# Tao - Hal ve Sanat - Osho Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Tao - Hal ve Sanat kimin eseri? Tao - Hal ve Sanat kitabının yazarı kimdir? Tao - Hal ve Sanat konusu ve anafikri nedir? Tao - Hal ve Sanat kitabı ne anlatıyor? Tao - Hal ve Sanat PDF indirme linki var mı?  Tao - Hal ve Sanat kitabının yazarı Osho kimdir? İşte Tao - Hal ve Sanat kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/tao-hal-ve-sanat-osho-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-22T00:00:18+03:00
- Güncelleme: 2022-05-22T00:00:18+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/22/osho-kimdir-osho-kitaplari-ve-sozleri-228176.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Osho 
 Yayın Evi: Butik Yayınları 
 İSBN: 9786055154233 
 Sayfa Sayısı: 144 
--reklam--
Tao - Hal ve Sanat Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Lao Tzu'nun yoluna "Su Yolu" demesinin pek çok sebebi vardır. Öncelikle su, yumuşaktır, mütevazıdır, en alçak yeri arar. Everest'e yağmur yağabilir, ama su orada kalmaz; vadiden aşağı akmaya başlar. Ve vadide de en derin kısmına ulaşır. Hırslı değildir. İlk olmak gibi bir hırsı yoktur. Su gibi olmak demek, bir hiç kimse olarak son derece mutlu olmak demektir. İkincisi, su hareket demektir. Her zaman hareket halindedir ve ne zaman hareket etmese kirlenir, pislenir, hatta zehirli olur. Ölür. Hayat harekette, dinamizmde, akıştadır. Tüm hayat bir akıştır, hiçbir şey durağan değildir."
-Osho-

"Tao benlik demektir. Tao bu âna inanır; hiçbir gelecek fikri yoktur. Bu saflık ânında, sessizlikte, kendiliğindenlikte yaşayabilirsen, o zaman hayatın dönüşür. Onu sen dönüştürmezsin - Tao dönüştürür, bütün dönüştürür. Sen yalnızca nehrin seni okyanusa götürmesine izin verirsin; nehri zorlaman gerekmez."
-Osho-

Osho, yirminci yüzyılın en iyi tanınan ve en çağdaş mistiklerinden biridir. Bilgeliği, dinleyicisini mizah ve hikâye anlatım sanatı kullanarak karmaşık felsefi kavramlara dair anlayışa götürme becerisi gibi efsanevidir.

Tao - Hal ve Sanat'ta, Osho, okuru öğretilemeyen, yalnızca tecrübe edilebilen bir anlayış yolculuğuna çıkarır.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Tao - Hal ve Sanat Alıntıları - Sözleri
“Anlayamayan insanlarla, engin anlayışlar hakkında konuşmanın ne anlamı var?
Onlar yanlış anlayacaklardır. Yanlış yorumlayacak ve mesaja zarar vereceklerdir.
Mesajın onları iyileştirmesine izin vermek yerine mesajın kendisini yaralayacak, mesajı kendi düşünce ve ön yargılarına göre manipüle edeceklerdir.
Mesajın ahmak insanlar, sıradan insanlar, cahil insanlar tarafından kirletilmesine izin vermek doğru mudur?”
 Mesajı anlayabilecek birkaç insan için söylenebilir.
Bu mesajı anlayabilen insanlar kendi yolunu bulabilir hakikate kendi başlarına ulaşabilirler.
Tao birdir, ama meydana geldiği anda iki olmak zorundadır.
Madde ve bilinç, erkek ve kadın, gündüz ve gece, hayat ve ölüm olmalıdır.
Bu iki ilkeyi her yerde bulacaksın. Hayatın tamamı bu ilkeden ibarettir ve bu ilkenin ardında Bir saklıdır.
Bu ikiliklere, zıt kutuplara dahil olmayı sürdürürsen dünyada kalırsın.
Zekanı kullanırsan, biraz daha uyanık olur ve şeylerin derinliğine bakmaya başlarsan şaşıracaksın- zıtlıklar gerçekten zıtlıklar değil, tamamlayıcılardır.
Ve onların ardında tek bir enerji vardır: Bu, Tao’dur.
Söz bir çiçek gibidir, anlam ise onu çevreleyen kokudur. Burnun iyi çalışmıyorsa sana bir çiçek verebilirim, ama sana kokuyu veremem. Zihnin bütünüyle çalışmıyorsa sana sözler söyleyebilirim, ama anlamı veremem. Anlamı senin bulman, senin çözmen gerekir. Sana çiçeği verebilirim, ama kokuyu nasıl veririm? Burnun iyi çalışmıyorsa, burnun hassas değilse o zaman hiçbir şey yapılamaz. Sana bin bir tane çiçek verebilirim, ama sen kokuyu alamazsın.
Adem toprak demektir, Havva ise kalp. Erkek bedendir; kadın zihindir. Her şey zihin aracılığıyla olur.
Bir şey yapacaksan önce buna zihnin ikna olmalıdır. Her şey önce bir fikir olarak olur, sonra meydana gelebilir. Zihnin hazır olmadıkça bedenin hiçbir şey yapmaya ikna edilemez.
Bedenine bir hastalık bile girse zihinden girer. Olan her şey, zihin aracılığıyla olur.
Kadın içselin ilkesidir; kesinlikle içtekinin değil, ama içselin. O ortadadır. En içtekine ruh denir, en dıştakine beden. Ve ikisinin ortasında psişe, zihin vardır.
Yalnızca zihin ikna edilebileceği, razı edilebileceği, baştan çıkarılabileceki için yılan Havva’yı ikna etti. Sonra zihin bedeni kolaylıkla ikna etti.
Zihninde bir düşünce olduğu anda, o düşünce gerçekliğe dönüştürülmek zorundadır.￼￼
Hiçbir ebeveyn seni ,büyümen için kendi haline bırakacak ,sana yardım edecek ,seni besleyecek ve seni kendin olman için mutlak özgürlük verecek kadar sevgi dolu değildir.
“Egoist bir enerji egoist olmayan bir enerjiye karşı kazanamaz.”
Sen büyümeye başladıkça , benliğinde yeni boyutlar açılır...
Belki ölümden korkarlar, bu yüzden korku ve açgözlülükle ,Tanrıya dua etmeye başlarlar ama korku ve açgözlülükten doğan bir dua kesinlike dua değildir.Gerçek bir dua ,şükran duygusuyla doğar, korku ve açgözlülükle değil.Gerçek bir dua hakikate duyulan sevgiyle doğar..
Bilen, bilinen ve bilgi. Bilgi bölünür ve bölünen şey seni nihai gerçeğe, hakikate götüremez. Gerçeklik anında üç şeye bölünmüş olur. Hıristiyanlıktaki üçleme sembolünün anlamı budur. Biliyorsan, Tanrı üç olur. Bildiğin an Tanrı üç olur; Tanrı artık bir değildir. Bilgi bölünür. Hinduizm’deki trimurti kavramının anlamı budur.
Bilme birleştirir. Bu yüzden bilmede mistik olursun.
Bilmede gerçeklikle bir olursun; bilmede tüm ayrımları, farklılıkları, sınırları, tanımları kaybedersin.
Bilgi ödünç alınır; bilme senindir, tamamen sana aittir.
Bilgi öğrenilir; bilme kimseden öğrenilemez.
Daha çok görebilmek, daha çok hissedebilmek, daha çok olabilmek için daha uyanık olmak zorundasın.
Bilme olmaktır; bilgi sadece harici bir birikimdir.
Bilgi ile dolu olduğunda, çok fazla bilgi istiflediğinde, egon güçlenir. “Çok şey biliyorum,” diye düşünürsün.
Ve ego, gerçeklik önündeki engellerden biridir. Bir köprü değildir; bağı keser, bağ kurmaz.
Bir bilme insanı olduğunda ego kaybolur. Yalnızca kendini bilebilirsen bu yeterde artar￼￼￼.
Söz bir çiçek gibidir, anlam ise onu çevreleyen kokudur. Burnun iyi çalışmıyorsa sana çiçek verebilirim, ama sana kokuyu veremem.
Zihnin bütünüyle çalışmıyorsa sana sözler söyleyebilirim, ama anlamı veremem. Anlamı senin bulman, senin çözmen gerekir.
Sana çiçeği verebilirim, ama kokuyu nasıl veririm? Burnun iyi çalışmıyorsa, burnun hassas değilse o zaman hiç bir şey yapılamaz.
Burnunu temizlemeli ve daha hassas olmalısın. Meditasyonun yardım edeceği nokta burasıdır: Seni daha hassas, daha uyanık yapar.
Zaman içinde anlamaya başlarsın; yalnızca anlamakta değil hissetmek gerekir. Duygusallık hissetmek değildir; sahte paradır. Yok yere ağlayacak insanlar vardır ve onlar hisli insanlar olduklarını düşünürler.
Hissetmek olgun bir niteliktir; duygusallık çocuksu bir niteliktir.
Ego, sert ve maskülendır. Tao feminene inanır.
Ego saldırgandır, feminen alıcıdır. Tao alıcıya inanır.
Her koca kılıbıktır. Kılıbık olmayan bir koca bulabilirsen o zaman onun bir Taoist olduğuna emin olabilirsin.
O maskülen değildir, bu yüzden kılıbık değildir. O çoktan feminendir. Her koca kılıbık olmak zorundadır, çünkü egoist enerji, egoist olmayan enerjiye karşı kazanamaz.
Hiç dikkat etmedin mi? ağlayan bir kadın çok güçlüdür.
Kadın yönetmeden yönetir. Seninle ilgilenir sana 1001 şekilde hizmet eder. Ve bu şekilde Fatih olur.
Asla sana nüfuz etmeye çalışmaz, asla seni fethetmeye çalışmaz - bu onun zaferidir. O savunmasızdır. Ama yine de bilinmeyen bir kaynaktan büyük bir￼￼￼ güç gelir.
Taoist’ler bunun su elementinin gücü olduğunu söylerler.
Erkek kaya gibidir ve kadın su gibidir. Su kayalardan aktığında kaya kaybolur ve er ya da geç kuma dönüşür.
Yalnızca küçük zihinler tutarlıdır ya zihin daraldıkça tutarlılık artar.
Zihin engin olduğunda, her şey içine dahildir: ışık oradadır, karanlık oradadır, Tanrı oradadır ve şeytanda tüm görkemiyle oradadır.
Hayatın bu karşıtlıklarla ilerleyen, diyalektik olan - karşıtın yardım ettiği, denge verdiği, renk verdiği, arka fonu oluşturduğu - gizemli sürecini anlarsan o zaman Chuang Tzu’yu anlayabilirsin, çünkü tüm Taoist vizyon, karşıtlıkların tamamlayıcılığı üzerine kurulmuştur.
İki sözcük, yin ve yang, karşıttır: erkek ve dişi. Bütünüyle erkek ya da bütünüyle dişi bir dünya düşün; ölü olacaktır.
Karşıtlıklar gereklidir, çünkü karşıtlık çekicidir. Karşıt seni çekecek bir mıknatısa dönüşür; karşıt seni kendi içinden çıkarır; karşıt etrafındaki duvarları yıkar; karşıt seni engin yapar￼￼￼￼. Karşıtlıkları reddederek sıkıntıya davetiye çıkarırsın ve her yolda, her seviyede, her boyutta bu aynı şeydir￼.
Dünyada iki tip insan var olmuştur: içinde bilim insanları, mühendisler, doktorlar olan faydacıl bir kesim ve diğerleri, tamamlayıcılar, şairler ve boş gezenler; faydasızlar, işe yarar bir şey yapmayanlar.
Ama onlar denge sağlar, dünyaya incelik verirler. Bilim adamlarıyla dolu, tek bir şairin bile olmadığı bir dünya düşün. Kesinlikle çirkin bir dünya olurdu, içinde yaşamaya değer bir dünya olmazdı.
Chuang Tzu şöyle der: “ Faydasız olanı takdir etmiyorsan, faydalı olandan söz etmeye başlayamazsın.”
“Anlatabilen Tao gerçek Tao değildir. Anlatılabilen doğru hemen asılsız olur.”
Onu öğretemezsin. En fazla işaret edebilirsin. Ve bu işaret senin benliğin, tüm yaşamın olmalıdır; sözlerle işaret edilemez.
Lao Tzu sözlere karşıydı; o dile karşıydı. Tao aktarılabilir ama yalnızca benlikten benliğe aktarılabilir.
İçsel sesin sustuğunda, hakikat fark edilir ve sessizlikte fark edilen şeyi nasıl sesle ifade edebilirsin? bu bir deneyimdir.
Ona zihinsiz ulaşırsın; zihin devreden çıkar￼.
Tanrı hakkında, sevgi hakkında, ışık hakkında bir şey söylenebilir ama Tanrı, sevgi, ışık söylenemez. O “bir şey” bağıntılı kalır. Bağlantılı kalır - pek çok şeye - bağlantılı ama asla mutlak deneyim olamaz.
Bırak hakikati, hiçbir deneyim anlatılamaz. Aşkı hiç tatmadıysan, biri sana aşktan söz ettiğinde sözcükleri duyarsın, ama anlamı kaçırırsın. Anlam tecrübeyle gelir. Bir insanı çok sevdiysen o zaman “aşk” sözcüğünün anlamını bilirsin.
Edebi anlam sözlükte, dilde, sözcüktedir. Ama deneysel anlam, varoluşçu anlam senin içindedir.
Hakikat aktarılamaz. onu çalamazsın, onu ödünç alamazsın, onu satın alamazsın, onu kaçıramazsın, onu dilenemezsin - hiçbir yolu yoktur. Ona sahip olmadıkça, ona sahip olamazsın.
Yüzmen değil, nehirle birlikte akman , nehri seni gittiği yere götürmesine izin vermen gerekir, çünkü her nehir nihayetinde okyanusa ulaşır. Gergin ya da endişeli olman gerekmez ; okyanusa ulaşırsın.
--reklam--
Tao - Hal ve Sanat İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Tao'ya ilgi duyanların seveceği bir kitap. Çokta ötesi değil.
Tao'ya ilgi duyanların seveceği bir kitap. Çokta ötesi değil.
Tao'ya ilgi duyanların seveceği bir kitap. Çokta ötesi değil.
Tao'ya ilgi duyanların seveceği bir kitap. Çokta ötesi değil. (ibrahim yazkan) 
--reklam--
Tao - Hal ve Sanat PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Osho - Tao - Hal ve Sanat kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tao - Hal ve Sanat PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Osho Kimdir?
'Asi Ruh' ya da 'Provokatör Mistik' olarak da anılan Osho, 1931 yılında Hindistan'ın Madhya Pradesh eyaletindeki Kuchwada'da dünyaya gelmiştir. Daha çocukluk yıllarından itibaren, başkaları tarafından verilen bilgiler ve inançları edinmektense gerçekliği kendisi deneyimlemekte ısrarcı olan asi bir ruhu vardı. Bu durumu kendisi şöyle dile getirir:
'Çocukluğumdan hatırlayabildiğim kadarıyla yalnızca tek bir oyun sevdim: Tartışmayı, her şey hakkında tartışmayı... Pek az yetişkin bana tahammül edebiliyordu; beni anlamaları söz konusu bile değildi. Okula gitmek hiç ilgimi çekmiyordu. Orası olabilecek en kötü yerdi. Sonunda gitmeye zorlandım, ama elimden geldiğince direndim, çünkü orada yalnızca benim ilgilendiğim şeylerle ilgilenmeyen çocuklar vardı ve ben de onların ilgilendikleri şeylerle ilgilenmiyordum. Bu yüzden hep grup dışı kaldım.'

1990 yılına kadar süren yaşam yolculuğu süresince tüm dünyayı yerinden oynatacak söylemleri ve geliştirdiği meditasyonlar ile günümüzde hala güncelliğini koruyan sıradışı bir şahsiyet olan ve Bhagwan Shree Rajneesh adıyla da bilinen Osho, din, felsefe, psikoloji, politika ve insanı ilgilendiren birçok alanda her türlü geleneği temelden sarsan yorumlarıyla büyük ilgi ve de tepki toplamıştır.

Yirmi bir yaşında üniversite öğrenimini tamamlayan Osho, Jabalpur Üniversitesinde yıllarca felsefe dersleri verdi. Aynı zamanda da tüm Hindistan'ı dolaşıp konuşmalar yaptı, halka açık tartışmalarda tutucu dini liderlere meydan okudu, geleneksel inanışları sorguladı ve hayatın tüm alanlarından insanlarla bir araya geldi.

1960'ların sonlarına doğru artık kendi dinamik meditasyonlarını geliştirmeye başlayan Osho, meditasyonun o rahat ve düşüncelerden arınmış durumunun keşfedilebilmesi için öncelikle geçmişin modası geçmiş yöntemlerinin ve günümüz modern hayatının getirdiği sıkıntıların ağırlığı altında ezilen çağdaş insanın çok derin bir ruhsal temizlenme sürecinden geçmesi gerektiğini ileri sürer.

1970'lerin başlarında ilk olarak bazı Batılılar Osho'dan haberdar olmaya başladılar. 1974'te Hindistan'ın Pune şehrinde onun çevresinde bir komün kuruldu ve başlangıçta Batı'dan tek tük gelen ziyaretçiler, sonradan gittikçe çoğaldı.1985 yılında göçmenlik yasalarını ihlal etmek suçlamasıyla gözaltında olduğu sırada yavaş yavaş zehirlendiği söylenir.
1975 yılı boyunca Osho, Doğulu meditasyon teknikleri ile Batılı terapi yöntemlerine devrim getiren programların ve atölyelerin genişlemesine rehberlik etti. Ağustos 1975'te ilk terapi grubu başladı. Grup süreçlerine günlük Dinamik ve Kundalini Meditasyonları, Osho'nun sabah söylevleri, gruptan önce veya sonra on günlük meditasyon kamplarına katılmak dahildi. Darşan'da, Osho yeni gelen gruplara önerilerde bulunuyor, grup liderlerine tavsiyeler veriyor, grubun katılımcıları ile görüşüyordu. 1977'nin sonunda elli farklı grup önerilebiliyordu ve Aşram, dünyadaki en büyük ve en yenilikçi büyüme merkezi olarak tanınıyordu.

Toplum, din, politika, felsefe, psikoloji ve daha birçok alanın, insanın benliği ve varoluşu ile ilişkisini ele alan Osho, bu konularda ileri sürdüğü oldukça cesur ve kalıpları kıran savları, söylemleri ve iddiaları ile birçok otoritenin tepkisini çekmiştir. Köhneleşmiş, kalıplaşmış sistemlerin güçlü bir şekilde etkisi altında kalarak kendini sürekli bastıran ve böylece sürekli bir gerilim halinde olan çağdaş insan için mutluluğun, gevşemenin, yaşama sevincinin hedef alındığı meditasyon yöntemlerini geliştirmekle birlikte, bazen dinin karşısında, bazen yanında olmuş, ama bugünkü anlamda kabul edilen din görüşünün içerisinde olmamıştır. Bununla birlikte Doğu kültüründen ve mistisizminden de tamamen uzak değildir. Örneklerinde Buda'dan, Tao'dan bahsettiği kadar, Mevlana'dan, Nasreddin Hoca'dan, Hallac-ı Mansur'dan da bahseder. Ancak insanın cinsel hayatı, tatmini ve mutluluğu üzerine cesur terapi yöntemleri geliştirip onun rahatlamasını sağlamak amacıyla meditasyonlar geliştirmesinden dolayı dini çevrelerce oldukça eleştirilmiş ve tepki görmüştür. Bunun yanında, toplumsal konular hakkında da derin araştırmalar yapıp kendi fikirlerini insanlara sunan Osho'dan, birtakım politika, güç, rant ve nüfuz çevreleri rahatsız olmuştur. Belki de bu yüzden 1981 yılından itibaren ABD'den başlayarak ülke ülke dolaşıp kendine yer edinmeye çalışmış ama birçok ülke onu barındırmak istememiştir. Böylelikle de birçok sıkıntı yaşayan Osho, 1985 yılında Amerika'da tutuklanarak 12 gün boyunca hapiste kalmış ve ardından sınırdışı edilmiştir. Bu süre içerisinde yavaş yavaş zehirlendiği iddia edilen Osho, 1990 yılında da zehirlenme belirtileriyle ölmüştür.

Bugün onu eleştirenler kadar onun yolunda gidenlerin kabul ettiği bir gerçek vardır : O da Osho'nun olağanüstü sıra dışı ve hiçbir kalıba ya da düzene boyun eğmeyen, suyuna gitmeyen ve tamamen bireysel özgürlüğü savunan bir kişilik olduğudur. O, özellikle İkinci Dünya Savaşı'nın ardından sayıları gün geçtikçe artmakta olan ruhani buhran içerisine düşmüş insanlar için bir nevi alternatif bir inanç sistemi kurmak yolunda doğu felsefelerine hücumun yol göstericilerindendir.

Bireysel olduğu kadar toplumsal arayışlara da en derin detayına kadar inen Osho, kendisi kitap yazmamıştır. Bununla birlikte otuz beş yıl boyunca dünya çapında yapmış olduğu konuşmaları kayda alınarak sayılarca kitap haline getirilmiştir. O, hiçbir geleneğe ait olmadığını açıklamış ve 'lütfen beni geçmiş ile bağlantılandırmayın, onu anımsamaya bile değmez' diyerek seslenmiştir insanlığa- Öğrencilerine ve dünyanın her yerinden kendisini dinlemeye gelenlere yaptığı konuşmalar 30'dan fazla dile çevrilmiş ve 600'den fazla ciltler halinde yayımlanmıştır.

Temmuz 1974'ten 1981'e kadar söylevler vermeye devam eden Osho, Tao, Zen, Hıristiyanlık, Hassidizm, Sufizm, Baullar, Hindu gizemciler, Tibet Budizmi, Tantra, v.b. pek çok spiritüel gelenekteki aydınlanmış gizemcilerin öğretileri üzerine yorumlar yaptı. Değişik günlerde kendisini izleyenler tarafından sorulan sorulara yanıt verdi. O kendisini 'gerçek bir varoluşçu' olarak tanımlamıştır.

Beden ve zihnin birikmiş stresini atmak amacıyla kendine özgü olarak meditasyonlar geliştiren Osho , otobiyografisini de yazmamıştır . Yapmış olduğu çalışmalar ve konuşmalarından kendisinin tanınabileceğini söylemiştir.
--reklam--
Osho Kitapları - Eserleri
Yakınlık
Her Gün
Martıları Seven Adam
Tantra, Spiritüellik ve Cinsellik
Meditasyon - İlk ve Son Özgürlük
Provokatör Mistik
Kanat Açmış Kuş
İnsan Olma Yolculuğu
Ruh Eczanesi
Ben Kapıyım
Mükemmel Ermiş
Boş Kayık
Çamların Kadim Müziği
Aşk Özgürlük Tekbaşınalık
Büyük Düşünürlerle Buluşmalar
Tao - Hal ve Sanat
Buddha - Hayatı ve Öğretileri ve İnsanlık Üzerindeki Etkisi
Tantra - Kabullenme Yolu
Zen - Tarihi, Öğretileri ve İnsanlık Üzerindeki Etkisi
Ezoterik Psikoloji
İnanç, Kuşku ve Fanatizm
Kumların Bilgeliği
Bilgelik Tohumları
Farkındalık
Sır
Meşgul İnsanlar İçin Meditasyon
Kadın
Ego
Yaşam Sevgi Kahkaha
Ahlaklı, Ahlaksız Ahlaküstü
Bize Aşktan Söz Et
Bir Sabun Köpüğüdür Hayat
Beden ile Zihni Dengelemek
Yaşam Aşkı
Yaşama ve Ölme Sanatı
Korku
Aydınlanmanın Abc'si
Zeka
Sezgi
Tanrı Komplosu
Dikkat: Hakikat Çağı Geliyor
Şöhret, Servet ve İhtiras
Çocuk
Yoga - Bireyin Doğuşu
Ben Dini Değil Dindarlığı Öğretiyorum
Ayaksız Yürümek/Kanatsız Uçmak
Meditasyon - Kutlama Sanatı
Duygular
Kendi Tercihlerinizle Yaşamak
Tantra Dönüşümü Aşk ve Meditasyon
Sırların Sırrı
Astroloji: Hurafe mi Öze Açılan Kapı mı?
Gizemli Psikoloji
Masumiyet, Bilgi ve Merak
Hiç
Kendinle Başla
Modern Dünyada Kusursuz Farkındalık
Yaratıcılık
Duygusal İyileşme
İnsan Kalbinde Bir Soru İşaretiyle Doğar
Tehlikeli Yaşamak
Seksten Süperbilince
Altın Gelecek
Coşku
Kader, Özgürlük ve Ruh
Kaz Dışarıda
Tantra Deneyimi: Aşk Devrimi
Erkek
Sadece Kendin Ol
Ölmeden Önce Ölünüz
Yoga
Tantra-Mutlak Anlayış
Kendine Saygının Büyüsü
Gizemli Sırlar
İnsan Kendinin Aynasıdır
Tantra - En Yüksek Bilgelik
Olgunluk
Devrim
Hayata Aşk Mektupları
Benim Yolum Beyaz Bulutların Yolu
Zen Yolu Tasavvuf Yolu
Özgürlük
Sevgi
Bilgelik Kitabı 1
Bilgelik Kitabı 2
Erkek ve Kadın Olmanın Ötesi
Sırlar Kitabı: Yaşamın Sırrına Ulaşmak için 112 Meditasyon
Yaşamak İnanmaktır
Sessizliği Dinlemek
Cesaret
Aşık Olmak
Dingin Ruh Gürültücü Zihin
Gece Yatmadan
Sabah Kalkınca
Huzur Arayışı
Değişim
Özgür Zihin
Sevginin Gücü
Zihin Kapılarının Ardındaki Sessizlik
Çakra Kitabı
Uyanışa Üç Adım
Anlayışın Kitabı
İnsan Ruhunun Güzelliği
Yeni Bir Yaşamın Anahtarları
Zen Ruhunda Tarot
Tohumdan Ağaca
Kendini Bulmak
Sessizlik
Bilincin Ölümsüz Alevi
Qızıl Külçələr
Sırlar Kitabı 2 / Kendini Anlamanın Anahtarı
Sevginin Yolu
Mutluluk İçimizde
Gizemi Yaşamak
Güven
Güç, Politika ve Değişim
Boşluğun İçine Yolculuk
Mükemmel Mürit
Kendi Yolunu Bulmak İsteyenlere Kadın Olmak Erkek Olmak
Tantra Öğretisi
Yoğun Tempolu İnsanlar İçin Meditasyon
Karanlığa Aşık Olmak
Başkaldırmak - Yaşamsal Bir Nitelik
Yeni Çocuklara Anne Baba Olmak
Önce Kendini Tanı, Sonra İlişki İste
İçsel Yolculuk
Bir Meditasyon Kursu
Ego
Kanat Açmış Kuş
Meditasyon En Büyük Macera
Buddha'yı Keşfet
Kadın & Dişilik Ruhunu Onurlandırmak
The Book of Secrets: 112 Meditations to Discover the Mystery Within
Eve, Kendine Geri Dönmek
Duygusal Sağlık
Tanrı, Din, Sevgi, Qadın, Həyat Və Ölüm Haqqında
Cesaret Tehlikeli Yaşamanın Sevinci
Erkek - Erilin Ruhunu Yeniden Keşfetmek
Osho Zen Tarot Transandantal Zen Oyunu
Meditasyon : Yegane İlaç
Zihin-Gerçekle Aramızdaki Engel
Dua/Sessizliğin Şarkısı
Neşeli ve Canlı Ol
Seks-Suçluluk ve Ötesi
Akıl
Güven
Özgürlük - Kendin Olma Cesareti
Stresli İnsanlar İçin Günlük Yaşama Uygun Meditasyonlar
Ego
--reklam--
Osho Alıntıları - Sözleri
Toplum seni yozlaştırmadan, kirletmeden, sana karışmadan, seni planlamadan ve senin doğanı katletmeden önce, gerçekte kim olduğunu bulmaya çalış. Budizm de buna; doğmadan önce sahip olduğun ve öldüğünde tekrar sahip olacağın gerçek yüzü, hakiki yüzü, toplum tarafından bozulmamış yüzü bulmak denir. O senin doğan, ruhun, varlığındır. (Yoga)
Tantra der ki bölme, bölünmemiş ol, ancak o zaman muzaffer çıkabilirsin. Nasıl bölünmemiş olmalı? Kınama, "Bu iyi!", "Bu kötü!" deme. Saflık ve kirlilik konusundaki bütün kavramları geri çek. Dünyaya bak, ama ne olduğunu söyleme. Cahil ol, fazla bilge olma. Etiketleme, sessiz kal, kınama, haklı çıkarma. Dünya hakkında sessiz kalabilirsen, yavaş yavaş bu sessizlik içe işler. Ve eğer dışsal olarak bölünme yoksa, içsel bilinçteki bölünme de yok olur çünkü ikisi birlikte var olabilir. (Sırlar Kitabı: Yaşamın Sırrına Ulaşmak için 112 Meditasyon)
Güvenmeyen insanlar, inanırlar. İnanç geçicidir; sahte pars gibi bir aldatmacadır. Güvenebilen insanların inanca ihtiyacı yoktur. Yaşam yeterlidir. Üzerine bir Tanrı veya nirvana yüklemen gerekmez. Gerek yoktur. Yaşam yeter de artar bile. Hayatı yaşarsın. (Martıları Seven Adam)
Ve bilinçsiz birinin iyi niyeti bile zehirli olabilir. (Aşık Olmak)
Konsantrasyon her zaman bilincin daralmasıdır. Bilinç daraldıkça güçlenir… Ama bu meditasyon değildir… Konsantrasyon sana müthiş güçler verir, ama bunlar zihin güçleridir. (Modern Dünyada Kusursuz Farkındalık)
Kadın sezgi demektir,şiir,hayal gücü demektir.
Erkek irade,düzyazı,mantık demektir. (Çakra Kitabı)
Ölüm tam bir akıl çelicidir; hayat aklını çeliyorsa bir de ölümü düşün. (Eve, Kendine Geri Dönmek)
Akıl sağlığı merkeze yoğunlaşmadığını fark etmendir. Böylece ilk işin merkeze yoğunlaşmak olur; kendi içinde hayatını yönlendirebileceğin, disipline edebileceğin bir merkeze, içinde yönlendirebileceğin, hareket edebileceğin bir ustaya sahip olmak olurdu. Yapılacak ilk şey kristalleşmekse, ikinci adım da kendi acını yaratmamaktır. Acı yaratan her şeyi bırak- acıyı yaratan bütün gerekçeleri, arzuları, umutları. (Yoga - Bireyin Doğuşu)
Aptal da senin içindedir, dâhi de. Elbette aptal çok daha güçlüdür, çünkü onun dada eskiye dayanan bir tarihi vardır, dâhi ise çok küçük bir sese sahiptir. (Akıl)
Hepimiz büyük bir tımarhanenin parçasıyız. Orada doğuyor, büyüyor ve bütün hayatımızı orada geçiriyoruz. (Boşluğun İçine Yolculuk)
Başka biriyle birlikte olmak istediğinde, bu kendinden bıktığını gösterir. Kendi başına kalmak istediğindeyse, diğer insandan bıktın demektir. Bu güzel bir uyum! Başka biriyle olmak, içinde derin bir yalnızlık arzusu yaratır. Sevgililere sorabilirsin, bütün sevgililer zaman zaman yalnız kalma isteği duyduğunu hisseder. Ancak yalnız olmaktan korkarlar, çünkü yalnızlığın sevgiye ters düştüğünü düşünürler. Hem sonra sevgilin ne der? Diğer kişi incinebilir. Bu yüzden rol yaparlar. Yalnız kalmak istemelerine, kendilerine ait bir alan yaratmak istemelerine rağmen, rol yaparlar ve birlikte olmaya devam ederler. Bu numara yanlıştır, sevgiyi yok eder. İlişkini sahteleştirir. (Meşgul İnsanlar İçin Meditasyon)
İnsanların sana doğru veya yanlış olarak söyledikleri her şeyi bırakmalısın. Onlar için doğru ve yanlış olmuş olabilir, bunun seninle bir ilgisi yok. (Tehlikeli Yaşamak)
İnsan, ihtiyaç duyulmaya ihtiyaç duyar. Bu insanoğlunun en temel ihtiyaçlarından birisidir. Kişi özen gösterilmezse ölmeye başlar. Kişi, en azından birisi için önemli olduğunu hissetmezse onun tüm yaşamı önemsiz hale gelir. Bu nedenle sevgi var olan en büyük terapidir. (Ego)
Ego kullanışlı bir kurmacadır. Onu kullan fakat onun seni kandırmasına izin verme. (Ego)
Ne kadar bastırılmış olursa olsun bir insanoğlu belirli bir zekâya sahiptir. (Özgürlük - Kendin Olma Cesareti)
Ben insanın kendi bilinciyle işlev görmesi için politik olarak, dini olarak, her boyutta özgür olmasını istiyorum. O zaman bu güzel bir dünya, gerçek bir devrim olur. (Ben Dini Değil Dindarlığı Öğretiyorum)
Şüphecilikten, kuşkudan, mantıktan bu kadar çok bahsedenler bile asla kendi zihinlerinden şüphe etmezler. Ve zihnin seni içinde bulunduğun duruma getirmiştir. Cehennemdeysen, seni bu cehenneme zihnin getirmiştir ve sen bu rehberden asla şüphe etmezsin. Herhangi bir öğretmenden, ustadan şüphe edersin ama zihninden asla şüphe etmezsin. Hiç sarsılmayan bir inanç ile zihnini guru kabul ederek ilerlersin. Ve seni bu kargaşaya, içinde bulunduğun sefilliğe zihnin getirmiştir. Herhangi bir şeyden şüphe edeceksen, ilk önce zihninden şüphe et. Ve ne zaman zihnin bir şey söylerse, bir daha düşün. (Sırlar Kitabı: Yaşamın Sırrına Ulaşmak için 112 Meditasyon)
En büyük felaket başka birisi olmayı kabul etmektir: Asla olgunlaşamazsın. (Kadın)
Sevginin olmadığı her yer soğuktur. (Ruh Eczanesi)
Kör olmayan bir inanç yoktur. Gözleri olan bir insan ışığa inanmaz, onu tanır. Bunun için inanmasına gerek yoktur. (Yaşam Aşkı)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/tao-hal-ve-sanat-osho-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)