# Türkçenin Zenginlikleri İncelikleri - Doğan Aksan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Türkçenin Zenginlikleri İncelikleri kimin eseri? Türkçenin Zenginlikleri İncelikleri kitabının yazarı kimdir? Türkçenin Zenginlikleri İncelikleri konusu ve anafikri nedir? Türkçenin Zenginlikleri İncelikleri kitabı ne anlatıyor? Türkçenin Zenginlikleri İncelikleri PDF indirme linki var mı?  Türkçenin Zenginlikleri İncelikleri kitabının yazarı Doğan Aksan kimdir? İşte Türkçenin Zenginlikleri İncelikleri kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/turkcenin-zenginlikleri-incelikleri-dogan-aksan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-10T19:00:03+03:00
- Güncelleme: 2022-07-10T19:00:03+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/10/dogan-aksan-kimdir-dogan-aksan-kitaplari-ve-sozleri-265967.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Doğan Aksan 
 Yayın Evi: Bilgi Yayınevi 
 İSBN: 9752201121 
 Sayfa Sayısı: 232 
--reklam--
Türkçenin Zenginlikleri İncelikleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yabancı dillere tutkunluğumuzdan ve yüzyıllar boyu kendi dilimizi küçük görerek ona, gereken ilgiyi göstermememizden ötürü, kimi kavramlarda eksiklerimiz ve dili yozlaşmaya götüren tutumlarımız oldu. Bugün de aynı yöndeki kimi gelişmelere tanık oluyoruz. Ama, dilimizin geçmişine, günümüz Türkçesinin derinliklerine inenler, ne engin bir deniz karşısında bulunduklarını kolayca anlayacaklardır.
Profesör DOĞAN AKSAN, bu kitapta sözvarlığımızın öğelerine ve sözdizimimize bu açıdan yönelmiş, sözcükbilim, anlambilim ve yer yer edimbilim bakımından eğilmiştir. Beliren nitelikleri ve dilbilgisi kitaplarında yer verilmeyen ya da pek azına dolaylı değinilen anlatım biçimlerini ele almıştır.
Türkçenin Zenginlikleri, İncelikleri, anadilimizin bugününe ve eski dönemlerine eğilmek isteyen araştırıcıların yanı sıra, öğretmen, öğrenci, dil meraklıları ve Türkçede derinleşmek isteyen yabancılar için yararlı olacak bir araştırma.
--reklam--
Türkçenin Zenginlikleri İncelikleri Alıntıları - Sözleri
Bir kimsenin bir başkasının söylediklerini anlamış olduğunu belirten yanıtları şu değişik biçimlerde olabilir:
1.Anladım.
2.Anlamadım değil.
3.Anlamamış olur muyum?
4.Anlamasına anladım.
5.Tabii ki anladım.
6.Anlamadım mı sanıyorsunuz?
7.Kim demiş anlamadım?
8.Niye anlamayayım?
Dilbilimciler, dünyada "ilkel dil" olarak nitelenecek bir dil bulunduğunu kabul etmezler. Çünkü her dil, çevreyi, evreni anlatmaya, toplum yaşamının her olay ya da gerçeğini kendi olanaklarıyla söze dönüştürmeye yeterlidir.
Kavram alanı ya da anlam alanı terimi,bir dilde eşanlamlı sayılan,birbirine yakın ve birbiriyle anlamca sıkı ilişkili sözcüklerin oluşturduğu kabul edilen alandır.Örneğin bugünkü Türkiye Türkçesinde öfkelenmek, sinirlenmek, kızmak, hiddetlenmek, hırslanmak, köpürmek, feveran etmek, hatta belirli bir kullanımında giyinmek eylemleriyle kan başına sıçramak, tepesi atmak, ifrit olmak, barut kesilmek eylemleri aynı kavram alanı içindedir.
Bir konuda söz vermeyi anlatan yemin sözcüğü Arapçadan alınma olup bunun Eski Türkçe karşılığı ant'tır.
Hint-Avrupa dillerinde yeşil,mavi,gri,sarı gibi adların hepsinin 'parlamak, ışık vermek' anlamındaki ghel- ortak köküne dayandığını görülür. Buna karşılık Türkçenin elimizdeki en eski belgelerinde, değişik anlatım yollarından adlandırmalara gidildiği görülür: Yaş'tan türeyen yaşıl(yeşil), 'sema' anlamına gelen kök (mavi), boz,sarıg(sarı), kızıl,ak ve eş anlamlısı ürüñ,koñur (kestane, kızıl kahverengi...)
Dış görünüşünün güzelliğine,çekiciliğine karşın içine girildiğinde kötü durumu ve koşullarıyla düş kırıklığı yaratan nesne,olay ve konuları anlatmak üzere şu deyimlerimizden yararlanılıyor:
1.Dışı eli yakar, içi beni yakar.
2.Dışı kalaylı, içi alaylı.
3.Dışardan baktım bir yeşil türbe;
içine girdim, estağfurullah tövbe.
Yabancı dillere tutkunluğumuz ve yüzyıllar boyu kendi dilimizi küçük görerek ona, gereken ilgiyi göstermemem izden ötürü, kimi kavramlarda eksiklerimiz ve dili yozlaşmaya götüren tutumlarımız oldu. Bugün de aynı yöndeki kimi gelişmelere tanık oluyoruz ama dilimizin geçmişine, günümüz Türkçesinin derinliklerine eğilenler, ne engin bir deniz karşısında bulunduklarını kolayca anlayacaklardır.
Diller; işlendikçe felsefe, hukuk, bilim, teknik alanlarında çeşitli çalışmalar yayımlandıkça, bir eğitim-öğretim dili niteliği kazandıkça gelişir. Genel kavram adı verilen bitki, canlı, omurgalılar, memeliler...gibi sözcüklere, değer yargısı, önsezi, sağduyu, güven, bağımsızlık... gibi soyut kavramlara ulaşır; bir soyutlama (abstraction) ürünü sözcük ve terimlere sahip olur.
İkinci Dünya Savaşı' ndan sonra İngilizcenin bütün dünyada görülen yaygın etkisi , ana dil bilincinden yoksun kimselerin özensiz dil kullanımları, eğitim-öğretimde İngilizceye verilen ağırlık ve bu dille öğretim, Türkçenin sözcük ve terim düzeyindeki söz varlığında olumsuz gelişmelere neden olmuştur.
Atatürk'ün önderliğinde başlatılan Dil Devrimi'yle gerçekleşen özleşme çabalarıyla Türkçenin neler kazandığını somut ve sayısal olarak yansıtmaktadır: 1931'de, gazete haber dilinde %35 olan Türkçe sözcük oranı giderek yükselmiş, 19700'den sonra %70'i
geçmiştir. Bizim, 4 gazetenin haber dili üzerindeki bir incelememiz, bütün olumsuz gelişmelere, kimi çevrelerin engellemelerine karşın özleşmenin sürdüğünü ortaya koymaktadır: 2000 yılında, dört ayrı günlük gazetenin üç aylık sayıları üzerinde yaptığımız inceleme, Türkçe oranının %74 dolayında olduğunu göstermektedir.
(...)Aynı kavramı karşılayan bir başka sözcük, çalap'tır.
Türkiye Türkçesinde bugün fayda (

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/turkcenin-zenginlikleri-incelikleri-dogan-aksan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)