# Üç Kadın - Sylvia Plath Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Üç Kadın kimin eseri? Üç Kadın kitabının yazarı kimdir? Üç Kadın konusu ve anafikri nedir? Üç Kadın kitabı ne anlatıyor? Üç Kadın PDF indirme linki var mı?  Üç Kadın kitabının yazarı Sylvia Plath kimdir? İşte Üç Kadın kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/uc-kadin-sylvia-plath-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-08T00:00:11+03:00
- Güncelleme: 2022-07-08T00:00:11+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/08/sylvia-plath-kimdir-sylvia-plath-kitaplari-ve-sozleri-264290.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Sylvia Plath 
 Çevirmen: Gürkal Aylan 
 Orijinal Adı: Three Woman 
 Yayın Evi: Artshop Yayıncılık 
 İSBN: 9789756038154 
 Sayfa Sayısı: 60 
--reklam--
Üç Kadın Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Üç Kadın, bir doğumevinde karşımıza çıkan kadınlıkları, doğurganlıkları, acı ve mutluluklarıyla farklı hikayeleri olan üç kadını konu ediyor. Beklenmeyen hamileliğine rağmen çocuğunu kollarına aldığındaki mutluluğuyla "birinci ses", sürekli düşük yaparak hiç çocuk sahibi olamayan ama umudunu hiç yitirmeyen "ikinci ses" ve daha kimselere bağlanamadan çocuğunu doğurmak zorunda kalan ve çocuğunu oraya bırakırkenki acısını yanında götüren "üçüncü ses".
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Üç Kadın Alıntıları - Sözleri
Birdenbire öyle kırılgan duyumsuyorum ki kendimi.
Üstüme diktim yaşamı, zor bulunan bir organ gibi.
Üstüme diktim yaşamı, zor bulunan bir organ gibi.
"Sakinim ben. Dinginim. Korkunç bir fırtınadan önceki dinginlik bu."
Üstüme diktim yaşamı, zor bulunan bir organ gibi
"Kendim oldum yeniden.Yarım kalmış bir şey yok."
"Üstüme diktim yaşamı, zor bulunan bir organ gibi. "
"Bir boşluk var.
Birdenbire öyle kırılgan duyumsuyorum ki kendimi."
"Otlar gibi yalnızım.Yitirdiğim ne?
Bulabilecek miyim onu, her neyse o?"
"Bekliyorum ve ağrıyorum.İyileşiyorum galiba.
Daha çok şey var yapacak. "
"Umutsuz değilim.
Bir istatistik kadar güzelim. İşte rujum."
"Evet bir ölüm bu. Hava mı içime çektiğim.
Yıkımın parçaları mı yoksa?"
Ölümü gördüm çıplak ağaçlarda, yok oluşu gördüm.
İnanamadım. O kadar güç mü
Ruhun bir yüze, bir ağıza kavuşması?
"Uzun süren bir çöküntüden çıkan ben
 yatakta buluyorum kendimi
Döşek üstünde güvenliyim, bir düşüşe karşı
 sımsıkı kenetliyorum ellerimi
Kendimi buluyorum yeniden, gölge değilim ben."
"Yaşam üstüne yaşam yitiriyorum.
İçiyor onları karanlık yeryüzü "
--reklam--
Üç Kadın İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"Üstüme diktim yaşamı" der Sylvia. Keşke sökmeseydi.: Sylvia Plath..İsmini duyup, hayatını bilmediğim yazarlardan bir tanesiydi kendisi. Taa ki Kafkaokur'da Nilgün Marmara hakkında yazıyı okuyana kadar.
Üç kadın. Üç farklı hayat. 60 sayfaya sığdırılmış hayatların, müthiş anlatımı. İtiraf edeyim: kitabın arka kapağındaki açıklamayı okumasam "bu ne şiirler ya alakasızca" derdim. Okuyan herkes derdi hatta. Eğer okuyacasanız (okumanızı şiddetle tavsiye ederim) önce arka kapağından başlayın. Kadınlar birinci, ikinci, üçüncü ses diye tanıtılıyor. Birinci kadın çocuk sahibi olabilen ve çocuğunu kucağına alan bir anne. İkinci kadın sürekli düşük yapan, çok istemesine rağmen bir türlü anne olamayan bir kadın. Üçüncü kadınsa anne olsa bile çocuğunu terkeden bir kadın. Kitapta bebeklerin ne kadar masum olduğunu da anlatmış Sylvia.
"Bu masum ruhları bize gönderen şey ne?
Baksana, öylesine tükenmişler ki!
Bozguna uğramış yatıyorlar.
Branda kaplı karyolalarında: bileklerinde künyeleri,
Taa buralara kadar gelmişler almak için ödüllerini."
Kitapda bir isyankar ruh var sanki. Kadere, hayata ve bunların arkasına saklanıp o küçücük canları atanlara isyan. Okuyunca bu isyana iştirak edeceksiniz, benim gibi. İyi okumalar. (ٌ₰‹‹D’opَaminٍ›› ٌ₰) 
Bir parça Plath: Şu incecik kitap kendimi tekrar hissetmeme neden oldu. Gezdiğim sahaflar arasında uzun arayış sonu ilk basımını bulabildim. Işık almayan, alamayan ruhum biraz olsun iyileşti. Sayfalara dokundum tek tek ve gözlerimi kapattım. Yazarken yaşadığın kafa karışıklığını hissetmeyi denedim. İnsanların senin üzerine bıraktığı ağırlığı hissetim. Belki de hissettiğim kendi ağırlığımdı. Kim bilir?
''Bir vahşetin odak noktasıyım.
Hangi acılara, hangi üzüntülere analık etmem gerekiyor?''
Bu ne aralıkta bir iltifat bilemiyorum ama acıların güzelleştirdi seni sevgili Plath. Güzel kadın. (Bilge) 
Kadın: Sanırım seni ,o hüzünlü terk edilmiş şair kadından kıskandım
sebebi yoktu diyemezdim
Ama sen sadece bir kaç mısrasından okuyup etkilenmiştim demiştin
Bende senin hayatındaki bıraktığı bütün izleri görmek için bütün şiirleri okudum ve yaşadım
Yaşadım derken bile titrediğimin farkında değildim
Günler geçti hala okuyordum
Biliyor musun sevgilim alıştım galiba
Hissetmek düşünmek fakat olmadığını bilmek acı veriyor
Gözlerime ilişiyor insanlar ne hoş diyorum fakat senin silüetin yüreğimi terk etmiyor
Her defasında ben buradayım diyor
Yoruldum sevgilim bunu taşımak bana göre değil
Ben kendi halinde küçük yaratıklarla eğlenen ve her geçtiğim dalgadan sonra kendi küçük hüznümde kaybolan bı kızdım
Beni bu dünyadan neden çıkardın
Kendi okyanusuna sürükledin
Kalbimdeki siyah noktayla sonsuza doğru
Fakat derler ya ...neyse ne dedikleri kalsın
Bana oralardan bahset ne yiyip ne içtiğini
Üşüyor musun ayazda
Bensiz nereye bakıyorsun
Kirpiklerinde elimi gezdiremeyi özledim
Sakın terk etme beni ben dayanamam
Ah sevgilim bunu derken terk edildiğimin farkında değilim hala

Sen benleyken bile benle değildin ki yıkılmış bı avuç ruhların arasında gezip dolaşıyordun
Mezarlar bile senden ürperirken
Senin onlarla ısrarla sırdaş olmam nedendi?

Bak çalıyor gene durme bu galiba üçüncü nakartı
pardon bunu söyleyen 3. Kadın
Kadınlar denilir tabi
Onlara karşı hassasiyetini ele alırsak hiç yılmadan usanmadan onları baş tacı ettin
Söyle sevgilim kadın ruhunu bu kadar anlamakta bir hastalık değil mi ?
Kendi köşemde yol alırken gene geldi birden
Gözlerime baktın acınası şekilde
Bir gözümü kaçırınca yalan söylerim diye iki gözüme birden ulaşmaya çalışırdın
Hep bir şeyler gördüğünü söylerdin
Sana hiç bir zaman gerçek beni anlatmadım ki
Ya olmasını istediğim yada olmaktan utandığım kişiyi önüne sundum
Sonra derdimki neşemi alıp gittin
Ne çıkar bu dünyada sensiz geçen her gün
Bilir ki bu titreyen bir nefes.. (wenda.x) 
--reklam--
Üç Kadın PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Sylvia Plath - Üç Kadın kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Üç Kadın PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Sylvia Plath Kimdir?
Sylvia Plath (d. 27 Ekim 1932 Boston - ö. 11 Şubat 1963 Londra), ABD'li şair ve yazardır.

Trajik yaşamı ve intiharıyla tanınan Plath, aynı zamanda yarı otobiyografik bir roman olan ve depresyonu üzerine ayrıntılı bilgiler veren Sırça Fanus kitabının yazarı olarak bilinir. Anne Sexton ile birlikte, Plath gizdökümcü şiirin önemli isimlerinden biridir.

Hayatı

1932 yılında Alman bir baba ve ABD'li bir anneden, Massachusetts'te doğdu. Profesör olan babası 1940 yılında öldü. Plath ilk şiirini 8 yaşında yayımladı.

Plath, hayatı boyunca ileri derecede manik-depresif bozuklukla boğuştu. 1950 yılında bursla girdiği Smith College'deki ikinci yılında ilk intihar girişimini gerçekleştirdi ve bir akıl hastanesine yatırıldı. 1955'te Smith College'den summa cum laude derece ile mezun oldu.

Kazandığı Fulbright bursuyla Cambridge Üniversitesi'ne giderek çalışmalarını burada sürdürdü ve şiirlerini üniversitenin öğrenci gazetesi olan Varsity'de yayımladı. Plath burada 1956 yılında evleneceği İngiliz şair Ted Hughes'la tanıştı. Evliliklerinin ardından Boston'da yaşamaya başladılar. Plath, hamile kaldıktan sonra ise İngiltere'ye geri döndüler.

Plath ve Hughes, Londra'da kısa süre yaşadıktan sonra North Tawton'a yerleştiler. Çiftin Sylvia'nın kıskançlık krizleriyle başlayan sorunları bu dönemde başladı ve ilk çocuklarının doğumundan kısa süre sonra Sylvia Plath Londra'ya geri dönerek boşanma işlemlerini başlattı.

Kiraladığı evin eskiden İngiliz şair William Butler Yeats'e ait olduğunu öğrenen Plath bunu iyi bir işaret olarak değerlendirdi. 1962-1963 kışı Plath için çok zor geçti. 11 Şubat 1963'te, ikinci kattaki odalarında uyumakta olan çocuklarının yanına süt ve kurabiye bıraktıktan sonra, odalarının kapısını da içeri gaz girmeyeceğinden emin olmak üzere bantlayarak kapattı ve kafasını fırının içine sokarak intihar etti.

İntiharıyla ilgili olarak kocası Ted Hughes eleştirilere maruz kaldı. Hughes yıllarca bu konuda konuşmadı. Daha sonra anılarını yayımladı.

1963 yılında daha 30 yaşındayken intihar eden Plath'ın hayatı, Oscarlı oyuncu Gwyneth Paltrow'un ünlü şairi canlandırdığı "Sylvia" filmine de aktarıldı.

Plath'ın Türkçe'ye çevrilen eserleri arasında bulunan "Sırça Fanus" adlı romanı, birçok kişi tarafından ilk Amerikan feminist romanı olarak değerlendirilir.
--reklam--
Sylvia Plath Kitapları - Eserleri
Sırça Fanus
Günlükler
Ariel ve Seçme Şiirler
Temmuz Gelincikleri
Üç Kadın
Johnny Panic ve Rüyaların Kutsal Kitabı
Suyu Geçiş
Kiraz Hanım'ın Mutfağı
Çizimler
Ariel
Mary Ventura ve Dokuzuncu Krallık
Metaphors
The Mirror
Daddy
The Bell Jar
--reklam--
Sylvia Plath Alıntıları - Sözleri
Onun sevgisi, yirminci kattan atlamaktır, boğaza dolanan ip ve yürekteki bıçaktır.
O sahip olduğunu unutmaz. (Johnny Panic ve Rüyaların Kutsal Kitabı)
benim bütün var olma duygum senin yokluğunla kırılıyor. (Çizimler)
"Her yeni anda sil baştan başlayamazsın. Ölmüş olana göre yargılamak zorundasın. Tıpkı bir bataklık gibi... daha en başından umutsuz. " (Günlükler)
"Bir boşluk var.
Birdenbire öyle kırılgan duyumsuyorum ki kendimi." (Üç Kadın)
Baltalar
İndikten sonra orman nasıl da inler
Nasıl da yankılanır!
Bu yankılar merkezden
Çıkıp atlar gibi gezerler.

Sapı
Gözyaşları misali dolup taşar, aynasını
Düşüp dönen
Kayanın üstüne
Yeniden yerleştireyim diye

Çabalayan su gibi,
Yabanıl yeşilliklerin yediği
Beyaz bir kafatası,
Yıllar sonra ben
Yolda rastlarım onlara -

Sözcükler kuru ve sürücüsüz,
Yorulmak bilmez toynak vuruşları.
Lakin
Havuzun dibinden dibinden, sabit yıldızlar
Bir hayata hükmeder. (Ariel ve Seçme Şiirler)
dokuzuncu kralliga vardigin anda artik geri donemezsin. orasi yoklugun, donmus iradenin kralligi. (Mary Ventura ve Dokuzuncu Krallık)
Kudurmuş genç bir pragmatist oluverdim. (Johnny Panic ve Rüyaların Kutsal Kitabı)
Haftalar geçtikçe, Agnes kara kara düşünmeye başlamıştı. Harold’a söz etmekten kaçınsa da, kendi rüyaları (ne yazık ki, yeterince sık görmüyordu) onı dehşet içinde bırakıyordu: Uğursuz, tanımlanamaz görüntülerle dolu, karanlık, yiyecekmiş gibi kendisine bakan mekanlar. Bu kabusları hiçbir zaman ayrıntılı bir şekilde hatırlayamıyordu, aksine, rüyaları daha uyanmak için çabalarken biçimlerini kaybediyorlardı ve geriye sadece ertesi gün boyunca devam eden eziyet dolu, boğucu, fırtınalı atmosferlerinin keskin izleri kalıyordu. Agnes kendi hayal gücünün sınırlarını kaba bir şekilde yansıtacakları korkusuyla bu parça parça dehşet sahnelerinden Harold’a söz etmekten utanç duyuyordu. (Johnny Panic ve Rüyaların Kutsal Kitabı)
“İçimde uyandırdıkların hoşuma gidiyor.” (Günlükler)
Bir kemanın en üst teli gibi gergin ve sinirli olabilirim ama yine de gökyüzü mavileşmeye başladığı sırada uyumaya hazırımdır. Sancılı bir uykuya dalıncaya dek, bütün o rüya görenleri düşünmek ve gördükleri rüyalar, gücümü tüketir. (Johnny Panic ve Rüyaların Kutsal Kitabı)
"Bekliyorum ve ağrıyorum.İyileşiyorum galiba.
Daha çok şey var yapacak. " (Üç Kadın)
“Kendimi duygusuz ve boş hissediyordum, aklım, paramparça olmuş hayallerimin kırıntılarıyla doluydu.” (Sırça Fanus)
.
Bu kadar çok tuhaf insana nasıl bu kadar çok kadın olabiliyorsun, ah seni garip kız ?

. (Çizimler)
"Uzun süren bir çöküntüden çıkan ben
 yatakta buluyorum kendimi
Döşek üstünde güvenliyim, bir düşüşe karşı
 sımsıkı kenetliyorum ellerimi
Kendimi buluyorum yeniden, gölge değilim ben." (Üç Kadın)
"Yaşam üstüne yaşam yitiriyorum.
İçiyor onları karanlık yeryüzü " (Üç Kadın)
Ölümü gördüm çıplak ağaçlarda, yok oluşu gördüm.
İnanamadım. O kadar güç mü
Ruhun bir yüze, bir ağıza kavuşması? (Üç Kadın)
Bırakın , bir saksının içine oturayım,
Örümcekler farketmesin beni.
Sus pus olmuş bir sardunya, yüreğim. (Suyu Geçiş)
Ah o aşk, ansızın dönüp
Renk değiştirir dünya. Parçalanıp yayılır (Temmuz Gelincikleri)
Not God but a swastika
So black no sky could squeak through.
Every woman adores a Fascist,
The boot in the face, the brute
Brute heart of a brute like you. (Daddy)
Kendimi duygusuz ve boş hissediyordum. Aklım, paramparça olmuş hayallerimin kırıntılarıyla doluydu. (Sırça Fanus)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/uc-kadin-sylvia-plath-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)