# Unutuş ve Hatırlayış - Sezai Karakoç Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Unutuş ve Hatırlayış kimin eseri? Unutuş ve Hatırlayış kitabının yazarı kimdir? Unutuş ve Hatırlayış konusu ve anafikri nedir? Unutuş ve Hatırlayış kitabı ne anlatıyor? Unutuş ve Hatırlayış kitabının yazarı Sezai Karakoç kimdir? İşte Unutuş ve Hatırlayış kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/unutus-ve-hatirlayis-sezai-karakoc-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-02-13T00:00:46+03:00
- Güncelleme: 2022-02-13T00:00:46+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/02/13/sezai-karakoc-kimdir-sezai-karakoc-kitaplari-ve-sozleri-150751.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Sezai Karakoç 
 Yayın Evi: Diriliş Yayınları 
 İSBN: 9789123494200 
 Sayfa Sayısı: 64 

Unutuş ve Hatırlayış Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kitap, 1988-1991 yılları arasında, Haftalık Diriliş Dergisi`nde (Mehmed Yasinoğlu adıyla) çıkan yazılardan oluşmuştur. Horoz İki Kere Ötmeden yazısı, daha önce de 1975 yılında Aylık Diriliş Dergisi`nde Zülküfül Makamında üst başlığıyla yayınlanmıştı. Kitaba ikinci baskıdan itibaren, Aylık Diriliş Dergisi`nin Ekim 1979`da yeniden çıkışı sebebiyle basılıp dağıtılmış ve daha sonra Dergide yayınlanmış Diriliş Mektubu ve Haftalık Diriliş Dergisi`nde 20 Ağustos 1991 tarihinde yayınlanan Taraflı Bir Program ve Hatırlattıkları isimli yazılar da eklenmiştir.

Unutuş ve Hatırlayış Alıntıları - Sözleri
Nasıl uyandırırız en derin kabus uykusuna daldırılmış ruhu?
Kimse bu dünyada ebedi kalıcı değildir.
Öyleyse sen, dirilişi hatırla!
Sen, dirilişi hatırladığın zaman, diriliş de seni hatırlayacaktır!
Aşkımız , Nemrudun ateşine ateş değil,
Hz. İbrahim'in gül bahçesine su taşımak aşkı olsun.
Peygamberlik makamından hemen sonra gelen makam “sıddıklık makamı”dır.
İnsan psikolojisi, somuta eğilimlidir. Sırf soyut ve maneviyi korumakta güçlük çeker ruh.. işte bu yüzdendir ki, Allah yolunda yapılan yolculuk, dünya üzerinde bir noktada son bulmalı. Ondan sonra ruh, tam anlamıyla manevi yolculuğunu yapacaktır. İşte o yer, KABE...
Bütün mesele gidip gelip nefsle savaşmaya, nefsi dizginlemeye dayanıyor.
Hacca giden insanla ondan dönen insan arasında bir fark olmalı.
Hac, ruh için bir ilerleme ve temkin imkanı doğurmalıdır.
...Oralar da bizim memleketimizdir. İngilizlerin çizdiği sınır, bir nas mıdır?
Sen dirilişi unuttuğun zaman, hangi sesleri işiteceksin, hakikatin sesi hariç, bütün sesleri!
Toplum, sıkıştığı bir anda, geri dönüp düşünebilse, geçmişteki yaşantı ve deneyimlerinden nice çözüm ve alternatifler çekip çıkarabilir.
İşin can alıcı noktası, ibadetin Allah için olduğunu unutmamak!
Ve kişiler, kim olursa olsunlar, aciz ve fani varlıklardır. Onları putlaştırmamalı!
Ve sen dirilişi hatırladığın vakit, dirilişi HATIRLATMA gereğini anlayacaksın.

Unutuş ve Hatırlayış İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ruh kalesini yeniden inşa edelim. Tarihin en zalim zelzelesi ile yerle bir olmuş gerçek medeniyet sitesinin yeniden kurulmasına taş taşıyalım. İnsanların, fizikötesinden başlayarak her plandaki depreminin sebep olduğu yıkılışları onarmasında elimizden geldiğince bir katkıda bulunalım. Yıkıcılığın değil, yapıcılığın adamı olalım. Cezbemiz, şuurumuz, kötülük izinde değil, iyilik çığırında olsun. Tutkumuz, gerçek medeniyetin dirilişi doğrultusunda olsun. Göğsümüz, ideal alemin soluğuyla dolsun. Ruhumuz, kutlu ruhla güçlensin, desteklensin. Aşkımız, nemrudun ateşine ateş değil, Hz. İbrahim’in gül bahçesine su taşımak aşkı olsun. Diriliş yolunda olalım, diriliş eri!￼ Üstadın eserinin son cümleleriyle ifade etmeye çalıştığım üzere kitap muhteşem.. Anadolu ruhunu, diriliş ruhunu taşıyan her Türk gencinin okumasını ısrarla tavsiye ederim..￼ (Kadir Öztürk) 
* "Cümleler vardır, korkunç bir yer sarsıntısı gibi kıtaları birbirinden ayırır. Kıtaları, yani gönülleri... Uçurumlara köprü atan cümleler de vardır." Yazar, Cemil Meriç Jurnal 1 kitabında. "Sen 'diriliş'i unuttuğun zaman, rahmani nurdan perdelerle zulmani şeytan perdelerinin birbirine karıştı bir ortama düşersin de farkında bile olmazsın. S. 12. Diye bir Karakoç, haykirisiyla silkeleniriz.

*Karakoç, 27 ile 34 sayfaları aralığında yazdığı iki metin vardır. Bu Anadolu'nun çok perspektifli yapı taşlarından bize ışık tutar. Öylesine doyurucu bir ışık ki, okur hayretler içinde kalır. Ilk başlık Anadolu'nun sahip olduğu makamı anlatır. Ve süreç içinde bulunduğu pozisyonu gösterir. Anadoluya karşı içden bir diyalog hali ile: "Anadolu'nun bir kaderi vardır; Doğu'yla Batı'nın karşılaştığı yer olmak. Bu kaderdir ki birden coğrafyayı tarih, tarihi medeniyet karşılaşması, onu da iki düşüncenin, iki mizacın, iki ana dünya görüşünün, realizmle hayalciligin, idealizmle oportünizmin, mistisizmle materyalizmin karşı karşıya geldiği, çatıştığı kimi zaman da barışıp kaynaştığı, umulmadık uzlaşmalarla birleştiği bir savaş toprağı yapıyor." (S.27)
Karakoç, ikicinci Anadolu başlığında ise Osmanlı devletinin Anadoluyu yönetirken, politik hareketler ile yüklediği görevlerin neler olduğunu anlatır. Buna karşılık Anadolu'nun tarih sürecindeki kıpırdayışlarımdan örnekler verir. Anadolunun Osmanlı ile bütünleştiğini, bir insanın kendi beden sağlığı gelişimiyle nasıl ihmal ettiyse; Ormanının da Anadoluyu ekonomik, bilimsel konularda ihmal ettiğini belirtir. İki tespit üzerinde durar: Anadolu'nun toprağı verimliliği az olup, başka verimli topraklara yöneldiğini, Babı Ali yönetimin uzak sınırlarında ki yerleri kaybetme korkusuyla, Anadolu yönetimini ihmal ettiğini söyler.
Karakoç, tarih içinde Osmanlı ile Anadolu yönetimini ve manevi boyutunu şöyle acillar: Anadolu barış zamanında çiftçi, savaş zamanında askerdi. Savaş alanları Anadolu'nun kanıyla sulanırdı. Anadolu babaydı, anneydi. Anadolu hep böyle oldu, söyler Karakoç. Keza, Osmanlı'nın son sığınak kalesi Anadolu olmuştur.
Karakoç, Anadolu'nun kazandığı saygınlığı korunması ve yaşatılması için. Anadolu'nun Diriliş meşalesini, yeni yepyeni bir biçimde ortaya çıkartması gerekli olduğunu göstermektedir. Elbette Karakoç okurları yeni yepyeni bir Anadolu medeniyet motiflerini başka eserlerinde/başlıklarında en alt temellerini büyük bir hassasiyetle atmıştır.

* (Yunus Özdemir) 
Üstad 'ın ilk sayfalardan itibaren "Diriliş Ruhu" ile içine aldığı, adeta yazılan her cümlenin altını çizmek, özel defterinize not etmek; yetmedi, beyninize nakış nakış işleyip de yaşam felsefesi haline getirmek isteyeceğiniz her yönüyle değerli olan bir kitap..

İdeali olan insan bilir, arada tutunamadığını düşünür, hayalinden vazgeçti gibi yaşadığı, İdealine eş bir insan olmadığı, malayani yaşamlıklarla ömrünü tükettiğine dair her biri ruhu darmadağın edecek kadar güçlü, küçük kara düşünceler ve fikirler.. Üstad'ın deyimiyle "Unutuş"..

İşte tam bu noktada Üstad tekrardan:
-Ama, sen, ey dirilişin kalbine nişan aldığı insan, ey kalbi diriliş atılımıyla nakışlı olan çilekeş er,
Diye ruhuna, içimdeki diriliş ruhuna parlak suretler ile seslenir ve devam eder,
-evet sen, dirilişi hatırladığın zaman, her yönden görünen O'nun lütuflarına erip sert çizgilerinin görünümünden ürkmemeyi öğreneceksin.
 Umut ve huzur dolacak içine, korkudan yalvarışa geçip sevince ulaşacaksın. Öz madenin pırıl pırıl parlayacak yeniden.

Diriliş ruhuna sahip bir insan için ne büyük bir teselli, çağa ne de güzel bir tutunamayışlık.. Ruhun karanlıklarından sıyrılıp da kendine mesken edecek bir ruh arayan insanlar için ne de güzel bir dayanak..

Unutma : Sen dirilişi hatırladığın zaman, diriliş de seni hatırlayacaktır.. (sallapatti) 

Kitabın Yazarı Sezai Karakoç Kimdir?
Rivayetlere göre babası Yasin Efendi'nin Muhammed Sezai adını verdiği, ancak ismi nüfus kayıtlarına yanlışlıkla Ahmet Sezai olarak geçirilen Karakoç, 1933'te Ergani'de dünyaya geldi.

İlkokul ve ortaokulu Diyarbakır ve Maraş'ta parasız yatılı okuduktan sonra, lise öğrenimini Gaziantep'te tamamladı.

Ahmet Sezai Karakoç, liseyi bitirdikten sonra çok istediği felsefe bölümünde okumak üzere İstanbul'a geldi, ancak bu bölüme kayıt yaptırdığı halde, maddi zorluklar nedeniyle girdiği sınavını kazandığı Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne burslu öğrenci olarak yerleşti ve 1955'te Mülkiye'den mezun oldu.
Karakoç, 1959-1965 yılları arasında Maliye Müfettiş Yardımcılığı ve Gelirler Kontrolörlüğü görevlerinde bulundu, vatani görevini yedek subay olarak yaptı, 1973'te memurluk görevinden ayrıldı ve ayrıca 1967 yılında ''İslamın Dirilişi'' adlı kitabından dolayı yargılandı.

Sezai Karakoç Kitapları - Eserleri
İslam
Yitik Cennet
Gün Doğmadan
Monna Rosa - Şiirler 1
Samanyolunda Ziyafet
Düşünceler 1 - Kavramlar

Düşünceler 2 - Kurumlar
Diriliş Muştusu
Ruhun Dirilişi
Diriliş Neslinin Amentüsü
Mevlana
Hızırla Kırk Saat - Şiirler III
Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler

Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV
Ayinler / Çeşmeler - Şiirler VI
Leyla ile Mecnun - Şiirler VII
Ateş Dansı - Şiirler VIII
İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü
Edebiyat Yazıları 1
Edebiyat Yazıları 2

Edebiyat Yazıları 3
Çıkış Yolu 1
Çıkış Yolu 2
Çıkış Yolu 3
Zamana Adanmış Sözler
Yunus Emre
Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 1

Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 2
Unutuş ve Hatırlayış
Tarihin Yol Ağzında -İki Röportaj
Piyesler 1
Meydan Ortaya Çıktığında - Hikayeler 1
Mehmed Akif
Makamda

Kıyamet Aşısı
İslamın Şiir Anıtlarından
İnsanlığın Dirilişi
Portreler - Hikayeler II
Gündönümü
Dirilişin Çevresinde
Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 1

Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 2
Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3
Armağan
Batı Şiirlerinden
Çağ ve İlham 1
Çağ ve İlham 2
Çağ ve İlham 3

Çağ ve İlham 4
Alınyazısı Saati - Şiirler IX
İslamın Dirilişi
Çağdaş Batı Düşüncesinden
Günlük Yazılar 2 - Sütun
Ölümden Sonra Kalkış
Varolma Savaşı 1

Günlük Yazılar 1 - Farklar
Günlük Yazılar 3 - Sûr
Günlük Yazılar 4 - Gün Saati
Üç Kaside
Körfez
Mağara ve Işık
Sesler

Sezai Karakoç Alıntıları - Sözleri
Ben günah kadar beyazım, o tövbe kadar kara... (Monna Rosa - Şiirler 1)
"İnsan öldükten sonra nasıl dirilecekse, ölmeden önce de dirilebilir." (Günlük Yazılar 2 - Sütun)
İçimde Nuh'un en yeni tufanı
Dünyaya ayak basıyorum yeniden.. (Körfez)
Bir gün öleceğim düşüncesi ve ondan ötesinin muamması, şuurumu alt üst ediyor, kökünden sarsıyor... (Çağdaş Batı Düşüncesinden)
"Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem. " (Gün Doğmadan)
Divan Edebiyatını tanımayan, divanları okumamış bulunan kişilerin Osmanlı tarihini de hakkiyle bildikleri söylenemez.. (Edebiyat Yazıları 3)

Özgürlük isteyenler, özgürlüğü yok edecek, bağımsızlık! diye bağıranlar, esaretin en koyusuna gömecek öğreti ve güçlerin fedaisi kılınıp cepheye, ölünceye kadar savaş! cephesine sürülüyorlar. (Çağ ve İlham 3)
Selam, gönlü gamlarla dolu olan sana. Selam, tahammül edilmez çileleri yüklenmiş olana! (Armağan)
Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde
Bir kış güneşliğinde
Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir
Tabiatı aşan bir bildiriştir
Ne güz ne sarı renk bu göçü anlatır
Bu kan rengi bu kıpkızıl öçü anlatır
Görünüşte kırmızı gerçekte yeşil
Görünüşte öç hakikatte değil
Faninin sonsuzla barışması
Affın mağfiretle yarışması
Yaprağın düşüşü değil bu toprağa (Ölümden Sonra Kalkış)
Namık Kemal’in, bütün batıcılığına ve tanzimatçılığına rağmen, yazılarında kimi kez İslâm birliğinden bahsetmesi ve genellikle İslama karşı saygılı
görünmesi hususu oldu. (Edebiyat Yazıları 3)
Kaç aç varsa hepsi ben
Kaç hasta varsa hepsi ben
Kaç liman önlerinde dönen
İşsiz hamal hepsi ben

Kaç aşktan ters yüz edilmiş
Aşık varsa hepsi ben
Bütün çiçeklerle donanıp
Bütün insanlarla ölen
... (Körfez)
Umutsuzluk geleceği, umursamazlık geçmişi unutturur. (Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3)
Bu dünya, kışların geçmesi gibi geçer. Ve öbür dünya, yazların gelmesi gibi gelir. İnsanlar, sararıp toprağa karışan,çöl otları gibi ölürler... (İslam)

İslam dünyası, medeniyet açısından ölüm sularında yüzüyor… (Düşünceler 1 - Kavramlar)
İnkar tutsaklık, inanç özgürlüktür. (Diriliş Neslinin Amentüsü)
“Derdim vardır inilerim.” (Yunus Emre)
Oku okuyabildiğin kadar ölüm dersinden (Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV)
Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin (Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler)
İdealini yitirmiş ruh,
yetersiz beslenen bir vücut gibi, giderek pörsür, solar ve ölür. (Çağ ve İlham 3)
Ne olup ne bitiyor
Gün nereye gidiyor (Alınyazısı Saati - Şiirler IX)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/unutus-ve-hatirlayis-sezai-karakoc-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)