# Türkiye'de Manevi Buhran - Osman Turan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Türkiye'de Manevi Buhran kimin eseri? Türkiye'de Manevi Buhran kitabının yazarı kimdir? Türkiye'de Manevi Buhran konusu ve anafikri nedir? Türkiye'de Manevi Buhran kitabı ne anlatıyor? Türkiye'de Manevi Buhran PDF indirme linki var mı?  Türkiye'de Manevi Buhran kitabının yazarı Osman Turan kimdir? İşte Türkiye'de Manevi Buhran kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/turkiyede-manevi-buhran-osman-turan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-08-27T13:00:06+03:00
- Güncelleme: 2022-08-27T13:00:06+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/08/27/osman-turan-kimdir-osman-turan-kitaplari-ve-sozleri-299263.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Osman Turan 
 Yayın Evi: Ötüken Neşriyat 
 İSBN: 9789754375305 
 Sayfa Sayısı: 188 
--reklam--
Türkiye'de Manevi Buhran Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Avrupa'da ortaya çıkan laiklik, din ve mezhepler arası kıtâl ve mücadelelere, dindar ve dinsizler arasındaki çatışmalara son vermek, insanları mütecâviz bir taassuptan fikir ve vicdan hürriyetine saygı gösteren bir zihniyete kavuşturmak maksadıyla doğmuş, ilmî ve demokratik bir müessesedir. Türk-İslâm dünyasında din ve mezhepler arası ciddî bir kıtâl veya tehlikeli bir taassup ve fikrî tahakküm mevcut olmadığından ve bu şekilde gözüken hareketler de aslında siyasî bir mâhiyeti hâiz bulunduğundan, Türkiye'de laiklik dinî ve içtimaî zaruretlerin bir neticesi olarak doğmuş değildir. Türkiye'nin geri kalması ve son devirlerde ilerleme vâdisinde istenilen hızı alamaması mesuliyeti, halkın cehâlet ve taassubuna değil, aydınların kifâyetsizliğine ve medeniyet dâvamızı yanlış teşhislerine, ve bu uğurdaki sakat teşebbüslerine aittir; bu hususta, hatalı olarak taassup bir netice iken sebep sanılmıştır... "... Laiklik, bu isabetsiz görüş ve teşhis dolayısıyla, tamamıyla bu mefhuma aykırı olarak, din ve fikir hürriyetini ortadan kaldıran bir tatbikata vasıta olmuştur...
--reklam--
Türkiye'de Manevi Buhran Alıntıları - Sözleri
Medeniyet tarihimizin milletimize bahşettiği manevî miras ve hasletlerin kıymeti bilinip bunları işleyebildiğimiz taktirde, Türkiye yalnız bir medeniyet yolunda ilerlemeyecek, daha büyük ölçüde olarak, yeni bir medeniyet kurulmasına da sahne olabilecektir.
Dinî ihtiyaçlar inkâr edilse bile, ilim kapılarını millî kültür kaynaklarından biri olan İslâmiyet’e ve İslâm medeniyetine kapamak, medeniyet dâvası içinde bulunan Türkiye’de, hakikatte, medeniyete aykırı ve geriliğe doğru bir hareket idi. Daha garibi Avrupa’nın yüksek ilim müesseselerinde ciddî ihtisas ve tetkik mevzuu olarak yükselen bu ilimler, İslâm’ın bin yıllık hâmi ve mümessili Türklerin memleketinden hudud dışı edilirken bu hareket Avrupalı ve medenî olmak iddiasiyle vuku buluyordu ki, medeniyet tarihinde böyle bir sukut veya tenakuza rastlamak imkânsızdır.
Türkiye’de İslâmiyet aleyhtarı hava ve kültür sükutu öyle bir zihniyet bozukluğu ve iptidaî bir ruh hâleti yaratmıştır, ki üniversitelerde bile, yalnız din ilimleri değil, İslâm felsefesi, hukuku, sanatı… gibi mühim kürsülerin ihdası daha ciddî mukavemetlerle karşılaşmıştır. İlerilik vehim ve gafletiyle gösterilen bu mukavemetin, hakikatte, geriliğin bâriz bir delili olduğuna hükmedebilmek için de, Avrupaî ilim ve zihniyete sahip olmak şöyle dursun, normal muhakemeyi muhafaza etmek ve şaşkınlıktan kurtulmak kâfidir.
Tarih şeklî ve mutlak taklit esasına dayanmış bir kültür ve cemiyetin hayatiyet gösterdiğine dair bir misâl kaydetmemiştir.
Ey Türk milleti, titre ve kendine dön!

Bilge Han
Efsanede tarih ve tarihte efsane vardır.
"... kin ve nefret duyguları ile bütün dünyayı tehdit eden Komünizm, 'sosyalist Cennet' yerine cehennem hayatı getirmekle, hakikatte, hiç bir memlekette yaşama imkânına sahip olmadığını isbat etmiştir."
Şunu da hatırlamak lazımdır ki ileri Avrupa memleketlerinden bir çoğu ve Asya ve Afrika'nın pek çok devleti de devlet olarak laik değil dini anayasalara sahiptir.
"... asırlar da geçse Komünist idareler zulüm yapmaktan ve yıkılmaktan kurtulamazlar."
Her şeye rağmen ecdattan bize intikal eden büyük manevi hazine tükenmiş değildir.
--reklam--
Türkiye'de Manevi Buhran İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Rahmetli Osman Turan; onun anlatımı ile saf ve duru, ter temiz tarihimiz. Türkiye'deki manevi buhranın kaynağı ve özümüze dönüş ile tedavi yollarının anlatılması. Kitap gerçektende çok güzel. Okunması gerekir. (Yazar Fatih Karatekin) 
--reklam--
Türkiye'de Manevi Buhran PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Osman Turan - Türkiye'de Manevi Buhran kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Türkiye'de Manevi Buhran PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Osman Turan Kimdir?
1914 yılında doğdu. Trabzon'un Çaykara kazasının Soğanlı Köyünde Kurunoğulları adı ile anılan bir aileden gelmektedir. Babası, Birinci Dünya Savaşı'na katılarak Kafkas Cephesi'nde şehid düşen Hasan Ağa'dır. Osman Turan; ilk mektebi Çaykara'da, liseyi Trabzon ve Ankara'da bitirdi. 1940 senesinde Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nden mezun oldu. Oniki Hayvanlı Türk Takvimi adlı teziyle doktorluk payesini aldı. Doktora jürisinin reisi Ord. Prof. Dr. Fuad Köprülü idi. 1944'de doçent oldu ve Türk-İslâm Tarihi dersleri okutmaya başladı. 1948-1950 yılları arasında Londra ve Paris'te araştırmalarda bulundu. 1951'de profesörlüğe yükseldi. 1954 senesinde Demokrat Parti Trabzon listesinden milletvekili seçildi ve 27 Mayıs 1960'a kadar bu vazifede kaldı. Yassıada'da 17 ay hapis yattı. 1964'te Adalet Partisi Umum Reis Muavini seçilen ve 1965'te tekrar Trabzon'dan mebus olan Turan, 1969'da siyasetten tamamen çekildi. 1972 yılında da profesörlükten emekli olan Osman Turan 17 Ocak 1978 tarihinde vefat etti. Prof. Dr. Osman Turan Sultan II. Abdülhamid'in torunu Nemika Sultan'ın kızı Satıa Hanımsultan (1927-2003) ile evliydi.

Yakınları tarafından "Ciddi ilim adamı formasyonu, sağlam karakteri, yüksek medeni cesareti, doğrulu ve tok sözlülüğü, çok geniş fikri ihata kabiliyeti, Türklükle ilgili geniş ve sağlam bilgisi, muktedir kalemi ile tanınmış bir ilim adamı" olarak tarif edilen Turan; İngilizce, Fransızca, Arapça ve Farsça biliyordu.Türk Ocakları Genel Merkezi'nin Ankara'ya nakli üzerine 1959'da yapılan kurultayda umum reis seçildi. Türk Yurdu Mecmuası'nı yepyeni bir muhteva ve ruhla çıkararak Türkiye'nin popüler okunan fikir dergisi haline getirdi. Yassıada'ya sevkedilince bir süre Türk Ocakları'ndan ayrı kaldı.

Dünya çapında bir "Selçuklu Tarihi mütehassısı" olan Osman Turan'a, Kadir Mısıroğlu, Doğru Türkçe Rehberi isimli eserini "İşbu eser; doğru Türkçe'nin yılmaz müdafii büyük vatansever ve değerli alim Prof. Dr. Osman Turan merhumun necib hatırasına cenab-ı Hakk'ın vasi rahmetine nailiyyeti niyazıyla" sözleri ile ithaf etmiştir.
--reklam--
Osman Turan Kitapları - Eserleri
Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi
Selçuklular Tarihi ve Türk-İslâm Medeniyeti
Selçuklular Zamanında Türkiye
Türkiye'de Siyasi Buhranın Kaynakları
Türkiye'de Manevi Buhran
Selçuklular ve İslamiyet
Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi
Kunlar ve Eski Türkler
Oniki Hayvanlı Türk Takvimi
Türkiye Selçukluları Hakkında Resmi Vesikalar Metin, Tercüme ve Araştırmalar
Makaleler
İstanbul'un Fethinden Önce Yazılmış Tarihi Takvimler
Kızıl Tehlike
Türkiye'de Manevi Buhran
Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi
Selçuklular Zamanında Türkiye
Türkler Anadoluda
Makaleler 2
Tarihi Akışı İçinde Din ve Medeniyet
Yeni İstanbul Yazıları
Türkiye'de Komünizmin Kaynakları
Vatanda Gurbet
Türkiye'de Komünizmin Kaynakları
Makaleler 1
Gafletten Uyanalım
Makaleler
Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi
--reklam--
Osman Turan Alıntıları - Sözleri
Türklere aid milli ve İslâmi bütün değerler tasfiye edilse idi bu, Avrupalılaşıyor zannı ile milletin tarihe karışması demekti. Zira ne Türk milletini milli ve islâmî vasıflardan ayırmak, ne dinsiz bırakmak ve ne de onu dağılmaksızın Hıristiyan yapmak kabildi. Gerçekten böyle bir Avrupalılaşmak için başka bir şık da bahis mevzuu değildi. Bu gidiş bizi Şarkın efendiliğinden uzaklaşıp Garbın kapılarında medeniyet dilenciliğine ve bizzat Avrupa'nın istihzasına düşürüyordu. (Türkiye'de Siyasi Buhranın Kaynakları)
Gerçekten Türkler, başka milletlerden farklı olarak, daha peygambere sahip olmadan, kendi anlayışları ile tek bir Tanrı inancına yükselmişler; milli ve insanı duygularıyla birlikte tarih sahnesine çıkmışlardır. (Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi)
Malazgirt Zaferi yersiz ve yurtsuz kalan Türk muhacirlerine Anadolu'da ebedi bir vatan hazırladı. Selçuklular bu kahir zaferleri ile ve bir millet halinde bu ülkede yerleştileri halde Bizanslılar Haçlı seferlerinin Türklere verdiği sarsıntı dolayısıyla uzun bir devir Anadolu'yu kurtaracaklarını umuyorlardı. Bu ümit ve inanç II.Kılıç Arslan'ın 1176 yılında Myriokephalon'da imparator Manuel Komnenos'a karşı kazandığı büyük zafere kadar devam etmiş, Bizanslılar bu ikinci bozgundan sonra hayalleri tamamıyla yıkılmış ve Anadolu'ya ebediyen veda etmişlerdi. (Selçuklular Zamanında Türkiye)
Ey Türk milleti, titre ve kendine dön!

Bilge Han (Türkiye'de Manevi Buhran)
Fakat daima bir Türk'ü tepeleyen bir Türk bulunur. (Selçuklular ve İslamiyet)
En büyük katliam Sultân Sancar'ın payitahtı Merv'de oldu. Ova insan cesetlerinden tepe haline geldi. Toprak kan rengine boyandı. Kale ve Hisarı yerle bir ettiler. Camileri yaktılar. Hazine bulmak maksadıyla mezarları ve Sultân Sancar'ın mezarını açtılar. Cuveyni'ye göre ölü miktarı 1 milyon 300 bin kişiye yükselmişti. İbnül Esir'e göre ölü sayısı 700 bindir. Subki bir günde şehit edilenlerin sayısını 700 bin diye yazar. (Selçuklular Tarihi ve Türk-İslâm Medeniyeti)
İhtimal ki, bu Oniki hayvan Türklerin Oniki boy teşkilâtına mensup oldukları bir devrin totemik bir hatırasıdır. (Oniki Hayvanlı Türk Takvimi)
Tarih, hâdiseleri ancak zaman ve mekân içinde tespit ettikten sonra kendisine mal edebilir. (Oniki Hayvanlı Türk Takvimi)
"Türk dilini öğreniniz! Çünkü onların hâkimiyeti uzun sürecektir." (Kâşgari, hadîs) (Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi)
Türkiye'de yeni nesillerin, Avrupalı olmak hevesi ile milli kültür kaynaklarından uzaklaşmasına vesile olmakla kalmamış tarih şuuru ve milli mefkureyi de köklerinden sarmıştır. (Kunlar ve Eski Türkler)
Türkler Anadolu'ya geldikleri zaman, bir asırdan beri, İslam dinini kabul etmiş bulunmakla beraber, göçebe hayatın icabı, henüz sathi bir şekilde İslamlaşmış ve İslam cilası altında eski Şamani ve inanışları yaşamıştır. Baba İshak, Barak Baba, Sarı Saltuk, ve sair Türkmen babaları bir müslüman şeyhi kadar eski Türk şaman (kam)larının da bir devamı idiler. Bu sebeple Şamanilik müslüman Türk tarikatlerine tesir etmiş; ayinlerine girmiş, raks ve müzik de dini bir vecd unsuru haline gelmiş ve Müslüman alimlerinin mücadeleleri bu unsurları bertaraf edemememiştir. (Selçuklular ve İslamiyet)
Süçü: Gök-Türkler, Uygurlar ve Ortaçağ Türkleri'nde şerbet ve tatlı veya hafif şarap hakkında kullanılan bu kelime süçük, süçiğ, süçi, süçü şekillerinde kullanılan bu içkiyi Bulgarlar baldan yapıyorlardı. (Kunlar ve Eski Türkler)
Bir rivayete göre İmâm-ı A'zam Hacda dua ederken hatiften gelen bir ses onu "Kılıç Türklerin elinde bulundukça senin mezhebine zevâl yoktur" müjdesi ile tebşir etmişti. (Türkiye'de Siyasi Buhranın Kaynakları)
Tarih şeklî ve mutlak taklit esasına dayanmış bir kültür ve cemiyetin hayatiyet gösterdiğine dair bir misâl kaydetmemiştir. (Türkiye'de Manevi Buhran)
Gerçekten insan madde ve ruhtan mürekkep olduğu, onun saadeti ve medeniyetin de akıbeti bu iki unsur arasındaki muvazeneye bağlı. (Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi)
Kendime bir köşk yapıp da yanında bir câmi inşaa etmezsem Allah'tan utanırım.
Tuğrul Bey (Selçuklular Tarihi ve Türk-İslâm Medeniyeti)
"... asırlar da geçse Komünist idareler zulüm yapmaktan ve yıkılmaktan kurtulamazlar." (Türkiye'de Manevi Buhran)
Filhakika Or hon'dan beri, elimizde bulunan vesîkaların tarih zabıtlarında oniki hayvan takvimile birlikte kullanılan yıl ve aylar bu aylardır. Bahsettiğimiz Türk ayları şunlardır:
Aramay, ikindi ay, üçüncü ay, törtinç ay, beşinç ay, altınç ay, yi tinç ay, sekizinç ay, tokusınç ay, onınç ay, bir yiğirminç (yirmiye bir, yani on birinci) ay, çakşaput" ay. (Oniki Hayvanlı Türk Takvimi)
Millî mukadderat üzerinde bu kadar büyük âmil olan üniversitelerimizin memleketin hal ve istikbaldeki ihtiyaç ve gayelerine cevap verecek bir sevi¬yeye erişebilmeleri ve diğer devlet makamlarına nazaran mânen daha büyük bir mevki olan kürsülerin ilim, ahlâk ve ideal bakımından daha kıymetli insanlarla doldurulması, şüphesiz, başta gelen millî bir müdafaa meselesi olmak icap eder. (Gafletten Uyanalım)
(Az zaman içinde çok iş etmiş ve gölgesi dünyayı tutmuştu. Asrının güneşi idi. Nitekim ikindi (asr) vakti de güneşin gölgesi uzun ve zamanı kısa sürer.) İbn Kemal (Türkiye'de Siyasi Buhranın Kaynakları)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/turkiyede-manevi-buhran-osman-turan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)