# Ve Turuncu - Kazım Baran Yılmaz Kitap özeti, konusu ve incelemesi

> Ve Turuncu kimin eseri? Ve Turuncu kitabının yazarı kimdir? Ve Turuncu konusu ve anafikri nedir? Ve Turuncu kitabı ne anlatıyor? Ve Turuncu PDF indirme linki var mı?  Ve Turuncu kitabının yazarı Kazım Baran Yılmaz kimdir? İşte Ve Turuncu kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

- Kaynak: Mardin Life
- URL: https://www.mardinlife.com/kitap/ve-turuncu-kazim-baran-yilmaz-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi
- Dil: tr-TR
- Yayın tarihi: 2022-07-05T06:00:03+03:00
- Güncelleme: 2022-07-05T06:00:03+03:00
- Yazar: Mardin Life
- Kategori: Kitap
- Görsel: https://cdn.mardinlife.com/2022/07/05/kazim-baran-yilmaz-kimdir-kazim-baran-yilmaz-kitaplari-ve-sozleri-262112.jpg

Kitap Künyesi
 Yazar: Kazım Baran Yılmaz 
 Yayın Evi: Lakin Yayınları 
 İSBN: 9786058499249 
 Sayfa Sayısı: 128 
--reklam--
Ve Turuncu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kırık Bej’le ara ve sahte bir renk üzerinden şiir yolculuğuna başlayıp ardından Parça Tesirli Lacivert ile derinleşen yolculuğun son merhalesi olan Ve Turuncu ile kendi özgün skalasını tamamlayan şair Kazım Baran Yılmaz; ısrarla sürdürdüğü imgesel çığlıklarına ara vermeden devam ediyor.  
 Özgün bir valör oluşturma gayreti ile meydana gelen bu üç eserin Ve Turuncu ile tamamlanan renk bahsi şairin yeni projeleri için bir ön söz gibi düşünülebilir.
 Ve Turuncu nihayete erdirilmiş bir üçlemenin en sert ve en derin imgesel çığlıklarına ev sahipliği yapıyor.
 Okuyunca anlayacaksınız.

 Bu şiirler bize turuncu bir evrende üzgün hayaller vaadediyor.
--reklam--
Ve Turuncu Alıntıları - Sözleri
“..o hasat gündelik bir kıyım
koca koca adamların çocuk kalmış ellerinde..”
“..eriş sen de
erişmek dahil olmaktır
erişmek tamamlanmaktır
erişmek hakikati
kendine bulamaktır.”
“artık bulunduğumuz yer
kızıl bir katmanla karşılıklıdır
dolanır sayısız kere
sahipsiz çocukların
tavaf etmeleri gibi umudu
niteliğin ve varoluşun etrafından
bulduğu yalnız yokluktur..”
“..sen de bil
ad işit yüz gör
çünkü bilir insan
varlık olarak
acının tasarlanmışıdır kendisi..”
“..sakıncalı sudur hafızamın seni bilen tarafı..”
“..çürür yakışan bir fanusa yaklaştırılmak için
kentinden alınıp kendinden uzaklaştırılan çiçekler..”
“..yakaran yıldızlar birikiyordu kayarak
ve giderilemiyordu ateşin açlığı
susarak, susayarak..”
“..bir dehanın hatası
bir dahanın sonrası oldum
tekrarlamadığım
kendimdi
bunu saymıyorum.”
“..eyer ucunda sarkıyorum
kırılmışsa dizginim ki eminim kırılmış
duracak, kusacak
olduğum yere yıkılacak kadar yorgunum
kendimi yer küreye
zincirin kopan halkası gibi
gelişi-güzel saçıyorum.”
“..azınlıktır dallarımıza sinen o kuş bütünü..”
“..tutabilsem üstüm-sıra sıralanan güvercinlerden herhangi birini
evlat edinirim, miras bırakırım
varsa bir avuç dolusu gökyüzüm
benimse sayamadığım yıldız bütününü..”
“..çünkü;
kötürüm bir köprüdür insan
bir yanı hep uçuruma çıkar
dengenin mutlak doğrusu budur.”
“anlayın

tahrip edilmiş bir doğa var içimde
tashih edilmiş bir dua

ben toplarım
dağılın”
“..bulanmış göller atar üstümüze zaman
yüzlerimizi birbiriyle karıştırırız
tanınmıyorsak ki muhtemelen öyle olur
yaşıyoruzdur anlarız..”
“..dünleri daima bilincimle tüketeceğim..”
--reklam--
Ve Turuncu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kazım Baran YILMAZ, 1984 Beyoğlu doğumlu. Şu an Antalya plajlarında hayatın keskin acılarına inat keyif yaşamaktadır. Varlık meşgalesi ve yokluk telaşı arasında yaşıyor ve yazıyor. Yaşam sürecini de bir intihar mektubu olarak tanımlıyor. Tabii bir betona ekilmiş bir tutam yapma çiçek sahip olduğu tek cephanesi. Kavim Yayınları'nda hava atıyor. İşaret Kuşağı'nın yayımcısı ve yılmayan sevdalısı. Vurgu Edebiyat Dergisi'nde hem editör hem de sıkı bir element. Şiirleri Vurgu... Neyse hangi dergilerde yayımlandığını size bırakayım.

Kitapları;

Kırık Bej - - Şiir (2012)

Parça Tesirli Lacivert - - Şiir ve Deneme (2013)

Ve Turuncu - - Şiir (2014)

Davut Değilim - - Şiir (2020)

"Ve Turuncu", 2014 yılında Lakin Yayınları tarafında yayımlanan bir şiir kitabıdır. Editörlüğünü Ruhi KONAK; Kapak tasarımını Yılmaz AVŞİN ve sayfa tasarımını ise Çağan SEFA üstlenmiştir. Toplam yüz on iki sayfadan oluşuyor ve içinde kırktan fazla şiir barındırıyor.

Kazım Baran YILMAZ, yaşamın renkleri arasından bir şeylere işaret ediyor. O hâlde ilk önce kırmızı, sarı ve ikisinin birleşimi olan turuncu üzerinden ilerleyelim. Kırmızı enerji dolu, tutku ve aksiyonun rengidir. Kırmızı renk, fiziksel ihtiyaçlarımızla ve hayatta kalma isteğimizle ilişkili sıcak ve pozitif bir renktir. Güçlü ve erkeksi bir enerjiye sahiptir. Kırmızı enerji vermekte, duyguları uyandırmakta ve harekete geçmemiz için bizi motive etmektedir. Sarı renk; zeka ve aklın rengi olmasıdır. Sarı renk psikolojisi, umut, mutluluk, neşe ve eğlence sunan, canlandırıcı ve aydınlatıcı, göz kamaştırıcı en parlak ışık huzmesidir. Sarı renk ve anlamı, özgün düşünce ve merak uyandırmaktır. Sarı yaratıcı bir renktir. Turuncu ise dışa dönük, heyecan ve mutluluk verici, dinamik, dikkat çekici, çarpıcı ve iç açıcı bir renktir. Kırmızıdan sonraki en sıcak renk olan turuncu gösterişin ve şatafatın rengidir, fakat kırmızı kadar rahatsız edici değildir. Turuncu renk metabolizmayı hızlandırır. Canlılık, cesaret ve güven verir.

"Ve Turuncu" renklerin anlamı üzerinden varoluşsal bir kitap yolculuğudur. Tabii sadece renkler üzerinden durulmamış. Kitabı okuyup bitirdiğinizde kırmızı, sarı ve turuncunun izlerini fazlasıyla kitapta göreceksiniz. Kimi zaman hayatta kalma isteğimizi sorgular ve eleştirir. Kimi zaman bireyin, bireyseklikten çıkış kimliği ve psikolojik süreçlerini anlatır bize. Umudu sorgular. Bizi sorguladıkça bize neşe ve keyifli anlar verir. Yaşamın sevme değerini. Özgün düşünmemizi ister. Ve turuncu ile de kapalı bir kutuptan ziyade açık bir kutu olarak varlığımızın sırlarını bize hediye eder. Asla yorulmaz. Dinç ve coşkulu sözcüklerle yavanlığımızı sarsar! Çoğu sorunlara dikkat çeker. Turuncu ile insanın ruh metobolizmaısını çalıştırır. Hesap sormak için kendisine güvenli bir şekilde canlı bir cesaret aşılar.

"Ve Turuncu" hem içli hem dışlı bir bıçaktır. Kendisini her yerden kanatır. Yarasını hep sever. Sahip çıkar. Kendisini bileyen bıçağın ardındaki anlama koşar. Bir şeyler yapmaya çalışır. Kendisini turuncu ile donatır.

Kazım Baran, "ulussuz, topraksız, yersiz ve yalnız" diyerek bireyi, bireysellikten kurtarıp evrensel bir döngüye davet ediyor. Bu hem mistik bir kimlik telaşı hem de objektif insan olma kimliği sürecidir. Şiirleri okurken çoğu zaman iç döküm veya başka şeylerin dokümanı algılayabilirsiniz ama Kazım Baran'ın davası bencilce bir iç döküm değildir. İç çöküşten uzak bir coğrafyada insanı insan yapan meseleleri anlatıyor. Sorguluyor! Kazım Baran'ın en büyük kozu şiirsel sorgu! Çevrede olup bitenlerden ziyade ilk önce işi kökten hâlletmeye çalışıyor. Yani bizi dıştan değil de içten ele geçiriyor. Derinliklerimize inip yolculuk yapıyor. Ki bir insan kendini sorgulamadıkça ve düzeltmedikçe başkasını bu sürece itemez.

"Ve Turuncu" her şeye olan mesafemizi, yüzeyselliğimizi, yapaycılığımızı, metalığımızı, kaskatı kesilmişliğimizi, umursamaz ve vurdumduymazlığımızı, taş kalpsizliğimizi, bencilliğimizi, gerçeklerden uzak kalışımızı, kırılgan yapımızından habersiz oluşumuzu, yabancılaştığımızı, hissisleştiğimizi, değersizleştirdiklerimizi, farkında olmadan yaşadıklarımızı ve daha birçok şeye ayna tutuluyor sözcüklerle!

Ritmi çoğu zaman yükselen bir varoluşsal kitap ama bazen de dinginleşen ve az da olsa yavaşlatan bir kitap ama bunlara rağmen yaşam süzgeci olabiliyor.

"Şiirsel Ekoloji" desem çok sırıtırım değil mi? Olsun! Kazım Baran, "Ve Turuncu"da doğaya bağırını açmış. Su, toprak, ateş, orman, tarla, ateş, gül, bulut, ırmak, dağ, nehir, yağmur, gökkuşağı ve daha birçok unsurun etrafında işliyor meselelerini. Ekolojiyi şiir hatlarına uygun bir yapıda kullanıyor.

Kazım Baran, İstanbul'dan Antalya'ya giderken bireysel davranmamış. Kitaptaki karakterin anlattıklarına kulak kesilerek hareket etmiş. Büyük kentlerin binalarından, betonlarından, çimensiz ve parksız yerlerden, kuru kalabalıktan, ağzı özel parfümler kokan Burjuvazilerden ve daha birçok şeyden kaçmış ya da uzaklaşmış. Yüreğinde her zaman bir kavga, hüzün, yorgunluk, yaşam inancı ve bazı şeyleri bulundurarak anlamsızlaştığımız anlara işaret ederek vurguluyor.

Tatminsizlik, vazıfsızlık, ego bilincinden uzak kalan ve vefâsızlaşan insan bireyini sorguluyor keskin bir yarayla. Bıçakla bilenmiş bir yarayla...

"insan eliyle oluştum, maksatsızım/ yüzüm, gövdem plastikten" diyebilecek kadar cesur ve robotlaşan hayatları ifşa edecek kadar duyarlı!

Yüreğinde her zaman gitmenin acısı var. Ya birisine gitmek ya kendisine gitmek ya da hiçbir şeyin olmadığı bir yere gitmek acısı. İnce ince keder ile sağaltılmış bir gitmek acısı!

"büyüdüğüme bakmayın ne olur/ siz beni bir de çocukken görün" dizeleriyle büyümenin sıkıntısını, yüklük sorumluluklarını ve kederlerini dile getiriyor masum çocukluğa bir dönüş yolu çizerken. José Mauro De Vasconcelos'un "Şeker Portakalı"ndaki Zeze'yi hatırlayalım lütfen. Ah! O şeker ve şiirsel tatlılıktaki Zeze'nin çocukluk hayatını anlatan kitap ile "Güneşi Uyandıralım" ve "Delifişek" kitaplarında Zeze'nin gençliğini ve yetişkinliğini anlatan kitaplarını hatırlayalım. Zeze'nin çocukluğunda onu çok severdik, benimserdik ve korurduk ama büyüdükçe ondan gıcık kapardık, uzaklaşırdık ve özel gelmezdi. İşte Kazım Baran, çocukluk ve büyümenin yolculuğundaki psikolojik gelişimi ve toplumsal konumu anlatmış.

"Ve Turuncu" bireysel sürece, birey yaşantısına, topum yapısına, ekonomisine, sistemlerine, militarizmine, savaşlarına ve barışlarına, dertlerine Orta Doğu sorunlarına ve daha birçok şeye işaret ediyor. Kimi zaman sivri bir dilin ironileriyle; kimi zaman da beynin gizli olanaklarıyla bunu yapıyor. Salt duygusallıktan ziyade mantıksal bir çerçevede duygularını işliyor.

Kazım Baran, "mevsimle savaşan bir begonya/ gövdesinde rastlayacağız bize/ uçmaktan yorgun bir kuş kanadında/ patlamış bir şehir trafosunda/ kesilmiş bir toplu taşıma hattında/ kesilmiş toplumların alakasında/ kesilmiş suların ardındaki klorda/ kesilmiş bir filmin ortasında kesilmiş bir takvim yaprağında/ kesilmiş bir söz anlamında/ kesilmiş kadın arında/ kesilmiş adamlık damarlarında" diyerek yaşama karşı sorgulamak istediği amacını az da olsa "Ve Turuncu"da kritik bir şekilde dile getiriyor duymayı unutan kulaklar için.

Kazım Baran'ın şiir dili uzun yolculuk kıvamında ilerleyen bir yapı gibi. Uzun metrajlı ama parçalı ayrıntılarla devam eden bir şiir yapısı!

Kitaptan beğendiğim kısımlar;

"sararmış yanlarında yaşam aramaya çalıştığım ölüm/ pencereden sarkan yılgın bir eşyanın son gördüğüdür"

"deviriyorum üstünde durduğum mevsimi ayaklarımın altından/
ben alıyorum düz bir dağla dik bir yolun farkını"

"-konuşmuyorum/ buna yarayan ne varsa/ yüzümün ortasında bir ağız değil/ evde kullanılmayan bozuk bir aygıt benimkisi-"

"Sarsılan bir suratlayım/ acıdan veya korkudan/
veya hiçbir cisme renk konduramamaktan"

"yenileceksen eğer/ en az benim kadar güzel yenil/ kavgamı görüyorum sende."

"anlatacağım/ tüm ihtimalleri teker teker hem de/ bir bulutun en serin neminden/ kayıp bir rüzgarın yokluğuna kadar/ beni bir sokak gibi dinleyeceksin/ bunu bir yasak gibi sevecek/ çok solunmaktan olacak/ havadaki azlık miktarım"

"çünkü kendi coğrafyanda sana yağan gök/
gülüyordur başka birilerinin yüzlerinde/
bütün olağan şiddetiyle"

"insan eliyle yapılmış hiçbir aracın hızı/ yetişemeyecek acının hızına"

"insan bütüne ağrıdır yarımı kabul etmenin mahareti yanında"

"ben bu yolu ayak bileklerime ölü yapraklar ıskalayarak aştım"

"herkes ihbar edebilir bir cinayeti ayna karşısında/
herkes masumdur aslında ışık kapandığında"

"yorulduk diyorsun, yorulmak belki/ biz seninle zaten bütün bir ömrü/ aynı güne denk getiremeyip yorulmadık mı."

"ki benim anlattığım kadarıyım kendimin/
yalnız bildiklerimle sınanırım."

"en ilk neye kelime giydirirsem/ oradan itibaren çıplak kalayım"

"yüktür ağza zamansız gelen söz"

"bilmezdim ağzımı yırtan bu sesin rengini/ bir çocuklara meseledir/ bir de ağlama vakitlerine"

sorun, yakışıyor musunuz bu şehrin ağrısına
biziz halk, çelik halka da, o sonsuz zincir

"san ki/ seni unutmakla sınamak/ yakışmıyor müfredatıma."

"Biz de biliyoruz yağmurdan kaçmayı/
geçmişinden bir saat hızında uzaklaşanlar gibi"

"-ben ulussuzum, topraksız, yersiz ve yalnız/ tohumum da tarlam da gaiptendir-"

"-ben ulussuzum, topraksız, yersiz ve yalnız/ tohumum da tarlam da gaiptendir-"

"-ölüm! diyorum bağıra bağıra/ -hiç arzulanacak bir şey değil!/ -yer yerine göğe gömülme ümidi olmasa."

"çünkü omurgası yalnızlıktan yontulur/ yarasını gövdesinden sayanın."

"Sana bensiz sabahlar armağan eden/
gök de gözümden düştü." (Kuzey Genç) 
--reklam--
Ve Turuncu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Kazım Baran Yılmaz - Ve Turuncu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ve Turuncu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Kazım Baran Yılmaz Kimdir?
şair, denemeci, öykücü, fikir adamı. ayrıca şuan bir yayıncı kuruluşta yayın yönetmenliği yapmaktadır.
--reklam--
Kazım Baran Yılmaz Kitapları - Eserleri
Ve Turuncu
Kırık Bej
Parça Tesirli Lacivert
Davut Değilim
--reklam--
Kazım Baran Yılmaz Alıntıları - Sözleri
Tana indirilmiş ezandım, vaktinden önce okundum. (Parça Tesirli Lacivert)
"bir şehir gecesiyim işte
güneşten kaçmışım da
kendimi arar gibiyim" (Kırık Bej)
yani diyeceğim o ki;
bir çiçekten bin renk bitip
bir kent bir taştan yontulurken
bir ben mi benzemiyorum
bazen kendime sanki. (Davut Değilim)
Ben hiç görmeden de severim seni, Dün olduğu gibi, Dinde olduğu gibi. (Kırık Bej)
Tam üç yüz yıldır bir sırrı arıyorum
Yani suların su olduğu tarihten beri
Tabii kendime verdiğim bir ad yok henüz
Başka bir adla da çağrılmıyorum
Zaten kanıma rengini veren
En az bir nehirle ıslanmadıkça
Hiç bir dağla dağ olmamalıymışım
Bunu da sonradan öğreniyorum (Davut Değilim)
bizim bu şenlik ortasında
zulüm dediğimiz şeydir yaşamak (Davut Değilim)
Beni bul. Hiç olmayan bir şeyi icat eder gibi. Bulgulardan yola çıkarak aydınlatılan bir suç gibi. Aradığın herhangi bir eşya için tüm evi darmadağın eder gibi. Dinlemek isteyip de frekansını hatırlamadığın ama denk gelmek için makarayı ölesiye çevirdiğin bir radyo kanalı gibi. (Parça Tesirli Lacivert)
Hiçbir bitiş yeni bir başlangıç değil. Her bitiş önce yine kendisi. (Parça Tesirli Lacivert)
İlkin gökçe kuşlar tünedi bahçeme
Yazdığım şiirleri en ilk onlar dinledi
Ben bir suçu işlemek konusunda
Bir yudum suyu içebilmekten daha ustayım
Tam beş asır sürdü mahpusluğum
Ne gün saydım ne bir of dedim
Tam otuz iki dünya zamanı yaşım
Ben evvelden elinde kızılcık değneği zaza bir öğreticiydim
Yalnız evim dünyadır (Davut Değilim)
Neresinden bakarsan bak uzunca ama trajik bir hikayeyiz. (Parça Tesirli Lacivert)
“..eriş sen de
erişmek dahil olmaktır
erişmek tamamlanmaktır
erişmek hakikati
kendine bulamaktır.” (Ve Turuncu)
...
Bilirim sen bensiz ,
Sorsalar ; nasılsın diye ,
Yaşıyorum bile demezsin.
... (Kırık Bej)
cam olanı bin sene diri tutup da
can olanı bir günde kırarmış insan
neden. (Davut Değilim)
Kim bilir kimin bahçesinde çiçekti
Benim ayağıma takılan bu taş (Davut Değilim)
Yüzün diyorum, daha önce hiç bahsedilmemiş bir söz gibi. (Parça Tesirli Lacivert)
"Hayatta sevmem dedin ya ; Bunun ahireti de var , umutlanıyor insan işte..." (Kırık Bej)
Hayatta sevmem dedin ya; bunun ahireti de var, umutlanıyor insan işte... (Kırık Bej)
“..sen de bil
ad işit yüz gör
çünkü bilir insan
varlık olarak
acının tasarlanmışıdır kendisi..” (Ve Turuncu)
“..yakaran yıldızlar birikiyordu kayarak
ve giderilemiyordu ateşin açlığı
susarak, susayarak..” (Ve Turuncu)
"hayata deliller sun, kiralık şahitler bul, yemin et ve sonra unut."
Ve bunu tekrar tekrar hatırla. (Kırık Bej)

---
Kaynak: [Mardin Life](https://www.mardinlife.com/kitap/ve-turuncu-kazim-baran-yilmaz-kitap-ozeti-konusu-ve-incelemesi)