# Türkiye'nin Asker Sorunu - Hasan Cemal Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Türkiye'nin Asker Sorunu kimin eseri? Türkiye'nin Asker Sorunu kitabının yazarı kimdir? Türkiye'nin Asker Sorunu konusu ve anafikri nedir? Türkiye'nin Asker Sorunu kitabı ne anlatıyor? Türkiye'nin Asker Sorunu kitabının yazarı Hasan Cemal kimdir? İşte Türkiye'nin Asker Sorunu kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/turkiyenin-asker-sorunu-hasan-cemal-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-01T18:00:08+03:00
- Güncelleme: 2022-03-01T18:00:08+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/01/hasan-cemal-kimdir-hasan-cemal-kitaplari-ve-sozleri-165094.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Hasan Cemal 
 Yayın Evi: Doğan Kitap 
 İSBN: 9786051116280 
 Sayfa Sayısı: 556 
--reklam--
Türkiye'nin Asker Sorunu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hasan Cemal, gazeteci. 41 yıldır bu mesleğin içinde. Güncel gerçeğin peşinde koşturuyor bunca yıldır. Hasan Cemal, asker düşmanı değil, askerin siyasete karışmasına karşı, askerin Batı demokrasilerinde olduğu gibi sivil otoriteye tabi olmasından yana. Uzun yıllardır Hasan Cemalin derdi bu, yani askerin elini siyasetten çekmesi, Avrupada, Amerikada olduğu gibi
 Bundan önce yazdığı yedi kitabı da bu dertle ilgili. Tank Sesiyle Uyanmak, Demokrasi Korkusu, Tarihi Yaşarken Yakalamak, Özal Hikâyesi, Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım, Kürtler, Cumhuriyeti Çok Sevmiştim
 Hasan Cemalin bütün bu kitapları, bir zincirin halkaları gibi, Türkiyede askerin, sivilin ve demokrasinin hallerini anlatır. Elinizdeki bu son kitabı da öyle. Kalın olduğuna bakmayın, kolay okunuyor, Hasan Cemalin her kitabı gibi
--reklam--
Türkiye'nin Asker Sorunu Alıntıları - Sözleri
"Geçmiş geleceğe ışık tutmuyorsa,akıl karanlıklar içinde yürümeye başlamış demektir."
--reklam--
Türkiye'nin Asker Sorunu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
.
Araştırmalarımda kitap hakkında olumsuz yorumlar çoğunluktaydı lakin ben beğendim. Kitap aslında asker sorunu kadar sivil sorununu anlatıyor. Osmanlıdan bu yana gelen ve cumhuriyet ile palazlanan bir sorun. Yazar askerin ülkeye benim sahip çıkmam lazım düşüncesini, siyasetçisine tabi olmamasını hatta siyasetçiyi takmamasını ve kendini alakadar eden etmeyen her mevzuya dahil olup fikir beyan etmesini eleştiriyor. Buna istinaden sivilin asker darbesine sıcak bakmasını, askeri bir kurtarıcı olarak görmesini ve siyasetçilerin askere karşı hep pasif kalmasını eleştiriyor.

Demokrasilerde asker ne der diye bir soru olmayacağını, darbe teşebbüsünde bulunan askerlerin o darbe başarılı olsa bile cezasını görmesi gerektiğini çeşitli örneklerle izah ediyor. Bu anlamda aslında siyasi bir tarih kitabı ile de karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. Kitapta Çiller, Özal, Erdoğan, Yılmaz, Erbakan, Ecevit ve özelikle de Demirelin askere karşı nasıl bir duruş sergilediği ayrıntılarıyla anlatılıyor. Demirelin taşın altına elini asla koymadığını söylerken yazar Mesut Yılmazı ise bazı açılardan met ediyor.

Neyse kısacası güzel kitap, 28 şubat dönemini, Akp nin ilk dönemlerini, asker sivil çatışmasını, bu çatışmanın ülkeye verdiği zararı görmek siyasi geçmişimizi bilhassa 28 şubatı daha iyi öğrenmek için okunabilir, tavsiyemizdir. (Behzat Aktura) 
Dikkat spoiler içerir.
Gazeteci yazarın özellikle 28 Şubat süreci ve sonrasında askerin siyaset ile olan ilişkisini anlattığı güzel bir araştırma eseri. Yazar önce Mustafa Balbay ve İlhan Selçuk gibi yazarların 2002-2004 yılları arasında Şener Eruygur, Aytaç Yalman gibi Komutanlarla olan görüşmeleri ve AKP'yi devirme çabalarını anlatıyor. Ondan sonra ciddi bir kısımda 28 Şubat sürecini, askerin bu aşamada neler yaptığı Erbakan devrildikten sonra başa getirdikleri Mesut Yılmaz ile sonradan nasıl papaz olduklarını anlatıyor. Demirel'i kaypak tutumu, Ecevit'in koalisyonu ve bu dönemde yaşanan sıkıntılardan sonra AKP'nin tek başına iktidar olması anlatılıyor. Ancak askerin yine siyasete dahil olarak özellikle Kıbrıs sürecinde Rauf Denktaş ile Türkiye'nin verdiği kararlar dışında hareket etmesi, MGK toplantılarında siviller ve askerler arasında yaşanan kavgalar, sonrasında yaşanan Ergenekon süreci anlatılıyor. Ergenekon ile ilgili olarak Balbay ve Özden Örnek'in günlükleri, Taraf gazetesinin yayınları vb de anlatılıyor. Yazarın Mesut Yılmaz hakkındaki olumlu beyanları, Yılmaz ve Çiller arasındaki nefret, o dönemde yazılan bu kitapta Fetullahçıların gazetesine ve yazarlarına pek çok yer vermesi kitapta dikkat çeken unsurlardan. Askerin özellikle 90lı yıllarda siyaset ile olan ilişkisini merak edenlerin mutlaka okunması gereken kitaplardan biri. (Serdar Poirot) 
--reklam--
Kitabın Yazarı Hasan Cemal Kimdir?
İttihat ve Terakki partisinin en önemli şahsiyetlerinden olan Cemal Paşa'nın torunudur. 1965 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldu. Gazeteciliğe 1969 yılında Ankarada haftalık Devrim dergisinde başladı. Yeni Ortam dergisi, Anka Ajansı ve Günaydın gazetesinde çalıştıktan sonra 1973 yılında Cumhuriyet gazetesine girdi. 1981-1992 yılları arasında Cumhuriyet gazetesinde genel yayın yönetmenliği yaptı. 1992-1998 yılları arasında Sabah gazetesinin birinci sayfa yazarlığını yaptı. Halen Milliyet gazetesinde haftada altı gün iç ve dış politika yazıları yazıyor. Nokta dergisi 1989 Doruktakiler ve Gazeteciler Cemiyeti Fıkra Ödülünü kazandı. Genel yayın yönetmenliğini yaptığı Cumhuriyet gazetesi 1986da Sedat Simavi Ödülünü kazanarak yılın gazetesi seçildi.
--reklam--
Hasan Cemal Kitapları - Eserleri
Delila
Kürtler
Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım
Barışa Emanet Olun Kürt Sorununa Yeni Bakış
Cumhuriyeti Çok Sevmiştim!
1915: Ermeni Soykırımı
--reklam--
Türkiye'nin Asker Sorunu
Tank Sesiyle Uyanmak
Kürdistan Günlükleri
Özal Hikayesi
Demokrasi Korkusu
Tarihi Yaşarken Yakalamak
Hayat İşte Böyle Geçip Gidiyor
--reklam--
Ergenekon Nasıl Çökertilir
--reklam--
Hasan Cemal Alıntıları - Sözleri
Jacobo Timerman'a 1977'de işkence yaptıran ve yaptıranlar,1983 sonrası yargılanıp mahkum oldular Arjantin'de.İlhan Selçuk'a 1972'de işkence yapan ve yaptıranlar ellerini kollarınını sallaya sallaya ortalıkta dolaşmaya devam ettiler Türkiye'de...
İkisi de yaşadıklarını kitaplaştırdılar.
Şöyle dedi Jacobo Timerman kitabında:
"Arjantin bir gün nasıl mutlu olacağını öğremecek."
Şöyle dedi İlhan Selçuk kitabında:
"Aklımda Seneca'nın bir özdeyişi:
-Yeryüzünde gün ışığına layık olamayan nice insan var,ama güneş her gün doģar!"
Arjantin ve Türkiye,birbirlerine hem çok uzak hem de çok yakın... (Hayat İşte Böyle Geçip Gidiyor)
"Arapların kahramanları arasında hălă Saddam Hüseyin var.Humeyni var.Tamamen bir başarısızlık öyküsü olan Nasır var.Hălă Kudüs'ü Haçlılar'dan kurtaran Selahattin Eyyubi var.Oysa,Arapların bir kahraman olarak Atatürk gibi bir sosyal reformcuya ihtiyaçları var." (Hayat İşte Böyle Geçip Gidiyor)
Utanmanın ne olduğunu bilmeyen Moskof siyaseti ve onların Morgenthau(Amerika'nın Birinci Dünya Savaşı sırasında İstanbul'daki Büyükelçisi) gibi ahmak ve budala yardakçıları, bütün kabahati öldürülmek istenen Türk'e yükletmek için dünya basınını yaygaralara boğmaya çalışıyorlar. (1915: Ermeni Soykırımı)
Demirel:
"Adalet partisini neden kapattınız?"
Evren:
"Danışma Meclisine çengel attı."
Demirel:
"Büyük Türkiye Partisini neden kapattınız?"
Evren:
"Geçmişe dönüklük,intikamcılık..."
Demirel:
"Doğru Yol'u neden seçime sokmadınız?"
Evren:
"Koalisyon olurdu." (Özal Hikayesi)
Acılar insanları derinleştirir!
Toplumları da öyle. Olgunlaştırır. (Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım)
Hayatta bayılırız yanılmazlığı oynamaya.
 Nedense hep haklıyızdır.
Oysa ahmaklıktır bu. (Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım)
--reklam--
"Atalarımın başına gelenleri biliyorum.Buna kiminiz katliam,kiminiz soykırım,kiminiz tehcir,kiminiz trajedi diyorsunuz.Atalarım da Anadolu deyimiyle kıyım derdi.Bir devlet kendi yurttaşlarını,hem de savunmasızlarını,çoluk çocuk,kadın yaşlı demeden,kök saldığı ortamdan söküp,bilinmez bitmez yollara salıyorsa,bunun sonucunda da bir halk būyük bir bölümüyle yok oluyorsa,bugün bizlerin bu durumu izah edecek kelimeleri tercih etme kıvranışımız,insan olma õzelliğimizin hangi vasfıyla izah edilebilir?" (Hayat İşte Böyle Geçip Gidiyor)
Eğer çocuğumun üzerinde otorite kurabilmem ve söylediğimi yaptırabilmem ona tokat atmaktan geçiyorsa, ben bu otoriteden vazgeçiyorum, diyebilecek miyiz? (Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım)
"Tarih bir özgürlük okuludur.Bizi önyargılardan kurtarır.Ve sorunlarımıza başka bir açıdan bakmayı öğretir." (Özal Hikayesi)
Sevdiğiniz bir şeyi her kaybedişinizde, kendiniz de bir şey kaybedersiniz. (1915: Ermeni Soykırımı)
"Kadın sorgulandığı anda insanlık bitmiştir..." (Delila)
Kimliğinde Kürt yazmıyordu Kürtlerin... (Delila)
O yetkiyi nereden aldın diye sorulamaz mı?
Ne yazık ki yazamıyoruz... (Tank Sesiyle Uyanmak)
--reklam--
Bakan olan, bakanlık koltuğuna otururken istifasını da yazar, başbakanına sunar. Ama bu istifa mektubunda tarih yeri boştur; o boşluğu gerektiğinde dolduracak olan, Özal'dan başkası değildir. (Özal Hikayesi)
.
Kürd’üm
... (Kürtler)
Tarihten ders almak hiç de kolay değil. Özellikle bizim ülkemizde herkes yaşayarak öğrenmenin peşinde. (Kimse Kızmasın Kendimi Yazdım)
2009 Agustos ayı, Başbakan Erdoğan yüreğinden konuşuyor ve barış adına bir umut dalgası kabarıyor! (Barışa Emanet Olun Kürt Sorununa Yeni Bakış)
Bir zamanlar 'yollar yürümekle aşınmaz' demiştim. Bu gibi günler için de söylemiştim. Gün gelir yine yürürüz. Demokrasi için. (Tank Sesiyle Uyanmak)
İnançlı insanlardık.
Bu zulüm yani dilimizi yasaklamak, kimliğimizi inkâr etmek dinimizde de yoktu.
Biz Türkçe'yi hiç inkâr etmedik ama kendi dilimizi de unutmadık. (Delila)
Kafa karışıklığı...
Herkesin hayatta kafa karışıklığına uğradığı dönemler vardır. Kimi bu karışıklığın içinde boğulur gider, kimi de kurtarır kendini. (Hayat İşte Böyle Geçip Gidiyor)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/turkiyenin-asker-sorunu-hasan-cemal-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)