# Üç Yapraklı Yonca - Ayşe Ayhan Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Üç Yapraklı Yonca kimin eseri? Üç Yapraklı Yonca kitabının yazarı kimdir? Üç Yapraklı Yonca konusu ve anafikri nedir? Üç Yapraklı Yonca kitabı ne anlatıyor? Üç Yapraklı Yonca PDF indirme linki var mı?  Üç Yapraklı Yonca kitabının yazarı Ayşe Ayhan kimdir? İşte Üç Yapraklı Yonca kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/uc-yaprakli-yonca-ayse-ayhan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2023-07-03T18:00:10+03:00
- Güncelleme: 2023-07-03T18:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2023/07/03/ayse-ayhan-kimdir-ayse-ayhan-kitaplari-ve-sozleri-435682.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Ayşe Ayhan 
 Yayın Evi: Parola Yayınları 
 İSBN: 9786057522115 
 Sayfa Sayısı: 368 
--reklam--
Üç Yapraklı Yonca Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yonca.

Nam-ı diğer Üç Yapraklı Yonca.

Dördüncü yaprağını kim bilir nerede kaybetmiş? Şanssızlıklar kraliçesi

‘Hayat yeni başlıyor,’ dergisinin masasız editörü...

Hiç şansım dönmeyecek mi diye düşünürken, şirkete yeni gelen Müdür Alp'i gördüğü an şansının değiştiğine inanan Yonca. Ezeli rakibi Nejat'ı alt etmek için hiç olmadığı kadar

hırslı olmak zorundadır.

Hem işte hem de aşkta talihini döndürmeye karar verir. Ama bakalım işler onun istediği gibi olacak mıdır?

Şahsına münhasır karakterleriyle bu kitap sizi kendi hayatınızın içinde hissettirebilir. Evde, iş yerinde veya mahallenizde karşılaştığınız, karşılaşabileceğiniz, okuduğunuzda “Evet, işte bu!” diyeceğiniz tüm tanıdıklarınız bu hikâyenin içinde.

Ben anlatmaya hazırım. Peki ya siz gülmeye hazır mısınız?
Üç Yapraklı Yonca Alıntıları - Sözleri
En zoru insanın kendini tanıması değil mi zaten?
Küçükken her şey ne kadar kolaydı. Her aldığım yaşta bu cümleyi bu kadar derinden hissetmek zorunda mıydım?
En zoru insanın kendini tanıması değil mi zaten?
“… ve ben sığınağımı bulmuştum; kayıtsızlık.”
Sonu belli olmayan şeylere bulaşmaktan bıkmıştım. Kendi kendime kaldığım şu bir hafta boyunca kalbimin böyle şeyleri taşıyamayacak kadar ağırlaşmış olduğunu anlamıştım.
Her yonca dört yapraklı olmak zorunda değil
Bir insanın hayatında belki de zevkli hiçbir şey yokken onlara bir umut ışığı yakmak çok mu zor?
"Gidemezsin," derken de elimi tutuvermişti. İnsan nasıl alışırdı ki birinin elini tutarken ruhunun savrulup bedeninden çıkıp geri yerine yerleşmesine?
Toplumun gözündeki kadın algısını bırakın, uzun zamandır erkeksiz gayet güzel yaşayıp giden annemle teyzemin gözündeki kadın algısını bile değiştiremiyordum. Kadınlık serçe parmağı kadar ince sarılması gereken dolma anlamına geliyorduysa vay bizim halimize!
Ellerini çırptı. "Tavukları bana bırak." Sekerek mutfağa ilerledi.Böyle şeyleri ne kadar da seviyordu. Ben niye sevemiyordum? Beni bıraksanız oracıkta aç yaşar ama iki metre yatıp kitap okurdum.
Üç Yapraklı Yonca İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ayşe Ayhan- Üç Yapraklı Yonca: Kitabın sonuna kadar Yonca beni çatlattı.
Başından beri Nejat Nejat diye öldüm öldüm dirildim.
Alp'e hiç ısınamadım.
Gerçekten bazen kör olabiliyoruz ama Yonca sanki bu konuda level atlamıştı.
Sadece Yonca'da değilmiş bu levele atlayan Nilgün'de epey körmüş.
Çocukken Yonca ve Nilgün'ün ideal eş için yaptıkları listenin sadece Yonca kısmını okuduk.
Nilgün'ün listesini daha çok merak ettim.
Cihangir ve Nilgün'ü, Yonca ve Nejat'ı daha çok okumak isterdim.
Özellikle Nejat ve Yonca son beş on sayfaya sığmamalıydı.
Bana göre eksiklikleri dışında çok tatlı bir kitaptı.
Konusuna gelince;
Yonca hiç bir ilişkide dikiş tutturamayan, çalıştığı şirkette derme çatma bir köşe de editörlük yapan biridir.
Babacan olan patronu artık emekliye ayrılıp yerine yeğeni Alp'i yerine atar.
Yonca patronun değiştiğini duyduğunda kovulacağı konusunda Nejat onu epey korkutur.
Kısa zamanda Alp ile tanışan Yonca onu çok beğenir ve aşık olduğunu düşünür.
Zaman geçtikçe Alp ve Nejat'ın arasında kalır.
Nilgün bu konuda daha çok kafasını karıştırırken, Cihangir ile arası açılır.
Yonca arkadaşları ile arasına mesafe koyarken, Nejat'ın ani yokluğu onu epey zorlamaya başlar.
Peki Alp,Nejat ve Yonca arasında geçen şeyler nasıl sonuçlanacaktı.
Nilgün ve Cihangir kendilerini yakacak mı yoksa mutlu mu olacaklardı? (G.E) 
Keyifle okuduğum oldukça eğlenceli bir eserdi. Yonca'nın sakarlıkları ve şanssızlığı aynı benim gibiydi. Güzel vakit geçirmek isteyen herkese önerilir. (Hatice Tek) 
Film gibi… Akıyor gidiyor.

Ofis hayatında yaşadıklarınızı bir de bu gözle okuyun, bol bol güleceksiniz. İçinde aşk da var, beklemek de, hayaller de, hayat mottosu olarak belirleyeceğiniz cümleler de… Ama en çok da toplum baskısına boyun eğmeyen güçlü bir kadın var bana göre. Son bölüme iki alıntı bırakacağım, onlara bir dikkat çekmiş olayım böylelikle

Kitap, “Neden ben? Neden ben?” diye başladığında, “Eyvah!” dedim. Yonca’yla benzer yönlerimiz olacağı ilk sayfadan belliydi. O dönemde çok sorguluyordum hayatı.
Yonca editördü. Kahve, yazı, sayfa düzeni, ön tanıtım, biraz daha kahve, uykusuzluk, tekrar yazı, reklam seçimleri ve yine kahve, hep kahve. Benziyorduk. Kendini şansız hissediyordu. Evet, evet çok benziyorduk

Alp ile Nejat arasında kalsaydım durumum Yonca’dan farklı olmazdı, ve sanırım kararım da E sonunu söylememi beklemeyin canım, şuraya biraz gizem çizelim

Kitabı okurken teyzemiz Füriş’i unutmayın, ben onu çok sevdim. Sonlara doğru bir sahne var ki, hâlâ aklımda. “Ya dönerse Yonca? Ya bir gün gelip şunlar şunlar oldu da dönemedim derse? O zaman onun yüzüne nasıl bakarım?” dediğinde bir elimde kitabı tutarken bir elim kalbimdeydi. Ben bu sahneyi daha önce yaşamış mıydım diye bir yandan hayatı sorguluyordum yine. Evet yaşamıştım.

Günümüzdeki toplumsal dayatmalara karşı tavrımız da Yonca’yla benzeyen bir diğer yönümüz.
Şuraya iki alıntı bırakıyorum:
️”Ben değerliydim, erkeksiz, aşksız, bekâr ve çocuksuz da değerliydim. Ben sevdiğim işi yaptığım, ürettiğim ve bu şekilde ayakta durabildiğim için değerliydim.”
️”...bir erkekle bir şeyleri ummayarak sadece arkadaşça bir yemek yiyecektim. Bu özgürlük demekti. Beynimin özgürleştiği ve evlilik kurumunun baskısının hüküm sürdüğü bölgelerin savaşı kaybettiği anlamına geliyordu.”

Keyifle okuyun, zaten bundan eminim️ (Sezen) 
Üç Yapraklı Yonca PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ayşe Ayhan - Üç Yapraklı Yonca kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Üç Yapraklı Yonca PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ayşe Ayhan Kimdir?

--reklam--
Ayşe Ayhan Kitapları - Eserleri
Üç Yapraklı Yonca
Aşk Nerede?
Ruhların Göçü
--reklam--
Ayşe Ayhan Alıntıları - Sözleri
"Aşk, bu hayatta berbat olurken aynı zamanda müthiş dolabilen tek şey. Çünkü kalbinde duyduğun o heyecan ne kadar fazlaysa acısı da o kadar fazla oluyor..." (Ruhların Göçü)
Bir insanın eşi benzeri yoktur derken aynı zamanda da eşini bulmaya yönlendirilmiş bir hayat biçimi ne kadar doğruydu? Hani biz tektik, bizden başkası yoktu? Olmayan şeyi bu kadar kolay bulmamızı bizden nasıl beklerlerdi? (Aşk Nerede?)
"Bu dünyada birini etkileyebilen tek kişi olmak. Bu aşktan da üstün bir duyguydu." (Aşk Nerede?)
Toplumun gözündeki kadın algısını bırakın, uzun zamandır erkeksiz gayet güzel yaşayıp giden annemle teyzemin gözündeki kadın algısını bile değiştiremiyordum. Kadınlık serçe parmağı kadar ince sarılması gereken dolma anlamına geliyorduysa vay bizim halimize! (Üç Yapraklı Yonca)
Ellerini çırptı. "Tavukları bana bırak." Sekerek mutfağa ilerledi.Böyle şeyleri ne kadar da seviyordu. Ben niye sevemiyordum? Beni bıraksanız oracıkta aç yaşar ama iki metre yatıp kitap okurdum. (Üç Yapraklı Yonca)
Başka bir zamanı özlemek yerine belki elimizdekine olanca gücümüzle sarılmaktır hayat. (Ruhların Göçü)
Her yonca dört yapraklı olmak zorunda değil (Üç Yapraklı Yonca)
Bir insanın hayatında belki de zevkli hiçbir şey yokken onlara bir umut ışığı yakmak çok mu zor? (Üç Yapraklı Yonca)
''Anılar ve hisler bir ağaç gibi toprağa tutunur ve kök salar. Memleket özlemi sadece kendin olanı sevmeye meyilli oluşundan kaynaklanmaz mesela. Toprak seni hatırlar, rahat ettirir, toprak anne kucağıdır, dönüp dolaşıp geldiğin yerdir.'' (Ruhların Göçü)
‘Proust şöyle bir şey yazmış: “Sevgiden mi korkuyorsunuz? Ne tuhaf, benimse hayatta aradığım tek şey sevgi, onu bulabilmek için canımı verirdim.’ (Ruhların Göçü)
"Bu dünya zaten yeterince kirli ve zordu. Ama isminiz Perizat ise gerçek bir peri kızı değilseniz daha da zordu." (Ruhların Göçü)
Güzellik, dış görünüş, aynalar, kişiler, hepsi size öyle kolay yalan söyler ki. Kendinizi, nasıl göründüğünüzü, nasıl hissettiginizi, gerçek yüzünüzü görmek istiyorsanız sevdiğiniz insana, onun gözlerine bakın. Çünkü onun bakışları, sizin yüreğinizin yansımasıdır. (Aşk Nerede?)
–Kahve içer misin?
-Sadece nefes aldığım zamanlarda. (Gilmore Girls dizisinden.) (Aşk Nerede?)
“… ve ben sığınağımı bulmuştum; kayıtsızlık.” (Üç Yapraklı Yonca)
" Hiç olmasın. Hep olsun. Hep böyle bak bana. Olur mu? " (Aşk Nerede?)
Güneş bir anda turuncu bir hal aldı ve iyiden iyiye etrafı ısıtmaya başladı. Bunun nedeni batıyor olmasıydı aslında. Bu durumu hep güneşin giderayak elinden gelen ısıyı vermeye çalışması olarak düşünürdüm, sanki gitmek istemiyormuş, batmak istemiyormuş gibi. Hâlbuki birkaç saat sonra yeniden doğabilecek,bilmiyor bunu. Bunu biz bile bilemiyorduk aslında. Ne olursa olsun güneş tekrar doğacaktı, ama biz günün bitmesine üzülmekten kendimizi alamıyorduk. Biten her şey insanda biraz iz bırakıyordu,ama ertesi sabah yine,yeni bir gün başlıyordu. Yeni fırsatlar,yeni kapılar açılıyordu önümüzde. Bunu fark etmek istemiyorduk. İstediğimiz hemen, o an olsun istiyorduk. Bu insanlık olarak asla vazgeçemeyecegimiz bir ozelligimizdi belki de. (Aşk Nerede?)
‘Toprak seni hatırlar, seni rahat ettirir, toprak anne kucağıdır, dönüp dolaşıp geldiğin yerdir￼.’ (Ruhların Göçü)
Hayatınızı değiştirmek sizin elinizde.. İşinizi sevmiyor musunuz? Bırakın.. Okuduğunuz bölümü sevmiyor musunuz? Değiştirin. Okumak istemiyor musunuz? Okumayın. Kimsenin, sevmediği bir işi yapan elemanlara ihtiyacı yok.. (Aşk Nerede?)
En zoru insanın kendini tanıması değil mi zaten? (Üç Yapraklı Yonca)
‘Yürekten sevdiğin bir insan varsa, bir kişi olsun yeter, hayatın kurtulmuş demektir.’ (Ruhların Göçü)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/uc-yaprakli-yonca-ayse-ayhan-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)