# Tatsız Bir Olay - Fyodor Dostoyevski Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Tatsız Bir Olay kimin eseri? Tatsız Bir Olay kitabının yazarı kimdir? Tatsız Bir Olay konusu ve anafikri nedir? Tatsız Bir Olay kitabı ne anlatıyor? Tatsız Bir Olay kitabının yazarı Fyodor Dostoyevski kimdir? İşte Tatsız Bir Olay kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/tatsiz-bir-olay-fyodor-dostoyevski-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-05T02:36:28+03:00
- Güncelleme: 2022-02-05T02:36:28+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/05/fyodor-dostoyevski-kimdir-fyodor-dostoyevski-kitaplari-ve-sozleri-144480.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Fyodor Dostoyevski 
 Çevirmen: Nihal Yalaza Taluy 
 Orijinal Adı: Skverniy anektod 
 Yayın Evi: Can Yayınları 
 İSBN: 9789750705830 
 Sayfa Sayısı: 80 

Tatsız Bir Olay Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Dostoyevski'den unutulmaz bir uzun öykü: 'Tatsız Bir
Olay'

Petersburglu üç general, yumuşacık koltuklara oturmuş, bir yandan sohbet etmekte, bir yandan da şampanyalarını yudumlamaktadırlar. Dostoyevski'nin deyişiyle: 'güzel ülkemizin değerli çocuklarının' kalkınma hareketlerine giriştikleri yıllardır. Rusya'da çarlığın çözülmeye başladığı, pek çok şeyle birlikte askerî bürokrasi ile yoksul memur sınıfı arasındaki ilişkilerin de değişmeye yüz tuttuğu yıllar. İşte bu davette generallerden biri, bu kısa romanın kahramanı olan İvan İlyiç, aşağı dereceden memurlara karşı iyi davranışları savunmaya başlar. Ona göre önlerinde açılan yeni dönemin özelliği bu olacaktır: insanseverlik. Ama general önce arkadaşları arasında alay konusu, sonra da içkinin etkisiyle çıkıp dışarıda tatsız bir olaya neden olur. Tatsız Bir Olay, Dostoyevski'nin erken uzun öykülerinden biri. Ama son derece çağdaş bir yazınsal ve düşünsel başyapıt.
(Tanıtım Yazısı)

Tatsız Bir Olay Alıntıları - Sözleri
İyilik her şeyi kurtarır, her şeyi düzeltir.
'Beni hiç anlamadı. Oysa anlamayacak ne var? Anlamamak, anlamaktan daha zor.'
Belki de bu her zaman böyledir, inişler ardından yükselişler gelir.
"Anlamamak, anlamaktan daha zor."
"Zihnimde bir çeşit tutukluk var."
"Belki de bu her zaman böyledir, inişler ardından yükselişler gelir."
Karıncaların yuvasını bozarsınız, bir yenisini yaparlar. Tekrar bozarsanız, tekrar yapmaya koyulurlar. Kaç defa bozulursa bozulsun, yılmadan bir yenisini yaparlar.
'beni hiç anlamadı. Oysa anlamayacak ne var? Anlamamak, anlamaktan daha zor.'
Beni hiç anlamadı. Oysa anlamayacak ne var? Anlamamak, anlamaktan daha zor.
"İyilik her şeyi kurtarır, her şeyi düzeltir."
"İyilik her şeyi kurtarır, her şeyi düzeltir."
"Hepimiz boyuna konuşuruz, konuşuruz; ama iş başa gelince: hava!"
“İyilik her şeyi kurtarır, her şeyi düzeltir.”
"Belki de bu her zaman böyledir, inişler ardından yükselişler gelir."
İyilik her şeyi kurtarır, her şeyi düzeltir.

Tatsız Bir Olay İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İvan İlyiç kendi fikirleri ve idealleriyle var olmaya çalışan, kendini gösterme ve saygı görme çabası içinde olan genç bir general. Bu amaçla kalkıştığı bir olayda, yaşananların düşündüğünden bambaşka gerçekleşmesiyle yaşadığı büyük hayal kırıklığı ve hüsranı anlatan son derece hayatın içinden gerçek ve trajikomik bir hikaye. Kendini gerçekleştiremeyen kişilerin yaşadığı hayal kırıklığını derinden hissettiriyor. Yaşamadığımız acıları, yaşamadığımız sevinçlere nazaran daha derinden hissedebildiğimize inanıyorum. Kısa, akıcı, bir solukta biten bir kitap. (merve korkmaz) 
Çarlık rejiminin sonuna doğru tam da sömürgecilik yarışının tavan yapıp halk arasında sınıf farkının bariz olduğu zamanda yazılmış bu kitap. İvan İlyiç yüksek makamda arkadaşları arasında Hümanizmi savunsada aslında dönemin şartları buna çokta müsait değil. Halk arasında iyi insan olarak anılmak istemek için sarhoş olduğu akşam kendisinin altında çalışan memurun düğününe gider. İyi niyetlerle de gitse de işler hiçde istediği gibi sonuçlanmıyor. (fatma CALAYIR) 
Dünyanın en harika yazarlarından bence en iyisi en harikası olan Dostoyevskinin Tatsız bir olay adlı hikayesi General İvan ilyiç bir akşam 2 general arkadaşıyla yapıtğı sohbette kendilerinden daha düşük rütbeli memurlara iyi davranmak gerektiğini ve bu yeni anlayışın hümanizim olucağından bahseder ama 2 general arkadaşı buna pek sıcak bakmaz ve o sohbeti sürükleyen gecede İvan ilviç kendinden düşük rütbeli bir memurun düğününe katılır ve olaylar böyle devam eder düğündeki general ivan ilviçin ve diğer düşük rütbeli memur akim petroviçin dıyolokları harika özelikle Dostoyevskinin yine edebi dili harika ve düğündeki generalin ve memerun pisikolojılerını o kadar harika yansıtmışkı Dostoyevski roman konusunda tüm kitaplarını hiç sıkılmadan okuduğum tek yazar.
 Çarlık rejiminin yıkılmaya başladığı yıllarda, İvan İlyiç adında bir general, davet edilmediği hâlde alt düzey bir memurun düğününe katılır ve herkesin kendisi hakkında “Ne kadar yüce gönüllü bir insan olduğunu!” düşündürmek adına Hümanizimden bahseder ve yenileşen Rusya’da soylu ve sıradan halk ayrımının kalkması gerektiğini savunur. Fakat işler istediği gibi gitmez; söylemleri ve davranışlarıyla kendisini komik duruma düşürdüğü gibi davetlilerin ve düğün sahiplerinin de huzurunu kaçırır. Dostoyeveski, insanın zayıflıklarını, zaaflarını ön plana çıkardığı öyküsünde, aynı zamanda dönemin Rusya’sının içinde bulunduğu sınıfsal ayrımları ve düşünce yapısını da kendisine has bir üslupla dile getiriyor.
 Hikaye bir insanın kendisi hakkında fikirleri ldealleri güdüleri ve bunların gerçeğin insafsız ışığındaki görüntüleri arasındakibüyük uçurumu ele alıyor Temanın acımasızlığı kişini beklentirlerini gerçekleşememekteki dramının aslında gülünç olduğunu farketmesinde ortaya çıkıyor. Jessie coulson

ama gece de pek güzeldi hani ayışığı ortalığı mat gümüşşü bir ışığa boyuyordu
şu stepan nikiforiviç ne adam bu morukların hepsi geri kafalı zaten
karanlık bir yere dalıp sonradan yolunu bulamayan birine benziyordu.
ivan ilviç onun gözlerinde soğuk gizli içten pazarlıklı bir anlam okur gibi oldu.
 tabiki beni en şeçkin konukların örneğin bir dokuzuncu derece memurun yada patlıcan burunlu emekli bir yüzbaşının yanına oturtucaklar . ne güzel tarif ediyordu Gogel bu tipleri!....
şimdiye kadar hiç votka içmemişti bir dağdan yuvarlanarak uçtuğunu uçtuğunu hissetti.bir yere tutunup orada kalmasıgerekti amane mümkün
 gerçekten ivan ilyiç durumu gittikçe garipleşiyordu hem bu kadar da değil felek adeta onunla alay ediyordu şu bir saat içinde neydi bu başına gelenler buraya emrinde çalişanlar da dahil bütün insanlara kucağını açarak gelmişti. (Murat Tosun) 

Kitabın Yazarı Fyodor Dostoyevski Kimdir?
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı.

Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı.

Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi.

Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı.

1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti.

Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi.

İlk yazarlık dönemi

Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti.

1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi.

İkinci yazarlık dönemi

1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında:

“ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ”
diye yazdı.

Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü.

Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti.

Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı.

Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı.

Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti.

Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi.

Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.

Fyodor Dostoyevski Kitapları - Eserleri
Suç ve Ceza
Öteki
Beyaz Geceler
Yeraltından Notlar
Kumarbaz
Ölüler Evinden Anılar

Amcanın Düşü
Başkasının Karısı
Puşkin Üzerine Konuşma - Batı Çıkmazı
Budala
Ecinniler
Delikanlı
Ebedi Koca

Ev Sahibesi
Ezilenler
İnsancıklar
Karamazov Kardeşler
Mutluluğun Kıyısında
Öyküler
Stepançikovo Köyü

Yufka Yürek
Netoçka Nezvanova
Tatsız Bir Olay
Timsah - Gülünç Bir Adamın Düşü - Uysal Bir Ruh
Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları
Dokuz Mektupluk Roman
Dünyayı Güzellik Kurtaracak

Üç Novella
Bir Yazarın Günlüğü
Suç ve Ceza (Çizgi Roman)
Rus Öyküleri
Büyük Engizisyoncu
Gülünç Bir Adamın Düşü
Mektuplar

Çocuklarla Beraber
Beyaz Geceler - Uysal Kız
Nelli’nin Öyküsü
Dürüst Hırsız
Bobok
Yufka Yürekli - Soytarı
George Sand Öldü mü?

İradesiz Adam - Noel Ağacı ve Düğün
Karamazov Kardeşler (Cilt 2)
Küçük Kahraman
Diriliş - Kumarbaz
Çocukluğum - Ezilenler
Timsah
Bir Yufka Yürek - Dürüst Hırsız

Ecinniler (Cilt II)
Suç ve Ceza 2. Cilt
Yeraltından Notlar - Beyaz Geceler
Karamazov Kardeşler - Cilt 3-4
Budala 2. Cilt
Seçmeler
Delikanlı 2. Cilt

Başkasının Karısı - Namuslu Hırsız
İnsancıklar - Beyaz Geceler
İnsancıklar - Netoçka Nezvanova
Uysal Kız
Delikanlı - Cilt 3
Rus ve Dünya Edebiyatı Üzerine Notlar
İnsanın Ruhunu Yücelten Bir Acı, Ucuz Bir Mutluluktan Daha Değerlidir

Seçilmiş Əsərləri
Yoxsul İnsanlar
Bay Proharçin
Üç Hikâye: Beyaz Geceler - Polzunkov - Yufka Yürek
Sıradışı Bir Olay
Four Stories
Timsah ve Nahoş Hikaye

Suç ve Ceza

Fyodor Dostoyevski Alıntıları - Sözleri
Bence tehlikenin ahmak kimseler tarafından gelmesine hiç gücenmemeli, çünkü işleyen kafaları değildir. (Ecinniler (Cilt II))
Çok duygulu, ama ezilmiş insanlar vardır. Bu insanların delilikleri, öbür insanlara karşı bir çeşit kara mizah gibidir. (Çocuklarla Beraber)
Her şeyin iyisi eskidenmiş. (Beyaz Geceler)
-“Çağ dışı ve çağdaş ihtiyaçlara uymayan sanat büsbütün var olamaz. Varsa da o sanat değildir; o, soysuzlaşmıştır, yozlaşmıştır, gücünü ve her türden sanat değerini kaybetmiştir.” (Rus ve Dünya Edebiyatı Üzerine Notlar)
Bırak geçmiş geçmişte kalsın... (Dürüst Hırsız)
..kadın bütün hakikati duysa da sanki bilmiyor duymuyor gibi davranır! (Ev Sahibesi)

"Başkalarından saygı görmek istersen, önce ve en önemlisi kendi kendine saygı duymalısın; ancak bu şekilde kendini saydırabilirsin." (Ezilenler)
Anlık bir yanılgıydı benimkisi, bir sis, bir duygu yoğunluğuydu. (Bir Yufka Yürek - Dürüst Hırsız)
“…kendine lâyık görmediği bu kadar büyük bir saadet onu ezmiş, içini allak bullak etmişti. Nihayet, bedbaht olmak için durmadan marazi bir şekilde vesileler arayarak haraboluyordu…” (İradesiz Adam - Noel Ağacı ve Düğün)
İnsan her şeye alışan bir yaratıktır ve sanırım bu onun en iyi niteliğidir. (Ölüler Evinden Anılar)
"her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır. (Yeraltından Notlar)
Kaderin cilvesi, şanssızlık, gene bırakmamıştır peşini (Bay Proharçin)
“Yüreğim konuşurken ben susmayı beceremem.” (Beyaz Geceler)

Kendini en iyi aldatmasını bilen, herkesten daha neşeli yaşar. (Suç ve Ceza 2. Cilt)
Bir suçsuzu cezalandırmaktansa, on suçluyu bağışlamak daha iyidir. (S. 682) (Karamazov Kardeşler - Cilt 3-4)
İnsanın aptallığı sonsuzdur, siz de bilirsiniz. (Yufka Yürekli - Soytarı)
İnsanın zihni neyle meşgulse rüyasında onu görür. (Suç ve Ceza (Çizgi Roman))
Çok tuhaf ama olasılıkların gerçekten bir sistemi olmasa bile rastlantısal bir düzeni var sanki (Kumarbaz)
İnsanın kendi yüzünden daha şeytanca ne vardır? Çünkü kimse öyle olduğuna inanmaz. (Ecinniler (Cilt II))
Ne çok gülmüşümdür, içinde binlerce kötülük bulunan, ama kendini iyi biri zanneden zayıflara. (Seçmeler)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/tatsiz-bir-olay-fyodor-dostoyevski-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)