# Unutma Defteri - Şükrü Erbaş Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Unutma Defteri kimin eseri? Unutma Defteri kitabının yazarı kimdir? Unutma Defteri konusu ve anafikri nedir? Unutma Defteri kitabı ne anlatıyor? Unutma Defteri PDF indirme linki var mı?  Unutma Defteri kitabının yazarı Şükrü Erbaş kimdir? İşte Unutma Defteri kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/unutma-defteri-sukru-erbas-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-11T09:00:10+03:00
- Güncelleme: 2022-05-11T09:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/11/sukru-erbas-kimdir-sukru-erbas-kitaplari-ve-sozleri-219411.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Şükrü Erbaş 
 Yayın Evi: Kanguru Yayınları 
 İSBN: 9789944146074 
 Sayfa Sayısı: 88 
--reklam--
Unutma Defteri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
...
Yazgı

Anne, harflerin de annesi. Çocuktan on üç sessizlik yılı büyük. Çok erken anne. Bilmeden inanıyor harflere. Çocukluğun önlüğünü alın çizgisinde yıkadı.

Gözyaşlarıyla kuruladı yakasını. Sustuğu bütün cümleleri kuracak çocuk. Avluya boncuklu zamanlar getirecek. Çantasını parmaklarıyla öperek hazırladı. Çantası evin en küçük odası. Tarlaların sabahını, gaz lambasının isini, babanın kasvetini, kardeşlerin ayçiçeği gözlerini bir bir koydu. Çocuk uzak hayatları bunlarla öğrenerek. İyiliği mutsuzluktan biliyor anne.

Ey kan pıhtısı kasabalar... Kaç çocuk yazgınızı okur bir ömür, kaç anne doğurur sizi, kaç anne rüyanızı ölür.
...
--reklam--
Unutma Defteri Alıntıları - Sözleri
Sevmek, can sıkıntısı kefenimizdir.
Kız kendini, adam ömrünü sevdi.
Anlamın dilini yitirdim.
Aynı boşluğa açılıyor arzu ile ölüm.
Gömmeden önce biraz gezdirin beni.
Bütün uzaklar canımdan içeriydi.
Bütün yakınlar yabancı.
İncelik, kimsesiz bir vakit.
Ne yazdıysam gerçek elimden aldı.
Sesler içinde oturuyorum. Ağaran sesler, kararan sesler. Dünya yok. Kör bir boşluğun soluğu her yer. Zaman erimiş. Ne görmenin büyüsü eşyada, ne gövdede dokunmanın yalnızlığı, ne kokuların getirdiği hayal. Uzak yok. Yakın yok. Bunca yıl yaşamamışım. Kumlar uğultu, ağaçlar sis, toprak bunaltı. Deniz ilk günkü bilinmezliğinde. Bir sıkıntı pervanesi güneş. Umut gibi umutsuzluğun da acısı bitti. Sabır denilen cezada soğudu yürek.

Kalktım yürüdüm elimdeki çaresiz soruyla: İnsan neden hep sona bırakır kendini?...
Unutmak başladı.
Durmadan seni düşünüyorum.
Unutmak değil anımsamak güçsüz düşürüyor.
İnsan neden hep sona bırakır kendini?
Yalnızlık, dedim, alışkanlıktan başka ne ki...
Bu nasıl sevgisizlik Tanrım.
Anlamak dünyayı uzak düşürdü.
Bu nasıl sevgisizlik tanrım...
Aşkın kandili gövde de yanar, gövde de sönermiş.
Günlük cezamızdır dünya. Sevmek, can sıkıntısı kefenimizdir....
Kaç kez kalbimden doğurduğum ölülerimi.
--reklam--
Unutma Defteri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yakınlık ve uzaklık üzerine bütün bildiklerinizi unutacaksınız...
Kitabı özetleyen cümlelerden biri. Kelime oyunları ile açılan bir kapı oldu bende. Çok güzel cümleler bıraktı geriye . (Komar) 
--reklam--
Unutma Defteri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Şükrü Erbaş - Unutma Defteri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Unutma Defteri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Şükrü Erbaş Kimdir?
7 Eylül 1953 tarihinde, Yozgat'ta dünyaya geldi. Annesi, Lalezar Hanım; babası Doğan Erbaş'tır. İlk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı.

Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilimler Bölümü'nden 1978'de mezun oldu. Toprak Mahsulleri Ofisi'nde memurluk ve yöneticilik yaptı, bu kurumdan emekli oldu.

1984 yılında başladığı edebiyat hayatının ilk yıllarında, Yarın dergisinde kurul üyesi olarak yer aldı. Edebiyatçılar Derneği'nde 1993-1995 yılları arasında genel sekreterlik, 1998-1999 yılları arasında başkanlık yaptı. İlk şiiri 1978 yılında, Varlık Dergisi'nde yayımlanan sanatçı; "Yolculuk" adlı şiir kitabıyla, 1987'de Ceyhun Atuf Kansu şiir ödülüne layık görüldü. Şiir dışında deneme ve antoloji dallarında da eser veren Erbaş, halen PEN Yazarlar Derneği üyesidir.

Yarın dergisi yazı kurulunda görev yaptı (1984). Edebiyatçılar Derneği'nde yöneticilik görevinde bulundu (1993-1999). Şair, halen Antalya'da yaşamaktadır.

Şükrü Erbaş, ilk şiirini Varlık dergisinde, 1978 yılında yayınlandı. "Yolculuk" adlı şiir kitabıyla, 1987 Ceyhun Atuf Kansu şiir ödülüne değer görüldü. Ayrıca, "Dicle Üstü Ay Bulanık" şiir kitabıyla1996 Orhon Murat Arıburnu şiir ödülünü, "Üç Nokta Beş Harf" şiir kitabıyla 2002 Ahmed Arif şiir ödülünü ve "Gölge Masalı" adlı şiir kitabı ile de 2005 Ömer Asım Aksoy şiir ödülünü kazandı.

Şiir, edebiyat ve yaşam üzerine denemeler yazdı. Denemelerini "İnsanın Acısını İnsan Alır" (1995) ve "Bir Gün Ölümden Önce" (1999) adlı kitaplarında toplayan Şükrü Erbaş'ın, "Gülün Sesi Gül Kokar" (1998) adlı düzyazılarından oluşan bir kitabı da vardır.
--reklam--
Şükrü Erbaş Kitapları - Eserleri
Bağbozumu Şarkıları
Bütün Şiirleri 1
Bütün Şiirleri 2
Şairlerden Kürt Sorununa Çözüm Önerileri
Çekilme Suları
Unutma Defteri
Bir Çınlama Boşlukta
Bütün Şiirleri 3
Pervane
Gülün Sesi Gül Kokar
Aykırı Yaşamak
Eşik Burcu
İnsanın Acısını İnsan Alır
Kül Uzun Sürer / Derin Kesik
Üç Nokta Beş Harf / Yalnızlık Heceleri
Yolculuk / Kimliksiz Değişim
Bütün Mevsimler Güz / Dicle Üstü Ay Bulanık
Sarkacın Kalbi
Sonsuzun Uçları
Cam û Kevîr - Cam ile Taş
Bir Gün Ölümden Önce
Gölge Masalı
Yaşıyoruz Sessizce
Kum ile Su
Kuş Uçar Kanat Ağlar
Küçük Acılar
Yolculuk
Kimliksiz Değişim
Dicle Üstü Ay Bulanık
Bütün Mevsimler Güz
Kül Uzun Sürer
Derin Kesik
Üç Nokta Beş Harf
Yalnızlık Heceleri
Toplu Şiirler 1
Seçilmiş Şiirler
Eşikler Kirpikler
Otların Uğultusu Altında
Çekilme Suları
Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya
Bütün Şiirleri 4
Toplu Şiirler 2
İnsan Bir Eksik Sözdür
--reklam--
Şükrü Erbaş Alıntıları - Sözleri
Dünyayı hafife almak kendi ağırlığını, şiiri hafife almak sözün ağırlığını bilmemektir. (Gülün Sesi Gül Kokar)
Sahi yaşlılık, bir derin iç çekiş, yanılmış bir çocuk­luk olmasın Ömür Hanım? (Dicle Üstü Ay Bulanık)
Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarından soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil... (Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya)
".. Sevmeyi özledim biliyor musunuz ?
Kayıtsız şartsız bir gülüşü ..."~~°° (Bir Gün Ölümden Önce)
Durmadan dinleyip anlamadan konuşuyoruz
Hepimiz ayrı ayrı kendi kıyılarında
Öyle kolay anlaşıyoruz ki… (Kum ile Su)
"Yüzünü camlardan toplayıp dönmüştün uzun yolculuğundan.  (Sonsuzun Uçları)
Sesini öperim çocuk
Yüreğinin, kirpiklerinden sızan
O dilsiz ince türküsünü
Öyle mahzun durma ne olur. (Kimliksiz Değişim)
Yapilacak iş elbette yılmak değil, bilgi sahibi olmak. Hemen bir yığın kitap getirip okumaya, adam olmaya çalışacağım. (Gülün Sesi Gül Kokar)
Kimse düşlerine yetişemez ve kimse geçemez gerçeğini bir adım bile; bu yüzden sıkıntı verir zaman, kısa kalır, son­suz olur, insanın küçücük ömrü karşısında. (Dicle Üstü Ay Bulanık)
Yüreğimin kanatları terli bir kumru
Uçup Uçup kirpiğinin ucuna konuyorum... (Bütün Mevsimler Güz)
Ölüm...
Hepimiz senin için yaşıyoruz… (Otların Uğultusu Altında)
Yazmasaydım
Borçlu ölürdüm aşka. (Derin Kesik)
kiminin kültürü yoksun
ahlaktan
kimi de ahlaktan yoksun
kültüründe. (Çekilme Suları)
'İçim dışım uzaklık. kimseye anı olmadan geçtim.' (Yalnızlık Heceleri)
Hiçbir sevgi tutsaklıkta yeşermez. (Bir Gün Ölümden Önce)
İnsan bütün hayatını, sonunda yalnız kalmak için yaşıyor sanırım. (Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya)
Bir kapı önündeyim
Girsem suç
Gitsem ayaz (Kül Uzun Sürer)
Canı cehenneme başkasının yangınıyla evini ısıtıp yemeğini pişirenin. (Kum ile Su)
Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne cepler de tren tarifesi, ne de turna katarı gökte.
"İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık!" (Eşikler Kirpikler)
Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
Ne bir ortak sevinciniz kaldı sizi çoğaltacak
Ne bir içten dostunuz var acınızı alacak Unuttunuz nicedir paylaşmanın mutluluğunu;
Toprağı rüzgârı denizi göğü
O her zaman bir insanla anlamlı
Tükenmez bir hazine gibi kendini sunan doğayı Unuttunuz, gömülüp günlük çıkarların
Ve ucuz korkuların kör kuyularına
Daraldıkça daraldı dünyaya açılan pencereniz.

Fırlayıp ilk ışıklarıyla günün dağınık yataklardan Koşaradım gidiyorsunuz işinize değişmeyen yollardan.
Kurulmuş saatler gibi gün boyu çalışıp tekdüze
Uzayan gölgelerle koşaradım dönüyorsunuz evinize
Ne kadar uzaksa bir felaket sizden o kadar mutlusunuz Unuttunuz başkalarının acısını duymayı
Küçük çıkarların büyük kurnazları
Alışverişe döndü tüm ilişkileriniz, hesaplı, planlı Sevgileriniz ayaküstü, ilgileriniz koşaradım
Unuttunuz konuşmayı kendinizi vererek
Düşünmeden bir başka şeyi, içten yalın dürüst
Dışa vurmayı duygularınızı
Unuttunuz, neydi bir ince söze yakışan en güzel davranış.

Gittikçe yalnızlaşıyorsunuz insan kardeşlerim
-Ki bu en büyük kötülüktür size-
Yıkanmıyor bir kez olsun yüreğiniz yağmurlarla Denizler boşuna devinip duruyor bir çarşaf gibi
Gerip ufkunuza mavisini, çiçekler her bahar
Uyanışın türküsünü söylüyor da görmüyorsunuz
Sizin adınıza dünyanın pek çok yerinde
İnsanlar dövüşüyor ellerinde yürekleri birer ülke Anlamıyorsunuz inançlarını bir kez düşünmüyorsunuz.
Ömrünüzü güzelleştirecek bir şey almadan hayattan
Bir şeyler bırakmadan ardınızda gelecek adına Koşaradım tükeniyorsunuz insan kardeşlerim Koşaradım
Duymadan bir gün olsun dünyayı iliklerinizde.. (Bütün Şiirleri 1)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/unutma-defteri-sukru-erbas-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)