# Tarihi Efsaneler ve Sırlar - Muammer Yılmaz Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Tarihi Efsaneler ve Sırlar kimin eseri? Tarihi Efsaneler ve Sırlar kitabının yazarı kimdir? Tarihi Efsaneler ve Sırlar konusu ve anafikri nedir? Tarihi Efsaneler ve Sırlar kitabı ne anlatıyor? Tarihi Efsaneler ve Sırlar PDF indirme linki var mı?  Tarihi Efsaneler ve Sırlar kitabının yazarı Muammer Yılmaz kimdir? İşte Tarihi Efsaneler ve Sırlar kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/tarihi-efsaneler-ve-sirlar-muammer-yilmaz-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-10-21T19:00:05+03:00
- Güncelleme: 2022-10-21T19:00:05+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/10/21/muammer-yilmaz-kimdir-muammer-yilmaz-kitaplari-ve-sozleri-338695.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Muammer Yılmaz 
 Yayın Evi: Kimlik 
 İSBN: 9786056677908 
 Sayfa Sayısı: 176 
--reklam--
Tarihi Efsaneler ve Sırlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

--reklam--
Tarihi Efsaneler ve Sırlar Alıntıları - Sözleri
Kız Kulesi
Bazen İstanbul minarelerinin gölgesinde bazen bir yakamozun suya düşen namesinde, bazen usulca fısıldayan edebi bir cümlede, bazen de deruni manalar ihtiva eden bir tarih makalesinde nakış nakış işlenir kalbe, bu İstanbul’un en narin ve belki de en eski Prensi.
Sadece canlılar mı birbirini severler,cansizlarin toprağın taşın bina ev be kulelerin hiç aşık olduğunu duydunuz mu?Efsane buya Galata Kulesi dr Kiz Kulesi'ne deliler gibi asikmis Onu hergun hayranlıkla seyredermiş Galata Kulesi'nin etrafında yüksek binalar yapilmaya başlanınca Kiz Kulesini goremez olmuş
Galata Kulesi boyunun uzaması dilemiş Allah 'tan içi bir yana dışını kasıp kavuran aşkı sayesinde duası kabul edilmiş boyu gunden gune uzamış
HİÇ KAVUŞAMAYACAĞI SEVGİLİSİNİ ARTIK RAHATÇA GÖREBİLİYORMUŞ
Bir gün Sultan Mahmut nedimi Ayaz'la kıyafet değiştirerek tedbile çıkmıştı. Bir tarla kıyısından geçerken üzeri armut dolu bir ağaç gördüler. Sarı sulu mu sulu armutlar dallarından sarkmış, bazısı da ağacın altına dökülmüştü. Sultan Mahmut kendisini tutamadı, yoldan saparak daldan birkaç armut koparıp yedi. Sonra Ayaz'a döndü:
"-Biz ne yaptık yahu. Sahibinden izinsiz armut yedik. Bu haramdır. Sahibini bulalım da helâl ettirelim."
 Yakındaki köye giderek armut ağacının sahibini buldular helallik dilediler. Köylü Gazneli Mahmut'u tanımıştı:
 "Sultanım" dedi, "Helal hoş olsun. Bize büyük bir şeref bahşettiniz. Artık o armutlara Sultanî adını vereceğim ve hiç yemeden fakir fukáraya dağıtacağım." Köylünün konuşması Mahmut'u memnun ettiği için;
 "-Bir zorluk karşısında kalırsan bana gelmekten çekin-me" dedi. Armut ağacının sahibi köylünün bitmeyen bir toprak davası vardı. Kadı taraf tutmuş, aleyhine bir karar vermişti. Karısı ise:
"-Ne duruyorsun, senin Sultan Mahmut gibi bir tanıdığın var. Ona git. Kadıyı şikayet et. O işimizi düzeltir" deyip duruyordu.Adam bu sözlere kandı. Bir sepet olgun armut topla- dı yola düştü.
Gazne'de Sultan'ın huzuruna çıkmayı başardı. Mahmut köylünün kendisini ziyarete gelmesinden çok memnun olmuştu. Onu bırakmadı, sarayda misafir etti. Gece adam, kendisine ayrılan odada yatarken, ayak yoluna çıkmak istedi. Helaların yolunu bilmedigi için saray içinde gezmeye başladı. Nöbetçiler onu yakaladılar, casus zannıyla zindana attılar. Adamcağız tam üç yıl zindanda yattı. Hiç arayan soran olmadı. Nasılsa Mahmut'un aklına köylünün armutları geldi.
"-Ne armutlardı onlar derken, sahi dedi, o köylü bizi ziya-rete gelmişti. Biz onu ne yaptık? Unuttuk gitti."
Emir üzerine adamı aradılar, zindanda bulup çıkardılar. Sultan Mahmut olup bitenlere çok üzüldü, gönlünü almak için:
 "-Dile benden ne dilersen" dedi. "-Üç şey diliyorum." diye karşılık verdi köylü. "Bir ip, bir balta, bir de Kur'an."
"-Çok garip şeyler istiyorsun. Nedenini açıkla." "-Efendim ben ne istediğimi biliyorum. İple beni sana gönderen karımı asacağım. Balta ile dibinde durduğun armut ağacını keseceğim. Kur'an'a da, bir daha adı Mahmut olanlara selam vermemek için el basacağım."
Gazneli Sultan Mahmut acı acı güldü. Ona yeterince para yardımı yaparak köyüne yolladı.
--reklam--
Tarihi Efsaneler ve Sırlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Geçmişe yolculukta güzel bir anlatım olmuş, hikayeler ve sırlar, insanı etkiliyor. Gerçeklerle dolu bir tarih günümüze ışık tutuyor. Şahsen beyendim... (Oktay mete) 
Yazar çok güzel bir konuya imza atmış ve güzel konulara değinmiş. Kitâbın içinde geçen olaylarda resmen kendinizi kaybediyorsunuz. Özellikle tarihi yapılarla ilgili olan sırlı olaylar, halk efsaneleri benim onlara olan bakış açımı farklı bir boyuta çıkardı. Gerek üslup, gerek verilen bilgiler, gerek konu bakımından 10/10 puanı vermek gerekir diye düşünüyorum. Kesinlikle okuyun derim. Sağlıcakla kalın. (mehmet furkan) 
Kitapta bulunan hikayelerle zaman zaman duygulanıyor, üzülüyor , seviniyorsunuz fakat hepsi çok etkileyici bir nefeste okuyacağınız okurken de zamanda yolculuk yapacağınız bir kitap. Kısa kısa hikayelerden oluştuğu için tadı damağınızda kalıyor. Basım hatasından dolayı ben içindeki eksik kalan bir kaç hikayeyi okuyamadım fakat onları da en kısa zamanda temin edip okumayı heyecanla bekliyorum. (Tuğçe Turan) 
--reklam--
Tarihi Efsaneler ve Sırlar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Muammer Yılmaz - Tarihi Efsaneler ve Sırlar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tarihi Efsaneler ve Sırlar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Muammer Yılmaz Kimdir?
1945 yılında Yozgat'a bağlı Sarıkent'te dünyaya geldi. Orta öğretimini İstanbul Hayfarpaşa Lisesi'nde tamamlayan Yazar,1969 yılında,İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nden mezun oldu. 1970 yılında, yedek subay olarak Konya'da vatani vazifesini yaptıktan sonra Özel TED Kayseri Koleji'nde 24 yıl Tarih ve Sosyal Bilgiler öğretmenliği yaptı.Buradan 1995'te emekli oldu. İLESAM üyesi olan yazarın, çeşitli gazete ve dergilerde tarihi,dini,kültürel ve politik konularda yüzlerce makale ve incelemesi yayınlandı.
--reklam--
Muammer Yılmaz Kitapları - Eserleri
Tarihimizden Altın Damlalar
Fatih Sultan Mehmet
Son Nefeslerinde Neler Dediler
Tarihi Efsaneler ve Sırlar
Osmanlıda Cellatlık ve Cellat Hikayeleri
Fatih Sultan Mehmet ve Liderlik Sırları
Geçmiş Zaman Olur Ki
Cem Sultan
Tarihi Aşklar ve Aşk Mektupları
Reformcu Sultan 2. Mahmud
Kurtlar Sofrasında Ortadoğu
Muhteşem Türk Zaferleri
Cihangir Sultan - Yavuz Sultan Selim
Osmanlının Manevi Mimarları
Behlül Dana ve Harun Reşit
Neşet Ertaş'ın Gönül Dünyası
800 Km Mutluluk
Tarihimizde İz Bırakanlar Son Nefeslerinde Neler Dediler
Kanuni'nin Gözyaşları
Ben Bilmem Tarih Bilir
Yıldırım Bayezit ve Topal Timur - İki Cihangir Sultan
Devlerin Fazileti
Sultan Genç Osman'ın Gözyaşları
Osmanlı Üzerine Senaryo, Düşünce, Çelişki ve Karalamalar
İkinci Abdülhamit'in Şahsiyeti ve Politikası
Osmanlı'nın Manevi Mimarları
Mehmet Akif’in Hayatından Çizgiler
Kadının Yeniden Doğuşu-Tarihte Kadınlar
Garip Ama Gerçek
Hikaye ve Yorumlarıyla Gönül Telimizi Titreten Türküler
Tarihimizden İlginç Sayfalar
Lale Devrinde İstanbul
Maktül Osmanlı Sadrazamları
Tarihin Terazisinde Vahidettin
Tarihten İnciler
Bağdat Fatihi IV. Murat
Samur Kürklü Hasekiler
Milli Ruhumuz
Tarihimizden İlginç Rüyalar
Osmanlı'nın Manevi Mimarları
Kendi Kendinize Pratik İngilizce Konuşma Kılavuzu
Yalancılar Kahvesi
Biraz da Tebessüm
İstanbul'un Fethi ve Akşemseddin
Ey Oğul
--reklam--
Muammer Yılmaz Alıntıları - Sözleri
"Sonra atına binerek istirahat halindeki ordusunun arasında gezindi. Yâsîn suresini okuyarak,askerlerine duâ etti." (Cihangir Sultan - Yavuz Sultan Selim)
Rızasız bahçenin gülü derilmez kalpten kalbe bir yol vardır görünmez (Neşet Ertaş'ın Gönül Dünyası)
Milliyeti Türk olan Öküz Mehmet Paşa, Oğuz aşiretindendi. Fakat Türkmenler arasında Oğuz kelimesi “Okuz” olarak söylenirdi. Zamanla yapılan yazım hataları ile bu kelime “Öküz” olarak meşhur oldu. Paşa, Sultan Genç Osman döneminde ki sadrazamlığı sırasında bir köyün civarında konaklamıştı. Köyün hayvanları da orada otluyorlardı. Bir öküz, Mehmet Paşa’nın yanına kadar sokuldu. Diğer paşalar gülmeye başladılar. Hatta birisi kendisine “Paşam öküzle neler konuştunuz, size ne söyledi?” Demesi üzerine, paşa nüktedanlığını konuşturdu ve herkesi gülmekten kırıp geçiren şu cevabı verdi; “Evet öküzle biraz konuştuk. Bana dedi ki, sen de bizdensin fakat bu eşeklerin arasında ne işin var anlayamadım” (Sultan Genç Osman'ın Gözyaşları)
Başkalarına tuzak kuranlar, kurdukları tuzağa bir gün kendileri düşerler. (Garip Ama Gerçek)
Yeryüzünün büyük bir kısmında etkili olan üç semavi dinin; Yahudilik, Hıristiyanlık ve Müslümanlığın çıkış yerleri Ortadoğu'dur. Dünyanın gündeminden hiç düşmeyen ve şimdide başı dumanlı ve gönlü yaralı Kudüs şehri, üç evrensel dinin de kutsal merkezidir. (Kurtlar Sofrasında Ortadoğu)
Behlül çarşıda, pazarda halkı doğru olmaya çağırır, bir yanlış gördü mü, müdahale ederdi. Bundan rahatsız olan bir grup, Harun Reşit’e gelerek şikayette bulundular.
-“Sultanım, bizim yaptıklarımızın ona ne zararı var? Bizi kendi hâlimize bıraksın. Sonra her koyun kendi bacağından asılacak, asılır.” dediler. Harun Reşit, Behlül'ü çağırdı ve şikayetleri ona aktardı. Belhül cevap vermedi. Sarayı terk edip gitti. Beş on koyun aldı. Kestirip bacaklarından her mahalleye birer tane astırdı. Görenler, “Deliden ne beklenir.” deyip geçtiler. Bir müddet sonra mahalleler kokudan durulmaz hâle geldi.
Aynı kişiler Harun Reşit’e şikayete geldiler. Harun, Behlül'ü çağırdı ve şikayetleri aktardı. Behlül: “Ey müminlerin emiri. Ben bir şey yapmadım. Sadece her koyun kendi bacağından astım. Fakat görülüyor ki, her koyun kendi bacağından asılsa da bütün çevreyi rahatsız ediyor, herkese zarar veriyor. İnsanların bunu anlaması için böyle yaptım. Herhalde anlamışlardır." (Behlül Dana ve Harun Reşit)
Hazret i Peygamberin: "Kostantiniye şehri elbette fetholunacaktır. Onun fethinde muvaffak olan hükümdar ne güzel hükümdar ve o askerler de ne kahraman askerlerdir" (Fatih Sultan Mehmet)
"Tarihin ibretler aynası olduğuna inanırdı." (İkinci Abdülhamit'in Şahsiyeti ve Politikası)
Mehmet Akif İçin İki Dörtlük

Vatanseverliğinle başın arş-ı âlâya erer
Ahlâk ve faziletin her tür
medh-ü senâya değer
Bu vatana hiçbir hizmetin olmasa dahi
İstiklâl marşımızın şâiri olman bile yeter

Rahat mısın, bilmem,
ulu kabrin “Sana dar" oldukça
Bazı densizler bu kutsal vatana
ağyar oldukça
Emin ol, adın hiçbir zaman unutulmayacaktır
Bu topraklar üstünde bu büyük millet var oldukça

Prof. Dr. Halil Yüksel (Mehmet Akif’in Hayatından Çizgiler)
Gam beyâbânında şeydâ edip ey Leylî-hırâm
Akl u hûşumdan ayırdın beni Mecnûn eyledin

(Ey Leyla endamlı sevgili, Beni gam çöllerinde çılgına döndürüp akıl ve mantıktan ayırdın, (deli ve) mecnun eyledin.) (Fatih Sultan Mehmet)
Sev seni seveni, yer ile yeksan olsa da
Sevme seni sevmeyeni, Mısır’a sultan olsa da (Milli Ruhumuz)
"Halbuki insan, ruhuna ceset giydirilerek bir kapıdan dünyaya dahil edildiğinden itibaren, artık bir ölüm yolcusu demektir." (Yalancılar Kahvesi)
"Padişahlar,elinde terazi tutmuş bir kimseye benzerler.Sen padişah olunca teraziyi doğru tutmanı isterim.O zaman ,Yüce Allah'da senin iyiliğini arzular." (Fatih Sultan Mehmet ve Liderlik Sırları)
. ”Haklı olduğunda mücadeleden korkma. Bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler..” .༄ (Tarihimizden Altın Damlalar)
İnsanoğlu ölümün bir gün de kendi kapısını çalacağını bilmesine rağmen yinede öleceğinden haberi yok gibi; gayesiz,şuursuz,başıboş hayat sürmeye devam eder. Diğer yandan da ölmemek için ecele çare arar. (Tarihimizden Altın Damlalar)
"Ya Rabbi! Dinine yardım edenlere yardım eyle, Müslümanlar arasında fitne çıkaranları kahreyle. Âmin." (Cihangir Sultan - Yavuz Sultan Selim)
Emir Sultan'ın nasihatleri: "Her günü, ömrünün son günüymüş gibi tamamlamaya çalışmalısın. İlim öğrenmekten asla erinip üşenmemelisin. Ey oğlum, hayat her yönü ile senin için bir mekteptir. Hayra koş, kötülükten kaç. En büyük silahın, Allahü Tealaya ettiğin duadır. Bunu asla unutma." (Osmanlının Manevi Mimarları)
"Kendi kendini tanı, fazileti ara, hayatı incele, sahteliklere tapma" (Tarihimizde İz Bırakanlar Son Nefeslerinde Neler Dediler)
Ulu Hünkar; "Ölümümüzden sonra, mezarımızı yerde arama. Bizim mezarımız arif kişilerin gönülleridir". (Osmanlının Manevi Mimarları)
"Bak güneş de sararıp soluyor." (Son Nefeslerinde Neler Dediler)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/tarihi-efsaneler-ve-sirlar-muammer-yilmaz-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)