# Talat-Enver-Cemal Paşalar - Ziya Şakir Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Talat-Enver-Cemal Paşalar kimin eseri? Talat-Enver-Cemal Paşalar kitabının yazarı kimdir? Talat-Enver-Cemal Paşalar konusu ve anafikri nedir? Talat-Enver-Cemal Paşalar kitabı ne anlatıyor? Talat-Enver-Cemal Paşalar PDF indirme linki var mı?  Talat-Enver-Cemal Paşalar kitabının yazarı Ziya Şakir kimdir? İşte Talat-Enver-Cemal Paşalar kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/talat-enver-cemal-pasalar-ziya-sakir-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-15T09:00:13+03:00
- Güncelleme: 2022-06-15T09:00:13+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/15/ziya-sakir-kimdir-ziya-sakir-kitaplari-ve-sozleri-246892.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ziya Şakir 
 Yayın Evi: Akıl Fikir Yayınları 
 İSBN: 9786056222702 
 Sayfa Sayısı: 256 
--reklam--
Talat-Enver-Cemal Paşalar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ankara: 2.Şubat.1943
Azizim Ziya Şakir,
Gönderdiğiniz iki eserinizi büyük memnunlukla aldım. Fatihi tefrikahalinde tamamen takib etmiştim.
Talat, Enver, Cemal Paşalar namındaki çok değerli eserinizi de dikkatle okudum. Tebrik ederim. Herhalde bu üç zatın ruhları bize hitab etmiye muktedir olsalardı son zamanda kendilerine de ederlerdi. Bunların içerisinde en çk tanıdığım ve sevdiğim Talat paşadır. İstanbuldan ayrılırken yazdığı mektubun klişesini Tasviri Efkarda okuduğum zaman gözlerim yaşardı. Bu feragatli İnkilab çocuğunu yeni nesle siz tanıtmış oldunuz. Bayana, size çok, pek çok selamlar.
Celal Bayar
--reklam--
Talat-Enver-Cemal Paşalar Alıntıları - Sözleri
Başımızı alıp gidiyoruz ama ne ile gideceğimizi hiç düşünmüyoruz. Benim yirmi, otuz lira param var. Tabiidir ki onları çocuklarabırakacağım. Fakat gittiğimiz yerlerde ne yapacağım
Mithat Şükrü Bey:
— E… konağa ne zaman nakledeceksin? dedi.
Talât Paşa, dalgın dalgın onun yüzüne bakarak:
— Hangi konağa? diye sual etti.
— Canım, sadrazam oldun ya, tabii sadaret konağına geçeceksin, demesi
üzerine Talât Bey’in rengi adeta kıpkırmızı kesildi ve derhal:
— Benimle alay mı ediyorsun? Yer değiştirmeye ne lüzum var. Oturduğum ev
bana çok bile, diye cevap verdi.
Şu halde Enver Paşa, bir emrivaki yapmış oluyordu. Yani koca imparatorluğu, neticesi meçhul olan bir akıbete sürüklüyordu.
Almanya ve Avusturya, bizimle ittifak akdetmek için müracaatta bulunmuşlar. Bu mesela tabii görülebilir. Fakat şimdiye kadar fiili hiçbir yardım göstermemiş olan bu iki imparatorluğun bize eşit haklar bahşetmesine ne mana vermeli?
31 Mart Vakası patladığı zaman Gebze’de idi. Orada büyük bir ölüm tehlikesi geçirdi. Kendisini tanıyan mürteciler tarafından, az kalsın parça parça edilecekti. Fakat kaçmaya muvaffak olarak Ayastafanos’a geldi. Ve Hareket Ordusu’na iltihak ederek, ordu ile İstanbul’a girdi.
Evvela Manastırda ve sonra Selanik’te gürleyen Hürriyet Topları, Yıldız Sarayı’nın azamet ve istibdadını devirmişti.
Şimdi Cemal Paşa, Mustafa Kemal Paşa’nın muvaffakiyetlerini haber aldıkça, son derece büyük bir memnuniyet hissediyor.
İttihatçıların caka ve tahakkümlerinden bıktık usandık. İktidar mevkiine, tarafsız bir kabine gelsin, diye feryat etmeye başlamışlardı.
“Elimizden gelen her şeyi yaptık. Fakat üç seneden beri, faydalı addedilecek hiçbir şey kazanamadık. Artık beyhude yere didişmekte ne mana var. İmkanı bulsak da, memleketi istiladan kurtaracak bir sulh yapsak￼. Zararın neresinden dönülse, kardır”
"Tarihe dil uzatanların gafletlerinden birisi de hükümlerinde çok acul ve zalim davranışlarıdır. Gözlerini, tarihe mal olmuş eşhasın sade fena taraflarına dikerler. Benim eserim tarih denilen madalyanın ters tarafını gösterecektir...”
Demek ki bu memlekette, meşrutiyet yoktur. Tahakküm vardır.
O, ilk Dâhiliye Nazırlığını nasıl istemeyerek kabul ettiyse, Sadaret Mevkiine
de öylece isteksiz olarak geçti.
Yahu! Ben bu işi yapamam, tecrübem yok, diye itiraz göstermiş,
Biz Mustafa Kemal’in çalışmasına kat’iyyen müdahale etmemeliyiz.
Bilâkis, elimizden geldiği kadar onun muvaffakiyetlerini temine gayret
göstermeliyiz. Hele Anadolu’ya geçmeyi, aklımızdan bile geçirmemeliyiz, diye
haberler gönderiyordu.
Enver Bey, ileri atıldı:
— Ne yapıyorsun, Yakup Deli mi oldun! diye bağırdı.
Talât Bey, hiddetle Yakup Cemil’in üzerine yürüyerek:
— Eğer bu hareket devam ederse, ben derhal çekilir giderim, diye bağırdı.
--reklam--
Talat-Enver-Cemal Paşalar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
1883 doğumlu Ziya Şakir, aynen yazar/resad-ekrem-kocu gibi özellikle Osmanlı Tarihi için sayılı bilgi hazinelerinden. Ve bir o kadar da bizler tarafından görmezden gelinen tarihçilerden.
•
Gazetecilikle başlayan yazın hayatı zamanla rotasını tarihe çevirir. Araştırmacı ve resmî belgeli tarih yaklaşımı onu Osmanlı alanında hatırı sayılır bir yere taşımıştır kanımca.
•
Özellikle Sultan Hamid ve İttihat Terakki için yazmış oldukları fazlasıyla değerli ürünler.
•
Burada tarihin büyük değerleri olan ve Osmanlı’nın son büyük paşalarından Talat, Enver ve Cemal sizi karşılayacak.
•
Onların doğumlarıyla başlattığı anlatısını İttihat Terakki, Jön Türkler ve 1. Dünya Savaşı’na da değinerek devam ettiriyor.
•
Sultan Hamid, Mahmut Şevket Paşa, Halil Kut Paşa, Küçük Mehmed Said Paşa gibi isimlere de çokça değinmekte.
•
Talat, Enver ve Cemal Paşa üçgeninden fazla savrulmadan anlatılması gerekenlerle ilgili doyurucu bilgiler edinmek isteyenlere.. (Adem Kara) 
Cemal Paşa'nın Almanya ve Sovyetlerdeki macaraları epey ilginç. Almanya'da bir gösteri esnasında tesadüfen karşılaştığı Karl Radek'in eşini kurtarması, Radek'in verdiği bir mektupla Sovyetlere gitmesi, Afganistan macerası vb. Diğer İttihatçılar da az maceraperest değil. Ziya Şakir'in eseri önemli bilgiler içermekle beraber dönemi ve aktörleri gerçekçi şekilde analiz etmekten uzaktır. (Ali Şimşek) 
--reklam--
Talat-Enver-Cemal Paşalar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ziya Şakir - Talat-Enver-Cemal Paşalar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Talat-Enver-Cemal Paşalar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ziya Şakir Kimdir?
Ziya Şakir Soku, ( d. 1883 İstanbul- ö. 1959 ) son dönem Osmanlı gazete, roman ve senaryo yazarıdır.
Soku soyadını Soyadı Kanunu devriminden sonra almıştır. Ziya Şakir'in babası Sivas ili Divriği ilçesine bağlı Bahtiyar köyünden, annesi ise Konyalı Hayriye hanımdır. İstanbul Ayasofya yakınlarında bir evde dünyaya gelmiştir. Babasını I. Dünya Savaşında kaybetti.
İlk eseri Köylü Kızı'nı 16 yaşına girdiği 1899 yılında yayımlandı. Genç yaşta yayımladığı eserinin ardından yazılarına mahlas kullanarak devam etti. Yahya Kemal Beyatlı ve Mithat Cemal Kuntay yakın arkadaşlarıydı. Gazete başyazarlığı yaptığı yıllarda hukuk okumaya devam etti. Ayrıca Hanımlara Mahsus Gazete'de ve Çocuklara Mahsus Gazete'de başyazarlık yapmıştır.
Eğitim, savaş ve sürgün gibi nedenlerden dolayı Balkanlar, Halep ve Mısır'da bulundu. Bir ara tarihe olan ilgili nedeniyle Cemiyet-i İnkılabiye derneğine üye oldu. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra vatani piyesler yazdı. 1910 yılında Suphi Nuri İleri ile birlikte Genç Türk Gazetesi'ni çıkartmaya başladı. Gazete 11'nci sayısında kapatıldı. Mehmed Talat Paşa tarafından Mısır'a, ardından Kastamonu ve Sinop'a sürgüne gönderildi.
Yeni harfler ile yazdığı yazılardan oluşan Meçhul Asker tefrikası kalıcı olmuştur Ziya Şakir yaşamı boyunca yaklaşık olarak 300 civarında eser oluşturmuştur.
--reklam--
Ziya Şakir Kitapları - Eserleri
Şeyh Şamil
Battal Gazi - Akıncı
Talat-Enver-Cemal Paşalar
Kerbela Vakası ve Kerbela'nın İntikamı
Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam
Sultan Abdülhamid ve İmparator Mikado
Yusuf İle Züleyha
Paşalar - Talat, Enver, Cemal
Türkler Karşısında Napolyon
Nuri Demirağ Kimdir?
Timurlenk ve Üç Boz Atlı
Battal Gazi Hayatı Ve Maceraları
Sultan İbrahim'in Celladı Kara Ali
Kan Dalgası
İttihat ve Terakki
Hazreti Ali
Sultan Hamid'in Son Günleri
Eyüp Sultan ve Haliç
Gavur Memet - Aynaroz Manastırı
Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam'ın Hayat ve Maceraları
Osmanlı'da İlk Türk Şeyhülislam Molla Fenari
Gavur Memet
Hazreti Fatıma
Hazreti Hamza
Fatih Sultan Mehmet Han
1897 Türk-Yunan Muharebesi ve Sultan Hamid'in Gizli Siyaseti
Meçhul Asker 1912 Edirne Muhasarası
Türkiye Yahudileri
Osmanlıda Harem Ağaları ve Bir Harem Masalı
Sultan Abdülhamid
Hazreti Hatice
Dervişler Saltanatı
Gavur Memet
Beşinci Murad
Bir Harem Bestekarı Sadullah Ağa
Efelerin Tarihi
Hz. Muhammet
Mezhepler Tarihi ve Şah İsmail
Sultan Abdülhamid'in Son Günleri
Püskülsüz İsmail
Sultan Abdülhamid'in Yunan Zaferi ve Gizli Siyaseti
II. Abdülhamid'in Gizli Siyaseti ve Yunan Zaferi
Hürriyet ve İtilaf
151 Nolu Şehit Ertuğrul Faciasında Bir Aşk Hikâyesi
Sultan Hamid'in Hafiyesi Gavur Memet
Aygır İmam
Katırcıoğlu
Fatih İstanbul'u Nasıl Aldı
Mahmut Şevket Paşa
Kösem Sultanın Cinci Hocası
Nasreddin Hoca
Sevmek ve Sevdirmek Sanatı
Esmer Gül Lale Devrine Son Veren İhtilalin Romanı
Şehzade Yusuf İzzeddin - Öldürüldü mü? İntihar mı Etti?
Yarım Asır Evvel Bizi İdare Edenler
Yalım Efe
Osmanlı Döneminde İstanbul Ramazanları
Barbaros'un Reisi Poyraz Ali Tulon'da
Miss Eston
Davut ile Bat Şeva
Hz. Muhammed ve Devri Saadet'in Müslüman Kadınları
--reklam--
Ziya Şakir Alıntıları - Sözleri
İttihatçıların caka ve tahakkümlerinden bıktık usandık. İktidar mevkiine, tarafsız bir kabine gelsin, diye feryat etmeye başlamışlardı. (Talat-Enver-Cemal Paşalar)
Demek ki bu memlekette, meşrutiyet yoktur. Tahakküm vardır. (Talat-Enver-Cemal Paşalar)
Ne gariptir ki insan, gayet çoktur. Lakin bunların içinden, insanlığı tanıyan pek azdır.

Hz. Ali (K.V.) (Hazreti Ali)
Biz Mustafa Kemal’in çalışmasına kat’iyyen müdahale etmemeliyiz.
Bilâkis, elimizden geldiği kadar onun muvaffakiyetlerini temine gayret
göstermeliyiz. Hele Anadolu’ya geçmeyi, aklımızdan bile geçirmemeliyiz, diye
haberler gönderiyordu. (Talat-Enver-Cemal Paşalar)
Sabah olur olmaz, Hazret–i Hâlid ile refikası ve çocukları derhal Resûlullah Efendimiz’in ikamet buyurdukları odanın kapısı ile evin önüne temizlerlerdi. Nebi–i Zişan Efendimiz’in ziyaretine gelecek olanlara, oraları kirli göstermek istemezlerdi. (Eyüp Sultan ve Haliç)
Açık kalp ile konuşan düşman, içten pazarlıklı dosttan çok iyidir..

Hz. Ali (k.v.) (Hazreti Ali)
- Söyle bana Hasan! Benden, eski bir arkadaşından saklama. İnsanların kalbini bu kadar büyüleyen kuvveti nereden aldın?
Hasan Sabbah güldü. Hem de pek müstehziyane güldü. O da Hayyam'ın kulağına eğilerek cevap verdi:
- İnsanların zaafından... (Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam'ın Hayat ve Maceraları)
"Nihayetsiz olan bu dünya üzerinde,
bahtiyar olan iki zümre halk vardır.
Bunlardan bir kısmı,
bütün iyilik ve kötülüğü bilenler,
diğer kısmı da ne kendini ve ne de hiçbir şeyi bilmeyenler. " (Ömer Hayyam-Rubailer) (Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam)
Osmanlı topraklarında ilk matbaa, ticaret sahasinda etkin olan Yahudiler tarafindan kurulmustur. (Türkiye Yahudileri)
Hazret–i Hâlid’in zevcesi, Resûlullah’ın yemeğini pişirirdi. Oğlu Eyyüp, kırba ile kuyulardan su getirirdi. Ve Resûlullah Efendimiz soğuk suyu sevdikleri için uzakta bulunan kuyuları gezer, dolaşır, onların hangisinin suyu soğuk ise ondan getirirdi. (Eyüp Sultan ve Haliç)
Evvela Manastırda ve sonra Selanik’te gürleyen Hürriyet Topları, Yıldız Sarayı’nın azamet ve istibdadını devirmişti. (Talat-Enver-Cemal Paşalar)
“Elimizden gelen her şeyi yaptık. Fakat üç seneden beri, faydalı addedilecek hiçbir şey kazanamadık. Artık beyhude yere didişmekte ne mana var. İmkanı bulsak da, memleketi istiladan kurtaracak bir sulh yapsak￼. Zararın neresinden dönülse, kardır” (Talat-Enver-Cemal Paşalar)
Bunlardan başka, bu üç evin içinden, hiç kimse sağ kurtulamamıştı. Ateşler söndükten sonra, yangın enkazı aranmış, tam yetmiş iki yanmış ceset çıkarılmıştı. (Şeyh Şamil)
... Esasen her havacı da arı gibi dostuna bal yapar, düşmanının canını yakar, 'dedim. (Nuri Demirağ Kimdir?)
İslâmiyet’in zuhurundan evvel, cahiliyet devrinde Araplar, esir ettikleri düşmanlarını, boyunlarından bir iple bir ağaca bağlarlar, onların üzerine ok atarlar, bu suretle nişancılıklarını arttırmaya çalışırlardı.

Aynı zamanda, bir kılıç darbesiyle bu esirlerin kellerini uçurmaktan büyük bir zevk alırlardı. (Eyüp Sultan ve Haliç)
... Eğitimde uzmanlık ortaokuldan sonra başlayacak ve lise kısmına ilişkin gerekli bilgiler meslek dersleriyle birlikte okutulacaktır. Meslek okulları açılacaktır. Öğretmen kitlesine hak ettikleri en yüksek yer sağlanacak, aynı zamanda öğretmen kitlesi maddi refah bakımından geçim derdi düşüncelerinden kurtarılacaktır...
Devlet örgütü taklitler üzerine kurulmayıp gerçek gereksinimlere göre kurulacak, adama göre iş değil, işe göre adam ilkesi izlenerek devlet genel kadrosu ıslah edilecektir. Bürokrasi kaldırılarak halkın İşi çabuk görülecek, işleri geciktiren ve karıştıranlar yetkin değilse sınıf ve rütbesi indirilecek ya da işine son verilecektir... (Nuri Demirağ Kimdir?)
Insanlar, ancak şahsi faziletleriyle süslenmelidir. Elmas, Zümrüt, Yakut gibi, toprak altından çıkan taş parçaları ile, deniz mahlukların salyalarından meydana gelen incilerle süslenenler, sadece kendilerini aldatmış olurlar. (Kerbela Vakası ve Kerbela'nın İntikamı)
O tarihte, bugün Eyüp Sultan dediğimiz yere Kozmidyon derlerdi. Burada, Ayamama adını verdikleri bir küçük saray ile bir manastır tesis etmişlerdi. (Eyüp Sultan ve Haliç)
Sağ elini üç kez havaya kaldırıldı...

Refîk-i a'la'ya!! ( yüce dost ) (Hazreti Ali)
Şimdi, bataklıkta düşman kurşunları arasında sıkışıp olan Nogaylar, hatırası ebediyen unutulmayacak olan son fedakarlıklarını da yapmışlardı. Evvela, arabalarını ve eşyalarını tutuşturmuşlardı. Bunlar, cayır cayır yanarken, hayvanlarını parçalamışlardı. Sonra, kadınlarıyla çocuklarını üzerine atmışlar, onları, düşman ayakları altında süründürmemek için birer birer kesmişler, kanlı cesetlerini bataklığa atmışlardı. Ve en nihayet göğüslerini asker kıtalarının süngülerine karşı açarak:
-Gelin...Parçalayın, diye bağırmışlardı. (Şeyh Şamil)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/talat-enver-cemal-pasalar-ziya-sakir-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)