# Varoluşçunun Bunalımı - Bertrand Russell Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Varoluşçunun Bunalımı kimin eseri? Varoluşçunun Bunalımı kitabının yazarı kimdir? Varoluşçunun Bunalımı konusu ve anafikri nedir? Varoluşçunun Bunalımı kitabı ne anlatıyor? Varoluşçunun Bunalımı kitabının yazarı Bertrand Russell kimdir? İşte Varoluşçunun Bunalımı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/varoluscunun-bunalimi-bertrand-russell-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-03-02T16:00:18+03:00
- Güncelleme: 2022-03-02T16:00:18+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/03/02/bertrand-russell-kimdir-bertrand-russell-kitaplari-ve-sozleri-165783.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Bertrand Russell 
 Çevirmen: Türkan Araz 
 Yayın Evi: Toplumsal Dönüşüm Yayınları 
 İSBN: 9789757244028 
 Sayfa Sayısı: 48 
--reklam--
Varoluşçunun Bunalımı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Russell'ın alaycı bakışının iyiden iyiye sindiği bu öyküler toplamı (felsefe, mantık ve matematik sorunlarına uç vermek bir yana) öz yaşam öyküsel kimi özellikler de taşıyor. Sözgelimi Retro me Satanas adlı öyküde sözü geçen "şimdi yalnız adı kalan bir Orta Avrupa Üniversitesi'nin Graz Üniversitesi olduğuna ve öykünün belkemiğini Russell'ın Profesör Meinong'la tartışmasının oluşturduğuna kuşku yok.

Mantık atomcusu'nun kısa soluklu çarpıcı dört öyküsü; Saygın kişilerin karabasanları.
--reklam--
Varoluşçunun Bunalımı Alıntıları - Sözleri
İlkeleri yasaklamalardan,yapma etmelerden ibaret töreciler,istemlerini korkularına tutsak eden güçsüz adamlar,buyruğu altında yaşayanları korkudan titreten derebeyleri hep zamanla şeytanın birer parçası olup çıkarlar.
Belki de diyordu Porphyre,arayıp bulduğum bu acılar sudan şeylerdi.Gerçek mutsuzluğu duymak için acılarıma bir de utanç katmalıyım.
“Binlerce öpücük arasında dudaklarına kondurduğum şu sonuncusu…”
Yontu:Verdiğin zehir çabuk etkiledi beni-İşte son bir öpücükle ölüyorum.
Büyük düşünür-ozan Porphyre Eglantine çapraşık
ve derin anlamlı yazılarıyla geniş bir ün yapmıştır ama,
en çok ölümsüz şiiri Chant du neant (Hiçliğin Türküsü)
ile tanınır.

Koca bir çölde
Sonsuz bir kum denizinde,
Arıyorum
Yitik yolu arıyorum
Bulamadığım yolu.
Bir orada, bir burada
Bütün yönlerde ruhum
Bulamıyor aradığını.
Bu korkunç boşlukta
Bu sonsuz boşlukta,
Her yanım kum
Alabildiğine parlak, boğucu
Kumlar uzanıyor çevrenin sonuna değin
Sonra bir ses duyuyorum
Tatlı, gür ve kahredici
Diyor ki bana:
"Yitik bir ruh sanıyorsun kendini sen!
Bir ruh sanıyorsun kendini
Yanılıyorsun. Bir ruh değilsin gerçekte
Yitmiş de değilsin
Bir hiçsin yalnızca
Yoksun sen."
Yontu:"Ruhumuz,bu bedenden kurtulunca dalacağımız o ölüm uykusunda kötü düşler görmek korkusu kararsızlığa sürüklüyor bizi."
İyi, kötü diye bir şey yoktur aslında, düşüncelerimizin yarattığı değerlerdir bunlar..
Yontu:Doğduğumuz zaman ağlarız bu koskoca budalalar sahnesine geldiğimize.
"Yitik bir ruh sanıyorsun kendini sen!
Bir ruh sanıyorsun kendini
Yanılıyorsun. Bir ruh değilsin gerçekte
Yitmiş de değilsin
Bir hiçsin yalnızca
Yoksun sen."
Yontu: İyi geceler Sevgili Prens,melekler,son uykusuna dalarken ilahiler okusun sana.
"Yitik bir ruh sanıyorsun kendini sen!
 Bir ruh sanıyorsun kendini. Yanılıyorsun.
Bir ruh değilsin gerçekte.
Yitmiş de değilsin.
 Bir hiçsin yalnızca.
Yoksun sen."
Yontu: Gecenin ortasında,bir zencinin kulağında ki elmas küpe gibi parlıyor.
Yontu:Binlerce öpücük arasında dudaklarına kondurduğum şu sonuncusu.
Bumblowski devamlı olarak"değil" ve bunun anlamdaşları gibi olumsuzluk belirten sözcükleri kullanmaktan sakınırdı.Örneğin"Bu yumurta taze değilmiş"dememek için,"Bu yumurtanın içinde birtakım kimyasal değişimler olmuş"derdi;"Aradığım kitabı bulamıyorum"diyecek yerde"Bulduğum kitaplar aradığımdan başka"derdi,ya da"Öldürmeyeceksin"yerine "Yaşam'a değer vereceksin"sözünü kullanırdı.
--reklam--
Varoluşçunun Bunalımı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ne zaman Bertrand RUSSELL' a bulaşsam, varlığımın derinliklerinde kaybolurum.
Belli ki bu kayboluş, başka başka kayboluşlara gebe kalarak, yaşamımın sonuna kadar devinim gösterecek.

Kayboluş mesalesine es verip konumuza gelecek olursak: Varoluşçuluk düşüncesinin şampiyonu RUSSELL' ın zihninden dökülen bir kitap nasıl olabilirse öyle, yani muhteşem...

Kitap her nekadar 48 sayfaya sığdırılmış olsa da, içerisinde geçen birçok cümlenin zihinde yarattığı yankının etkisi bile kalın bir kitaba eş değer.
Yani nitelik, niceliği yine alt etmiş.

İçeriğine gelince: Ama yakından, ama uzaktan tanıdığımız bazı kahramanlar üzerinden, varoluşçuluğun bunalımı; metafizikçi, psikanalitikçi ve matematikçi gözüyle lezzetli bir şekilde aktarılmış, o da yetmemiş hikayeleştirilerek tatlandırılmış.

Özetle: Varolabilmenin yolunun acıdan geçtiği gerçeğiyle tanışmak, tanışıksanız da bir kez daha selamlaşmak isterseniz doğru kitaba merhaba demiş olacaksınız.
Varolabilmemiz dileğiyle... (Börte) 
Çok kısa olmasına karşın en sevdiğim kitaplardan birtanesi. Dört tane kısa hikâyeye bu kadar derinlik ve aynı zamanda alaycı bir bakış sindiren Russell kitabı, "Varoluşçunun Bunalımı(Varoluşa Doğru)", Metafizikçinin Bunalımı(Retro Me Satanas)", Psikanalizcinin Bunalımı(Adjustment A Fuque)" ve " Matematikçinin Bunalımı(Prof. Squarepunt'un Düşü)" başlıkları altında kısa hikayelerle akıcı bir dile anlatır. Çok bilinmese de mutlaka okunması gereken kitaplardan bir tanesi. Hikâyeleri sade görünsede çok yoğun ve üzerinde düşünülmesi gerekir. Sayıların gizeminden ve Shakespeare'den alıntıları oldukça güzel ve gizemli. Ayrıca okuyanın mutlaka etkileneceği ve karşısında kayıtsız kalamayacağı bir eser... (Sisyphos) 
porphyre'ye doğru: acının hayatın tek gerçeği olduğunu ve varolmanın ağırlığının acı ile anlatılabileceğini, matematikçi, metafizikçi ve psikanalizci gözünden 48 sayfaya sığdırılmış bir çok hikaye içinde yoğun olarak varoluş felsefesini işleyen russell kitabı.

koca bir çölde
sonsuz bir kum denizinde,
arıyorum
yitik yolu arıyorum
bulamadığım yolu.
bir orada, bir burada
bütün yönlerde ruhum
bulamıyor aradığını.
bu korkunç boşlukta,
her yanım kum
alabildiğine parlak, boğucu
kumlar uzanıyor çevrenin sonuna değin
sonra bir ses duyuyorum
tatlı, gür ve kahredici
diyor ki bana:
"yitik bir ruh sanıyorsun kendini sen!
bir ruh sanıyorsun kendini
yanılıyorsun. bir ruh değilsin gerçekte
yitmiş de değilsin
bir hiçsin yalnızca
yoksun sen.”

chant du néant - porphyre eglantine
(hiçliğin türküsü)

Prophyre bu uğursuz sesi susturmak için her ne pahasına olursa olsun varolmaya karar verdi.
ve acı duymaya başladı. (Uğur De Molinari) 
--reklam--
Kitabın Yazarı Bertrand Russell Kimdir?
Hayatının çeşitli dönemlerinde kendisini liberal, sosyalist ve barışsever olarak tanıtmış ayrıca hiçbirine derinden bağlı olmadığını itiraf etmiştir. Monmouthshire'de İngiltere'nin önde gelen aristokrat ailelerinden birinin ferdi olarak dünyaya gelmiştir.

Russell 1900 lerin başında İnglizlerin "idealizme karşı isyanı" na öncülük etmiştir. Gottlob Frege ve Ludwig Wittgenstein ile birlikte analitlik felsefenin kurucusu kabul edilir. A. N. Whitehead ile birlikte Principia Mathematica adlı kitabı yayınlamıştır. Felsefi denemesi ''On Denoting''(İfade Üzerine) adlı eseri felsefinin paradigması olarak kabul görür. Aynı zamanda geniş bir çevrece 20. Yüzyılın önde gelen mantıkçılarından biri olarak kabul görür. Çalışmaları mantık, matematik, dilbilim, bilgisayar teknolojisi ve filozofiyi, özelliklede dil felsefesi, epistemoloji ve metafiziği önemli ölçüde etkilemiştir.

Russell önde gelen savaş karşıtlarındandır. Serbest ticareti ve anti emperyalizmi desteklemiştir ve barışsever tutumundan dolayı Birinci Dünya Savaşı sırasında hapishanede yatmıştır. Daha sonra Adolf Hitler'e karşı kampanyalar düzenlemiş, Stalinci totalitarizm'i eleştirmiş, Vietnam Savaşı'ındaki tutumu nedeniyle Amerikan hükümetini suçlamıştır. Aynı zamanda nükleer silahsızlanmanın dobra savunucularındandır. Son eylemlerinden bir tanesi İsrail'in Orta Doğu'daki ülkelere karşı izlediği tutumu eleştirdiği bir bildiri yayınlamasıdır.

İnsan Haklarını ve düşünce özgürlüğünü savunduğu yazıları dolayısıyla 1950 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Bertrand_Russell
--reklam--
Bertrand Russell Kitapları - Eserleri
Mutlu Olma Sanatı
İnsanlığın Geleceği
Aylaklığa Övgü
Evlilik ve Ahlak
Neden Hıristiyan Değilim
Bolşevizm
--reklam--
Sorgulayan Denemeler
Russell'dan Seçme Yazılar
Rölativitenin A B C'si
Politik İdealler
Anlam ve Doğruluk Üzerine
Din ile Bilim
Mantıksal Atomculuk Felsefesi
--reklam--
Dış Dünya Üzerine Bilgimiz
İktidar
Felsefe Yazıları
Neye İnanıyorum
Batı Felsefesi Tarihi 3 Cilt Takım
Eğitim Üzerine
Özgürlük Yolu
--reklam--
Etik, Toplum, Siyaset
Bilimsel Bakış
Eğitim ve Toplum Düzeni
Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri
Felsefe Yapma Sanatı
Batı Felsefesi Tarihi Cilt 1
Batı Felsefesi Tarihi Cilt 2
--reklam--
Batı Felsefesi Tarihi Cilt 3
Sosyalizm
Varoluşçunun Bunalımı
Ana Hatlarıyla Felsefe
İkarus ya da Bilimin Geleceği
Dünya Görüşüm
Şeytan Banliyöde
--reklam--
Mümtaz Şahsiyetlerin Kabusları
Bolşevizmin Pratiği ve Teorisi
Cinsel İlişkilerin Tarihsel Evrimi
Vietnam'da Savaş Suçları
Felsefe Meseleleri
Bilimin Toplum Üzerindeki Etkileri
Düşünceler - Yetke ile Birey
--reklam--
Bilimden Beklediğimiz
Anılar
Yaşantım
Free Thought and Official Propaganda
Felsefe Sorunları
Mistisizm ve Mantık
Felsefede İlmi Metod
--reklam--
Hikayeler
The Basic Writings of Bertrand Russell
Bilimin Toplumsal İşlevi
Düşünceler
Bertrand Russel'dan Seçmeler
Denemeler
Human Knowledge: Its Scope and Limits
--reklam--
Felsefi Gelişimim
Dünyamızın Sorunları
Terbiyeye Dair
Yetke ve Birey
Endüstri Toplumunun Geleceği
An Outline Of Intellectual Rubbish
Mən Niyə Xristian Deyiləm
--reklam--
Human Society in Ethics and Politics
--reklam--
Bertrand Russell Alıntıları - Sözleri
We cannot enter into the minds of others to observe the thoughts and emotions which we infer from their behaviour. We must therefore accept analogy—in the sense in which it goes beyond experience—as an independent premiss of scientific knowledge, or else we must find some other equally effective principle. (Human Knowledge: Its Scope and Limits)
Ne kadar akıllıca olursa olsun, hiçbir kural, şefkatin ve düşünceli davranışın yerini tutamaz. (Aylaklığa Övgü)
Yemek yemeleri için zorlanan çocuklar yemekten tiksinir; öğrenmeleri için zorlanan çocuklar da bilgiden tiksinir. (Eğitim ve Toplum Düzeni)
"Kamuoyu, etkileyici nutuklarla ve basının etkisiyle büyük ölçüde devlet tarafından yaratılır. Zalim bir kamuoyu ise en az zalim yasalar kadar özgürlüğün düşmanıdır. Savaşmayı kabul etmeyen genç bir adam işten çıkarılırsa sokaklarda hakarete uğrar, dostları ona sırt çevirir ve önceleri ondan hoşlanan bir kadın tarafından küçümsenerek terk edilirse bunu ölüm cezası kadar katlanılmaz bulur." (Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri)
"...aslında en fazla eğitim görmüş olanlar çoğunlukla, zihinsel ve ruhsal yaşamları dumura uğramış, dürtüleri körelmiş ve yaşayan düşüncenin yerine sadece belirli mekanik beceriler edinmiş olanlardır." (Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri)
Başarı kazanan her devrim,otoriteyi sarsar ve toplumsal kohezyonu güçleştirir. (İktidar)
--reklam--
Tanrı’nın beni yarattığından ötürü neden övülmesi gerektiğini bir türlü anlayamıyorum. (Şeytan Banliyöde)
Gerçekten de, bir şeyin hep belirli bir yerde olması kavramı, yeryüzündeki büyük nesnelerin çoğunun bereket ki hareketsiz oluşlarından gelmektedir. "Yer" fikri, sadece kaba bir pratik yaklaşıklıktır: mantıksal gereklilik değildir ve kesinleştirilemez. (Rölativitenin A B C'si)
"Başarı mutluluğun sadece bir öğesidir, diğer öğelerin tamamının feda edilmesi pahasına elde edilmişse çok pahalıya mal olmuş demektir." (Anlam ve Doğruluk Üzerine)
Sadece fizikçilerin değil, ilahiyatçıların da modern fiziğin öne sürdüğü savlarda yeni bir şey bulmuş gibi görünmeleri de oldukça gariptir. Fizikçilerden ilahiyat tarihini bilmeleri belki de beklenemez ama ilahiyatçılar modern savların daha önceki zamanlarda da emsallerinin olduğunun farkında olmak zorundadır. Eddington'un özgür irade ve beyin ile ilgili savı, gördüğümüz üzere Descartes'ınkini andırmaktadır. Jeans'ın savı ise Platon ile Berkeley'inkinin bir bileşimidir ve fizik alanında adı geçen her iki filozofun da yaşadığı dönemde sahip olduğundan daha fazla geçerliliğe sahip değildir. (Bilimsel Bakış)
Tanıdığımız özellikte ya da nitelikte bir nesne olduğunu bildiğimizde, nesne üzerine betimsel bilgimiz vardır; başka bir deyişle sözkonusu özelliklerin ya da niteliklerin başkası değil, bir nesneye ilişkin olduğunu bildiğimizde, nesneyi tanıyalım tanımayalım, bu nesne üzerine betim ile bilgimiz vardır denilir. Fiziksel nesnelerle öteki akıl’lara ilişkin bilgimiz, salt betim ile bilgidir; ilgili betimler genellikle duyu verilerini ilgilendirenler türündedir. (Mistisizm ve Mantık)
Zihnin gelişmesi için de disipline ihtiyaç vardır; disiplinsiz zihin incelik kazanamaz. (Aylaklığa Övgü)
''Sezgi sadece bir içgüdüden ibarettir.'' (Mistisizm ve Mantık)
--reklam--
Bir süre yabancı bir ülkede yaşamak kendi ülkemizin yoksun kaldığı kimi değerleri, üstünlükleri öğretir bize; ülkemiz hangi ülke olursa olsun bu bir gerçektir. (Düşünceler - Yetke ile Birey)
.
Hayatın bir kısmı belki de en önemli kısmı bireysel dürtünün kendiliğinden eylemine bırakılmalıdır, çünkü her şeyin sistem olduğu yerde zihinsel ve ruhsal ölüm olacaktır.

... (Bilimin Toplum Üzerindeki Etkileri)
Yaşamla, şunsuz ya da bunsuz savaşamazsınız demek korkaklıktır. (Düşünceler)
İnsanoğlunu cinayetten, kundakçılıktan, yağmacılıktan ve dolandırıcılıktan ne alıkoyuyor sanıyorsun? Mantığın çelimsiz gücü bu derece büyük bir şeyi etkileyebilir mi zannediyorsun? Heyhat, korunaklı hayatında insan doğasının karanlık tarafını öğrenmedin. Nezaket ve iyiliğin insan yüreğinde doğal olarak geliştiğine inanıyorsun. (Mümtaz Şahsiyetlerin Kabusları)
Bizim doğru dürüst bir toplum düzenimiz yok. Çünkü, olsaydı, kadın erkek herkes yararlı yetilerini ortaya koyabilirdi. Günümüzün iyi okumuş kadınlar evlendikten sonra yetilerini geliştirmiyorlar. Ama bu, toplumsal düzenimizin bir sonucudur. (Düşünceler)
“Bırakın egemen sınıflar komünist devrimi korkusuyla tir tir titresin. Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Ama kazanacakları bir dünya var. Tüm ülkelerin işçileri, birleşin!” (Özgürlük Yolu)
Tanrı, diyor, adil değil, adalettir. (Batı Felsefesi Tarihi Cilt 2)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/varoluscunun-bunalimi-bertrand-russell-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)