# Türkiye'nin Manzarası - Necip Fazıl Kısakürek Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Türkiye'nin Manzarası kimin eseri? Türkiye'nin Manzarası kitabının yazarı kimdir? Türkiye'nin Manzarası konusu ve anafikri nedir? Türkiye'nin Manzarası kitabı ne anlatıyor? Türkiye'nin Manzarası PDF indirme linki var mı?  Türkiye'nin Manzarası kitabının yazarı Necip Fazıl Kısakürek kimdir? İşte Türkiye'nin Manzarası kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/turkiyenin-manzarasi-necip-fazil-kisakurek-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-16T02:00:24+03:00
- Güncelleme: 2022-03-16T02:00:24+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/16/necip-fazil-kisakurek-kimdir-necip-fazil-kisakurek-kitaplari-ve-sozleri-177258.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Necip Fazıl Kısakürek 
 Editör: Emrah Kısakürek 
 Yayın Evi: Büyük Doğu Yayınları 
 İSBN: 9789758180196 
 Sayfa Sayısı: 159 
--reklam--
Türkiye'nin Manzarası Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İlk defa 1973´de, Cumhuriyetin 50. Yılı münasebetiyle yayınlanan kitap, müthiş bir bakış açısı genişliği ve vizyon derinliğiyle adetâ günümüz için yazılmıştır. 1839 Tanzimat hareketiyle başlayan Türkü ruh kökünden koparma hamleleri ve Batılılaşma gayretlerinin ekonomik, sosyal, siyasî, ilmî, ahlakî ve dinî yönlerden ülkeyi ne hale getirdiğinin kuşbakışı resmi ve acı tahlili
--reklam--
Türkiye'nin Manzarası Alıntıları - Sözleri
Efendiler! Bu manevî ana-baba gününde artık şu hakikati kafalara dank diye çarpmanın zamanı gelmiştir. Inkılâplarımızın hiçbiri, bir dünya görüşü, ideoloji, dolayısıyla ideal mahiyetinde değildir. Öyleyse balığın su ihtiyacı gibi hayati eksiğinizi kabul edin de, ondan sonra bizim için millî idealin ne olabileceğini konuşalım!..
- Tabutta kim var?
- Bir Fransız!
- Neden öldü?
- Açlıktan!
Fransız tarihçisi ilave ediyor:
- Tabutta Fransa vardı!
“Kral köylülere sordu:
- Tabutta kim var?
- Bir Fransız!
- Neden öldü?
- Açlıktan!
 Fransız tarihçisi ilave ediyor:
- Tabutta Fransa vardı!”
Makineyi yapacak makine yapılmadıkça makinenin sömürücü ve öldürücü bir şey olduğu" tezi
Memleket ağaçtan yana her gün biraz daha kelliğe doğru giderken, ahmaktan yana, ortalığı güneş sızmaz ormanlar kaplıyor.
“Bu hesaba göre en küçük adalet, 1939’da 100 Lira aylık alan bir memura bugün 12500 Lira verilmesini gerektir. Nerede?… yahut da kirası 200 lira olan bir daireye bugün 2500 Lira istemek icabeder. Aynen böyle olmuştur. Hayat o nisbette pahalılanmıştır ki, bugünün 1 Lirası, dünün 1 kuruşundan aşağıya düşmüştür￼.”
İslamın emrindeki teknoloji ve makine:
—Ben insanı, eşya ve hadiseleri zapt ve teshir etmesi için kendime halife olarak yarattım—
Kadın bir fikirdir, erkek de fâtihlik sembolüdür.
Kadın bir fikirdir; erkekte fâtihlik sembolüdür, İslâmiyette de bu bakımdan, yani öz mahiyeti bakımından değerce büyüktür.
... Eğer bunları yerine getirmekte demokrasiyi engel görüyorsan, demek ki, demokrasi senin gözünde, ilaca şiddetle karşı koyucu bir mikroptan başka bir şey değil!...
“Köylü, sırtında bir çomak ve çomağında bir çıkın, kasabanın, şehrin, kentin yoluna düşmüş bulunuyor.Yirmi küsür senedir böyle… Köy boşalmakta, şehirse tıklım tıklım dolmakta… Son yedi yıl içinde nüfusunun kırkı nispetini aşkın şekilde şişen beldeler var… İşte İstanbul, işte Ankara, işte Kayseri, filan, falan…”
“Gemlerini azı dişlerine takmış, arabayı uçuruma doğru süren ejderha atların emrindeyiz￼.”
Demokrasi bir kelime ... Ve tarihteki" ey fazilet, sen bir kelimeden ibaretmişsin!"sözünde olduğu gibi, mikrobun zaif bünye araması tarzında, birtakım hırslar ve hain maksatların kalkanı olmaya gayet müsait ...
Laik Avrupa'da "Hristiyan Demokrat", "Hristiyan Sosyalist" gibi partiler ve daha neler neler var da, Türkiye'de yani onun taklit ülkesinde "İslam" kelimesiyle başlayan hiçbir kuruluşa yer yok!...
--reklam--
Türkiye'nin Manzarası İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Türkiye’nin ve İslam aleminin 4 asırdır ve bugün olduğu gibi, Allah Resulü’nün(s.a.v) nuruna sahip olmanın tarih dolusu mucizeleri yanında aynı nurdan mahrumluğun bir milleti ne hale getirdiğini gözler önüne seriyor, kitabımız.
Boşuna denmemiş “Sünnet ucuz değil” diye. (İshak Aktaş) 
Necip Fazıl kısa kürek kesinlikle şiirlerine ve duruşuna bayıldığım bir şair. İlk defa şiirleri dışında bir kitabını okuyorum. Kitap dönemin siyasi ve toplumsal olaylarını kendi çizgisinden tarif ediyor. Kendisine hak verdiğim bir çok konu olmasına rağmen küfre varacak kadar keskin olan üslubu bana itici geldi. Elimdeki kitabı çok eski bir baskı, belki yeni basımlarında bunların bir çoğu yoktur. Dönem kitaplarını okumayı seviyorsanız tavsiye ederim. (Kanşav Şimşek) 
25 mayıs anısına: Bu incelemenin Necip Fazıl'ın vefat gününe denk gelmesi tarafımca ayarlanmış bir durum değil. Tabi ayarlanmış olmasını isterdim. Öncelikle Necip Fazıl'a herkes gibi saygım sonsuz. Genel olarak eser veren, fikir ortaya atan yani kısacası bir şeyler yapan ya da yapmaya çalışan insanlara büyük saygım var. Kitap Türkiye'nin manzarasını Necip Fazıl'ın gözünden göstermesi açısından önemli. Kitabı okurken onun ideolocya örgüsü'nün bir özeti olduğu fikrine kapıldım. Her türden sorundan bahsetmesi ve kendince çözüm önerileri sunması peki ne yapmalıyız sorusunu gündeme getirmiyor. Yapılacak olanı tek cümleyle özetlemiş: "Hasta millete muhtaç olduğu ilaç zorla içirilecek." Hasta adam figürünün Necip Fazıl da devam ettiğini görüyoruz. Bu figürün Batı'ya ram olmakla oluştuğunu vurgulamamız gerekir. Kitaptaki bazı kavramlar teori haliyle değil pratikteki haliyle eleştirilmiş. Çevremizde çokça duyduğumuz anlamlarıyla kullanılmış. Bunu çok sağlıklı bulmasamda ötesine geçemiyorum. Netice de Necip Fazıl sadece şiirleriyle değil nesirleriyle de okunması gereken şahsiyetlerden biridir. Onun ölümü anısına en sevdiğim mısrasını sizlerle paylaşmak istiyorum. "Bırakın uyuyayım, yandım kelimelerden". Sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim. (Fatma Nur Şahin) 
--reklam--
Türkiye'nin Manzarası PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek - Türkiye'nin Manzarası kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Türkiye'nin Manzarası PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Necip Fazıl Kısakürek Kimdir?
Ahmet Necip Fazıl Kısakürek, (d. 26 Mayıs 1904, İstanbul - ö. 25 Mayıs 1983, İstanbul) Türk ve İslamcı şair, yazar ve fikir adamıdır.

Necip Fazıl, 21 yaşında yayımladığı Örümcek Ağı adlı şiir kitabının ardından, 24 yaşındayken yayımladığı Kaldırımlar adlı şiir kitabıyla tanınmıştır.[2] 1934 yılına kadar sadece şair olarak tanınmış ve meşhur Bâb-ı Âli'nin önde gelen isimleri arasında yer almıştır. 1934 yılında Abdülhakîm Arvâsî ile tanıştıktan sonra büyük bir değişim yaşamış ve bu değişimi kendisi "...içimi öylesine bir sosyal mücadele ve cemiyeti yorma hamlesi kapladı ki, artık çalışamaz oldum." şeklinde tanımlar.

Bu tarihten sonra Türkiye'nin bir çok şehrinde konferanslar düzenlemiş, düzenlemiş olduğu konferanslarda ki sözlerinden dolayı hakkında dâvâlar açılmış ve bu dâvâlar neticesinde öncülük ettiği Büyük Doğu Hareketi'ne dair yayın yapan Büyük Doğu Dergisi yayın hayatı boyunca 16 kez kapatılmış, Necip Fazıl'ın eserleri toplanmış ve basımı yasaklanmıştır.
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek Kitapları - Eserleri
Çile
Çöle İnen Nur
Bir Adam Yaratmak
O ve Ben
Reis Bey
Aynadaki Yalan
İmân ve Aksiyon
Son Devrin Din Mazlumları
Kafa Kağıdı
Hikayelerim
Tohum
İdeolocya Örgüsü
Sabır Taşı
Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu
Doğru Yolun Sapık Kolları
Yunus Emre
Cinnet Mustatili
Ahşap Konak
Mümin - Kâfir
Dünya Bir İnkılap Bekliyor
Sahte Kahramanlar
Hazreti Ali
Abdülhamid Han
Bâbıâli
Sosyalizm, Komünizm ve İnsanlık
İbrahim Ethem
Ulu Hakan
Esselam
Peygamber Halkası
Para
Siyah Pelerinli Adam
Tasavvuf Bahçeleri
Kanlı Sarık
Canım İstanbul
Parmaksız Salih
Mukaddes Emanet
İman ve İslâm Atlası
Püf Noktası
Hesaplaşma
Müdafaalarım
Yeniçeri
Bediüzzaman Said Nursi
Künye
Nur Harmanı
Tanrı Kulundan Dinlediklerim
Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar
İstanbula Hasret
Vatan Dostu Sultan Vahidüddin
Türkiye'nin Manzarası
Öfke ve Hiciv
Deprem
Veliler Ordusundan 333
Rabıta-i Şerife
At'a Senfoni
Ufuk çizgisi
Başbuğ Velilerden 33
Dininizi Öğreniniz
Hac
Reşahat
İhtilal
Benim Gözümde Menderes
Moskof
Mektubat
Hitabeler
Konuşmalar
Vatan Şairi Namık Kemal
Katibim
En Kötü Patron
Yahudilik - Masonluk - Dönmelik
Gönül Nimetleri
Edebiyat Mahkemeleri
Villa Semer
Hücum ve Polemik
Rapor 1/2
Nasreddin Hoca
Çerçeve 1
Şiirlerim
Namık Kemal
Başmakalelerim 1
Cinnet Mustatili
Tiyatro ve Tesiri
Büyük Doğu Cemiyeti
Rapor 5/6
Çerçeve 2
Rapor 3/4
Rapor 11/13
Rapor 7/8
Dil ve Edebiyat
Rapor 9/10
Çerçeve 3
Vesikalar Konuşuyor
Hadiselerin Muhasebesi 1
Başmakalelerim 2
Senaryo Romanlarım (kod38)
Büyük Kapı
Necip Fazıl Bibliyografyası
Savaş Yazıları 1
Rapor 7/9
Çerçeve 4
Başmakalelerim 3
Rapor 4/6
Savaş Yazıları 2
Çerçeve 6
Hadiselerin Muhasebesi 3
Hadiselerin Muhasebesi 2
Rapor 1/3
Çerçeve 5
Ruh Burkuntularından Hikayeler
101 Hadis
Aynadaki Yalan
Para
İki Hitabe
Rapor Aylık Dergi-Kitap Sayı 7
Ben ve Ötesi
Necip Fazıl Kısakürek
Altun Halka
Tiyatro Eserleri 1-2-3
Yolumuz Halimiz Çaremiz
Hikayelerim
Tanrı Kulundan Dinlediklerim
Büyük Doğu Dergisi Sayı:83
Yunus Emre - Kanlı Sarık - Para - Mukaddes Emanet
Seçilmiş Əsərləri
Büyük Kapı - Ek -
--reklam--
Necip Fazıl Kısakürek Alıntıları - Sözleri
Bir saniyeden fazla yaşamaya hakkı olmayan sevinç!.. (Ruh Burkuntularından Hikayeler)
Ölü müyüm, diri miyim diye haber salmışsın
İki gözün iki çeşmeymiş
Saçına ak düşmüş,
Kahırdan elin yüzün buruşmuş,
Gözlerin yolda kalmış
Şimdilik ne ölüyüm, ne diriyim,
Bugün yaşıyanlardanım,
Yarın öleceklerden biriyim... (Büyük Doğu Dergisi Sayı:83)
Odama kapandım, 7 günlük bir çalışma sonunda "Tohum"u bitirdim. (Konuşmalar)
Bu nasıl bir dünya, hikayesi zor;
Mekanı bir satıh, zamanı vehim.
Bütün bir kainat muşamba dekor
Bütün bir insanlık yalana teslim. (İmân ve Aksiyon)
Demokrasi dediler, yalnız Allah’a ve Resûlü’ne sımsıkı kapattıkları kapı ve pencereleri başkalarına açık bıraktılar. Giren de girdi! Ve başımızdaki belâ dâsitâni, efsanevî bir başsızlık, sahipsizlik halinde tecelli etti. (Rapor 1/2)
İslamî nizamı propaganda ettiğimizi söylüyorlar. Şüphe mi var? Biz yalnız bu işi yapmıyor, bu işi yapmak için yaşıyoruz!.. (Müdafaalarım)
Umumiyetle içinin zindanında yaşayan bir insan olduğum için, hiçbir dekor kaygısına düşmeden yazarım. (Konuşmalar)
"Eğer bu eseri sahneye vaz ederseniz, Türkiye bütün İslam ülkeleriyle beraber son damla kanına kadar harb ilan edecektir."
Ve Fransa demokrasi memleketi, hususi bir tiyatronun perdesini kapatamayacağı halde, kanun çıkartıp kapatmıştır, korkusundan.
İşte adam böyle olur, hareket böyle olur. (Tiyatro ve Tesiri)
Bazıları "ben Allah'ı severim, ondan korkmam" der. Bilmez ki, korku sevginin ta merkezine yerleştirilmiştir. Sevgi korkunçtur; dağın tepesini seven, uçurumdan nasıl korkmaz? (Mümin - Kâfir)
İslam, Türkiye'de bozuldu ve her yerde bozuldu; Türkiye'de düzelmelidir ki, her yerde düzelsin!.. (Dünya Bir İnkılap Bekliyor)
Hamlet, bence en büyük eseridir; bir melankoli eseri...
Ruhu içinde derinleşe derinleşe bütün cemiyet alakalarını kaybeder hale gelen ve ruhunun ısdırap kutbundan en mahrem iklimine geçen bir tipin hikayesi.. (Tiyatro ve Tesiri)
İnsanoğluna en çok dokunan sevmediğini sevmeye davet edilmesi değil de, sevdiğini sevmekten vazgeçmeye zorlanmasıdır. (Hazreti Ali)
“Japonları zafere eriştiren, ruh, disiplin ve bilgidir.” (Künye)
Sizə, universitetli hörmətli xanım, içində yaşadığınız dünya, fikrə fikirlə cavab verməyi öyrətmir, amma birkəlməlik qəlibləri yadda saxladır. Qutudan fiş çıxaran kimi, hər fikrin bircə kəlməlik mənasını çıxarırsınız, vəssəlam... Sonra da "axmaqlıq" yerinə "paradoks" özünüzü xəstəliyi sağaltmış həkim hesab eləyirsiniz. (Seçilmiş Əsərləri)
Beyaz perdede hissizlik, aşk ve alaka levhaları neden mi en haşmetli ilim kitaplarından daha fazla müşteri buluyor? (Çerçeve 2)
“Hiçbir sahtekarlık, hakikatin yüzünü boyayamaz.” (Para)
- Ne o Selma, ağlıyor musun?
- Çok basit... Ben her zaman ağlarım...Her şeye ağlarım... (Deprem)
Hapishaneleri kaldırmak, kökünden kazımak ve cezalıları devlet emrindeki iş tesislerinde, şu veya bu suretle çalışmağa mahkûm etmek lâzımdır. Meselâ beş sene filân maden ocağında, üç ay falan yük taşıma işinde vesaire vesaire. (Vesikalar Konuşuyor)
- Sen şapkasız geziyorsun! Şapka giymen lâzım! Gel bizimle karakola!

Zulmün bu kadarı olur. (Son Devrin Din Mazlumları)
Bana, temiz bir müminin anlattığına göre, asıldığı günün gecesi, saf ve dünyadan geçmiş bir İslam kadını, rüyada, Allah'ın Resülünü görmüş... Kâinatın Efendisi, kadına sol elini uzatmış... Kadın, acaba niçin Âlemin Fahri bana sağ elini uzatması diye düşünürken cevap gelmiş:
Sağ elimde Adnan var!..
Bu bir rüyadır, hiçbir bakımdan şer'î huccet değildir ve yalnız görüldüğüyle hakikattir; öz hakikatiyse Allah'a malum.... Fakat her şeye rağmen, ötelere ve esrar âlemine inananlar için güzel bir ümit vaadı...
Eğer Allah, Islâmiyeti koruduğun yalanını, sana, o beyin yırtıcı ve yürek delici yalnızlığın içinde doğrulttuysa, sen bir şehitsin ve Allah Resulü'nün ilyltifatına layıksın...
Elveda Adnan Bey!
İnşallah yeni yetişeceklere ders olsun!..
Elveda!.. (Benim Gözümde Menderes)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/turkiyenin-manzarasi-necip-fazil-kisakurek-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)