# Suskunluğun Rafları - Mehmet Deveci Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Suskunluğun Rafları kimin eseri? Suskunluğun Rafları kitabının yazarı kimdir? Suskunluğun Rafları konusu ve anafikri nedir? Suskunluğun Rafları kitabı ne anlatıyor? Suskunluğun Rafları PDF indirme linki var mı?  Suskunluğun Rafları kitabının yazarı Mehmet Deveci kimdir? İşte Suskunluğun Rafları kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/suskunlugun-raflari-mehmet-deveci-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-09-07T07:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-09-07T07:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/09/07/mehmet-deveci-kimdir-mehmet-deveci-kitaplari-ve-sozleri-306544.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Mehmet Deveci 
 Yayın Evi: Parana Yayınları 
 İSBN: 97862572340237 
 Sayfa Sayısı: 200 
--reklam--
Suskunluğun Rafları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Ben şimdi göğün, çiçeğin, kuşların ve iki kelime kuramayıp içli sessizlikle konuşan canlılar tarafındayım. Karşısındayım tüm laf kalabalıklarının, tutulmamış sözlerin, bencil yaşamların.”
 
İnsan bir akşamüstü yorgunluk elbisesini çıkarıp sükutu üzerine giydiğinde ya da yüklerinden kurtulmak için çıktığı dağ yolunda sırtını yasladığı ağacın gölgesinde serçelerin resitalini dinlerken sol tarafında atan yüreğin ritmine kendini kaptırabilir. 
 
“Suskunluğun Rafları” Yazar Mehmet Deveci’nin hüznü kuşanıp sessizliği giydirdiği kelimelerle sayıklaması. Huzurun şerbetinden yudumlarken öze yapılan yolculuklardan geçip gerçekler ülkesine nüktedan bir dille dokunması.
Kainat kitabını okuyarak, temaşa ve tefekkürü denemeleriyle yakamıza iliştirmesi.
“Suskunluğun raflarına çok hüzün koydum ben.
Çok yaşam,
çok zaman,
çok kişi…”
diyerek iç dünyamızda yolculuğa çıkarıyor bizi.
--reklam--
Suskunluğun Rafları Alıntıları - Sözleri
Yol biter, güzellik baki kalır.
Düşen yapraklar ağaçların tövbesidir,
Düşen damlalar da gözlerin.
Kimselerin görmediği iyilikler yapıyorsun.
Peki!
Kimselerin görmediği kötülüklerden kaçınabiliyor musun?
--reklam--
Suskunluğun Rafları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"Şu fâni dünyada , fotoğrafı  çekilmemiş bir iyiliğin  olsun". Diyerek nokta koyuyor kitaba yazar Mehmet Deveci .

Bir fotoğraf  karesi misali aslında eserde anlatılanlar. O kareleri okudukça ve gözünüzün önünde getirdikçe kendinize bağ kuracağınız, bir çay  sıcaklığında  sohbet havasını soluyacağınız, satır  aralarında  kendinizi bulacağınız ve bazen kendinizi  öz eleştiri yaparak sorgulayacağınız deneme türünde  3 bölümde ele alınarak yazılmış mükemmel  bir  eser .

Sadelik ve samimiyetin  harmanlanışını ve  sanki size ait bir şeyler varmış hissini uyandıran sohbet  havasını biz okuyuculara  yansıtan  yazarımıza sonsuz teşekkürler. yazar/i9279 (Tuğçe) 
#okudumbitti #kitapyorum
#suskunluğunrafları 200 Sayfa

.
"Pencerelerden artık uçsuz bucaksız manzaralar gözükmüyor. Şimdi baktığımız yerlerin tek manzarası gri beton yığınları ve çok katlı apartmanlar."
.
"Mandallarda asılı kalmış çamaşırlar gibi kurumuş, unutulmuş, buruşmuş bazı duygular."
.
Herkese Merhaba
.
 Bugün sizlere severek okuduğum #suskunluğunrafları kitabının yorumu ile geldim. Kitap deneme türünde yazılmış. Yazarın sade ve samimi bir şekilde günümüzün konularına değinmiş olması, kitabı okurken yüreğimize fazlasıyla dokunuyor. Sayfalar arasında kısa kısa şiirlere de yer verilmiş...
.
 Kitap üç ana bölümden oluşuyor ve her bölüm kendi içinde kısa kısa yazılar, öyküler ve şiirlerle ayrılıyor.
1/Bölüm SAYIKLAMALAR
2/Bölüm ÖZE YOLCULUK
3/Bölüm GERÇEKLER
.
“Suskunluğun Rafları” Yazar Mehmet Deveci’nin hüznü kuşanıp sessizliği giydirdiği kelimelerle sayıklaması. Huzurun şerbetinden yudumlarken öze yapılan yolculuklardan geçip gerçekler ülkesine nüktedan bir dille dokunması.
Kainat kitabını okuyarak, temaşa ve tefekkürü denemeleriyle yakamıza iliştirmesi gibi.
 
“Suskunluğun raflarına çok hüzün koydum ben.
Çok yaşam,
çok zaman,
çok kişi…”
diyerek iç dünyamızda yolculuğa çıkarıyor bizi.
.
 Kitabı büyük bir keyifle okudum ve türü sevenlere tavsiye ederim. Lakin bir eleştirim olacak, kitabın yarısı boş sayfalardan ibaretti... Sırf iki satır için koca bir sayfa boş kalmış, bu konuda yayınevlerinin daha duyarlı olmasını istiyorum...
Hâl böyle olunca ben üzülüyorum...
Kesilen ağaçlara yazık çünkü...
.
paranayayinlari

.
Ne kadar okursanız, o kadar bilirsiniz. Ne kadar öğrenirseniz, o kadar farklı yere gidersinizSağlıkla, kitapla ve sevgiyle kalın canlar... (Meral Kaplan) 
◇ "Göğün yüzü ne güzel. Baktıkça bakası geliyor içimin.Tıpkı bir Mushaf’ın sayfası gibi. Sonra güneş geliyor ve papatyadan taçlar yapıyor dünyanın saçlarına. Ben yine elimi alın kıvrımlarıma dayıyor ve gözümü alan her şeyden saklanıp göğün mavi boşluğuna bakıyorum, içimden “Ne güzel!” diye geçirirken."
.
◇ "Karşılaştığınız insanların kimisi imtihan, kimisi de ödüldür. Kimisi hayatı kolaylaştırır, kimisi zorlukların sebebi olur. Dünya yolculuğumuzda denk geldiğimiz manzaralardır hepsi. Kimi gri, kimi beyaz... Herkesi olduğu gibi kabul etmek, iyiliğin ve güzelliğin en güzel örneği olup yola devam etmek de sizin görevinizdir.
Yol biter, güzellik baki kalır."
.
.
Bazı kitapların okunmak için zamana ihtiyaçları vardır. Kitabın derinliklerini görebilmek, ruhunu hissedebilmek için şartların olgunlaşması gerekir. Tam da öyle bir zamanda okudum Suskunluğun Raflarını. Bir alıntıyla içime işlemeye yetti ve sonra her bir sayfayla gönlümde bahar dalları açtı. Yazarın iç sayıklamaları, kelimelere giydirdiği sessizlik, tefekkürü, temaşası size de geçiyor okurken. Kitap "sayıklamalar, öze yolculuk ve gerçeklik" başlıklarında topladığı yazılardan oluşuyor. Deneme severlere ısrarla tavsiye ediyorum. (Tuğba Güzel) 
--reklam--
Suskunluğun Rafları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mehmet Deveci - Suskunluğun Rafları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Suskunluğun Rafları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mehmet Deveci Kimdir?
1974’ün bir güz ayında, G. Antep’in İslahiye ilçesinde doğdu. Yazmaya ilkokulda başladı.

Sonra babasının bakkal dükkânındaki veresiye defterinde devam etti.

Okul tatillerinde; bakkal, tüpçü, mobilyacı ve ayakkabı mağazalarında çalıştı.

Bir dönem annesine de pay vererek dolapta dondurduğu eskimoları mahalle aralarında satarak ticarete atıldı. Yaz aylarında hiç bağırmadan sessizce simit sattı.

Okul çıkışlarında ideali olan futbolcu olma idmanları ile babasının bakkalı arasında gidip geldi.

İmam – Hatip Lisesi yıllarında, matematik defterinin arka sayfasına hayatın özüne dair afişe sözler karalamaya başladı.
Kompozisyon derslerinde şehrin en yeşil alanlarının mezarlıklar olduğunu, mahalle aralarını ve şehir yollarının çamurlarını anlattığı yazısı öğretmenleri tarafından eleştiri alıp, öğrenci arkadaşları tarafından beğeni topladı.

Okul etkinliklerinde sesi gür çıktığı için şiirler okudu.

Ders süresinin bittiği fakat vaktin henüz bitmediği kısa sürelerde öğretmenleri tarafından kaldırılıp tek kişilik gösteriye zorlanıp içinden ne geliyorsa anlatması sağlandı.

Dernek ve vakıf bünyesinde çıkardıkları duvar gazeteleri ve bültenlerinde kendince bir şeyler karalamaya başladı.

Bir süre yerel bir radyoda program yaptı.

Bir dönem amatör olarak tiyatroculuk yaptı. İskilipli Atıf’ı canlandırıp şehit oldu, Amerikan askerini canlandırıp sakız çiğnedi ve mahalle düğünlerinde evlerin damlarına kurdukları sahnelerde mezar notları kitabındaki “deli hoca” rollerini oynadı.

Bir süre pazarcılık yaptı.

Yazı serüveni askere gittiğinde günlük ve mektuplar ile devam etti.
Bilkent arkeoloji ve sanat tarihi ile başlayan üniversite hayatını kader kısmet kontenjanından hep yarıda bıraktı. 

Evlendi. İki kız ve bir oğul sahibi oldu.

Çeşitli dernek ve vakıflarda yöneticilik yaptı.
İnternet medyacılığının yoğunlaştığı dönemlerde birçok sitede hayatın özüne dair yazılar yazmaya başladı. Kimi zaman bir dilenciyi, kimi zaman sokak aralıklarında unutulmuş sade yüzleri, kimi zaman da bir kenarda unutulmuş ağacı yazıp bitkilerle konuştu.

Sosyal medyada bu kadar yazar ve şairin bulunduğunu bilmeden bir kaza ve ısrarlar sonucu yazılarını burada da paylaşmaya başladı.

Yazılarının altına ismini ilk “med” olarak yazdı. Daha sonra bir dostunun tavsiyesi ile gerçek ismini kullanmaya başladı.

Rabbinin karşısına çıkardığı güzel yüreklerle buradaki çalışmalarına devam etti.

İlk kitabı ve ilk baskısı kısa sürede biten “Yazının Şahitliği,” bunca anlatılan özgeçmişinde yaşadığı, biriktirdiği, duyduğu, ağladığı, düşündüğü şeylerin kitabı olarak okuruyla buluştu.

İkinci kitabı “Bizimkiler” ile yazım hayatına devam etti.

Hiç farkında olmadan söyleyip bir yerlere karaladığı “Yazının Şahitliği Elimizden Tutsun Diye” sözü, yazılarının niyeti ve sloganı oldu.

Şimdilerde TYBG Şubesi Üyesi ve baskıya hazır birçok kitap projesi var. 

Düşünerek, hüzünlenerek, susarak, yazarak, namaz kılarak, çay içerek, yürüyerek, kırılarak, alınarak, sinirlenerek, denk geldiği yerde ağlayarak hayatına devam ediyor.

Ölünce cennete gitmek, Rabbine sunabilecek bir yüz hazırlamak ve ardından gelecek iyi şeyler bırakmak en büyük ideali.

(Yazar hakkındaki bu bilgiler Mehmet Deveci'nin kendi adına açılmış olan siteden alınmıştır.)
--reklam--
Mehmet Deveci Kitapları - Eserleri
Yürüyelim Mi Biraz
Ey Kudüs!
Yazının Şahitliği
Sevgili Yalnızlığım
Bizimkiler
Sevdiğine Yenilmek
Özlemek Güzel
Suskunluğun Rafları
Onsuz Olmaz
Tek Başına
İlham Perisi
Benim Hayal Dünyam
Sevimli Dostlar
--reklam--
Mehmet Deveci Alıntıları - Sözleri
Gürültüde yitip, sessizlikte kendimi yeniden buluyorum. (Sevgili Yalnızlığım)
İşaret parmağına dolanmışlığıyla Filistin Sevdam…
O, bende “bad-ı saba” hali
Bilirsin nasıl da üşütür içerisini ıslak yüreğimin
Ve estikçe büyütür içimdeki inkılabı… (Ey Kudüs!)
Kendi yürek gemisini inşa edemeyen, oraya sığamayan, gelen afetlerde boğulur... (Tek Başına)
Kalkıp gidemediğiniz yerlere, dalıp gidersiniz... (Yürüyelim Mi Biraz)
"İçimin çınar yaprakları bir bir kendinden geçerken,
yamacımdan gelip geçen adımlarına uğramak ne güzel bir tevafuk,
ey gecemin küçük, yüreğimin büyük telaşı.
Beni görmeyişin, üzerime basıp geçişin, sanma ki çıtırtılarımın ağrısını çoğaltır.
Fevkalade sevinirim de çiğnenişime, bunu un ufak oluşuma çevirir, yerlere saçılan küçük parçacıklardan adını yazarım, bir karınca yolu gibi..." (İlham Perisi)
Kalkıp gidemediğiniz yerlere, dalıp gidersiniz.. (Yürüyelim Mi Biraz)
Yerini sevmeyen bitki bile kuruyor. (Onsuz Olmaz)
Yarım kalmış bir kitap gibi hemen elini ona uzatmak,
Hemen ona gitmek,
 Durup onda dinlenmek, kalmak onda,
Kendini unutmak istediği dostları olmalı insanın (Onsuz Olmaz)
Kaçmalı insan. Bedenen olmasa da ruhen... (Onsuz Olmaz)
İnsanın yüreğine usulca dokunan şeyler vardır.Bunlar ne gözle görülür ne de elle tutulur sadece hissedilir Bunlar anlatılmaz,da Tarif te yetersiz kalınır (Sevgili Yalnızlığım)
Dağlara bakıp sadece bir yükseklik görmek de var; onlara bakıp dünyanın direği oluşunu keşfetmek de. Kelebeklerin kanadından düşen ömürlerine hayıflanıp sızlanmak da var, kanat çırpınışlarındaki ince işçiliğinden seslendirdiği tınıyı duymak da… (Tek Başına)
Ne güzel tariftir; kendi gibi.. (Yürüyelim Mi Biraz)
•Yaralıyım ben yaralı (Özlemek Güzel)
Allah'ım!
İçimizin denizlerine, Musa'ya açtığın yollardan ver..
'Amin' (Bizimkiler)
"Dünyayı sırtından indirince daha hızlı koşarsın, 
Bak kuşlara…" (Bizimkiler)
O kadar çok yorgunuz ki;
Bir adım ötemiz dünya ve bizim o bir adımı atacak ne hevesimiz ne de iştahımız var.  (Sevdiğine Yenilmek)
Bir şeyler eksik Allah’ım, bir şeyler çok eksik
Bu fazlalıklar ondan.. (Bizimkiler)
Yeter ki güzel şeyler yapmak için adım atalım, arkası geliyor. (Sevimli Dostlar)
Kudüs sevdasını, ağrısını mahşere bırakmayın!
Yaşıyorken, hayattayken sevin Kudüs'ü, özleyin, dua edin. (Ey Kudüs!)
Birisi ölüyor, birisi yeni doğmuş. Birisi gülüyor, birisi yeni ağlamış. Birisinin gittiği yerden diğeri yeni dönmüş. Birisinin heves ettiği onca şeyi diğeri yeni bitirmiş. Dünya dönüyor. Aynı noktaya geldiğinde bu yuvarlak şey, içindeki sıra değişiyor sadece. (Tek Başına)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/suskunlugun-raflari-mehmet-deveci-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)