# Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında - Caner Taslaman Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında kimin eseri? Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında kitabının yazarı kimdir? Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında konusu ve anafikri nedir? Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında kitabı ne anlatıyor? Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında PDF indirme linki var mı?  Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında kitabının yazarı Caner Taslaman kimdir? İşte Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/tarihselcilik-celiskiler-batakliginda-caner-taslaman-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-17T06:00:09+03:00
- Güncelleme: 2022-08-17T06:00:09+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/17/caner-taslaman-kimdir-caner-taslaman-kitaplari-ve-sozleri-291810.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Caner Taslaman 
 Yayın Evi: İstanbul Yayınevi 
 İSBN: 9786056621239 
 Sayfa Sayısı: 77 
--reklam--
Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Benim “tarihselci” deyip de eleştirdiklerim, Kuran’ın tarihin belli bir döneminde indiğini ve kendi döneminin sorunlarına da çözümler sunduğunu ifade edenler değildir. Böylesi bir tanımlamayı hemen herkes kabul edecektir. Benim “tarihselci” deyip eleştirdiklerim, bugün bu etiketle anılırken; Kuran’daki kıssalara mitoloji diyen, Kuran’daki ahiret anlatımlarını Arapları uyutmak için anlatımlar olarak sunan ve Kuran’daki bize yönelik birçok “Yap” emrini, bunları yapmaya gücümüz de yetmesine rağmen, tarihi geçtiği için yapmayabileceğimizi ve hatta yapmamamız gerektiğini ifade edenlerdir. Yani eleştirdiklerim; ahiret anlatımları, kıssaları ve hükümleri ile Kuran’ın yarısından çok daha fazlasını boşaltan bir zihniyettir.Toplumun şekillendirdiği akıl Kuran ile düzeltileceğine, Kuran’ı toplumun şekillendirdiği akla uydurmak, Kuran’ın Allah’tan olduğuna inanma iddiasıyla çelişkilidir. Kuran’a ilk karşı çıkan müşrikler, kendi toplumlarının geleneklerini, yani tarihin o döneminde şekillenmiş hayata bakışları temelinde Kuran’a karşı çıktılar, Peygamberimize “Kuran’ı değiştir” dediler. Kuran’ın bu iddiaya cevabı, onların kendilerini değiştirmesi gerektiği yönündeydi. Bugün tarihin her döneminde oluşan kültürel yapıların inşa ettiği zihinleriyle Kuran’ın hükümlerinin uygulanmayıp başka hükümler uygulanması gerektiğini söyleyenler, kendilerini düzeltmek yerine Kuran’daki ayetlerin uygulamasının değişmesini isteyenler, Kuran’a ilk karşı çıkanlara benzer bir yaklaşım sergilemiyorlar mı?
--reklam--
Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında Alıntıları - Sözleri
Tek bir kişinin, birkaç kişinin veya çok az kişinin hüküm olarak uygulayacağı ayetlerin Kuran'da olması, eğer Kuran dışında bu ümmetin rehberi olan başka bir vahiy yoksa (vahyi gayri metluv yoksa) tam da olması beklenecek durumdur.
“O dönemin Arapları çöldeydi, susuzdu; bu yüzden onlara ahirette bahçeler, ırmaklar vaat edildi.” Bu arada ben Bosna kökenliyim; Bosna’nın hemen her yeri çok yeşildir ve her tarafından ırmaklar akar. Ama gidip bir Boşnak’a idealize ettiği ahiret tasvirini sorsanız, o bile size çölden ve susuzluktan bahsetmez, yine suların aktığı, yeşillik bir ortamı ideal bir ortam olarak görür. Bu tip olgular üzerine birazcık düşünselerdi, Kuran’ın hitabında,
Arap coğrafyasının değil de insan fıtratının merkeze alındığını rahatlıkla anlayabilirlerdi.
s. 70'te "bir şeyler demekle sorunun cevabını vermek arasındaki farka dikkat edin. Bu görüşleri ileri sürenlerin, bu soruya tutarlı bir cevap vermesi mümkün değil. Ama bir de siz deneyin ve sonucu görün..." diyen abi çokeşliliğe cevap veriyor. (= Çok-eşlilik: Tarihselcilerin yaptığı en büyük yanıltmacalardan biri, günümüzde birçok kimsenin uygulamadığı çokeşlilik gibi İslam’ın haram kılmadığı ama İslam’ın emir ve tavsiyesi de olmayan meseleleri, sanki bunları uygulamak İslam’ın emir veya tavsiyesiymiş gibi “Tarihselci olmayanlar haydi çok-eşlilik yapsanıza” gibi bir mugalatayla sunmaktır. İslam’ın tarihin farklı dönemlerine ve farklı coğrafyalarına uygun bir din olmasını mümkün kılan en önemli unsurlardan biri helal dairesinin genişliğidir. İslam’da kertenkele yemek de yememek de, çokeşlilik yapmak da yapmamak da, yer sofrasında oturmak da oturmamak da helaldir. Fakat “Tarihselci olmayanlar haydi kertenkele yesenize” veya “Haydi yer sofrasında yemek yesenize” diyerek, helal olanla emir ve tavsiye olan arasındaki farkı karıştırmak (daha doğrusu aradaki farkı bile bile tahrif etmek) ne kadar bariz bir hataysa, tezleriniz destek kazansın diye çokeşlilik konusundaki mugalatalarınız da böylesi bir tavırdır.
Dünyadaki bir ülkenin bir şehrini anlatan bir kitap bile Kuran’dan daha kalın olup da yine o şehri tam olarak anlatamıyorsa; Kuran’ın ahiretle ilgili bütün olguları değil fakat bir kısmını aktardığı bellidir. Zaten bunun aksini düşünen de olmamıştır.
Tarihin belli bir ortamında şekillenmiş “tarihsel zihin” (örneğin tarihselcilerin tarihin bu döneminde şekillenmiş Zihni) vahye gidilip düzeltileceğine, tarihin bugününün yaygın kabullerine vahyin üzerinde bir değer verilip, vahyin bunlara uymadığı için “tarihsel” olduğunu söylemekten ibaret yapılan. Toplumun şekillendirdiği akıl Kuran ile düzeltileceğine, Kuran'ı toplumun şekillendirdiği akla uydurmak, Kuran'ın Allah’tan olduğuna inanma iddiasıyla çelişkilidir. Kuran'a ilk karşı çıkan müşrikler, kendi toplumlarının gelenekleri, yani tarihin o döneminde şekillenmiş hayata bakışları temelinde Kuran'a karşı çıktılar, Peygamberimize “Kuran'ı değiştir” dediler. Kuran'ın bu iddiaya cevabı onların kendilerini değiştirmesi gerektiği yönündeydi. Bugün tarihin bu döneminde oluşan kültürel yapıların inşa ettiği zihinleriyle Kuran'ın hükümlerinin uygulanmayıp başka hükümler uygulanması gerektiğini söyleyenler, kendilerini düzeltmek yerine Kuran'daki ayetlerin uygulamasının değişmesini isteyenler, Kuran'a ilk karşı çıkanlara benzer bir yaklaşım sergilemiyorlar mı? Üstelik bugün bunu yapanlar “Kuran Kitabullah’tır" diyorlarsa; bu çelişkileri ortaya çıkarmak gerekmez mi?
...Olgular üzerine birazcık düşünselerdi, Kuran’ın hitabında, Arap coğrafyasının değil de insan fıtratının merkeze alındığını rahatlıkla anlayabilirlerdi.
--reklam--
Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hemen okuyup bitirdiğim bir kitap oldu. Sanki hemen yazılıvermiş, basılıvermiş izlenimi uyandırıyor. Öyle de olabilir bilemem. Ancak belirtmem gereken önemli bir nokta var. Burada bilimsel yaklaşımı ve tarihsel yaklaşımı bilmeyen insanlar ne yapacaklar? Konuya hâkim olmayan insanlara kesinlikle hitap etmiyor. Konuya hâkim olanlar için de oldukça yetersiz diyebilirim. Müslümanlar birbirini dışlamak ayrışmak yerine bir araya gelmek için çözüm yolları arasaydı daha farklı bir durumda olabilirdik. Bu konuda sözü geçen öncülük edenlerin sorumluluğunu anlatmama gerek yok zaten. Konuyu iyi bildiğim için hocanın demek istediğini iyi anladım. Ama bir çok kişinin anlamayacağına eminim. (F.Zehra) 
''...Birincilerin kutsalı atalarıdır, ikincilerin kutsalı Batı medeniyetidir. Bizim için kutsal Kuran'dır, ne gelenek ne de Batı medeniyeti Kuran Üzeri Kuran'ı değerlendirebilecek bir kaynaktır. Eğer ''Kuran Allah'tandır.'' diyorsanız bu inancın mantıksal gereği budur.'' (Salih Balcı) 
Kitap aslında bir reddiye niteliği taşıyor.
Tarihselcilerin yaptığı yanlışlar, oluşmuş oldukları zeminin sağlamlıktan uzak oluşunu anlatıyor.Ve bu kitap akılcı Müslümanların bir el kitabı olmaya aday. (Havva Kılınç) 
--reklam--
Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Caner Taslaman - Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Caner Taslaman Kimdir?
Caner Taslaman, ilk, orta ve lise eğitimini doğduğu şehir olan İstanbul'da bitirdi. Kimya mühendisi bir annenin ve doktor bir babanın oğlu olarak küçük yaşlardan itibaren doğa bilimleri ile ilgilendi. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde üniversite eğitimini tamamladı. Üniversite eğitimi sırasında antropoloji, din sosyolojisi, bilgi sosyolojisi gibi alanlarla ilgilendi. Marmara Üniversitesi Felsefe ve Din Bilimleri bölümünde, Big Bang Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yaptığı teziyle yüksek lisans, Evrim Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yaptığı teziyle doktora derecesini kazandı. Daha sonra ise Kuantum Teorisi'nin felsefe ve teoloji ile bağlantısı üzerine yazdığı kitapla doçent oldu, yine bilim-felsefe-din üçgenindeki çalışmalarıyla profesörlük derecesini de aldı. Ayrıca "Küreselleşme Sürecinde Türkiye'deki İslam" çalışmasıyla ikinci doktorasını İstanbul Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakultesi'nde tamamladı. İlk olarak Tokyo Üniversitesi'nde daha sonra Oxford Üniversitesi'nde post doktora çalışmaları yaptı. Harvard Üniversitesi'nde ve Cambridge Üniversitesi'nde misafir akademisyen olarak bulundu. Son dönemdeki çalışmalarında ve yurtdışında bulunduğu üniversitelerde en çok odaklandığı konu modern bilim-felsefe-din ilişkisi olmuştur. Yıldız Teknik Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde profesör öğretim üyesidir.
--reklam--
Caner Taslaman Kitapları - Eserleri
Allah'ın Varlığının 12 Delili
Big Bang ve Tanrı
Bir Müslüman Evrimci Olabilir mi?
Kuran ve Bilimsel Zihnin İnşası
Allah Felsefe ve Bilim
Ahlak Felsefe ve Allah
Tanrı Parçacığı
Kuantum Teorisi Felsefe Ve Tanrı
Evrim Teorisi Felsefe Ve Tanrı
Modern Bilim Felsefe ve Tanrı
Terör'ün ve Cihad'ın Retoriği
Neden Müslümanım?
Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında
Arzulardan Allaha Ulaşmak
Fıtrat Delilleri
Evren'den Allah'a
Arzulardan Allah'a
Küreselleşme Sürecinde Türkiye'de İslam
Hayretten Hayranlığa Aforizmalarım
Türkiye’de İslam ve Küreselleşme
Big Bang ve Tanrı
--reklam--
Caner Taslaman Alıntıları - Sözleri
"Yokluğu psikopatiye yol açan empati, kompleks ve çok katmanlı bir özelliktir. Bu kadar önemli ve kompleks bir özellik olan empati ile ilgili ve özelliklere yeni doğan bebek aşamasından itibaren rastlanır." (Ahlak Felsefe ve Allah)
Yazılarak ve ezberlenerek korunan Kur'an, aynı zamanda gözlerin hep üzerinde olduğu kitap oldu. (Neden Müslümanım?)
Eğer kalplerine gerçek anlamda bakmayı
öğrenirlerse, insanların çoğunluğu, şiddetli bir şekilde istedikleri şeyin bu dünyada olmadiğın anlayacaklardır...Öyle bir hasrettir ki hiçbir evlilik,hiçbir seyahat, hiçbir eğitim, gerçek anlamda onu tatmin edemez. Bunu söylerken başarısız evlilikleri, tatilleri, eğitimleri kastetmiyorum. Olması mümkün en başarılılarını kastediyorum. Eğer kendimde, bu dünyadaki hiçbir deneyimin tatmin edemediği bir arzu tespit edersem, bunun en muhtemel açıklaması, başka bir dünya için yaratılmış olduğumdur. Eğer dünyevi hazların hiçbiri onu tatmin edemezse bu, dünyanın bir hile olduğunu göstermez. Muhtemelen dünyadaki hazlar onu tatmin için değil, bilakis onu açığa çıkarmak içindir. Böylece gerçek hayatın farkına varalım. Eğer böyleyse, bir yandan bu dünyevi nimetleri hiçbir zaman küçük görmemeli ve şükürsüzlük etmemeliyim, diğer yandan bunları bir kopyası, yankısı, serabı oldukları şeyle karıştırma yanılgısına düşmemeliyim. Kendimde gerçek vatan için arzuyu muhafaza etmeliyim, o vatan ki ölmeden ona kavuşamam... (Fıtrat Delilleri)
Çağlarca sarf edilmiş tüm emekler, tüm özveriler, tüm parlak fikirler, insanoğlunun tüm parlak dehası, Güneş sisteminin ölümüyle yok olmaya mahkum ve insanoğlunun başarılarının hepsinin evrenin yıkıntıları içine gömülmesi kaçınılmaz. (Modern Bilim Felsefe ve Tanrı)
Allah'ın sınırsız gücü ve müthiş yaratışları karşısında aciziz ama yaratıcımız evreni böylesine keşfedilebilir kıldığı için uçsuz bucaksız evrendeki noktacık hükmünde olan varlığımız ve acizliğimize rağmen evreni böylesine keşfedebiliyoruz. (Kuran ve Bilimsel Zihnin İnşası)
Salt bilimle evrenin duyulmayan sesini duyarız, bilim-din birlikteliğiyle ise muhteşem bir müziği dinleriz. (Hayretten Hayranlığa Aforizmalarım)
Bütün insanlar mutluluğu arar. Bunun hiçbir istisnası yoktur. Bütün insanlar şikayet etmektedir; prensler, hizmetciler, asiller, halk, yaşlı, genç , güçlü, zayıf, eğitimli, cahil, sağlıklı, hasta, her ülkede, her zamanda, her dönemde, her şartta... Boş yere etrafındaki her şeyle boşluğu kapamaya çalışır, o şeylerden hiçbiri ona yardımcı olamaz, çünkü bu sonsuz boşluk ancak sonsuz ve değişmez bir objeyle yani Allah ile kapatılabilir. (Arzulardan Allaha Ulaşmak)
Materyalistlerin de kabul ettiği gibi ancak iki şık savunulabilir. Ya madde ezeli ve asli unsurdur, ya da Tanrı ezelidir ve maddeyi yaratmıştır. Big Bang bu şıklardan birincisini tamamen geçersiz kılmıştır, böylece ikinci şıkkın doğruluğu anlaşılmıştır.
Materyalistler, felsefelerinin en temelinden çöktüğünü görmeliler ve ahlak ile hayat alanını, Tanrı'nın varlığını göz önüne alarak, yeniden biçimlendirmelidirler. (Big Bang ve Tanrı)
Eğer kalplerine gerçek anlamda bakmayı öğrenirlerse insanların çoğunluğu, şiddetli bir şekilde istedikleri şeyin bu dünyada olmadığını anlayacaklardır. (Arzulardan Allaha Ulaşmak)
Eugene Wigner'in dediği gibi "mucizevi bir şekilde matematiğin dilinin fizik yasalarını formüle etmeye uygun olması, bizim anlayamadığımız ve hak edecek birşey yapmadığımız mekemmel bir hediyedir". (Tanrı Parçacığı)
“Bu evrenin anlamı nedir”, “Hayatın anlamı nedir”, “İyi ve kötünün rasyonel temeli ne- dir” veya “Güzel kavramı izafi midir” gibi soruların cevabı bilimin sınırlarını aşmaktadır. Bu yüzden ne “Tanrı Parçacığı”nın bulunması ne de başka fiziksel bir başarı, bu sorulara ne cevap sağlayabilir ne de bu sorunları gündemden kaldırabilir. Bu sorunlar bilimin çözmeye çalıştığı sorunların sınırlarının ötesindedir. Bilim felsefesinin yaklaşımlarıyla bilimin sınırları belirlenmek suretiyle, bilimciliğin düştüğü dikkat çekilen hatalardan sakınılmasının önemli bir husus olduğu kanaatindeyiz. (Tanrı Parçacığı)
Tek bir kişinin, birkaç kişinin veya çok az kişinin hüküm olarak uygulayacağı ayetlerin Kuran'da olması, eğer Kuran dışında bu ümmetin rehberi olan başka bir vahiy yoksa (vahyi gayri metluv yoksa) tam da olması beklenecek durumdur. (Tarihselcilik: Çelişkiler Bataklığında)
İslam'ın varlık anlayışı Allah merkezlidir. (Arzulardan Allaha Ulaşmak)
Bilim felsefesi, zihin felsefesi ve din felsefesi gibi alanlar açısından önemli bir husus, insan zihninin evreni anlama beceresidir. Hem evrenin matematik yasalarla açıklanabilir olması hem insan zihninin rasyonel yapısı hem de evren-zihin arası mevcut uyumun birleşmesi bunu mümkün kılmaktadır. (Tanrı Parçacığı)
Ahlaki bir sistemin Allah inancı olmadan işlemesi pratikte elbette mümkündür.. (Ahlak Felsefe ve Allah)
Eşyayı bir şekildeyken isimlendirdiğimizde o eşya farklı bir şekle bürünürse o isimlendirmenin,
yaptığımız bir fiilin sonucu her seferinde değişik olursa o
fiili dil ile ifade etmenin, bunlara bağlı olarak ne tümevarım ne de tümdengelim gibi mantık kurallarını kullanmanın, sonuçta dili kullanmanın ve rasyonel akıl yürütmenin
imkânı olmaz. (Allah'ın Varlığının 12 Delili)
Yahudi, Hristiyan geleneğinin ve İslamın varlık anlayışı Allah merkezlidir. Buna göre Allah dışındaki tüm varlıklar var oluşlarını bütün ayrıntılarıyla Allah’a borçludurlar. Galaksilerden dünyaya, bitkilerden hayvanlara ve insana, insanın bilincinden tüm doğal arzularına kadar her şey Allah’ın yaratışının ürünleridir. (Allah Felsefe ve Bilim)
Felsefe, bilimdeki özellikle fizikteki çağdaş gelişmelere ayak uyduramamıştır. Bilgi arayışımızdaki keşiflerin meşalesi artık bilim insanlarının elindedir.

Stephen Hawking (Tanrı Parçacığı)
''Erasmus, canlıların daha kompleks bir yapıya doğru evrimleşmelerinin Allah tarafından canlılara içkin yaratılan özelliklerle mümkün olduğunu ifade etti. Yazılarında savunduğu fikirlerin Kitab-ı Mukaddes ile uyumlu olduğunu göstermek için Kitab-ı Mukaddes'ten alıntılar yapıyordu.'' (Bir Müslüman Evrimci Olabilir mi?)
Tarihe baktığımızda, insana zarar vermekten kaçırmayan insanoğlunun çevreye zarar vermekten hiç kaçınmadığını görürüz.
Kuran, 7. yüzyılda, çevre duyarlılığı olan bir zihin inşa etmiştir:

30- Rum Suresi 41: İnsanların elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde bozgun çıktı... (Neden Müslümanım?)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/tarihselcilik-celiskiler-batakliginda-caner-taslaman-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)