e ilginç bir teklif yaparlar,sonrasında onun verdiği karar da insanın değişken yapısının,düzene teslim olan yapısının bir göstergesi idi.Kitabı çok sevdim,siyasi kurgulardan hoşlananların begeneceğini düşünüyorum.Eserdeki cinsel ögeler az değil.Rahatsız olanlar için. (Devrim Özgür) 
Michel Houellebecq bu kitabında siyasi bir hiciv yapıyor. Fransız siyasetinin toplumun ihtiyaçlarına ve toplumun çıkarına uzaklaşmışlığını alaya alıyor. Tabi aynı zamanda Fransız toplumunun göçmenler yoluyla dokusunun bozulduğundan da şikayet ediyor. Fransa'daki göçmen Arapların modern öncesi dini ve toplumsal hiyerarşik anlayışları sayesinde gösterdiği hızlı üreme ve dışardan petrol zengini Arapların ekonomik çöküntü içindeki Fransa'yı sermayeleriyle dönüştürmesi sayesinde yavaş yavaş ele geçirebileceğini göstermeye çalışıyor.
Fransız ulusunun ve Fransız değerlerinin yokolma tehdidi altında olduğunu göstermeye çalışıyor.Irkçı ,Xenofobik ve kadın düşmanı bulabilirsiniz ama bazı haklı noktalara işaret etmediğini düşünmüyorum.
Daha geniş incelememi linkte bulabilirsiniz: https://youtu.be/8oSOscXSGTg (Fahri Çekirge) 
--reklam--
Submission PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Michel Houellebecq - Submission kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Submission PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Michel Houellebecq Kimdir?
Son yıllarda Fransa'da tartışmasız en çok okunan yazar olan Michel Houellebecq, 1956 yılında Réunion Adaları'nda doğdu. Büyükbabası ve babaannesi tarafından Crecven-Brie'de yetiştirildi. Ziraat mühendisliği okudu, 1978 yılında da yazmaya başladı. Şu anda İrlanda'da yaşıyor. Houellebecq'in Rester vivant, Le sens du combat, Renaissance adlı şiir kitapları, Interventions adlı deneme kitabı, Temel Parçacıklar ve Kuşatılmış Yaşamlar, Plateform adlı romanları vardır. Yazar ayrıca, Georges Pompidou Merkezi'nde gerçekleştirilen hareketli ve sesli enstalasyonun kitapçığı olan Opéra Bianca'ya, H. P. Lovecraft adlı biyografiye, Lanzarote adlı bir anlatı-fotoğraf kitabına imza atmıştır. Ülkesinin dışında çağdaş Fransız romancılar kuşağının önemli bir temsilcisi olan Houellebecq'in romanları yaklaşık otuz dile çevrilmiş, dünyanın pek çok yerinde büyük bir ilgiyle karşılanmıştır; Kuşatılmış Yaşamlar ise, artık bir kült kitap haline gelmiş durumdadır.
--reklam--
Michel Houellebecq Kitapları - Eserleri
Kuşatılmış Yaşamlar
Temel Parçacıklar
Harita ve Topraklar
Submission
--reklam--
Michel Houellebecq Alıntıları - Sözleri
“Bir süpermarket reyonunda selofan kâğıdına sarılmış bir piliç budu gibi hissediyorum kendimi." (Kuşatılmış Yaşamlar)
"Kendimi çok dipte hissediyor değilim, daha çok etrafımdaki dünya bana yüksek görünüyor." (Kuşatılmış Yaşamlar)
Sürüp giden can sıkıntısı dayanılacak bir durum değildir: Er ya da geç gerçek bir acının algılanışına dönüşecektir; bu da insana iyice acı verecektir; işte bana olan da tam olarak bu. (Kuşatılmış Yaşamlar)
.
Başyapıtı bir çıkmaz sokaktı - ama bu herhangi bir başyapıt için doğru değil mi?

... (Submission)
"Bir insanı tanımlayan şey nedir? Durumunu öğrenmek istediğimizde, bir insana ilk olarak ne sorarız? Bazı toplumlarda, önce evli çocuklu olup olmadığı sorulur; bizim toplumlarımızdaysa, öncelikle meslek sorulur. Batı insanını her şeyden önce tanımlayan şey üretim sürecindeki yeridir, yoksa üremeyle ilgili durumu değil. (Harita ve Topraklar)
.
Hayatta her şey olabilir, özellikle hiçbir şey!

... (Kuşatılmış Yaşamlar)
"Bir amaca yönelik yaşam, anılara pek yer vermez " (Temel Parçacıklar)
"Kırk yaş bunalımın kurbanı olan bir erkek yalnızca yaşamak, biraz daha yaşamak ister; küçük bir uzatma ister" (Temel Parçacıklar)
.
Telefonda konuştuğumuzdaki yakınlık hissi çok şiddetliydi ve sonrasında oluşan boşluk çok acımasızdı.

... (Submission)
Dünya, bizim onun hakkında bildiklerimizin toplamina eşit. (Temel Parçacıklar)
.
İnsanlara çaresizlik içinde kalan tek şeyin okumak olduğunu düşünmek bile şaşırtıcıydı.

... (Submission)
.
Kendim için yaşayamazdım ve başka kimin için yaşamak zorundaydım?

... (Submission)
Eski Mısır' da firavunların tanrılastirilmalarindan beri, insanlık tarihinde hiçbir şey, Avrupa ve Amerika gençliğinin " rock starlara" beslediği derin hayranlıkla karşılaştırilamaz. (Temel Parçacıklar)
Olacak şey değil, gerçekten olacak şey değil.En değersiz hayvan türlerinin bile yok olması binlerce, kimi zaman milyonlarca yıl alırken, işlenmiş ürünler birkaç gün içinde yeryüzünden silinebiliyorlar , onlara ikinci bir şans verilmiyor.. (Harita ve Topraklar)
Bu dünyanın, daha fazla bilgi dışında her şeye ihtiyacı var. (Kuşatılmış Yaşamlar)
"uzun yıllar sonra küçük burjuvaların dünyasının, memur ve orta halli yöneticilerin dünyasının, o dönemde hippilerin temsil ettiği marjinal gençlerin dünyasından daha hoşgörülü, daha konuksever ve daha açık olduğunu anlayacaktı" (Temel Parçacıklar)
Bu dünyayı sevmiyorum. Kesinlikle sevmiyorum. (Kuşatılmış Yaşamlar)
Zor olan, kurallara göre yaşamanın tam olarak yeterli olmaması. (Kuşatılmış Yaşamlar)
.
İnsanlara çaresizlik içinde kalan tek şeyin kitap okumak olduğunu düşünmek bile şaşırtıcıydı.

... (Submission)
Çocuklar büyüklerin kendileri için yaptıkları dünyaya katlanıyorlar, ellerinden geldiğince uyum sağlamaya çalışıyorlar, sonra, genellikler, tam bir benzerini yapıyorlar. (Temel Parçacıklar)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/submission-michel-houellebecq-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)