# Toplu Şiirler 2 - Gülten Akın Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Toplu Şiirler 2 kimin eseri? Toplu Şiirler 2 kitabının yazarı kimdir? Toplu Şiirler 2 konusu ve anafikri nedir? Toplu Şiirler 2 kitabı ne anlatıyor? Toplu Şiirler 2 PDF indirme linki var mı?  Toplu Şiirler 2 kitabının yazarı Gülten Akın kimdir? İşte Toplu Şiirler 2 kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/toplu-siirler-2-gulten-akin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-10T05:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-07-10T05:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/10/gulten-akin-kimdir-gulten-akin-kitaplari-ve-sozleri-265566.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Gülten Akın 
 Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları 
 İSBN: 9789753634927 
 Sayfa Sayısı: 308 
--reklam--
Toplu Şiirler 2 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Anadolu'da Celali Isyanlannın 1603'ten 1610'a kadar süren
döneminde bir büyük göç vardır. Halk buna "büyük kaçgun­
luk" demiştir. Bu dönemde çok kişi çiftlerini bozarak, köylerini
bırakarak, göçınüşlerdir. Kentlere, kasabalara göçmüşlerdir. Ka­
lelere, palankalara sığınmışlardır. Ulaşılması güç, sarp, orman­
lık yerlerde kurduklan yeni köylere taşınmışlardır. Doğuya, sı­
nır illerine göçmüşlerdir. Genç olanlar, güçleri yerinde olanlar,
levent bölüklerine karışmışlardır.
Niye göçmüştür halk?
Devletin gücü tükenmiştir çünkü. Vergi alma yöntemi
boyuna değiştirir olmuş, yasaya, geleneğe bakmadan, reayaya,
kaldırabileceğinden fazla vergi yüklemiştir. Özellilde topraktan
alınan vergileri çeşitlendirip artırmıştır.
Dirlik erbabı, ümera, "tekllif-i şakka" suretde salmalar
toplar olmuşlardır.
Ulufeliler (Yeniçeri, acemoğlanı, sipahi, silahtar vb.), cihet
sahipleri (kadı, müderris, naip), ellerinde nakit toplanm kişi­
ler, tefecilik yoluyla köylüyü borca batırmışlardır.
Para darlığı, ellerindeki toprağın yok pahasına ellerinden
çıkması sonucunu doğurmuş, "askeriler'', yerliden kudretlu
olanl, geniş çifter oluşturmuşlar, reayayı angarya çalıtır­
maya başlamışlır.
Sekban, levent, suhte soyguncu bölükleri, köylerden hiç
eksik olmamış, köylünün mal, can, ırz güvencesi kalmamıştır. "Büyük kaçgunluk", Anadolu halkının tümüyle ayakta ol­
duğu bir dönemdir.
1940'lardan bu yana, göç nedenleri oldukça değişmiş de ol­
sa, yoğunluğu artarak süren yeni bir göç dönemini yaşıyoruz.
Göçenler, köylerin eli iş tutan genç insanlandır. Bu diri iş­
gücü, önceleri kentler içine, çevresindeki sanayi koliarına ge­
rekmiştir. Bir yandan köy iterken, öte yandan kent, daha çok
para, daha uygarca yaşama özlemlerini kullanarak, çekmiştir.
Ata yurdundan, baba ocağından ıralacak kadar gözüpek,
diri, atak olanlar, sular gibi yürüşler, tarizdeki kaleler,
palankalar yerine, geceondular kurmuşlardır.
Çevirmişler koca kentlerim gecekondulanyla, korun­
muş, bannmışlard.
Kentlerin eski oturanın yakınmn, bu kıyılaan
doğru iri iri soluyan dev için, bir karıcanı soluğu gibi gel­
mektedir artık. Türkiye'nin toplumsal gelişmesi, ekonomik sıç­
raması, demokratikleşmesi, bu devin ellerindedir. Ve dev, elleri­
nin bilincindedir.
Destanımız "Seyran", bu büyük olgunun çizgilerin taşıyor.
Çizgilerin daha yoğun olmayışı, salt bizim kusurumuz değil,
sıkı dönemlerin.
1972-75 arasında yazıldı. Az eklendi çok ayıklandı.
Diliyoruz ki, bu "Seyran", ''Büyük Halk Destanı"mızın bir
girişi sayılsın.
Aralık 1978
Gülten Akın
--reklam--
Toplu Şiirler 2 Alıntıları - Sözleri
Büyü de baban sana
Büyü de
Acılar alacak
Büyü de baban sana
Büyü de
Yokluklar alacak
Büyü de baban sana büyü de
Bitmez işsizlikler açlıklar alacak
Büyü de
büyü de baban sana
Baskılar işkenceler alacak
Kelepçeler gözaltılar zındanlar alacak
Büyü de
Büyüyüp on yedine geldiğinde
Büyü de baban sana
İdamlar alacak
Seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim
itip beni
balıma dadanan bu çağı sevmedim
Yiğittir, dayanır her acıya, her yoksunluğa da, bir sevdadan sarsılır. Sıcağa gösterilmiş kar gibi, buz gibi erir gider.
Dostluktan önce, dostluktan sonra
Arınmıştır kirlerinden insan ve dünya
Belli belirsiz bir sızıyla
Dağılıyoruz. Hiç olmadığımız, olamayacağımız kadar suskun, kederli, kırık.
Seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim
"Attığım adım yanlış mıydı
 durduğum yerden biliyorum"
Yavaş yavaş ayrılıyoruz. Dağılıyoruz. Hiç olmadığımız, olamayacağımız kadar suskun, kederli, kırık.
itip beni
balıma dadanan bu çağı sevmedim
ağıdını bana dirhem dirhem
paylaştıran komşum
sevinçlerin var mı, nerde
niye onları hiç bilmiyorum
Eser bir yel,
yağar bir yağmur,
alır götürür seni inciteni,
yüreğinden.
- Otuz gün oldu bacım bugün. Tam otuz gün. Eriyip gidiyorlar.
- Sebebi neymiş peki, niye bu oruç.
- İnsanca yaşamak istiyorlar yalnızca. Kötülüksüz, dayaksız. Ölmeyi, onurlarıyla ölmeyi seçtiler.
Sonsuz duracakmış gibi güldükçe insanlar
Gidecekmiş gibi gülümsüyorum
söylenmemiş, anlaşılmamış, söylenememiş olanı
anlaşılır kıldı duruşun
--reklam--
Toplu Şiirler 2 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Dikeninden hesap soran gül..: Şiirinde tüm kadınlar vicdanını temize çekebilir..

Herkesin, her şeyin, dilin, şiirin, yazının,geleneğin, kültürün erkek olduğu bir dönemde duygularından ve duyarlılığından ödün vermeden "Ben de varım!" diyen bir kadın şair olması umutlarımı yeşertiyor öyle ki ne zaman umutsuzluğa düşsem şiirlerini okuyorum.
Ataerkil bir toplumun feodal bir ailesinde büyümüş bir kadın olarak, kadının sadece bir anne ve eşten ibaret olduğunu düşünen zihniyeti reddediyor. Sevincini, acısını, aşkını, yalnızlığını susan her kadının sesi oluyor. Kırda yoksul, yoksulluktan kurtulmak umuduyla göçtüğü kentte yoksul, ama sadece yoksul değil, aynı zamanda yoksun da olan halkın yaşantısını anlatıyor. (Hilal Bayar) 
Bu kitap şairin 6 şiir kitabını bir araya getiren Toplu Şiirler'in 2. Kitabı, içerisinde; Seyran Destanı, İlahiler, 42 Gün, Sevda Kalıcıdır, Sonra İşte Yaşlandım ve Sessiz Arka Bahçeler kitapları bulunuyor. Daha önce 42 Gün ve Sessiz Arka Bahçeleri okumuştum bir daha okumak nasip oldu hem hatırlamış olduk.

Şair, toplumcu gerçekçi bir şair, Şiir Üzerine Notlar kitabında Turgut Uyar bahsini açarken orada bunu şöyle dile getiriyor ; "Ben, toplumcu şiirden yana bir ozanım. Ama, bir şiirin güzel olması için ille de bir mesaj taşıması gereğine inananlardan değilim."

Haliyle şairin şiirleri toplumun her kademesinden alınmış, toplumu anlatmış şiirlerdir. Hele bir tanesi varki okuyunca epey bir üzülmüştüm bu şairin başarısı mı yoksa yaşanan trajiden mi kaynaklanıyor bilemedim. Şiirin adı AŞAGI CİNBOLATLI MUSA AKBABA'NIN
SAG KOLUNA AGIT okuyup siz karar verin. Şiirin tamamını aşağı alıyorum.

Nasıl desem dil bilmem söz bilmem
Vurup düşürmüşüm kendi kolumdur
Götürmüşler altımdan toprağımı
Bu bize zulümdür ölümdür

On baş bir tarladan yerdik giyerdik
Yasa mıdır, kimler yazar, çizen kimler?
Kurdun kuşun bilmediği zulümdür
Dilim kısa sözüm eksik bize ölümdür

Suriye dağları dumandır oy beni
Ceylanpınar derler bize haramdır
Komadılar cerenlerle suya ine dölümüz
Turnalar uyarsın türkülerimizi
Urfanın beyleri yamandır

Nasıl desem, sebep kimdir suç kimde
Öfkemin bıçağı ömrümde
Hiç böyle keskin sabırsız olmamış
Bildiğim, kendi cürmümdür elimle işledim
Gücüm yetmez öz canımdan öteye
Düşürdüm kendi kolumdur

(Urfa' da Nusretbey Bucağı Aşağı Cinbolat köyünde Musa Akbaba (48), Toprak ve
Tarım Reformu yasası gereği dağıtılıp, sonra elinden alınan ve eski sahibine verilen 100 dönüm toprak için öfkelenip, ( ... )a oy verdiği sağ kolunu tarlasının ortasında, tohum makinesinde kopardı. 16 Aralık 87, Cumhuriyet) (Mustafa) 
Bugünkü konuğum yazar/Gulten-Akin

23 Ocak 1933 yılında Yozgat’ta doğdu. Hukuk fakültesi mezunudur. Eşinin görevi nedeniyle bir çok şehir dolaştı ve Anadolu’yu yakından tanıdıkça, bireysel duyarlıklardan toplumsal sorunlara yöneldi.

Anadolu’da yaşarken edindiği birikimle halkımızın sorunlarına yöneldiği görüldü. Destan, ağıt, türkü, ilahi gibi geleneksel türleri, şiirinin ulaştığı yenilikçi anlayışla işledi. 4 Kasım 2015 yılında aramızdan ayrıldı.

Sezen Aksunun sesinden https://www.youtube.com/watch?v=MNsnKNbN1Sk en sevdiğim şarkısı

Toplu şiirler 2. kitabında 1979 1999 yılları arasında çıkan, isimlerini yazdığım kitaplar mevcut. Bu linkle Hepsini beraber hepsini okumuş olacaksınız.

kitap/seyran--60742

 kitap/ilahiler--95664

kitap/42-gun--95665

kitap/sevda-kalicidir--95666

kitap/sonra-iste-yaslandim--62861

 kitap/sessiz-arka-bahceler--82099

Kitap Link : https://yadi.sk/i/Rk4yi7Vn3QpF6x (DUA) 
--reklam--
Toplu Şiirler 2 PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Gülten Akın - Toplu Şiirler 2 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Toplu Şiirler 2 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Gülten Akın Kimdir?
Gülten Akın Cankoçak (d. 23 Ocak 1933, Yozgat - ö. 4 Kasım 2015). Türk şair ve yazar.

1950'li yıllarda yazmaya başladığı şiirleriyle, kısmen İkinci Yeni çizgisinde görülen, ancak 1970'li yıllardaki şiirlerinden itibaren bireysellikten toplumculuğa yönelen bir şairdir.

Şiirleri pek çok dile çevrilen ve kırktan fazla şiiri bestelenen Gülten Akın, Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın 2008 yılındaki vefatından sonra Milliyet gazetesinin yaptığı bir araştırmada en fazla oyu alarak "Yaşayan En Büyük Türk Şairi" olarak gösterildi. Şiirinde bir doruk noktası olarak nitelenen Beni Sorarsan'ı 2013'te yayımladı.

23 Ocak 1933 tarihinde Yozgat'ta doğdu. Yozgat'ın Sorgun ilçesinde ilköğrenimini tamamladı. 1940'lı yıllarda memleketi Yozgat'tan Ankara'ya göç etti ve ortaöğrenimini Ankara Atatürk Anadolu Lisesi 'nde tamamladı. 1955'te Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi.

1956'da Yaşar Cankoçak'la evlendi; bu evlilikten beş çocuk sahibi oldu. Kaymakam olan eşinin görevi nedeniyle 1958-1972 arasında Anadolu'nun çeşitli ilçelerinde yaşadı. Gevaş, Alucra, Gerze, Saray ilçelerinde ve Kahramanmaraş'ta yardımcı avukatlık, avukatlık ve öğretmenlik yaptı.

1972'de Ankara'ya yerleşerek Türk Dil Kurumu Derleme ve Tarama Kolu'nda çalıştı. Kültür Bakanlığı Yayın Danışma Kurulu üyeliğinde bulundu. Demokratik kitle örgütlerinin yeniden kuruluşu çalışmalarına katıldı. İnsan Hakları Derneği, Halkevleri, Dil Derneği gibi örgütlerde kurucu ve yönetici olarak görev aldı. 1978'de emekliye ayrıldı. 1980'lerde Ankara'da bir banka soygununa katıldığı gerekçesiyle tutuklanan ve dosyası Şentepe Devrimci Yol davasıyla birleştirilerek önce müebbet hapse mahkum edilen sonra cezası Yargıtayca bozulan oğlunun cezaevi günlerinde yaşadıklarını şiirine yansıttı. 42 gün (1986) adlı kitabında Mamak Cezaevi'nde süren açlık grevini anlattı. Yaşamını Balıkesir'in Burhaniye ilçesinde sürdürdü.

4 Kasım 2015'te tedavi görmekte olduğu hastanede hayatını kaybetti. Cenazesi 6 Kasım 2015 cuma günü Kocatepe Camii'nden kaldırılarak Karşıyaka Mezarlığı'na defnedildi.

Son Haber gazetesinde ilk şiiri 1951'de yayımlandı. Ardından Hisar, Varlık, Yeditepe, Türk Dili, Mülkiye gibi dergilerde çıktı. Başlarda şiirlerinin konusu doğa, aşk, ayrılık, özlem iken, daha sonraları ise toplumsal sorunlar ağır bastı. 1980 öncesinde halkın yaşadıkları, onun da hayatına ve şiirine yansıdı. Daha sonraki şiirlerinde toplumsal sorunlara yöneldi. Gezip gördüğü yerlerden aldığı esinle zenginleşen ve coşkulu bir insan sevgisiyle yoğrulan şiiri, toplumsal sorunları, yaşam-halk ilişkisini öne çıkardı.

Şiirlerinde büyük ölçüde folklor öğelerinden yararlandı. Şiir üzerine yazılarını bir araya getiren "Şiiri Düzde Kuşatmak" (1983) kitabında, halk kaynağına inme isteğini, "halkta var olan öz ve biçimi diyalektik olarak yükseltmek, şiiri yükseltirken halkın yaşamının ve yaşam biçimlerinin yükselmesine yardımcı olmak" sözleriyle açıklar. Şiirleri pek çok dile çevrildi ve kırktan fazla şiiri bestelendi. Bestelenen şiirlerinden biri, Sezen Aksu'nun 1993 tarihli albümüne adını veren Deli Kızın Türküsü'dür.

2008'de Dağlarca'nın ölümünden sonra Milliyet gazetesinin yaptığı yaşayan en büyük şair araştırmasında en çok oyu alan Gülten Akın, şiirinde bir doruk noktası olarak nitelenen Beni Sorarsan'ı 2013'te yayımlamış ve bu kitabı ile Metin Altıok Şiir Ödülü'ne layık görülmüştür.

Akın, şiir dışındaki edebi türlere fazla ilgi göstermedi ancak yedi adet kısa oyun yazdı. Ürettiği tiyatro metinlerinde kadın, evlilik, düzene yönelik eleştiriler, yoksulluk, yalnızlık, yaşlılık ve yabancılaşma gibi konular üzerinde durdu.

Ödülleri
 1955 - Varlık şiir yarışmasında birincilik ödülü
 1964 - Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü ,Sığda ile
 1972 - TRT Sanat Ödülleri Yarışması'nda Başarı Ödülü, Maraş'ın ve Ökkeş'in Destanı ile
 1976 - Yeditepe Şiir Armağanı, Ağıtlar ve Türküler ile
 1991 - Halil Kocagöz Şiir Ödülü
 1992 - Sedat Simavi Edebiyat Ödülü
 1999 - Akdeniz Altın Portakal Şiir Ödülü
 2003 - Dünya gazetesi Yılın Telif Kitabı Ödülü
 2008 - Erdal Öz Edebiyat Ödülü
 2014 - Metin Altıok Şiir Ödülü
--reklam--
Gülten Akın Kitapları - Eserleri
Deli Kızın Türküsü
Kestim Kara Saçlarımı
Kırmızı Karanfil
Beni Sorarsan
Sessiz Arka Bahçeler
42 Gün
Ağıtlar ve Türküler
Uzak Bir Kıyıda 1984 - 2003
Toplu Şiirler 2
Toplu Şiirler 1
Kuş Uçsa Gölge Kalır
Sonra İşte Yaşlandım
Seyran
Şiir Üzerine Notlar
Uzak Bir Kıyıda / 1991-2013 - Toplu Şiirler III
Celaliler Destanı
Rüzgar Saati
Şiiri Düzde Kuşatmak
Sığda
Sevda Kalıcıdır
Toplu Şiirler
İlahiler
Sevdiğim Yaz Geldi Yine ( Ciltli )
Maraş'ın ve Ökkeş'in Destanı
Toplu Oyunlar
Bütün Eserleri I - Gülten Akın
--reklam--
Gülten Akın Alıntıları - Sözleri
Suya düşmüş arıyı gözleyen
Bu dünya düşündürmez mi
Kimin hayatı, kimin umurunda
Oysa sarmalandın, paylaşıldın
Ortasında sen gibi bir kalabalığın... (Sessiz Arka Bahçeler)
Bazı adamlar var şaşıyoruz.
Avuçlarındaki sıcağı nasıl
Düzenlerini nasıl yitirmiyorlar
Şaşıyoruz burası İstanbul ￼￼ (Kestim Kara Saçlarımı)
Azizler yahut günahkârlar gibi farketmez
Ellerim yüreğim dolu gelmişim Şuracıkta dünyanın öbür ucunda Rüzgârı senin değirmenine çevirebilirim (Rüzgar Saati)
Yüreği ışıdı, "insan'' diye düşündü.
İnsandır. İnsanda umut vardır umut vardır... (42 Gün)
Sevememek biraz yorgunluktandır. (Kestim Kara Saçlarımı)
Gün kendini değiştiriyor.
Ama insan kendini değiştiremiyor. (Beni Sorarsan)
Bir roman kadar uzun bu tümce,
- Sonra işte yaşlandım. (Uzak Bir Kıyıda 1984 - 2003)
Biz belki çok bilen, çok dalgın, çok konuşkan
Ama kesinlikle ölen solucanlarız
Tam eskimiş, sinmiş gövdemize
Tam kendimizin olmuş giysiyi
Hızla yenileriz, hızla yenileriz, hızla, hız... (Sığda)
Ayrılık sularda nilüfer
görürsün tutamazsın (Ağıtlar ve Türküler)
Bizcil sen de
Kuş mu sandın yalanı yanlışı
Taksan kanatlanır mı?
Yediğin seni yakacak
Vurduğun seni yakacak
Gör cehennem yok mu var mı? (Ağıtlar ve Türküler)
“Aynı dille konuşuyor / aynı dili konuşmuyoruz.”

. (Ağıtlar ve Türküler)
“. . .
Aynı dille konuşuyor,
aynı dili konuşmuyoruz." (Ağıtlar ve Türküler)
"Senin verdiğin umudu
 Geyik içse ölür, balık yutsa.." (Toplu Şiirler)
Her mültecinin içinde bir gül ağacı boylanır
Sıcağa susuzluğa dayanıklı
Ülkesizlik tüm ülkeler sayısınca genişliktir
Sınırsızlığa sonsuzluğa dayanıklı (Sevda Kalıcıdır)
"Adresini yaktım.
 Yakmak gibiydi biraz da dünyayı, her şeyi...
 Yaktım adresini, şimdi özlem dolu hayatım." (Toplu Şiirler)
- Otuz gün oldu bacım bugün. Tam otuz gün. Eriyip gidiyorlar.
- Sebebi neymiş peki, niye bu oruç.
- İnsanca yaşamak istiyorlar yalnızca. Kötülüksüz, dayaksız. Ölmeyi, onurlarıyla ölmeyi seçtiler. (Toplu Şiirler 2)
Ufak şeylerdi diyorum, küçük soluklar,bir ömre karşılık bu kör yalnızlık
değildi seçtiğim... (Kuş Uçsa Gölge Kalır)
Ağaçtan maviden denizden uçar kuş
Kendinden uçamaz (Kestim Kara Saçlarımı)
Bir roman kadar uzun bu tümce,
—Sonra işte yaşlandım. (Uzak Bir Kıyıda / 1991-2013 - Toplu Şiirler III)
Ah, kimselerin vakti yok
Durup ince şeyleri anlamaya (Kırmızı Karanfil)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/toplu-siirler-2-gulten-akin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)