# Unutuluş - Jennifer L. Armentrout Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Unutuluş kimin eseri? Unutuluş kitabının yazarı kimdir? Unutuluş konusu ve anafikri nedir? Unutuluş kitabı ne anlatıyor? Unutuluş PDF indirme linki var mı?  Unutuluş kitabının yazarı Jennifer L. Armentrout kimdir? İşte Unutuluş kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/unutulus-jennifer-l-armentrout-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-05-03T17:00:10+03:00
- Güncelleme: 2022-05-03T17:00:10+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/05/03/jennifer-l-armentrout-kimdir-jennifer-l-armentrout-kitaplari-ve-sozleri-214185.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Jennifer L. Armentrout 
 Çevirmen: Bilge Zileli Alkım 
 Orijinal Adı: Oblivion 
 Yayın Evi: Dex Yayınevi 
 İSBN: 9786050935127 
 Sayfa Sayısı: 416 
--reklam--
Unutuluş Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
LUX serisinin efsanevi aşk hikâyesi Obsidiyen'i, bir de büyüleyici kahramanı Daemon Black'ten dinleyin!

Katy Swartz'ın yan eve taşındığını öğrendiğim an, belanın geldiğini anladım. Dünya denen bu yerde, bela en son istediğim şey. Halkım buraya 13 milyar ışık yılı uzaktaki Lux gezegeninden geldi ve bildiğim tek şey varsa, o da insanlara güvenilmeyeceğidir.

Ama Kat'in çekiciliğine karşı koyamadım… Onu sevmekten ya da korumak için özel güçlerimi kullanmaktan kendimi alamadım. Türümüzün en güçlüsü benim, yine de bu kız karşısında zayıf düşüyorum. Ahh bu basit, insan kız...

O bizim sonumuzu getirebilir. Çünkü onu kurtarmaya çalışırken bıraktığım iz, yeteneklerimizi çalmak isteyen can düşmanlarımızı çağırıyor: Arumları. Katy'ye âşık olmak, sadece onu tehlikeye atmadı. Bu, hepimizin ölümü demek... Ama ben buna asla izin vermem.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Unutuluş Alıntıları - Sözleri
Andrew, Kat’in evine, oraya atom bombası atmak istermişçesine bakıyordu.
İnsanlar geçmişte kalmış inanışları ilkel ve mantıksız buluyor ama gün geçtikçe hepsinde bir doğruluk payı olduğunu görüyoruz.
“Halkımın inanışına göre, bizler öldükten sonra özümüz evrendeki yıldızların yanmasını sağlar. Öyle bir şeye inanmak aptalca geliyor ama geceleri gökyüzüne baktığımda parlayan yıldızların en azından ikisinin annem babam olduğunu düşünmek iyi geliyor. Bir tanesi de Dawson.”
Artık evde kalma meselesinde Kat’e güvenmek mümkün değildi. O yüzden biz Luxenler perşembe gecesi kendi aramızda toplandığımızda bunu bizim evde yaptık. Kat dolaşırken yılan dolu bir çukura falan düşmesin diye.
işte tam kızların sevdiği türden bir mayın tarlası.
Ah şu kızlar yok mu, tilki gibi oyuncuydular.
Kitaplar.
Kitaplar her yerdeydi.
Beş adet kitap düzgünce kanepenin köşesine dizilmişti. iki tane de sehpanın üstünde duruyordu. Bir tanesinin içinde parlak bir ayraç vardı.
Diğer sehpada üç kitap daha.
Bir tane de televizyon sehpasının üstünde.
O kitaba da bir ayraç konmuştu.
İki kitap birden mi okuyordu acaba?
Yoksa daha da mı fazla?

Ben bir taneyi zar zor okurken...
Senin ona güvenmen bu odadaki herkesin güvendiği anlamına da gelmez
Her hikayenin en az iki yüzü vardır!
Gözünü düşmanından asla ayırma.
Hiç farkına varmadan bir silah olabilirdiniz.
--reklam--
Unutuluş İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Merhabalar, fantastik seri denilince aklıma Harry Potter'dan sonra LUX Serisi ve 5. Dalga (Rick Yancey)'den başka bir şey gelmiyor. Elbette Twilight, Yürüyen Ölüler serisi de pek çok kişi çarpıcı gelse de dizi/film halini tercih ederim. Uyumsuz serisini başarılı bulmamakla birlikte favorim serinin "Dört" kitabıydı.
Lux serisi diğer klasikleşmiş fantastik kitaplara nazaran uzaylıları konu alması yıllar önceki The X Files (dizi) serisinden sonra ilgimi çekti diyebilirim. Elbette her klasikleşmiş fantastik seri gibi içinde bolca romantizm, aşk, inatçı(savunmasız ama korkusuz güçlü) bir kız (bazen de erkek olur) ve aksiyon mevcut. Serinin tüm kitaplarını okudum sanırım 2 kezdi. Seriyi okuyanlar için bu kitap Deamon'ın görüşünden yazılmış oldukça akıcı diğer kitaplar gibi. Elbette kendisine hayranlık duymamak elde değil.
Bu eseri de diğerleri kadar hatta belki biraz daha sevdiğimi kabul etmeliyim çünkü diğerlerini okurken arada Kat'i pataklama isteği olmuştu içimde. Lux serisine başlamadan önce elime geçmiş olmasını isterdim sanırım. Ki yeni başlayacak olanlar 1. kitap olarak tercih edebilirler sanırım. (Tanrı Dağı) 
Unutuluş'ta Obsidiyen'de yaşanan olayları Daemon'un gözünden okuyoruz, aslında Obsdiyen'den pek farkı yok ama bazı bölümler ve Daemon'un hareketlerinin arkasındaki sebepleri okumak oldukça güzeldi. Okurken seriyle ilgili bir çok şeyi unuttuğumu fark ettim, okudukça bazı şeyleri hatırlasam da bir çok ayrıntı gitmişti ne yazık ki. Unutuluş sayesinde serinin atmosferini bir kez daha yaşamış oldum, bazen hoşuma gitse de bazen ergen halleri beni oldukça sinir etti. Zaten genç-yetişkin türünü pek okumamamın sebebi bu, 16-18 yaş aralığındaki ergenlerin dünyayı kurtarması ve sonsuz aşklar yaşamasını saçma buluyorum.

Unutuluş ilk kitabın neredeyse aynısı olsa da seriye yakışmış bence, seriyi sevenlerin zevkle okuyacağını düşünüyorum.

Daha fazlası için; http://yorumatolyesi.blogspot.com/2016/09/unutulus.html (Esma T) 
İlk kitaptan sonra bir kez daha aynı macerayı diğer bir baş karakterden okumak ilgi çekici oluyor.
Her zaman kadın karakterlerin anlattığı hikayelerden başka erkek karakterlerinde aynı hikayeyi kendi duygu ve düşünceleri ile anlatması hoşuma gitmiştir. İki dünyanından kendi bakış açıları. Aynı olayları kendi hisleri ile anlatmaları he zaman kitabın gerçekten ne anlattığını daha iyi anlamamızı sağlıyor.
Ayrıca bu kitapta ekstra bilgilerin ve ekstra yaşanan olayların olmasıda daha bir ilgi çekici olmuş... (Kübra) 
--reklam--
Unutuluş PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jennifer L. Armentrout - Unutuluş kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Unutuluş PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jennifer L. Armentrout Kimdir?
Jennifer Batı Virgina’da, Martindburg şehrinde yaşıyor. Onun hakkında duyduğunuz her söylenti doğru değildir. Yazım işiyle yoğun olarak ilgilenmediği zamanlarda kitap okuyarak, egzersiz yaparak, berbat zombi filmleri izleyerek, yazıyormuş gibi yaparak, kocası ve Jack Russel köpeği Loki ile vakit geçiriyor.

Yazar olma hayali, vaktinin büyük bir kısmını kısa hikâyeler yazarak geçirdiği matematik derslerinde başladı. Bu, matematikten kötü notlar almasının da en büyük sebebidir. Jennifer genç okurlar için paranormal, bilim-kurgu, fantezi ve modern aşk hikâyeleri yazıyor. Ayrıca J. Lynn takma adıyla yetişkinler için aşk romanları da yazıyor.
--reklam--
Jennifer L. Armentrout Kitapları - Eserleri
Obsidiyen
Oniks
Opal
Köken
Direniş
Melez
Safkan
Tanrı
Apollyon
Avcı
Kimi Öptüğüne Dikkat Et!
Hep Seni Bekledim
Sağdıç
Saplantı
Kime Dokunduğuna Dikkat Et!
Kış Güneşi
Kan ve Külden
Kimi Seçtiğine Dikkat Et
Bodyguard
Oyuncu
Unutuluş
Lanetli
Geri Dönüş
Hep Seni İstedim
Güç
Paramparça
Mücadele
Sonsuzluğun Sonuna Dek
Ölene Dek Beraberiz
En Karanlık Yıldız
Cesur
A Kingdom of Flesh and Fire
Kehanet
The Crown of Gilded Bones
Ya Yarın Yoksa
En Aydınlık Gölge
The War of Two Queens
Elixir
A Shadow in the Ember
Hold Om Mig
Trust İn Me
Scorched -
The Dead List
Forever with You
Fall With Me
Fire In You
Stay with Me: A Novel
The Queen: A Wicked Novella
The Prince: A Wicked Novella
The King: A Wicked Novella
--reklam--
Jennifer L. Armentrout Alıntıları - Sözleri
"Orada dikilip duracak mısın yoksa gerçekten bir işe yarayacak mısın?” diye söylendi Tink, Ren’e. “Benim için kutuları yerden alır mısın?”

“Tink,” diye çemkirdim.

“Kutuları ben alırsam, onları bahçeye fırlatıveririm,” dedi Ren.

Tink ellerini yanaklarına vurarak aniden geriye sıçradı. “Buna cesaret edemezsin.”

“Hem de öyle bir ederim ki.”

“Ah, Tanrım,” diye homurdandım, Ren’in etrafından dolaşarak. Kutuları yerden alıp içeri taşıdım, sonra da kanepeye fırlattım.

“Dikkat et!” diye ciyakladı Tink. “İçlerinde paha biçilemez, kırılacak şeyler olabilir.” Ren arkasından kapıyı kapatırken, havada süzüldü. “Ve sen! Sen kutuları bir hanıma taşıttın.”

Gözlerimi devirdim.

Ren gürültülü bir nefes verdi. “Tanrım; çok sinir bozucusun.”

“Ne olmuş?” Tink kanatları hararetle havayı döverek, kanepeye doğru uçtu. “Ben lastiğim, sen yapışkan!”

Ren ufaklığa doğru döndü. “Ne?”

“Ne söylersen söyle benden sekip gelir sana yapışır!” (Paramparça)
“Beni kalbimden bıçaklayacak mısın? Tekrar?"
 "Neden bileğimi bırakıp öğrenmiyorsun?"
 "Bu kulağa evet gibi geliyor.” (A Kingdom of Flesh and Fire)
"Alexandria'nın Apollyon olması beklense de sizin kaderinizde hep çok daha fazlası olmak vardı." Karina bana baktı. "Kabullenmesi güç olabilir fakat bunu kabullenmeniz gerekiyor."
 "Yoda gibi konuşuyorsun," diye mırıldandım.
 "Anlamadım?"
 "Önemli değil." (Mücadele)
Kendimi nasıl hissetiğimle ilgili konuşmak konusunda hiç iyi değildim. Kahretsin, kendimi nasıl hissettiğim hakkında düşünmekte bile iyi değildim. (Melez)
“Nasıl cadaloz bir şeysin sen böyle,” (Hep Seni Bekledim)
“Öyle güzelsin ki, Layla. Sonsuzluğun geri kalanında bakabileceğim bir şey seçme imkanım olsaydı seni seçer­dim.” (Kimi Seçtiğine Dikkat Et)
"Aptal aptallık yapandır..." (Hep Seni İstedim)
“I’m not afraid of her,” I whispered to my reflection. “I’m a Queen. I’m a god. I’m not afraid of her.” (The War of Two Queens)
“Aşktı bu; aşk değiştirebilirdi insanları.” (Kimi Seçtiğine Dikkat Et)
Kitaplar.
Kitaplar her yerdeydi.
Beş adet kitap düzgünce kanepenin köşesine dizilmişti. iki tane de sehpanın üstünde duruyordu. Bir tanesinin içinde parlak bir ayraç vardı.
Diğer sehpada üç kitap daha.
Bir tane de televizyon sehpasının üstünde.
O kitaba da bir ayraç konmuştu.
İki kitap birden mi okuyordu acaba?
Yoksa daha da mı fazla?

Ben bir taneyi zar zor okurken... (Unutuluş)
Yıldızlar... ne kadar güzel olsalar da, çok uzaktaydılar (Hep Seni Bekledim)
“Seninleyken kendimi bir canavar gibi hissetmiyorum. Öyle olduğumu unutuyorum.
Bana bunu hak ettirmeyen şeyleri yaptığımı unutuyorum.” (Geri Dönüş)
Bazen… bazen sanki bir tuzak kurulmuş da hepimiz dörtnala koşup tuzakla düşmüşüz gibi geliyordu. (Opal)
She was hugging me, and I didn’t know how to respond to that for several seconds. My senses were overloaded as I lifted my arms and wrapped them around her, returning the gesture stiffly. The hug felt awkward and strange…but then it felt like something wonderful.
Ezra embraced me—squeezed me tightly—and then let go. “I love you, Sera.”
Overwhelmed, I watched her step back and smile shakily. I stood there as she turned and made her way back to the carriage. I didn’t breathe until she was inside.
I swallowed thickly, briefly closing my eyes. “I love you, too,” I whispered. (A Shadow in the Ember)
I loved him.
I was in love with him, even though that love had been built on a foundation of lies. I loved him even though there was so much I didn’t know about him. I loved him even though I knew I was a willing pawn to him. (A Kingdom of Flesh and Fire)
Korku zayıflık değildir. Sadece üstesinden gelmen gereken bir durumun işaretidir. (Tanrı)
Herkes rahat olabilir. Buraya kargaşa çıkarmaya ya da çatıyı başınıza yıkmaya gelmedim."
"Nasıl?" diye mırıldandı Deacon. "Sen nasıl..."
"Uzun hikâye ve içimden açıklama yapmak gelmiyor hiç." (Mücadele)
"Biliyor musun?" Aiden'a meydan okuyan bir bakış fırlattım. "Gidelim. Hadi, Seth. Âşık kavgamıza devam edelim biz."
 Duvardan ayrılan Seth tek kaşını kaldırdı. "Evet, aşkım, bu kulağa çok hoş geliyor. Hançeri unutma da gözümü oyabilesin" (Safkan)
Aiden boğuk bir kahkaha atıp Alex'e baktı. Alex ona güven telkin eden bir gülümsemeyle karşılık verdi. İkisinin hemfikir oldukları belliydi. Zihinleri ve ruhları birbirine bağlıymış gibi. (Güç)
“I need you,” he groaned against my lips. “I need you, Poppy.”“You have me,” I told him, echoing the words I’d said to him once before. Now, they felt like an unbreakable vow. “Always.”
 “Always,” he repeated. (The Crown of Gilded Bones)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/unutulus-jennifer-l-armentrout-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)