# Türkiye Şarkısı Nazım - Aziz Nesin Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Türkiye Şarkısı Nazım kimin eseri? Türkiye Şarkısı Nazım kitabının yazarı kimdir? Türkiye Şarkısı Nazım konusu ve anafikri nedir? Türkiye Şarkısı Nazım kitabı ne anlatıyor? Türkiye Şarkısı Nazım kitabının yazarı Aziz Nesin kimdir? İşte Türkiye Şarkısı Nazım kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/turkiye-sarkisi-nazim-aziz-nesin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-16T12:00:34+03:00
- Güncelleme: 2022-02-16T12:00:34+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/16/aziz-nesin-kimdir-aziz-nesin-kitaplari-ve-sozleri-153863.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Aziz Nesin 
 Yayın Evi: Nesin Yayıncılık 
 İSBN: 9786055794064 
 Sayfa Sayısı: 351 

Türkiye Şarkısı Nazım Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Moskova'ya gidişimde Nazım Hikmet'in evine de uğruyorum. Bu beşinci kez Nazım'ın evindeyken daha bir acılıyım. Duvarlardaki tanıdığım tablolara, her zaman uzandığı, yattığı, son olarak da ölüsünün konulduğu divana, bu divanın yanında duran Vera'nın büstüne, Nazım'ın parmaklarının değip dokunduğu bunca eşyaya bakarken düşünüyorum: Şu anda ben Nazım'ın öldüğü yaştayım!

Vera Hikmet bana bu kez her zamankinden daha başka bişeyler anlatmaya çalışıyor, ama anlatacaklarına uzun girişler, önsözler yapıyor, bitürlü öz konuya giremiyordu. Anlıyordum onu, ağlamadan anlatabilmek için sözü döndürüp dolaştırıyordu. Bibakıma anlatmak istediği konudan korkuyor, kaçıyordu.

3 Haziran 1963'te Nazım Hikmet 61 yaşında öldüğünde Vera 31 yaşındaydı, şimdiyse 44...

Türkiye Şarkısı Nazım Alıntıları - Sözleri
Nazım şiir yazmadı, şiir konuştu; onun için çok şiir verdi bize. Bu verimliliği, çağımızın şairi olduğunun kanıtıdır. Onun sanatının bütününü gözden uzak tutarak, sayısı bilinmeyen şiirlerinden ellerine geçen herhangi biri üstünde durup eleştirmeye kalkanlar hep yanlış yargılara vardılar, yanıldılar.
(...)
İşte mektubumu bitirdim; kaldığım, bıraktığım yerden oyunumu yazmayı sürdüreceğim, hiçbir şey olmamış, Nazım ölmemiş gibi...
Cezaevinde yatmamış olanlar, cezaevi yaşamının ayrı bir yasa içinde aktığını bilmezler.
Geceleyin yatağımızda en çok bir saat uyuyamadıysak, içtenlikle, bütün gece uyuyamadığımızı söyleriz. Çünkü gecenin bir saati bize gündüzün, beş-altı saati denli uzun gelir. Geceletin, bir küçük tıkırtıyla uyandıksa, büyük bir gürültü olduğunu sanırız. Çünkü gecelerin ölçüsü abartılmış başka bir ölçüdür. Gecelerin korkusu da büyüktür. Geceleri, yalnızlıklar da, ağrılar da büyür. Kısacası, gecenin yasası ayrıdır.
Yurda özlem ,mutluluğa özlem ,yarına özlem ,geleceğe özlem...Yanlız özlem değil ,Nazım hem özlem hem umut şarkısıdır.
Bakmasını bilemezsen
 ağaç bile dikme.
Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.

Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.
"Konuşma sırasında sözde sempati gösterisinde bulunmak için densizlik ederek,
- Üstat, der, sizi öldürselerdi bile Türkiye'den kaçmayacaktınız.
Nazım bunu söyleyenin yüzünü acı bir gülümseyişle bakarak,
- Siz hayatınızda kaç kere öldünüz? diye sorar."
Sanatçıların yaşamlarının gizli yanları niçin yazılır, niçin açıklanır? Hatta kimi sanatçılar bunu kendileri yazıp açıklamışlardır, anılarında, günlüklerinde. Niçin? Çünkü, anlaşılmak istiyorlardır. Bu ayrıntılı gerçekler bilinmedikçe, sanatçının yapıtları gereğince anlaşılamaz, doğru yorumlanamaz da ondan...
Büyük sanatçıların, ölümlerinden sonra da yaşamaları işte budur. Ölürler her ölümlü gibi, ama ölümlerinden sonra insanlarla ilişkileri sürer, mektuplar alır, kendilerinden söz ettirirler.
Tarihin büyük kişileriyle, büyük sanatçılarla birlikte olmanın, yaşamın bir bölümünü onlarla bölüşmenin, onlarla birarada yaşamanın onuru, övüncü, kıvancı olduğu gibi, bu onurun o kişiye yükümlediği bitakım zorunlu sorunlar, görevler de vardır. Büyük bir bilimci ya da sanatçıya değgin anılarını, ellerinden geldiğince gerçekçi bir biçimde anlatarak, yazarak bu görevlerini yapmalıdırlar. Giderek, bu anıları yazıp anlatmamak, yaşamı bölüştükleri kişinin ya büyüklüğünün bilincinde olmamak ya da onur kazandıkları bir durumun sorumundan kaçmak diye yorumlanabilir. Bu anıları bir belge olarak yazmak, ya da yazacak birine anlatmak, herkesten önce Nazım'a eşlik etmiş olan kadınlara düşer.
Hayranlık duyduğumuz insanlar, gönlümüzden geçirdiğimiz gibi, kendi isteğimize göre yaşasınlar istiyoruz. Onlar için uğradığımız düş kırıklığı da bundan oluyor. Oysa onlar için gönlümüzden geçirdiğimiz yaşamı, elimizden gelirse kendimiz de öyle yaşamıyoruz.
-Babana saygı duy, şimdiden duy... Nasıl olsa günü gelince duyacaksın. Hem de sev babanı! Babana karşı çıkmakla, üstünde çok durduğun kişilik denen şeyi kazanamazsın. Babana karşı olmakla bir şey olamazsın.
"Ben babamdan ileri, doğacak oğlumdan
 geriyim"
Memo, sen doğdun, büyüdün, yükseklerden aşağıdakilere haykırdın:
-Benim babam dünyanın en büyük şairi...
RUBAİ
Sevdiğin müddetçe
 ve sevebildiğin kadar,
sevdiğine her şeyini verdiğin müddetçe
 ve verebildiğin kadar gençsin.
Nazım Hikmet 1947
"Toplumculuğumun kaynağı, Nâzım'ın şiirleridir. Benim gibi daha pekçok insanın bu duygusal kaynaktan etkilendiği kesindir. [...] Ben onu usta bellemişimdir, hoca bilmişimdir. Onu kendime büyük öğretmen seçmişimdir. Ve buyüzden kendimi Nâzım'a hep borçlu duymuşumdur."
Babayef de biliyordu, Nazım,geceleyin,uykudayken öleceğinden korkardı.Geceyarılarından sonra korkuları artar,bir türlü uyumak istemezdi.
 Bunu biz de bilmekteyiz.Bu korku Nazım’da daha önceleri de vardı.Nazım yalnız kalmak istemezdi.Cezaevi koğuşlarında yalnız kalabilmek bir mutlulukken Nazım hiç yalnız kalmak istememiş,hep odasında bir arkadaşı olsun istemiştir.

Türkiye Şarkısı Nazım İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İlk defa bu kadar ağır ve uzun bir eleştiri yapacağım. İlk defa da bir kitaba bu kadar düşük bir puan vereceğim. Kitap bir seneden fazla bir süredir okunmak için kitaplığımda bekliyor. Ben de sonunda hakkında fazla bir şey bilmediğim ama ölesiye merak ettiğim Nazım Hikmet hakkında güzel bir biyografi okuyacağım dedim kendi kendime. Üstelik yazarı da Aziz Nesin gibi kalemi çok güçlü bir adamdı. Müthiş hayal kırıklığına uğradım.

Gazetede çıkan bir yazı dizisi olarak tasarlanmış ve ardından bu yazı dizisi kitaplaştırılmış. Yazar, kitabın içinde biyografi yazmadığını söylüyor ve güya bu kitabın ileride Nazım Hikmet biyografisi yazacak olanlara kaynak oluşturacağını söylüyor.

Ne Nazım Hikmet'in şiirlerini, ne uğruna mücadele ettiklerini ne de tam olarak hayatını anlatmış. Hayır, bu kitapta sadece Nazım Hikmet'in hayatından geçen kadınlar anlatılmış. Onlar da fazlasıyla yüzeysel olarak, şöyle bir arkadaşa bakıp çıkıyorlar sanki. Nazım'ın özel hayatından sıkça bahsediliyor. Suyu sevmediğinden tutun da aşkı Münevver'in hapishanede ziyaretine gelmediği için açlık grevine girdiğine kadar birçok dayanaksız ve belgesiz iddiada bulunuyor, sadece bazı tanıkların ifadelerinden yola çıkıyor. Yazı dizisinin sonunda bu yazılanlar hakkında Nazım'ı yakından tanıyanlara ne düşündükleri sorulmuş ve bunlar da hem gazetede hem kitabın sonunda yazılmış. Onların yazdıklarıyla da birçok iddia kanıtlı ve belgeli olarak çürütülüyor.

Asıl sevmememin sebebi yazıların çok özensiz olarak hazırlanmış olması. Aziz Nesin'den beklenmeyecek kadar vasat metinler var ortada. Düzenli olarak aynı şeyler tekrarlanıyor. Yazıların çoğu alelacele hazırlanmış, düzensiz notlardan oluşuyor. Sürekli ileride bir şeyleri açıklayacağını söylüyor ama açıklayamadan kitap bitiyor. Bunda yazarın gözlerinden hastalanması ve yazı dizisinin yarım kalmasının da payı var zannımca.
Çok boş detaylara giriyor. Nazım Hikmet'in şiirindeki bir dizesinin ne şekilde yazılıp yazılmadığının izahını onlarca sayfada, bazı kişilerden bu konuda aldığı mektupları da yayınlayarak yapmaya çalışıyor. Böylece konuşulacak, anlatılacak o kadar çok konu varken edebiyatın da ne kadar boş muhabbetlere gebe olduğunu bizlere gösteriyor. Bu sayfalar bana Aziz Nesin'in "Şermendi Ne Zaman Doğdu" hikayesini hatırlattı.
Bu adam hikaye yazmaya devam etmeli. Nazım Hikmet hakkında anlatılacak o kadar çok şey varken bu kadar az şey anlatabilmek ender görülen bir başarısızlık örneği. (Yasin YALÇIN) 

Kitabın Yazarı Aziz Nesin Kimdir?
20 Aralık 1915’te İstanbul’da doğdu. İki yıl Darüşşafaka Lisesinde öğrenim gördü. Kuleli Askeri Lisesini bitirdi. Kara Harp Okulu ve Askeri Fen Okulundan mezun oldu. Üsteğmen rütbesindeyken "görev ve yetkisini kötüye kullanmak" suçlamasıyla yargılanıp ordudan uzaklaştırıldı. Bir süre bakkallık yaptı. Ardından gazeteciliğe başladı. Yedigün, Karagöz ve Tan Gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet adlı bir magazin dergisi yayınladı. Sabahattin Ali ile birlikte, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Alibaba mizah dergilerini çıkardı. 1951de bir kitapçı dükkanı, ardından bir fotoğraf stüdyosu açtı. 1954ten itibaren Akbaba mizah dergisinde takma isimlerle mizah öyküleri yazdı. Yazın yaşamı boyunda 100ün üzerinde takma isim kullandı. Kemal Tahirle birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu.Yeni Gazete, Akşam ve Taninde köşe yazıları yazdı. Yazarlığı, Öncü, Yeni Tanin ve "Ustura" isimli bir mizah eki de hazırladığı Günaydın gazetesinde sürdürdü. 1962de Zübük isimli mizah dergisini çıkardı. 1963te yayınevinin yanmasının ardından sadece yazmaya başladı. 1972de Çatalcada kimsesiz çocukların eğitimini gerçekleştirmeyi amaçlayan Nesin Vakfını kurdu. Kitaplarının tüm gelirini bu vakfa bağışladı. 1976-1980 arasında her dalda edebiyat ödülleri veren Nesin Vakfı Edebiyat Yıllığını çıkardı. 1979da seçildiği Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevini yıllarca sürdürdü. Sadece Türk edebiyatının değil dünya mizah edebiyatının da sayılı isimleri arasında yer alan Aziz Nesin, düşünceleri ve yazıları nedeniyle siyasi iktidarlardan sürekli baskı gördü, tutuklandı, yargılandı, sürgün edildi, cezaevlerinde kaldı. 6 Temmuz 1995 tarihinde yaşamını yitirdi. Öykülerinde Türk toplumunu ayrıntılarıyla yansıtır. Anlatımında halk edebiyatının ana öğelerinden yararlanır. Yer yer masal temasıyla ve mizah aracılığıyla günlük olayları, toplumsal aksaklıkları eleştirir. Türk edebiyatında çağdaş mizah yazarlığı tekniklerini geliştiren, genç mizah yazarlarının doğmasına yolaçan yazardır.

Aziz Nesin Kitapları - Eserleri
Zübük
Şimdiki Çocuklar Harika
Ölmüş Eşek
Nazik Alet
Gözüne Gözlük
Biz Adam Olmayız

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
Yol
Yokuşun Başı
Yokuş Yukarı
Sizin Memlekette Eşek Yok mu
Tatlı Betüş
İt Kuyruğu

Koltuk
Toros Canavarı
Pırtlatan Bal
Geriye Kalan
Memleketin Birinde
Havadan Sudan
Gıdıgıdı

Aferin
Surname
Merhaba
Az Gittik Uz Gittik
Ben de Çocuktum
Yüz Liraya Bir Deli
Yedek Parça

Aşkım Dinimdir
Sivas Acısı
Fil Hamdi
Zübüklüğün Sonu Yok
Adamı Zorla Deli Ederler
Anıtı Dikilen Sinek
Kördöğüşü

Bir Sürgünün Anıları
İstanbul'un Halleri
Yurt Gezileri
İhtilali Nasıl Yaptık
Hayvan Deyip de Geçme
Deliler Boşandı
Şehirden İndim Köye

Memurlar Memurlar
Gerçeğin Masalı
Bay Düdük
Hoptirinam
Gol Kralı
Bu Yurdu Bize Verenler
Mahmut ile Nigar

Ah Biz Ödlek Aydınlar
İnsanlar Uyanıyor
Tek Yol
Leyla ile Mecnun
Gözünüz Aydın Efendim
Bir Tutam Aydınlık
Nutuk Makinesi

Hangi Parti Kazanacak
Ah Biz Eşekler
Yeşil Renkli Namus Gazı
İnsanlar Konuşa Konuşa
Büyük Grev
Benim Delilerim
Nah Kalkınırız

Poliste
Damda Deli Var
Şimdi Avrupa
Sosyalizm Geliyor Savulun
Rüyalarım Ziyan Olmasın
Kalpazanlık Bile Yapılamıyor
Okuma Güncesi

En Masumlar İçerde
Rıfat Bey Neden Kaşınıyor
Mahallenin Kısmeti
Yetmiş Yaşım Merhaba
Bütün Oyunları - 1
Bütün Oyunları 2
Halimiz Hal Değil

Borçlu Olduklarımız
Aziz Nesin - Ali Nesin Mektuplaşmaları
Aziz Nesin'den Sıra Dışı
% Kaç Aptalız
Yazarlık, Edebiyat ve Dil Üstüne
Aşk Şiirleri
Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim

Çuvala Doldurulmuş Kediler
Kalem Yapın Beni Kalem!...
Eğitim Üstüne
Batı'ya Giden Yoldayız
Bir Koltuk Nasıl Devrilir
Vatan Sağolsun
Seyyahatname

Türkiye Şarkısı Nazım
Okuduğum Kitaplar
Korkudan Korkmak
Salkım Salkım Asılacak Adamlar
Üçü Birden
Bütün Şiirleri 1
Kazan Töreni

Bütün Şiirleri 2
Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak
Hayvanlar Takımı
Maçinli Kız İçin Ev
Sondan Başa
Sora Sora Cennet Bulunur
Uyusana Tosunum

Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler
Hazret-i Dangalak
Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala
Mum Hala 1
Aziz Nesin'den Darbeler Kitabı
Sanat Yazıları
Gülmekten Öldüren Öyküler-1

Gülmekten Öldüren Öyküler 2
Alamanya Alamanya Bizden Aptal Bulaman Ya
Mum Hala 2
Soruşturmada
Aziz Nesin'in Anıları: Böyle Gelmiş Böyle Gitmez
Herkesin İşi Gücü Var
Suçlanan ve Aklanan Yazılar

Arkadaşım Badem Ağacı
Bir Dokun Bin Dinle
Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı
Unutulmayan Rüyalar
Bekârlık Sultanlıktır
Irak ve Mısır
Taşlamalar

Çocuklara En Güzel Masallar
Aziz Dede'den Masallar
Nasrettin Hoca Gülütler
Okullar İçin Kısa Oyunlar
Sporcu Milletiz Vesselam
Bursaname - Aziz Nesin'in Bursası
Laiklik, Dincilik ve Atatürkçülük

Bayan Aynur ile Bay Buyur
Bilmem Ne Adası
Bir Vicdan Davası
Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru
Bulgaristan'da Türkler Türkiye'de Kürtler
Aşk Öyküleri
Aydınlar Üstüne

Büyüklere Masallar 1
Büyüklere Masallar 2
Türkiye Toplumu ve Demokrasi
Bütün Oyunları - 3
Bütün Oyunları 4
Aziz Nesin - Klaus Liebe Harkort Mektuplaşmaları
Aziz Nesin - Saliha Scheinhardt Mektuplaşmaları

Aziz Nesin - Tahsin Saraç Mektuplaşmaları
Tut Elimden Rovni
Erkek Sabahat
Çiçu
Hadi Öldürsene Canikom
Dört Kitap Tek Ciltte
Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 1

Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin Cilt: 2
Azizname
Saçkıran
Gübre Kralı
Şiirin Tam Zamanıdır
Biraz Gelir misiniz?
Bir Aşk Var Bir De Ölüm

Hoşça Kalın
Bişey Yap Met
Qum Qalalar
Hekayələr
Azîz Nesin - Meral Çelen Mektuplaşmaları
Gülmece Öyküleri 9
Bizim Memleket

Gülmece Öyküleri 5
Gülmece Öyküleri 2
Memleketin Birinde - Hoptirinam
Deniz Aslanı
Baba Mirası
Berber Nonoş
Gülmece Öyküleri 3

Üç Kitap Birarada
Nutuk Makinası, Az Gittik Uz Gittik
Gülmece Öyküleri 8
Aziz Nesin Bütün Kitapları
Kendini Yakalamak
Boyalı Tilki Masalı
İstanbul'dan Ne Haber

Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 2
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 1
Seçilmiş Satırlar
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 3
Aziz Nesin Ali Nesin Mektuplaşmaları 4
Sosyalizm Geliyor Savulun

Aziz Nesin Alıntıları - Sözleri
İslamlıktan sonra da .. şimdi de kız çocukları pek makbul sayılmıyor, başlık parasını saymazsan. Müslümanlarca … (Bay Düdük)
Sen insanların zahirine değil zamirine bak. (Toros Canavarı)
Yoksular yaşamları boyunca yalnız bir kez kolaylık görürler, o da öldükten sonra; cenazeleri hemen kalkar, çabucak. (Ben de Çocuktum)
Muayeneye giren çocuğu, içi kül dolu bir kaba yellendirirlermiş. Yel ne denli çok kül kaldırırsa o denli iyi, o denli yiğitlik sayılıyor. Yel hiç kül kaldırmazsa, çok kötü..." Mangalda kül bırakmaz" sözü, sonradan bir alay sözü olarak kullanılmış olsa bile, kabadayılığı, yiğitliği anlatmak için söylenir. (Yokuşun Başı)
Sen artık bu kitapta: noktaları , virgülleri , satırları taşımıyorsun..
Sen artık bu kitapta : koşmuyor , bağırmıyor , alnını kaşımıyorsun..
 Sen artık bu kitapta yaşamıyorsun. (Aşk Şiirleri)
Ayağını sıcak tut, başını serin,
Kendine bir iş bul, düşünme derin. (Nasrettin Hoca Gülütler)

Önce bir sayımdöküm yapmalıyım
Neleri götüreceğim
Geri dönüp alamam
Kendimden hiç bırakmamalıyım geride
Gölgemi de gölgesizliğimi de
Söyleyemediklerim yazamadıklarım Verilemeyen yanıtlarım
Benimle olmalı üzünçlerim acılarım
Utançlarım gözyaşlarım
Söyletilmeyen şarkılarım
Hiç bir kötülüğüm kalmamalı arkamda Aldatmaları sevdiğim kadınların
Kurnazlıkları çıkarcıkları küçük küçük
Zaman zaman kurnazlıklarım
Düşlerimi hiç mi hiç bırakamam
En değerli varlıklarım
Hele sonsuz tasalarım ki yaşama sığmayan
Ve hiç sönmeyen harlı tutkularım
Ne kalır benden geriye
Hiç
O hiçi de kendimle almalıyım (Seviye On Ölüme Beş Kala - Kendini Yakalamak)
Aslında Sayın Başkan Hoobert iyi insandı. Sayın Başkan
iyiydi ama, ne yazık ki çevresindekiler kötüydü. Nedense bu iyi
başkanların çevresini de hep kötü kişiler alıyordu. (Kalpazanlık Bile Yapılamıyor)
Yabancı bir kentte insanın yalnızlığı daha bir katmerleniyor. (Sizin Memlekette Eşek Yok mu)
"Zenginlik sermaye birikimidir; uygarlık kültür birikimidir.Bizde böyle birikimler olmadığı için de , toplumumuz tutarsızdır.
 Ulusal zenginliğin , uygarlığın birikim demek olduğu bizde , daha 19. yüzyıl sonunda anlaşılmıştır.Ama bu bir TERS anlamadır.Bizde bu birikim , devlet gücüyle zengin yetiştirmek diye anlaşılmıştır.TERS işleyen mantık şudur: 'Yurdun kalkınması için zenginlik gerekir. Bizde kendiliğinden zengin yetişmediğine göre , devlet yardımıyla zengin yetiştirmeli , sermaye birikimi saglanmalıdır.'
 ...Devlet zengin yetiştirmeye kalkarsa kimleri seçer? Elbet kendisini devlet yapanları, kendinden olanları... " (Suçlanan ve Aklanan Yazılar)
Bakınız, neden olmaz, izah edeyim. Affedersiniz, ismiâliniz Beyfendi?
Ulvi Bey... Müşerref olduk efendim. Benim adım
Şâzi. Çok memnun oldum. Evet... ne diyorduk?
Ol­maz.. Katiyen olmaz. Çünkü efendim, herşeyden
önce bir maarif plânımız yok. Bendiniz uzun yıllar
maarifte hizmet ettiğimden bu işleri gayet iyi bili­rim. Plânsız, programsız hiçbir iş olmaz efendim.
Affedersiniz Beyfendi, ismiâlinizi öğrenebilir miyim?
Ulvi Bey... Çok güzel, memnun oldum. Benim
adım da Şâzi... Çünkü efendim bizde herşeyden ön­
ce bir tedrisat sistemi yok. Onun içindir ki, biri… (Kördöğüşü)
Bu pis burjuvaların Allah bin türlü belalarını versin!.. (Aziz Nesin'in Güncesi Mum Hala)
"Sarılmak neden güzeldir bilir misin? Çünkü sağ tarafta kalp yoktur, ve orası hep boştur.
Sarılınca, sağ yanını onun kalbi doldurur..."

| (Ah Biz Eşekler)

Amerikada otuzaltı gazeteye birden yazan bir başyazar,
— Sizde, dedi, bir başyazar, kaç gazeteye yazar?
— Bizde, dedim, her gazetenin ayrı bir başyazarı vardır, ama, hepsi de aynı şeyleri yazar!..
— Ayrı ayrı insanlar nasıl aynı şeyi yazarlar?
— Bizde ayrı gayrı yoktur. Birlik, beraberlik falan... İşte öyle...
— Sizde demokrasi var mı?
— Az bişey vardı, ama son zamanlarda yedek parçası kalmadığından kullanamıyoruz? (Yedek Parça)
İnsan, sevebilir miyim diye düşünüyorsa sevemeyecek demektir. İyi ki sevide düşünce yok;yoksa kimse kimseyi sevmezdi. (Aşkım Dinimdir)
Gece yatakta bir elimi attığım zaman, elimin tuttuğu yalnızlık... Korkudan öbür elimi atıyorum, kendimi tutuyorum, soğuk, ıslak, titreşik... (Çiçu)
"Ben ölmüşüm baba,
neden bana hiç demediniz?" (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz)
“İster altından olsun, ister demirden, kafes kafestir!” (Memleketin Birinde)
Sizin sevdiğiniz her şeyi ben de severim. (Gol Kralı)
İnsanın kendini olduğundan başka göstermek için harcadığı çabalar onu gülünç yapar. Hele bu para konusunda ise gülünçlüğün derecesi daha da artar. (Aziz Nesin'den Çocuklara En Güzel Öyküler)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/turkiye-sarkisi-nazim-aziz-nesin-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)