# Therese Raquin - Emile Zola Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Therese Raquin kimin eseri? Therese Raquin kitabının yazarı kimdir? Therese Raquin konusu ve anafikri nedir? Therese Raquin kitabı ne anlatıyor? Therese Raquin kitabının yazarı Emile Zola kimdir? İşte Therese Raquin kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/therese-raquin-emile-zola-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-19T06:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-02-19T06:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/19/emile-zola-kimdir-emile-zola-kitaplari-ve-sozleri-156459.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Emile Zola 
 Çevirmen: Samih Tiryakioğlu 
 Orijinal Adı: Thérèse Raquin 
 Yayın Evi: Varlık Yayınları 
 İSBN: 9789754340396 
 Sayfa Sayısı: 167 

Therese Raquin Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ünlü Fransız yazarı Emile Zola adını 1867'de yayınladığı "Therese Raquin" ile duyurmuştur. 1898'de yayınladığı Dreyfus olayına ilişkin kitabından dolayı bir yıl hapse mahkum edilmiştir. Hastalıklı kuzeniyle evlenmek zorunda kalan, yaşamının renksiz ve tekdüze akışına boyun eğmişken acımasızca bir tutkuya kapılarak gözü kapalı atıldığı serüvenin acı sonuçlarına da katlanan bir kadını, Therese Raquin'in öyküsü bu. Şöyle der Zola bu romanı için: "Ben Therese ile Laurent'da tutkuların gizli işleyişini, içgüdünün itişlerini, bir sinir krizi sonunda meydana çıkan zihin bozukluklarını adım adım kovalamaya çalıştım... Amacım her şeyden önce bilimseldi... Ayrı mizaçta iki insan arasında olabilecek garip bir birleşmeyi anlatmaya çabaladım. Roman dikkatle okununca görülecektir ki, her bölüm, meraklı bir fizyoloji olayının incelenişidir..."

Therese Raquin Alıntıları - Sözleri
Başına geleceklerini bilinçlice düşündüğü yoktu.
"Ben onun gözlerinin içini kitap okur gibi okurum..."
Kederleri o kadar büyüktü ki nerede buluşup da birbirlerini avutacaklarını, anlaşacaklarını bilemiyorlardı.
Sən demə Tanrı yaxşı deyilmiş;ya ona əvvəldən həqiqəti açıb deməli,ya da o biri dünyaya ürək açıqlığı,illuziyalara toxunmadan aparmalıydı.İndi məhəbbət,dostluq,özünü fəda etmək kimi hisslərə inamını itirmişdi və ona yalnız ölmək qalırdı.
... hoşçakal değil, bu pek belirsiz bir söz...
"İnsanlar bazen ölüverir, dedi. Yalnız kalanlar için bu tehlikelidir."
Bütün bu insanların gözleri kör: Çünkü sevmiyorlar.
Olayları oluruna bırakmak daha iyi...
Deli olmak işten değildi.
Bəzən elə olur ki,insanlar ölür...Ancaq bu sağ qalanlar üçün təhlükəlidir.
... suçlular nasıl olsa bir gün cezalarını görürler.
"Uzun zamandır bekliyorum... Beklemekten bıktım..."
Düşüncelerini ezecek kurşun gibi ağır bir uyku istiyordu.
Azap yalnız, ama yalnız maddi idi.
Bazen sonradan acı acı güldüğü bu budalaca şeylere nasıl ilgi duyduğuna şaşırdı.

Therese Raquin İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İtiraf!!!!: Bu kitap ile tanıştıktan sonra uzun zamandır adını duyduğum "Emine Zola'nın" Emine değil, "Emile Zola" yazarın, kadın değil erkek ve Türk değil Fransız yazar olduğunu büyük bir utanç içinde öğrenmiş olmam.

(Önemli olan yanlışını düzeltmek, bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıptır. Ben de bu lafın ardına sığınıyorum.:ddd)

Kitabın bana öğretmiş olduğu gerçek bu oldu.:)))

Saygı ve sevgilerimle... :)) (Gamze) 
Emile Zola: Emile Zola'dan okuduğum ilk kitaptı ve beklentilerimi fazlasıyla karşıladığını söyleyebilirim. Zola, sıradan denilebilecek bir kurguyu yaptığı psikolojik tahlillerle bambaşka bir noktaya taşımış. İnsanın bastırılmış duygularının ve vicdan azabının kişinin psikolojisi ve haliyle davranışları üzerine etkisini büyük bir ustalıkla işlemiş. (Merve T.) 
Kendini affedebilmek o kadar önemliki. Yinede insan kendini affedebilmek için bile önce başkalarının affına sığınıyor ama niçin? Niye böyle oluyor? Sahiden merak ediyorum. Kendi kendimize niye yetemiyoruz ve başkalarının "suçsuzsun" demesine ihtiyaç duyuyoruz? Eğer birilerinin bizi suçlayacağını düşündüğümüz bir eylem yaptıysak kendimizin ne düşündüğünün bir önemi kalmıyor.

Tabi söz konusu suç, bir cinayet ise insan kimbilir ne hale gelir diye düşünürken Emile Zola bu kitabı yazıyor. Duygulara sözün geçmeyeceğini, akıl ile vicdanın hiçbir zaman uyuşamayacağını öyle hissettimki bu kitapta.

Düşünüyorum da yüz kişiyi öldürmüş bir katil bunu herkese söyleyebildiği ve cezasını çekiyor olduğunu düşündüğü müddetçe yatağında gayet rahat uyuyabiliyor.
Yahut da mafyaların içinde dolaylı yoldan hertürlü cinayetlere karışan onlarca insan..
Sanki önemli olan birini öldürmek değil de öldürdüğünü birilerine söyleyip içinden atabilmek.

Suç ve Ceza kitabında Raskolnikov için de aynı şeyleri düşünmüştüm. Kimseye söylemese gül gibi yaşayacak. "Yahu tut be içinde" diye söylenirken, Dostoyevski aynı vicdan azabını okuyucuya da hissetirince insan anlıyor ki suçun cezası denen şey vicdanın kendisi oluyor. Ne uyku tutuyor ne eski tutkulardan, umutlardan eser kalıyor. "Ya öl ya öldür kendini" diyor vicdan. En sonunda her karakter ya dilini oynatarak yahut bir zehirle sonunu hazırlıyor. Kitaptaki katiller ne zaman birilerini öldürecek olsa "yapma yapma" deyip duruyorum içimden. Sonra da aynı katile "söyleme söyleme" deyip duruyorum ama iki dediğim de olmuyor. Senaryoyu hazırlayanlar okuyucunun sözünü dinlemiyor

Emile Zola'nın okuduğum ilk romanıydı. Hemen peşinden Germinal kitabını okumaya başladım. Birbirinden çok farklı ve Germnal çok daha fazla ustaca kaleme alınmış. Kalemini beğendiğim yazarların listesine çoktan girdi. (Ümmügülsüm) 

Kitabın Yazarı Emile Zola Kimdir?
Émile François Zola (2 Nisan 1840 – 29 Eylül 1902), Fransada natüralizm akımının öncüsü olan ünlü bir yazardır. Zolanın edebiyat dışındaki şöhreti ise, Dreyfus Davasında takındığı aydın tavrından kaynaklanmaktadır. 1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askeri yargının duyarsızlığına kurban giden yüzbaşı Dreyfus’u hükümetin bütün baskılarına rağmen savunan ve Fransa devlet başkanına hitaben “İtham Ediyorum” makalesini yayınlayan Zola, baskılardan dolayı Fransayı terkedip bir süre Londrada yaşamak zorunda kaldı. Çabaları sonucunda Dreyfus Davasının yeniden görülüp adaletin yerini bulması sonucu yurduna döndü. Émile Zola, 1902 sonbaharında,kaldığı otelin yatak odasında duman zehirlenmesinden öldü. “Nana”, “Germinal” ve “Meyhane” en tanınmış romanlarıdır.Tüm romanlarında,doğal ve gerçekçi bir tarzla,hayatın zorluklarından bahsedilir.Örneğin Nana adlı romanda yokluktan dolayı batağa sürüklenen bir genç kızın dramı,büyük bir gerçekçilik ve dramla anlatılır.

Emile Zola Kitapları - Eserleri
Paris Yıldızı
Nana
Meyhane
Yaşama Sevinci
Therese Raquin
Hulya

Suçluyorum
Bir Aşk Sayfası
Gerçek
Emek (1 Cilt)
Döl Bereketi - 1
Döl Bereketi - 2
Apartman

Germinal
İtiraf
Hayvanlaşan İnsan
Paris'in Karnı
Toprak 1
Rahip Mouret'nin Günahı
Sel

Bir Gecelik Aşk Uğruna
Doktor Paskal
Para
Plassans Papazı
Marsilya'nın Gizemleri
Medan Geceleri
Aşk Bitmesin

Toprak 2
Emek 2. Cilt
Deneysel Roman
Değirmene Hücum
Canlı Ölü
Başyapıt
Germinal

Nana
Captain Burle
Yıkılış
Döl Bereketi 3
Seçilmiş Əsərləri
Nasıl Ölünür
Meyhane (II. Cilt)

Rougon'ların Yükselişi
Rougon'ların Yükselişi 2.Cilt
Bir Aşk Sayfası 2
Aşkların En Güzeli
Bir Aşk Gecesi
Beşerdeki İfrit

Emile Zola Alıntıları - Sözleri
Bu adamlar sevmiyorlar, sevmekten âciz insanlar, bunlar! Para, iktidar, ihtiras, zevk, evet, bunlar ellerinden gelir, fakat aşk onların kârı değil! (Döl Bereketi - 1)
Sonra, tek bir sözcükle sürükledi Pauline'i içeri:
"Gel, pis çocuk." (Paris'in Karnı)
Elindeki minik demeti, büyük bir hazla kokladı. Evet! İşte kardeşlik bağının getirdiği iyilik, bir başına mutluluk yaratan sevgi, evreni kurtararak, yeni baştan kuracak olan aşk! (Emek (1 Cilt))
''Bu acının tesellisi yok. Yardım istemiyorum.'' (Sel)
"Evlendirin; eğer onlar aileleriyle böyle çekişmeye, bütün engelleri aşmaya yönelten büyük bir aşkla birbirlerini seviyorlarsa evlendirin. Mutluluğu ancak sevgi sağlar." (Emek (1 Cilt))
Bütün ihtilaller burjuvalar için yapılıyor. (Paris'in Karnı)

Gene hasta sandı kendini, sağlığının tama­men yerine gelmesi için son bir şeye gereksinimi vardı:
Nerede arayacağını, nerede bulabileceğini bilmediği bir bütünlük gereksinimi, eksiksiz bir doyum gereksinimiy­di bu. (Rahip Mouret'nin Günahı)
Therese'nin odasındaydı ve bu içini mutlulukla doldurdu. Sonra bir anda, bir adamın cesedinin de orada olduğu, nişin oyuğundaki perdelerin tenine dediği aklına geldi. Tüyleri ürperdi, bayılacak gibiydi. Therese bu ufak tefek adamı sevmişti, Aman Tanrım! Bu mümkün müydü? Adamı öldürdüğü için kızı affedebilirdi; asıl kanını kaynatan şey , Colombel'in çıplak ayaklarının dantelli yatak örtülerinin ortasında uzanıyor oluşuydu. (Bir Gecelik Aşk Uğruna)
... sonunda sahidende pis bir hal alıyor bu iş. Ben peşleri sıra bir sürü çocuk sürükleyen insanlar gördüğüm zaman sarhoş bir aile görmüş gibi tiksiniyorum. Ondan hiç farkı yok, hatta daha pis. (Döl Bereketi - 1)
-İstemiyorum! Kimse gelmesin! (Apartman)
Boşa harcanan paradan söz edildiğini ne zaman duysa acı çekiyor, bu konuda yapılan şakaları bile anlamıyordu. (Medan Geceleri)
Savunma artık savaşı,savaştan kirli bir şey yok bu dünyada ! (Yıkılış)
insan güçlü olmadığı zaman akıllı olmak zorundadır. (Germinal)

İnsan tehlikenin gözüne bakarsa ona meydan okur. Kahramanlık denen şey de budur, bundan daha gizemli ya da daha fazla bir şey değil. (Yıkılış)
Fakat insanlar gerçekleri bildikleri halde, bunu itiraf etmek istemezler. Bu nedenle suçu daima talihe yüklüyorlar, Tanrı 'nın gazabına uğradıklarını ileri sürüyorlardı. (Meyhane)
Kentleri ateşe verin, insanları kırıp geçirin, her şeyi kökünden kazıyın, bu çürümüş dünyadan hiçbir şey kalmadığı zaman yerine daha iyisi biter belki. (Germinal)
İşte böyle… Tutku denen şey kaçınılmazdı… (Bir Aşk Sayfası)
Ben sözcükleri sevmem... İnsan birini sevdi mi, yapabileceği en iyi şey onu göstermektir. (Apartman)
"Beni olduğum gibi kabul etmelisin." (Nana)
Evet, modern konuyu ele alıyorlar. Aydınlık renklerle boyuyorlar, fakat bayağı ve düzgün resim tarzını, herkesin yaptığı göze hoş görünür tertibi, hasılı, beri tarafta burjuvalar beğensin diye öğrenilen formülü muhafaza ediyorlar... Sonra işin kolayına bakıyorlar, tahtadan oyuncak boyar gibi çırpıştırma iş görüyorlar. Bu el çabukluğu, bu rahat iş görme tarzı başarı kazandırıyor. Halbu ki kürek cezasına layık görülmeli... Anlıyor musunuz? (Başyapıt)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/therese-raquin-emile-zola-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)