# Tek Tabanca - Nihat Genç Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Tek Tabanca kimin eseri? Tek Tabanca kitabının yazarı kimdir? Tek Tabanca konusu ve anafikri nedir? Tek Tabanca kitabı ne anlatıyor? Tek Tabanca PDF indirme linki var mı?  Tek Tabanca kitabının yazarı Nihat Genç kimdir? İşte Tek Tabanca kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/tek-tabanca-nihat-genc-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-06-09T23:00:21+03:00
- Güncelleme: 2022-06-09T23:00:21+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/06/09/nihat-genc-kimdir-nihat-genc-kitaplari-ve-sozleri-242815.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Nihat Genç 
 Yayın Evi: April Yayıncılık 
 İSBN: 9786055162344 
 Sayfa Sayısı: 290 
--reklam--
Tek Tabanca Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Nihat Genç'in gölgede kalmış en iyi hikayeleri bir arada: Tek Tabanca! Tam bir edebi hazine! Yalnızların, yoksulların, ezilenlerin başrolde olduğu şoke edici hikayeler! Tek Tabanca, edebiyatın baş döndüren özel efektleriyle dolu! Gerilim, kahkaha, en acı gerçekler, rengarenk düşler, aşk, macera, bilgelik ve sürprizler art arda şimşek gibi çakıyor! Bu hikayeler sayfalardan taşarak kana karışıyor! Nihat Genç; bir garson çocuğu, bir küçük kızı, köy doktorunu, teyzeyi, dilenciyi, eşcinseli, üniversiteliyi öyle renkli, öyle hayat dolu kahramanlara dönüştürüyor ki şaşıp kalıyorsunuz. April Yayıncılık olarak; Nihat Genç'in muazzam bir birikimle ve doludizgin bir enerjiyle kaleme aldığı hikayelerini gururla sunuyoruz. Bu sayfaları ezberleme isteği duyacaksınız. Tek Tabanca, mermi gibi hızlı ve tesirli bir edebiyat patlaması! Direkt kalbe ateş ediyor!
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Tek Tabanca Alıntıları - Sözleri
"Yaratılmış efsaneler, Adem ile Havva arasında bir aşktan söz etmez. Elma var, yılan var, cennetten kovulma var, aşkın kalıntıları yok. Bu yüzden sadece aşk, 'şeytansız' tek hikâyemizdir!"
Sebatkâr, sanatlı ve çok derin bir heyecanınız varsa ; dünyanın hiçbir hayal kırıklığı ve umutsuzluğu ve kilisesi ve ideolojisi ve patronu sizi yenemez.
“Bir insanın evinin tam karşısına bin yataklı hastane kursan da, o önce telefonla tanıdık bir doktor arar, kendi başına hastaneye gidemez. Çünkü, doğal ailelerin bilinçaltında hiç tanımadıkları insanların kendilerine yardım edebilecekleri düşüncesi oluşmamıştır.. Hiç tanımadığımız, en uzak ülkelerdeki yoksullar için acı duymak modern bir hissiyattır, ilkellerde bulunmaz.. Hepimiz, çoluğu çocuğu yakının rahatı için her modern kurumu, her toplumsal değeri, pislik sinekleri gibi delik değişik ederiz.”
“Yaratılmış efsaneler Adem ile Havva arasında bir aşktan söz etmez. Elma var, yılan var, cennetten kovulma var, aşkın kalıntıları yok. Bu yüzden aşk, ‘şeytansız’ tek hikayemizdir. “
“Odacı, kapıcı, garsonlar, güçsüz insanlar ‘alık’ görünmeyi pek severler, alıklığın onları siyasi ve sosyal sorumluluktan kurtardığına inanırlar.”
“Biz de yurttaşlık kavramı ıslah olmak anlamına geldiği için, polise, zabıtaya karşı peşin peşin yumuşak bir itaâtkarlıkla konuşmaya başlarız!”
“ Gözyaşlarının kudretini kim yerinden oynatabilir. Tanrı’dan mektup, Tanrı’ya mektup gibi. Ruh denen nehir taşıyor gözlerden. Islak elbiseleri rüyaların. Bedenin en kutsal, en yalnız parçası. Ağlarken insan gözünü nereyi açar.....Dünyayı hafife alamayanlar ağlar.”
“Dergi ve gazetelerde bomboş yazılar moda. Boş yazılara sadece bakılıyor. Neden bakıyorsunuz: “ Dinleniyoruz, kafa yorulmuyor.” Neren, ne yaparken yoruldu? Hangi fabrikayı açtın, kapattın, hangi öğrencilerin kafasına çarpıcı dersler koydun? Yoruluyoruz. Yalan. Kafası yoruluyormuş. Kafan var mıydı? Daha önce nerelerde yoruldu? Kafa yoracak ne yaptın? Yorulacak kadar bir kafamız oldu mu?Bahaneler boş. Tam tersi, insan kafası çalıştıkça açılır, parıldar, coşar. Bomboş yazıların sevilmesinin sebebi yaşadıkları bomboş hayatı haklı kılması. Bomboş kafalara, vicdani, ahlaki bir sızı yaşatmıyor. Kimse hayatlarımıza karışmasın, o dedi,bu dedi..Tembellik, üşengeçlik, hantallık, kabızlık,uyuşukluk!”
“ Hatırlayın 1980 li yılların ortalarını. O yıllara dair TRT’ den genel şehir görüntüsü, geniş kalabalıklar görsek. İlk şaşıracağınız şey her insanın elinde bir Bond çantası. Milyonlar sokağa bu çantalarla çıkardı. Öğretmenler, memurlar, kadınlar, herkesin elinde Bond çanta. Yüzbinlerce, milyonlarca Bond çanta nereye kayboldu? Bu insanlar, bu çantaları niye taşıdı? İçlerinde ne vardı? Hayaller, birikimler sona mı erdi? Bir gösteriş miydi? Proje adamı, çağ atlayan Türkiye adamları nerde?”
“ Tarih yine hükümdarların hayatını anlatıyor!”
“ Bizler çiçek tozları mıyız, rüzgarla uçuşurken kime toslarsak onunla hazla sevişelim. “
Yaratılmış efsaneler, Adem ile Havva arasında bir aşktan söz etmez. Elma var, yılan var, cennetten kovulma var, aşkın kalıntıları yok. Bu yüzden sadece aşk, ‘şeytansız’ tek hikâyemizdir.
Okuyarak, yazarak insanlaşan, şahsiyet kazanan, yücelen kişilerin kardeşliği başkadır. her birimiz bu haysiyet mücadelesinde tek tabancayız. bazen cesaretin, bazen kederin ama hep umudun huşusuyla taçlanan bir yalnızlıktır bu.
Bir insan yaşadığı şehrin en yüksek tepesine,canı en çok yandığı zaman mı çıkar?
Fırça atmak ayin gibidir,tüm mutsuzluklarından arınırsın.
--reklam--
Tek Tabanca İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Cebeci'deydim okurken, Bentderesi'nde, Elmadağ'da, bi ara ne oldu anlamadım Kuzguncuk'ta buldum kendimi. Bir kadının, birbirini imha edemeyen iki grubu nasıl yokettiğini gördüm, bir kahvede kurulan sinema hayallerini yan masadan izledim ve nicesi. Nihat Genç ne yapmış böyle?! Aşırı küfürlü olmasına rağmen üslup lezizdi. Hikayeler can alıcı, hatta kısmen bir yakın tarih tablosuydular, başlı başına film senaryoları. April'in aşırı abartılı bulduğum tanıtım yazısı meğer pek de abartılı değilmiş. Ne diyelim, helal olsun. (Burak Uzun) 
“Nihat Genç’in gölgede kalmış en iyi hikayeleri bir arada: Tek Tabanca!
Tam bir edebi hazine!
Yalnızların, yoksulların, ezilenlerin başrolde olduğu şoke edici hikayeler!
Tek Tabanca, edebiyatın baş döndüren özel efektleriyle dolu!
Gerilim, kahkaha, en acı gerçekler, rengarenk düşler, aşk, macera, bilgelik ve sürprizler art arda şimşek gibi çakıyor!
Bu hikayeler sayfalardan taşarak kana karışıyor!
Nihat Genç; bir garson çocuğu, bir küçük kızı, köy doktorunu, teyzeyi, dilenciyi, eşcinseli, üniversiteliyi öyle renkli, öyle hayat dolu kahramanlara dönüştürüyor ki şaşıp kalıyorsunuz. Tek Tabanca, mermi gibi hızlı ve tesirli bir edebiyat patlaması!
Direkt kalbe ateş ediyor! “ Bence bu ülkenin yetiştirdiği en önemli edebiyatçıların başında geliyor Nihat Genç. Bu toprakları ve bu coğrafyayı bu denli iyi analiz edebilen ve bunu direk olarak okuyucuya aktaran sayılı yazarlardan biri. İyi ki varsın Nihat Genç! (araftabirmevsim) 
(Spoiler içerir)
Nihat Genç'in televizyonlardaki sohbetlerini severek izledim.Bu kitabı alış sebebim de sohbetlerdi.Fakat okumaya başlayınca o tadı alamadım.Sanırım sözlü anlatımdaki o akıcılığı yazıya aktaramamış. (Nurzat OKUR) 
--reklam--
Tek Tabanca PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nihat Genç - Tek Tabanca kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tek Tabanca PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nihat Genç Kimdir?
Nihat Genç, (d. 1956, Trabzon) Türk gazeteci, yazar.

Yaşamı 

İlkokulu Meryem Mehmet Kayhan İlkokulu’nda, ortaokul ve liseyi de Trabzon Ticaret Lisesi'nde okuyarak 1974 yılında mezun oldu. İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi ile Ankara Bankacılık Okulu'na kayıt yaptırdı ancak siyasi olaylar nedeniyle bu okullardan ayrıldı. Ardından Sağlık İdaresi Yüksek Okulu'ndan 1983 yılında mezun oldu. Okul bitimi Sağlık Bakanlığı/Ankara Rehabilitasyon Merkezi'nde, ardından ise Kültür Bakanlığı’nda toplam dokuz yıl memuriyet yaptı.
Gençlik yıllarında gazete ve dergilerde teknik eleman olarak çalıştı. 12 Eylül öncesinde, ülkücü hareketin genç entelektüellerinin en önemli isimleri arasındaydı ve çeşitli ülkücü dergilerde yazmıştı. O yıllardan bugüne, Bağımsız ve Kırmızı-Beyaz gibi ulusalcı siyasî dergiler ile Leman dergisinde yazıları yayımlandı. Kısa bir süre Akşam gazetesinde köşe yazıları yazdı ve bu gazeteden yine aynı gazetenin yazarı Engin Ardıç'ın Genç'in eskiden çalıştığı Leman dergisini Saddamcılık ve Apoculuk ile suçlaması sonucunda ayrıldı. 2008 Eylülü'nde Leman'a geri döndü. [1] Yazar 2008 yılının Aralık ayında Aydınlık dergisinde makaleler yazmaya başladı. Bir Soru - Bir Cevap adlı köşesinde Genç, güncel meseleleri ulusalcı bir bakış açısıyla değerlendiriyor.
Sky Türk adlı televizyon kanalında Serdar Akinan ile 2008 Eylülüne kadar "Nihat Genç ile Ne Var Ne Yok" adında bir program yaptı.[2] Kanal Akşam gazetesi ile kardeş kuruluş olduğundan, Genç, programına da son verdi. Bu progamın ardından ise 18 Ekim 2008 tarihinde Avrasya TV'de Lale Şıvgın ile ,"Nihat Genç ile Veryansın" programı yaptı.Son olarak günün siyasi olaylarını değerlendirdiği www.odatv.com adresinde yazıları yayınlanmaktadır.
Öykülerinde insancılık arayışı egemendir, insan hikâyeleri ile birlikte yaşanılan zamanların sorunlarını ve toplumsal değişimi gayet ince çizgilerle betimler ve kahramanlarını her zaman ezilen kesimden insanlar içinden seçer. Siyasi ya da siyasi olmayan fikir makalelerinde ise çok daha sert çizgilere sahip, kızgın ve hatta saldırgan bir tarza sahip olduğu görülür. Gizli ama derin bir yalnızlık duygusu, öykülerinde de fikir yazılarında da alt metni oluşturan güçlü öğelerden biridir.
2005 yılında Bilgi, Sabancı Üniversitesi ve Boğaziçi üniversiteleri tarafından düzenlenen İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri başlıklı konferansı eleştiren bir yazı[3] yazması üzerine uzun süredir tüm kitaplarını yayınlamış İletişim Yayınları, Nihat Genç ile ilişkilerini kesme ve kitaplarını yayınlamama kararı almış[4], bunun üzerine yazar kitaplarını diğer yayınevlerinden çıkarmaya başlamıştır.

Kitapları 

Dün Korkusu (1989)
Bu Çağın Soylusu (1991)
Ofli Hoca / Şeriatta Ayıp Yoktur
Kompile Hikayeler
Dar Alanda Tufan 1993
Üfürükten Üniversite Bilimi (1993)
Soğuk Sabun (1994)
Köpekleşmenin Tarihi (1998)
Modern Çağın Canileri (2000)
Memleket Hikayeleri
Arkası Karanlık Ağaçlar (2001)
İhtiyar Kemancı (2002)
Amerikan Köpekleri (2004)
Edebiyat Dersleri (2004)
Nöbetçi Yazılar (2004)
Hattı Müdaafa (2005)
Karanlığa Okunan Ezanlar (2006)
Aşk Coğrafyasında Konuşmalar (2007)
Kavga Günleri (2007)
Veryansın (2008)
Bir Millet Uyanıyor 17: "Kavga Günleri" (2009)
Sordum Kara Çiçeğe (2009)
Yurttaşların Cinlerle Bitmeyen Savaşı (2011)
İşgal Günleri (2011)

Öykülerinden örnekler 

Narlıbahçe Sokağı (Modern Çağın Canileri)
Şeriatta Ayıp Yoktur (Ofli Hoca)
Bu İşin Tövbesi Var midur? (Ofli Hoca)
İhtişam ve Sefalet (Köpekleşmenin Tarihi)
Türkan (Arkası Karanlık Ağaçlar)
Hero Marka Mızıka (Kompile Hikayeler)
İhtiyar Kemancı (İhtiyar Kemancı)

Televizyon programları 

Nihat Genç ile Ne Var Ne Yok? (Sky Türk, 2003-2008)
Nihat Genç ile Veryansın (Avrasya TV, 2008-2011)
Nihat Genç Ko-nu-şu-yor! (Halk TV, 2012-...)
Nihat Genç İle Ver-yansın (Ulusal Kanal, 2013-...)
--reklam--
Nihat Genç Kitapları - Eserleri
Karanlığa Okunan Ezanlar
Köpekleşmenin Tarihi
Veryansın
Amerikan Köpekleri
Memleket Hikayeleri
İslamcı Erol Nasıl Çıldırdı?
Arkası Karanlık Ağaçlar
Aşk Coğrafyasında Konuşmalar
Hattı Müdafaa
İhtiyar Kemancı
Soğuk Sabun
Bu Çağın Soylusu
Tek Tabanca
Bizim De Günümüz Gelecek
Modern Çağın Canileri
Edebiyat Dersleri
Kompile Hikayeler
Dün Korkusu
Aslanlı Yol'a Doğru
Ofli Hoca
Yurduma Alçakları Uğratma!
Anadolu Yazarını Dinliyor
Nöbetçi Yazılar
Direniş Günleri
İşgal Günleri
Bir Millet Uyanıyor! 17
Sordum Kara Çiçeğe
Yurttaşların Cinlerle Bitmeyen Savaşı
Opus 61
Nihat Genç’le Veryansın
One Man Show
Saraya Kılınan Namazlar
Bizi Kandırası Umman Bulunmaz
İhtiyar Kemancı
Dar Alanda Tufan
Anadolu Yazarını Dinliyor
Edebiyat Derslerine Giriş
--reklam--
Nihat Genç Alıntıları - Sözleri
İnsanlar düzgün konuşuyor ölçülü konuşuyor diye uygarlık olmuyor insanlar istediği gibi rahat uluorta konuşunca uygarlık oluşuyor. (Nöbetçi Yazılar)
Kelimelerin sonsuz gücü vardır. (Bizi Kandırası Umman Bulunmaz)
Yaşadığım her gün ne kadar yoğun işim olursa olsun mutlaka elime bir kitap alır hiç değilse birkaç sayfasını okumaya karıştırmaya çalışırım, sebebi, Osmanlı ordularıyla topyekün yenildi mağlup oldu yüz yıl oldu içimizde acısı ağıtı yarası dinmedi ve bir şeyler yapalım, daha zinde daha akıllı olalım, cumhuriyet mağlup olmasın, diye... (Bizi Kandırası Umman Bulunmaz)
“Hayattan memnun Amerikan işgalinden rahatsız değil, IMF canınızı sıkmıyorsa artık “mizahla” işiniz yok demektir.
Mizahın, mutlu, bahtiyar, bana dokunmasınlar,keyifli, şeker bu tatlı yaşamın arasında yeri yoktur.
Gayesiz,meselesiz insanlara mizahın söyleyebileceği bir şey yoktur.” (Hattı Müdafaa)
Sebatkâr, sanatlı ve çok derin bir heyecanınız varsa ; dünyanın hiçbir hayal kırıklığı ve umutsuzluğu ve kilisesi ve ideolojisi ve patronu sizi yenemez. (Tek Tabanca)
“Aydınlarımız iki yüzyıldır,şahlanmayı,ayağa kalkmayı öğretiyor ve her nesil kollarını, ayaklarını kırıyor.Bakın hâlâ İstanbul’un fethini öğretiyorlar. Bu nesle birileri ‘düşmeyi’ öğretsin. Bir tarafımızı kırmadan “düşebilmek...” (İhtiyar Kemancı)
Batıya, malımızı verdik, madenimizi verdik batıya köle olduk, şebek olduk, köpek olduk, en onursuz ittifaklara girdik, batının ve diplomasinin kuklası olduk, komşularımıza bu yüzden kalleş olduk. ihanet içinde olduk, OrtaDoğu'yu topa tutan İncirlik'i peşkeş çekip batının işbirlikçisi olduk. Ama batı durmadı, hala bir şeyler istiyor, onurumuzu almakla yetinmedi, şerefimizi almakla yetinmedi, dinimizi topyekun kazımakla yetinmedi ve şimdi topraklarımızı komşularımızı ve tüm kutsallarımızı topyekün bizden almak istiyor. (Hattı Müdafaa)
Yalan söylemeden büyümeyi başarabilecek miyim? İnsanlar çoğaldıkça, kalabalıklar, kitaplar, düşünceler, olaylar karmaşıklaşınca ne yapacağım? Şeytan tenine dokunuyor. Sapık diyecekler, kızgın demirlere oturtacaklar, pişman ol, tövbe et diyecekler, yeryüzünün en iğrenç pazarlığına alet edecekler beni. Hayır. Ben, yalan söylemeden büyüyeceğim... (Dün Korkusu)
"Düşüncesi olmayan insanların, ellerinde yalnız, babadan, deden kalma gelenekler, kılıçlar, silahlar vardır." (Köpekleşmenin Tarihi)
Millet fincana bakıp dünyalar ötesini görüyor, biz bir adım ötemizi göremiyoruz, gel de kendini yeme. (Hattı Müdafaa)
"Çukur gözleri, artık bir onur adası olmuş kalbinden başka yerde rahat etmiyor gibi..." (İhtiyar Kemancı)
"... O kadar insan suçlu hissediyor kendini. Artık topluma güvenmiyor. Medyaya güvenmiyor. Annesine güvenmiyor. Artık bilgiye güvenmiyor. Artık habere güvenmiyor, konuşulanlara güvenmiyor ve toplumdan kuşku duyuyor. Eğer çağımız bir depresyon çağıysa, bu sahte bilgi, sahte haber, yalan, uydurma, suçlama, söylenti, dedikodu, iftira ve yakıştırmaların; bu depresyon çağının büyümesinde katkısı yüzde yetmiş. Hepimizde her gün; biri bize iftira atacak, bizi yanlış anlayacak, yanlış şeyler söyleyecek, falan falan şeyler yapacak ve insanlar benim hakkımda kötü düşünecek duygusu. Bu duyguyu oluşturuyorlar." (Anadolu Yazarını Dinliyor)
"... Batı’da ve Doğu’da, ‘Allah’la kul arasında bir aracı kurum’ tartışması gelmiş geçmiş tarihlerin en kanlı ve en hararetli tartışmasıdır." (Saraya Kılınan Namazlar)
Oturup ürün, oturup tarla, bağ, oturup kültür üretmeye ve bağımsızlığın artık silahla ve marşla ve yaygarayla değil, bunlarla olabileceğini bilmiyorlar mı? Biliyorlar! Ama o zaman yüz yıllık iktidarları sarsılıp yok olacak korkusu taşıyorlar! Onlara ürün toplamak, kitap yazmak, gün boyu çalışmak çok kadınsı geliyor olmalı. Onlar lak lak dükkânları gibi, ağır makamların sert erkekleri... (İhtiyar Kemancı)
Bir köy imamı kadar zekası olan insanlar 1400 yıllık İslam düşüncesini yeniden yazıp , moda oldular." (Edebiyat Dersleri)
"Senin gözlerin kadar güzel bir ülkem olmadı." (Bu Çağın Soylusu)
"Benim de bir zamanlar 'ne derler' dinim vardı.
Bırakın bu ne derler dinini, ne derlerden arının çok hafifleyeceksiniz, hadi hoşçakalın." (Bu Çağın Soylusu)
Bir kiraz ağacının altına on dakika uzansalar bütün panik bitecek biliyorum. (İhtiyar Kemancı)
Şimdi sokaklarımızda gezinen halk, o fütursuz, lafını Karagöz gibi esirgemeyen halk değil.Şimdi sokaklarımızdaki bu halk, Hacıvatların yetiştirdiği halk... (Nöbetçi Yazılar)
Hangi Müslümanlık, hangi ülkenin hangi mezhebin Müslümanlığı, hangi çağın Müslümanlığı? Anne babalarımızla yaşayan Müslümanlık mı, bugünlerde icat olunan ideolojik İslamcılık mı? (İslamcı Erol Nasıl Çıldırdı?)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/tek-tabanca-nihat-genc-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)