# Suçlanan ve Aklanan Yazılar - Aziz Nesin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Suçlanan ve Aklanan Yazılar kimin eseri? Suçlanan ve Aklanan Yazılar kitabının yazarı kimdir? Suçlanan ve Aklanan Yazılar konusu ve anafikri nedir? Suçlanan ve Aklanan Yazılar kitabı ne anlatıyor? Suçlanan ve Aklanan Yazılar kitabının yazarı Aziz Nesin kimdir? İşte Suçlanan ve Aklanan Yazılar kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/suclanan-ve-aklanan-yazilar-aziz-nesin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-16T12:00:40+03:00
- Güncelleme: 2022-02-16T12:00:40+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/16/aziz-nesin-kimdir-aziz-nesin-kitaplari-ve-sozleri-153863.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Aziz Nesin 
 Yayın Evi: Nesin Yayınevi 
 İSBN: 9786055794729 
 Sayfa Sayısı: 296 

Suçlanan ve Aklanan Yazılar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
O günlerde gazetelerin çoğu iki yanlı oynamaktaydılar; hem türlü çıkarları yada korkuları yüzünden iktidarı okşuyorlar hem de satış sağlamak için muhalefeti elden bırakmak istemiyorlardı. Hatta aynı gazetede aynı gün, imzasız başyazıda inançlarına aykırı olarak iktidarı destekleyip imzalı yazılarında da muhalefet yapan gazeteler vardı. Böylece iktidarı tutmuş görünerek baskıdan korunuyor, iktidarın nimetlerinden çöpleniyor, sözde muhalefet yaparak da hem satış sağlayıp geçimlerini hem de ilerici aydın durumlarını sağlamış oluyorlardı.

Suçlanan ve Aklanan Yazılar Alıntıları - Sözleri
(4.12.1946’da TBMM’de Cemil Sait Barlas’ın,
“İstanbul’da değil şu ve bu partiye mensup gazeteler
hatta kökü dışarıda olan Markopaşa bile çıkıyor,”
sözüne karşılık Aziz Nesin, 16.12.1946’da
yayımlanan Markopaşa’nın 3. sayısında
“Topunuzun Köküne Kibrit Suyu” başlıklı siyasi mizahın
parlak örneği olan bir polemik yazısı kaleme alır.)

“Milletvekili Cemil Sait Barlas’a pulsuz mektup.

Sayın demeye dilim varmıyor sana.
Yabancı ideoloji diye bir garibe icat ettiniz.
Bütün dünya size pabuçlarıyla güldü.
Bugün sayenizde maskaraya dönen demokrasiyi,
acaba bey pederiniz mi icat etmişti?

Yabancı sermayeye, kapıları ardına kadar açarak, kul köle oldunuz.
Buna karşılık fikre ve ilme gümrük duvarları çektiniz.
Bu marifetleriniz yetişmiyormuş gibi şimdi de bir kök tutturmuşsunuz:
Kökü dışarıda, kökü içerde, kökü havada ve sizler gibi kökü suda…
Çok muzip adamsın vesselam, nerden bulursun bu acaiplikleri?

Şu kalemi tutan elim, yeryüzünde hiçbir şey yapamamış bile olsa,
seçimde sana oy vermediği için en kutsal görevini yapmış sayılır.

Neden bizim kökümüz dışarıda?
Biz hürriyetin yüzüne çul mu örttük?
Biz, cebimizde firar pasaportları ve sahte nüfus kağıtları mı taşıyoruz?
Cüzdanlarımızda yabancı bankaların hesap defterleri mi var?

Ellerim mutludur Cemil Saat Barlas, sana oy vermediler.

Neden kökümüz dışarıda?
Tapuları karımızın üzerine yapılmış apartmanlarımız mı var?
Biz bu millete uşaklarımızla, dalkavuklarımızla, metreslerimizle mi bağlıyız?
Biz bu vatana, apartmanlarımızın oturduğu toprak parçasıyla mı bağlıyız?

Ellerim mutlu Cemil Sait Barlas, sana oy vermediler.

Biz örneğini çok gördüğümüz, hergün kulağımıza bir haberi
uçurulan dayak, yağma, talan, ölüm, zindan ve sürgün bahasına da olsa,
milletin çıkarına olan gerçekleri söyleyeceğiz.
Bunun için mi kökümüz dışarıda?

Ellerim huzur içinde, sana oy vermediler Cemil Sait Barlas!

Yasama dokunulmazlığının arkasına gizlenip size taş atmadığımız halde
üzerimize sıçratmak istediğiniz iftiralarınız boşunadır.
Millet, verdiğiniz afyonlara karşı bağışıklık kazandı, yutmuyor artık!

Bizim ne yasama dokunulmazlığımız,
hatta sayenizde ne de yasal dokunulmazlığımız var.
Bütün gayretlerinize rağmen millet, kökü çürük olanları da,
kökü kurtlu olanları da, köksüz olanları da biliyor.

Ellerim rahattır Cemil Sait Barlas, sana oy vermediler!

Vatan, millet, namus gibi kutsal kelimelerin anlamlarıyla değil,
yalnız sözleriyle milleti, en duyarlı yerinden avlamak isteğiyle,
keselerine ve çıkarlarına köle yapmak isteyen ve
bize kökü dışarıda diyenlerin kökleri kurusun,
topunuzun köküne kibrit suyu!

Ellerim mutlu…

Ellerim… Ya sen Cemil Barlas?”
En büyük dileğim, yirmiiki yıl önce yazılmış bu yazıların en kısa zamanda yurdumuzda artık güncellik değerlerini yitirerek eskimeleridir.
"İnanç...Bunu anlıyorum.inandığını savun; korkuyorsan hiç değilse sus! ama yeniye yaranmak için dün evliya dediğine bugün alçak , hırsız deme."
Atatürkçülüğün ilkeleri, devrimcilik, halkçılık , devletçilik , ulusalcılık , cumhuriyetçilik, laikliktir.Biz bu ilkelere sonuna dek , candan bağlıyız.Hergün olayları bu ilkelerin ışığında yorumlayacağız , yazılarımızı , bu ilkelerden en küçük ödün vermeden, kaytarma payı bırakmadan yazacağız.
 Bir kişi hem liberalizmi savunur, hem de Atatürkçü olamaz; Atatürkçülük Devletçilik'tir.
 Bir kişi hem osmanlıcayı , mecelleyi savunur , her alanda doğulu kalmakta direnir , hem de Atatürkçü olamaz; Atatürkçülük Devrimcilik'tir.
 Bir kişi , Mevlevi ayinleri yapılmasından yana , Hacıbektaş'ı yasaklarsa ,Kuran'ın türkçeleşmesine karşıysa , din azınlıklarına hak tanımazsa , devlet işine din işini karıştırırsa , bu yolla oy avcılığına , böylece halkı aldatmaya kalkarsa , yatırlara bel bağlayanlara göz yumarsa , Atatürkçü olamaz; Atatürkçülük Laiklik'tir.
 Bir kişi , birey zenginliğini yurt gelişmesi ve ulusal zenginlik sanırsa, yurttaş başına düşen ortalama yıllık gelirin altıyüz lira olduğu bir ülkede, devlet eliyle milyonerlerin türemesine yardım ederse , grev hakkına karşıysa, hak ve adalet üzerine gelirin üleşilmesini doğru bulmazsa, sömürülmeden yanaysa, Atatürkçü olamaz; Atatürkçülük Halkçılık'tır.
 İşte durumumuzu , tutumumuzu açıkladık, aramızda gizli kapaklı hiçbişey kalmasın.Bütün olayları bu açıdan görüp göstereceğiz, biçoklarının foyaları da ortaya çıkacak.Bu yüzden de bize şimdiye dek olduğu gibi "solcu" diyecekler.
 Hmen söyliyeyim, ben soldayım, böyle olmakla övünürüm, çünkü yurdumun gerçek gelişmesini , halkımın kalkınmasını solculukta buluyor, buna içten inanıyorum.Yani sosyalistim, türkçesi TOPLUMCUYUM.Atatürkçülük, ancak bu yolla sağlanır.Atatürkçülük yalnız toplumculukla bağdaşır.
"Bence bütün mahkemelerin en yücesi ZAMANdır."
"Beni gazetesinden çıkarması için kendisine yapılan baskılara dayanamayan Akşam gazetesinin sahibi, yazmazsam gazetenin satışı düşeceği kaygısıyla benden eğlendirici gülmece yazıları yazmamı istiyordu.YANİ , BATMAK ÜZERE OLAN BİR GEMİDE GEMİYİ BATMAKTAN KURTARMAYA ÇALIŞACAĞIMIZ YERDE, TEHLİKEYİ SEZDİRMEMEK İÇİN YOLCULARI EĞLENDİREREK OYALAYACAKTIK!
... Baskı arttıkça Akşam gazetesine köşe yazılarımı koymamaya başlamışlardı.beni gazeteden çıkarmıyorlar, aylığımı düzenli ödüyorlar, ama yazılarımı yayınlamıyorlardı.sonu ne olacağı kestirilemeyen o dönemi böylece atlatmak istiyorlardı.oysa her zamandan çok yazmak gereğini duyduğum , YAZMANIN NAMUS BORCU olduğu bir dönemdi.
"Gelen, gideni aratır; çünkü gidenlerin en sürüngen artıkları. türlü yollarla yeni gelenin içine sızmasını , süzülmesini çok iyi becerirler."
"İnsanların kendi kaderlerine bırakıldığı , tesadüflerin oyuncağı yapıldığı , düzensiz toplumlarda, insanlar gerçek değerlerini kazanamazlar."
"Gerçek demokrasinin ilk koşulu , güven altına alınmış toplumsal adalettir.Bir ülkede toplumsal adalet yoksa, orada demokrasiden söz etmek sömürgenlerin halkı kandırmaca oyunudur.Bir ülke hangi ölçüde toplumsal adalet ölçüsüne yaklaşabilmişse , o ölçüde demokratiktir.Nitekim bugune dek toplumsal adaletin en ilkel koşulları yerine getirilmediği için, Türkiye' de BİR SAAT BİLE demokrasi olmamıştır.
"Zenginlik sermaye birikimidir; uygarlık kültür birikimidir.Bizde böyle birikimler olmadığı için de , toplumumuz tutarsızdır.
 Ulusal zenginliğin , uygarlığın birikim demek olduğu bizde , daha 19. yüzyıl sonunda anlaşılmıştır.Ama bu bir TERS anlamadır.Bizde bu birikim , devlet gücüyle zengin yetiştirmek diye anlaşılmıştır.TERS işleyen mantık şudur: 'Yurdun kalkınması için zenginlik gerekir. Bizde kendiliğinden zengin yetişmediğine göre , devlet yardımıyla zengin yetiştirmeli , sermaye birikimi saglanmalıdır.'
 ...Devlet zengin yetiştirmeye kalkarsa kimleri seçer? Elbet kendisini devlet yapanları, kendinden olanları... "
"Bütün mahkemelerin en yücesi zamandır."
Peki, sen ne istiyorsun? Sertlik daha mi iyi? Bu sertlik böyle sürsün de parti kavgalarıyla yurttaşlar birbirlerine mi düşsünler?

Aklı başında hiçkimse bunu istemez. Ama bizi şaşırtan, neye dayandığı belli olmayan bu bir gece içindeki değişmedir. Sert dedikleri muhalefetin basındaki yansıması olarak, o muhalefete biçim veren kendileri değil miydi?
"Zenginlerin bazı partilere para yardımı yaptıklarını
söylediniz. Bunlar talana alışmışlardır. Zenginler iktidara geçecek hükümetten bir şey bekliyorlarsa müsaade etmeyeceğiz, dediniz. Bir parti iktidara geldikten sonra bu nasıl olacak, kim müsaade etmeyecek?"
"Atatürkçülüğün ilkeleri, Devrimcilik, Halkçılık, Devletçilik, Ulusalcılık, Cumhuriyetçilik, Laikliktir. Biz bu ilkelere sonuna dek, candan bağlıyız. Hergün olayları bu ilkelerin ışığında yorumlayacağız, yazılarımızı, bu ilkelerden en küçük ödün vermeden, kaytarma payı bırakmadan yazacagiz."

Suçlanan ve Aklanan Yazılar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Takdir Halkımındır!: Merhaba Sevgili Okur ve Yazarlar;

Aziz Nesin'in 27 Mayıs sonrası yazdıkları yazılar,ona isnat edilen suçlar ve bu suçlamalar karşısında o zamanın basınının Aziz Nesin aleyhinde yazılan yazılardan oluşan Suçlanan ve Aklanan Yazılar eseri ile Aziz Nesin'i tanımaya, okumaya, anlamaya devam ediyoruz. Eser içinde yazılan yazılar Aziz Nesin'e suç isnat edilen Tan gazetesi fıkraları (Köşe Yazıları) olması sebebi ile yazar eseri aslında halkın takdirine bırakmış. Bakın benim yazdığım yazılar bunlar, bana isnat edilen suçlar bunlar ve bana bu suçlamalar olur iken bana ne laflar edildiği ve eden kişiler bunlar diyerek bizlere o dönemi hem anlatmış hem de o dönemin kişilerini,anlayışını bir bir göstermiştir.
Aziz Nesin'in 27 Mayıs hakkında ve sonrasındaki düşüncelerini,fikirlerini öğrenebileceğiniz bu eseri onu tanımak, fikirlerini öğrenmek konusunda büyük bir adım olacağını düşünüyorum. Bu kapsamda sizlere tavsiye edeceğim bu eseri muhakkak okuyunuz.
Aziz Nesin'i seversiniz veyahut sevmezsiniz bu Size kalmış. Benim amacım sadece bir insanı suçlar iken veya över iken etrafın verdiği bilgiler ile değil onu dinleyerek, anlamaya çalışarak ona dair bilgileri ilk önce ondan dinleyerek yapmanız olacaktır. Yazarın inancı sizi lütfen etkilemesin. Objektif bir şekilde okumanızı ve kavramanız dileği ile... (Prens Mişkin) 
O günlerde gazetelerin çoğu iki yanlı oynamaktaydılar; hem türlü çıkarları yada korkuları yüzünden iktidarı okşuyorlar hem de satış sağlamak için muhalefeti elden bırakmak istemiyorlardı. Hatta aynı gazetede aynı gün, imzasız başyazıda inançlarına aykırı olarak iktidarı destekleyip imzalı yazılarında da muhalefet yapan gazeteler vardı. Böylece iktidarı tutmuş görünerek baskıdan korunuyor, iktidarın nimetlerinden çöpleniyor, sözde muhalefet yaparak da hem satış sağlayıp geçimlerini hem de ilerici aydın durumlarını sağlamış oluyorlardı. (Neslihan Deniz) 

Kitabın Yazarı Aziz Nesin Kimdir?
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.

Aziz Nesin Kitapları - Eserleri
Zübük
Şimdiki Çocuklar Harika
Ölmüş Eşek
Nazik Alet
Gözüne Gözlük
Biz Adam Olmayız

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
Yol
Yokuşun Başı
Yokuş Yukarı
Sizin Memlekette Eşek Yok mu
Tatlı Betüş
İt Kuyruğu

Koltuk
Toros Canavarı
Pırtlatan Bal
Geriye Kalan
Memleketin Birinde
Havadan Sudan
Gıdıgıdı

Aferin
Surname
Merhaba
Az Gittik Uz Gittik
Ben de Çocuktum
Yüz Liraya Bir Deli
Yedek Parça

Aşkım Dinimdir
Sivas Acısı
Fil Hamdi
Zübüklüğün Sonu Yok
Adamı Zorla Deli Ederler
Anıtı Dikilen Sinek
Kördöğüşü

Bir Sürgünün Anıları
İstanbul'un Halleri
Yurt Gezileri
İhtilali Nasıl Yaptık
Hayvan Deyip de Geçme
Deliler Boşandı
Şehirden İndim Köye

Memurlar Memurlar
Gerçeğin Masalı
Bay Düdük
Hoptirinam
Gol Kralı
Bu Yurdu Bize Verenler
Mahmut ile Nigar

Ah Biz Ödlek Aydınlar
İnsanlar Uyanıyor
Tek Yol
Leyla ile Mecnun
Gözünüz Aydın Efendim
Bir Tutam Aydınlık
Nutuk Makinesi

Hangi Parti Kazanacak
Ah Biz Eşekler
Yeşil Renkli Namus Gazı
İnsanlar Konuşa Konuşa
Büyük Grev
Benim Delilerim
Nah Kalkınırız

Poliste
Damda Deli Var
Şimdi Avrupa
Sosyalizm Geliyor Savulun
Rüyalarım Ziyan Olmasın
Kalpazanlık Bile Yapılamıyor
Okuma Güncesi

En Masumlar İçerde
Rıfat Bey Neden Kaşınıyor
Mahallenin Kısmeti
Yetmiş Yaşım Merhaba
Bütün Oyunları - 1
Bütün Oyunları 2
Halimiz Hal Değil

Borçlu Olduklarımız
Aziz Nesin - Ali Nesin Mektuplaşmaları
Aziz Nesin'den Sıra Dışı
% Kaç Aptalız
Yazarlık, Edebiyat ve Dil Üstüne
Aşk Şiirleri
Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim

Çuvala Doldurulmuş Kediler
Kalem Yapın Beni Kalem!...
Eğitim Üstüne
Batı'ya Giden Yoldayız
Bir Koltuk Nasıl Devrilir
Vatan Sağolsun
Seyyahatname

Türkiye Şarkısı Nazım
Okuduğum Kitaplar
Korkudan Korkmak
Salkım Salkım Asılacak Adamlar
Üçü Birden
Bütün Şiirleri 1
Kazan Töreni

Bütün Şiirleri 2
Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak
Hayvanlar Takımı
Maçinli Kız İçin Ev
Sondan Başa
Sora Sora Cennet Bulunur
Uyusana Tosunum

Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler
Hazret-i Dangalak
Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala
Mum Hala 1
Aziz Nesin'den Darbeler Kitabı
Sanat Yazıları
Gülmekten Öldüren Öyküler-1

Gülmekten Öldüren Öyküler 2
Alamanya Alamanya Bizden Aptal Bulaman Ya
Mum Hala 2
Soruşturmada
Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
Herkesin İşi Gücü Var
Suçlanan ve Aklanan Yazılar

Arkadaşım Badem Ağacı
Bir Dokun Bin Dinle
Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı
Unutulmayan Rüyalar
Bekârlık Sultanlıktır
Irak ve Mısır
Taşlamalar

Çocuklara En Güzel Masallar
Aziz Dede'den Masallar
Nasrettin Hoca Gülütler
Okullar İçin Kısa Oyunlar
Sporcu Milletiz Vesselam
Bursaname - Aziz Nesin'in Bursası
Laiklik, Dincilik ve Atatürkçülük

Bayan Aynur ile Bay Buyur
Bilmem Ne Adası
Bir Vicdan Davası
Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru
Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler
Aşk Öyküleri
Aydınlar Üstüne

Büyüklere Masallar 1
Büyüklere Masallar 2
Türkiye Toplumu ve Demokrasi
Bütün Oyunları - 3
Bütün Oyunları 4
Aziz Nesin - Klaus Liebe Harkort Mektuplaşmaları
Aziz Nesin - Saliha Scheinhardt Mektuplaşmaları

Aziz Nesin - Tahsin Saraç Mektuplaşmaları
Tut Elimden Rovni
Erkek Sabahat
Çiçu
Hadi Öldürsene Canikom
Dört Kitap Tek Ciltte
Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 1

Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 2
Azizname
Saçkıran
Gübre Kralı
Şiirin Tam Zamanıdır
Biraz Gelir misiniz?
Bir Aşk Var Bir De Ölüm

Hoşça Kalın
Bişey Yap Met
Qum Qalalar
Hekayələr
Azîz Nesin - Meral Çelen Mektuplaşmaları
Gülmece Öyküleri 9
Bizim Memleket

Gülmece Öyküleri 5
Gülmece Öyküleri 2
Memleketin Birinde - Hoptirinam
Deniz Aslanı
Baba Mirası
Berber Nonoş
Gülmece Öyküleri 3

Üç Kitap Birarada
Nutuk Makinası, Az Gittik Uz Gittik
Gülmece Öyküleri 8
Aziz Nesin Bütün Kitapları
Kendini Yakalamak
Boyalı Tilki Masalı
İstanbul'dan Ne Haber

Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 2
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 1
Seçilmiş Satırlar
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 3
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 4
Sosyalizm Geliyor Savulun

Aziz Nesin Alıntıları - Sözleri
İslamlıktan sonra da .. şimdi de kız çocukları pek makbul sayılmıyor, başlık parasını saymazsan. Müslümanlarca … (Bay Düdük)
Sen insanların zahirine değil zamirine bak. (Toros Canavarı)
Yoksular yaşamları boyunca yalnız bir kez kolaylık görürler, o da öldükten sonra; cenazeleri hemen kalkar, çabucak. (Ben de Çocuktum)
Muayeneye giren çocuğu, içi kül dolu bir kaba yellendirirlermiş. Yel ne denli çok kül kaldırırsa o denli iyi, o denli yiğitlik sayılıyor. Yel hiç kül kaldırmazsa, çok kötü..." Mangalda kül bırakmaz" sözü, sonradan bir alay sözü olarak kullanılmış olsa bile, kabadayılığı, yiğitliği anlatmak için söylenir. (Yokuşun Başı)
Sen artık bu kitapta: noktaları , virgülleri , satırları taşımıyorsun..
Sen artık bu kitapta : koşmuyor , bağırmıyor , alnını kaşımıyorsun..
 Sen artık bu kitapta yaşamıyorsun. (Aşk Şiirleri)
Ayağını sıcak tut, başını serin,
Kendine bir iş bul, düşünme derin. (Nasrettin Hoca Gülütler)

Önce bir sayımdöküm yapmalıyım
Neleri götüreceğim
Geri dönüp alamam
Kendimden hiç bırakmamalıyım geride
Gölgemi de gölgesizliğimi de
Söyleyemediklerim yazamadıklarım Verilemeyen yanıtlarım
Benimle olmalı üzünçlerim acılarım
Utançlarım gözyaşlarım
Söyletilmeyen şarkılarım
Hiç bir kötülüğüm kalmamalı arkamda Aldatmaları sevdiğim kadınların
Kurnazlıkları çıkarcıkları küçük küçük
Zaman zaman kurnazlıklarım
Düşlerimi hiç mi hiç bırakamam
En değerli varlıklarım
Hele sonsuz tasalarım ki yaşama sığmayan
Ve hiç sönmeyen harlı tutkularım
Ne kalır benden geriye
Hiç
O hiçi de kendimle almalıyım (Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak)
Aslında Sayın Başkan Hoobert iyi insandı. Sayın Başkan
iyiydi ama, ne yazık ki çevresindekiler kötüydü. Nedense bu iyi
başkanların çevresini de hep kötü kişiler alıyordu. (Kalpazanlık Bile Yapılamıyor)
Yabancı bir kentte insanın yalnızlığı daha bir katmerleniyor. (Sizin Memlekette Eşek Yok mu)
"Zenginlik sermaye birikimidir; uygarlık kültür birikimidir.Bizde böyle birikimler olmadığı için de , toplumumuz tutarsızdır.
 Ulusal zenginliğin , uygarlığın birikim demek olduğu bizde , daha 19. yüzyıl sonunda anlaşılmıştır.Ama bu bir TERS anlamadır.Bizde bu birikim , devlet gücüyle zengin yetiştirmek diye anlaşılmıştır.TERS işleyen mantık şudur: 'Yurdun kalkınması için zenginlik gerekir. Bizde kendiliğinden zengin yetişmediğine göre , devlet yardımıyla zengin yetiştirmeli , sermaye birikimi saglanmalıdır.'
 ...Devlet zengin yetiştirmeye kalkarsa kimleri seçer? Elbet kendisini devlet yapanları, kendinden olanları... " (Suçlanan ve Aklanan Yazılar)
Bakınız, neden olmaz, izah edeyim. Affedersiniz, ismiâliniz Beyfendi?
Ulvi Bey... Müşerref olduk efendim. Benim adım
Şâzi. Çok memnun oldum. Evet... ne diyorduk?
Ol­maz.. Katiyen olmaz. Çünkü efendim, herşeyden
önce bir maarif plânımız yok. Bendiniz uzun yıllar
maarifte hizmet ettiğimden bu işleri gayet iyi bili­rim. Plânsız, programsız hiçbir iş olmaz efendim.
Affedersiniz Beyfendi, ismiâlinizi öğrenebilir miyim?
Ulvi Bey... Çok güzel, memnun oldum. Benim
adım da Şâzi... Çünkü efendim bizde herşeyden ön­
ce bir tedrisat sistemi yok. Onun içindir ki, biri… (Kördöğüşü)
Bu pis burjuvaların Allah bin türlü belalarını versin!.. (Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala)
"Sarılmak neden güzeldir bilir misin? Çünkü sağ tarafta kalp yoktur, ve orası hep boştur.
Sarılınca, sağ yanını onun kalbi doldurur..."

| (Ah Biz Eşekler)

Amerikada otuzaltı gazeteye birden yazan bir başyazar,
— Sizde, dedi, bir başyazar, kaç gazeteye yazar?
— Bizde, dedim, her gazetenin ayrı bir başyazarı vardır, ama, hepsi de aynı şeyleri yazar!..
— Ayrı ayrı insanlar nasıl aynı şeyi yazarlar?
— Bizde ayrı gayrı yoktur. Birlik, beraberlik falan... İşte öyle...
— Sizde demokrasi var mı?
— Az bişey vardı, ama son zamanlarda yedek parçası kalmadığından kullanamıyoruz? (Yedek Parça)
İnsan, sevebilir miyim diye düşünüyorsa sevemeyecek demektir. İyi ki sevide düşünce yok;yoksa kimse kimseyi sevmezdi. (Aşkım Dinimdir)
Gece yatakta bir elimi attığım zaman, elimin tuttuğu yalnızlık... Korkudan öbür elimi atıyorum, kendimi tutuyorum, soğuk, ıslak, titreşik... (Çiçu)
"Ben ölmüşüm baba,
neden bana hiç demediniz?" (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz)
“İster altından olsun, ister demirden, kafes kafestir!” (Memleketin Birinde)
Sizin sevdiğiniz her şeyi ben de severim. (Gol Kralı)
İnsanın kendini olduğundan başka göstermek için harcadığı çabalar onu gülünç yapar. Hele bu para konusunda ise gülünçlüğün derecesi daha da artar. (Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/suclanan-ve-aklanan-yazilar-aziz-nesin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)